“İddianameye göre, şüpheliler Uğur Güngör, Zafer Gül ve Ali Gül, Beylikdüzü'ndeki '11. Mahalle Projesi'nde imara aykırı olarak konutları dükkana çevirebilmek amacıyla dönemin Beylikdüzü Belediyesi yetkililerine rüşvet vermiştir. İddiaya göre, dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi ve onayıyla hareket eden Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık, ruhsat yenileme ve usulsüz imar değişikliği karşılığında inşaat sahiplerinden rüşvet talep etmiştir. Pazarlıklar sonucunda, dönemin CHP Meclis Üyesi Fatih Keleş'e senetler ve nakit para verildiği, borcun kalan kısmı için ise 13 adet dairenin Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat firmasına bedelsiz olarak devredildiği öne sürülmektedir. Olayın 2015-2016 yıllarında, Beylikdüzü'ndeki ADM İş Merkezi ve Mermerciler Sanayi Sitesi gibi yerlerde gerçekleştiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemle kamunun zarara uğratıldığını ve bir rüşvet çarkı kurulduğunu iddia etmektedir. İddianame, şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü Kurma, Yönetme, Üye Olma) ve TCK 54 (Müsadere) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. Soruşturmanın temelini, şüpheli Uğur Güngör'ün kendisini ihbar eden ifadesi, şüpheli Zafer Gül'ün benzer beyanları, tanık ifadeleri ve özellikle şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki itirafları ile MASAK raporları, tapu kayıtları ve HTS-Baz analiz verileri oluşturmaktadır.”
İddia — Savunma
Her suçlama konusu için savcılık iddialarını ve sanıkların / avukatlarının savunmalarını karşılaştırmalı olarak görmek için aşağıyı inceleyin.
“İddianameye göre, müteahhit Metin Gül'ün, Beylikdüzü'nde inşa ettiği Kubist projesinin iskanını alabilmek amacıyla para ve daire rüşveti verdiği iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve yardımcısı Mehmet Murat Çalık'ın bilgisi ve onayı dahilinde, Adem Soytekin ve Fatih Keleş'in aracılığıyla bu rüşvet alınmıştır. İddiaya göre, iskan başvurusunda zorluk yaşayan Metin Gül, Ekrem İmamoğlu tarafından Fatih Keleş'e yönlendirilmiş, ardından Adem Soytekin ve Fatih Keleş ile yaptığı pazarlık neticesinde rüşvet vermeyi kabul etmiştir. 2014-2016 yılları arasında gerçekleştiği iddia edilen eylemde, 2.500.000 TL nakit para ve 3 adet dairenin rüşvet olarak verildiği öne sürülmektedir. İddianameye göre nakit para Fatih Keleş tarafından elden alınırken, Kubist projesindeki 3 daire Adem Soytekin'in şirketi ASOY İnşaat adına devredilmiştir. Savcılık, bu eylemin imar usulsüzlüklerine göz yumulması ve kamu nüfuzunun kötüye kullanılması suretiyle kamuyu zarara uğrattığını iddia etmektedir. İddianamenin temelini, şüpheli Metin Gül'ün beyanları, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesi, şüpheliler arasındaki irtibatı gösterdiği iddia edilen HTS-Baz analizleri ve daire devirlerini doğrulayan tapu kayıtları oluşturmaktadır. Şüpheliler hakkında Rüşvet (TCK 252) ve Suç Örgütü (TCK 220) suçlarından cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, iş insanı Adem Kameroğlu'nun, Beylikdüzü'ndeki 'Kameroğlu İnşaat Metro Home' projesinin inşaat ruhsatını alabilmek için rüşvet vermeye zorlandığı iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, ruhsat başvurusunun geciktirilmesinin ardından belediye görevlileri Kameroğlu'nu, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun şirketlerinin genel müdürü olan Tuncay Yılmaz'a yönlendirmiştir. İddiaya göre Tuncay Yılmaz, ruhsat karşılığında Kameroğlu'nun Büyükçekmece'deki 'Pelican Hill Ihlamur Evleri' projesinden bir adet villanın Ekrem İmamoğlu'na ait SSB Gayrimenkul şirketine devredilmesini talep etmiştir. Kameroğlu'nun bu talebi kabul ettiği ve villanın devrini yaptığı, ayrıca yaklaşık 600.000 TL tutarında lüks mobilya ve dekorasyon masrafını da karşıladığı öne sürülmektedir. İddianameye göre, rüşveti gizlemek amacıyla villa bedeli olarak gösterilen 1.500.000 TL, SSB Gayrimenkul tarafından Kameroğlu'nun hesabına taksitlerle gönderilmiş, ancak bu paralar derhal nakit olarak çekilerek elden Tuncay Yılmaz'a iade edilmiştir. Bu iddialar, Adem Kameroğlu'nun ek ifadesi ve Kameroğlu İnşaat'ın eski genel müdürü Veysel Erçevik'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu ve Tuncay Yılmaz suçlamaları reddetmiştir. Savcılık, eylem nedeniyle Ekrem İmamoğlu, Adem Kameroğlu ve Tuncay Yılmaz hakkında Rüşvet (TCK 252) ve Suç Örgütü (TCK 220) suçlarından cezalandırılmalarını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, müteahhit Adem Kameroğlu, Beylikdüzü'ndeki Metro Home projesinin iskanını alabilmek için şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki yapı tarafından 4 daireyi rüşvet olarak vermeye zorlanmıştır. İddiaya göre, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, rüşvetin alınmasında ve sürecin organize edilmesinde kilit rol oynamıştır. Kameroğlu, Tuncay Yılmaz tarafından Necati Özkan'a yönlendirildiğini ve iskanının verilmemesi tehdidiyle karşılaştığını beyan etmiştir. Savcılığın iddiasına göre, rüşveti gizlemek amacıyla, Kameroğlu'nun kendi şirket hesabından çalışanı Aydın Şahin aracılığıyla 2 milyon TL çektirip, bu parayı "Necati Özkan'dan gelen daire bedeli" açıklamasıyla tekrar aynı hesaba yatırarak sahte bir ödeme dekontu oluşturulmuştur. Rüşvete konu olan 4 dairenin, 27 Eylül 2021 ve 1 Mart 2022 tarihlerinde Necati Özkan'ın şirketleri olan Öykü Reklam Hizmetleri Ltd. ve Capital Medya Hizmetleri A.Ş. ile arkadaşı Ayşe Hitchins adına devredildiği iddia edilmektedir. Kameroğlu ayrıca aynı proje için Beylikdüzü Voleybol Takımı'na yaklaşık 12 milyon TL sponsorluk yapmaya, bir anaokulu inşa etmeye ve 35 milyon dolar değerindeki 40 dönüm araziyi belediyeye terk etmeye zorlandığını öne sürmüştür. İddianame, bu olayı kamu görevlilerinin nüfuzlarını kullanarak iş insanlarından menfaat temin etmesi olarak nitelendirmektedir. Şüpheliler hakkında rüşvet alma, verme, aracılık etme (TCK 252) ve suç örgütü üyeliği/yöneticiliği (TCK 220) suçlarından ceza talep edilmektedir. Savcılık, iddiasını şüpheli Adem Kameroğlu'nun beyanları, tanık Aydın Şahin'in ifadesi, Veysel Erçevik'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları, tapu kayıtları, HTS analizleri ve sahte olduğu iddia edilen 2 milyon TL'lik işleme dair banka dekontlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, Beylikdüzü'ndeki Deniz İstanbul inşaat projesinin sahipleri olan Keleşoğlu İnşaat yetkililerinden, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğindeki örgüt tarafından rüşvet talep edilmiştir. İddiaya göre bu eylem iki ayrı koldan yürütülmüştür. Birincisinde, şüpheli Adem Soytekin'in, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla proje sahibi Dursun Keleş'i tehdit ederek ve İmamoğlu ile yaptığı telefon görüşmesini kullanarak baskı kurduğu, bunun sonucunda Soytekin'in şirketine bedelsiz olarak 3 adet dairenin devredildiği iddia edilmektedir. İkinci olayda ise, şüpheli Fatih Keleş'in, projenin ruhsat sorunlarını çözme vaadiyle proje ortaklarından Fuat Keleş'ten 1 Milyon Dolar rüşvet aldığı öne sürülmektedir. İddianameye göre, bu rüşvet taleplerinin ve alımlarının organizasyonunda şüpheliler Veysel Erçevik, Adem Soytekin ve Fatih Keleş aracı olarak rol oynamış, nihai alıcının ise örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu olduğu belirtilmiştir. Savcılık, bu eylemlerin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğini ve şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet Alma, Verme ve Aracılık) ile TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme ve Üye Olma) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. Soruşturma, şüphelilerin ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları, HTS kayıtları, tapu ve banka verileri gibi delillere dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde Ekrem İmamoğlu ve örgüt üyeleri, Westside isimli inşaat projesinin ruhsat ve iskan süreçlerini kolaylaştırma karşılığında proje sahiplerinden rüşvet almıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Murat Çalık ve Veysel Erçevik ile örgüt yöneticisi Adem Soytekin, rüşvet taleplerini proje ortaklarına (Beyaz İnşaat, Mutlu İnşaat, Mes Turkuaz, Mes Madencilik) ve arsa sahibi Kemal Şahin'e iletmiştir. Rüşvetlerin, nakit, çek, daire ve dükkan devirleri ile arsa sahibine zorla iki okul yaptırılması şeklinde kamufle edilerek alındığı iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, ruhsat için ortaklardan 10.000.000 TL değerinde 7 dükkan ve 5 daire, arsa sahibi Kemal Şahin'den ise yaklaşık 10.000.000 TL maliyetli iki okul inşaatı talep edilmiştir. İskan için ise 3.540.000 TL'lik çek ve 100.000 TL nakit para alındığı, ayrıca Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'na 4 adet dairenin göstermelik bir satışla devredildiği ve paranın elden iade edildiği öne sürülmektedir. Mağdurların ve tanıkların ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları, tapu kayıtları ve HTS verileri, savcılık tarafından bu iddiaların delili olarak sunulmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun gizli sahibi olduğu Beylikdüzü'ndeki Meydan Yakuplu projesinin, Beyaz İnşaat tarafından yapılıyormuş gibi gösterilerek suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklandığı iddia edilmektedir. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, örgüt lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu projenin asıl sahibi iken, Muzaffer Beyaz (Beyaz İnşaat) projeden çekilmesi karşılığında iki gayrimenkul almıştır. Adem Soytekin'in (Asoy İnşaat) alt taşeron olarak inşaatı yürüttüğü, Tuncay Yılmaz'ın (İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü) İmamoğlu adına işleri kontrol ettiği ve Fatih Keleş'in örgütün kasası olarak finansmanı sağladığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, Muzaffer Beyaz'ın projesine "Başkan burayı istiyor" denilerek Adem Soytekin aracılığıyla el konulmuş, proje sonunda elde edilen 17 dükkandan 15'i Tuncay Yılmaz'ın yönettiği Asak Araç Kiralama şirketine, 4 daire ise Mehmet Şahin'in şirketine devredilmiştir. Olayın 2017-2023 yılları arasında Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi'ndeki Meydan Yakuplu projesinde (740 ada, 2 parsel) gerçekleştiği, ayrıca Mehmet Şahin'in Adem Soytekin'e ait yaklaşık 1 milyon Euro değerinde bir yatı da kendi üzerine aldığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin suç gelirlerini aklamak suretiyle kamuyu aldattığını iddia etmektedir. İddianame, şüpheliler Adem Soytekin ve Veysel Erçevik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine, tanık beyanlarına, tapu kayıtlarına ve HTS verilerine dayanmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 282 (Suçtan Kaynanlanan Malvarlığı Değerlerini Aklama), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 54 (Müsadere) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde, iş insanları Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'dan, Kale Kent ve Teras Park projelerindeki iskan ve imar sorunlarının çözümü karşılığında rüşvet alınmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri olarak konumlandırılan Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık, örgüt yöneticileri olduğu öne sürülen Fatih Keleş ve Adem Soytekin aracılığıyla bir sistem işletilmiştir. Mekanizmanın, belediyeye terk edilmesi gereken bir alanın kurtarılması vaadi ve projeler arasına bir kavşak yapılması bahanesiyle işlediği iddia edilmektedir. Bu kapsamda, Metin Gül'den 5 Milyon TL, Muzaffer Beyaz'dan ise 750.000 TL rüşvet alındığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu gücünün kötüye kullanılarak iş insanlarının mağdur edildiği bir rüşvet suçu olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerine dayandırılmaktadır. İddiaların temelini, rüşveti verdiklerini beyan eden Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'ın ifadeleri, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve HTS-baz analiz verileri oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, örgüt lideri olmakla suçlanan ve dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu, iş insanı Cemal Üneş'ten 2018'de tamamladığı bir inşaat projesinin iskanı ve 2019 yerel seçimleri için rüşvet talep etmiştir. İddiaya göre İmamoğlu, Üneş'i makamına çağırarak 500.000 TL istemiş, Üneş'in reddetmesi üzerine iskan süreci yaklaşık 4-5 ay boyunca engellenmiştir. Savcılığın iddiasına göre, bu sürecin ardından Cemal Üneş, arkadaşı Ali Aksu ile birlikte tekrar İmamoğlu'nun yanına gitmiş ve Aksu'nun da İmamoğlu'nu desteklemesi üzerine ödemeyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Paranın, İmamoğlu'nun talimatıyla dönemin imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu'na makamında, taksitler halinde (toplamda 300.000 TL olarak beyan edilmiştir) elden teslim edildiği iddia edilmektedir. İskan belgesinin 7 Eylül 2018'de çıktığı belirtilmektedir. Bu eylem nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını Cemal Üneş'in ifadesi ile şüpheliler arasındaki HTS ve baz kayıtlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, Demir İnşaat'ın sahibi Hamit Demir'in, Beylikdüzü'ndeki "Demir Country" adlı inşaat projesinin ruhsatını alabilmek için dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve yönetimine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, ruhsat işlemlerinin yaklaşık bir yıl bekletilmesinin ardından Hamit Demir'den 8.000.000 TL talep edilmiştir. Bu talebin ardından Demir'in, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen ve etkin pişmanlıkta bulunan Adem Soytekin'e ait ASOY İnşaat A.Ş.'ye rüşveti ödediği öne sürülmektedir. Ödemenin, Esenyurt'taki "Ay Işığı Butik" projesinden 8 daire, 1.000.000 TL değerinde çek ve 2.000.000 TL nakit para şeklinde yapıldığı iddia edilmektedir. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun rüşveti talep eden ve sistemi yöneten kişi olduğu, Mehmet Murat Çalık'ın rüşvet alma suçuna katıldığı, Adem Soytekin'in ise rüşvetin tahsilatına aracılık ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu iddialarını Hamit Demir'in beyanlarına, Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine ve her ikisinin de dosyaya sunduğu çek, tapu, fatura gibi belgelere dayandırmaktadır. Eylemle ilgili olarak şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmiştir.”
Eylem 11
İbrahim Halil Babacan İsimli Şahıstan Yakuplu Mahallesinde Yapacağı İnşaatın Ruhsatını Alabilmesi İçin 4 Milyon Civarında 12 Adet Asoy İnşaat Adına Düzenlenmiş Çeklerin Rüşvet Olarak Alınması Ve Tahsil Edilmesi Olayı Ve Devamında Kreş Yapılmasından Bahisle Rüşvet Eylemine Devam Edilmeye Teşebbüs Edilmesi Olayı
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Murat Çalık, B Grup Yapı'nın sahibi İbrahim Halil Babacan'dan Beylikdüzü Yakuplu'daki bir inşaat projesinin ruhsatını vermek karşılığında rüşvet talep etmişlerdir. İddiaya göre, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık rüşveti talep etmiş, İbrahim Halil Babacan rüşveti vermiş, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Adem Soytekin ve Veysel Erçevik ise rüşvetin teminine aracılık etmiştir. Savcılığa göre, Mehmet Murat Çalık, İbrahim Halil Babacan'dan 'sosyal donatı alanlarına katkı' adı altında bir spor tesisi yapmasını talep etmiş, ancak Babacan'ın kendisinin yapma teklifini reddederek, ödemenin Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat'a yapılmasını istemiştir. Bu kapsamda, 2017-2019 yılları arasında, Asoy İnşaat adına düzenlenmiş yaklaşık 4 milyon TL değerinde 12 adet çekin rüşvet olarak verildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu görevlilerinin nüfuzlarını kullanarak haksız menfaat temin etmesi suretiyle kamuya olan güveni sarstığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme, Üye Olma) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, temel olarak şüpheliler Adem Soytekin ve Veysel Erçevik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine ve Soytekin tarafından dosyaya sunulan çek suretlerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Nahit Kiler'in, Beylikdüzü'ndeki inşaat projelerinde sorun yaşamamak amacıyla, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık'ın yönlendirmesiyle, belediye adına kreş yapımı bahanesiyle Adem Soytekin'e ait ASOY İnşaat'a rüşvet olarak çek verdiği iddia edilmektedir. Olayın baş aktörleri olarak dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık, rüşveti verdiği iddia edilen Kiler Holding YK Başkanı Nahit Kiler ve rüşvetin aktarıldığı ASOY İnşaat'ın sahibi Adem Soytekin gösterilmektedir. İddiaya göre Çalık, Kiler'i belediyeye çağırarak kreş yapmasını istemiş, Kiler'in kabul etmemesi üzerine masrafların Soytekin'in firmasına ödenmesi için yönlendirme yapmıştır. Olayın 2017 yılı sonlarında gerçekleştiği, Kiler GYO tarafından ASOY İnşaat'a 2017-2018 tarihli ve toplamda yaklaşık 3 milyon TL değerinde olduğu belirtilen 17 adet çek verildiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamunun güvenine ve idarenin işleyişine zarar veren bir rüşvet suçu olduğunu öne sürmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, temel olarak şüpheliler Adem Soytekin ve Veysel Erçevik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine, şüpheli Nahit Kiler'in ikrar niteliğindeki beyanlarına ve Soytekin tarafından savcılığa teslim edilen çek suretlerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, siyasi hedeflerine ulaşmak amacıyla milyonlarca vatandaşın kişisel verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmiştir. İddiaya göre bu plan, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" adlı mobil uygulamalar üzerinden yürütülmüştür. Örgüt yöneticisi Murat Ongun, siyasi danışman Necati Özkan ve teknoloji koordinatörü Melih Geçek'in yönettiği bu faaliyetlerde, "İstanbul Senin" uygulaması aracılığıyla 4.7 milyon kullanıcının konum ve cihaz bilgileri toplanarak analiz için ABD ve Almanya'daki özel şirketlere (Segment, Mixpanel, Sentry, Adjust) aktarılmıştır. Savcılığa göre, bu verilerin 3.7 milyonu "Powerful Greek Army" adlı bir grup tarafından dark web'de satışa sunulmuştur. Ayrıca, "İBB Hanem" uygulaması kullanılarak, CHP Genel Merkezi'nden temin edildiği iddia edilen 11.3 milyondan fazla seçmenin sandık bilgileri, diğer kişisel verilerle birleştirilerek işlenmiş ve örgüte bağlı özel şirketlere sızdırılmıştır. Savcılık, bu eylemlerin temel amacının, seçmen davranışlarını analiz edip manipüle ederek Ekrem İmamoğlu'nun siyasi kariyerini ilerletmek olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar, USOM teknik raporları, Murat Ongun'a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı, şüpheli Naim Erol Özgüner'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve kurumsal e-posta yazışmaları gibi delillere dayandırılmaktadır. Bu eylemler nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 135/1 (Kişisel Verileri Kaydetme) ve TCK 136/1 (Kişisel Verileri Verme veya Ele Geçirme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgütün hukuk işlerinden sorumlu olduğu öne sürülen avukat Mehmet Pehlivan'ın, 19/03/2025 tarihli operasyon öncesi ve sonrasında suç delillerini gizlemek, tanıkları etkilemek ve adli süreci yanıltmak için organize faaliyetler yürüttüğü iddia edilmektedir. İddiaya göre Mehmet Pehlivan, avukat Onur Büyükhhatipoğlu ile birlikte hareket ederek, "Para Kuleleri" olayını örtbas etmek için sahte bağış makbuzları düzenlemiş, rüşvet iddialarını gizlemek için geriye dönük sözleşmeler hazırlatmış ve örgüt üyeleriyle gizli toplantılar organize etmiştir. Bu toplantılarda, şüphelilere ifadelerinde ne söyleyecekleri konusunda talimatlar verildiği, tutuklananlara maddi destek ve siyasi makam vaat edildiği, işbirliği yapmamaları için baskı kurulduğu ve bazı üyelerin yurtdışına kaçışlarının organize edildiği öne sürülmektedir. İddianame, bu faaliyetlerin merkezinin Milletvekili Turan Taşkın Özer'e ait hukuk bürosu olduğunu ve HTS/BAZ kayıtlarının bu toplantıları doğruladığını belirtmektedir. Savcılık, şüphelilerin eylemlerinin maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik olduğunu ve örgüt yapısını korumayı amaçladığını iddia etmektedir. Bu eylemler nedeniyle Mehmet Pehlivan ve Onur Büyükhhatipoğlu hakkında TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 281 (Suç Delillerini Gizleme) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılığın iddiaları büyük ölçüde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Adem Soytekin'in ve diğer şüpheli/tanıkların ifadelerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre Eylem 15, suç örgütü üyelerinin Le Meridien Otel'de gerçekleştirdikleri gizli toplantıların delillerini karartmak amacıyla kameraları bantlamaları ve sinyal kesici (jammer) kullanmaları eylemlerini kapsamaktadır. Savcılığın iddiasına göre, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş'in talimatlarıyla hareket eden Mustafa Akın, Özgür Türkmen, Emre Manav, Çağlar Türkmen ve Emin Türe, 08.10.2024, 12.10.2024 ve 06.03.2025 tarihlerindeki toplantılarda güvenlik kameralarının görüş açılarını kapatmış ve ortama jammer cihazları sokmuştur. Otelin fiili sahibi olduğu iddia edilen Adnan Çebi'nin de bu toplantılara izin vererek ve masrafları kendi şirketi Makyol İnşaat'a fatura ettirerek örgüte lojistik ve finansal destek sağladığı ileri sürülmektedir. Bu yöntemle, örgüt yöneticilerinin dışarıdan denetime kapalı alanlarda bir araya gelmesi ve suç delillerinin oluşmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Savcılık, bu eylemleri suç delillerini gizleme ve suç örgütüne üye olma kapsamında değerlendirerek TCK'nın ilgili maddeleri gereğince cezalandırma talep etmektedir. İddialar, otel kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu analizleri ile şüpheli ifadelerine, bilhassa Yakup Öner'in tutuklu iken etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeye dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınması sırasında, suç delili niteliği taşıdığı değerlendirilen cep telefonlarını gizleyerek soruşturma makamlarından kaçırmışlardır. İddiaya göre örgüt lideri Ekrem İmamoğlu, aktif olarak kullandığı telefonlar yerine yeni alınmış bir hattın takılı olduğu bir telefonu teslim etmiştir. Gizlenen telefonlardan birinin, İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu tarafından Özel Kalem personeli Burcu Ciner Şimşek'e, onun tarafından da İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek aracılığıyla İBB Teknoloji Grubu Başkanı Naim Erol Özgüner'e ulaştırıldığı iddia edilmektedir. Telefonun, Özgüner'in Beylikdüzü'ndeki evinde saklandığı ve 12 Mayıs 2025'te yapılan aramada ele geçirildiği belirtilmektedir. Ele geçirilen telefonun Gold renkli, 353843106282888 IMEI numaralı bir Apple marka telefon olduğu kaydedilmiştir. Bu eylemin, şüpheli Naim Erol Özgüner'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesiyle ortaya çıktığı ve HTS-BAZ kayıtlarıyla desteklendiği öne sürülmektedir. Savcılık, şüphelilerin TCK 281/1 uyarınca suç delillerini gizleme suçunu iştirak halinde işlediklerini iddia etmektedir.”
“İddianameye göre, 19 Mart 2025'te İMAMOĞLU çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun Sarıyer'deki ikametgahında bulunan kamera kayıt cihazlarının (DVR) sökülerek yok edilmesi suretiyle suç delillerinin karartıldığı iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın, 21 Mart 2025'te Davut Bildik'e cihazları sökme talimatı vermiştir. Cihazların daha sonra Ümit Çakır aracılığıyla İSBAK çalışanı Murat Demir'e ulaştırıldığı ve Demir tarafından kullanılamaz hale getirildiği öne sürülmektedir. İddianameye göre bu eylem, operasyon öncesi konutta gerçekleştirilen suç içerikli toplantılara ilişkin delilleri yok etme amacı taşımaktadır. Olay, şüphelilerin ifadeleri ve 6 Mayıs 2025 tarihli Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü raporuyla desteklenmektedir. Raporda, ele geçirilen HIKVISION marka iki DVR cihazının içinde depolama birimi olmadığı ve birinin güç ünitesinin söküldüğü belirtilmektedir. Şüpheliler, TCK 281/1 (Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme) ve TCK 152/1-a (Kamu malına zarar verme) maddelerinin yanı sıra TCK 220 (Suç işlemek amacıyla örgüt kurma) uyarınca suçlanmaktadır. Erol Naim Özgüner'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesinin de bu iddiaları desteklediği belirtilmektedir.”
