Eylem 94
İBB Mobil İletişim Hizmet Alımı İhalesine Fesat Karıştırılması İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2019/575595 kayıt numaralı "Mobil İletişim Hizmet Alımı İşi" ihalesine fesat karıştırmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatları doğrultusunda, ihale yetkilisi Yavuz Saltık'ın sorumluluğunda ihale, İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'ye adrese teslim şekilde verilmiştir. Savcılığa göre, ihale, kısmi tekliflere kapatılmış ve aralarında doğal bağlantı olmayan poşet çay, kahve, balon gibi mal alımları hizmet alımı ihalesine dahil edilerek işin hacmi kasıtlı olarak yükseltilmiştir. Bu durumun, rekabeti engelleyerek ihaleye katılımı kısıtladığı ve ihalenin tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'de kalmasını sağladığı iddia edilmektedir. İddianamede, 18.12.2019 tarihinde yapılan ve yaklaşık maliyeti 44.891.945,92 TL olan ihaleyi, Kültür A.Ş.'nin 42.970.799,79 TL bedelle tek teklif sahibi olarak kazandığı belirtilmektedir. Savcılık, bu yöntemle rekabetin engellendiğini ve ihaleye katılma yeterliliğine sahip diğer kişilerin ihaleye girmelerinin engellenerek kamu zararına neden olunduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddelerinden ceza talep edilmektedir. İddianame, bu suçlamaları 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve Kültür A.Ş. eski avukatı Selman Narman'ın beyanları dahil olmak üzere çok sayıda tanık ve şüphelinin, Kültür A.Ş. ihalelerinin örgüt tarafından sistematik olarak nasıl organize edildiğine dair genel ifadelerine dayandırmaktadır.”
- ·Savunma, ana ihaleleri hazırlayan İBB bürokratlarıyla hiçbir örgütsel bağının kurulamadığını; kendisinin yalnızca Medya A.Ş. yönetim kurulu başkanı olduğunu ve daire başkanlıklarının açık ihalelerini organize etmesinin fiilen imkânsız olduğunu ileri sürüyor.
- ·Davet/adrese teslim iddiasına karşı KİK verilerine göre 2025'te 25.311 davet usulü kamu ihalesi yapıldığını, yalnızca kendi kurumlarının ihalelerinin suç sayılmasının çifte standart olduğunu savunuyor.
- ·İhalenin, Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından her yıl tekrarlanan standart bir işlem olduğunu, kendisinden önce ve sonra da aynı şekilde yapıldığını belirtir; ihale konusunda ne emniyette ne savcılıkta hiç ifadesinin alınmadığını ve konunun tutukluluğundan 2-3 ay sonra iddianameyle ortaya çıktığını vurgular.
- ·İhalenin kısmi teklife kapatılmasının kanuna uygun idari takdir olduğunu; mobil iletişim hizmetinin araç, personel ve promosyon malzemesi bileşenlerinin doğal bağlantılı, birbirini tamamlayan bütüncül bir hizmet olduğunu, ayrı ihale edilmesinin operasyonel risk ve kamu zararı doğuracağını savunur.
- ·Bilirkişi raporunun ihale hacmini büyüttüğü iddiasının aksine, kendi döneminde mal/hizmet kalemi sayısının 36'dan 31'e, ihale bedelinin enflasyon dahil yaklaşık 63 milyondan 45 milyona düşürüldüğünü; iş deneyim şartının %35'ten %25'e çekilerek EKAP'tan doküman indiren firma sayısının 2'den 3-4'e çıktığını, yani rekabetin fiilen arttığını Ek 1-3 belgeleriyle somut biçimde gösterir.
- ·TCK 235/2 maddesinin öngördüğü fesat unsurlarından (hileli katılım engelleme, gizli bilgi paylaşımı) hiçbirinin kendisine isnat edilmediğini, tek bir somut hileli davranış veya mağdur/şikayetçi gösterilmediğini öne sürer.
- ·İhale uyuşmazlıklarının denetim mercilerinin Kamu İhale Kurumu, İdare Mahkemeleri ve Danıştay olduğunu, bu konuların Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girmediğini ve bizden önceki döneme ait ihalelerde Sayıştay'ın hiçbir bulgusunun bulunmadığını belirtir.
- ·Tanımadığını belirttiği Selman Narman'a ait, kendisinin görevden ayrılmasından (Ocak 2021) yaklaşık 1,5 yıl sonrasına (Haziran 2022) ait bir ifade kesitinin, eylem 94-95 kapsamına haksız biçimde eklendiğini ve kendisiyle ilişkilendirilemeyeceğini savunur.
- ·Yavuz Saltık, kendisine yöneltilen iki eylemin sadece ihaleye fesat karıştırma olduğunu, kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlamasının bu eylemlere yöneltilmediğini savunmaktadır; savunma bu ayrımı vurgulayarak suçlamanın kapsamını daraltmaya çalışmaktadır.
- ·Savunma, ihale konusu mobil iletişim hizmetinin kağıt üzerinde kalmadığını, Kültür A.Ş.'nin işi bir alt taşerona vererek hizmeti fiilen iki yıl üst üste yürüttüğünü ve bedelinin ödendiğini belirterek ihalenin gerçek bir hizmet karşılığı olduğunu, sahte/kurgusal bir işlem olmadığını ileri sürmektedir.