Bu kişinin iddianamede resmi olarak suçlandığı eylemler ve bunlara verdiği yanıtlar.
Eylem 1
Uğur Güngör, Zafer Gül ve Ali Gül İsimli Şahısların Beylikdüzü'nde Yapmış Oldukları 11. Mahalle Projesinde Arsada Konut Olarak Görünen Yerlerin Dükkana Çevirebilmek İçin Para Ve 13 Adet Dairenin Rüşvet Olarak Verilmesi Olayı
Metin Gül İsimli Şahsın Beylikdüzü'nde Yapmış Olduğu Kubist İnşaat Projesinde İskân Alabilmek İçin Rüşvet Olarak Para ve 3 Adet Daire Devretmesi Konusu
Adem Kameroğlu İsimli Şahsın Beylikdüzü'nde Yapmış Olduğu Kameroğlu İnşaat Metro Home Projesi İçin İskan Alabilmek İçin Pelican Hill Ihlamur Evleri İsimli Siteden 1 Adet Villayı Rüşvet Vermesi Olayı
22 sanık·3 savunma·1 çapraz sorgu·3 ilgili savunma
Eylem 5
Beylikdüzü'ndeki Deniz İstanbul isimli inşaat projesinden Veysel ERÇEVİK'in aracılığıyla şüpheli Adem SOYTEKİN'in 3 adet daire, Fatih KELEŞ'in 1 Milyon Dolar rüşvet alması olayı.
19 sanık·3 savunma·1 çapraz sorgu·2 ilgili savunma
Eylem 6
Beylikdüzü'ndeki Westside İsimli İnşaat Projesindeki, İnşaat Sahipleri İle Arsa Sahiplerinden Şüpheliler Ekrem İMAMOĞLU, Hasan İMAMOĞLU, Adem SOYTEKİN, Mehmet Murat ÇALIK ve Veysel ERÇEVİK İsimli Şahısların Rüşvet Alması Olayı
20 sanık·3 savunma·1 çapraz sorgu·2 ilgili savunma
Eylem 7
Beylikdüzü'ndeki Meydan Yakuplu Projesinde 2 adet taşınmazın Beyaz İnşaata devri karşılığında, Ekrem İMAMOĞLU'na ait olan projenin görünürde Beyaz İnşaat tarafından yaptırılarak Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerinin Aklanması Olayı.
Örgüt Lideri Olan Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun, Cemal Üneş İsimli Şahıstan Bitirmiş Olduğu İnşaat Projesinin İskanı İçin Ve 2019 Yerel Seçimleri İçin Rüşvet Alması Olayı
İbrahim Halil Babacan İsimli Şahıstan Yakuplu Mahallesinde Yapacağı İnşaatın Ruhsatını Alabilmesi İçin 4 Milyon Civarında 12 Adet Asoy İnşaat Adına Düzenlenmiş Çeklerin Rüşvet Olarak Alınması Ve Tahsil Edilmesi Olayı Ve Devamında Kreş Yapılmasından Bahisle Rüşvet Eylemine Devam Edilmeye Teşebbüs Edilmesi Olayı
Nahit Kiler İsimli Şahsın, Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık İsimli Şahsın Yönlendirmesiyle Adem Soytekin İsimli Şahsa Çek Vermesi Olayı
Halk TV Sahibi Cafer Mahiroğlu'nun Boğaziçi'ndeki Villasına Kaçak Kat Çıkmasına Göz Yumularak Karşılığında Medya Desteği Şeklinde Rüşvet Alındığı İddiası
İddianamede tanık, mağdur veya yan-bağlantılı olarak adı geçen eylemler — bu kişi bu eylemlerden suçlanmıyor.
Eylem 14
Örgüt Üyeliği ve Soruşturma Sürecinde Suç Delillerini Gizleme, Yok Etme ve Değiştirme Faaliyetleri
14 sanık·1 çapraz sorgu·2 ilgili savunma
Eylem 16
Suç Delillerini Gizleme
5 sanık·1 ilgili savunma
Eylem 19
Örgütünün Hiyerarşik Yapısına Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma
17 sanık·2 ilgili savunma
Eylem 116
Şüpheli Murat Ongun'un Eşi Adına Kayıtlı Şirket Üzerinden Rüşvet Alınması İddiası
63 sanık·1 ilgili savunma
Eylem 135
Şüpheliler Oğuz Kaan Demircioğlu, Erkut Elitaş ve Furkan Remzi Ceylan'ın, Ali Nuhoğlu'nun usulsüz ihalelerden elde ettiği paraları örgüte aktararak örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeleri iddiası
14 sanık
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
19 Mart 2025
Tutuklandı
30. Duruşma Günü·30 Nisan 2026
11:18
'Madencilik sektöründe tecrübe edinsin' diye bir cümle kullandınız. Benim şirketimin ne kadar tecrübesi olduğunu biliyor musunuz?
11:19
'Kuzey İstanbul' adlı şirkette benim adıma ortaklık var mı?
11:20
İtirafçı sanıklardan Sarp Yalçınkaya beni niye aradı?
33. Duruşma Günü·6 Mayıs 2026
14:55
Herhangi bir belge için oğlum Mustafa Keleş'i yönlendirdim mi?
14:55
İtirafçılardan Sarp Yalçınkaya ile beni hiç birlikte gördün mü?
14:56
Üzerine toprak döküldüğü için 80 milyar lira değerindeki madenin yok olduğu iddia ediliyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsun?
62. Duruşma Günü·6 Temmuz 2026
18:31
Adalet mücadelesine cesaretle tutunmak istiyorum. Bu uğurda ne kadar ağır bedeller ödesem de onurumdan asla taviz vermeyeceğim. En başta kadim dostlarımı, arkadaşlarımı ve burada beni destekleyen herkesi saygıyla selamlıyor, yürekten teşekkür ediyorum.
18:32
13 Mart 2025 günü evimden gözaltına alındım. Dört gün boyunca insan onuruna yakışmayan bir nezarethanede kaldım. Emniyet ve savcılık aşamasında neyle suçlandığımı dahi tam olarak anlayamadım. Tutarlı olmayan sorularla karşı karşıya kaldım. 23 Mart 2025 günü tutuklandım ve Marmara Cezaevi'ne gönderildim.
18:33
Tutuklandıktan bir süre sonra bana İstanbul Adliyesi'ne götürüleceğim söylendi. Apar topar İstanbul Adliyesi'ne getirildim. Ne için getirildiğimi bilmiyordum. Savcılık makamına çıkarıldığımda avukatımı görmek istediğimi söyledim. Ancak bana, 'Avukata gerek yok, ifade almayacağız, sadece sohbet edeceğiz' denilerek avukatıma haber verilmedi.
18:34
Ardından üç soruşturma savcısı benimle 'sohbet' adı altında görüştü. Bu görüşmede bana etkin pişmanlıktan yararlanmam önerildi. Akrabalarımın da risk altında bulunduğu, etkin pişmanlıktan yararlanmamın hem benim hem de ailem açısından doğru olacağı ifade edildi. Ben ise kimse hakkında iftirada bulunmayacağımı, kimsenin günahını alamayacağımı söyledim. İstedikleri cevabı alamayınca beni yeniden cezaevine gönderdiler.
18:35
Bunun hemen ardından, 21 Mayıs 2025'te 65 yaşındaki ağabeyim Zafer Bey gözaltına alındı. Bununla da yetinilmedi; 20 Haziran 2025'te oğlum Mustafa ve yeğenim Murat da aynı gün gözaltına alındı. Bugün önümüzde bulunan dosyada aynı aileden dört kişi yer almaktadır.
18:36
Daha sonra, 23 Temmuz 2025 tarihinde, bu dosyada etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen başka bir şüphelinin avukatı beni cezaevinde ziyaret etti. Savcıların istediği şekilde ifade vermem hâlinde serbest kalabileceğimi, ardından aile bireylerimin de serbest bırakılabileceğini; aksi takdirde hakkımdaki suçlamaların ağırlaşacağını söyledi. Ben yine kimseye iftira atmayacağımı açıkça ifade ettim.
