Ali SukasAS

Ali Sukas

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü

Sanık ·Tutuklu

1966, Rize Çayeli doğumlu. Orman Yüksek Mühendisi. 2019'dan itibaren İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdürü olarak görev yaptı. İBB davası kapsamında tutuklandı.

19 Mart 2025

Tutuklandı

İBB davası kapsamında tutuklama

4. Duruşma Günü · 12 Mart 2026

13:06
Ekrandaki tabloda 5 milyardan başlayıp 20-30 milyara giden bir grafik vardı. 3 aylık döneme ait 20 milyarlık çıkış görünüyor tabloda. Bu mümkün mü?

6. Duruşma Günü · 17 Mart 2026

11:29
Hangi yıllarda görevden alındınız hatırlıyor musunuz?
11:29
O dönemde yöneten alınma sebebiniz var mıydı? Hatırlıyor musunuz?
11:29
Tamam. Ama şu an gördükler veya müdürler arasında sosyal haklar, maaş vesaire gibi konularda bir farklık var mı? Özlük hakları bakımından.
11:29
Bütün müdürler için aynı değil mi?
11:29
Tamam. Bir başka soru. Ağaç Aş'lerde müdürlükler içerisinde imza yetkisi sorumluluğu bakımından, yani olası bir zimmet bakımından en az yetkili olan müdürlük hangisidir?
11:29
Gerek bizim dönemimizde ve gerek bizden önceki dönemlerde de yoğun olarak ağaç hangi dönemde alınacak? Yani Kasım ortasından başlayıp Mart'a kadar devam eden süreç değil mi? Teyit eder misiniz bunu? Bu dönemde her yıl İBB'nin ihalesinden sonra mı alımlar yapılırdı?
11:29
Benim sorduğum sorunun cevabı değil. Benim sorduğum sorunun cevabı. Lütfen sorunun cevabını verir misiniz? İBB'den veya herhangi bir başka yerden ihale almadan öncesinde ağaç alıyor muyduk? Alıyorduk. İhale dosyası kapsamında ihale sözleşmesini imzaladıktan sonra mı ağaç alıyorduk? Öncesinde ağaç alımı yapıp yapmadığımıza ihale öncesi sözleşme imzalamadan önce ağaç alımı yapıyor muyduk, yapmıyor muyduk? Sorunun cevabı bu değil efendim. Ben ağaç alımı yapıp yapmadığımızı ihale öncesi sözleşme imzalamadan önce ağaç alımı yapıyor muyduk, yapmıyor muyduk?
11:29
Tamam yeterli. Yeterli benim için başkanım. Biz de 2020-2025 yılı arasında ağaç çözüm olarak çok tecrübeli bir arkadaşımız. O soruyorum. Ağaç alımlarında, 3A dışında veya doğrudan temin dışında herhangi bir alım yöntemiyle 4734'e göre, yani kamu ihale kanunu kapsamında 3A ve doğrudan temin dışında herhangi bir alım metodu kullanıldı mı? Açık ihale yapıldı mı?
11:29
Evet, 2019 öncesi.
11:29
Tamam, yeterli. Muhammet Güldüz, Gülerken Öncelik ve Adnan ve Yunus Doğan kardeşler yani TFT Şirketi, tanıyor musunuz?
11:29
Ne kadar zamandır tanıyorsunuz?
11:29
Bu kişilerle aranızda... Ayrı bir ticari ilişki oldu mu? Yani gayrimenkul gibi, alım satım gibi.
11:29
Tamam, anlaşılmıştır. Bir başka soru. Özellikle 2024 yılı, ikinci yarısından sonra ve 2025 yılının ilk aylarında Kurtköy evinizin yakındaki bir kafe pastanede bir takım tedarikçilerle akşam saatlerinde bir araya geldiniz mi?
11:29
Ben sadece soruyu soruyorum. Yani evet ya da hayır diyebilirsiniz.

