“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'den alacaklarını tahsil etmek ve yeni ihaleler alabilmek amacıyla, İstanbul Botanik firmasının sahibi şüpheli Bünyamin Durukan'ın, şüpheli Ümit Polat'a rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılık, şüpheli Bünyamin Durukan'ı rüşvet vermekle, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü şüpheli Ümit Polat'ı ise şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü adına rüşvet talep edip almakla suçlamaktadır. İddianamede, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nun rüşvet alan, Ertan Yıldız, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın ise suça aracılık eden olarak cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddiaya göre, 2024 yerel seçimleri öncesinde alacakları biriken Durukan'a, Ümit Polat tarafından ödemelerin hızlandırılması karşılığında 30.000 Dolar rüşvet talep edilmiştir. Durukan'ın şirketine 29 Mart 2024'te 1.500.000 TL'lik bir ödeme yapıldıktan sonra, Durukan'ın Nisan 2024'te Ümit Polat'a ofisinde 15.000 Dolar teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin İMAMOĞLU suç örgütü içerisinde kurulan "SİSTEM" isimli yapıyı finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmekle birlikte, iddialar şüpheli Bünyamin Durukan'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanlarına, MASAK raporlarına ve HTS-Baz kayıtlarına dayandırılmaktadır.”
- ·Savunma, İstanbul Botanik’in de kurumun eski tedarikçi havuzu içinde yer aldığını belirterek bu firmanın sonradan seçilip sisteme bağlandığı tezini reddetmektedir. Ali Sukas, belli firmaların kendi döneminde özellikle ayrıştırıldığı iddiasının rakamsal tabloyla bağdaşmadığını söylemektedir.
- ·Belgede Ümit Polat’ın anlatısının zaman içinde değiştiği ve kimi oranları ya da rakamları büyüterek aktardığı ileri sürülmektedir. Savunma, bu tutarsızlıkları kullanarak Polat’ın anlatımının güvenilir bir suç isnadı zemini oluşturmadığını savunmaktadır.
- ·Polat, Bünyamin Durukan'ın İstanbul Ticaret Odası'nda Ali Sukas ile aynı grupta yönetici konumunda bulunduğunu ve kendisinden çok daha doğrudan Sukas'a erişim imkânına sahip olduğunu belirtmekte; bu durumun satın alma müdürü üzerinden rüşvet aktarımı senaryosunu gereksiz kılacağını savunmaktadır.
- ·Durukan'ın yurt dışında kaçak kaldıktan yaklaşık sekiz ay sonra ülkeye döndüğünü ve Savaş Bayraktar ile koordineli biçimde etkin pişmanlıktan yararlanarak serbest kaldığını vurgulayan Polat; bu iki ifadenin tutuklu sanıklar örneğinden ilham alınarak verildiğini, ancak sadece birinin TL biri dolar tutarında rakam belirttiğini (çelişki olarak) öne sürmektedir.
- ·Polat, ödeme süreçleri üzerinde en küçük bir yetkisi dahi bulunmadığını, 'ödemeleri yapamazsam' biçimindeki tehdidin gerçek dışı olduğunu ve parayı çektiğine dair herhangi bir finansal kaydın iddianamede gösterilmediğini vurgulamaktadır.
- ·Avukat, Savaş Bayraktar, Bünyamin Durukan ve Tamer Gümüş ifadelerinin içerik ve biçim bakımından birbirini kopyaladığını, müvekkilin cezaevine girmesinin ardından bu kişilerin bilgi sahibi olmalarının yalnızca koordinasyon ile açıklanabileceğini vurgulayarak mahkemeden üç ifadenin karşılaştırmalı analizini yapmasını talep etmiştir.
- ·Murat Or'un beyanı, bazı firmaların ödemelerini erken almanın Ali Sukas'a yeniden para vermelerine bağlı olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır; bu çerçevede Bünyamin Durukan'ın ödemeleri için muhatap aldığı kişinin Ümit Polat değil Ali Sukas olduğu, çünkü hakedişleri onaylayan ve erken ödeme sağlayan kişinin Ali Sukas olduğu savunulmuştur.
- ·Polat, Bünyamin Doğrukan'ı 20 yıldır tanıdığını ve Ağaç A.Ş.'nin bu firmayla iş ilişkisinin de aynı süreye dayandığını teyit etti; 2019 sonrasındaki büyümenin doğal piyasa koşullarının sonucu olabileceğini ima etti.
- ·Polat, Bünyamin Doğrukan'ın kendisini tutuklatan sanıklardan olmadığını, ancak tutuklanmasından sonra ifade vererek kendisini zan altında bıraktığını belirterek, bu kişilerin 'kaçak' konumunda olduğunu ve geri döndüklerinde en kolay yolu seçtiklerini savundu.
- ·Bünyamin'in avukatı Av. Selçuk Çevik, Polat'ın bu kişilerle ilgili kişisel bir husumetinin olmadığını kabul ettirdi; Polat da husumet olmadığını teyit ederek Durukan'ın ifadesini oportunistik olarak nitelendirdi.