Savunma

Ali Kurt Müdafii Av. Mustafa Bağarkası Savunması

Müdafi savunması·Ali Kurt·14 Nisan 2026 · Kaynak

Başkan süreyi kısa tutacağım. Müvekkilimiz zaten eylemlerle ilgili olarak ayrıntılı açıklama yaptı. Soru-cevap şeklinde interaktif olması da faydalı oldu. Yani şeyde bir itiraz da geldi; "İşte bu sorular en son sorulsun" falan diye. Bence bu iddianame, daha önceki beyanlarıma ilişkin görüşümde de belirtmiştim, bu iddianame bileşik bir iddianame. 143 iddianamenin yer aldığı, aslında 143 tane iddianame var bu iddianamenin içerisinde. Dolayısıyla her eylemden sonra soruların bence sorulması daha uygun. Bugünkü yöntem de daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. O bakımdan bizim herhangi bir soru sorulma yöntemine itirazımız yok ama tabii müdafi arkadaşların kendi takdiri. Müvekkilinin savunma insicamının bozulacağını düşünüyorsa o zaman o konuda itirazlarını bildirebilirler. Ben de bu konularda sizin sağlıklı bir yargılama yürüttüğünüzü de düşünüyorum. Yani bir itiraz olduğu zaman onu bir süzgeçten geçiriyorsunuz, bazen belli konularda vazgeçebiliyorsunuz bazı ara kararlarınızdan. Bu geri adım atmayı ben sağlıklı bir süreç olarak görüyorum, onu da belirteyim. Ha konu açılmışken başka bir şey daha söyleyeyim; mahkemenin kıdemine ilişkin bazı eleştiriler oldu. Çok kısa Başkanım...

Ali Kurt Müdafii

Bence kıdemim de belirtildiği gibi değil bu arada, o da yanlış nereden alındıysa o bilgi. Yani benim hakimlikte 12. yılım, avukatlık 8 yılım var. Yani o şekilde hani avukatlık dahil toplam 7 yıl falan gibi bir şeyler anlatılıyor, öyle bir kıdemim de yok yani.

Başkan, önemli olan mahkemenin tarafsız olarak yargılama yürütebilmesi. Eylem çeşitliliği çok fazla değil, suç tipi çok fazla değil. Bu yargılamayı yürütebilmek kolay bir şey değil. Önemli olan maddi delillerin sübutu tespit edecek hususların mahkeme tarafından araştırılmasına özen gösterilmesi; şimdiye kadar bizim bir yakınmamız yok, o bakımdan... Başkan, şimdi hukuki değerlendirmelerden bahsedeceğim sadece. Yalnız geçmeden önce, müvekkilim bahsetmedi ama ciddi bir rahatsızlığı var: Ülseratif Kolit şeklinde. Onu en son söyleyeceğime başta söyleyeyim. 12 tane ilaç alıyor, söylemiyor özellikle "şey" meselesinden dolayı. Onu bir belirteyim Başkan; bu ömür boyu tedavi de gerektiren bir şey. Bu tahliye taleplerinin değerlendirilmesinde bu hususun gözetilmesini takdirlerinize sunmuş olayım.

Ali Kurt Müdafii

Şimdi Başkan, müvekkil hakkında dört eylem var. Örgüt üyeliğinden bahsetmiyorum, örgüt üyeliğiyle alakalı hususlar daha sonra tartışılabilir. Zaten meslektaşlarımın pek çoğu örgüt üyeliğiyle alakalı hususları anlattılar. Bir şey daha söyleyeyim; yani örgüt suçlarına bakan bir mahkemeye örgüt üyeliğinin unsurlarını anlatmak da biraz abesle iştigal gibi geliyor bana. Şimdi o bakımdan eylemlerle ilgili hukuki değerlendirmelere ilişkin Sayın Başkanım, sadece hukuki. Çünkü delillerle ilgili açıklamalarını müvekkilimiz ayrıntılı olarak yaptı. 27 nolu eylemde cebri irtikaptan bahsediyor. Yani Bahattin isimli şahsın, şahsa birtakım sözler söylenerek ödemelerin geciktirildiği, işte o eylemin gerçekleştirildiği iddia olunuyor. Şimdi bir kere cebri irtikabın oluşabilmesi için, cebri irtikap suçu, biliyorsunuz kanunda özel olarak tanımlanmış, özgü bir suç. Yani belli görevliler tarafından belli koşullar gerçekleştiğinde işlenebilecek bir suç. Mesela ve kanunda özel olarak tanımlanmadıktan sonra bu suçun kamu görevlisi olmayan, mesela bu kamu iştiraklerinde çalışanlar tarafından bu suçtan sorumlu, özgü suçlardan sorumlu tutulabilmeleri mümkün değil. Mesela rüşvet suçunda o tanımlama yapılmış biliyorsunuz; kamu görevlisi tanımı TCK’nın 6/1-c maddesinde öngörülüyor. O kapsamda belediye şirketlerinin görevlileri kamu görevlisi olarak nitelendirilmiyor. Dolayısıyla cebri irtikap gibi özgü suçlardan olan bir suçtan dolayı da sorumlu tutulabilmesi mümkün değil.