18:37
5 Ağustos 2025 tarihinde bu avukat, yanında başka bir avukatla birlikte tekrar ziyaretime geldi. Hakkımda bazı garip iddialar ortaya atıldığını, başka bir dosyanın şüphelisinin, 'Mahkeme insanı adam etmek için birilerine suç atmamı istedi' şeklinde beyanda bulunduğunu söyleyerek üzerimde yeniden baskı kurmaya çalıştılar. Ben ise bu girişimi de kabul etmedim ve kendilerini geri çevirdim.
18:38
Aradan on bir gün geçtikten sonra bir gazetede, manşetten 'Suikast planına karıştı' şeklinde haberler yayımlandı. Bu haber nedeniyle ifade vermek zorunda kaldım. Hakkımdaki tek dayanak, gazetede yayımlanan bu haberdi. Hem bu olaylarla ilgili hem de söz konusu haberi yapanlar hakkında avukatım aracılığıyla suç duyurusunda bulundum. Bana karşı yürütüldüğünü düşündüğüm bu organize süreçle ilgili bugüne kadar ne yazık ki tek bir kişinin dahi ifadesi alınmadı.
18:40
Bu tablo yalnızca üç ay içinde yaşanan bir süreç değildir; aynı zamanda insani ve vicdani bir meseledir. Aile bağlarının adeta suç unsuru gibi gösterildiği bir süreç yaşanmaktadır. Ben yalnızca bir tutuklu değilim; aynı zamanda tutuklu bir evladın babasıyım. Bana yalnızca kendi hürriyetim üzerinden değil, oğlumun ve yakınlarımın özgürlüğü üzerinden de bir tercih yaptırılmak istenmiştir. Ben kendi özgürlüğümden vazgeçmeyi göze alabilirim.
18:41
Ancak bir babaya, oğlunun özgürlüğü karşısında susması ya da konuşması dayatılıyorsa, bu adalet değil, vicdan infazıdır. Bir insana yapılabilecek en ağır baskı, evladı üzerinden yapılan baskıdır. Kalbime, evladım üzerinden yüklenen bu ağır yükünün hesabını hiç kimse veremez. Bu travma, üzerime kapanan demir kapılardan daha ağırdır. Bu yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir travmadır.
18:43
Son olarak, 11 Temmuz 2025 tarihinde, bir dönem bana da şoförlük yapmış olan ve AK Parti yönetimi döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işe girmiş bulunan Hüseyin Kurdaş da tutuklandı. Hayatını emeğiyle kazanan, tek gayesi ailesini geçindirmek olan sevgili kuzenim de bu sürece dâhil edildi. O da yalnızca birtakım beyanlara dayanılarak tutuklandı. Tüm bu tutuklamalar, kendi özgürlüğünü kurtarmak adına her türlü iftirayı atmaya hazır kişilerin, etkin pişmanlık kisvesi altında verdikleri beyanlara dayandırılmıştır.
18:44
Benim ağabeyim Zafer'in, oğlum Mustafa'nın, yeğenim Murat'ın, hatta emekçi Hüseyin'in ortak bir özelliği vardır. Buradaki tüm arkadaşlarım gibi onlar da kimseye iftira atmamıştır. Eğer bizim suçumuz akraba olmak, yol arkadaşı olmak, emeğiyle çalışmak ve kimseye iftira atmamaksa, bilinmelidir ki biz onurumuzu özgürlüğümüze tercih ettik. Adalet er ya da geç tecelli edecektir. Biz başımız dik, alnımız açık bir şekilde o günü umutla bekliyoruz.
18:45
Soruşturmanın gizli olduğu ifade edilmesine rağmen, cezaevinde bulunduğum süre boyunca soruşturma dosyasına ilişkin içeriklerin; Sayın Ekrem İmamoğlu'nun, diğer yol arkadaşlarımın ve ailelerimizin hedef gösterildiği yayınlar şeklinde kamuoyuna servis edildiğini gördük. Anlaşılan o ki soruşturma dosyası yalnızca bizlere değil, bizleri itibarsızlaştırmak isteyen, haysiyet cellatlığı yapan çevrelere de açık olmuştur.
18:46
Tutukluluk incelemelerinde, SEGBİS aracılığıyla hâkimliklere bağlanmama rağmen bana etkin bir söz hakkı tanınmadı. Dosya kapsamına ilişkin ciddi bir değerlendirme yapılmadı. Pek çok incelemeye avukatlarımız dahi alınmadı. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlar ise kaçma şüphesi ve delillerin henüz toplanmamış olması gibi kalıplaşmış gerekçelerle verildi.
18:47
11 Kasım 2025 tarihinde savcılığın iddianameyi tamamladığını basından öğrendik. 25 Kasım 2025 tarihinde iddianamenin kabul edildiğini de yine basından öğrendik. İddianame, mahkemenizce tarafıma 27 Ocak 2026 tarihinde 4 adet DVD içerisinde gönderildi. Ancak bu DVD'lerden dördüncüsü boş olduğu için hiç açılamadı. Bu hususu da dilekçeyle mahkemenize bildirdik. Cezaevi koşullarında, kurum kuralları gereği haftada iki gün ikişer saat olmak üzere toplam dört saat inceleme hakkı tanınmaktadır. Ancak kapalı görüş günlerinde veya koğuşlarda arama yapıldığında, bu sınırlı haktan dahi yararlanamadığımız zamanlar olmaktadır. Bilgisayar odasında kalorifer yanmadığı için soğuğa ne kadar dayanabilirsek o kadar bakabildim.
18:48
Bu iddianamenin hiçbir sanığa özgü, bireyselleştirilmiş bir değerlendirme içermediğini düşünüyorum. İddianamede delilden çok söylem, hukuktan çok algı bulunduğu kanaatindeyim. Hakkımdaki iddiaların hiçbirisi, ne tutuklama kararı verilmeden önce ne de tutuklandıktan sonra bana sorulmuştur. Bunca zamanın sonunda ilk kez mahkeme huzuruna çıkarılıyorum ve tutukluluğuma gerekçe gösterilen iddialara açıklama yapma imkânı buluyorum.
18:49
Geçtiğimiz süreçte hakkımda pek çok şey söylendi. Önce yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortaya atıldı. Ardından 'suç örgütü yöneticisi' denildi. Bunlarla da yetinilmedi; şahsiyetimi hedef alan ithamlar dile getirildi. Hatta öyle ileri gidildi ki, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan, akıl ve vicdan sınırlarını aşan yakıştırmalar dahi yapıldı. 56 yaşından sonra, hayatım boyunca hiç karşılaşmadığım suçlamalarla anılır hâle getirildim. Yaklaşık bir yıl boyunca ismim konuşuldu, hakkımda yorumlar yapıldı, insanlar peşin kanaatlere yönlendirildi. Ancak ben konuşamadım. Çünkü hürriyetimden yoksun bırakılmıştım ve kendimi kamuoyu önünde savunma imkânına sahip değildim. Bugün, aradan geçen bunca zamanın ardından, mahkemeniz huzurunda kim olduğumu; siyasi geçmişimi, iş hayatımı, bugüne kadar hangi görevlerde bulunduğumu, nasıl bir yaşam sürdüğümü ve kısacası nasıl bir insan olduğumu anlatmak istiyorum. Bunu öncelikle hakikatin ortaya çıkması için gerekli görüyorum. Çünkü adalet, iddiaların tek taraflı tekrar edilmesiyle değil; gerçeğin tarafsız bir biçimde dinlenmesi ve tüm yönleriyle değerlendirilmesiyle tecelli eder.
18:50
İBB Spor Kulübü Genel Kurulu Başkanlığı'na üyelerimin oylarıyla seçildim. Başkan yapılmadım, başkan olarak seçildim. Göreve başladığımızda kulübün SGK prim borçları ile vergi borçları bulunuyordu. 11 milyon dolar seviyesindeki yıllık harcamayı önce 6 milyon dolara, ardından 3-4 milyon dolar bandına kadar düşürdük.
18:52
Yaklaşık 4 bin sayfadan oluşan iddianameyi ve binlerce sayfadan oluşan eklerini, tutuklu bulunduğum cezaevinde bugüne kadar yaklaşık 10 saat kadar inceleyebilme imkânım oldu. Yani saat başına 10 bin sayfa okumam gerekiyor. Bu durumun fiili imkânsızlığı açıktır. Bu nedenle tüm savunmamı aslında iddianameyi 'okuyabildiğim kadarıyla', hakkımdaki suçlamaların tamamını kavrayamadan yapabileceğim.