“İddianameye göre, İMAMOĞLU çıkar amaçlı suç örgütünün, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan elde ettiği gelirleri aklamak için bir "taşıyıcı zincir" kurduğu iddia edilmektedir. İddiaya göre bu zincir, örgüt yöneticilerinin belediye bünyesindeki şoförlerinden oluşuyordu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Bayram Yıldırım'ın ifadesine dayandırılan iddiaya göre, şüpheliler Hüseyin YURDDAŞ, Sabri Caner KIRCA, Kadir ÖZTÜRK ve kendisi, örgüt yöneticileri Fatih KELEŞ, Ertan YILDIZ, Murat ONGUN ve Kadriye KASAPOĞLU'nun talimatlarıyla hareket ederek suç gelirlerini taşıyorlardı. İddianameye göre, nakit para Fatih KELEŞ'in Florya'daki konutuna "yemek sepetleri" içinde getiriliyor ve şoförler tarafından dağıtılıyordu; bu dağıtımı şüpheli Mustafa AKIN'ın denetlediği öne sürülmektedir. Ayrıca, iddianameye göre Ocak veya Şubat 2025'te, içinde 7 adet iPhone 16, 7 adet tablet ve 7 adet klavye bulunan bir koli, şüpheli Bayram YILDIRIM tarafından şüpheli Mustafa BOSTANCI'ya teslim edilmiştir. Bu eylemlerle şoförlerin örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri, yöneticilerin ise rüşvet suçunu işledikleri iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 220/7, 252/5 ve 221/4 gibi maddelerden cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre bu eylem, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun basın danışmanı olan şüpheli Murat Ongun'un, suç örgütüne yönelik soruşturmaları "siyasi operasyon" gibi göstermek ve bu yönde algı oluşturmak amacıyla bir dijital medya ve gazeteci ağını yönettiği iddiasını içermektedir. İddiaya göre Ongun'a bağlı hareket eden şüpheli Emrah Bağdatlı, sahibi olduğu Karpuz Medya adlı şirket üzerinden sosyal medya "trol" hesaplarına ve bazı gazetecilere para aktararak belediye içerisindeki bir yapılanmayı finanse etmiştir. Şüpheli Mahir Gün'ün, aralarında "Ekrem Edit" ve "İBB Haber" gibi hesapların da bulunduğu çok sayıda sahte sosyal medya hesabını yönettiğini itiraf ettiği, diğer şüphelilerin de benzer şekilde çeşitli propaganda hesaplarını yönettikleri öne sürülmektedir. Savcılık, MASAK raporlarına, HTS kayıtlarına, gizli tanık ("ÇINAR" ve "İLKE") beyanlarına ve Mahir Gün'ün itiraflarına dayanarak, şüphelilerin maddi çıkar karşılığında örgütün propagandasını yaptığını iddia etmektedir. Bu faaliyetlerin amacının, kamuoyunu yanıltmak, yargı süreçlerini itibarsızlaştırmak ve örgüt liderini meşru göstermek olduğu iddia edilmektedir. Bu eylemler nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 220/7 (Örgüte Yardım Etme) ve TCK 217/A (Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki İSTAÇ'a ait bir çöp ayrıştırma tesisinin işletme devri sözleşmesinin onaylanması karşılığında, devralan firma yetkililerinden rüşvet alınmıştır. Savcılığa göre, dönemin CHP Milletvekili Aykut ERDOĞDU'nun aracılığıyla, Vega Hereko/Çiftay İnşaat yetkilisi Serkan AYDIN'dan 1.250.000 Dolar rüşvet talep edilmiştir. İddianameye göre bu para, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İMAMOĞLU'nun bilgisi ve onayıyla, örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Ertan YILDIZ ve Fatih KELEŞ'e teslim edilmiştir. Şirket yetkilileri Gülant CANDAŞ, Erdoğan GÖĞEN ve Yusuf KAYA'nın da rüşvet verme suçuna iştirak ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, sözleşme devrinin onaylanması için Aykut ERDOĞDU, Serkan AYDIN'dan "kreş yapımı için bağış" adı altında para talep etmiştir. Serkan AYDIN'ın talimatıyla 01.06.2020'de şirketin hesabından 1.250.000 Dolar çekilmiş ve aynı gün Ankara'da Aykut ERDOĞDU'ya teslim edilmiştir. Ertesi gün, 02.06.2020'de, Aykut ERDOĞDU'nun bu parayı İBB Saraçhane binasında Fatih KELEŞ ve Ertan YILDIZ'a bir çanta içinde teslim ettiği öne sürülmektedir. Olayın, İSTAÇ'ın Recydia A.Ş. ile olan "Kömürcüoda Düzenli Depolama Alanında Geri Kazanım Tesisi" sözleşmesinin Vega Hereko Enerji A.Ş.'ye devri sürecinde gerçekleştiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili olarak yarar sağlama suretiyle rüşvet suçunu oluşturduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve örgüt üyeliği/yöneticiliği kapsamında TCK 220/5 maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, temel olarak örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen şüpheli Ertan YILDIZ'ın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarına, şüpheli Serkan AYDIN'ın tevili ikrar içeren ifadesine, banka dekontlarına ve şüphelilerin kilit tarihlerdeki HTS-baz kayıtlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ali Rıza Akyüz, Süleyman Atik ve Fatih Keleş, Bakırköy'de bulunan Capacity AVM'nin otopark işletme ruhsatını vermek karşılığında AVM ortaklarından rüşvet talep etmişlerdir. İddiaya göre, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'in yönlendirmesiyle Süleyman Atik, AVM ortaklarından rüşvet istemiştir. Savcılığın iddiasına göre, Ali Rıza Akyüz ilk olarak otoparkın ortak işletilmesini veya 3 milyon dolar rüşvet talep etmiş, bu talebin reddedilmesi üzerine örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Ertan Yıldız'ın da dahil olduğu bir görüşmede talep 5 milyon dolara çıkarılmıştır. Süleyman Atik'in ise bu talebi AVM ortaklarına ileten ve pazarlık yapan aracı olduğu öne sürülmektedir. Rüşvet taleplerinin reddedilmesi üzerine, şüphelilerin kamu gücünü kullanarak AVM'ye "çürük raporu" aldırılacağı tehdidinde bulunduğu ve nihayetinde yaklaşık 5 milyon dolara denk gelen 197 milyon TL idari para cezası keserek baskı kurduğu iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemlerin TCK 252/2-4 (Rüşvet Alma) ve TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Suçlar) maddelerini ihlal ettiğini öne sürmektedir. İddialar, müşteki ve tanık ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları, müşteki tarafından sunulan bir ses kaydı çözümlemesi ve teknik raporlara dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla 2024 yerel seçimleri için CHP'li belediyelerden ihale alan firmalardan para toplanmış, bu kapsamda şüpheli Aziz İhsan Aktaş'tan 5.000.000 TL rüşvet alınmıştır. İddiaya göre, CHP Milletvekili Özgür Karabat, İmamoğlu'nun talimatını Aktaş'a ileterek para talep etmiş; Aktaş'ın çalışanı Ömer Güngör parayı Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük'e teslim etmiştir. Örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in ise örgütün mali işlerinden sorumlu olarak eylemde rolü olduğu iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre para, Aktaş ile bağlantılı Cihangir Sağlık Hizmetleri şirketinin hesabından nakit olarak çekilmiş ve Ömer Güngör tarafından İkitelli'deki bir benzin istasyonunda Sırrı Küçük'e elden teslim edilmiştir. Olayın 06.03.2024 tarihinde gerçekleştiği, 5.000.000 TL'nin KuveytTürk Kuyumcukent Şubesi'nden çekildiği ve İkitelli Başak Petrol'de teslim edildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin, kamu gücünü kullanarak siyasi ve örgütsel çıkar sağlamayı amaçlayan daha geniş bir rüşvet ve yolsuzluk sisteminin parçası olduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet Alma, Verme ve Aracılık Etme) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianamenin temelini, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeler, para çekim dekontu ve şüphelilerin aynı yer ve zamanda bulunduğunu gösterdiği iddia edilen HTS/Baz kayıtları oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Metin Gül'ün Büyükçekmece'deki "First Avenue" projesine yaya ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla iki adet üst geçit inşa etmek istediği, ancak İBB'den gerekli izinleri alamadığı iddia edilmektedir. Bu süreçte, şüpheli Adem Soytekin'in, izinleri alabileceğini belirterek Metin Gül'e yaklaştığı ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen şüpheli Fatih Keleş'in belediyedeki işlemleri hızlandırması karşılığında 2 milyon TL rüşvet talep ettiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, köprülerin yapımı için 17 milyon TL'ye anlaşıldıktan sonra, Fatih Keleş'e verilecek 2 milyon TL rüşvetin eklenmesiyle sözleşme bedeli ASOY İnşaat ile 19 milyon TL olarak belirlenmiştir. Metin Gül'ün bu bedel üzerinden 10 milyon TL'lik avans çeki verdiği ve Adem Soytekin'in bu paradan 2 milyon TL'yi Fatih Keleş'e ileterek rüşvete aracılık ettiği iddia edilmektedir. Olayın 2021-2022 yıllarında gerçekleştiği ve savcılığın kamusal gücün kötüye kullanılarak haksız menfaat temin edildiğini öne sürdüğü belirtilmektedir. Savcılık, şüpheliler Metin Gül'ün "Rüşvet Vermek" (TCK 252/1), Fatih Keleş'in "Rüşvet Almak" (TCK 252/2), Adem Soytekin'in "Rüşvete Aracılık Etme" (TCK 252/5) ve suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun ise eylemin talimatını vererek suça iştirakten (TCK 220/5 delaletiyle TCK 252/1) cezalandırılmalarını talep etmektedir. İddialar, şüpheliler Metin Gül ve Adem Soytekin ile tanık Bülent Yılmaz'ın ifadelerine ve kolluk tarafından yapılan incelemelere dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Ertan Yıldız ve örgüt üyesi Ali Rıza Akyüz'ün, müştekiler Muzaffer Beyaz ve Seyfi Beyaz'dan rüşvet talep ederek rüşvet almaya teşebbüs ettikleri iddia edilmektedir. İddiaya göre müştekilerin Bakırköy Kartaltepe'deki 7 dönümlük arazileri üzerinde yapacakları konut projesi, belediye başkan yardımcısı olan Ali Rıza Akyüz tarafından engellenmiştir. Projenin onaylanması karşılığında müştekilerden önce Ali Rıza Akyüz ve sonrasında Ertan Yıldız tarafından 3.000.000 Amerikan Doları rüşvet veya arazinin 2 dönümünün belediyeye terk edilmesi talep edildiği öne sürülmektedir. Müştekilerin bu talebi reddetmesi üzerine, Ertan Yıldız'ın projeyi 10 kattan 6 kata düşürmekle ve müştekilerin diğer ticari işletmesi olan Capacity AVM'yi kapatmakla tehdit ettiği iddia edilmektedir. Sürece daha sonra Süleyman Atik'in dahil olduğu ve rüşvet pazarlığını sürdürdüğü, ancak müştekilerin ödemeyi kabul etmemesi üzerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilmektedir. Savcılık, şüphelilerin cezalandırılmasını TCK 252/2-4 (Rüşvet Almaya Teşebbüs) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220/5 maddeleri uyarınca talep etmektedir. Soruşturma, müşteki ve şüpheli ifadeleri ile tarafların birlikteliğini gösterdiği iddia edilen HTS-Baz analiz verilerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB yöneticileri, Pasifik Holding'in Beşiktaş ve Eyüp'teki inşaat projelerinin yasal bir zorunluluk olmayan 'siluet onayı' sürecini kasten aylarca geciktirerek, onay karşılığında şirketi 'kreş yapımı' bahanesiyle para ödemeye zorlamıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, bu eylem örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yönetici Fatih Keleş'in talimatıyla, İBB İmar Daire Başkanı Gürkan Akgün ve İmar Müdürü Ramazan Gülten tarafından gerçekleştirilmiştir. Şüpheli Adem Soytekin'in paravan şirketleri (Ayeks, Mufa İnşaat) ödemeleri almak için kullanılmış, çalışanı Altan Gözcü ise paraları ve çekleri tahsil etmiştir. İddiaya göre, projeler 'Siluet Onayı' biriminde bekletilince, şirket yetkilisi Abdulkerim Fırat, danışmanı Aytaç Ülkeşbaş aracılığıyla Gürkan Akgün ile görüşmüş ve Akgün, Adem Soytekin'e ait şirketlere sahte fatura karşılığı ödeme yapılmasını talep etmiştir. Bu kapsamda, Beşiktaş'taki Next Level projesi için 18/01/2023'te 17.177.027,69 TL havale yapıldığı ve Eyüp'teki iki proje için 23/10/2023 tarihli 14.983.282,84 TL ve 19.562.116,24 TL'lik iki adet çekin verildiği iddia edilmektedir. Mağdur Pasifik Holding, ticari baskılar (banka kredileri, müşteri taahhütleri) nedeniyle bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını beyan etmiştir. Savcılık, bu eylemin TCK 250/1 (İcbar Suretiyle İrtikap) ve TCK 220/5 (Örgüt Yöneticiliği) suçlarını oluşturduğunu iddia etmektedir. Soruşturma, müşteki Abdulkerim Fırat, mağdur Fatih Erdoğan ve tanık Aytaç Ülkeşbaş'ın ifadeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Adem Soytekin'in beyanları ve sunduğu çek belgelerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu ve örgüt üyeleri, müşteki Mehmet İlhan Gülay'a ait Gülaylar Grup'un Ataşehir'deki arazisinin imar planı değişikliği karşılığında önce 22 milyon dolarlık otopark yapımı şeklinde rüşvet talep etmiş, bu reddedilince de baskı yoluyla yaklaşık 10-15 milyon dolar değerindeki taşınmazın İBB'ye 'bağış' adı altında devredilmesini sağlayarak irtikap suçu işlemiştir. İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu eylemin talimatını veren örgüt lideri, Yakup Öner ise talepleri müştekiye ileten aracı konumundadır. Fatih Keleş, örgüt yöneticisi ve 'kasası' olarak sorumlu tutulurken, Ramazan Gülten ve Gürkan Akgün'ün de Fatih Keleş'ten aldıkları talimatla sürece dahil olduğu iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, Gülaylar Grup'un imar planı başvurusu üzerine, ilk olarak Yakup Öner aracılığıyla 22 milyon dolarlık otopark yapımı şeklinde rüşvet talep edilmiş, bu reddedilince 'bir şey vermeden bu imarı alamazlar' denilerek baskı artırılmıştır. Sonrasında, müştekinin işlerinin görülmeyeceği ve yasal haklarının sürüncemede bırakılacağı baskısı altında, 18.12.2023 tarihli bir protokolle taşınmazın bir kısmına İBB lehine intifa hakkı tesis ettirilmiştir. Olay, Gülaylar Grup'un 2018'de satın aldığı Ataşehir İlçesi, İçerenköy Mahallesi'ndeki arazisiyle ilgilidir. Müşteki Mehmet İlhan Gülay ve şirketi İstanbul Gayrimenkul Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş., kamu gücünün kötüye kullanılmasıyla mülklerinin bir kısmını devretmeye zorlanarak mağdur edilmiştir. Şüpheliler hakkında TCK 250/1 (İrtikap), TCK 35 (Teşebbüs), TCK 220/5 (Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar), TCK 53 ve TCK 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, şüpheli Yakup Öner'in ifadesi, müşteki Mehmet İlhan Gülay'ın beyanları, tanık Kamuran Ataç'ın ifadesi ve tapu kayıtlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ertan Yıldız, Ali Kurt ve diğerleri, KİPTAŞ'tan "Maslak Koru" projesi ihalesini kazanan müşteki Bahattin Uçar'ı, projeden 50 daireyi düşük bedelle kendi belirleyecekleri İBB personeline satması için zorlayarak irtikap suçuna teşebbüs etmişlerdir. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu'nun talimatı üzerine Ertan Yıldız ve Ali Kurt, müştekiye baskı kurmuş ve teklifi reddetmesi üzerine tehdit ederek yaklaşık bir ay boyunca satış onaylarını engellemişlerdir. Savcılık, bu eylemin yanı sıra, şüpheli Adem Soytekin'in de ayrı bir koldan projeye ortak olmak için müştekiyi tehdit ettiğini öne sürmektedir. İddiaya göre olay 2023 yılında gerçekleşmiş, 13.06.2023'te Emirgan Korusu'nda bir toplantı yapılmış ve müştekiye 50 adet dairenin düşük fiyattan satılması yönünde baskı kurulmuştur. Müşteki Bahattin Uçar'ın, kamu gücü kullanılarak tehdit edildiği ve işlerinin engellenmeye çalışıldığı, ancak direnmesi sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı iddia edilmektedir. Savcılık, şüphelilerin TCK 250/1 (İrtikap), 35 (Teşebbüs) ve örgütlü suçlar için TCK 220/5 maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. İddialar, müşteki ve şüpheli ifadeleri ile HTS-Baz analiz verilerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, KİPTAŞ Yeşilpınar projesini alan müteahhit Erdal Tokmakçı'dan 500.000 Dolar rüşvet aldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nun talimat veren, Ali Kurt'un rüşveti talep eden ve alan, Adem Soytekin'in aracılık eden, Erdal Tokmakçı'nın rüşveti veren, Altan Gözcü ve Murat Erenler'in ise paranın taşınmasına yardım eden kişiler olduğu öne sürülmektedir. Savcılığa göre, Ali Kurt rüşveti Adem Soytekin aracılığıyla talep etmiş, Erdal Tokmakçı 2021 yılı Mart ayında bankalardan çektiği toplam 500.000 Doları Altan Gözcü'ye teslim etmiş, para Soytekin'e ulaştıktan sonra Murat Erenler tarafından Ali Kurt'a teslim edilmiştir. Ayrıca, rüşvet ilişkisini gizlemek amacıyla bir Range Rover marka aracın Ali Kurt'un kayınbiraderi üzerine alınıp daha sonra geri satın alındığı da iddialar arasındadır. Olayın 2021 yılında KİPTAŞ Yeşilpınar projesiyle ilgili olduğu, 500.000 Dolar rüşvetin 16-17 Mart 2021 tarihlerinde bankalardan çekildiği, paranın Çekmeköy ve KİPTAŞ Zeytinburnu otoparkında el değiştirdiği ve son olarak Halkalı'da teslim edildiği iddia edilmektedir. İddialar büyük ölçüde şüpheliler Adem Soytekin, Erdal Tokmakçı, Murat Erenler ve Altan Gözcü'nün savcılık ifadelerine dayanmakta olup, savcılık bu eylem nedeniyle şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, KİPTAŞ A.Ş. kiracısı olan müşteki Necmeddin Şimşek'in Başakşehir'deki arazisiyle ilgili tahliye davasını durdurmak amacıyla rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılık, müştekinin arkadaşı tanık Hüseyin Aydın aracılığıyla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak hareket eden Turan Aydoğan ile görüştüğünü ve davanın çözümü için 500.000 USD talep edildiğini öne sürmektedir. İddiaya göre, müşteki bu paranın 200.000 USD'lik kısmını ön ödeme olarak Turan Aydoğan'a teslim etmiş ancak tahliye işlemi yine de KİPTAŞ tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunun üzerine müşteki parasını geri istemiş, Turan Aydoğan'ın iade yapmaması üzerine avukat Rahman Özdemir tarafından müşteki tarafına 200.000 USD bedelli bir senet verilmiştir. Savcılık, Turan Aydoğan'ın senedi imzalamaktan kaçındığı ve gizli ses kayıtlarında parayı rüşvet olarak aldığını ikrar ettiğini iddia etmektedir. İddianamede şüpheliler Turan Aydoğan, Rahman Özdemir, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş'in TCK'nın rüşvet ve suç örgütü kurma maddelerince cezalandırılmaları talep edilirken, rüşveti veren Necmeddin Şimşek hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.”
“İddianameye göre, KİPTAŞ'ın Pendik Arkatlı Evleri projesinde, kamu kurumu araç olarak kullanılarak dolandırıcılık yapılmıştır. İddiaya göre, projenin ilk arsa sahibi Ali Şükrü Malaz'ın sözleşmesi, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt tarafından feshedilmiş ve proje, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Adem Soytekin'e verilmiştir. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, proje kapsamında satışa çıkarılan ilk 100 daire, piyasa fiyatının altında belirlenen bir bedelle, aralarında Mustafa Akın, Merthan Açıl, Esma Bayrak, Bulut Aydöner gibi isimlerin de bulunduğu örgüt üyeleri ve yakınlarına sistematik olarak satılarak kamu zararına neden olunmuştur. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin'in beyanlarına göre, bu usulsüzlükler karşılığında Ali Kurt'a 1.500.000 dolar nakit para ve bir Range Rover marka araç rüşvet olarak verilmiştir. İddianame, bu eylemlerle KİPTAŞ A.Ş.'nin ve dolayısıyla kamunun zarara uğratıldığını öne sürmektedir. Suçlamalar, şüpheliler hakkında TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220/5 maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmektedir. Soruşturma, büyük ölçüde müşteki beyanları ve şüpheliler Adem Soytekin, Altan Gözcü, Murat Erenler ve Nezahat Kurt'un etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB'den aldığı ihaleler karşılığında iş insanı Remzi Baka'dan, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e bağlı hareket ettiği öne sürülen İbrahim Bülbüllü aracılığıyla rüşvet alınması ve bu rüşvetin bir kısmının Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat'a "kreş yapımı" adı altında aktarılması iddia edilmektedir. İddiaya göre ana aktörler; rüşvet anlaşmasını yaptığı iddia edilen İbrahim Bülbüllü, rüşveti temin ettiği iddia edilen örgüt yöneticisi Adem Soytekin, rüşvet çeklerini teslim aldığı iddia edilen Altan Gözcü ve rüşveti verdiği iddia edilen Remzi Baka'dır. Savcılığa göre, İbrahim Bülbüllü, Remzi Baka'dan "sisteme katkı" ve "kreş yapımı" adı altında para talep etmiş, Baka'nın kabulü üzerine Altan Gözcü devreye girmiştir. Remzi Baka'nın, 06.07.2021'de Asoy İnşaat'a 1.500.000 TL havale yaptığı ve 07.07.2021'de toplam 4.400.000 TL değerinde üç adet çek verdiği iddia edilmektedir. Bu eylemin, Remzi Baka'nın İ.E.T.T.'den aldığı toplamda 17.5 milyar TL'yi aşan 28 ihale karşılığında gerçekleştiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu zararına yol açtığını ve rüşvet çarkının bir parçası olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti) maddelerine dayandırılmaktadır. İddiaların temelini, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamında sunduğu ifadeler ve çek suretleri oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB'den alacakları olan müteahhit Serbülend Danış, ödemelerini alabilmek için şüpheliler Baki Aydöner ve Bulut Aydöner'e iki değerli arsasını devretmeye zorlanmıştır. İddiaya göre, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına hareket ettiğini söyleyerek Danış'tan arsaları talep etmiş, kardeşi Bulut Aydöner'in şirketi ise arsaları devralmıştır. Ekrem İmamoğlu'nun örgüt lideri olarak talimatı verdiği, Fatih Keleş'in ise örgüt yöneticisi olarak sorumlu olduğu iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, Danış'ın 2023'te kazandığı bir İBB ihalesi sonrası yüz milyonlarca liralık hakedişi ödenmemiş, Baki Aydöner bu durumu kullanarak Danış'a ödemelerin yapılması için "sisteme" katkı yapması gerektiğini, bu katkının da Şile'deki iki arsanın devri olduğunu söylemiştir. İlk arsa devrinden hemen sonra Danış'a yüklü bir ödeme yapıldığı, daha sonra ikinci arsanın da devredildiği ve bu zorla alımı gizlemek için geriye dönük sahte sözleşmeler ve senetler düzenlendiği öne sürülmektedir. İddianamede, 2023/1132164 İKN numaralı ihale sonrası biriken yaklaşık 500 milyon TL'lik alacakla ilgili olarak, Serbülend Danış'ın Şile Balibey Mahallesi'ndeki 368 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarını 1 Temmuz 2024 ve 13 Ağustos 2024 tarihlerinde Bulut Aydöner'in sahibi olduğu Hasanoğlu DTM Mobilya İnşaat şirketine bedelsiz devrettiği iddia edilmektedir. Mağdur Serbülend Danış'ın, kamu gücü kullanılarak icbar suretiyle yaklaşık 50 milyon TL değerindeki taşınmazlarını devretmek zorunda bırakıldığı ve bu yolla irtikap suçunun işlendiği iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 250/1 (İcbar suretiyle irtikap), TCK 37 (İştirak), TCK 220/5 (Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar) ve TCK 54/1 (Müsadere) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, mağdur Serbülend Danış ve tanık Taylan Danış'ın ifadelerine, tapu devir kayıtlarına, sonradan düzenlendiği iddia edilen sahte belgelere ve şüphelilerin buluşma yerlerini teyit eden HTS/Baz verilerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, sistematik olarak elde ettiği suç gelirlerini, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı binası olarak kullanılmak üzere Sarıyer'de bir taşınmaz satın alarak aklamıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticisi Fatih Keleş, çeşitli CHP'li belediyeler ve iş insanlarından rüşvet veya irtikap yoluyla toplandığı öne sürülen ve kaynağı belirsiz paraları valizlerle taşıyarak binanın alımında kullanmıştır. Satın alma sürecinde, tapuda 24 milyon TL olarak gösterilen bedele karşın, gerçekte 41 milyon TL'ye anlaşıldığı ve aradaki yaklaşık 17 milyon TL'lik farkın bu yasa dışı paralarla elden ödendiği iddia edilmektedir. Bu para transferi, kamuoyuna "para sayma görüntüleri" olarak yansıyan olayla ilişkilendirilmektedir. Ayrıca, binanın tadilatının dahi, başka bir eylemden (Eylem 5) rüşvet olarak elde edilen dairelerin geliriyle örgüt yöneticisi Adem Soytekin tarafından finanse edildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin, örgütün nihai hedeflerinden biri olan CHP'yi ele geçirme amacına hizmet ettiğini ve şüphelilerin TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) ve TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. Soruşturmanın temelini tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri (Adem Soytekin, Veysel Erçevik), gizli tanık beyanları, MASAK raporu ve para sayımına ilişkin video görüntüleri oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu'nun tek ortağı olduğu SSB Gayrimenkul A.Ş.'nin, Bodrum'da bir villayı, sahibi olan LPF İnşaat A.Ş. isimli şirketi devralarak satın almasıyla suç geliri akladığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgüt üyesi Tuncay Yılmaz bu alımı organize etmiştir. Tanık İrfan Mutlu'nun ifadesine göre, satış işlemi resmiyette 10.000.000 TL gibi düşük bir bedelle gösterilirken, anlaşma bedelinin kalan 1.030.000 Euro'luk kısmı Tuncay Yılmaz tarafından nakit olarak elden ödenmiştir. Bu işlemin, hem vergiden kaçmak hem de gayrı resmi yollarla elde edilen paraları aklamak amacıyla yapıldığı öne sürülmektedir. Olayın 21 Mart 2023'te gerçekleştiği ve Alptekin Polat'ın da alım öncesi villayı incelediği belirtilmektedir. Savcılığın nihai değerlendirmesi ve isnat edilen TCK maddeleri, sağlanan metin kesitinin sayfa aralığı dışında kaldığından bu özete dahil edilememiştir.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, kamu kaynaklarından elde ettiği iddia edilen suç gelirlerini, İmamoğlu İnşaat ve aile üyeleri üzerinden yapılan şüpheli gayrimenkul işlemleriyle aklamıştır. Ana aktörler olarak Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş gösterilmektedir. İddiaya göre, İmamoğlu İnşaat çalışanları Baran Gönül ve Burcu Beyazoğlu, mali profilleriyle uyumsuz büyük nakit ödemeler yaparak bu aklama şemasına dahil olmuşlardır. Aklama mekanizmasının, çalışanların kaynağı belirsiz milyonlarca liralık nakit parayla şirketten veya İmamoğlu ailesinden gayrimenkul satın almasıyla işlediği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, paranın izini kaybettirmek için araya başka kişilerin (örneğin bir çalışanın emekli babası) banka hesapları sokulmuş ve işlemler muvazaalı (danışıklı) olarak gerçekleştirilmiştir. MASAK raporuna dayandırılan iddialara göre, Baran Gönül, Dilek Kaya İmamoğlu'na 10 milyon TL kaynağı belirsiz nakit ödeyerek üç daire satın almış, daha sonra İmamoğlu İnşaat'tan 9.5 milyon TL'lik başka bir daireyi yine kaynağı belirsiz nakitle almıştır. Benzer şekilde, muhasebeci Burcu Beyazoğlu'nun 7 milyon TL'lik daire alımının önemli bir kısmını (toplamda 5.49 milyon TL) kaynağı belirsiz nakit ve dolaylı yollarla karşıladığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemlerin TCK 282. madde kapsamında suç gelirlerinin aklanması suçunu oluşturduğunu iddia etmektedir ve bu iddiaların temelini 04.06.2025 tarihli MASAK raporu oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu ve Tuncay Yılmaz'ın, İmamoğlu İnşaat A.