Ali Kurt Müdafii

Ha şimdi belki savcılık şuradan düşünmüştür: "Ya biz 220/5 delaletiyle, ya bu yöneticilerin sorumluluğundan bahsetmiş, işte efendim yöneticiler madem ki kamu görevlisidir, bunlar da iştirak halinde işlemiştir, işte 40/2 delaleti, 39 falan olabilir mi, yardımdan sorumlu tutabilir miyiz?" gibi düşünmüşlerdir. Tabii o da mümkün değil çünkü neden? Burada 220/5’ten sorumlu tutulan kişilerin, örgüt yöneticisi olduğu iddia olan kişilerin sorumlu tutulabilmeleri için her şeyden önce işlenmiş bir suç olması lazım. Yani burada suçun işlenemeyeceğini KİPTAŞ’ın faaliyet alanı çerçevesinde işlenen suçlardan bahsediliyor, böyle bir suçun işlenemeyeceğini biz ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Bu yüzden suç unsurları bakımından oluşmamıştır. Başka bir şey daha söyleyeyim; aşamalarda cebri irtikabın unsurlarıyla alakalı olarak 5. Ceza Dairesi'nin kararlarını sunduk. Bunlardan onlarca karar var Başkan, Ceza Genel Kurulu kararları da var. Elverişlilik unsuru, zorlama unsuru, manevi cebir o belli bir seviyeye varması, önemli baskı altına alınması unsurlarının hiçbir tanesi burada yok; bu şekilde 27. eylemin unsurlarının gerçekleşmediğine değinmekle yetiniyorum.

Ali Kurt Müdafii

15 dakikalık süreye riayet etmeye çalışıyorum Başkanım. Şimdi rüşvetle alakalı Başkanım bir iddia var. Şimdi şu dosyada şunu gördüm; çarpıcı şeyler söylemek istemiyorum, sıradan şeyler söylemek istiyorum. Rüşvet dosyalarına senelerce baktık yani. Fakat yani orada mesela genelde rüşvette suçüstü yakalanırdı, paralar alınırdı veya işte bir telefon görüşmesi kaydı yapılırdı, giderlerdi yine suçüstü yaparlardı veya bir telefon... yine iletişimin tespiti olur, fiziki takip kararları vardır bunlar olurdu. Başkaca delillendirme süreçleri de olması lazım, mesela banka hesap hareketlerinin olması lazım; adam almış ya rüşvet mesela, ne yapmış? Yakınlarının hesap hareketleri, onu tevsik eden belgeler olması lazım.

Ali Kurt Müdafii

Şimdi burada baktığımızda müvekkilin yani 500.000 dolar meselesinden bahsediyorum, sizler tarafından da soruldu ayrıntılı olarak. Ayrıntılı olarak sorulması da güzel bir şey, müvekkilimizin de buna tatmin edici cevaplar verdiği düşünüyorum. Fakat şimdi burada rüşvetle alakalı beyanda bulunan kişiler ve isimli sanıklar. Yargıtay’ın yüzlerce kararı var, değişik değişik dairelerin; şöyle bir şey var: "Diğer delillerle doğrulanmadıkça, yani hukuka uygun olarak temin edilmiş delillerle doğrulanmadıkça, atf-ı cürüm niteliğindeki diğer sanıkların beyanlarıyla mahkumiyet hükmü kurulamaz". Şimdi bu vatandaşların beyanları tamamen atf-ı cürüm niteliğindeki beyanlar. Ayrıntısını müvekkilimiz açıkladı o yüzden vaktinizi almak istemiyorum. Fakat mesela 43 proje var müvekkilin 2019’dan beri yaptığı; bir tane projede isimli şahısla çalışmışlar. Projenin yüklenicilerinden hiç bu şekilde bir iddia yok. Başka bir şey daha söyleyeyim; bu iki şahsın, ve , Altan Gözlü falan da var, onların içinde birkaç sanık daha var, aynı müdafiiler olarak atanmışlar ama biz bazı ifadelere ulaşamadık.