18:53
2025 yılının yaz aylarında, Aziz İhsan Aktaş'ı öldürmek için birilerini azmettirdiğim yönünde basına yansıyan haberlerle hedef alındım. Bu konuda suç duyurusunda bulundum, ancak bugüne kadar herhangi bir gelişme yaşanmadı.
18:54
Ekrem İmamoğlu'na İBB Spor'a yaptığı katkılar için çok teşekkür ederim. Kendisi şu an salonda değil ama ben teşekkürlerimi kendisine iletmek istiyorum.
İBB Spor Kulübü başkanı olarak seçildikten sonra önce mali disiplini sağladık; ardından Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında 88 altın, 83 gümüş, 91 bronz madalya kazandık. AK Parti döneminden kalan personelle çalışmaya devam ettim, Spor Bakanı'yla da her zaman yapıcı ve olumlu bir diyalog içinde olduk.
19:02
İddianamedeki şemada örgüt yöneticisi olduğum iddia ediliyor. Bana bağlı olduğu ileri sürülen kurumun Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcıları, bırakın bana bağlı olmayı; görüşmek istediğimde randevu talep ederek yanlarına gittiğim kişilerdir. Randevu alarak gidilen bir makamın, gayriresmî olarak bana bağlı olduğu iddiası nasıl gerçek olabilir?
19:05
İddianamede ima edildiği gibi herhangi bir göreve bir iradeyle atanmış değilim. Seçmen iradesiyle bu görevlere gelmiş bulunuyorum. Buna karşın savcılık, iddianamede görevlerimin seçimle değil, yalnızca Ekrem İmamoğlu'nun Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra tarafıma verildiği yönünde bir anlatım kurmuştur. Oysa hem İBB Meclis üyeliği hem de spor kulübü başkanlığı seçimle, oyla ve genel kurul iradesiyle gerçekleşmiştir. Seçim sonucu kazanılmış bir görevin atamayla edinilmiş gibi gösterilmesi gerçeğe uygun değildir. Bu anlatım, hukuki bir tespitten ziyade, tarafımın bağımsız bir iradeyle değil, belirli bir siyasi ilişki çerçevesinde görevlendirildiği izlenimini oluşturma gayretiyle yapılmıştır. Dolayısıyla seçimle kazanılmış bir görevin 'yerleştirme' şeklinde sunulması hem hukuki hem de fiili gerçeklikle bağdaşmamaktadır.
19:07
Bunun yanı sıra İBB'nin yaptığı birçok spor tesisine proje ve uzman görüşü desteğinde bulundum. İstanbul'un bir olimpiyat kenti olabilmesi ve 2036 Yaz Olimpiyatları'nı İstanbul'a kazandırabilmek adına bilgi ve tecrübelerimle katkı sunmaktan mutluluk duydum. Ayrıca 2027 Avrupa Oyunları Organizasyonu'nun İstanbul'da yapılmasını sağlayan heyetin içerisinde yer alarak bu organizasyonun İstanbul'a kazandırılmasına katkı sunduk. Böylece olimpiyatlar öncesinde böylesine büyük ve çok branşlı bir spor organizasyonunu gerçekleştirme fırsatı elde ettik. İstanbul'un bu organizasyonu başarıyla gerçekleştireceğine ve kulüp olarak bu organizasyondan çok sayıda madalya kazanacağımıza inanıyorum. Tüm bu faaliyetleri görev ve sorumluluk alanım kapsamında, kamu yararı ve sporun gelişimi amacıyla yürüttüm. Spor anlayışımın temeli, Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği üzere zekâ, çeviklik ve ahlakı bir arada taşıyan sporcuların yetişmesine katkı sağlamaktır.
19:09
İddianamede yürüttüğüm yaklaşık on yıllık kamu görevleri görmezden gelinmiştir. Ayrıca iddianamede, 2014-2022 yılları arasında Beylikdüzü Belediyesi Meclis Üyesi olduğum yönünde hatalı bir tespit bulunmaktadır. Oysa doğrusu, 2014 Mart ayından 2024 Nisan ayına kadar hem Beylikdüzü Belediyesi hem de İBB Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapmış olmamdır. Buna rağmen savcılık, örgütün oluşmaya başladığı iddia edilen dönemden bugüne kadar geçen tüm süreçlerde aktif rol aldığımı, hatta örgütün en önemli yöneticilerinden biri olduğumu ileri sürmektedir. Resmî, seçimle kazanılmış ve açık kimlikle yürütülen kamu görevlerini görmezden gelerek tüm süreci gizli bir örgütsel faaliyet gibi kurgulamak gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Bu isnadı da kabul etmiyorum. Değerlendirmenin hatalı olmasının ötesinde bilinçli bir yorum içerdiğini düşünüyorum. Sayın Mahkemenizce de resmî görevlerim açıkça ortadayken bunların yok sayılmasının iyi niyetli bir değerlendirme olmadığını özellikle belirtmek isterim.
19:11
Savcılık iddianamesinde şahsım, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu iddia edilen bir suç örgütünün en önemli yöneticilerinden biri ve sözde gizli kasası olarak nitelendirilmiştir. Bu nitelendirme ağır, somut sonuçlar doğuran ve kamuoyu algısı oluşturmaya yönelik bir ifadedir. Ancak hiçbir somut veriyle desteklenmemektedir. Hakkımdaki suçlamaların tamamını açık ve kesin bir şekilde reddediyorum. Öncelikle bir örgütün varlığı iddiasını reddediyorum. Benim herhangi bir kişiyle olan görüşmelerim, ilişkilerim veya temaslarım; siyasi, mesleki, sosyal ve kamu görevi ile yetkim çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bunlar emir-komuta ya da talimat ilişkisi değildir. Ortada hiyerarşi veya emir-talimat ilişkisi yoktur. Bir kişi tarafından bana örgütsel görev verildiği, benim de bunu kabul edip yerine getirdiğim yönünde tek bir somut olgu bulunmamaktadır. Yetkim ve kamu görevim dışında herhangi bir görev dağılımı söz konusu değildir. Ben kimseden talimat almadım, kimseye de talimat vermedim. Rehberim yalnızca kamu yararı olmuştur.
19:14
İddianameye göre ben; kapı kapı iş insanı gezen, İstanbul'un her sokağında, her şantiyesinde, her ihalesinde aynı anda bulunan, ihaleleri tek başına yöneten; sabah Beylikdüzü'nde ruhsat dağıtan, öğlen Boğaz'da yalı denetleyen, ikindi vakti hafriyat sahasında hesap soran, akşam iştirakleri yöneten, gece para sayan, sabah da saydığı paraları aklayan biriyim. Adeta bir tahsilat süper kahramanıyım.
19:16
Yıllardır ticaretle uğraştım, ekonomik durumum iyidir. Eşimin ekonomik durumu da benden daha iyi seviyededir. Ailemle birlikte refah içinde bir yaşam sürüyoruz. Sanayici kimliğimle üretmekten ve çalışmaktan hiçbir zaman vazgeçmedim. İstanbul Ticaret Odası'nın uzun yıllardır üyesiyim; İstanbul Ticaret Odası'nda uzun süre Hakem Heyeti'nde görev alarak sektördeki uyuşmazlıkların çözümünde aktif rol üstlendim.
19:18
Mermer ve madencilik gelirlerimle 2015 yılında hisseli bir arsa ve bir zeytinlik aldım; imar ve ifraz işlemleri sonucunda bu taşınmaz dört ayrı tapuya bölündü ve hâlen zeytin üretimi yapılıyor. 2020 yılında bir mermer-granit şirketine ortak oldum ve Asır Çelik AŞ adlı imalat şirketini kurdum; ancak pandemi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıl sonra bu şirketi tasfiye ederek hisselerimi devrettim. Yine 2020'de mermer işletmem küçük işletme statüsüne geçti. Makine satışı ve eşimden aldığım borçla bir arsa daha aldım; buradan kira geliri elde ediyorum. 2009'da iki, 2011'de bir taşınmazımı 2022 yılında sattım; aynı yıl bir dükkân, 2023'te ise iki büro/ofis aldım. Yani üç taşınmazımı satıp yerine yine üç taşınmaz edindim. Tüm işlemler hukuka uygun, kayıtlı ve resmî belgelere dayanmaktadır.