7. Duruşma Günü · 18 Mart 2026

11:44
Sadece bana ziyarete gelen firmalar var mıydı?
13:34
Alparslan Türkeş'in tedrisatından geçtim. Maksadım siyasi bakış açımı anlatmak değil, hayata bakış açımın daha iyi anlaşılabilmesidir. Devletin mevzuat, hiyerarşi tarafından yöneten her yapı tasfiye edilir. Benim devlete ve hukuka bakış açım bildim bileli budur. Ben vatana aşık biriyim. Türk Milliyetçisiyim, ırkçılığa dayalı değildir. Masumiyetimi somut deliller ile ispatlayacağım.
13:42
Rize’liyim. 37 yıldır Orman Yüksek Mühendisiyim. Hem kamuda hem de özel sektörde farklı işler ve görevler yaptım. Fakat beni şahsen veya gıyaben tanıyanlar, ne eğitimimle ne de mesleki kariyerimle bilirler. Herkes, içinde bulunduğum ve bununla da gurur duyduğum siyasi kimliğimle özdeşleştirmiştir beni. 12 Eylül ihtilalinin silindir gibi üzerinden geçtiği Milliyetçi Hareket’te, lideri hapisteyken İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığı görevinde bulundum. Bütün bu sıfatlardan öte hayatımın en büyük onuru, gençlik yıllarımda Alparslan Türkeş’in en yakınında yer almak ve onun tecrübesinden geçmektir. Bu girişi yapmamın sebebi siyasi kimliğimi ifade etmek değildir. Zaten bu yüzden fazla uzatmıyorum. Maksadım, sadece dünyaya bakışımı ve hayatı yaşayış tarzımı daha kolay anlamlandırabilmeniz için ifade edeceğim görüşlerin arka planının anlaşılmasını sağlamaktır. Hiç kuşkusuz, binlerce yıllık geleneğe sahip Türk devletinin ve tarihin süzülerek gelen değerlerini bir kelimeyle tarif etmek gerekirse; örf, din, coğrafya, dil gibi kavramların bunu karşılamaya yetmeyeceği açıktır. Bu değerler, binlerce yıl önce “töre” olarak ifade edilirken, bugün “hukuk” olarak adlandırılan kurallar manzumesiyle en doğru şekilde tarif edilmektedir. Dolayısıyla günümüzde devlete bir sıfat yakıştırmak gerekirse; mevzuat hükümlerine göre işleyen, köklü teamülleri ve kendi hiyerarşisi olan bir hukuk devletinden söz etmek gerekir. Kişiler, konjonktür, teknoloji ve güncel olaylar sürekli değişim içerisindedir. Buna karşın devletin varlığını sürdürebilmesinin tek sebebi, hukuktan aldığı meşruiyet ve bu meşruiyetin sağladığı güçtür. Devlet, gücünü, kadrolarını, imkanlarını ve yetkilerini kural dışı, hukuk dışı, mevzuat dışı, teamül dışı ve hiyerarşi dışı bir yapıyla paylaşamaz; böyle bir ihtimalden dahi söz edilemez. Devleti bu şekilde yönetmeye çalışan her yapı, er ya da geç bizzat devlet tarafından tasfiye edilir. Aksi halde ortada bir devletten söz edilemez ve bu devletin kalıcılığı da mümkün olmaz. İşte benim devlete ve hukuka bakışım, kendimi bildim bileli bu şekildedir ve asla değişmemiştir. Vatanın sevdalısıyım. Ancak dün üç kıtaya yayılan vatanın bugün Anadolu coğrafyasına sıkışmış olması, sevdiğimiz vatanın sınırlarının değişkenlik gösterebildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Türk milliyetçisiyim; ancak bizim anlayışımız ırka dayalı değildir. Binlerce yıl önce Bilge Kağan, düşmanlarıyla yaptığı savaşı