Ş. tarafından yürütülen "İn Mari Prime" ve "İnmari Oxygen" projelerinden, şirketle ilişkili kişilere muvazaalı gayrimenkul satışları yaparak suç gelirlerini akladıkları iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgüt lideri olarak nitelendirilen Ekrem İmamoğlu ve İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın yönettiği bu eylemlere, Tuncay Yılmaz'ın eşi Selver Yılmaz, kayınbiraderi Yiğit Çam ve şirketin taşeronu Mahmut Gültekin'in de katıldığı öne sürülmektedir. Savcılığın iddiasına göre aklama mekanizması, İBB iştiraki AĞAÇ A.Ş.'den GÜRÇAM Süs Bitkileri şirketine aktarılan paraların, Yiğit Çam üzerinden İmamoğlu İnşaat'a konut ödemesi olarak gönderilmesi, mali profilleriyle uyumsuz ve kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit ödemeler yapılması gibi yöntemleri içermektedir. İddianamede, Tuncay Yılmaz'ın eşi Selver Yılmaz adına 21.330.000 TL'ye, taşeron Mahmut Gültekin adına ise 40.000.000 TL'ye bir villa ve 8.300.000 TL'ye bir daire satıldığı belirtilmektedir. Bu işlemlerin 2021-2025 yılları arasında gerçekleştiği ve finansmanın bir bölümünde İBB kaynaklarının kullanıldığı iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemlerle suçtan elde edilen gelirlerin yasal ekonomik sisteme sokularak gizlendiğini ve meşrulaştırıldığını öne sürmektedir. İddialar temel olarak 04.06.2025 tarihli MASAK raporuna dayandırılmakta olup, şüpheliler hakkında TCK 282/1-3-4 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) ve TCK 282/2 maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun, lideri olduğu iddia edilen çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri neticesinde elde ettiği suç gelirlerini, oğlu şüpheli Mehmet Selim İmamoğlu aracılığıyla akladığı öne sürülmektedir. Savcılık, Ekrem İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu'nun suçtan elde ettikleri paraları Mehmet Selim İmamoğlu'nun hesaplarına aktardığını iddia etmektedir. İddiaya göre Mehmet Selim İmamoğlu, babası Ekrem İmamoğlu'ndan 08.10.2024 tarihinde gelen 772.000 TL ile aynı gün bir tekne satın almıştır. Ayrıca, 2023-2024 yılları arasında Hırvatistan'da kendisine ait olduğu belirtilen Tectum Investment D.o.o. isimli şirkete, kaynağının bir kısmının dedesi Hasan İmamoğlu ve annesi Dilek Kaya İmamoğlu'ndan geldiği iddia edilen toplam 388.303 Euro'yu transfer ederek suç gelirini yurt dışına çıkardığı ve akladığı iddia edilmektedir. Bu eylemlerin temelini, Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) 04.06.2025 tarihli raporu ve şüpheli Mehmet Selim İmamoğlu'nun ifadesi oluşturmaktadır. Savcılık, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Mehmet Selim İmamoğlu'nun TCK 282/1-3-4 maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, müşteki Ziya Yılmaz'ın şirketi DAP Yapı'nın Şişli'deki Nişantaşı Koru projesinin ruhsat ve iskan süreçlerini kullanarak iki aşamalı olarak menfaat temin ettiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan süreci yönetmiş; talepleri iletmek için dönemin belediye başkan yardımcısı Engin Polat, danışman Adem Altıntaş ve başkan yardımcısı Hakan Karademir'i kullanmıştır. Örgüt yöneticisi Adem Soytekin'in ise Asoy İnşaat A.Ş. üzerinden parayı temin ettiği, Fatih Keleş'in de suçtan elde edilen kazancın kontrolünden sorumlu olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ilk aşamada 2020'de inşaat ruhsatı için 2.950.000 TL talep edilmiş ve bu para Adem Soytekin'e ait şirkete çeklerle ödenmiştir. İkinci aşamada ise 2024-2025'te iskan izni için Ziya Yılmaz'ın İBB'ye ait bir araziye park yapmaya zorlandığı ve bu amaçla 06.03.2025'te bir taahhütname imzalattırıldığı iddia edilmektedir. Müşteki Ziya Yılmaz'ın, projelerini tamamlayabilmek için bu haksız talepleri yerine getirmek zorunda bırakıldığı öne sürülmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 250/1 (İcbar Suretiyle İrtikap), TCK 220/5, TCK 37 ve TCK 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, müşteki ve tanık beyanlarına, şüphelilerin ikrar içerikli ifadelerine, etkin pişmanlık beyanlarına ve sunulan çekler ile noter protokolüne dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Süleyman Çetinsaya'nın sahibi olduğu Artaş İnşaat'ın Şişli'deki Profilo AVM projesinin ikinci etap ruhsatı için, şüpheli Resul Emrah Şahan'ın talimatıyla rüşvet talep edilmiştir. İddiaya göre, Şahan'ın yönlendirdiği şüpheli Adem Altıntaş, Artaş İnşaat yetkililerinden, belediyenin 'yılbaşı ışıklandırması borcu' adı altında 1.5 ila 2 milyon dolar ödemelerini istemiştir. Savcılığa göre, bu talebin iletilmesinin ardından süreç belediye başkan yardımcısı olan şüpheli Hakan Karademir tarafından devam ettirilmiş ve rüşvet konusunda anlaşma sağlanmıştır. Şüpheli Süleyman Çetinsaya'nın rüşvet vermeyi kabul ettiği, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'in de bu suçtan TCK 220/5 maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu belirtilmektedir. Savcılık, suçlamalarını şüpheliler Yakup Öner, Süleyman Atik, Adem Altıntaş ve tanık Atilla Demir'in ifadelerine dayandırmaktadır. Şüpheliler Resul Emrah Şahan ve Süleyman Çetinsaya ise ifadelerinde suçlamaları ve anlaşmayı reddetmişlerdir. Eylemle ilgili olarak TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Suçlar) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu ve Resul Emrah Şahan liderliğindeki örgütün, Şişli'deki Torun Center'ın tadilat ruhsatı sürecinde rüşvet almaya teşebbüs ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, müşteki Mehmet Torun'un şirketinin tadilat başvurusu üzerine, Şişli Belediyesi yetkilileri önce fahiş bir harç bedeli çıkarmış, ardından şirketi ruhsatsız inşaata başlamaya yönlendirerek yaklaşık 1 milyar TL'lik bir ceza kesmiştir. Bu baskı ortamında, şüpheli Adem Altıntaş'ın, şüpheli Resul Emrah Şahan adına hareket ederek, sorunun çözümü için müştekinin genel koordinatörü Metin Karakoç'tan önce 10 milyon dolar, sonra 5 milyon dolar rüşvet talep ettiği öne sürülmektedir. Müşteki Mehmet Torun'un bu talepleri reddetmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Yakup Öner aracılığıyla Ekrem İmamoğlu'na ulaşmaya çalışması üzerine rüşvet fiilinin teşebbüs aşamasında kaldığı iddia edilmektedir. Soruşturma, büyük ölçüde Yakup Öner'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadeleri ile müşteki Mehmet Torun ve tanık Metin Karakoç'un beyanlarına dayanmaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 252/4, 220/5 ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, Şişli Bomonti'deki Rotana Rezidans projesinin iskan izinleri karşılığında, proje sahipleri Nezih Barut ve Münir Özkök'ten iki ayrı seferde toplam 7.500.000 dolar zorla alınarak icbar suretiyle irtikap suçu işlenmiştir. İddiaya göre, ilk olayda dönemin Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, başkan yardımcısı Resul Emrah Şahan ve danışman Altan Ertürk'ün organizasyonuyla 3.500.000 dolar alınmıştır. 2024 yerel seçimleri sonrası ise Şişli Belediye Başkanı olan Resul Emrah Şahan'ın, örgüt üyesi Süleyman Atik aracılığıyla pazarlık yaparak 4.000.000 dolar daha aldığı öne sürülmektedir. Savcılığa göre, şüpheliler mevzuata uygun projenin iskan sürecini kasten geciktirerek ve mağdurları ekonomik kayıpla tehdit ederek parayı vermeye zorlamışlardır. Örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yönetici Fatih Keleş'in de TCK 220/5 uyarınca fiillerden sorumlu olduğu iddia edilmektedir. İddialar, temel olarak örgüt üyeleri Yakup Öner ve Süleyman Atik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine, mağdur ve tanık beyanlarına dayanmaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 250/1 (İcbar Suretiyle İrtikap) uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler Şişli'deki Medicana Hastanesi'nin ruhsat işlemleri için gerekli uygunluk belgesini vermek karşılığında rüşvet talep etmiş ve almışlardır. İddiaya göre, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah ŞAHAN ve Belediye Başkan Yardımcısı İlker ÇELEBİ, rüşvet görüşmelerini yürütmesi için belediyede resmi bir görevi olmayan Adem ALTINTAŞ'ı yönlendirmiştir. Medicana yöneticileri Hüseyin BOZKURT ve Fatih Mehmet BOZKURT'un rüşveti veren taraf olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU ise olaya müdahale etmeyerek ve şikayetçileri ilçe belediyesine yönlendirerek sürece zemin hazırlamıştır. İddiaya göre, Adem ALTINTAŞ'ın ilk olarak 8 milyon dolar değerinde bir kültür merkezi ve çöp kamyonları talep ettiği, daha sonra bu talebin 4 milyon dolar belediyeye resmi bağış ve 4 milyon dolar kendisine elden nakit ödeme olarak değiştirildiği belirtilmektedir. 05.06.2024 tarihinde Medicana tarafından Şişli Belediyesi'ne 4.000.000 dolar bağış yapıldığı ve aynı gün Adem ALTINTAŞ'a 4.000.000 dolar elden teslim edildiği, bunun üzerine aynı gün hastane için uygunluk yazısının verildiği iddia edilmektedir. Savcılık, rüşveti veren şüphelilerin icbar altında oldukları yönündeki beyanlarını kabul etmeyerek eylemi rızaen rüşvet verme olarak değerlendirmiş ve şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmiştir. İddialar, temel olarak rüşveti veren şüphelilerin ifadelerine ve sunulan bağış dekontuna dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, Hakkı Demir Vakfı'nın bir taşınmazı için talep ettiği imar planı değişikliği karşılığında rüşvet alınması olayı konu edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, o dönem İBB İmar Komisyonu üyesi olan şüpheli Resul Emrah Şahan, değişikliğe onay vermek için bir kreş yapılmasını şart koşmuş, bu talep daha sonra nakit ödemeye çevrilmiştir. Şüpheli Adem Altıntaş'ın rüşvet görüşmelerine aracılık ettiği, vakıf yetkilisi şüpheli Mustafa Duhan Demir'in ise bu parayı ödemeyi kabul ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, 12.500.000 TL tutarındaki rüşvet, Adem Altıntaş'ın şirketi tarafından, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Adem Soytekin'in ve kardeşinin şirketlerine keşide edilen üç adet çek ile ödenmiştir. Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade ve savcılığa sunduğu çekler, soruşturmanın temel delilleri arasında gösterilmektedir. Savcılık, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Altan Gözcü'nün rüşvet alma, şüpheliler Mustafa Duhan Demir ve Adem Altıntaş'ın ise rüşvet verme ve aracılık etme suçlarından TCK 252, TCK 220/5 ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Resul Emrah Şahan'ın, Adem Altıntaş aracılığıyla, Şişli'deki Gürcan Petrol'e ait arsanın imar durumunu turizm imarına çevirmek isteyen müşteki İsmail Hakkı Yüksel'den rüşvet talep ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı olan şüpheli Resul Emrah Şahan rüşveti talep eden kişidir ve şehir plancısı şüpheli Adem Altıntaş'ın bu talebi arsa sahibi İsmail Hakkı Yüksel'e ileten aracı olduğu öne sürülmektedir. Savcılığın iddiasına göre, 2022-2023 yıllarında imar değişikliği için başvuran müşteki, süreci takip etmesi için şüpheli Adem Altıntaş'a yönlendirilmiştir. Adem Altıntaş'ın, şüpheli Resul Emrah Şahan ile görüştükten sonra, Yüksel'e imar değişikliğinin ancak sağlanacak artışın %15'ine denk gelen bedelde bir kamu binası yapılması karşılığında mümkün olabileceğini ilettiği iddia edilmektedir. Müşteki İsmail Hakkı Yüksel'in teklifi kabul etmediği ve imar değişikliği talebinden vazgeçtiği, bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilmektedir. İddialar, şüpheli Adem Altıntaş ve mağdur İsmail Hakkı Yüksel'in ifadelerine dayandırılmaktadır. Savcılık, şüpheliler Resul Emrah Şahan, Adem Altıntaş, Fatih Keleş ve Ekrem İmamoğlu'nun TCK 252/4, 252/2, 220/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Resul Emrah Şahan'ın, Adem Altıntaş aracılığıyla, Türkmen Grubu'na ait Bomonti'deki bir arsanın imar planı değişikliği karşılığında rüşvet talep ettiği iddia edilmektedir. Olayın failleri olarak, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş, örgüt üyesi olduğu iddia edilen ve dönemin Şişli Belediye Başkan Yardımcısı olan Resul Emrah Şahan ve aracı olduğu iddia edilen şehir plancısı Adem Altıntaş gösterilmektedir. Mağdur ise Türkmen Grubu yetkilisi Atilla Türkmen'dir. İddiaya göre, Atilla Türkmen'in mimarları belediyede Adem Altıntaş'a yönlendirilmiş, Altıntaş da Resul Emrah Şahan ile görüştükten sonra Türkmen'e, imar değişikliğinden sağlanacak faydanın %15'i karşılığında bir kamu binası yapılması teklifini iletmiştir. Olayın 2022 yılında Şişli Bomonti'de geçtiği, Türkmen Grubu'na ait arsa için yapılan imar revizyonu talebiyle ilgili olduğu ve talep edilen rüşvetin sağlanacak artışın %15'ine denk gelen bir bina yapımı olduğu iddia edilmektedir. Atilla Türkmen'in teklifi makul bulmayarak kabul etmediği ve imar talebinden vazgeçtiği, bu nedenle eylemin rüşvet teklifi aşamasında kaldığı belirtilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. Savcılık, iddiasını şüpheli Adem Altıntaş'ın soruşturma aşamasında olayı haber verdiğini belirttiği ifadesi ve mağdur Atilla Türkmen'in beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, 2024 yerel seçimlerini finanse etmek amacıyla Doğuş Holding'e ait Reina isimli işletmedeki imar aykırılıklarına göz yumma ve inşaat güçlendirme ruhsatı verme karşılığında 10.000.000 Amerikan Doları rüşvet talep ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt üyeleri Yakup Öner ve Can Akın Çağlar, Doğuş Grubu yöneticisi Hüsnü Akhan ile görüşerek talebi iletmiştir. Anlaşma neticesinde, rüşvetin bir kısmının, suç gelirlerini aklamak amacıyla örgüt yöneticisi Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat A.Ş. hesaplarına "bağış" açıklamasıyla gönderildiği öne sürülmektedir. Savcılığa göre, 29 Aralık 2023 ile 16 Şubat 2024 tarihleri arasında toplam 191.400.000 TL'lik dört ayrı transfer gerçekleştirilmiş ve ayrıca 500.000 TL'lik A101 hediye çeki alınmıştır. Bu ödemeler karşılığında, 2 Şubat 2024'te yapıya güçlendirme ruhsatı verildiği ve imara aykırılıklara göz yumulduğu iddia edilmektedir. Savcılık bu iddialarını, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin beyanları, banka hesap hareketleri, HTS-baz kayıtları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün raporuna dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Süleyman Çetinsaya'nın, Baltalimanı'ndaki bir inşaat projesinin güçlendirme ruhsatı işlemlerini halletmek amacıyla 500.000 ABD Doları rüşvet verdiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in talimatıyla gerçekleştiğini iddia etmektedir. İddiaya göre, etkin pişmanlıktan yararlanan şüpheli Süleyman Atik, rüşveti Çetinsaya'dan nakit olarak teslim almış ve Fatih Keleş'in akrabası olan şüpheli Zafer Keleş'e aktarmıştır. Şüpheli Elçin Karaoğlu'nun da Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ndeki konumu nedeniyle suça iştirak ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, Fatih Keleş başlangıçta 500.000 USD değerinde A101 hediye kartı talep etmiş, ancak Çetinsaya'nın kartları temin edememesi üzerine para nakit olarak el değiştirmiştir. Paranın teslimatının 25 Aralık 2023'te Florya'da gerçekleştiği ve bu buluşmanın HTS-Baz verileriyle doğrulandığı belirtilmektedir. Rüşvete konu olan taşınmazın Sarıyer, Mirgün Mahallesi, 86 ada, 12 parsel olduğu tespit edilmiştir. Savcılık, şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Suçlar), TCK 37/1 (İştirak) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. Soruşturmanın temelini, şüpheli Süleyman Atik'in etkin pişmanlık beyanları ve bu beyanları doğruladığı iddia edilen şüpheli Süleyman Çetinsaya'nın ikrarı ile HTS-Baz kayıtları oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, Torunlar İnşaat'ın Beykoz'daki bir otel projesinin ruhsat uzatımını onaylamak karşılığında rüşvet talep etmiştir. İddiaya göre, örgüt üyesi Yakup Öner, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, şirket yetkilisi Mehmet Torun'dan "yurt yapımı" bahanesiyle 10.000.000 Amerikan Doları rüşvet istemiştir. Mehmet Torun'un bu talebi başlangıçta sert bir şekilde reddettiği, ancak daha sonra şirketinin belediye tarafından gelecekte zor durumda bırakılmaması için baskı altında kaldığı öne sürülmektedir. Tanık beyanlarına göre, bu baskı sonucunda Torunlar Grubu, Feshane restorasyonu için İBB'ye toplam 250.000.000 TL tutarında "şartlı bağış" yapmıştır. Savcılık, bu bağışın, aslında rüşvet talebini gizlemek için kullanılan bir kılıf olduğunu ve ruhsat sürecindeki usulsüzlüklere göz yumulması karşılığında verildiğini iddia etmektedir. Soruşturma, etkin pişmanlıkta bulunan şüpheliler Süleyman Atik ve Yakup Öner'in ifadeleri, tanık Metin Karakoç'un beyanları, ÇŞİDB'nin usulsüzlüğü tespit eden raporu ve resmi bağış evraklarına dayanmaktadır. İddianamede Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Mehmet Torun, Elçin Karaoğlu ve Yakup Öner'in TCK'nın 252. (Rüşvet) ve 220. (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler, Rusya Federasyonu vatandaşı Borıs Borisenko'nun Üsküdar Vaniköy'de satın aldığı villanın tadilat izni karşılığında rüşvet almışlardır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla örgüt üyesi Yakup Öner, mülk sahibi adına hareket eden Cüneyt Yakut ile rüşvet pazarlığı yapmıştır. Fatih Keleş'in rüşveti uhdesinde topladığı, Süleyman Atik'in para tahsilatını gerçekleştirdiği ve Elçin Karaoğlu'nun da imar taleplerini Yakup Öner'e yönlendirerek eyleme iştirak ettiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, Cüneyt Yakut tadilat izni için önce Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'na, sonuç alamayınca Yakup Öner'e başvurmuştur. Yakup Öner'in, Ekrem İmamoğlu ile görüştükten sonra "kreş yaptırma" bahanesiyle önce 1 milyon dolar talep ettiği, pazarlık sonucu 700.000-750.000 dolara anlaşıldığı iddia edilmektedir. Anlaşma sonrası ilk taksit olan 150.000 doların, Yakup Öner'in yönlendirmesiyle Süleyman Atik'e teslim edildiği öne sürülmektedir. Olayın 2023-2024 yılları arasında, İstanbul Üsküdar, Vaniköy Mahallesi, 179 ada, 3 parselde bulunan villayla ilgili olduğu belirtilmektedir. Savcılık, kamu gücünün rüşvet karşılığında kötüye kullanıldığını iddia etmekte ve şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/5 (Örgüt kapsamında işlenen suçlar), TCK 37/1 (İştirak) ve TCK 254/3 (Etkin Pişmanlık) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. İddianame, şüpheliler Cüneyt Yakut ve Yakup Öner'in ifadelerine, HTS-Baz analiz verilerine ve kapalı kaynak çalışmalarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, şüpheli Seyfet Taştan'a ait Uskumru ve Mürdüm Kebap isimli restoranlardaki imara aykırı ve kaçak yapılara göz yumma karşılığında rüşvet aldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgütün Boğaziçi imar işlerinden sorumlu üyesi Yakup Öner, 2024 yerel seçimleri öncesinde Seyfet Taştan'ı çağırarak, kaçak yapılara işlem yapılmaması karşılığında başlangıçta 10.000 adet 1.000 TL'lik, pazarlık sonucu ise 10.000 adet 500 TL'lik hediye çeki talep etmiştir. Bu talebin ardından Seyfet Taştan'ın, 22 Mart 2024 tarihinde A-101 firmasından 4.583.750 TL değerinde hediye çeki satın aldığı ve bu çekleri İBB'den geldiklerini söyleyen kişilere teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun da iştirak ettiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, gizli tanık 'Zeytin' ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheliler Yakup Öner ve Süleyman Atik'in beyanlarına, şüpheli Seyfet Taştan'ın sunduğu faturaya, ÇŞİDB raporlarına ve HTS-Baz analizlerine dayandırılmaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Yöneticiliği) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheli Ayşegül Kayabay'ın Beşiktaş Kuruçeşme'deki evindeki imara aykırılıklara göz yumulması karşılığında rüşvet alındığı iddia edilmektedir. İddiaya göre Kayabay, tadilat izni alabilmek için avukatı olan şüpheli Süleyman Atik'ten yardım istemiş, Atik ise konuyu örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'e iletmiştir. Fatih Keleş'in para karşılığında izin verileceğini söylemesi üzerine, Kayabay'ın Süleyman Atik aracılığıyla rüşvet verdiği öne sürülmektedir. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Süleyman Atik rüşvete aracılık etmiş, Fatih Keleş'in abisi Zafer Keleş parayı teslim almış ve Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu da sürece iştirak etmiştir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun ise rüşvet alınması için talimat verdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, 2021 yılında gerçekleşen olayda Fatih Keleş tarafından 250.000 TL talep edilmiş, ancak Ayşegül Kayabay'ın 21.01.2021, 01.07.2021 ve 17.09.2021 tarihlerinde yaptığı nakit çekimlerle toplamda 500.000 TL ödediği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu idaresinin güvenilirliğine zarar verdiğini ve TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde Suç İşleme) ve ilgili diğer maddeleri ihlal ettiğini öne sürmektedir. İddianame, temel olarak şüpheli Süleyman Atik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesine, Ayşegül Kayabay'ın beyanlarına, MASAK'tan temin edilen banka hesap hareketlerine ve HTS-Baz analiz verilerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Zeynel Kılıç ve Okan Akkaş'ın Beşiktaş Kuruçeşme'deki Oligark isimli restoranda yaptıkları imara aykırı eklentilere göz yumulması karşılığında, suç örgütüne hediye çeki şeklinde rüşvet verdikleri iddia edilmektedir. İddianamenin temelini oluşturan Gizli Tanık Zeytin'in ifadesine göre, imara aykırı uygulamalar şüpheli Mehmet Çakılcıoğlu'nun talimatıyla yapılmış ve bu süreçteki görüşmeleri şüpheli Ramazan Gültekin yürütmüştür. İddiaya göre, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün kaçak yapıları tespit etmesine rağmen yıkım işlemi yapmaması karşılığında, şüpheli Okan Akkaş'ın şirketi Akkol Hazır Yemek A.Ş. üzerinden A101'den toplam 1.473.278,00 TL değerinde hediye çeki alınmıştır. Bu çeklerin, rüşvet olarak örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e ulaştırılmak üzere Zafer Keleş'e teslim edildiği öne sürülmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporu, işletmedeki çok sayıda kaçak ilaveyi ve ruhsat usulsüzlüklerini belgelemiştir. Savcılık, şüphelilerin inkarlarına rağmen HTS-Baz kayıtlarındaki yoğun birliktelikleri ve hediye çeki faturalarını rüşvet anlaşmasının delili olarak sunmaktadır. Eylemle ilgili olarak Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Zafer Keleş, Zeynel Kılıç, Okan Akkaş ve Elçin Karaoğlu hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Örgüt) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu'nun Boğaziçi öngörünüm bölgesindeki kaçak yapısına göz yumulması karşılığında, aralarında Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un da bulunduğu kamu görevlilerinin rüşvet aldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve onayıyla hareket eden şüpheli Murat Ongun, hakkında yıkım kararı bulunan Palazoğlu'na ait Üsküdar'daki yapının tamamlanmasına izin verilmesini sağlamıştır. Bu usulsüzlüğe karşılık olarak, Palazoğlu'nun, Murat Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun'a ait BYZAG isimli firmadan 200 adet tespih alımı adı altında 600.000 TL'lik bir ödeme yapmaya zorlandığı öne sürülmektedir. Ödemenin, Ongun'un talimatıyla hareket eden şüpheli Emrah Bağdatlı tarafından organize edildiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemi, Palazoğlu'nun irtikap mağduru olduğu yönündeki beyanına rağmen, rüşvet suçu olarak nitelendirmektedir. Soruşturma, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Yakup Öner'in beyanları, Palazoğlu'nun ikrar olarak değerlendirilen ifadesi, şüpheliler arasındaki yoğun HTS-baz trafiği ve banka kayıtlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler, TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Yöneticisinin Sorumluluğu) maddeleri uyarınca suçlanmaktadır.”
“İddianameye göre, Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu'nun Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi'ndeki villasına kaçak kat çıkmasına, İBB yönetimi tarafından medya desteği (yarar sağlama) karşılığında göz yumularak rüşvet suçu işlenmiştir. İddiaya göre şüpheliler arasında örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş, örgüt üyeleri olarak Elçin Karaoğlu ve Yakup Öner ile rüşvet verdiği iddia edilen Cafer Mahiroğlu bulunmaktadır. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Yakup Öner'in ifadesine göre, Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun durumu bildirmesi üzerine Ekrem İmamoğlu, konunun medya sorumlusu Murat Ongun ile değerlendirilmesi talimatını vermiştir. Ongun'un ise "Bize destek veren tek kanal bu, bunun üzerine nasıl gideceğiz" diyerek işleme engel olduğu öne sürülmektedir. Olayın 2023 yılında İstanbul Sarıyer, Kireçburnu'ndaki 495 ada, 1 parselde bulunan villada gerçekleştiği, yapıya 15.08.2022 tarihli tutanakla 297 m² bodrum ve 122,66 m² çatı katı gibi kaçak ilaveler yapıldığının tespit edildiği iddia edilmektedir. Savcılık, medya baskısı üzerine göstermelik bir yıkım yapıldığını ancak daha sonraki usulsüzlüklere göz yumulduğunu ve bu menfaat karşılığında rüşvet suçunun oluştuğunu iddia etmektedir. Savcılık, şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. Soruşturmanın temelini Yakup Öner'in etkin pişmanlık ifadesi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü evrakları, açık kaynak araştırmaları ve HTS-BAZ verileri oluşturmaktadır.”