Ali Kurt Müdafii

Şimdi iddianamenin 3.353. sayfasında tarafından da bazı hususlar tespit edilmiş. Sanık müdafii ile -o zaman atanan sanık müdafiinin ismini de zikretmek istemiyorum- 'in muhasebecisi olan Serap isimli bir kadın hakkında; ifadelerin nasıl verileceğine ilişkin ayrıntılı görüşmelerin yer aldığı, hatta ASOY firmasının -'in sahibi olduğu ASOY firmasının- antetli kağıdına bu notların ayrıntılı olarak yazıldığı muhtemelen müvekkil görüşmesinde tespit edilmiştir. Bir şekilde yazılmış ve bu şekilde iftira içeren savunmaların organize bir şekilde tutanaklara aktarıldığı hususu bizzat iddia makamı tarafından saptanmıştır. Sayfa 3.353'te başkanım. Şimdi diğer iddiaya geçiyorum. Bu 30. eylemde müvekkilimiz savunma yaptı. 30. eylemde iddia makamı hile unsurunu tanımlamakta zorlanmış, dolanmış, bir sürü ifadelerden bahsetmiş. Fakat hile nitelikli bir yalandır. Müvekkil ne şekilde bir hile yapmış da KİPTAŞ'ı dolandırmış? Ali Şükrü'ye yönelik hiçbir şey yok zaten, o hukuki süreci müvekkilimiz anlattı sayın başkanım. Müvekkil tarafından alınan tüm kararlar kurumsal yapı içerisinde alınmış; her kararda 3-5 tane imza var. Bundan niye müvekkil sorumlu olsun? O yüzden kurumsal işleyiş içerisinde alınmış bir kararlar silsilesinde müvekkilin hileli şekilde davrandığından bahsetmek mümkün değil.

Ali Kurt Müdafii

Rakamları verdi; en sonunda beklenen kârın çok daha üstünde 6.1 milyarlık bir gelir tespit edilmiş. Oradaki projedeki %36 zannederim KİPTAŞ'ın payı. Dolayısıyla KİPTAŞ'tan gelen bir yazı var, cevabi yazı olarak dosyaya sunduk onu; "Herhangi bir kurumsal zarar yoktur" diyor. Biliyorsunuz bunlar zarar suçları; hırsızlık, yağma, dolandırıcılık falan hepsi zarar suçlarıdır. Zarar unsuru da tanımlanmamış, o yüzden bu suçun da oluşmadığını düşünüyorum. Bir de iddianamede başkanım 29. eylem var. 29. eylem gerçekten savcının hukuki hatası diye düşünüyorum. Çünkü biliyorsunuz CMK 225'te ne diyor? İddianamede gösterilen fiil ve fail hakkında hüküm kurulur. Şimdi 29. eylemde müvekkilin herhangi bir eyleminden bahsedilmemiş; " şöyle yaptı, böyle yaptı" denmemiş. Oradaki tapeler başkalarına aitmiş. O tapeler hukuka aykırı delildir, onu da söyleyeyim başkanım fakat şöyle de bir şey var: Biz hukuka aykırı delile dayanıyoruz. Çünkü CMK'nın 217/2 maddesi delaletiyle; hukuka aykırı delil sübutun tespitinde esas alınamaz başkanım. Ama eylemin sabit olmadığının tespitinde, yani beraata ilişkin bir hususun tespitinde delil hukuka aykırı da olsa gözetilmesi gerekir.

Ali Kurt Müdafii

Oradaki 29. Tapelerde açıkça şunu söylüyor: " yağmayı durdurmuş" diyor. Ve daha sonra da müvekkil süreçlerden bahsetti; mahkeme süreçlerinde de zaten tahliyeyi tamamlamış. Gerçekten de Başakşehir'deki o yer çok kıymetli bir yer ve oradaki tahliyeyi zorlanarak da olsa gerçekleştirmiş. Ben bu hususu KİPTAŞ'ın avukatlarından da dinledim; bizzat engellemiş kamu zararının oluşmasını. Dolayısıyla kısa kesiyorum; tahliye talebimiz var. Bence burada samimi söylüyorum başkanım; eylemler çok olduğu için delilleri yeterince belirleyememişsiniz. Hepimiz insanız, mahkeme subjektif yetersizlik içerisindedir ve bu hala devam ediyor. Bunun telafisi tahliye oranını artırmakla olabilir. Başkanım tensiben verdiğiniz tutukluluk devamı kararları hakimin rehini ve vicdanını bağlar. "Allah Allah adamı bedavaya yatırmışız" diyebilirsiniz sonra. Biz anlayışla karşılıyoruz ama bir ibralaşma sürecinin de bu mahkemede yaşanması gerektiğini düşünüyoruz.

Ali Kurt Müdafii

Müvekkil savunmasını anlattı, delilleri sundu. Biz de savunmaların ekindeki belgelerin hepsini sunduk. Müvekkilin suçsuzluğu ve hürriyetinin kısıtlandığı açıkça ortaya çıkmıştır. Bu aşamada tahliyesine karar verilmesini, ayrıca el koyulan elektronik eşyaların iadesini ve hesaplar üzerindeki blokelerin kaldırılmasını talep ediyorum. Teşekkür ederim, diğer arkadaşları beklettiğim için onlardan da özür dilerim. Herkese iyi akşamlar diliyorum.

Ali Kurt Müdafii

Teşekkür ederiz sağ olun. Bu yazıyı biz onayladık gönderdik. Yarın için yetişir mi? Vallahi çok önemli yazmışsın. Biz onayladık, sisteme düşürdük, cezaevine gönderdik. Buradan sonrasını duyururuz.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.