ve sonrasını şöyle ifade etmektedir: “Ölen öldü, kalanlar millet oldu.” Yani bir savaştan kalanlar dahi aynı millet tarifine dahil edilmektedir. Mustafa Kemal Atatürk de bu nedenle “Ne mutlu Türk olana” değil, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek, ırka değil mensubiyet şuuruna dayalı bir millet anlayışını ortaya koymuştur. Müslümanım ve bununla gurur duyuyorum. Ancak devletimiz İslam’dan önce de vardı. Bizi yek vücut yapanın sadece din olduğunu söylemek eksik bir değerlendirme olur. Özetle; örf, din, millet ve vatan kavramlarının her biri bizim için kutsal ve son derece kıymetlidir. Ancak devlet, bunların üzerinde ayrı bir birleştiricilik, devamlılık ve tanımlanabilirlik ifade eder. Bu nedenle devletimizin başına 15 Temmuz darbe girişimini örmeye çalışan paralel yapı ve benzerleriyle ömrü boyunca mücadele etmiş, bu uğurda bedeller ödemiş bizlerin; “sistem” olarak adlandırılan hukuk dışı bir yapı içerisinde yer almamız, böyle bir yapının varlığını kabul etmemiz ya da buna hizmet etmemiz asla mümkün değildir. Ömrü boyunca devlete kutsiyet atfeden, haram-helal gözeten, tarihin bizi nasıl anacağını düşünen ve ahirette hesap vereceğine inanan bir kişi olarak; tarafıma yöneltilen suçlamalarla yargılanmanın, şu ana kadar özgürlüğümün kısıtlanmasından daha ağır bir bedel olduğunu ifade etmek isterim.
13:45
Yargılamanın 4600 gün süreceği düşünülüyor. Kimbilir kaç hakim emekli olacak. Halka hizmeti hakka hizmet olarak kabul ettim. Tarafıma tebiğ edilen kamu görevini kabul ettim. 2019 son çeyreğinde göreve başladım. Mali disiplinin sağlanması, kamu kaynaklarının verimli kullanılması olmuştur. Şirket kurumsallaşma, sektörel alanda gelişim sağlamıştır. Mali disiplin temel öncelik olmuştur. Düzenli bütçe takip sistemi kurulmuştur. Şirket özkaynakları 201 milyondan 909 milyon seviyesine yükselmiştir. 70 milyon metrekara yeşil alan bakımı yürütülmektedir. 2015te 2019den 1831 yeni tedarikçi daha eklendi. şirketin tedarikçi sayısı arttı. Rekabet yapısıni arttırdık. Aktif tedariklerinin % 40'ı 2019 öncesine dayanmaktadır.
13:52
Bazı alımlarda 3G ve doğrudan alım yöntemlerinin tercih edilmesi bir zorunluluktur. Bu yöntemler, işin aciliyet arz ettiği durumlarda kullanılır ve teknik bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Savcılık ilgili dosyaları talep etmiş; yaklaşık 1.200 ihale ve satın alma dosyamızın tamamını incelemiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, herhangi bir tespite dair tarafımıza resmi bir yazı tebliğ edilmemiştir.
13:59
Ben Orman Mühendisiyim normalde Gürgen ağacını çok severim, ama buradaki gizli tanık Gürgen'in durumu biraz farklı, size onu izah edeceğim. Gürgen; bu nasıl bir mahlukatsa beni sürekli izlemiş, şoförümü izlemiş, Ağaç A.Ş. ile iş yapan firmaları izlemiş, o firmalarla iş yapanları da izlemiş; Türkiye’yi aşmış, Avrupa’ya geçmiş. 'Evliya mı?' dedim, oturmadı. 'İn midir, cin midir?' dedim; en sonunda şeytanda karar kıldım."