“İddianameye göre, iş adamı Mehmet Faruk Baştürk'ün, Sarıyer Tarabya'da sahibi olduğu Central Hotel'in imar usulsüzlüklerinin çözülmesi ve hakkında kesilen 17.4 milyon TL'lik para cezası ile yıkım kararının uygulanmaması karşılığında, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütüne 13 milyon TL rüşvet verdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre süreç, Baştürk'ün 15 Ocak 2021'de Malatya'da Ekrem İmamoğlu ile görüşmesiyle başlamıştır. İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Baştürk'ün önce Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, ardından da Yakup Öner ile temas kurduğu öne sürülmektedir. Yakup Öner'in, sosyal yardım adı altında para talep ettiği, pazarlıklar sonucu 13 milyon TL'de anlaşıldığı ve İmamoğlu'nun talimatıyla konunun örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e devredildiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, Fatih Keleş'in görevlendirdiği Süleyman Atik, 13 milyon TL'lik rüşveti 2022-2023 yılları arasında iki veya üç taksitte Baştürk'ten nakit olarak tahsil etmiştir. Bu iddialar, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheliler Yakup Öner ve Süleyman Atik'in ifadelerine, şüpheli Mehmet Faruk Baştürk'ün beyanlarına, HTS-Baz analiz verilerine ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün resmi evraklarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler, TCK 252 kapsamında rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvete aracılık etme suçlarıyla itham edilmektedir.”
“İddianameye göre bu eylem, Sinpaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik'in Üsküdar'daki bir köşkünün ruhsat işlemleri karşılığında, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla şüpheli Yakup Öner aracılığıyla rüşvet talep edilmesi iddiasını konu almaktadır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Avni Çelik'in Üsküdar Paşalimanı'nda bulunan Edip Bey Köşkü'nün iskan ruhsatı başvurusu Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde bekletilmiştir. Bu süreçte, iddiaya göre İmamoğlu'nun danışmanı Yakup Öner, Çelik ile görüşerek ruhsat işlemlerinin ilerlemesi karşılığında, maliyeti yaklaşık 3 milyon Dolar olan Tarabya'daki İtalyan Sefarethanesi'nin yenilenmesini üstlenmelerini talep etmiştir. Müşteki Avni Çelik'in bu talebi reddetmesi üzerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı öne sürülmektedir. Soruşturma, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Yakup Öner'in ve müşteki Avni Çelik'in ifadelerine dayanmaktadır. İddianamede, şüpheliler Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş'in TCK 220/5 delaletiyle TCK 252/2-4 (Rüşvete teşebbüs), şüpheli Elçin Karaoğlu'nun TCK 37/1 uyarınca iştirakten, şüpheli Yakup Öner'in ise TCK 254/3 (Etkin Pişmanlık) maddeleri uyarınca değerlendirilmeleri talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, Adnan Polat'ın Boğaziçi'ndeki evinde yapmak istediği kış bahçesi tadilatı karşılığında, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla rüşvet talep edilmiştir. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan şüpheli Yakup Öner'in ifadesine göre, İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Polat'ın CEO'su Kaan Yücel'e, tadilat iznine karşılık Piyalepaşa'daki vakıflara ait eski bir yapının restorasyonunun üstlenilmesi teklif edilmiştir. Savcılık, bu restorasyonun yaklaşık 500-600 bin dolar maliyetinde olduğunu ve rüşvet talebini gizlemek için bir bahane olarak kullanıldığını iddia etmektedir. İddiaya göre, Polat tarafının tadilattan vazgeçmesi üzerine rüşvet suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır. Soruşturma, bu eylemle ilgili olarak şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Yakup Öner ve Elçin Karaoğlu'nu suçlamaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 252/2-4 (Rüşvete teşebbüs), TCK 220/5 (Örgüt faaliyeti) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. Deliller arasında şüpheli Yakup Öner'in etkin pişmanlık ifadesi, müşteki Kaan Yücel'in beyanları ve HTS-Baz analiz verileri bulunmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, Fiba Grubu'na ait Mehtabiye Köşkü'nün restorasyon projesi ruhsat onayı karşılığında müşteki Murat Özyeğin'den rüşvet talep edilmiştir. İddiaya göre, ruhsat süreci Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde bekletilirken, Murat Özyeğin'in yardım istemek için ulaştığı şüpheli Yakup Öner, örgüt lideri olarak nitelendirilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Özyeğin'e 400.000 dolarlık "ayni yardım" adı altında bir rüşvet talebi iletmiştir. Müşteki Murat Özyeğin'in bu talebi reddettiği, daha sonra bir etkinlikte karşılaştığı Ekrem İmamoğlu'na durumu doğrudan ilettiği ve bunun üzerine İmamoğlu'nun talimatıyla projenin onaylandığı iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını belirtmektedir. Suçlamalar, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Yakup Öner'in ifadesi, müşteki Murat Özyeğin'in beyanları ve HTS kayıtlarına dayandırılmaktadır. Eylemle ilgili olarak Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Elçin Karaoğlu ve Yakup Öner hakkında TCK'nın 252. maddesi uyarınca (teşebbüs halinde rüşvet) işlem yapılması talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'daki hafriyat döküm alanlarını sistematik olarak kontrol altına alarak kamu gelirlerini "SİSTEM" adını verdikleri özel bir yapıya aktarmıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun koordinesinde, İBB iştirakleri İSTAÇ ve İSFALT paravan olarak kullanılmış, fiili operasyonlar ve gelirler Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri tarafından yönetilmiştir. Şemaya göre, Cebeci Maden Sahası gibi ruhsatsız alanlara kaçak döküm yapılmış ve bu faaliyetlerden elde edilen milyarlarca liralık gelir, İBB'nin kasasına girmek yerine örgüte aktarılmıştır. Soruşturma kapsamında, sadece Cebeci bölgesindeki kaçak dökümden yaklaşık 30 milyar TL'nin üzerinde suç geliri elde edildiği ve Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına kaynağı belirsiz 4 milyar TL'den fazla para girdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, toplam 185.877.621 ton kaçak döküm yapılarak yaklaşık 31 milyar TL'lik kamu geliri kaybına ve 80 milyar TL'lik maden rezervi zararına yol açılmıştır. Bu eylemlerle şüpheliler, Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık (TCK 158), Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282) gibi suçlarla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik gibi şüphelilerin ifadeleri ile BDDK, ÇŞİDB ve Vergi Denetim Kurulu raporlarına dayandırmaktadır.”
“İddiaya göre, 2019-2025 yılları arasında İBB ve İSKİ tarafından metro, atık tesisi gibi projeler için 14 farklı yurt dışı borçlanma işlemiyle temin edilen yaklaşık 2 Milyar Euro ve 1.5 Milyar Dolar tutarındaki kredilerin büyük bir kısmı amacı dışında kullanılmıştır. İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, bu devasa fonların yaklaşık 53.5 Milyar TL'lik kısmını ilgili proje yüklenicileri yerine usulsüz bir şekilde İBB iştiraklerine ve oradan da doğrudan teminler/ihaleler yoluyla 'Sistem' adı verilen örgütsel havuza aktarmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Can Akın Çağlar, Emrah Bağdatlı ve diğer örgüt üyelerinin yönettiği reklam ve medya şirketleri (Heymo Etkinlik, Mişel Organizasyon vb.) bu fonlardan aslan payını almış ve örgütün ekonomik faaliyetleri finanse edilmiştir. Şüphelilerin bu yöntemle kamu kurumlarını zarara uğrattıkları ve örgüt lehine kişisel zenginleşme sağladıkları ileri sürülmektedir. Eylem kapsamında şüphelilerin, TCK'nın nitelikli dolandırıcılık hükümlerine (TCK 158/1-e, 158/3) muhalefet ettikleri ve BDDK ile MASAK raporlarının bu finansal ağı kanıtladığı iddia edilmiştir.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetindeki 2000 adet raket ve 400 adet megalight reklam alanının 10 yıl süreyle işletilmesine ilişkin ihale, suç örgütü yöneticilerinin kurgusuyla rekabet engellenerek adrese teslim olarak Kültür A.Ş.'ye bırakılmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Kültür A.Ş.'ye bırakılan ana ihale daha sonra davet usulüyle üç kısma bölünmüş ve bu alt ihaleler Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'un önceden belirlediği Urbanmedia, BVA Reklam ve Panoffect firmalarına verilmiştir. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Ongun, bu firmaların yetkilileri (Hüseyin Köksal, Murat Kapki, Eyüp Subaşı) ile pazarlıklar yapmış ve şartnameye aykırı taleplerine (araç tahsisi, alan büyütme vb.) göz yummuştur. Muhammen bedelin Ankara'daki eski sözleşmeler emsal alınarak 27 Milyon TL eksik hesaplanmasıyla da kamu zararı oluşturulduğu savunulmaktadır. İhaleleri kazanan bu firmaların yüksek kâr marjlarıyla elde ettikleri paraların %60'a varan kısmının, sahte faturalarla aklanarak veya doğrudan nakit çekilerek valizlerle Sistem'e (İmamoğlu İnşaat, Olay TV alımı vb.) aktarıldığı MASAK raporları, tanık beyanları ve firma yetkililerinin (Eyüp Subaşı, Murat Kapki) etkin pişmanlık itiraflarıyla desteklenmektedir. Eylem, ihaleye fesat karıştırma ve kamu kurumunu dolandırıcılık bağlamında TCK 235 ve 158. maddeleri ile ilişkilendirilmiştir.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait 100 adet üst geçit alın yüzeyinin reklam alanı olarak kiralanması ihalesine fesat karıştırarak ve dolandırıcılık yaparak kamu zararına neden olmuştur. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonuyla, ana ihalenin şartları rekabeti engelleyecek şekilde ağırlaştırılarak (yüksek sermaye, ciro vb.) ihalenin sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin yaptığı alt kiralama ihalesinin, örgüt üyeleri Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'ye ait olan BVA Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'ye muvazaalı tekliflerle verildiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihalenin muhammen bedeli, İstanbul piyasası yerine 2011 tarihli bir Ankara ihalesi baz alınarak kasten en az 27.000.000 TL düşük hesaplanmıştır. BVA Reklam'ın bu işten 451 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmesine karşın İBB'nin kasasına sadece 87 milyon TL girdiği, aradaki büyük farkın sahte faturalarla aklanarak örgütün "SİSTEM" olarak adlandırılan yapısına aktarıldığı iddia edilmektedir. Suçlamalar, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerine dayandırılmaktadır. İddia makamı, bu eylemi kanıtlamak için bilirkişi raporları, MASAK raporları ve aralarında Murat Kapki, Selman Narman gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda tanık ve şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait 95 adet üst geçidin reklam alanlarının 26.07.2023 tarihli kiralama ihalesine fesat karıştırarak kamu zararına yol açmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticiler Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatlarıyla, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri (Can Akın Çağlar, Kağan Sürmegöz, Adem Tuncay, Murat Abbas vb.) ihaleyi organize etmiştir. İhaleyi kazanan BVA Reklam'ın yetkilileri Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'nin de örgüt üyesi olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale, rekabeti engelleyici şartlar (40 Milyon TL sermaye şartı gibi) ve belirsiz tanımlarla açılarak sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'nin katılımı sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin, davet usulüyle yaptığı alt kiralama ihalesini, muvazaalı tekliflerle örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen BVA Reklam'a verdiği öne sürülmektedir. İddianameye göre, 26.07.2023 tarihli ana ihalede muhammen bedel, bilirkişi raporuna göre en az 61.466.618,67 TL eksik hesaplanmıştır. BVA Reklam'ın 18 aylık dönemde 1.108.252.527,00 TL ciro elde ettiği, bu gelirin sahte faturalarla nakde çevrilerek "SİSTEM" adı verilen yapı aracılığıyla örgüte aktarıldığı iddia edilmektedir. Bu eylemle ihaleye fesat karıştırıldığı ve en az 61.466.618,67 TL kamu zararı oluşturulduğu iddia edilmektedir. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık) ve örgüt yöneticilerinin TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddiasını bilirkişi raporları, MASAK analizleri, tevdi raporu ve aralarında Murat Kapki'nin etkin pişmanlık beyanlarının da bulunduğu çok sayıda tanık ve şüpheli ifadesine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait ATM kabinleri yan yüzeylerindeki reklam alanlarının işletilmesi ihalesini, suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir şirkete usulsüzce vererek kamuyu zarara uğratmışlardır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un organizasyonunda, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve Adem Tuncay gibi isimler ihaleye fesat karıştırmıştır. Savcılığa göre, 06.03.2024 tarihli ana ihaleye katılımı kısıtlayıcı ağır şartlar konularak ihalenin tek katılımcı olan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş., bu ağır şartları kaldırdığı bir alt kiralama ihalesini "davet usulü" ile düzenlemiş ve ihaleyi, yine Murat Ongun kontrolünde olduğu iddia edilen Reklam İstanbul, Ponte Dijital ve Medya A.Ş. firmalarını davet ederek muvazaalı bir şekilde Reklam İstanbul'a vermiştir. İddianameye göre, ana ihale 10.500.000 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verilirken, Kültür A.Ş. aynı işi alt ihalede 12.240.000 TL'ye Reklam İstanbul'a vermiştir. Bu durumun en az 1.740.000 TL kamu zararına yol açtığı iddia edilmektedir. Savcılık, elde edilen haksız gelirin, örgüt içinde "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. Örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle ceza istenmektedir. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporu ve aralarında Hakan Karaköse, Selman Narman, Adem Tuncay ve Eyüp Subaşı gibi şüpheli ve tanıkların bulunduğu çok sayıda kişinin ifadelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) M6, M7 metro ve T5 tramvay hatlarındaki dijital ekranların işletilmesi ihalesine fesat karıştırılarak kamunun zarara uğratıldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, ana ihale rekabeti engelleyici şartlarla düzenlenerek İBB iştiraki Medya A.Ş.'ye verilmiş, ardından Medya A.Ş. de bu işi davet usulüyle, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu öne sürülen Reklam İstanbul şirketine devretmiştir. Savcılık, bu organizasyonun Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Murat Ongun ve Fatih Keleş tarafından yönetildiğini, ihale komisyonu üyeleri Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve diğerlerinin suça iştirak ettiğini iddia etmektedir. 31 Mart 2021'de yapılan ana ihalenin 1.050.000 TL bedelle Medya A.Ş.'ye, 23 Haziran 2021'deki alt ihalenin ise yıllık 2.000.000 TL bedelle Reklam İstanbul'a verildiği belirtilmektedir. Bu yöntemle en az 2.850.000 TL kamu zararı oluşturulduğu öne sürülmektedir. Savcılık, iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık beyanları ve aralarında Selman Narman, Gökhan Köseoğlu ve Eyüp Subaşı'nın da bulunduğu bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki ifadelerine dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt bağlantılı olarak TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İBB'nin M4, M7, M8 metro ve F4 füniküler hatlarındaki dijital ekranların 3 yıl süreyle işletilmesi ihalesi, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun tarafından organize edilerek kamuyu zarara uğratacak şekilde kurgulanmıştır. İddiaya göre, ana ihalenin fahiş şartlarla sadece İBB iştiraki Medya A.Ş.'de kalması sağlanmış, ardından bu ihale, gayrıresmi olarak Murat Ongun'a ait olduğu öne sürülen Reklam İstanbul firmasına adrese teslim bir alt kiralama ihalesiyle verilmiştir. Bu süreçte Kağan Sürmegöz, Gürkan Akgün gibi İBB yetkililerinin ihaleye fesat karıştırdığı, Mustafa Nihat Sütlaş'ın Reklam İstanbul'un paravan sahibi olduğu, Umut Şenol ve Mehmet Muhittin Palazoğlu gibi isimlerin ise paravan tekliflerle sürece dahil olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihaleye katılımı engellemek için 1 milyon TL sermaye ve 5 milyon TL ciro gibi ağır şartlar konulmuş, ancak alt ihaleyi kazanan 300.000 TL sermayeli Reklam İstanbul'da bu şartlar aranmamıştır. İddianamede, 15.03.2023 tarihli ana ihalenin muhammen bedelinin kasıtlı olarak 2.582.681,19 TL eksik hesaplanarak kamu zararına yol açıldığı belirtilmektedir. Savcılık, bu kurguyla hem rekabetin engellendiğini hem de muhammen bedelin düşük tutulmasıyla kamu zararı oluşturulduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. İddialar, 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları ve Gökhan Köseoğlu, Adem Tuncay, Selman Narman gibi çok sayıda tanık ve şüphelinin ifadelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul'daki M6, M7, M9 metro ve T5 tramvay hatlarındaki dijital ekranların işletilmesi ihalesine fesat karıştırarak ve kamuyu zarara uğratarak İMAMOĞLU suç örgütüne haksız menfaat sağlamıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun süreci yönetmiştir. İBB ve Medya A.Ş. yetkilileri Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Can Akın Çağlar gibi isimlerin ana ihaleyi usulsüz şartlarla Medya A.Ş.'ye verdiği, Medya A.Ş. yetkililerinin ise alt ihaleyi Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu iddia edilen Reklam İstanbul firmasına devrettiği öne sürülmektedir. Savcılığa göre, ana ihaleye katılımı kısıtlayıcı ağır şartlar konularak ihalenin sadece İBB iştiraki Medya A.Ş.'de kalması sağlanmış, ardından Medya A.Ş. bu şartları aramadan düzenlediği bir alt kiralama ihalesiyle işi önceden belirlenmiş olan Reklam İstanbul'a vermiştir. İddianamede, 2 yıl için 11.000.000 TL'ye Medya A.Ş.'ye verilen ihalenin, aynı şirket tarafından 16.000.000 TL'ye Reklam İstanbul'a devredilmesiyle 5.000.000 TL kamu zararı oluşturulduğu ve bu paranın örgüte aktarıldığı iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin zarara uğratıldığını ve elde edilen gelirin suç örgütünün finansmanında kullanıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporları, gizli tanık ifadeleri ve bir kısım şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen parapet tipi reklam üniteleri ihalesine, rekabeti kısıtlayıcı ağır şartlar konularak fesat karıştırılmış ve bu yolla kamu zararına neden olunmuştur. Savcılığın iddiasına göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun liderliğindeki suç örgütü, bu ihaleyi örgüte finansal kaynak sağlamak amacıyla kurgulamıştır. Ana ihaleyi, ağır şartlar nedeniyle tek katılımcı olan İBB iştiraki Kültür A.Ş. 33.000.000 TL bedelle kazanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin, ana ihaledeki ağır şartları taşımayan bir alt kiralama ihalesi düzenlediği ve bu ihaleyi 39.700.000 TL bedelle, gayrı resmi sahibinin örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'a ait Ponte Dijital Reklam firmasının kazandığı öne sürülmektedir. Bu süreçte Sev Açık Hava Reklamcılık gibi firmaların muvazaalı teklifler verdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, bu yöntemle 6.700.000 TL kamu zararı oluşturulmuş ve elde edilen haksız kazanç örgüte aktarılmıştır. Savcılık, suçlamalarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile Hakan Karaköse ve Deniz Dörtyol gibi şüphelilerin para akışını ve organizasyonu detaylandıran ifadelerine dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddiaya göre, şüpheliler İBB'ye ait Şehir Hatları iskelelerindeki reklam alanları ihalesine, katılımı kısıtlayıcı şartlar koyarak ve muhammen bedeli kasıtlı olarak düşük hesaplayarak fesat karıştırmıştır. Savcılık, ihalenin önce İBB iştiraki Medya A.Ş.'nin almasını sağladıklarını, ardından usulsüz bir alt kiralama ile örgüt yöneticisi Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu iddia edilen Reklam İstanbul A.Ş.'ye vererek 201.156.595,84 TL kamu zararına yol açtıklarını iddia etmektedir. İddianameye göre, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun süreci yönetmiştir. İBB yetkilileri Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Can Akın Çağlar ve Gürkan Akgün'ün ana ihaleye fesat karıştırdığı, Medya A.Ş. yetkililerinin ise alt ihalede dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 15.03.2023'teki ana ihaleye katılımı engellemek için orantısız sermaye ve ciro şartları konulmuş, bu sayede ihalenin tek katılımcı olan Medya A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Medya A.Ş., 18.05.2023'te davet usulüyle bir alt kiralama ihalesi düzenlemiş ve bu ihaleyi, diğer firmaların muvazaalı teklifleriyle, Murat Ongun'a ait olduğu iddia edilen Reklam İstanbul firmasına vermiştir. İddianameye göre, bu eylemlerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kasasına girmesi gereken gelirin örgüte aktarıldığı ve toplamda 201.156.595,84 TL kamu zararı oluşturulduğu iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir. Savcılık iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık ve bir kısmı itiraf niteliğinde olduğu belirtilen şüpheli ifadeleri gibi delillere dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bir reklam ihalesi, rekabeti engelleyici şartlar konularak iştiraki olan Kültür A.Ş.'ye adrese teslim edilmiş, ardından bu iş parçalara bölünerek suç örgütüne müzahir olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle verilerek kamu zararına yol açılmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in talimatlarıyla, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri (Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Gürkan Akgün, Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer vb.) ihaleye fesat karıştırmıştır. İddiaya göre, ana ihaleye katılımı imkansızlaştıran mali ve teknik şartlar konularak ihale Kültür A.Ş.'de bırakılmış, bu sayede davet usulüyle alt ihale yapma serbestisi elde edilmiştir. Bu alt ihalelerin, önceden belirlenmiş ve örgüte yakın olan İnova Reklam (İnan Boztaş), Reklam İstanbul (Mustafa Nihat Sütlaş, Uğurhan Atma), Sev Medya (Alper Aydın), 3K Organizasyon (Rauf Cem Istranca) ve Matador İletişim (Kerem Pınar Dal) gibi firmalara verildiği ve bu yolla elde edilen haksız kazancın "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. İddianameye göre, 21.08.2024 tarihli encümen kararıyla yapılan "İstanbul Genelinde 30 Lokasyonda Bulunan Toplam 3.973 m2'lik Parapet, Pano, ve Billboard Tipi Reklam Uygulamalarının 1 Yıl Süreyle İşletmeye Verilmesi İşi" ihalesi, Kültür A.Ş.'ye 32.000.000 TL bedelle verilmiş, sonrasında yapılan alt ihalelerle örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara 24.982.000,00 TL'lik iş paslanarak bu miktarda kamu zararına neden olunmuştur. Rekabetin engellenmesi ve ihalenin adrese teslim edilmesiyle kamunun 24.982.000,00 TL zarara uğratıldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) ve TCK 220 (Suç Örgütü Kurma, Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, HTS kayıtları ve çok sayıda şüpheli ve tanığın itiraf niteliğinde olduğu belirtilen ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 26 lokasyondaki 2.400 m2'lik parapet tipi reklam alanlarının 3 yıl süreyle işletilmesi ihalesine, rekabeti engelleyici şartlar koyarak fesat karıştırmıştır. Eylemin, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonuyla gerçekleştirildiği öne sürülmektedir. İhale sürecinde görevli olan İBB yetkilileri Kağan Sürmegöz, Adem Tuncay, Gürkan Akgün, Cemal Ufuk Karakaya, Can Akın Çağlar ve Ramazan Gülten'in de ihaleye katılımı kasten engelleyerek suça iştirak ettikleri iddia edilmektedir. Savcılığa göre, 08.01.2025 tarihinde yapılan 70.000.000 TL bedelli ihalenin şartnamesine, 20 milyon TL sermaye, 60 milyon TL ciro ve 5 farklı alanda faaliyet gösterme gibi kasıtlı olarak ağır şartlar konulmuştur. Bu durumun, diğer firmaların katılımını engelleyerek ihalenin tek katılımcı olan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalmasını sağladığı iddia edilmektedir. Savcılık, nihai amacın Kültür A.Ş.'nin daha sonra bu işi, kamu ihale kanunundan muaf bir şekilde, davet usulüyle örgüte müzahir firmalara vererek "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya haksız gelir sağlamak olduğunu öne sürmektedir. İddialar, 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile çok sayıda tanık ve şüphelinin Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. üzerinden ihalelerin sistematik olarak nasıl yönlendirildiğine dair genel beyanlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul genelindeki 44 lokasyonda bulunan parapet, pano ve billboard tipi reklam alanlarının işletmeye verilmesi ihalesine fesat karıştırarak ve sonrasında yapılan alt ihalelerle kamuyu zarara uğratarak dolandırıcılık suçu işlemişlerdir. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticiler Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatlarıyla, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer, Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Gürkan Akgün, Ramazan Gülten ve Can Akın Çağlar ihaleyi organize etmiş, İnova Reklam (İnan Boztaş), 3K Organizasyon (Rauf Cem Istıranca) ve Matador İletişim (Kerem Pınar Dal, Serkan Öztürk) gibi firmalar ise usulsüz alt ihaleleri alarak suçun parçası olmuşlardır. İddianameye göre, İBB tarafından düzenlenen ana ihaleye rekabeti engelleyici ağır mali ve teknik şartlar konularak sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'nin katılması sağlanmıştır. Kültür A.