19:20
İddianamede 2014 öncesinde hiçbir mal varlığımın olmadığı, 2014-2015'te bir arsa ve bir zeytinlik, 2019 sonrasında ise bir dükkân, beş arsa ve iki ofis edindiğim belirtiliyor; bu tespit hatalıdır ve gerçeği çarpıtmaktadır. Mal varlığımdaki değişim tamamen kendi taşınmazlarımın satışından kaynaklanmaktadır. Hesaplarıma üçüncü kişilerce yapılan transferler, şirket faaliyetlerim kapsamında faturalara karşılık yapılan ticari ödemelerdir. Kendi hesaplarım arasındaki transferler ve eşimden aldığım borç dışında hiçbir gelir kaynağım yoktur. Açıklanamayan, kayıt dışı, gizli veya örtülü herhangi bir gelir söz konusu değildir.
19:22
Mal varlığımın tamamı ticari faaliyetlerimden, kira gelirlerimden ve aile içi ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Açıklanamayan bir zenginleşme, suç geliri, örgütsel finansman yoktur. Ceza hukuku varsayıma değil somut ispata dayanır. İddianamede yer alan 2 milyar dolarlık seçim fonu iddiasına gelince: Peki bu para nerede? Fiziki varlığı, banka kaydı, somut izi nerede?
19:24
Gördüğüm kadarıyla bu ofis içerisinde herhangi bir kasa yoktu, bu parayı orada bulunan bir dolaba koyardı veya sırt çantasıyla götürürdü. Yanlış duymadınız Sayın Heyet. Milyarlarca liralık bir suç imparatorluğunun finansal ve lojistik altyapısı; bir adet dolap ve bir adet sırt çantasından ibaretmiş.
Savcılığın en çok ifadesine başvurduğu şüpheli Eyüp Subaşı'nın parayı nasıl yönettiğine dair anlatımı aktarıyor.
19:26
Bir yandan sözde örgütün en önemli yöneticisi ilan ediliyorum, diğer yandan sözde örgütün faaliyetleri kapsamında gizli olarak gerçekleştirildiği iddia edilen sekiz toplantının hiçbirinde yer almıyorum. Bir yönetici düşünün ki ne karar alınırken orada, ne plan yapılırken orada, ne de talimat verilirken orada.
19:29
Savcılık, örgütün ikinci amacının CHP'yi ele geçirmek olduğunu iddia ediyor; ancak bu hukuki değil, tamamen siyasal bir değerlendirmedir. CHP yüz yılı aşan, köklü, tüzüğü, delegeleri ve iç demokrasisi olan bir organizasyondur; bir meclis üyesi ya da varsayımsal bir örgüt eliyle ele geçirilebileceğini ileri sürmek gerçeklikle bağdaşmaz. Bir siyasi partide görev almak, delege olmak, seçim kazanmak 'ele geçirme' sayılırsa demokratik siyasetin kendisi suç olur. Kırk yıla yaklaşan ticari hayatımda şirket yönetmek, üretim yapmak ve istihdam sağlamak dışında hiçbir 'ele geçirme' faaliyetim olmadı. Savcılık delil olarak CHP 38. Olağan Kurultayı'na ait video ve fotoğraflar sunmuştur; 4,5 yıl Parti Meclisi Yürütme Kurulu üyeliği, on yıl ilçe ve Büyükşehir meclis üyeliği yapmış biri olarak yirmi bini aşkın kişinin katıldığı bir kurultaya katılmamdan daha doğal ne olabilir?
19:31
Savcılık, örgütün nihai amacının Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamak ve bu amaçla devasa bir mali kaynak oluşturmak olduğunu ileri sürüyor; ancak iddianamede bunu destekleyen somut hiçbir delil yok. Hangi mali kaynağın ne şekilde oluşturulduğu, kim tarafından toplandığı, nerede muhafaza edildiği veya hangi amaçla kullanıldığına ilişkin hiçbir somut tespit bulunmuyor. Buna rağmen olası bir cumhurbaşkanlığı sürecinde bu sözde sistemin tüm Türkiye'ye yayılmasının hedeflendiği ileri sürülmektedir. Tamamı varsayımlara dayanan bu iddiaların hiçbir hukuki ve maddi temeli yoktur.
19:33
Karşımızda öyle büyük bir tablo çiziliyor ki: havada uçuşan milyar dolarlar, gizemli bir 'sistem', adeta ahtapotun kolları gibi ülke geneline yayıldığı iddia edilen devasa bir mali ağ. Savcılık sayısız suç isnat ediyor, sayfalar dolusu senaryo yazıyor ancak davanın özünü oluşturan o yalın soruya cevap veremiyor, bu sorunun cevabını arama ihtiyacı bile hissetmiyor: Peki, iddia edilen bu para nerededir? Madem bu kadar büyük bir mali kaynak oluşturuldu, peki bu para nerede? Bu paranın fiziki varlığı, banka kaydı, somut izi nerede? Savcılık Türkiye'nin en büyük holdingleri kadar milyarlarca liralık mali hacmi olan bir örgütten söz ediyor; mekânsal varlığının nerede olduğu meçhul bu sözde finansal ağın adının ise 'sistem' olduğunu iddia ediyor. Savcılığın 'sistem' kelimesini her yerde kullanması, aslında ortada bir paranın olmadığının itirafıdır. 'Sistem' iddianamenin hiçbir noktasında somutlaştırılmamış; bazen mekânsal bir yer, bazen bir fon, bazen de örgüt adı gibi kullanılmıştır. Yani savcılık, ispat edemediği her şey için 'sistem' kelimesini kullanarak soyutlama yapmıştır.
19:35
İddianamede suçlandığım 137 eylemden 120'sinin olay örgüsünde ismim geçmiyor. Eğer ben gerçekten milyarların aktığı bir örgütün 'ana kasası' isem ve bu devasa operasyonu bir sırt çantasıyla yönetebiliyorsam, üstelik herhangi bir para izi de bırakmıyorsam, teknolojik imkânsızlıklar içinde yarattığım bu mucizeden ötürü cezaevine değil, iktisat fakültelerine ders vermeye gönderilmeliyim.
63. Duruşma Günü·7 Temmuz 2026
11:11
16 aydır savunma yapmayı bekledim. Son iki gündür bu talihsizlik mi bana denk geldi?
11:13
Yaklaşık 100 sorumlu tutulan kişiyi dinlediniz, tek bir eyleme müdahale etmeden saatlerce sabırla dinleme yaptınız. Ben de savunmama kaldığım yerden devam etmek istiyorum.
11:14
Hakkımdaki suçlamalar somut delillere dayanmıyor. İsmim adeta hazır bir kalıp gibi her iddianın içine yerleştirildi.
11:16
CHP İstanbul İl Binası'nın 2019 yılında gerçekleşen satın alma sürecine ait görüntüler, 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde 'CHP para kuleleri' başlığıyla servis edildi. 4,5 yıl öncesine ait görüntülerle hedef haline getirildim. Kişilik haklarıma saldırı yapıldı ve linç kampanyası başlatıldı.
11:17
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ayrı bir dava bulunuyor; bu dosyada verdiğim ifadeyi aynen tekrar ediyorum. Aklama iddiasını reddediyorum.
11:19
Somut ve doğrulanabilir deliller yerine, kamuoyunda hedef gösterilmiş ismim kullanılarak beyanlar güçlendirilmeye çalışıldı.
11:20
Yaklaşık 35 yıldır aynı ilçede yaşıyorum, çalışıyorum ve siyaset yapıyorum. Bu nedenle çok sayıda insanı tanımam son derece olağan. Ancak bu durum, iddia edilen bir örgütün en önemli üyesi gibi gösterilmeme gerekçe yapıldı.
11:30
İddianamenin 2 numaralı eyleminde, Metin Gül tarafından Kübist Projesi'nin iskânını alabilmek amacıyla bana 2 milyon 500 bin TL rüşvet verildiği ileri sürülmektedir. Ancak bu iddiayı destekleyen, Metin Gül'ün soyut beyanları dışında dosyada tek bir somut delil dahi bulunmamaktadır.