Gürgen: bu davada kullanılan gizli tanık kod adı
14:06
Aslında İBB operasyonundan önce başlayan bir süreç vardı. Sosyal medyadaki trol hesaplar, anonim kullanıcılar, bazı basın yayın kuruluşlarında görev yapan kişiler ve televizyon kanallarında 'yorumcu' kisvesi altında boy gösterenler; sabah akşam siyasi motivasyonlarla, aidiyetlerle veya başka saiklerle ailemize, çocuklarımıza, şahsımıza ve her şeyimize sürekli küfreden, hakaret eden bir organizasyon halindeydiler. Kaç kez tekzip gönderdiysek de hiçbirini yayınlamadılar. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk ancak bir netice alamadık. Şimdi bu (gizli tanık) 'Gürgen'den biraz bahsetmek istiyorum. Mesleğim ormancılık olduğu için aslında gürgen ağacını çok severim; fakat burada durum maalesef çok başka bir noktaya evriliyor.
14:07
Gürgen'in tek kişi olması mümkün değil. Şirketin bütün birimlerinden bilgi alan birisi. Birbirinden farklı birimleri bir kişinin bilmesi mümkün değil. Suç isnadlarının hepsi yalandır. Gürgen'in verdiği görev ve isimlerde de yanlışlıklar vardır. Gürgen bazı firmalarda ortaklığımın olduğunu, Savcılık ise rüşvet aldığımı iddia etmektedir.
14:13
Gizli tanık GÜRGEN'in ifadesinden önce, aynı içerikte haberler basında yer almıştır. Bu durum, iddiaların önceden kurgulanmış olabileceğini düşündürmektedir." Dosyada yer alan iddialar incelendiğinde, sınırlı sayıda firma üzerinden sistematik bir yapı kurulduğu ileri sürülmektedir. Oysa veriler bunun tam tersini göstermektedir. Yüzlerce firma içerisinden yalnızca birkaçının seçilerek bu şekilde bir örgütsel yapı kurulduğu iddiası, hem mantıksal hem de rasyonel olarak mümkün değildir.
14:25
İddianamenin iki temel dayanağı bulunmaktadır: Gizli tanık “GÜRGEN” ve etkin pişmanlıktan yararlanan Ümit Polat. Bu kişilere ilişkin değerlendirmelerimi ilgili bölümlerde detaylı olarak sunacağım. Ben bir hukukçu değilim, mühendisim. Bu nedenle olaylara daha çok analitik açıdan bakıyorum. Gizli tanığın beyanlarını incelediğimde, kurumun iç işleyişine dair gerçeklikle bağdaşmayan bir tablo çizildiğini görüyorum. Hiçbir yöneticinin tek başına bu kadar kapsamlı ve detaylı bilgiye sahip olması mümkün değildir. İfadelerde yer alan bazı isimlerin doğru olması, anlatılanların doğru olduğu anlamına gelmez. Ayrıca bu süreç, yalnızca iddianameyle başlamamıştır.
14:26
Süreç, iddianameden önce medya üzerinden başlatılmıştır. “Tesadüf mü?” Daha öncesinde sosyal medya, bazı basın organları ve televizyon programları aracılığıyla yoğun bir algı çalışması yürütülmüştür. Ailemiz ve özel hayatımız dahi hedef alınmıştır. Dikkat çekici bir diğer husus ise şudur: Gizli tanık ifadesinden önce, aynı içerikte haberler basında yer almıştır. Bu durum, iddiaların önceden kurgulanmış olabileceğini düşündürmektedir. Öte yandan, iddia konusu yapılan bazı ihaleler tamamen e-ihale sistemi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu sistemde dış müdahale mümkün değildir. Tüm süreç şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmektedir. Dolayısıyla hem teknik hem de mantıksal açıdan değerlendirildiğinde, ileri sürülen iddiaların gerçeklikle örtüşmediği açıktır. İddia, sayıların kendisiyle çürümektedir. İddialar; ne teknik olarak ne de mantıksal olarak gerçeği yansıtmaktadır.