Ş. ihaleyi aldıktan sonra, bu ağır şartların hiçbirini aramadan işi kısımlara bölerek davet usulüyle, önceden belirlenmiş ve örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara alt ihale yoluyla vermiştir. İddiaya göre, 2023 yılında gerçekleşen olayda, İBB tarafından yıllık muhammen bedeli 25.000.000 TL olarak belirlenen ana ihale, 26.000.000 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verilmiş; Kültür A.Ş. ise daha sonra toplam 29.417.014,75 TL değerindeki işin 12.601.013,00 TL'lik kısmını usulsüz alt ihalelerle İnova Reklam, 3K Organizasyon ve Matador İletişim firmalarına vermiştir. Savcılığa göre, bu eylemler sonucunda 12.601.013,00 TL tutarında kamu zararı oluşmuştur. Şüpheliler hakkında TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddesi de sevk edilmiştir. İddianame, bu suçlamaları bilirkişi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları ve bazı şüphelilerin ikrar niteliğindeki ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 19 Ekim 2022'de düzenlenen Beylikdüzü-Söğütlüçeşme Metrobüs hattı duraklarındaki 845 adet raket tipi reklam uygulamasının işletilmesi ihalesine fesat karıştırmış ve sonrasında yapılan usulsüz alt kiralama ile kamuyu zarara uğratmıştır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonunda, İBB ve iştiraki Medya A.Ş. bünyesindeki şüpheliler (Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Can Akın Çağlar, Ramazan Gülten vb.) ihaleyi örgütle müzahir firmalara yönlendirmiştir. Savcılığa göre, ana ihalede rekabeti engelleyici ağır mali şartlar konularak ihalenin İBB iştiraki Medya A.Ş.'de kalması sağlanmış, ardından Medya A.Ş. hiçbir yeterlilik kriteri aramadan "davet usulü" ile yaptığı alt kiralama ihalesini, önceden anlaşıldığı iddia edilen ve Hüseyin Köksal'a ait olan Urbanmedia Reklam şirketine vermiştir. Diğer firmaların (İnova Reklam, Adstation Reklam, Core Medya, Reklam İstanbul) muvazaalı yan teklifler verdiği iddia edilmektedir. İddianamede, ana ihalenin muhammen bedelinin asgari 19.326.732,00 TL eksik hesaplandığı ve Urbanmedia'nın sözleşme başlamadan işi fiilen yaparak 8.261.974,00 TL haksız gelir elde ettiği belirtilmektedir. Savcılık, bu usulsüzlükler nedeniyle en az 8.261.974,00 TL kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamaları bilirkişi raporları, MASAK raporları ve çok sayıda tanık ile şüphelinin (Servet Yıldırım, Murat Kapki, Adem Tuncay, Selman Narman vb.) ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) "İstanbul Senin" mobil uygulaması içerisindeki reklam alanlarının işletilmesi ihalesine, rekabeti engelleyecek şekilde fesat karıştırılmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş'in liderliğindeki suç örgütünün planı dahilinde, ihale komisyonu üyesi olan şüpheliler Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Can Akın Çağlar, Ramazan Gülten ve Gürkan Akgün'ün onayıyla, ihaleye katılım kasıtlı olarak sınırlandırılmıştır. İddiaya göre bu, 10.000.000 TL sermaye, ciro ve iş deneyimi gibi ağır mali koşullar getirilerek sağlanmış ve ihaleye sadece İBB iştiraki Medya A.Ş.'nin katılmasına yol açmıştır. 06.03.2024 tarihli ana ihaleyi tek başına kazanan Medya A.Ş., sonrasında düzenlediği alt kiralama ihalesiyle işi Platform İstanbul Teknolojik A.Ş.'ye vermiştir. Savcılığa göre bu yöntem, kamu ihalelerini kontrol ederek örgüte müzahir firmalara haksız kazanç sağlama ve bu gelirleri tekrar örgüte aktarma amacını taşımaktadır. Savcılık, bu eylemin TCK 235. maddesindeki ihaleye fesat karıştırma ve TCK 220. maddesindeki örgüt suçlarını oluşturduğunu iddia etmektedir. İddialar, 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, 25.02.2025 tarihli MASAK raporu ve çok sayıda tanık ile şüphelinin genel beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait 200 lokasyondaki bisiklet park ünitesi ve bisikletlerdeki reklam alanlarının işletilmesi ihalesine fesat karıştırılarak kamu zararına yol açılmıştır. Savcılık, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile yöneticiler Murat Ongun ve Fatih Keleş'in talimatıyla, ihale komisyonu üyeleri Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Can Akın Çağlar ve Ramazan Gülten'in ihaleye fesat karıştırdığını öne sürmektedir. İddiaya göre, ana ihaleye katılım, rekabeti önleyici ağır şartlar (20 milyon TL sermaye, 60 milyon TL ciro vb.) konularak kasıtlı olarak sınırlandırılmış ve ihalenin tek katılımcı olan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin, önceden belirlenmiş ve örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen, İsmail Oygur'a ait Elis Dış Tic. A.Ş.'ye alt kiralama ihalesini usulsüzce verdiği iddia edilmektedir. 10 Mayıs 2023'te 3.100.000 TL'ye Kültür A.Ş.'ye verilen ihalenin, 20 Temmuz 2023'te 4.200.000 TL'ye Elis Dış Tic. A.Ş.'ye devredilmesiyle 1.100.000 TL kamu zararı oluştuğu iddia edilmektedir. Bu eylemle ilgili olarak şüpheliler hakkında İhaleye Fesat Karıştırma (TCK 235) ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 delaletiyle ceza istenmektedir. Savcılık, iddiasını bilirkişi raporları, tanık ve şüpheli beyanları (özellikle Murat Kapki'nin ifadeleri ve tape kayıtları) ve arama el koyma tutanakları gibi delillere dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait 60 adet reklam uygulamalı çiçek satış büfesinin yapımı ve 3 yıl süreyle işletilmesi ihalesine, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla fesat karıştırılarak kamu zararına neden olunmuştur. Savcılığın iddiasına göre, Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş'in yönettiği örgüt, İBB yetkilileri Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Cemal Ufuk Karakaya, Ramazan Gülten ve Can Akın Çağlar aracılığıyla ana ihaleyi usulsüzce Kültür A.Ş.'ye vermiştir. Kültür A.Ş. yetkilileri Doğan Hamit Doğruer, Murat Abbas, Bilal Önver ve Halit Burak Atalan'ın da alt ihaleyi, Cüneyd Okul'un sahibi olduğu Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına yönlendirdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, ana ihalenin şartnamesine rekabeti engelleyici ağır şartlar konularak tek katılımcının İBB iştiraki Kültür A.Ş. olması sağlanmış, ardından Kültür A.Ş. ihaleyi önceden anlaşılan Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına devretmiştir. 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, muhammen bedelin kasıtlı olarak en az 5.315.110,29 TL düşük belirlenmesiyle kamu zararı oluşturulmuştur. Bu kurguyla İBB'nin kasasına girmesi gereken gelirin önemli bir kısmının, örgüte müzahir şirketlere ve dolayısıyla "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını bilirkişi raporu ve şüpheliler Adem Tuncay ile Hakan Karaköse'nin, Cüneyt Okul'un rüşvet olarak kripto para gönderdiğine dair ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler 2020-2024 yılları arasında İBB'ye ait taşınırlardaki dijital bilgi platformlarının %30'luk belediye kontenjanlarının yönetilmesi işine ilişkin yedi adet ihaleye fesat karıştırmıştır. Savcılık, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki ve Murat Ongun ile Fatih Keleş'in yönettiği iddia edilen suç örgütünün, bu ihaleleri sistematik olarak Medya A.Ş.'ye kazandırdığını öne sürmektedir. İddiaya göre bu süreçte Kağan Sürnegöz, Ali Ayçiçek, Turgut Tuncay Önbilgin, Adem Tuncay ve Hakan Karaköse gibi İBB görevlileri de rol almıştır. Savcılığın iddiasına göre, ihalelerin şartnameleri, işin miktarını belirsiz bırakacak ve rekabeti engelleyecek şekilde kasıtlı olarak hazırlanmıştır. Teknik şartnamelere, "en az 10 yıl tecrübeli personel", "en az 300 ekran üzerinden dijital yayıncılık tecrübesi" ve "5.000 saatlik video arşivi" gibi sadece Medya A.Ş.'nin karşılayabileceği nitelikte, adrese teslim hükümler konulduğu iddia edilmektedir. Bu yolla ihaleye katılma yeterliliğine sahip diğer firmaların katılımının engellendiği ve rekabetin ortadan kaldırıldığı belirtilmektedir. Savcılık, iddialarını temel olarak 22.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve örgütün genel işleyişine dair çok sayıda tanık ve şüpheli beyanına dayandırmakta ve şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lider/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmektedir.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından 16.12.2019 tarihinde düzenlenen 2019/570284 İKN'li 'Muhtelif Organizasyonlar İle Tanıtım-Duyuru Çalışmaları Ve Baskılı İşlerin Hizmet Alımı İşi' ihalesine fesat karıştırılmıştır. Savcılığın iddiasına göre, ihale şartnamesi rekabeti engelleyici hükümlerle (farklı nitelikteki işlerin birleştirilmesi, kısmi teklife kapatılması, zorlayıcı benzer iş tanımı) kurgulanarak, ihalenin sadece İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'nin katılımına olanak tanıyacak şekilde düzenlenmiştir. İhaleyi 222.653.507,50 TL bedelle alan Kültür A.Ş.'nin, bu büyük işi 19 parçaya bölerek, Kamu İhale Kanunu'nun istisna maddelerini kötüye kullanmak suretiyle, önceden belirlenmiş 9 alt yükleniciye davet usulüyle usulsüz olarak dağıttığı iddia edilmektedir. Bu alt yükleniciler arasında Genç Popülüst Medya, Hom Prdüksiyon, Saatçi Ajans, Vesa Events ve Antre Tasarım gibi firmaların bulunduğu belirtilmektedir. Bu eylemler neticesinde 106.359.100,00 TL kamu zararına neden olunduğu öne sürülmektedir. İddianameye göre bu organizasyonun başında örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhale sürecinde İBB yetkilisi Mansur Güneş, Kültür A.Ş. yetkilileri Serdal Taşkın ve Doğan Hamit Doğruer ile alt yüklenici firma yetkilileri Eyüp Subaşı, Serdar Haydanlı, Ercan Saatçi, Vedat Şahin ve Kahraman Yeşilyurt'un suça iştirak ettiği iddia edilmektedir. Savcılık, iddialarını 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanları, MASAK raporları ve diğer delillere dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) ile örgüt üyeliği (TCK 220) suçlarından cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İBB'nin 2020 yılındaki "Muhtelif Kültürel Etkinlikler" ihalesine fesat karıştırarak, ihaleyi İBB iştiraki Kültür A.Ş.'nin almasını sağlamış, ardından bu ana ihaleyi parçalara bölerek örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle vererek 18.784.850,00 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi Murat Ongun'un talimatlarıyla, ihale yetkilisi Hülya Muratlı, Kültür A.Ş. yöneticileri Serdal Taşkın ve Doğan Hamit Doğruer ile örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Barış Kılıç ihaleleri organize etmiştir. Alt ihaleleri alan BTG Teknik Tasarım (yetkilisi Yunus Göçer) ve Medyagold Ajans (yetkilisi Mehmet Türkoğlu) firmalarının da bu usulsüzlükte rol aldığı iddia edilmektedir. Savcılığa göre, 06.01.2020 tarihli ana ihalenin şartnamesine, birbiriyle alakasız 350 kalem işin birleştirilmesi ve ihalenin kısmi teklife kapatılması gibi rekabeti engelleyici hükümler eklenmiştir. Bu sayede ihaleye tek teklif Kültür A.Ş.'den gelmiş ve 235.990.281,10 TL bedelle ihale bu şirkette kalmıştır. Sonrasında Kültür A.Ş., bu ana ihaleyi parçalara bölerek, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen BTG Teknik Tasarım ve Medyagold Ajans firmalarına davet usulüyle toplam 18.784.850,00 TL'lik alt ihaleler vermiştir. Savcılık, bu iki firmaya verilen işlerin toplamı olan 18.784.850,00 TL'yi kamu zararı olarak nitelendirmektedir. İddianameye göre, bu yolla elde edilen haksız kazancın, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki "SİSTEM" olarak adlandırılan suç örgütünü finanse etmek için kullanıldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında İhaleye Fesat Karıştırma (TCK 235) ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) suçlarından cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddiasını, çok sayıda tanık ve şüphelinin ifadelerine, bilirkişi raporlarına, MASAK raporlarına ve HTS-Baz verilerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2021 yılı kültürel ve sanatsal etkinlikler hizmet alımı ihalesine (2021/117962 İKN) fesat karıştırılarak ve sonrasında usulsüz alt ihalelerle kamu zararına neden olunmuştur. İddiaya göre, eylemin merkezinde örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhale sürecinde İBB Kültür Dairesi Başkan V. Ceyhun Ünlü'nün, dolandırıcılık suçunda ise Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer, Emrah Bağdatlı, Güldem Şık, Barış Kılıç gibi isimlerin ve alt yüklenici firma yetkilileri Mustafa Nihat Sütlaş, Uğurhan Atma, Kahraman Yeşilyurt ve Mehmet Türkoğlu'nun rolleri olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale, rekabeti engelleyici şartlar eklenerek kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye verilmiş, ardından Kültür A.Ş. bu işi kısımlara bölerek örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Reklam İstanbul, Medyagold Ajans ve Antre Tasarım gibi firmalara usulsüz alt ihalelerle vermiştir. İddianameye göre, 03.05.2021'de yapılan 135.876.512,50 TL bedelli ana ihalenin bir kısmı, örgütle bağlantılı firmalara aktarılarak 23.536.610,00 TL kamu zararı oluşturulmuştur. Savcılık, bu eylemin kamuyu zarara uğratmak ve örgüte finansal kaynak sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini öne sürmektedir. Suçlamalar, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri ile örgüt suçlarına ilişkin TCK 220 maddelerine dayandırılmaktadır. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 yılı kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesini (2023/1318097), rekabeti engelleyecek şekilde düzenleyerek İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye vermiş, ardından bu ihaleyi parçalara bölerek suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle dağıtarak 225.033.125 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Barış Kılıç aracılığıyla ihaleleri organize etmiştir. Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal'ın muvazaalı ihale süreçlerini yürüttüğü, Güldem Şık'ın ise taşeron firmaları yönlendirip sahte faturalarla kamu kaynağını örgüte aktardığı iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale kasıtlı olarak Kültür A.Ş.'ye verildikten sonra, işler 18 parçaya bölünerek davet usulüyle örgüte müzahir firmalara paslanmıştır. Güldem Şık'ın koordinasyonuyla, bu firmaların taşeronları aracılığıyla yapılan işlerin hacmi sahte faturalarla şişirilmiş ve Kültür A.Ş.'den haksız yere para çıkışı sağlanarak bu paralar "SİSTEM" adı verilen yapıya aktarılmıştır. İddianamede, 10.01.2024 tarihli ana ihalenin 934.447.750 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verildiği, sonrasında 346.126.875 TL'lik işin 18 alt ihaleye bölündüğü ve bunun 225.033.125 TL'lik kısmının Adgreat Digital Medya, Creative Media Reklam, Antre Tasarım gibi firmalara verildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu hileli eylemler sonucunda 225.033.125,00 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, suçlamalarını bilirkişi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 31.12.2021 tarihli "Muhtelif Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler" ihalesine fesat karıştırarak ve hileli eylemlerle kamuyu zarara uğratmıştır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç, Güldem Şık, Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal aracılığıyla ihaleyi organize etmiştir. Savcılığa göre, ana ihale şartnamesi rekabeti önleyici hükümlerle kasıtlı olarak Kültür A.Ş.'nin kazanacağı şekilde hazırlanmış, Kültür A.Ş. ihaleyi aldıktan sonra ise işleri kısımlara bölerek örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen OMR Organizasyon, Antre Tasarım ve Medyagold Ajans gibi firmalara davet usulüyle alt ihaleler vermiştir. Bu firmaların da işleri taşeronlara yaptırdığı, ancak sahte ve şişirilmiş faturalarla Kültür A.Ş.'den haksız kazanç elde ettiği ve bu kazancın "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. İddianamede, 2021/770636 kayıt numaralı ana ihalenin bedelinin 217.907.400,00 TL olduğu, bu kapsamda örgüte müzahir olduğu iddia edilen üç firmaya verilen işlerin toplam tutarı olan 53.572.950,00 TL'nin kamu zararı olarak kabul edildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemler nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle cezalandırılmalarını talep etmektedir. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2023 yılı organizasyon ve tanıtım hizmet alımı ihalesine fesat karıştırılarak ve devamında yapılan alt ihalelerde dolandırıcılık yapılarak kamu zararına neden olunmuştur. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, 555.402.000 TL bedelli ana ihalenin rekabeti engelleyici şartlarla doğrudan Kültür A.Ş.'ye verilmesini sağlamıştır. Savcılığın iddiasına göre, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un talimatıyla, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç, Güldem Şık, Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal'ın da aralarında bulunduğu şüpheliler, bu ana ihaleyi paravan olarak kullanarak 403.386.752,50 TL'lik işi, örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle dağıtmıştır. Bu firmalar arasında Antre Tasarım, OMR Organizasyon, KMD Reklam, Adgreat, Medyagold ve Creative Media'nın bulunduğu iddia edilmektedir. İddianameye göre, bu firmalar, Güldem Şık'ın organizasyonuyla, gerçekleştirilmeyen veya değeri şişirilmiş işler için sahte faturalar düzenleyerek Kültür A.Ş.'den haksız kazanç elde etmiş ve bu parayı örgüte aktarmıştır. Bu yolla 296.404.000,00 TL tutarında kamu zararı oluşturulduğu iddia edilmektedir. Savcılık, bu iddialarını bilirkişi raporları, tanık ve şüpheli beyanları ile MASAK raporlarına dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2022/50931 kayıt numaralı "2022 Yılı İstanbul Geneli Muhtelif Organizasyonlar ile Tanıtım-Duyuru Çalışmaları ve Baskılı Materyallerin Temini Hizmet Alımı İşi" ihalesine fesat karıştırarak ve sonrasında usulsüz alt ihalelerle kamuyu zarara uğratmışlardır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun süreci yönetmiştir. İhale komisyonunda yer alan Serap Karay, Taner Çetin ve Mehmet Mandacı ihaleye fesat karıştırmakla; Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, Halit Burak Atalan, Doğan Hamit Doğruer, Erhan Karaal, Barış Kılıç, Emrah Bağdatlı, Özge Bağdatlı, Güldem Şık, Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal gibi isimler ise dolandırıcılık eylemini organize etmekle suçlanmaktadır. İddianameye göre, yaklaşık 219 milyon TL'lik ana ihale, farklı nitelikteki 225 mal ve hizmet alımını birleştirip kısmi teklife kapatılarak rekabet engellenmiş ve ihalenin kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin, bu büyük ihaleyi 14 kısma bölerek, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen 45 Tasarım ve OMR Organizasyon gibi firmalara, 4734 sayılı kanunun 3/g istisna limitlerini aşacak şekilde usulsüzce alt ihale olarak verdiği iddia edilmektedir. İddianamede, 2022/50931 kayıt numaralı ihale sonucunda 45.501.310,05 TL kamu zararı oluştuğu belirtilmektedir. Savcılık, iddiasını bilirkişi raporları, MASAK raporları ve aralarında şüpheli Mete Mağden'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının da bulunduğu çok sayıda tanık ve şüpheli ifadesine dayandırmaktadır. İddianameye göre, şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle ceza istenmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2023 yılı medya ve iletişim hizmetleri alımına ilişkin 2022/1321943 İKN'li ihalesini, hileli yöntemlerle Medya A.Ş.'ye kazandırmış ve ardından bu ihaleyi kısımlara bölerek örgüte müzahir firmalara usulsüz alt ihalelerle vererek 114.218.000 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun süreci yönetmiştir. Medya A.Ş. ve İBB'deki örgüt üyesi olduğu iddia edilen şüpheliler (Fatoş Pınar Türker, Fatoş Ayık, İpek Elif Atayman, Elif Güven, Nazlı Dalar, Mehmet Mandacı, Serap Karay, Taner Çetin) ihaleyi organize etmiş, Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık ise alt ihaleleri ve sahte fatura süreçlerini dizayn etmiştir. İddianameye göre ana ihale, farklı hizmet kalemleri birleştirilerek ve kısmi teklife kapatılarak rekabet engellenmiş ve kasıtlı olarak İBB iştiraki Medya A.Ş.'de bırakılmıştır. Medya A.Ş.'nin daha sonra işi 13 alt ihaleye böldüğü, bu ihalelerden 6'sının, 4734 sayılı kanunun 3/g maddesindeki parasal limitleri aşmamak için usulsüzce kısımlara ayrılarak, davet usulüyle ve önceden belirlenmiş, örgütle bağlantılı firmalara (Sulkar İnşaat, Sedat Gündüz Prodüksiyon, Baraka Yapımcılık, Reklam İstanbul, Medyagold Ajans, D Sinema Destek) verildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu usulsüzlükler neticesinde 114.218.000,00 TL kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamaları bilirkişi raporları, MASAK raporu, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bir kısım şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2022 yılında düzenlenen "Muhtelif Etkinlik ve Organizasyon" ihalesine fesat karıştırılarak ve sonrasında yapılan alt ihalelerle kamunun zarara uğratıldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler arasında örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş, Kültür A.Ş. ve İBB yetkilileri ile örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen firma sahipleri bulunmaktadır. İddiaya göre, ana ihale şartnamesi rekabeti engelleyecek şekilde hazırlanarak ihalenin kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş., işin tamamını, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un talimatıyla Emrah Bağdatlı ve Barış Kılıç tarafından belirlenen ve örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Antre Tasarım, OMR Organizasyon ve Medyagold Ajans gibi firmalara vermiştir. Bu süreçte, işi fiilen yapan taşeronlara sahte ve şişirilmiş faturalar kestirilerek Kültür A.Ş.'nin kasasından haksız kazanç elde edildiği ve bu paranın "SİSTEM" adı verilen yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. Savcılık, 2022/805857 İKN'li ana ihale ve devamındaki alt ihaleler neticesinde toplam 177.610.000,00 TL kamu zararı oluştuğunu öne sürmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık, iddiasını bilirkişi raporları, tanık ve itirafçı beyanları, MASAK raporları ve HTS kayıtları gibi delillere dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, 2024 yılına ait büyük bir organizasyon ve tanıtım ihalesini sistematik olarak manipüle etmiştir. İddiaya göre şüpheliler, 2023/1346092 kayıt numaralı ihaleyi, rekabeti engelleyici şartlar koyarak kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye adrese teslim bir şekilde vermişlerdir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un, üyeler Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Barış Kılıç aracılığıyla bu süreci yönettiği öne sürülmektedir. İhaleyi kazanan Kültür A.Ş.'nin, işleri yasal limitleri aşmak için usulsüzce bölerek ve sahte faturalar kullanarak Antre Tasarım, Creative Media, Adgreat, Syk Roll ve Medyagold Ajans gibi örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara alt ihale yoluyla aktardığı iddia edilmektedir. Savcılık, bu yöntemle 308.095.000,00 TL kamu zararı oluşturulduğunu ve ayrıca Kültür A.Ş.'nin hiçbir iş yapmadan 155.757.962,50 TL haksız kar elde ettiğini iddia etmektedir. İddianamede, bu eylemlerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddeleri kapsamında suç teşkil ettiği ve örgüt lider ve yöneticileri için TCK 220 uyarınca ceza talep edildiği belirtilmektedir. Savcılığın temel dayanağı, 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu ve "SİSTEM" olarak adlandırılan yapının işleyişini detaylandıran çok sayıda tanık ve şüpheli ifadesidir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2021/35251 kayıt numaralı "2021 Yılı İstanbul Geneli Muhtelif Organizasyonlar İle Tanıtım - Duyuru Çalışmaları Ve Baskılı İşler Hizmet Alımı İşi" ihalesini, rekabeti engelleyecek şekilde adrese teslim olarak KÜLTÜR A.Ş.'ye kazandırmış, ardından işi parçalara bölerek örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara usulsüzce dağıtmak suretiyle ihaleye fesat karıştırmış ve kamuyu zarara uğratmıştır. İddiaya göre, eylemin planlanmasında örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş yer almıştır. İhale yetkilisi Mansur Güneş'in ihaleye fesat karıştırma suçuna, aralarında Emrah Bağdatlı, Güldem Şık, Gökhan Köseoğlu ve Murat Abbas'ın da bulunduğu çok sayıda şüphelinin ise dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, 211 farklı kalemden oluşan ve aralarında doğal bağlantı bulunmayan işler tek bir ihalede birleştirilmiş ve ihale kısmi tekliflere kapatılmıştır. Bu durumun, ihaleye KÜLTÜR A.Ş. dışında katılımı engellediği iddia edilmektedir. KÜLTÜR A.Ş.'nin ihaleyi kazandıktan sonra, işi 12 kısma ayırarak ve bazı benzer işleri de yasal limitlerin altında kalmak için ayrıca bölerek, 4734 sayılı kanunun 3/g maddesi uyarınca davet usulüyle önceden belirlenmiş alt yüklenicilere verdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 08.03.2021 tarihinde yapılan 2021/35251 kayıt numaralı ihale sonucunda KÜLTÜR A.