11:31
İddia edilen suç tarihi 2014 sonu. Dosyada, emniyet aracılığıyla tespit edildiği belirtilen telefon irtibatı 3 Mart 2014 tarihlidir.
11:32
Kaldı ki ben bu tarihte Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi dahi değildim. O dönemde Beylikdüzü Belediye Başkanı AK Partili Yusuf Uzun idi. Yerel seçimler ise 30 Mart 2014 tarihinde yapılmıştır.
11:33
Dolayısıyla söz konusu telefon görüşmesi, benim herhangi bir kamu görevi bulunmayan döneme aittir. Kamu görevlisi olmadığım bir dönemde gerçekleşen bir irtibatın, sonradan rüşvet aracılığı suçuna dayanak yapılması hukuken mümkün değildir.
11:34
Dosyaya emniyet tarafından sunulan bazı teknik çalışmalar ise 2016 yılına aittir. Buna karşın iddia edilen suç tarihinin 2014 yılı sonu olduğu ileri sürülmektedir. İddia edilen olay tarihi ile delil olarak sunulan teknik kayıtlar arasında yaklaşık iki yıllık bir zaman farkı bulunmaktadır.
11:38
İtirafçı Metin Gül'ün iddia ettiği kavşak yapımında rüşvet iddiasına gelince; bahsi geçen kavşağın ve alt geçidin yapımı Kadir Topbaş döneminde tamamlanmıştır.
11:40
Savcılık iddianamenin üçüncü bölümünde Beylikdüzü'nde gerçekleştiği iddia edilen 13 eyleme yer vermiştir. Bu eylemlerden birinci, ikinci, beşinci ve sekizinci eylemler nedeniyle cezalandırılmam talep edilmektedir. Az önce saydığım dört eyleme; Uğur Güngör, Metin Gül, Zafer Gül ve Adem Soytekin'in gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle çelişen, gerçeğe aykırı etkin pişmanlık beyanları nedeniyle dahil edildiğim açıktır. Hakkımdaki isnatlar tamamen soyut, çelişkili ve sonradan geliştirilmiş beyanlara dayanmaktadır.
11:41
Birinci eylem kapsamında yer alan 11. madde yönünden, şikâyetçi Uğur Güngör ve avukatları 13 dairenin devrine ilişkin iddialarını ilk kez 2020 yılında yargı makamlarına taşımışlardır. Buna rağmen, 2024 yılına kadar verdikleri onlarca dilekçe, ek ifade ve suç duyurusunun hiçbirinde senet verildiği, para teslim edildiği ya da benim bu olaylarda yer aldığım yönünde tek bir iddia dahi bulunmamaktadır. Benim adım ilk kez 19 Mart 2024 tarihli tanık ifadesinde geçmektedir. Oysa iddia edilen olayların 2016-2017 yıllarında gerçekleştiği ileri sürülmektedir. Buna rağmen ismim, olayların üzerinden yedi yıl, hukuki sürecin başlamasının üzerinden ise dört yıl geçtikten sonra birdenbire dosyanın ana aktörlerinden biriymiş gibi ileri sürülmüştür.
11:42
Eğer gerçekten iddia edildiği gibi senetleri ve parayı teslim alan kişi ben olsaydım, şikâyetçinin 4 yıl boyunca ismimi hiç anmamış olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Diyelim ki ismimi unuttu. Peki, uğradığını iddia ettiği zararın temelini oluşturan senetleri ve para ödemelerini de nasıl unuttu? Bir insan, borçlandığını ve büyük miktarda para verdiğini iddia ettiği senetleri dört yıl boyunca yargı makamlarından gizleyip, daha sonra bir anda hatırlayabilir mi? Savcılık ise Uğur Güngör'ün bu beyanlarını esas almış, ancak bu olağan dışı çelişkileri araştırma gereği dahi duymamıştır.
11:43
Görüntülerde yer alan kişilerin hedef gösterildiğini ve kişilik haklarımın saldırıya uğradığını daha önce ifade etmiştim. Gerek bir numaralı eylemde gerekse ilerleyen bölümlerde açıklayacağım bazı eylemlerde, adım iftira, şantaj ve tehdit amacıyla kullanılmış; kötü niyetli şekilde iddia edilen olaylara dahil edilmiştir. Nitekim 2020 yılından 19 Mart 2024 tarihine kadar defalarca ifade veren Uğur Güngör, anlatımlarına beni ilk kez 19 Mart 2024 tarihinde, yani sözünü ettiğim görüntülerin kamuoyuna servis edilmesinin hemen ardından dahil etmiştir. Bu durum tesadüf değildir.
11:44
Uğur Güngör, kendi ticari uyuşmazlığında beni bir baskı aracı olarak kullanmak istemiştir. Sayın Mehmet Murat Çalık'a gönderdiği mesajda da ismimi açıkça bir şantaj unsuru olarak kullanmıştır. Sayın Mehmet Murat Çalık da burada yönelttiğim soruya verdiği cevapta bunu doğrulamıştır. Söz konusu şantaj içerikli mesaj dosya eklerinde de yer almaktadır. Uğur Güngör'ün beni iddialarına dahil etmesindeki gerçek niyet, Sayın Mehmet Murat Çalık'a 14 Mart tarihinde gönderdiği tek taraflı, tehdit ve iftira içeren mesajdan da açıkça anlaşılmaktadır.
11:45
1 numaralı eylemde adı geçen Uğur Güngör, Davut Akay ve Zafer Gül isimli kişilerin ifadeleri hem kendi beyanları içerisinde hem de birbirlerinin beyanları ile çelişkilidir. Bu kişiler menfaat verilmesinin amacını, beni tanıyıp tanımadıklarını, iddia edilen rüşvet parasının miktarını, bu rüşvetin kim tarafından kime, nasıl, ne zaman, nerede verildiğini, iddia edilen senet sayısı ve teslim sürecini birbirlerinden farklı anlatmışlardır. Ben; birbirini doğrulamayan, aksine yalanlayan beyanlar vasıtasıyla suçlanıyorum. Uğur Güngör, 19 Mart 2024 tarihinde ilk kez senet iddiasında bulunmuş, ilk anlatımında ödemenin kendisi, Davut Akay ve Zafer Gül ile birlikte elden iş yerimde yapıldığını söylemesine karşın, sonraki anlatımında 22 Ağustos 2016'da bankadan para çekip avukatı ile Zafer Gül'ün parayı teslim ettiğini söylemiştir. Davut Akay 21 Mart 2025 tarihli ifadesinde beni tanımadığını ve ödeme sürecinde bulunmadığını söylerken, 8 Eylül 2025 tarihli ifadesinde Zafer Gül ile Beylikdüzü Yakuplu Mermerciler Sanayi Sitesi'ne gittiklerini ve Zafer Gül'ün bana elden para verdiğini beyan etmiştir. Ayrıca dosyada bu beyanları destekleyen tek bir somut delil, HTS veya baz kaydı dahi bulunmamaktadır; İddianamede Zafer Gül ile aramda olduğu belirtilen baz kayıtlarının Beylikdüzü'nde değil, Ataşehir'de olduğu görülmektedir.
11:47
Suçlandığım eylemlerden birinde 2 milyon TL rüşvete aracılık ettiğim iddia ediliyor. Bu konuda ifade veren Metin Gül ile Adem Soytekin'in beyanları birbiriyle uyumlu değil. Metin, Adem'den duyduğunu söylüyor; Adem, Metin'den duyduğunu söylüyor. Ancak benim rüşvete aracılık etme suçundan cezalandırılmam isteniyor.
11:48
2 ve 8 numaralı eylemler kapsamında yöneltilen rüşvet suçlamalarını reddediyorum. Henüz kamu görevim yokken gerçekleştiği iddia edilen bir irtibatın rüşvet suçuna dayanak yapılması mümkün değildir.
11:49
Bazı projelerle ilgili iskan süreçleri ben görev almadan önce tamamlandı. Zaten yasal olarak kazanılmış bir hak için kimse rüşvet vermez. Bu iddialar mantık dışıdır.