14:36
Gizli tanık Gürgen'in Tamer Gümüş’e ilişkin iddialarına değineceğim. Gürgen diyor ki, ‘Tamer Gümüş, Ali Sukas göreve geldikten sonra zenginleştiğini’ biraz önce gazetede haberinde de okumuştum. ‘2023-2024 yıllarında yaklaşık 1 milyar TL civarında ihale aldığını’ iddia ediyor. Tamer Gümüş'ü ben 2020'den sonra tanıdım. Yurt dışına sanırım Almanya veya Hollanda'daki bir fuara katılmıştık orada Tamer’i tanıdım. Ondan sonra da yavaş yavaş irtibatımız devam etti. Fakat aile hemşehrim, ben Çayeliliyim dedim. Aile yerleşik bir aile. Bu sektörde de çok eski, şu an üçüncü, dördüncü kuşağın olduğu bir aile. Ve aynı mahallede oturuyoruz. Daha önce ben göreve gelmeden önce de benim de Ümraniye’de ofisim vardı, onların da Ümraniye’nin girişinde fidanlıkları var. Yani birbirini tanırız. Ben orman mühendisiyim, dışarıda peyzaj işleri yaptım. Onlar da sektörde, sektörden de tanışırız. Dolayısıyla çok özel hukukumuz olmamasına rağmen, aynı sektörde olmak, hemşeri olmak vesilesiyle ben o aileyi tanırım. Bunu ilk emniyetteki ifademde de, savcılıkta da aynı şeyi söyledim zaten. Ama aramızda yani bu kadar eski tanış olmamıza rağmen bizim herhangi bir ticari faaliyetimiz, ticari ilişkimiz olmadı. Yani sadece AĞAÇ AŞ. döneminde değil, ondan önce de bir ticari alışverişimiz olmadı. Dolayısıyla Tamer Gümüş ben göreve geldikten sonra şirkette çalışmaya başlayan birisi değil. Öncesinde de Bitki Dünyası (Tamer Gümüş’ün şirketi), AĞAÇ AŞ ile çalışıyor. O şirkette hissesini devrediyor, yeni bir şirket kuruyor. Yani bizim tedarikçi anlamında kategorize ettiğimiz zaman kişinin birikimi, müktesebatı, finansal gücü, organizasyon kabiliyeti bizim ona dikkat ederiz. Tam 20 yıldır zaten bu işin içerisinde. Bizim çalışmamızda ağırlıklı olarak zaten yurt dışı piyasalarıyla alakalı Tamer çalıştı. Herkesin dilinde olan meşhur Lale… Yani onun yanında ağaç aldığımız da oldu ama ağırlıklı yani bizde yaptığı iş hacminin büyük çoğunluğunu Lale adım oluşturmuştur. Tamer Gümüş, hani 1 Milyar TL diyorlar ya… 2023-24 yılları arasında Tamer Gümüş'ün sahip olduğu şirketin Ağaç AŞ'den 2023-24 yılları arasında 5 ihale almış. Bizde de doğrudan alım olduğu için bunlar iri ve ufaklıdır. Yani bir ihale dediğin zaman tek ihale verirsin 500 milyonluk olur, 1 milyonluk olur ama bizimkiler 3 milyon, 5 milyon, 20 milyon gibi rakamlardı bunlar. İri ve ufaklı olduğu için sayı fazla gelebiliyor. Şimdi ‘2023-24 yılında 1 milyara’ karşılık Tamer Gümüş’ün KDV dahil yaptığı iş 188.9 milyon. Bu ihalelerde az önce ifade ettiğim gibi 3A ve 3G kapsamında yine yapılan mevzuata uygun şekilde ilerletilmiş işlemlerdir. 2015-18 arasında yani ben bir mukayese yapmaya çalıştım. Yani bizden önceki son dönem ve bizim 5 yıllık dönemimizde iddialara karşı mukayeselerle cevap vereceğim. Bitki dünyası AŞ (Tamer Gümüş’ün şirketi) 2015-2018 arasında yani 3 yılda AĞAÇ AŞ'den 26.3 milyon TL iş almış. Bu tarih aralığında AĞAÇ AŞ'nin toplam iş hacmi 2 milyar TL civarında. Yani Bitki Dünyası şirketi bu dönemde AĞAÇ AŞ'nin işlerini yüzde 1.32'lik kısmında iş almış. Benim dönemimde ise 2021 ile 2025 tarihleri arasında yani 4 yılda 294 milyon TL'lik iş alınmış. Bu dönemde AĞAÇ AŞ'nin iş hacmi 14 milyar TL. Yani bizim dönemimizde de, yüzde 1.32'ye karşılık yüzde 2.10'luk bir iş almış bütçe içerisindeki pay olarak. Özetle Tamer Gümüş veya onun firması bizden önce nasıl çalışmışsa AĞAÇ AŞ’de bizim dönemimizde de aynı şekilde çalışmaya devam etmiş