Ş. ile 160.580.217,30 TL bedelle sözleşme imzalanmış ve dolandırıcılık suçu kapsamında 36.606.926,00 TL kamu zararı oluşmuştur. Savcılık, şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. Savcılık iddiasını bilirkişi raporu, vergi raporu, MASAK raporu, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bir kısım şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen 2023/1347879 İKN'li "2024 Yılı Muhtelif Video Çekimleri, Film Yapımları, Kitap Ve Dergi Basımları, Medya/Basın Takip Hizmetleri İle Mobil İletişim Araçları Temini Hizmet Alımı İşi" ihalesine fesat karıştırılarak ve hileli yöntemlerle kamu zararına neden olunmuştur. Savcılığın iddiasına göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonunda, İBB iştiraki Medya A.Ş. araç olarak kullanılmıştır. İddiaya göre, ana ihale, rekabeti engelleyici hükümlerle adrese teslim şekilde Medya A.Ş.'ye verilmiş, ardından şirket ihaleyi kısımlara bölerek, önceden belirlenmiş ve örgüte müzahir olan Sedat Gündüz Prodüksiyon, Sulkar İnşaat, İnova Reklam gibi firmalara davet usulüyle alt ihaleler vermiştir. Bu süreçte sahte faturalar ve şişirilmiş maliyetlerle haksız kazanç elde edildiği ve bu kazancın örgütün "SİSTEM" adlı yapısına aktarıldığı iddia edilmektedir. İhale 29.12.2023 tarihinde yapılmış ve Medya A.Ş. tarafından 510.006.750,00 TL bedelle kazanılmıştır. Savcılık, usulsüz alt ihalelerle oluşan toplam 140.257.250,00 TL'yi kamu zararı olarak nitelemiştir. İddialar, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerine dayandırılmakta ve suçlamalar bilirkişi raporları, tanık beyanları ve Fatoş Ayık'ın bilgisayarından elde edildiği iddia edilen Signal yazışmaları gibi delillerle desteklenmektedir.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2023/156970 İKN'li kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesi, suç örgütünün planı dahilinde, rekabeti engelleyecek şekilde düzenlenerek İBB iştiraki KÜLTÜR A.Ş.'ye adrese teslim verilmiştir. Savcılığın iddiasına göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden örgüt yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç ve Güldem Şık aracılığıyla tüm ihale sürecini organize etmiştir. İhale yetkilisi Tolga Volkan Aslan'ın ihaleye fesat karıştırdığı, KÜLTÜR A.Ş. yöneticileri Murat Abbas ve Doğan Hamit Doğruer'in ise dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, ana ihaleyi kazanan KÜLTÜR A.Ş., işi parçalara bölerek davet usulüyle, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Antre Tasarım, Creative Media, OMR Organizasyon gibi firmalara usulsüz alt ihaleler vermiştir. Bu firmaların da işleri daha düşük bedelle taşeronlara yaptırıp, sahte ve şişirilmiş faturalarla KÜLTÜR A.Ş.'den haksız kazanç elde ederek bunu örgüte aktardığı iddia edilmektedir. 20.03.2023 tarihli ana ihalenin bedeli 431.108.825,00 TL olup, örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara verilen alt ihalelerin toplam tutarının 77.976.375,00 TL olduğu belirtilmektedir. Bu hileli eylemler sonucunda 77.976.375,00 TL kamu zararı oluştuğu iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve şüphelinin (Eyüp Subaşı, Gökhan Köseoğlu, Selman Narman, Murat Kapki vb.) itiraf niteliğindeki beyanlarına ve ele geçirilen dijital materyallere dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, 2023/732948 İKN'li "Demokrasi Yüzyılı" kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesi, suç örgütünün planı dahilinde hileli bir şekilde organize edilmiştir. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki örgütün yöneticisi Murat Ongun'un talimatıyla, ana ihale rekabeti engelleyici hükümlerle (kısmi teklife kapatma, farklı işleri birleştirme) doğrudan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye verilmiştir. Ana ihaleyi 553.871.400,00 TL bedelle alan Kültür A.Ş.'nin daha sonra işi kısımlara bölerek, toplamda 252.534.250,00 TL'lik kısmını, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Antre Tasarım, Creative Media, Adgreat, OMR Organizasyon, KMD Reklam ve Medyagold Ajans gibi firmalara davet usulüyle usulsüzce verdiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre bu süreç, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık tarafından koordine edilmiş, sahte faturalarla maliyetler şişirilerek kamu zarara uğratılmış ve elde edilen haksız kazanç "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarılmıştır. Bu eylemlerle şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) suçlarını işledikleri iddia edilmektedir. Soruşturma, bilirkişi raporları, tanık ve şüpheli beyanları ile MASAK verilerine dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İBB'nin 2024 yılı organizasyon ve tanıtım ihalesini (2024/1158959 İKN) hileli yöntemlerle İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye kazandırıp, ardından işi örgüte müzahir firmalara usulsüz alt ihalelerle paylaştırarak 377.355.500 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık aracılığıyla sistemi yönetmiştir. Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve diğer İBB/Kültür A.Ş. yetkilileri (Taner Çetin, Doğan Hamit Doğruer, Gökhan Köseoğlu, Metin Bal) ihaleleri organize ederken, Antre Tasarım (Kahraman Yeşilyurt), Creative Media (Merthan Açil), Adgreat (Tolga Özgen, Seda Bilgin Özcan) gibi firmaların yetkilileri de suçun işlenmesine iştirak etmiştir. Savcılığın iddiasına göre, ana ihale, rekabeti engelleyecek şekilde düzenlenerek tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'ye verilmiştir. Kültür A.Ş. daha sonra işi, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un belirlediği firmalara davet usulüyle alt ihalelerle paylaştırmıştır. Bu firmaların da işleri daha düşük bedellerle taşeronlara yaptırdığı, aradaki farkın sahte veya şişirilmiş faturalarla kamudan tahsil edilerek "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. İddianame, 08.10.2024 tarihli, 2024/1158959 İKN'li ve 516.055.250 TL bedelli ana ihaleyi konu almaktadır. Bu ihale kapsamında Kültür A.Ş.'nin örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara toplamda 377.355.500 TL'lik alt ihale verdiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemle 377.355.500 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) delaletiyle ceza talep edilmektedir. İddianame, temel olarak 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ile şüphelinin (Gökhan Köseoğlu, Vedat Şahin, Murat Kapki vb.) itiraf niteliğindeki beyanlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü'nün 2024 yılındaki "Muhtelif Kültürel & Sanatsal Etkinlikler" ihalesine fesat karıştırılmış ve sonrasında ihaleyi kazanan Kültür A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz alt ihalelerle kamu zararına neden olunarak nitelikli dolandırıcılık suçu işlenmiştir. Savcılık, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un süreci yönettiğini; örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç, Güldem Şık, Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal'ın ihaleleri organize ettiğini iddia etmektedir. İhaleleri alan Antre Tasarım (Kahraman Yeşilyurt), Creative Media (Merthan Açıl), Adgreat (Tolga Özgen, Seda Bilgin Özcan), KMD Reklam (Mehmet Muhittin Palazoğlu, Deniz Dörtyol), Lap Turizm (Serkan Yıldız), Medya Kent (Orçun Muhittin Yılmaz) ve Medyagold Ajans (Mehmet Türkoğlu) gibi firmaların yetkilileri de suçlanmaktadır. İddiaya göre, ana ihale, rekabeti engelleyecek şekilde kurgulanmış, bu sayede ihalenin sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş., işi kısımlara bölerek davet usulüyle, önceden belirlenmiş ve örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara alt ihaleler vermiştir. Bu firmaların da işleri daha alt taşeronlara yaptırdığı ve Güldem Şık'ın organizasyonuyla sahte ve şişirilmiş faturalar düzenlenerek Kültür A.Ş.'den haksız kazanç elde edildiği ve bu paranın örgütün "SİSTEM" adlı yapısına aktarıldığı iddia edilmektedir. İddianamede, 2024/657972 İKN'li, 605.685.575 TL bedelli ana ihalenin 02.09.2024'te Kültür A.Ş. ile imzalandığı belirtilmektedir. Bu ihale kapsamında örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara verilen alt ihalelerin toplam bedelinin 134.814.500,00 TL olduğu ve bu miktarın kamu zararı olarak kabul edildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu hileli eylemlerle 134.814.500,00 TL kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddeleriyle suçlanmaktadır. Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş'in eylemleri TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) kapsamında değerlendirilmektedir. İddianame, delil olarak 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve şüpheli beyanı (bazıları itiraf niteliğinde), HTS kayıtları ve kolluk araştırma tutanaklarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2019/575595 kayıt numaralı "Mobil İletişim Hizmet Alımı İşi" ihalesine fesat karıştırmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatları doğrultusunda, ihale yetkilisi Yavuz Saltık'ın sorumluluğunda ihale, İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'ye adrese teslim şekilde verilmiştir. Savcılığa göre, ihale, kısmi tekliflere kapatılmış ve aralarında doğal bağlantı olmayan poşet çay, kahve, balon gibi mal alımları hizmet alımı ihalesine dahil edilerek işin hacmi kasıtlı olarak yükseltilmiştir. Bu durumun, rekabeti engelleyerek ihaleye katılımı kısıtladığı ve ihalenin tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'de kalmasını sağladığı iddia edilmektedir. İddianamede, 18.12.2019 tarihinde yapılan ve yaklaşık maliyeti 44.891.945,92 TL olan ihaleyi, Kültür A.Ş.'nin 42.970.799,79 TL bedelle tek teklif sahibi olarak kazandığı belirtilmektedir. Savcılık, bu yöntemle rekabetin engellendiğini ve ihaleye katılma yeterliliğine sahip diğer kişilerin ihaleye girmelerinin engellenerek kamu zararına neden olunduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddelerinden ceza talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamaları 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve Kültür A.Ş. eski avukatı Selman Narman'ın beyanları dahil olmak üzere çok sayıda tanık ve şüphelinin, Kültür A.Ş. ihalelerinin örgüt tarafından sistematik olarak nasıl organize edildiğine dair genel ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen 2020/668439 kayıt numaralı "Mobil İletişim Hizmet Alımı İşi" ihalesine, rekabeti engelleyecek şekilde fesat karıştırılmıştır. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatları doğrultusunda, ihale yetkilisi Yavuz Saltık tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmektedir. İddiaya göre ihale, farklı nitelikteki mal ve hizmet alımları birleştirilerek, kısmi teklife kapatılmış ve ihale hacmi kasıtlı olarak yükseltilmiştir. 05.01.2021 tarihinde yapılan ve yaklaşık maliyeti 45.076.385,97 TL olan ihaleye sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş. teklif vermiş ve ihaleyi 45.059.410,20 TL bedelle kazanmıştır. Savcılık, bu yöntemle ihaleye katılma yeterliliğine sahip diğer kişilerin ihaleye girmelerinin engellendiğini, rekabet ortamının sağlanmadığını ve bu durumun kamu zararına yol açtığını iddia etmektedir. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt bağlantılı olanların TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamayı 12.09.2025 tarihli bir bilirkişi raporuna ve şüpheliler Selman Narman ile Naim Erol Özgüner'in ifadelerine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2021/136896 kayıt numarasıyla düzenlenen "Basılı ve Dijital İçeriklerin Üretilmesi ve Yayınlanması İşi" ihalesine, şartnamenin rekabeti engelleyecek şekilde hazırlanması suretiyle fesat karıştırılmıştır. İddiaya göre eylemin arkasında örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhale onay belgesini imzalayan Tuncay Önderoğlu ve Utku Cihan da şüpheliler arasında yer almaktadır. Savcılığa göre, grafik tasarım, organizasyon ve yayıncılık gibi birbirinden farklı hizmet kalemleri tek bir ihalede birleştirilmiş ve ihale kısmi tekliflere kapatılmıştır. Bu durumun, ihale hacmini ve teknik yeterlik kriterlerini yükselterek diğer firmaların katılımını kasıtlı olarak engellediği iddia edilmektedir. 19.04.2021 tarihinde yapılan ve yaklaşık maliyeti 1.851.991,67 TL olan ihaleyi, tek teklif sahibi olan İBB iştiraki Medya A.Ş. 1.698.000,00 TL bedelle kazanmıştır. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesiyle kamu zararı oluşturulduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, temel delil olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile çok sayıda tanık ve şüphelinin, İBB ihalelerinin sistematik olarak belirli firmalara yönlendirildiğine dair genel beyanlarını göstermektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler 2024 yerel seçimleri öncesinde Ekrem İmamoğlu'na finansman sağlamak amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. üzerinden yürütülen Dijital Deneyim Müzesi projesinde kamuyu dolandırmıştır. İddiaya göre, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un organizasyonunda, Kültür A.Ş. yöneticileri Murat Abbas, Erdinç Çolak, Onur Aldı, Doğan Hamit Doğruer ile Barış Kılıç, Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Kahraman Yeşilyurt gibi isimler rol almıştır. Savcılığa göre, normalde "yapım işi" ihalesiyle yapılması gereken müze inşaatı, kanunu dolanmak için "mal alımı" ve "hizmet alımı" olarak ikiye ayrılmış ve ihalesiz olarak, davet usulüyle ve ciro paylaşımı sözleşmesiyle yandaş firmalara verilmiştir. Bu süreçte, inşaat ve elektronik malzemeleri piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlarla alınmış, faturalarda gerekenden fazla miktar gösterilmiş ve aradaki fark haksız kazanç olarak elde edilmiştir. Sayıştay raporuna göre, bu usulsüzlükler sonucunda toplam 86.159.955,54 TL kamu zararı oluşmuştur. Proje, Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 08.01.2024 tarihli kararıyla başlatılmış ve ana yüklenici olarak Cem Çelik'in sahibi olduğu TUCE Turizm ve Yatırım A.Ş. ile anlaşılmıştır. İddianame, bu eylemlerle kamunun 86.1 milyon TL'nin üzerinde zarara uğratıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) ile suçlanmakta, örgüt lideri ve yöneticisi olduğu iddia edilenler için ayrıca TCK 220 maddeleri talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını Sayıştay ve bilirkişi raporlarının yanı sıra, aralarında Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve yüklenici firma sahibi Cem Çelik'in de bulunduğu çok sayıda şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2021 yılındaki "Medya Planlama, Organizasyon, Dijital ve Basılı İçerik Üretimi ve Yayını Hizmet Alımı" ihalesine, ihalenin İBB iştiraki olan Medya A.Ş.'ye adrese teslim verilmesi amacıyla fesat karıştırılmıştır. Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonunda, ihale onay belgesini imzalayan Taner Çetin ve Emre Dündar'ın da katılımıyla eylemin gerçekleştirildiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, ihale, farklı uzmanlıklar gerektiren hizmetlerin tek bir pakette birleştirilmesi ve Kamu İhale Genel Tebliği'ne aykırı olarak kısmi tekliflere kapatılması suretiyle rekabeti engelleyecek şekilde kurgulanmıştır. Bu durumun, ihaleye katılımı kısıtlayarak, ihalenin sadece tek bir teklif veren ve yönetim kurulu başkanı şüpheli Murat Ongun olan İBB iştiraki Medya A.Ş. üzerinde kalmasını sağladığı iddia edilmektedir. İddianame, 2021/266718 kayıt numaralı, 07.06.2021 tarihli ihaleye atıfta bulunmakta; ihalenin yaklaşık maliyeti 8.204.258,33 TL iken, Medya A.Ş. tarafından 7.623.000,00 TL bedelle kazanıldığını belirtmektedir. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesi nedeniyle kamu zararı oluştuğunu iddia etmekte ve şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmektedir. Savcılık iddiasını temel olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve dosya genelinde yer alan çok sayıda tanık ve şüpheli ifadesine dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB yetkilileri ve örgüt yöneticileri, 2022 yılında düzenlenen "Medya Planlama, Organizasyon, Dijital ve Basılı İçerik Üretimi ve Yayını Hizmet Alımı" ihalesine fesat karıştırarak, ihaleyi İBB iştiraki olan Medya A.Ş.'ye usulsüz bir şekilde vermiştir. Şüpheliler arasında örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş ile ihale onay belgesini imzalayan Taner Çetin ve Mehmet Mandacı bulunmaktadır. Savcılık iddiasına göre, ihale, birbiriyle ilgisiz çok sayıda hizmet alımının tek bir pakette birleştirilmesi ve kısmi teklife kapatılması suretiyle rekabete engellenmiştir. İddiaya konu olan ihale, 2022/162571 kayıt numaralı olup 04.04.2022 tarihinde yapılmış ve yaklaşık maliyeti 126.105.350,00 TL olan ihaleyi, tek teklif sahibi olan Medya A.Ş. 114.867.300,00 TL bedelle kazanmıştır. İddianameye göre, rekabet ortamının engellenmesi ve ihalenin adrese teslim olarak Medya A.Ş.'ye verilmesi nedeniyle kamu zararı oluşmuştur. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticisi olduğu iddia edilenler için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ile şüphelinin genel beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2023/229472 kayıt numaralı "Prodüksiyon ve Promosyon Hizmet Alımı İşi" ihalesine fesat karıştırmıştır. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatlarıyla, ihale yetkilisi olduğu iddia edilen Utku Cihan'ın ihaleyi adrese teslim şekilde Medya A.Ş.'ye verdiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, ihale, farklı nitelikteki mal ve hizmet alımları birleştirilerek, kısmi teklife kapatılmış ve ihale hacmi yükseltilmiştir. Bu yolla rekabet koşullarının ortadan kaldırılarak ihaleye katılımın engellendiği ve ihalenin sadece İBB iştiraki olan ve şüpheli Murat Ongun'un yönetim kurulu başkanı olduğu Medya A.Ş.'ye kalmasının sağlandığı iddia edilmektedir. İddianameye göre, 26.04.2023 tarihinde yapılan ihaleyi Medya A.Ş. 3.092.500,00 TL bedelle kazanmış ve sözleşme 02.06.2023 tarihinde imzalanmıştır. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesi ve ihalenin adrese teslim yapılması suretiyle kamu zararı oluşturulduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamayı 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ile şüpheli beyanına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 01.06.2023 tarihli "Basılı Materyaller, Tanıtım Ürünleri, Tanıtım Filmleri Ve Dijital İçeriklerin Üretilmesi İşi" ihalesine fesat karıştırılarak kamu zararına yol açılmıştır. Savcılık, şüpheliler Utku Cihan (ihale yetkilisi), Ekrem İmamoğlu (örgüt lideri olarak), Murat Ongun ve Fatih Keleş'in (örgüt yöneticileri olarak) bu eylemden sorumlu olduğunu iddia etmektedir. İddiaya göre ihale, örgütün plan ve organizasyonu dahilinde, önceden ayarlanarak adrese teslim şekilde Medya A.Ş.'ye verilmiştir. İddianameye göre fesat karıştırma eylemi, 2023/379922 kayıt numaralı ihalenin kasıtlı olarak kısmi teklife kapatılması ve aralarında doğal bir bağlantı olmayan farklı nitelikteki mal ve hizmet alımlarının (film, broşür, boyama kitabı vb.) tek bir ihalede birleştirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemin, rekabeti engellediği ve ihaleye katılımı kısıtladığı öne sürülmektedir. Yaklaşık maliyeti 3.469.100,00 TL olan ihaleyi, tek geçerli teklifi veren Medya A.Ş. 3.070.000,00 TL bedelle kazanmış ve sözleşme 03.07.2023 tarihinde imzalanmıştır. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesiyle kamu zararı oluştuğunu ve şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ve çok sayıda tanık/şüpheli beyanına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 25.07.2023 tarihinde düzenlediği 2023/636805 kayıt numaralı "Muhtelif Turizm & Tanıtım Etkinlikleri..." hizmet alımı ihalesine, rekabeti engelleyecek şekilde fesat karıştırılarak, ihalenin İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'ye adrese teslim verilmesi ve bu yolla kamu zararına neden olunması iddia edilmektedir. Eylemin merkezinde örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş'in bulunduğu, ihale yetkilisi olarak ise Tolga Volkan Aslan'ın sorumlu olduğu belirtilmektedir. Savcılığa göre, ihale, farklı uzmanlık gerektiren mal ve hizmet alımlarının tek bir kalemde birleştirilmesi ve kısmi teklife kapatılması suretiyle kurgulanmıştır. Bu durumun ihaleye katılımı kısıtladığı ve rekabeti engellediği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 25.07.2023 tarihli ihalenin yaklaşık maliyeti 67.207.450,00 TL olup, ihaleye tek teklif veren Kültür A.Ş. 65.547.250,00 TL bedelle ihaleyi kazanmış ve 17.08.2023'te sözleşme imzalanmıştır. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesi ve ihalenin adrese teslim verilmesi nedeniyle kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile çok sayıda tanık ve şüphelinin Kültür A.Ş. ihalelerinin örgütlü bir şekilde yönlendirildiğine dair genel beyanlarına dayandırılmaktadır. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt bağlantısı nedeniyle TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2024/236114 kayıt numaralı "Muhtelif Turizm & Tanıtım Etkinlikleri" hizmet alımı ihalesine, rekabeti engelleyecek şekilde fesat karıştırılmıştır. Eylemin organizasyonunda örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş ile ihale yetkilisi Tolga Volkan Aslan'ın yer aldığı öne sürülmektedir. Savcılığa göre, ihale, farklı uzmanlık gerektiren ve aralarında doğal bağlantı olmayan çok sayıda iş kaleminin birleştirilmesi ve kısmi teklife kapalı tutulması suretiyle kurgulanmıştır. Bu durumun, ihale hacmini yükselterek ve yeterlik kriterlerini ağırlaştırarak ihaleye katılımı kısıtladığı ve rekabeti engellediği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 05.04.2024 tarihinde yapılan ve yaklaşık maliyeti 170.154.725,00 TL olan ihaleye, EKAP'tan 5 istekli doküman indirmesine rağmen sadece 2 şirket teklif vermiş, bunlardan yalnızca İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'nin teklifi geçerli sayılarak ihale 160.871.250,00 TL bedelle bu şirkete verilmiştir. Savcılık, rekabet ortamının engellenmesi ve ihalenin adrese teslim şekilde Kültür A.Ş.'ye verilmesiyle kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgütlü suç kapsamında TCK 220 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, suçlamalarını 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ve Kültür A.Ş. ile Medya A.Ş.'nin örgüt planı dahilinde araç olarak kullanıldığına dair çok sayıda tanık ve şüpheli beyanına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 yılı medya ve tanıtım hizmetleri alımı ihalesine, ihaleyi İBB iştiraki MEDYA A.Ş.'ye adrese teslim vermek amacıyla fesat karıştırmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş, ihale yetkilileri Serap Karay, Mustafa Karaoğlu ve Taner Çetin'i kullanarak bu süreci organize etmiştir. Savcılığa göre, birbirinden farklı uzmanlık gerektiren video çekimi, kitap basımı ve medya takibi gibi hizmetler tek bir ihalede birleştirilmiş ve ihale kısmi tekliflere kapatılmıştır; bu durumun rekabeti engellediği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 2024/1159069 kayıt numaralı ihale 08.10.2024 tarihinde yapılmış ve ihaleye verilen iki tekliften sadece MEDYA A.Ş.'nin teklifi geçerli sayılarak 168.305.500,00 TL bedelle sözleşme imzalanmıştır. Savcılık, bu yöntemle rekabet ortamının ortadan kaldırıldığını, ihalenin adrese teslim MEDYA A.Ş.'ye verilerek kamu zararına yol açıldığını ve elde edilen gelirin "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lider/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamayı 12.09.2025 tarihli bir bilirkişi raporuna ve dosyadaki diğer tanık ve şüpheli beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB'nin 2024/1728736 kayıt numaralı "Kültürel & Sanatsal Etkinlikler" ihalesine fesat karıştırılarak Kültür A.Ş.'ye adrese teslim verildiği, ardından bu ihalenin yasal eşik değerlerin altında kalmak amacıyla usulsüzce kısımlara bölünerek örgüte müzahir firmalara verildiği ve bu yolla 130.362.500,00 TL kamu zararına neden olunduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, bu organizasyonun başında örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhalelerin organizasyonunda Murat Ongun'un talimatıyla hareket eden Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Barış Kılıç'ın kilit rol oynadığı, Kültür A.Ş. yöneticileri Murat Abbas ve Doğan Hamit Doğruer'in de sürece dahil olduğu iddia edilmektedir. İddiaya göre, ana ihale, rekabeti engellemek için kısmi teklife kapatılmış ve farklı iş kalemleri birleştirilerek hacmi büyütülmüştür. Kültür A.Ş. ihaleyi kazandıktan sonra, aynı nitelikteki işleri 4734 sayılı kanunun 3/g maddesindeki istisna limitini aşmamak için bölerek Sky Roll, Mürettebat Event, Medya Kent Hane ve Antre Tasarım gibi önceden belirlenmiş firmalara davet usulüyle vermiştir. Bu firmaların da işleri taşeronlara yaptırıp, Güldem Şık'ın organizasyonuyla şişirilmiş veya sahte faturalarla Kültür A.Ş.'ye fatura ederek aradaki farkı "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktardığı iddia edilmektedir. İddianamede, 10.02.2025 tarihli ana ihalenin 1.585.341.000,00 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verildiği, sonrasında ise toplamda 130.362.500,00 TL tutarındaki alt ihalelerin usulsüzce verildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemlerle şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarını, örgüt lideri ve yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri delaletiyle işlediklerini iddia etmektedir. İddianame, temel olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanlarına, MASAK raporlarına ve HTS kayıtlarına dayanmaktadır.”