11:50
Kalekent ve First Avenue projelerine ilişkin aynı olay için üç farklı anlatım var. Ödeme miktarı, şekli, tarafları ve amacı konusunda hiçbir ortak nokta yok.
11:50
Benim hiç tanımadığım birinin satış ofisine gidip 'Ruhsat işini çözerim' diyerek 1 milyon dolar istediğim, onun da bana üç eşit senet hazırlayıp ödediği iddia ediliyor. Adam daha sonra senet sayısının 4-5 olabileceğini söylüyor, ödeme için ise tam 21 aylık devasa bir zaman dilimi veriyor. 1 milyon dolar gibi bir paranın teslimat sayısı, senet adedi ve ödeme tarihi gibi hayati detaylar hatırlanmıyor. Bu hafıza kaybının tek sebebi, iddiaların gerçek bir hafızaya değil, kötü bir kurguya ve senaryoya dayanmasıdır.
11:54
Hayatın olağan akışı içinde, iki yıla yayılan vadeli senetlerle bir rüşvet anlaşması yapılması gerçekten mümkün olabilir mi? Sözde rüşvet anlaşmasının yapıldığı tarihte yerel seçimlere sadece 75 gün var. Ne Mehmet Murat Çalık'ın ne de Ekrem İmamoğlu'nun seçilmesi kesin veya öngörülebilir değil. Yani taraflar, seçilip seçilemeyeceği henüz belli olmayan adaylardan çekinip, seçimi bile beklemeden, üstelik 21 aya yayılan vadeli senetlerle 1 milyon dolarlık rüşvet anlaşması yapıyorlar.
11:56
Cebeci maden sahasında yürütülen proje, savcılığın iddia ettiği gibi bir örgüt projesi değildir; bu bir devlet projesidir. Cebeci Maden Bölgesi'nin sorumlusu İBB veya şahsım değildir. İBB'nin bu Maden Bölgesi'nde, madencilik faaliyetinde, hafriyat depolama ve dolgu işinde hiçbir yetkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Benim de bu konularda hiçbir sorumluluğum yoktur.
11:58
Maden Bölgesi'nde yetki tartışmasız bir şekilde MAPEG'e aittir; bu kanuni zorunluluktur. İBB'nin Cebeci Maden Bölgesi'ndeki durumu, AK Parti döneminde yapılan bir protokolden kaynaklanmaktadır.
11:58
Savcılık; rüşvet anlaşması, senetlerin düzenlenmesi, imzalanması ve 18 ay boyunca ödenmesi gibi eylemlerin kanıtı olarak, iş yerime 1-1,5 kilometre mesafedeki bambaşka bir konuma ait olan ve saatleri bile birbiriyle uyuşmayan 7 dakikalık tek bir ortak baz kaydını yeterli görüyor.
12:12
Bu iddialar içi boştur. Sahip olmadığım bir yetkiyle usulsüzlük yapmam zaten mümkün değil. Kimseye talimat vermedim, kimseden de talimat almadım.
12:14
Cebeci, Türkiye'nin ilk ve tek maden bölgesidir. Bu alan için özel kanun ve yönetmelikler çıkarılmıştır. Bölge 2018'de Resmi Gazete kararıyla maden bölgesi ilan edildi. Denetim, İstanbul Valiliği başkanlığındaki komisyonca yürütülmektedir.
12:18
MAPEG'in açtığı ihaleyi İBB iştiraki İSFALT 2018'de kazandı. İSFALT'ın 270 milyon TL teminatının yanma, ihale yasaklısı olma ve belediyenin milyarlarca liralık kamulaştırma yüküyle karşı karşıya kalma riski vardı. Süreci takip etmemin tek nedeni kamu zararını önlemekti.
12:20
Yapılan revizyonlarla İBB, yaklaşık 12 milyar TL'lik kamulaştırma yükünden kurtuldu. Toplamda 15 milyar TL'yi aşan bir kamu yararı sağlandı. Ortada zarar değil, ciddi bir kazanç vardır.
12:22
Savcılığın 185 milyon ton kaçak hafriyat ve 31 milyar TL kamu zararı iddiası, hatalı hukuki varsayımlara dayanmaktadır.
12:24
İSTAÇ'ın burada gelir hakkı olduğu iddiasını kabul etmiyorum. Cebeci aktif bir maden sahasıdır, hafriyat döküm sahası değildir; bu nedenle İSTAÇ'ın burada gelir hakkı yoktur.
12:26
İddianamede Cebeci Maden Sahası için 110 milyar TL kamu zararı öne sürülmüştür. Ancak 31 milyar TL kaçak döküm nedeniyle 80 milyar TL maden rezervi kaybına ya da Orman Kanunu'na muhalefete ilişkin hiçbir tutanak yoktur; dökümlerin tamamı izinli ve kontrollüdür.
12:27
İddianamede, İSFALT'a ait flamaların sahaya konulması 'hileli işlem' olarak nitelendiriliyor. İSFALT bu maden ruhsatlarının resmi ortağı ve projeyi yürüten şirkettir. Bir şirketin ortak olduğu yerde flamasının olmasından daha doğal ne olabilir?
12:28
Güney Cebeci'de izinsiz döküm yapıldığı iddiasına karşılık, MAPEG hem 2021 hem 2023 yılında izin vermiştir. Cebeci Maden Bölgesi'nde dolgu ve döküm faaliyetleri dâhil tüm izinler MAPEG tarafından verilmekte ve denetlenmektedir. TEİAŞ'ın heyelan riski başvurusu üzerine dolgu bizzat MAPEG tarafından talimatlandırılmıştır.
12:30
Firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketine 2025 Mayıs'ında TMSF tarafından kayyım atandıktan sonra dökümler aynı şekilde devam etmiştir. TMSF, MAPEG ve İstanbul Valiliği burada yapılan dökümün yasal olduğunu kabul ederken, savcılık mevzuatı ve yetkili izin mercilerini göz ardı ederek durumu hukuka aykırı gibi lanse etmiştir.
12:32
Murat Gülibrahimoğlu'nun İBB ve İSTAÇ ile olan ilişkisi 2019'un çok öncesine, 2012 yılına dayanır. Kendisiyle siyasi görevim varken ticari bir ilişki kurmadım. Siyasi görevim bittikten ve ben artık siyaset yapmamaya karar verdikten sonra ancak kendisiyle ticari ilişkiye girdim. İlişkimiz ne örgütseldir ne siyasidir.
12:43
Karşınızda bulunma sebebim somut deliller değil; içi boş iddialar, saptırılmış ithamlar ve kötü bir kurgudan ibaret çelişkili beyanlardır. Bugün burada suçsuzluğumu değil, bu gerçek dışı kurgunun tutarsızlığını ispat etmek için savunma yapıyorum. Burada ciddi bir isnat değil, resmen keyfi bir yakıştırma söz konusudur.
12:44
Bu dosyada suça ilişkin somut delil bulunmamaktadır. Dosyada bulunan tek şey, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin beyanlarıdır. İddianamede yer alan 13 eylemin hiçbirinde ne bir mağdur beni tanımaktadır ne de etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler dışında herhangi bir şüpheli benimle görüştüğünü söylemektedir. Ayrıca bana herhangi bir menfaat ulaştığını gösteren tek bir maddi delil de bulunmamaktadır. Herhâlde ben, yönettiğim iddia edilen yapının içinde kimse tarafından tanınmayan dünyadaki ilk örgüt yöneticisiyim.
12:46
Etkin pişmanlık beyanlarının tamamı, birbirinin tekrarı niteliğindedir ve savcılık tarafından soruşturma aşamasında bu beyanların doğruluğu araştırılmadan kabul görmüş, esas alınmıştır. Dosya kapsamında bu beyanları doğrulayan tek bir iletişim kaydı, para transferi, fiziki takip tutanağı, teknik inceleme raporu ya da maddi bulgu bulunmamaktadır.
12:47
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 'dönüm noktası' dediği Ertan Yıldız'ın, etkin pişmanlıktan yararlandıktan sonra ifadeleri basına sızdırılmıştır. Henüz doğruluğu araştırılmamış, çapraz sorguya tabi tutulmamış ve somut delillerle desteklenmemiş bir etkin pişmanlık beyanının, adli makamların denetimi dışında kamuoyu nezdinde peşinen hüküm oluşturacak biçimde dolaşıma sokulduğunu göstermektedir.