14:40
Ali Sukas, Yeni Akit'te çıkan haberlere tepki göstererek savunmasında şunları kaydetti: “Yeni Akit” isimli gazetede bazı haberler yayımlanmıştır. Bu haberlerin büyük kısmı gerçeği yansıtmamakta olup, içerikleri itibarıyla somut veriye dayanmayan, yorum ve itham niteliğindedir. Açık ihale usulünde dışarıdan müdahale etme imkânı yoktur. Kimlerin katılacağı, hangi tekliflerin verileceği, hangi belgelerin sunulacağı önceden bilinemez ve müdahale edilemez. Sistem bu süreci kendiliğinden yürütür ve denetler. Kaldı ki, ihale süreci mevzuata uygunsa Kamu İhale Kurumu tarafından da geçerli kabul edilir. Bu durumda iddia edildiği gibi herhangi bir manipülasyon yapılması teknik olarak mümkün değildir. Ancak buna rağmen, bu haberlerde tarafıma yönelik sistematik bir karalama ve hedef gösterme dili kullanılmıştır. Basında yer alan bu haberler ile gizli tanık “Gürgen”in dosyaya giren beyanları karşılaştırıldığında, dikkat çekici bir benzerlik ortaya çıkmaktadır. Söz konusu haberlerin, adeta gizli tanık beyanlarının parçalı ve farklı başlıklar altında kamuoyuna servis edilmiş hali olduğu görülmektedir. Örneğin 4 Şubat 2025 tarihli bir haberde; Tamer Gümüş ve kardeşleriyle ilgili olarak kullanılan ifadeler ile gizli tanık “Gürgen”in 16 Mayıs 2025 tarihli beyanları neredeyse birebir örtüşmektedir. Haberlerde yer alan; firma isimleri, tarihler, kişiler ve iddialar, daha sonra gizli tanık ifadesinde tekrar edilmiştir. Benzer şekilde; manolya ağaçlarıyla ilgili fiyat iddiaları da hem basın haberlerinde hem de gizli tanık beyanlarında aynı kurgu içerisinde yer almaktadır. Bu durum, gizli tanık anlatımının bağımsız bir gözlemden ziyade, daha önce kamuoyuna servis edilmiş içeriklerin tekrarı niteliğinde olduğunu göstermektedir. Aynı paralellik, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Ümit Polat’ın beyanlarında ve bazı diğer ifadelerde de görülmektedir.
14:51
Ümit Polat’ın asılsız iddialarına değinmek gerekirse; şahıs, firmalardan aldıkları işin %10’u tutarında para talep ettiğimi, bu firmaların listesini tutarak üzerlerine notlar aldığımı ve bu listeleri kendisinden sakladığımı, ancak çalışırken bunları bizzat gördüğünü iddia etmiştir.
14:54
Polat beyanında; Tamer Gümüş’ün şirketinin de bu listede yer aldığını, para alışverişine şahsen şahit olmadığını ancak firma sahiplerinden sözleşme ve ödeme aşamalarında %10’ar pay talep edip aldığımı 'duyduğunu' ileri sürmektedir. O dönem satın alma müdürü olan Ümit Polat, bir yandan listeleri aylık hazırlayıp bana getirdiğini söylerken, diğer yandan tıpkı gizli tanık gibi bu 'esrarengiz listelerden' bahsetmektedir.