“İddiaya göre, İBB'nin 2025 yılı medya hizmetleri alım ihalesine fesat karıştırılarak, ihalenin İBB iştiraki Medya A.Ş.'de kalması sağlanmış, ardından işler usulsüz olarak parçalara bölünerek örgüte müzahir firmalara verilmiş ve bu yolla 204.050.000,00 TL kamu zararına neden olunmuştur. İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu'nun liderliğindeki örgütün yöneticisi Murat Ongun, süreci örgüt üyesi Emrah Bağdatlı ve Medya A.Ş. içerisindeki Fatoş Pınar Türker, Fatoş Ayık, Elif Güven gibi isimler aracılığıyla yönetmiştir. İhaleyi alan firma yetkilileri Deniz Dörtyol, Burak Karakuş ve İnan Boztaş'ın da bu sistem içinde hareket ettiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale, rekabeti engelleyici şartlar (kısmi teklife kapatma, alakasız işleri birleştirme) eklenerek kasıtlı olarak Medya A.Ş.'ye verilmiştir. Medya A.Ş. daha sonra, yasal limitleri aşmamak için işleri parçalara bölerek, davet usulüyle Adplan Yayıncılık, Doğuş Ürün Pazarlama ve İnova Reklam Tanıtımı gibi önceden belirlenmiş firmalara alt ihale olarak vermiştir. İddianameye göre, 13.02.2025 tarihli 2025/3381 kayıt numaralı ana ihale 736.793.800,00 TL bedelle Medya A.Ş.'ye verilmiştir. Sonrasında İnova Reklam'a 77.850.000,00 TL, Doğuş Ürün Pazarlama'ya 64.700.000,00 TL ve Adplan Yayıncılık'a 61.500.000,00 TL'lik alt ihaleler verilmiştir. Savcılık, bu usulsüzlükler sonucu toplam 204.050.000,00 TL kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. İddiaya göre, hileli eylemlerle rekabet ortamı engellenmiş, ihaleler adrese teslim verilmiş ve elde edilen haksız gelirin "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı ileri sürülmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık beyanları, HTS kayıtları, kolluk araştırma tutanakları ve bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 11.03.2024 tarihli ve 2024/312543 kayıt numaralı "Hizmet Tanıtımı ve Kültürel Faaliyetlerin Yerinde Bilgilendirmesi Hizmet Alım İşi" ihalesine fesat karıştırılmıştır. İddiaya göre, ihale şartnamesi, ihalenin İBB iştiraki olan ve suç örgütü tarafından yönetildiği iddia edilen Kültür A.Ş.'de kalmasını sağlamak amacıyla rekabeti engelleyecek şekilde kasten düzenlenmiştir. Suç örgütü lideri olmakla suçlanan Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş'in talimatıyla, ihale yetkilileri Serap Karay, Mehmet Mandacı, Mustafa Karaoğlu ve Taner Çetin'in bu usulsüzlüğü gerçekleştirdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, ihale, kısmi tekliflere kapatılmış, aralarında doğal bir bağlantı olmayan mal ve hizmet alımları birleştirilerek ihale hacmi yükseltilmiştir. Bu durumun, ihaleye katılabilecek firma sayısını azaltarak rekabeti engellediği ve 68.959.949,01 TL bedelle Kültür A.Ş.'nin ihaleyi kazanmasıyla sonuçlandığı öne sürülmektedir. Savcılık, rekabetin engellenmesi nedeniyle işin daha makul bir fiyata yaptırılma imkanının ortadan kalktığını ve bu yolla kamu zararına neden olunduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar, şüpheliler Serap Karay, Mehmet Mandacı, Mustafa Karaoğlu ve Taner Çetin için TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) maddesine, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş için ise TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle TCK 235 maddelerine dayandırılmaktadır. Savcılık, temel delil olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporunu ve Kültür A.Ş. ile Medya A.Ş. ihalelerindeki genel usulsüzlük iddialarını desteklediği öne sürülen çok sayıda tanık ve şüpheli beyanını sunmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait dört sosyal tesisin (Florya, Avcılar Deniz Köşkü, Beykoz Koru, 1453 Çırpıcı) organizasyon hizmetlerinin kiralanması ihalesine, muhammen bedelin kasıtlı olarak düşük belirlenmesi ve rekabeti engelleyici şartlar konulması suretiyle fesat karıştırılmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonunda, ihale yetkilileri Murat Yazıcı, Mansur Güneş, Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Murat Selvi ve Ali Ayçiçek'in katılımıyla suç işlenmiştir. İddiaya göre, 21.05.2021 tarihli ihale öncesinde muhammen bedel, güncel olmayan veriler kullanılarak kasıtlı olarak düşük hesaplanmış ve şartnameye işin konusuyla ilgisiz, ağır mali yeterlilik şartları eklenerek diğer firmaların katılımı engellenmiştir. Bu yöntemle ihalenin, tek istekli olarak katılan ve örgüt yöneticisi Murat Ongun'un kontrolündeki Medya A.Ş.'ye adrese teslim şekilde verildiği öne sürülmektedir. İddianameye göre, bilirkişi raporuyla tespit edilen bu usulsüzlükler neticesinde 3 yıllık toplam 2.952.743,58 TL kamu zararı oluşmuştur. Savcılık, şüphelilerin TCK 235/1 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu, çok sayıda tanık ve şüpheli beyanı ile şüpheli Fatoş Ayık'ın bilgisayarından elde edildiği belirtilen Signal yazışmalarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait Zeytinburnu'ndaki 27.000 m²'lik Topkapı Trakya Garajı Otoparkı'nın depo olarak kiralanması ihalesine fesat karıştırmıştır. İddiaya göre eylem, Ekrem İmamoğlu'nun liderliğindeki suç örgütünün yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in talimatlarıyla, ihale yetkilileri Turgut Tuncay Önbilgin, Gürkan Akgün, Can Akın Çağlar ve Ali Ayçiçek tarafından gerçekleştirilmiştir. Savcılığa göre, ihale şartnamesine katılımı kısıtlayıcı ve rekabeti engelleyici nitelikte (40 milyon TL sermaye, 800 milyon TL ciro gibi) fahiş şartlar konulmuş ve muhammen bedel kasıtlı olarak düşük belirlenmiştir. Bu yöntemle ihalenin İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'ye "adrese teslim" olarak verilmesinin sağlandığı iddia edilmektedir. 02.09.2020 tarihinde yapılan ihaleyi, tek katılımcı olan Kültür A.Ş. aylık 70.000 TL bedelle kazanmıştır. Bilirkişi raporuna dayanan iddiaya göre, muhammen bedelin hatalı tespiti ve rekabetin engellenmesi sonucu 3 yıllık kiralama döneminde 12.339.460,00 TL kamu zararı oluşmuştur. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticilerinin ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, suçlamalarını 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ve Kültür A.Ş. ile Medya A.Ş.'nin örgütün finansmanı için bir araç olarak kullanıldığına dair çok sayıda tanık ve şüpheli beyanına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait Beyoğlu Sütlüce'deki 2.000 metrekarelik bir etkinlik çadırı kiralama ihalesini, muhammen bedeli kasıtlı olarak düşük belirleyip rekabeti engelleyici şartlar koyarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye usulsüzce vermişlerdir. İddiaya göre eylem, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş tarafından organize edilmiş; ihale yetkilileri Kağan Sürmegöz, Buğra Gökçe, Can Akın Çağlar ve Gürkan Akgün tarafından icra edilmiştir. Savcılığa göre, ihale şartnamesine 40 milyon TL sermaye ve 800 milyon TL ciro gibi fahiş ve ihalenin konusuyla orantısız şartlar eklenerek diğer firmaların katılımı engellenmiştir. 13.12.2023'te yapılan ihale, 3 yıl için 1.152.000 TL muhammen bedelle çıkılmış ve tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'ye 1.200.000 TL'ye verilmiştir. Kültür A.Ş.'nin daha sonra alanın sadece 136 m2'lik bir kısmını aylık 75.000 TL'ye kiralaması, savcılık tarafından değerlemenin usulsüzlüğünün bir kanıtı olarak sunulmuştur. Savcılık, bu yöntemle 28.627.440,00 TL kamu zararına yol açıldığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma, Yönetme) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, temel olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve Kültür A.Ş. ile Medya A.Ş. ihalelerindeki genel usulsüzlükleri anlatan çok sayıda tanık ve şüpheli beyanına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB'nin Beykoz Kılıçlı Mahallesi'ndeki Kanlıca Ormanı'nda bulunan 265.963 m²'lik bir alanın ve üzerindeki tesislerin işletme ihalesine, rekabeti engelleyici şartlar konularak fesat karıştırılmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatlarıyla, ihale yetkilileri Buğra Gökçe, Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve Ramazan Gülten ihaleyi organize etmiştir. Savcılığa göre, 26.07.2023 tarihli ihalenin şartnamesine, katılımı kısıtlamak amacıyla "en az 10 yıl ticari faaliyet", "en az 40.000.000 TL sermaye", "son iki yılda 800.000.000 TL ciro" ve "tek sözleşmede 100.000.000 TL iş deneyimi" gibi ağır koşullar eklenmiştir. Bu koşulların, 3 yıllık muhammen bedeli 9.900.000 TL olan bir ihale için orantısız olduğu ve rekabeti engellediği iddia edilmektedir; nitekim ihaleye tek istekli olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş. katılmış ve kazanmıştır. İhale, Beykoz İlçesi, Kılıçlı Mahallesi, 758 parseldeki araziyi kapsamakta olup, Kültür A.Ş. sonrasında bu alanı Sky Film A.Ş.'ye ihale etmiştir. Savcılığa göre, rekabetin engellenmesi ve ihalenin adrese teslim yapılmasıyla kamu zararına yol açılmış, ayrıca Orman İdaresi ile yapılan asıl sözleşmeye aykırı olarak, izin alınmaksızın devir işlemi gerçekleştirilmiştir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt bağlantılı olanlar için TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ve Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas'ın ifadesi gibi delillere dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 21 Şubat 2024 tarihinde Eyüpsultan'daki Feshane binasında bulunan 170 m2'lik bir alanın 'kitap-kafe' olarak kiralanması için düzenlediği ihaleye fesat karıştırılmıştır. Savcılığın iddiasına göre, ihale şartnamesi, ihaleyi sadece İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'nin kazanabileceği şekilde kasıtlı olarak kısıtlayıcı hükümlerle hazırlanmıştır. Şüpheliler arasında ihale yetkilileri Nail Güler, Kağan Sürmegöz, Can Akın Çağlar ve Gürkan Akgün ile suç örgütü lideri ve yöneticileri olmakla suçlanan Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İddiaya göre, 'en az 10 yıl ticari faaliyet', '5 yıl kültürel mekan işletmeciliği' ve 'İstanbul'un her iki yakasında en az 5 lokasyonda satış yapma' gibi şartlar bir arada istenerek diğer firmaların ihaleye katılımı engellenmiştir. İhaleye tek istekli olarak katılan Kültür A.Ş., 195.840 TL muhammen bedelli işi 219.600 TL teklifle kazanmıştır. Savcılık, bu eylemin rekabeti ortadan kaldırarak kamu zararına yol açtığını ve bu durumun, tanık beyanları ve 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuyla desteklendiğini öne sürmektedir. Şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt üyeliği/yöneticiliği suçlamasıyla (TCK 220) cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler, Fatih Yenikapı'daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi'nin 3 yıllık işletme ihalesine, rekabeti engelleyici şartlar koyarak fesat karıştırmış ve ihalenin İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye adrese teslim verilmesini sağlamışlardır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticileri Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatları doğrultusunda, ihale yetkilileri Buğra Gökçe, Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve Ramazan Gülten, ihale şartnamesini usulsüzce hazırlamıştır. Savcılığa göre, 08.03.2023 tarihli ihalenin şartnamesine, yıllık muhammen bedeli 4.8 milyon TL olan bir iş için orantısız şekilde yüksek mali yeterlilikler (70 milyon TL öz kaynak, 35 milyon TL ödenmiş sermaye, 400 milyon TL ciro) ve 5 yıllık mekan işletmeciliği gibi kısıtlayıcı şartlar eklenmiştir. Bu şartların, diğer firmaların ihaleye katılımını kasıtlı olarak engellediği ve ihalenin tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'de kalmasını sağladığı iddia edilmektedir. Savcılık, rekabetin engellenmesi suretiyle ihaleye fesat karıştırıldığını ve işin çok daha makul fiyatlarla başka bir firmaya verilebilme imkanının ortadan kaldırılarak kamu zararına yol açıldığını iddia etmektedir. İddianame, bu eylemle ilgili olarak 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ile şüphelinin genel beyanlarına dayanmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İBB'ye ait Kadıköy Caferağa'daki bir festival alanının 3 yıllık kiralama ihalesine, rekabeti engelleyici şartlar koyarak fesat karıştırmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonunda, ihale yetkilileri Buğra Gökçe, Can Akın Çağlar, Kağan Sürmegöz ve Ramazan Gülten ihaleyi adrese teslim şekilde düzenlemiştir. Savcılığa göre, ihalenin şartnamesine, yıllık kirası sadece 960.000 TL olan bir iş için 40 milyon TL sermaye, 800 milyon TL ciro ve 100 milyon TL iş deneyimi gibi fahiş ve ihaleyle uyumsuz mali yeterlilik ve deneyim koşulları eklenmiştir. Bu koşulların, diğer firmaların ihaleye katılımını kasıtlı olarak engellemek ve ihaleyi İBB iştiraki olan ve örgütün kontrolünde olduğu iddia edilen Kültür A.Ş.'ye vermek için kurgulandığı iddia edilmektedir. İddianameye göre, 31 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ihaleye konu olan yer Kadıköy Caferağa Mahallesi'ndeki toplam 9.098 m²'lik bir etkinlik alanıdır ve ihaleye tek istekli olarak Kültür A.Ş. katılarak 3.001.905 TL (3 yıllık) bedelle kazanmıştır. Savcılık, bu eylemin rekabeti ortadan kaldırarak kamu zararına yol açtığını ve ihaleye fesat karıştırıldığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticileri hakkında TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ve çok sayıda tanık ile şüphelinin benzer usulsüzlükleri anlatan ifadelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Bağcılar, Ümraniye ve Şişli ilçelerindeki üç ayrı taşınmazının kitap-kafe olarak 3 yıl süreyle kiralanması ihalesine, rekabeti engelleyecek ve ihaleyi İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye yönlendirecek şekilde şartname hazırlayarak fesat karıştırılmıştır. İddianamede, ihale yetkilisi konumundaki şüpheliler Kağan Sürmegöz, Buğra Gökçe, Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün ve Ramazan Gülten'in eylemi gerçekleştirdiği, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş'in ise talimat vererek suça iştirak ettiği öne sürülmektedir. İddiaya göre fesat karıştırma eylemi, 13.12.2023 tarihli ihale için hazırlanan şartnameye 'en az 10 yıl ticari faaliyet', 'en az 40.000.000 TL sermaye', 'son iki yılda 800.000.000 TL ciro' gibi ağır ve katılımı kısıtlayıcı koşullar eklenerek gerçekleştirilmiştir. İhale konusu; Bağcılar'da 39 m², Ümraniye'de 116 m² ve Şişli'de 172 m² olmak üzere toplam 327 m²'lik üç taşınmaz olup, ihaleyi tek katılımcı olan Kültür A.Ş. 1.401.903,00 TL bedelle kazanmıştır. Savcılık, bu eylemle kamunun daha avantajlı bir tekliften mahrum bırakıldığını ve ihaleye fesat karıştırıldığını iddia etmektedir. İddialar, 12.09.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ve şüphelinin, Kültür A.Ş. ihalelerinin sistematik olarak adrese teslim yapıldığına dair genel beyanlarına dayandırılmaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 235/1, 235/2.a-1, b (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 delaletiyle aynı suçlardan cezalandırılmasını talep etmektedir.”
“İddianameye göre, çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi olduğu iddia edilen şüpheli Murat Ongun, eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun adına kurulan BYZAG Sanat Tasarım isimli şirket üzerinden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) iş almak isteyen firmalardan rüşvet almıştır. İddiaya göre, şüpheli Emrah Bağdatlı ve Çiğdem Nasuhbeyoğlu gibi aracılar, reklam ve organizasyon firmalarına, İBB ihalelerinde yer alabilmeleri için BYZAG firmasına ödeme yapmaları gerektiğini iletmiştir. Savcılığın iddiasına göre bu sistem, firmaları baskı altına alarak karşılıksız faturalar karşılığında ödeme yapmaya zorlamıştır. İddianamede, 2024 yılı içinde çeşitli tarihlerde Mürettebat Event Medya, KMD Reklam, ED İletişim, SYK Roll Organizasyon, LAP Turizm, Aslım Reklam ve Aktif Spor İnşaat gibi firmalardan BYZAG şirketinin hesabına toplam 1.455.994,00 TL rüşvet aktarıldığı belirtilmektedir. Bu eylemlerle kamunun zarara uğratıldığı ve suç örgütüne haksız menfaat sağlandığı öne sürülmektedir. Savcılık, şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet Alma/Verme/Aracılık Etme) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmektedir. İddialar, rüşvet verdiği iddia edilen bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına, tanık ifadelerine, MASAK raporlarına ve banka hesap hareketlerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait veya üçüncü kişilere ait açık hava reklam mecralarını ihalesiz bir şekilde ve yönetmeliklere aykırı olarak yandaş şirketlere tahsis etmiştir. Savcılık, bu usulsüz kullanımın, normalde yapılması gereken ihaleler yerine, çok daha düşük bedelli "ecrimisil" (işgal tazminatı) tahsilatı ile gizlendiğini ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını iddia etmektedir. Şüpheli Murat Ongun'un organizasyonuyla yürütüldüğü iddia edilen sistemde, İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'nin, reklam şirketlerinden "tasarım bedeli" gibi gerçek dışı hizmetler için muvazaalı sözleşmelerle para topladığı ve bu paraların bir kısmının Genç Popülist Medya gibi şirketlere aktarılarak örgüte fon sağlandığı öne sürülmektedir. İddianame, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan 16.08.2024 tarihli ve 166-2 sayılı Tevdi Raporu'na atıfta bulunarak, bu yöntemle toplam 260.755.555,00 TL + KDV kamu zararı oluştuğunu belirtmektedir. Eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Can Akın Çağlar, Buğra Gökçe gibi çok sayıda üst düzey İBB yöneticisi ile aralarında Kaan Ketenci, Rauf Cem Istranca ve Eyüp Subaşı'nın da bulunduğu şirket yetkilileri şüpheli olarak yer almaktadır. Savcılık, iddialarını Mülkiye Teftiş Kurulu raporu, itiraf niteliğindeki şüpheli ifadeleri ve tanık beyanlarına dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kentsel Tasarım Müdürlüğü'ne reklam izni için başvuran şirketler, rüşvet vermek amacıyla İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'ye yönlendirilmiştir. İddiaya göre bu şema, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un organizasyonuyla yürütülmüştür. Şirketler, 'grafik tasarım' veya 'drone çekimi' gibi gerçekte verilmeyen hizmetler için bu iştiraklerle muvazaalı sözleşmeler imzalamaya ve faturaları ödemeye zorlanmıştır. Bu yolla toplanan paraların, suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen Eyüp Subaşı'nın sahibi olduğu Genç Popülist Medya şirketine aktarılarak aklandığı iddia edilmektedir. Şüpheli Eyüp Subaşı'nın etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesine göre, nakde çevrilen bu paraları elden örgüt yöneticisi Fatih Keleş ve örgüt üyesi Serdal Taşkın'a teslim etmiştir. İddianamede, 2019-2025 yılları arasında bu yöntemle 23.946.025 TL toplandığı ve bunun 9.278.163,79 TL'sinin aklama amacıyla Genç Popülist Medya'ya aktarıldığı belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemlerin TCK 252 (Rüşvet Alma/Verme) ve TCK 282 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) suçlarını oluşturduğunu ve örgütlü işlendiğini (TCK 220) iddia etmektedir. Soruşturma, Mülkiye Müfettişliği raporları, MASAK analizleri, banka kayıtları ve çok sayıda şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, bu eylemde Ekrem İmamoğlu liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün hiyerarşisi içinde bulunmayan bazı şüphelilerin, örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıkları iddia edilmektedir. İddiaya göre, İBB ve iştiraklerinden usulsüz ihalelerle elde edilen haksız gelirler, sahte fatura ağları kullanılarak nakde çevrilmiş ve hem örgütün 'sistem' olarak adlandırılan fonuna aktarılmış hem de şahsi zenginleşme için kullanılmıştır. Bu kapsamda, Murat Kapki ve Hüseyin Köksal'ın BVA Reklam şirketi, Eyüp Subaşı'nın Panoffect ve Genç Popülist şirketleri gibi yapıların merkezinde olduğu, Ahmet Çiçek, Hasan Özsoy ve Kabil Taşçı gibi şüphelilerin komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek bu sisteme dahil oldukları öne sürülmektedir. MASAK raporlarına göre, BVA Reklam'dan Hüseyin Köksal'a yaklaşık 130 milyon TL aktarıldığı ve bu paranın 50 milyon TL'sinin bir mülk alımı yoluyla İmamoğlu İnşaat'a transfer edildiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Serdal Taşkın ve Emrah Bağdatlı'nın, Serdar Haydanlı ve Vedat Şahin gibi taşeronları, hak edişlerini alabilmeleri için sahte fatura düzenlemeye veya almaya zorladıkları da iddialar arasındadır. Savcılık, bu eylemlerin TCK 220/7 (Suç örgütüne yardım etme) ve TCK 282 (Aklama) maddeleri kapsamına girdiğini belirtmektedir. Soruşturma, şüphelilerin itiraf niteliğindeki ifadeleri, MASAK raporları, banka kayıtları ve HTS verileri gibi delillere dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB ihalelerinden usulsüzce elde edilen suç gelirleri, şüpheli Hüseyin Köksal'a ait şirketler üzerinden Ekrem İmamoğlu'nun aile şirketi olan İmamoğlu İnşaat'tan bir villa satın alınarak aklanmıştır. Savcılığa göre, şüpheliler Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'nin ortağı olduğu BVA Reklam, usulsüz ihalelerden büyük kârlar elde etmiştir. İddianameye göre Hüseyin Köksal, bu kârdan payına düşen parayı kendi şirketi Carsal Reklamcılık'a aktarmış ve bu parayla İmamoğlu İnşaat'tan villa satın almıştır. Bu eylemde Ekrem İmamoğlu nihai yararlanıcı, Tuncay Yılmaz ise İmamoğlu İnşaat yetkilisi olarak suçlanmaktadır. Aklama sürecinin üç aşamada gerçekleştiği iddia edilmektedir: suç gelirinin BVA Reklam hesaplarına girmesi (yerleştirme), paranın Hüseyin Köksal ve Carsal Reklamcılık hesapları arasında transfer edilmesi (katmanlama) ve son olarak İmamoğlu İnşaat'tan 50 milyon TL'lik bir villa alımıyla paranın yasal bir varlığa dönüştürülmesi (bütünleştirme). İddiaya göre, 2024 yılı içinde BVA Reklam'dan Hüseyin Köksal'a toplam 129.318.618 TL aktarılmıştır. Bu paranın 50.000.000 TL'si, 12.12.2024 tarihinde, Köksal'ın şirketi Carsal Reklamcılık tarafından, İmamoğlu İnşaat'a ait Beylikdüzü, Gürpınar Mahallesi, 1056 ada, 8 parseldeki "Inmari Prime" projesinden bir villa almak için kullanılmıştır. Savcılık, bu eylemin öncül suçlar olan ihaleye fesat karıştırma ve kamu zararına dolandırıcılıktan elde edilen gelirlerin aklanması olduğunu ve suç gelirlerinin kaynağının gizlenerek meşrulaştırıldığını iddia etmektedir. Şüphelilerin TCK 282/1-4-5 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, temel olarak 04.06.2025 tarihli MASAK raporuna, şüpheli ifadelerine ve banka kayıtlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi Tamer Gümüş'ün, şirket ihalelerini kazanmak ve birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla suç örgütü üyelerine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre rüşvet talepleri, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat tarafından yapılmış ve toplanan menfaatlerin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına, örgüt yöneticileri Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in bilgisi ve talimatı doğrultusunda "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı öne sürülmektedir. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın ise tüm süreci organize ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre Ümit Polat, 2024 seçimleri için "yukarıdan" para baskısı olduğunu belirterek Tamer Gümüş'ü tehdit etmiş ve ticari faaliyetlerinin devamı karşılığında menfaat talep etmiştir. İddianamede, Tamer Gümüş'ün bu talepler doğrultusunda Ümit Polat'a Kavacık'taki ofisinde 30.000 Euro nakit para, toplam 2.278.000 TL değerinde Boyner ve A101 hediye kartları verdiği ve Polat'ın eşi Ümran Polat adına Türk Hava Yolları'ndan Elit üyelik temin ettiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemlerle kamunun zarara uğratıldığını ve elde edilen rüşvet gelirlerinin suç örgütünün seçim faaliyetlerini finanse etmek için kullanıldığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında Rüşvet (TCK 252) ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma/Yönetme/Üye Olma (TCK 220) suçlarından cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddialar, şüpheli Tamer Gümüş'ün ikrar içeren ve etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen beyanlarına, gizli tanık ifadelerine, HTS kayıtlarına, MASAK raporlarına ve ilgili şirketlerden gelen cevabi yazılara dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'den ihale alan DY Grup ve Menkulsa İnşaat firmalarının sahipleri olan şüpheliler Dinçer Kantar, Yücel Mengir ve Ali İhsan Mengir'den, aldıkları ihaleler ve alacaklarının ödenmesi karşılığında sistematik olarak rüşvet alınmıştır. İddiaya göre rüşvet talepleri, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve Satın Alma Müdürü Ümit Polat tarafından, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Ertan Yıldız adına yapılmıştır. Savcılığa göre şüpheliler Hüsnü Yüksel Tunar, Murat Or ve Fatih Yağcı'nın ise rüşvet paralarının toplanması ve teslimatında aracılık ettiği iddia edilmektedir. Rüşvetin, nakit para, Boyner hediye kartları ve hatta bir ihalenin teklif fiyatını yapay olarak yükseltip aradaki farkı talep etme gibi yöntemlerle alındığı öne sürülmektedir. İddianameye göre, Aralık 2023 ile Mart 2025 arasında, toplamda 12.229.350,00 TL tutarında rüşvet verilmiştir; bu tutarın içinde 100.000 TL ve 200.000 TL'lik Boyner kartları, 10.000 USD ve 2.000 USD nakit ödemeler, 6.000.000 TL'ye tekabül eden 183.760 USD ve 2.500.000 TL'lik bir çekin ciro edilmesi gibi işlemler bulunmaktadır. Savcılık, bu eylemlerle kamunun zarara uğratıldığını ve İMAMOĞLU suç örgütü olarak adlandırılan yapıya haksız menfaat sağlandığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında Rüşvet (TCK 252), Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma/Yönetme (TCK 220) ve zincirleme suç (TCK 43) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, temel olarak şüpheliler Dinçer Kantar, Yücel Mengir ve Ali İhsan Mengir'in etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ve diğer delillerle (MASAK raporları, HTS kayıtları, banka dekontları, ciro edilmiş çek) desteklendiği iddia edilen ikrar içeren beyanlarına dayanmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve diğer örgüt üyeleri, şirketin tedarikçisi olan şüpheli Kadir Gümüş'ten, birikmiş alacaklarının ödenmesi ve gelecekteki ihaleleri kazanması karşılığında rüşvet talep etmiş ve almıştır. İddiaya göre, şüpheli Ali Sukas rüşveti talep etmiş, şüpheli Hüsnü Yüksel Tunar paraları toplamış, Büyükçamlıca Fidancılık sahibi şüpheli Kadir Gümüş ise toplamda 37.500 ABD Doları rüşveti ödemiştir. Savcılık, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nu rüşvet alan, Ertan Yıldız, Fatih Keleş ve Ümit Polat'ı ise suça aracılık eden olarak suçlamaktadır. İddianameye göre Ali Sukas, alacakları biriken Kadir Gümüş'e ödemelerinin yapılması için 37.500 Dolar ödemesi gerektiğini söylemiş ve parayı Hüsnü Yüksel Tunar'a teslim etmesini istemiştir. Kadir Gümüş'ün, 2024 yılı içinde üç ayrı seferde (13.000, 10.000 ve 12.500 Dolar) parayı kapalı zarf içinde Tunar'ın Üsküdar Bulgurlu'daki ofisinde elden teslim ettiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu iştiraki olan Ağaç A.Ş.'nin bir gelir kapısı olarak kullanılması suretiyle kamu zararına yol açtığını ve İMAMOĞLU suç örgütüne finansman sağladığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, şüpheli Kadir Gümüş'ün ikrar içeren beyanlarına, bu beyanları doğruladığı iddia edilen MASAK raporlarına, HTS-baz kayıtlarına, diğer şüpheli ve gizli tanık ifadelerine dayanmaktadır. Kadir Gümüş'ün parayı zorla ödediği savunması savcılıkça reddedilmiş, ancak beyanları nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri talep edilmiştir.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi olan şüpheli Ensar Güney, şirketten olan alacaklarını tahsil edebilmek ve iş almaya devam edebilmek amacıyla İBB iştiraki Ağaç A.