12:47
Ertan Yıldız'la başlayan, Süleyman Atik ve Yakup Öner'in tahliye umuduyla sarıldığı bu beyan zinciri kendi içinde tamamen çökmüştür. Birbirinin adeta kopyası olan, imla hatalarına kadar benzeşen bu ifadeler; maddi gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla değil, belirli isimleri, Sayın Ekrem İmamoğlu'nu ve beni bu dosyanın içine çekebilmek amacıyla hazırlanmış metinler görünümündedir.
12:48
Ceza yargılaması, 'birisi öyle söyledi' diye değil; 'deliller bunu gösteriyor' diye hüküm kurar. Bu dosyada ise deliller susmakta, yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin anlatımları konuşmaktadır. Hukuk; varsayımlar, tahminler ve doğrulanmamış beyanlar üzerine inşa edilemez. Hakkımdaki örgüt yöneticiliği iddiasının da, isnat edilen rüşvet suçlamalarının da hukuki ve maddi hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Etkin pişmanlık kurumu delil üretmek için değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için düzenlenmiştir.
12:49
Etkin pişmanlıkçılardan Süleyman Atik'in, Faruk Baştürk'ten az para istenmesine yönelik iddiası asılsızdır. İfadelere göre Süleyman Atik ile Mehmet Faruk Baştürk 2022 yılının başında görüşmüştür. Son taksit ise 2023 yılının başında alınmıştır. Deprem ise 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelmiştir.
12:50
Sözde etkin pişmanlık ifadelerinin ne kadar dayanaksız olduğunun en açık örneklerinden biri de 18 numaralı eylemdir. Bu eylem, 2016 yılından beri İBB'de şoför olarak çalışan, 2020 yılından itibaren de benim makam şoförlüğümü yapan Hüseyin Yurtdaş'ın tutuklanmasına neden olmuştur. Gerek Hüseyin Yurtdaş'ın gerekse bu eylem kapsamında yer alan diğer şoförlerin tutuklanmasının tek dayanağı, Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım'ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlardır. Açıkça ifade ediyorum: Savcılığın, şoförüm Hüseyin Yurtdaş hakkında ileri sürdüğü 'kurye' ve 'taşıyıcı' iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Hüseyin Yurtdaş, emeğiyle çalışan ve ailesinin geçimini sağlayan bir emekçidir. Ben de bugüne kadar kendisinden hukuka aykırı herhangi bir iş yapmasını hiçbir zaman istemedim.
12:51
Bu dosyaya oğlum Mustafa, yeğenim Murat ve ağabeyim Zafer de yine akıl almaz etkin pişmanlık beyanları ve varsayımlar üzerinden dahil edilmiştir. Onların her biri benim ailemdir, canımın bir parçasıdır. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum.
14:52
Ortada tek bir yazılı talimat, resmi imza veya kurumsal yazışma gibi somut bir delil yokken; yetkisiz bir kişinin iz bırakmadan, afaki ve uçuk rakamlı yüzlerce işlemi yönettiği ve binlerce çalışanı olan kurumlar üzerinde 'görünmez bir otorite' gibi hâkimiyet kurduğu iddiası ciddiyetten uzaktır. Hiçbir iştirak yöneticisi benden emir aldığını söylemezken, savcılık zorlama bir hiyerarşi kurgulamaya çalışıyor.
14:55
Ertan Yıldız'ın hakkımdaki hiçbir iddiasını, daha doğrusu iftiralarını kabul etmiyorum. İBB iştirakleri Ertan Yıldız'ın koordinasyonundaydı.
14:56
Savcılık beni iştiraklerin yöneticilerinden hiyerarşik olarak üstün bir konumda göstermeye gayret ediyor. Bunu reddediyorum. Ben iştirak yöneticilerinden üstün bir konumda değilim.
14:58
Savcılık, Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'deki yapılanmayı organize ettiğim iddiasını tamamen 'dedikodu' mahiyetindeki beyanlara, 'duyduğum kadarıyla gizli ortaktır' şeklindeki afaki sözlere dayandırıyor. Hayatım boyunca reklam sektöründe hiçbir ticari faaliyet yürütmedim; aynı sektörde faaliyet gösteren ve birbirine rakip olan iki şirkete aynı anda 'gizli ortak' olmam abesle iştigaldir.
15:03
İştirak yöneticilerine emir ya da talimat vermem hukuken de, fiilen de mümkün değildir. Söz konusu kuruluşlar; belediyenin birer alt birimi değil, ayrı tüzel kişiliğe sahip, kendi yönetim kurulları ve icra organları bulunan kurumsal yapılardır.
15:05
İddianamede Eyüp Subaşı'nın 2014 tanışıklığa dair beyanları var. Henüz 2014 yerel seçimleri gerçekleşmemiş, seçimin kazanılıp kazanılamayacağı belli değilken ve Ekrem İmamoğlu başkan bile seçilmemişken, nasıl bir 'gayri resmi süreç' yürütülebilir?
15:12
Eyüp Subaşı 2014-2019 beş yıllık dönemden hiç bahsetmeyerek adeta 'zaman yolculuğu' yapıyor. İhale cirosunun %10'unu elden istediğini iddia ederken bir ifadesinde 8-10 defa, diğerinde 15 seferde verildiğini söyleyerek çelişiyor. HTS baz kayıtlarının tarihleri de bu iddialarla uyuşmuyor.
15:20
Eyüp Subaşı tarafından dosyaya sunulan mesaj kayıtları dahi durumun anlattığımdan ibaret olduğunu teyit etmekte, kendi beyanlarının doğru olmadığını göstermektedir. Bu mesajlarda, rüşvet alan ya da rüşvet veren bir kişi olmadığı açıkça görülmektedir; ifadelerde kullanılan üslup ve tarafların konuşma tarzı da bunun teyididir.
15:20
Savcılık beni 2019 yerel seçimlerinden 2021 sonuna kadar sorumlu tuttuğu hâlde, absurt bir çelişkiyle, gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihine kadar iştirakler tarafından gerçekleştirilen tüm ihalelerden ötürü örgüt yöneticiliğinden cezalandırılmamı talep ediyor.
15:21
Eyüp Bey'i en son 19 Mart'ta gözaltına alındıktan sonra Vatan Emniyet Müdürlüğü'nde gördüm. Eşi ve oğlunun da gözaltına alınmasından kaynaklı büyük bir üzüntü içerisindeydi, adeta şoktaydı diyebilirim. Bakıma muhtaç engelli bir çocuğunun daha olduğunu, dışarıda onunla ilgilenecek kimsenin kalmadığını adeta sayıklıyordu. Bu durumdan büyük üzüntü duydum. Sonrasında hem kendisi, hem de eşi ve oğlu tutuklandı. Yaşadığı çaresizlik sebebiyle etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğunu ve gerçeğe aykırı sözler söylemek zorunda kaldığını düşünüyorum. Aileyle sınanmanın ne olduğunu en iyi ben bilirim.
15:28
Ağaç A.Ş. ve İSFALT A.Ş. üzerinden yürütülen 'ana kasa' ve sistemi finanse etme iddialarını kesin bir dille reddediyorum. İştirak yöneticilerinin işe alınmasında zerre dahlim yok; bu kişiler kendi ifadelerinde adımı bile zikretmemiş. İhalelerin önceden bana sızdırıldığı iddiası ise Burak Korzay'ın ifadesinde geçen 'Fatih Keleş'in asistanı Kaan bilgileri alıyordu' beyanına dayandırılıyor. Benim Kaan isminde bir asistanım yoktur.
15:35
Matematiğin, ekonominin ve hayatın olağan akışının bir kuralı vardır: Büyük para iz bırakır. Bu dosyada bu iz yoktur. Çünkü o para yoktur, o örgüt yoktur, o sistem yoktur. Milyarların yöneticisi olsaydım izi olurdu. Hayatım, sicilim, mal varlığım, banka hesaplarım açıktır.