14:55
Tarafımca tutulmuş herhangi bir liste yoktur. Mantıken bakıldığında; eğer listeyi kendisi hazırlayıp bana getirdiyse ve ben üzerine notlar aldıysam, bu listeyi ondan saklamamın ne anlamı olabilir? Kaldı ki ben şirketin genel müdürüyüm; şirketin tüm verilerine, kimin ne kadar iş yaptığına ve ay sonu dökümlerine erişmek için birinin bana liste getirmesine ihtiyacım yoktur.
14:56
Buradaki en çarpıcı çelişki şudur: Ümit Polat 'firmalardan duyduğunu' iddia ediyor, firmalar ise 'Ümit Polat’tan duyduklarını' söylüyor. Bu kısırdöngünün takdirini heyetinize bırakıyorum. Ayrıca Ümit Polat, ilk ifadelerinde iddia ettiği %10 oranını yeterli görmemiş olacak ki; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ümidiyle bu oranı %20’ye çıkarmıştır. Bu tutarsızlığın takdirini de yine mahkemenize arz ederim.
15:00
Şimdi hep bir listeden bahsediyorlar ya başkanım, düşündüm düşündüm olsa olsa ne olur diye sanırım benim masamın üstünde her gün olurdu. Bizim bir tedarikçi cari listemiz vardı. O listede firmalar, firmaların carisi, son iki aydaki ödemesi, ödeme yapmış mıyız, yapmışsak ne kadar yapmışız, bir sonraki ayın planlaması, yan tarafta da yaşlandırma tablosu dediğimiz 0-60 gün, işte 60-90 gün, yani geciken ödemelerin hangi zaman aralığında ne kadar olduğunu gösteren bir yılı kapsayan bir şeyimiz vardı. Tablomuz vardı, ekstrada hazırladığımız. Onu güncellerdik. O da benim masamın üstünde dururdu zaten. Yani hem fazla bir şey görmüşlerse bir liste orada görünürlerdi ve bunun dışında bizim firmada yani benim bildiğim hiçbir yani bu tarz bir tablo, listesi, ödemeli listesi falan olma şansı yok.
15:57
Söz konusu ihaleye ilişkin kamuoyuna ve dosyaya yansıyan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, iddia edildiği gibi ihale bedeli 54 milyon TL değildir. Gerçek ihale bedeli 52.740.000 TL’dir. Buna rağmen, çeşitli haber ve beyanlarda bu rakam bilinçli şekilde 54 milyon TL olarak gösterilmektedir. Daha da önemlisi, aynı gün gerçekleştirilen ve yaklaşık 22 milyon TL tutarındaki ikinci ihale tamamen yok sayılmaktadır. Oysa her iki ihale birlikte değerlendirildiğinde toplam iş hacmi 74.740.000 TL’ye ulaşmaktadır. Ancak anlatımlar yalnızca tek bir ihale üzerinden kurgulanmakta, bu da olayın bütünlüğünü bozmakta ve gerçeği çarpıtmaktadır.
15:59
Savcılık tarafından rüşvet olarak gösterilmeye çalışılan para hareketlerinin tarihleri de iddialarla çelişmektedir. Dosyada özellikle vurgulanan banka hareketi 13.06.2024 tarihlidir. Ancak ihale tarihi 25.06.2024’tür. Yani söz konusu ödeme, henüz yapılmamış ve sonucu belli olmayan bir ihaleden 12 gün önce gerçekleşmiştir. Bu durumda, ortada henüz gerçekleşmemiş bir ihale için rüşvet ödendiği iddia edilmektedir ki bu hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Savcılık, bir firmaya yapılan ödeme ve hemen ardından hesaptan para çekilmesini yan yana koyarak bir rüşvet ilişkisi kurmaya çalışmaktadır. Oysa ticari hayatta bu son derece normal bir durumdur. Firmalar kendilerine yapılan ödemeleri ticari faaliyetleri kapsamında kullanır, bu durum tek başına suç isnadı için yeterli değildir.