Ş. yöneticilerine rüşvet vermiştir. Suçlamanın merkezinde, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu adına hareket ederek rüşvet talep ve temin etmeleri yer almaktadır. İddiaya göre Ümit Polat, 2024 yılı Eylül ayında Ensar Güney'in Yalova'daki iş yerine giderek, yaptığı 100.000.000 TL'lik iş karşılığında %10 oranında para talep etmiştir. Bunun üzerine Ensar Güney'in, 09.09.2024'te 35.000 Euro ve 11.02.2025'te 15.000 USD olmak üzere toplamda yaklaşık 50.000 USD'yi elden doğrudan Ali Sukas'a teslim ettiği öne sürülmektedir. Ayrıca, Ümit Polat'ın talebiyle Ensar Güney'in firması tarafından Boyner'den toplam 352.250 TL değerinde hediye kartı alınarak teslim edildiği de iddialar arasındadır. Savcılık, bu eylemin örgüt yöneticileri Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in iştirakiyle gerçekleştiğini ve rüşvet, zincirleme suç ve suç örgütü üyeliği suçlarını oluşturduğunu iddia etmektedir. Soruşturma, şüpheli Ensar Güney'in etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanları, bu beyanları desteklediği öne sürülen HTS-Baz kayıtları, MASAK raporları ve diğer tanık ifadelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi ve Durusu Fidancılık'ın sahibi Savaş Bayraktar'ın, birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek ve gelecekte iş almaya devam edebilmek amacıyla İBB iştiraki Ağaç A.Ş. yetkililerine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ana aktörler olarak, rüşveti verdiği iddia edilen Savaş Bayraktar, rüşveti talep edip teslim aldığı iddia edilen Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ve rüşvet sistemini yönettiği iddia edilen Genel Müdür Ali Sukas gösterilmektedir. İddiaya göre Ümit Polat, 2024 Mart ayında Bayraktar'dan seçimleri bahane ederek 90.000 ABD Doları talep etmiş, Bayraktar'ın hesabına 29 Mart 2024'te 4.000.000 TL yatırıldıktan sonra, seçim sonrası Nisan ayında Bayraktar'ın 500.000 TL'yi bir poşet içinde Polat'ın ofisine teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin İMAMOĞLU suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticileri Fatih Keleş ile Ertan Yıldız'ın bilgisi ve iştirakiyle, örgütün "SİSTEM" adlı yapısını finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, Savaş Bayraktar'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanları, MASAK raporları, HTS-Baz kayıtları ve diğer tanık ifadelerine dayandırılmaktadır. İddianamede, Bayraktar hakkında rüşvet verme suçundan TCK 252/1 ve etkin pişmanlık hükümlerince TCK 254/2, diğer şüpheliler hakkında ise rüşvet alma ve örgüte üyelik/yöneticilik suçlarından TCK 252/2-5 ve TCK 220 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'den alacaklarını tahsil etmek ve yeni ihaleler alabilmek amacıyla, İstanbul Botanik firmasının sahibi şüpheli Bünyamin Durukan'ın, şüpheli Ümit Polat'a rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılık, şüpheli Bünyamin Durukan'ı rüşvet vermekle, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü şüpheli Ümit Polat'ı ise şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü adına rüşvet talep edip almakla suçlamaktadır. İddianamede, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nun rüşvet alan, Ertan Yıldız, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın ise suça aracılık eden olarak cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddiaya göre, 2024 yerel seçimleri öncesinde alacakları biriken Durukan'a, Ümit Polat tarafından ödemelerin hızlandırılması karşılığında 30.000 Dolar rüşvet talep edilmiştir. Durukan'ın şirketine 29 Mart 2024'te 1.500.000 TL'lik bir ödeme yapıldıktan sonra, Durukan'ın Nisan 2024'te Ümit Polat'a ofisinde 15.000 Dolar teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin İMAMOĞLU suç örgütü içerisinde kurulan "SİSTEM" isimli yapıyı finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmekle birlikte, iddialar şüpheli Bünyamin Durukan'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanlarına, MASAK raporlarına ve HTS-Baz kayıtlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'nin tedarikçisi olan Çağlayan Tarım Ürünleri firmasının sahibi şüpheli Aleaddin Vardar'dan, birikmiş alacaklarının ödenmesi karşılığında ve daha fazla iş alabilmesi amacıyla rüşvet alınmıştır. Şüpheli Aleaddin Vardar'ın rüşvet veren, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun ise rüşvet alan olduğu iddia edilmektedir. Şüpheliler Ali Sukas (Ağaç A.Ş. Genel Müdürü) ve Ümit Polat'ın (Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü) rüşveti talep edip teslim alarak, şüpheliler Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in ise örgüt yöneticisi sıfatıyla suça iştirak ettikleri iddia edilmektedir. İddiaya göre Ali Sukas, birikmiş alacağı olan Vardar'dan 2024 yerel seçimlerine destek için para talep etmiş, Vardar'ın nakit ödeme şartı sonrası hesabına ödemeler yapılmıştır. Bunun üzerine Vardar'ın, Ümit Polat'a 30.000 USD ve Ali Sukas'a 10.000 USD olmak üzere toplam 40.000 USD nakit rüşvet verdiği öne sürülmektedir. Ayrıca, çeşitli tarihlerde Boyner, Lacoste ve A101'den alınan toplam 1.322.000 TL değerinde hediye çekinin de rüşvet olarak verildiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri kapsamına girdiğini belirtmektedir. İddialar, şüpheli Aleaddin Vardar'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanlarına, MASAK raporlarına, HTS-Baz kayıtlarına, diğer şüpheli ve tanık ifadelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi Baydemir Çiçekçilik'in sahibi Fikret Baydemir, şirketin birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek ve yeni ihaleler alabilmek amacıyla rüşvet vermiştir. İddiaya göre, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas rüşveti talep etmiş, özel kalemi Murat Or rüşveti teslim almış ve bu eylem, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Ertan Yıldız ve Fatih Keleş adına gerçekleştirilmiştir. Savcılığın iddiasına göre, Fikret Baydemir'in Ağaç A.Ş.'de biriken 7 milyon TL'lik alacağı üzerine Ali Sukas, ödeme yapma karşılığında 1 milyon TL talep etmiştir. Anlaşma sonrası 9 Şubat 2024'te Baydemir'in şirketine 3 milyon TL ödeme yapılmış, bunun üzerine Baydemir 16 Şubat 2024'te 15.000 USD (yaklaşık 480.000 TL) tutarındaki rüşveti Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or'a teslim etmiştir. Savcılık, bu eylemin Baydemir Çiçekçilik'in 2019-2025 yılları arasında aldığı 61 adet yüksek bedelli ihalenin devamını sağlamak amacıyla sistematik bir hal aldığını öne sürmektedir. İddianame, Fikret Baydemir'in etkin pişmanlık kapsamındaki ve Murat Or'un tevilli ikrar içeren beyanlarını, para transferini ve buluşmayı doğrulayan MASAK raporu ile HTS-Baz kayıtlarını delil olarak göstermektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş. tedarikçilerinden Aden Süs Bitkileri sahibi şüpheli Adem Yavuz'dan, usulsüz işler ve devam eden ihaleler karşılığında rüşvet alınmıştır. Savcılığın iddiasına göre, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat, 2022 yılı sonunda Adem Yavuz'dan 2023 seçimlerini finanse etmek amacıyla 500.000 TL talep etmiştir. Bu paranın Yavuz'un şirket hesabına Ağaç A.Ş. tarafından aktarıldığı, ardından Yavuz'un parayı çekip Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın talimatıyla dolara çevirerek (yaklaşık 22.000 USD) özel kalem müdürü Murat Or'a teslim ettiği öne sürülmektedir. İddianamede ayrıca, Yavuz'un yine Ümit Polat'ın talebiyle A101 ve Boyner'den toplam 123.500 TL değerinde hediye kartı alarak teslim ettiği de belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticileri Fatih Keleş ile Ertan Yıldız'ın bilgisi ve iştirakiyle, örgütün "SİSTEM" adlı yapısını finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, şüpheli Adem Yavuz'un etkin pişmanlık kapsamındaki ikrarına, diğer şüphelilerin beyanlarına, MASAK raporlarına ve HTS kayıtlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca suçlanmaktadır.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçileri olan şüpheliler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı, usulsüz ve adrese teslim ihaleler karşılığında, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın eşi Berna Sukas'ın 2023 yılındaki milletvekilliği adaylığı seçim kampanyasında kullanılmak üzere 9 adet araç vererek rüşvet vermiştir. Ana aktörler olarak şüpheliler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın rüşveti veren, şüpheli Ali Sukas'ın rüşveti talep eden ve alan, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in ise örgüt lideri ve yöneticileri olarak nihai faydalanıcılar olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, Ağaç A.Ş.'den yüksek bedelli ihaleler alan Sarı kardeşler, işlerinin devamlılığı ve alacaklarının tahsili için Ali Sukas'ın talebi üzerine, eşinin seçim kampanyasına ücretsiz olarak 9 adet araç tahsis etmiştir. Bu araçların seçim çalışmalarında kullanıldığı Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları ve görsellerle tespit edilmiştir. Rüşvet olarak 34 GIN 620, 34 GMR 775, 34 GMR 769, 34 GMS 270, 34 GND 829, 34 GLJ 609, 34 GLT 777, 34 GLT 836 ve 34 GLU 381 plakalı 9 adet aracın verildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemin rüşvet suçu oluşturduğunu ve İMAMOĞLU suç örgütünün İBB iştiraklerini haksız menfaat temini için bir araç olarak kullandığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252/1 (Rüşvet Verme), 252/2 (Rüşvet Alma), 220/1-4-5 (Örgüt Kapsamında Suç İşleme) ve 254/2 (Etkin Pişmanlık) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddia, şüpheliler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın ikrar içeren beyanlarına, Gizli Tanık Gürgen'in ifadesine, şüpheli Ümit Polat'ın beyanlarına, HTS-Baz çalışmaları, kolluk araştırma tutanakları ve PTS kayıtlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Üner İnşaat sahibi Ali Üner'in, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'den usulsüz şekilde yüksek bedelli ihaleler alabilmek ve hak ediş ödemelerini hızlandırmak amacıyla İMAMOĞLU suç örgütü yöneticileriyle rüşvet anlaşması yaptığı iddia edilmektedir. Savcılık, eylemin merkezinde rüşvet verdiği iddia edilen Ali Üner ile rüşvet anlaşmasını örgüt adına yaptığı öne sürülen Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın bulunduğunu belirtmektedir. İddianameye göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri Ertan Yıldız ve Fatih Keleş de rüşvet sisteminden sorumlu tutulmaktadır. İddiaya göre sistem, Ali Üner'in eski çalışanı İlknur Şişman'ın Ağaç A.Ş. yönetimine getirilmesiyle başlamış, ardından Üner İnşaat'a 2019-2025 yılları arasında 23 adet ihale adrese teslim olarak verilmiştir. Gizli tanık Gürgen'in ifadesinde, Ali Sukas'ın eşinin milletvekilliği adaylığı için para toplanan firmalar listesinde Ali Üner'in de adının geçtiği iddia edilmiştir. MASAK raporunun, Ali Üner'in hesap hareketlerinin diğer rüşvet şüphelileriyle benzer şekilde, para girişleri sonrası nakit çekimler içerdiğini tespit ettiği belirtilmektedir. Bu eylem kapsamında Ali Üner hakkında TCK 252/1-3, Ali Sukas ve Ümit Polat hakkında TCK 252/2-3, Ekrem İmamoğlu, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş hakkında ise TCK 220 delaletiyle TCK 252/2 uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddialar, şüpheliler Ümit Polat, Adem Yavuz ve Murat Or'un beyanları, Gizli Tanık Gürgen'in ifadesi, MASAK raporu ve HTS kayıtları gibi delillere dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi Evren Şiroğlu'nun, şirket ihalelerinden aldığı işler ve hak ediş ödemelerinin kolaylaştırılması karşılığında, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'a rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Evren Şiroğlu rüşveti veren, Ali Sukas ise örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşveti alan konumundadır. Ağaç A.Ş. eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat olayın kilit tanığı olarak yer alırken, Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or da Şiroğlu'nun imtiyazlı konumunu teyit eden beyanlarda bulunmuştur. İddiaya göre Ali Sukas, ödemelerini almak isteyen Evren Şiroğlu'ndan para talep etmiş; şüpheli Ümit Polat'ın ifadesine göre Şiroğlu, Sukas'a 2.000.000 TL götürdüğünü, Sukas'ın bunu dolara çevirmesini istediğini ve kendisinin de 60.000 USD verdiğini anlatmıştır. Olayın 2024 yılı sonlarında gerçekleştiği ve Evren Şiroğlu'nun kontrolündeki EVR Botanik, BRC Botanik ve Toscana Peyzaj firmalarının 2019-2025 arasında Ağaç A.Ş.'den toplam 44 ihale aldığı belirtilmektedir. Bu eylemle kamu iştiraki olan Ağaç A.Ş.'nin işleyişinin rüşvet ilişkileriyle bozulduğu ve kamu görevlilerinin nüfuzlarını kötüye kullandığı iddia edilmektedir. Savcılık, iddiasını temel olarak şüpheli Ümit Polat'ın ikrar içeren beyanlarına, 31.10.2025 tarihli MASAK raporuna, HTS ve baz istasyonu analizlerine dayandırmakta ve şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2019/461906 kayıt numaralı "Kış Şartları İle Mücadele Çalışmaları Hizmet Alımı" ihalesine fesat karıştırarak ve dolandırıcılık yaparak kamuyu zarara uğratmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Ertan Yıldız'ın organizasyonunda, İBB yetkilileri Seyfullah Demirel, Eyüp Selman Korten ve İbrahim Orhan Demir'in onayıyla ana ihale usulsüzce İSFALT A.Ş.'ye verilmiştir. Savcılığa göre, ana ihalenin idari şartnamesine rekabeti kısıtlayıcı hükümler eklenerek diğer firmaların katılımı engellenmiş ve ihalenin İBB iştiraki İSFALT A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Sonrasında İSFALT, işi 10 parçaya bölerek, Kamu İhale Kanunu'nun istisna maddesi (3/g) kapsamında davet usulüyle, önceden belirlenmiş olan ve çoğunluğu Ali Nuhoğlu'na ait şirketlere vermiştir. Ana ihale 2019/461906 numaralı olup, 08/11/2019 ve 20/12/2019 tarihlerinde gerçekleştirilen işlemlerle ilgilidir; İSFALT A.Ş. tarafından kazanılan ihale sonrası 6'sı Ali Nuhoğlu'na bağlı olduğu iddia edilen firmalara toplam 48.542.593,20 TL değerinde alt ihale verilmiştir. İddianameye göre, ana ihalede daha düşük teklif veren Hİ-KA Nakliyat'ın usulsüzce elenmesiyle en az 6.961.145,62 TL kamu zararı oluşmuştur. Şüpheliler hakkında İhaleye Fesat Karıştırma (TCK 235) ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddiasını 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık beyanları ve özellikle şüpheli Ali Nuhoğlu'nun itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2020/495054 kayıt numaralı "Kış Şartları ile Mücadele" ana ihalesi, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, İBB iştiraki İSFALT A.Ş.'nin kazanması için kurgulanmıştır. İddiaya göre, ihale şartnamesi rekabeti engelleyici hükümlerle (farklı işlerin birleştirilmesi, kısmi teklife kapatılması) hazırlanarak İSFALT'a adrese teslim edilmiştir. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ertan Yıldız'ın organizasyonun başında olduğu, Ali Nuhoğlu'nun ise ihalelerden menfaat sağlayan örgüt üyesi olduğu iddia edilmektedir. İddianameye göre İSFALT, ana ihaleyi kazandıktan sonra işi parçalara bölerek, aralarında 2020/660406 ve 2022/991576 numaralı ihaleler ile çok sayıda 3/g istisnai alımın da bulunduğu alt ihalelerle, büyük ölçüde şüpheli Ali Nuhoğlu'nun kontrolündeki Trend İnşaat, Neoray İnşaat, İstcon İnşaat ve Akbulut Endüstri gibi şirketlere vermiştir. Bu süreçte İSFALT yöneticileri Mehmet Karataş ve Burak Korzay'ın, ihale bilgilerini sızdırarak ve usulsüz iş artışları ile maliyet hesaplamalarına onay vererek süreci kolaylaştırdığı öne sürülmektedir. İddiaya göre bu yöntemle 95.102.904,00 TL kamu zararı oluşturulmuş ve elde edilen haksız kazanç, Ali Nuhoğlu tarafından nakit olarak veya bedelsiz villa devri gibi yöntemlerle örgüte geri aktarılmıştır. Savcılık, bu eylemler nedeniyle şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden cezalandırılmasını talep etmektedir. İddialar büyük ölçüde 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları ve şüpheli Ali Nuhoğlu'nun itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Oğuz Kaan Demircioğlu, Erkut Elitaş ve Furkan Remzi Ceylan, örgüt üyesi olduğu iddia edilen Ali Nuhoğlu'nun talimatıyla, usulsüz ihalelerden elde edildiği öne sürülen yüksek miktarlardaki nakit parayı, örgütün diğer üyelerine teslim ederek örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmekle suçlanmaktadır. İddiaya göre, Ali Nuhoğlu'nun çalışanları olan Oğuz Kaan Demircioğlu ve Erkut Elitaş ile ortağı Furkan Remzi Ceylan, bu para transferlerinde kurye rolü üstlenmiştir. Savcılığa göre, para transferleri, Ali Nuhoğlu'nun İBB ve iştiraklerinden aldığı ihalelerden elde ettiği haksız kazançların, örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in kontrolündeki "SİSTEM" adlı yapıya geri aktarılması mekanizmasının bir parçasıdır. Teslimatlar, belirli tarihlerde milyonlarca doları bulan meblağlar halinde, Florya'daki başkanlık konutu, Zeytinburnu'ndaki Çırpıcı Şantiyesi ve Beylikdüzü'ndeki bir ofis gibi yerlerde, örgüt üyeleri olduğu iddia edilen Zafer Keleş, Ahmet Şahin ve İbrahim Bülbüllü'ye yapılmıştır. Savcılık, bu eylemin örgütün finansal yapısını ayakta tutmaya hizmet ettiğini öne sürmektedir. Suçlamanın temelini, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ali Nuhoğlu'nun itirafları, para transferlerini gerçekleştirdiklerini kabul eden şüphelilerin kendi beyanları, MASAK raporları ve HTS/Baz istasyonu kayıtları oluşturmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca (örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme) cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ali Nuhoğlu, Hasan İmamoğlu, Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş, usulsüz kamu ihalelerinden elde edilen suç gelirlerini aklamakla suçlanmaktadır. İddiaya göre, örgüt üyesi Ali Nuhoğlu, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve Tuncay Yılmaz'ın organizasyonuyla hareket etmiştir. Savcılığa göre Nuhoğlu, KİPTAŞ'tan usulsüzce aldığı bir ihaleden elde ettiği gelirle, Güllüce Tarımcılık adında kurduğu paravan şirket üzerinden Sarıyer'de iki adet villa satın almıştır. Bu villaların alımında kullanılan 31 milyon TL'nin, KİPTAŞ'ın İstcon A.Ş.'ye yaptığı 199.5 milyon TL'lik avans ödemesinden kaynaklandığı MASAK raporuyla iddia edilmektedir. İddianameye göre, daha sonra 07.03.2024 tarihinde, Güllüce Tarımcılık şirketi, içindeki villalarla birlikte, değeri bilirkişi tarafından 480 milyon TL olarak belirlenmesine rağmen, İMAMOĞLU İnşaat'a 48 milyon TL gibi çok düşük bir bedelle devredilmiştir. Bu devir karşılığında fiilen sadece 15 milyon TL ödendiği, şüpheli Ali Nuhoğlu'nun ifadesine göre bu paranın da tadilat masrafları için olduğu, dolayısıyla devrin bedelsiz yapıldığı iddia edilmektedir. Bu eylemle, kamu ihalelerinden elde edilen suç gelirlerinin gayrimenkul alımı ve muvazaalı şirket devri yoluyla aklanarak sisteme sokulduğu ve kaynağının gizlendiği iddia edilmektedir. Şüpheliler, TCK'nın 282. maddesinde düzenlenen "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçuyla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını şüpheli Ali Nuhoğlu'nun itiraf niteliğindeki beyanları, MASAK raporları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve kolluk araştırma tutanaklarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, İBB'nin "Kışla Mücadele Hizmet Alım İşi" ihalesine fesat karıştırılarak, önce İBB iştiraki İSFALT A.Ş.'ye, ardından da usulsüz alt ihalelerle Zenit Yapı San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesi ve bu süreçte kamu zararına neden olunması iddia edilmektedir. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Ertan Yıldız ihaleleri organize etmiştir. Savcılık tarafından, İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB Yol Bakım Daire Başkanı Seyfullah Demirel ve Makine İkmal Müdürü Tuncay Gürcan gibi kamu görevlilerinin ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak ettiği, Zenit Yapı yetkilileri Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın ise rüşvet anlaşması yaparak ihaleleri aldığı iddia edilmektedir. İddianameye göre, 1.3 milyar TL'lik ana ihale (2022/1183896), rekabeti engelleyici şartlar (örn. 2021 model ve üstü araç şartı, kısmi teklife kapalılık) eklenerek kasıtlı olarak İSFALT'a verilmiş, ardından İSFALT işi dört alt ihaleye bölerek Zenit Yapı'ya aktarmıştır. Savcılık, bu alt ihalelerin uygulanması sırasında hakedişlerin fazla hesaplanması ve çalışmayan araçlara ödeme yapılması gibi hileli hareketlerle toplamda en az 11.788.298,30 TL kamu zararına yol açıldığını iddia etmektedir. İddianame, 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporu, şüpheliler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın itiraf niteliğindeki beyanları, tanık (eski İBB çalışanı Fatih Fidan) ve diğer şüpheli (Burak Korzay) ifadeleri gibi delillere dayanmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
“İddianameye göre, iş insanları Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın, İBB ve iştiraklerindeki (İSTAÇ, İSFALT, Ağaç A.Ş.) alacaklarını tahsil edebilmek ve yeni ihaleler alabilmek amacıyla, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün yöneticileri olduğu iddia edilen Fatih Keleş ve Ertan Yıldız'a sistematik olarak rüşvet verdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre Fatih Keleş ve Ertan Yıldız rüşveti talep edip alırken, Fatih Keleş'in kardeşi Zafer Keleş, yeğeni Murat Keleş, İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay ve şoförü Ahmet Yıldırım paranın toplanması ve transferinde aracılık yapmıştır. Savcılığa göre rüşvet anlaşması 25 Ekim 2022'de Bakırköy'deki İBB Ek Hizmet Binası'nda yapılmış ve sonrasında Sarı kardeşler, 3 Haziran 2024'e kadar çeşitli tarihlerde Ertan Yıldız'a toplam 63 Milyon TL ve Fatih Keleş'e toplam 169.3 Milyon TL olmak üzere 232 Milyon TL'yi aşan miktarda rüşvet ödemiştir. Paraların, Fatih Keleş adına Florya'daki başkanlık konutunda, Ertan Yıldız adına ise Kağıthane'deki şirket merkezinden teslim edildiği öne sürülmektedir. Bu eylemlerle kamunun zarara uğratıldığı ve kamu idaresinin güvenilirliğinin zedelendiği iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık, iddiasını büyük ölçüde şüpheliler Ahmet Sarı ve İsmail Sarı'nın etkin pişmanlık kapsamındaki itiraflarına, sundukları banka dekontlarına, HTS ve PTS kayıtlarına ve diğer tanık beyanlarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, müteahhit Selim Özderya'nın İBB'deki alacaklarının ödenmesi ve işlerinin devamlılığının sağlanması karşılığında, İMAMOĞLU suç örgütü yöneticileri ve üyeleri tarafından kendisinden rüşvet alındığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, şüpheli Fatih Keleş rüşvet talebini ilk dile getiren kişi olmuş, kardeşi Zafer Keleş paraların tahsilatını ve naklini organize etmiştir. İBB Genel Sekreter Yardımcıları Cemal Ufuk Karakaya ve Arif Gürkan Alpay'ın da farklı zamanlarda, deprem yardımı ve gıda kartı talepleriyle rüşvet mekanizmasına dahil oldukları iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemlerin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini öne sürmektedir. İddianameye göre Özderya'nın, İBB'deki alacaklarını tahsil edebilmek için bu taleplere boyun eğerek 2022-2024 yılları arasında Kayabaşı'ndaki şantiyesinde ve Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda Zafer Keleş'e peyderpey toplam 25.000.000 TL nakit rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Arif Gürkan Alpay'ın talebiyle yaklaşık 3.450.000 TL değerinde gıda kartı temin ettiği de öne sürülmektedir. Savcılık, Selim Özderya'nın paraları zorla verdiği yönündeki beyanlarına itibar etmeyerek, eylemin karşılıklı anlaşmaya dayalı bir rüşvet suçu olduğunu ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını, İMAMOĞLU suç örgütüne finansman sağlandığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddialarını temel olarak şüpheli Selim Özderya'nın itiraf niteliğindeki beyanlarına, bu beyanları desteklediği öne sürülen HTS ve baz istasyonu kayıtlarına, banka dekontlarına ve kolluk araştırma tutanaklarına dayandırmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheliler Kirazlı-Halkalı metro hattı yapım işine ilişkin iki ayrı ihaleye fesat karıştırarak ve rüşvet anlaşması yaparak kamuyu zarara uğratmışlardır. İddiaya göre, örgüt yöneticisi Fatih Keleş, Yapı Merkezi firması yetkilileri Mustafa Başar Arıoğlu ve Sami Özge Arıoğlu ile ihale bedelinin %7-10'u oranında rüşvet karşılığında anlaşmıştır. Savcılığa göre, ilk ihale (2024/1243475), yaklaşık maliyetin sızdırılması ve yeterliliği olmayan firmaların katılımının sağlanmasıyla Yapı Merkezi ortaklığına verilmiştir. Yapı Merkezi'nin kesinleşmiş SGK borcu nedeniyle sözleşme imzalayamayacağı anlaşılınca, 697.000.000 TL'lik geçici teminatın hazineye irat kaydedilmesini önlemek için ihalenin usulsüz olarak iptal edildiği iddia edilmektedir. İkinci ihalede de (2024/1524796) Yapı Merkezi'nin usulsüz katılımına göz yumulduğu öne sürülmektedir. Savcılık, ilk ihalenin usulsüz iptaliyle 697.000.000,00 TL tutarındaki kamu zararına neden olunduğunu iddia etmektedir. İddianamede şüpheliler hakkında İhaleye Fesat Karıştırma (TCK 235) ve Rüşvet (TCK 252) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddesi delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddialar, şüphelilerin ikrar içeren beyanlarına, bilirkişi raporlarına, HTS-Baz kayıtlarına ve şüpheli İBB görevlileri arasındaki mesajlaşma kayıtlarına dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, şüpheli Aziz İhsan Aktaş, İBB iştirakleri olan İSFALT ve İETT'den birikmiş alacaklarının ödenmesi için rüşvet vermeye zorlanmıştır. Şüpheli Aktaş'ın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanına göre, şüpheliler Ertan Yıldız ve Burak Korzay, Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu belirterek ödemeler karşılığında para talep etmiştir. İddiaya göre Burak Korzay'ın aracılık etmesiyle, Aktaş 19 Ocak 2024 tarihinde Kilyos'taki Kale Otel'de 970.000 doları teslim etmiştir. Bu paranın, şüpheli Fatih Keleş'in de yönetici olduğu ve Ekrem İmamoğlu adına kurulduğu iddia edilen "sistem" isimli örgütsel havuza aktarıldığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık beyanları, şüpheli Burak Korzay'ın sonradan yaptığı iddia edilen itirafı, tanık beyanı, para çekim dekontu ve HTS/BAZ analizleriyle sabit olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar, rüşvet anlaşması ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar kapsamında TCK'nın 252. ve 220. maddelerine dayandırılmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, İETT'den ihale alan yüklenici firmalardan, sözleşme bedellerinin %10'u oranında rüşvet aldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yönetici Fatih Keleş'in talimatlarıyla, İETT'den sorumlu örgüt üyesi İbrahim Bülbüllü bu sistemi yönetmiş, Ebubekir Akın ise rüşvet paralarının teslim alınmasında rol almıştır. Savcılığın temel dayanağı, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerdir. İddiaya göre, İETT'den ihale alan firmalara hakediş ödemelerinin yapılmaması gibi baskılarla, 'sistem' olarak adlandırılan havuza ödeme yapmaları gerektiği bildirilmiş ve paralar nakit olarak İbrahim Bülbüllü'nün Beylikdüzü'ndeki ofisinde veya Ebubekir Akın'a teslim edilmiştir. Aziz İhsan Aktaş'ın bu yöntemle toplamda 84.837.500 TL ödeme yaptığını beyan ettiği ve bu beyanları desteklemek için 02.10.2020 ile 18.10.2024 tarihleri arasına ait çok sayıda para çekim dekontu sunduğu belirtilmektedir. Savcılık, şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 43 (Zincirleme Suç) ve TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenen Suçlar) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. Deliller arasında Aktaş'ın etkin pişmanlık beyanları, para çekim dekontları ve bu beyanları desteklediği iddia edilen HTS/Baz istasyonu analizleri bulunmaktadır.”
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, İETT ihalelerini kazanan yüklenici Remzi BAKA'dan rüşvet aldığı iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, örgüt yöneticisi Fatih Keleş ve İBB danışmanı olduğu belirtilen İbrahim Bülbüllü, Remzi Baka'yı işlerini ve ödemelerini engellemekle tehdit ederek, kazandığı ihalelerin sözleşme bedelleri üzerinden %10 pay talep etmiştir. Bu doğrultuda Remzi Baka'nın, 2021-2024 yılları arasında toplam 380 milyon TL tutarındaki rüşveti, parça parça nakit olarak İbrahim Bülbüllü'nün Beylikdüzü'ndeki ofisine teslim ettiği öne sürülmektedir. İddianameye göre bu sistem, ihale bedellerinin rüşvet payını içerecek şekilde şişirilmesiyle kamu zararına yol açmıştır. Savcılık, bu eylemler nedeniyle şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. Soruşturmanın temelini, şüpheli Remzi Baka'nın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ve HTS kayıtları ile finansal belgelerle desteklendiği iddia edilen ifadeler oluşturmaktadır.”
Sonuç bulunamadı
Farklı bir arama terimi deneyin.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.