15:38
Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde gerçekleştiği iddia edilen 13 eylemin biri hariç tüm eylemlerde 'örgüt yöneticisi' sıfatıyla cezalandırılmam talep edilmiştir. Eylemlerde adı geçen Süleyman Çetinsaya, Mehmet Torunlar, Boris Borisenko, Cüneyt Yakut, Seyfettin Taşdan, Ayşegül Kayabay, Zeynel Kılıç, Okan Akkaş, Mehmet Muhittin Palazoğlu, Cafer Mahiroğlu, Mehmet Faruk Baştürk isimli şüpheliler ve Sinpaş Holding'ten Avni Çelik, Adnan Polat, Kaan Yücel, Murat Özyeğin isimli kişiler ile hiçbir tanışıklığım ve iletişimim yoktur. Nitekim bu eylemlerin hiçbirinin olay anlatımında adını saydığım şüpheliler, müşteki veya tanıklar benden bahsetmiyor, hatta beni tanıdıklarını dahi söylemiyorlar.
15:39
İddianamenin bu bölümünde yer almamın tek sebebi, Ertan Yıldız'ın 20 Mayıs 2025 tarihli gerçeğe aykırı etkin pişmanlık ifadesi, Süleyman Atik'in adeta Ertan Yıldız'ı kelimesi kelimesine tekrar eden 30 Mayıs 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesi ve devamında Yakup Öner'in, Süleyman Atik'in ifadesini tekrar eden 23 Haziran 2025 ve 28 Temmuz 2025 tarihli etkin pişmanlık beyanlarıdır. Savcılık resmen Ertan'ın gerçeğe aykırı iddiasını Süleyman'a, Süleyman'ın gerçeğe aykırı iddiasını da Yakup'a doğrulatmış; böylece maddi gerçeği araştırmak yerine aynı anlatımın farklı kişiler tarafından döngüsel olarak tekrar edilmesini yeterli görmüştür.
15:40
Ağır iddialar var. Ancak iddiaların ağır olması, delilin varlığı anlamına gelmez. Ceza hukuku kanaatle değil, kanıtla hüküm kurar. Varsa yapılan değil, ispatlanan esas alınarak karar verilir.
15:41
İtirafçı Ahmet Sarı, tutuklandıktan 6 gün sonra, 2022 yılından 2024 yılının Mayıs ayına kadar 17 farklı seferde bana toplam 169 milyon lira verdiğini iddia etti. İfadesinden sonra Ahmet Sarı ve İsmail Sarı tahliye edilmiştir.
15:42
Bu durum dosya kapsamında fiilen şu sonucu doğurmaktadır: Fatih Keleş'e para verdiğini söyleyen kurtulur.
15:43
Ortada somut bir para, izah edilemeyen bir mal varlığı, banka hareketi, hiyerarşi, talimat zinciri, örgüt, maddi delil yoktu. Ortada bir hayat vardır: benim hayatım, benim ailem, itibarım vardır. Ben bir insanım; babayım, kardeşim, eşim.
15:44
16 aydır tutukluyum. Oğlum, yeğenim ve abim de bu dosya nedeniyle aylarca tutuklu kaldı; çok zor günler yaşadık.
15:44
Ben oğlumu, kötü arkadaş çevresine girmesin, yanlış yola sapmasın diye üzerine titreyerek büyüttüm. Dürüstlüğüyle, karakteriyle hem bana hem de çevresine örnek bir evlat oldu. Bugün o gurur duyduğum evladım, neredeyse tamamı cinayet veya cinayete teşebbüs, kasten yaralama suçlusu ya da şüphelisi olan 60 kişilik bir koğuşun içinde tam 1 yıl tutuklu kaldı. Her an acaba oğlumun başına bir şey gelir mi endişesiyle yaşadım.
15:45
Hakkımda 'para kasası, parkelerin altında milyon dolarlar bulundu' gibi asılsız ve uydurma haberler servis edilirken, hakkımda her türlü haysiyet ve itibar cellatlığı yapılırken oğlum o koğuştaydı. Evladımı o koğuşta yalnız bırakmanın tarifini, ne hissettiğimi size anlatabilmem mümkün değil. Bu haberleri servis edenlere şunu söylemek isterim: Emin olun, o koğuşlardaki cinayet zanlıları bile bu yalan haberleri yapanlardan daha vicdanlı, daha insancıldır.
15:45
Ben buradaki senaryonun figüranı değilim. Ben bir insanım, bir babayım, bir kardeşim, bir eşim. Bir babanın taşıyabileceği sabır sınırlarının çok ötesinden sizlere sesleniyorum. Oğlumun, ağabeyimin ve yeğenimin rehin alındığını bile bile, onlardan kilometrelerce uzakta başka bir cezaevinde başımı yastığa koyup uyumam beklendi. Ben denedim ama başaramadım. Bir insanın sevdiklerinin akıbetinden bihaberken nefes alması dahi yük haline gelmişken, uyku haram hale geliyor.
15:46
Tertemiz evladımı, bu korkunç tablonun içinde, bu risklerle baş başa bırakmanın tarifini, annesi ve kız kardeşinin dışarıdaki perişan vaziyetini hangi hukuk metni, hangi vicdan yapabilir?
15:46
Sayın Heyet, adaletin terazisi ağır çalışabilir ama şaşmamalıdır. Bugün vereceğiniz karar yalnızca benim özgürlüğümle ilgili olmayacaktır. Bu karar, delilin mi yoksa söylentinin mi esas alınacağını gösterecektir. Bu karar, hukukun mu yoksa siyasetin ve algının mı üstün tutulacağını gösterecektir.
15:48
Tanımıyorum ama CHP üzerine çok fazla iddiada bulunan kişi olarak basından biliyorum.
15:49
Yakup Öner'in teknik konularda danışmanlık yapıyor diye biliyordum.
15:50
Süleyman Atik'le beni Ertan Yıldız tanıştırdı.
15:56
Ertan Yıldız'ın iddialarını kabul etmiyorum. Her şey konuşulmuş, bir anda kapıdan ben girmişim; oraya nasıl dahil olmuşum anlamadım, ben böyle bir konuşmanın içerisinde olmadım.
16:06
Kendisi konut yapar, ticari faaliyetim olmuştur, arkadaşımdır. 2014-2015'ten beri tanırım.
16:08
Bulunmadım. Tadilatlar olmuş ama aktif değildim.
16:11
Bu paralar 'Bir tuğla da sen koy' kampanyasınındı.
16:15
Ertan Yıldız vesile oldu ama o da tanımıyordu. Aynı anda tanışmış olduk. İnceleme yapacaktı, 'Benimle gelir misin?' dedi. Birlikte gittik. O sırada Murat Gülibrahimoğlu'yla tanıştım.
16:16
Sadece benimle değil, Sayın Valimizin amcası da Murat Gülibrahimoğlu ile ticaret yapıyordu; onun da taşeron firması var. Cebeci'de benim herhangi bir karar ya da izin verme yetkim yoktu. Ben ne kadar gerçek bir ticaret yaptıysam Sayın Valinin amcası da o kadar gerçek bir ticaret yapıyordu.
16:55
İddia edildiği gibi ne bir örgüt, ne bir para, ne bir mal varlığı ne de bir hiyerarşi vardır.
savunma özeti — istyargiliyor1 aktarımı
16:59
Ben İBB Spor Kulübü Başkanıyım. Orada toplantı odaları, ofisler, salonlar var. Sadece ben değil, 100'ün üzerinde kişinin kullandığı bir yerleşkedir.
17:04
Sizinle zaman zaman karşılaşmış olabiliriz ama ne zaman olduğunu bile hatırlamıyorum. Bahsedilen olayla ilgili hiç konuşmadık.
17:05
Ben ne kadar gerçek bir ticaret yaptıysam, Vali'mizin amcasının ticareti de o kadar gerçek.
Cebeci Maden Sahası'nda Murat Gülibrahimoğlu ile yaptığı işe ilişkin
17:08
Sizinle benim, bana 'Fatih Ağabey' diye hitap edebilecek bir samimiyetimiz olduğunu da düşünmüyorum. İhaleden haberim yoktu.
18:02
İBB Meclis Üyesi ve İBB Spor Kulübü Başkanı'ydım.
18:40
Adem Soytekin'le bu tür konuları konuşacak biri değilim. Kaldı ki, bilmediğim bir konu hakkında neyi konuşabilirim?