16:00
Ayrıca, iddialarda seçim finansmanına ilişkin ifadeler de yer almaktadır. Ancak seçim tarihi 31 Mart 2024’tür. Buna rağmen, seçimden aylar sonra seçim için para istendiği ileri sürülmektedir. Bu iddia hem mantık hem de zamanlama açısından tutarsızdır. Dosyada yer alan tüm banka hareketleri incelendiğinde görülecektir ki, bunlar rüşvet ilişkisine değil, olağan ticari faaliyetlere işaret etmektedir. Söz konusu işlemler sonradan seçilerek bağlamından koparılmış ve yapay bir suç kurgusu oluşturulmaya çalışılmıştır.
16:01
🔺İhale bedelleri yanlış ve eksik aktarılmaktadır, 🔺Aynı gün yapılan ikinci ihale bilinçli şekilde gizlenmektedir, 🔺Teknik veriler iddialarla örtüşmemektedir, 🔺Para hareketlerinin tarihleri iddiaları çürütmektedir, 🔺Banka işlemleri olağan ticari faaliyet kapsamındadır. Tüm bu nedenlerle, ileri sürülen iddialar somut delillerle desteklenmeyen, çelişkili ve gerçeği yansıtmayan bir kurguya dayanmaktadır.
16:02
Genel müdür olduğum süre boyunca tüm satın almalar mevzuata uygun şekilde yapılmış olup tüm işlemlerimiz; Sayıştay denetiminden, mülkiye müfettişi ve ticaret müfettişliği denetiminden, ayrıca İBB’nin iç denetiminden geçmiştir. Biz, gerek tüm satın almalarımızı gerekse para çıkışlarımızı sistem içerisinde raporlayan kurumsal bir işleyişe sahibiz. Bu raporlar sadece bende kalmıyor; İBB İştirakler Müdürlüğü üzerinden mali işlere veya ilgili birimlere de sunulmaktadır.
16:03
Bu dosyanın kurgusunda eylemleri Sayın İmamoğlu’na bağlamak için inşa edilen yol; ben, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş üzerinden geçmektedir. Önce benim ismimden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e bağlanarak, oradan da Sayın Ekrem İmamoğlu’na ulaşacak bir hat kurmak istenmektedir. Bu sebeple beni konuşturma eylemlerinde de aynı yöntem uygulanmakta, isimler konsolide edilmektedir. Ümit’in önüne bir isim konuyor, o da Fatih Keleş. Fatih Keleş’in iştiraklerle bir alakası yok, o anlamda hiçbir rolü yok. Bizim de beş buçuk yıllık süreçte belki 4-5 defa temasımız olmuştur; belki toplantılarda karşılaşmışızdır.
16:09
Ben Özel Kalem Müdürümün siyasi ideolojik kimliğini biliyorum. Asistanım aynı. 20 yıldır, 15 yıldır şirkette çalışıyor. Çaycım öyle, hatta en son ben emekli ettim onu. Yani 11-12 genel müdürle çalışmış bir çaycımız vardı. Emekli oldu geçen sene. Çaycılarımı değiştirmedim, şoförümü değiştirmedim. Yani ben gerizekalı mıyım, ben aptal mıyım? Böyle işlerin içine gireceğim, bu kadar riskli işlerin içerisinde para ilişkilerini, ahlaksızlıkların içerisinde ama o kadroyu orada tutacağım. Kendime göre bir kadro kurardım. Hani çok zor bir şey değildi.
16:19
İnsanın eşinin adının geçirilmesi çok ahlaksızca. Üzerimize yapıştı. Televizyonlarda da konuştular. Allah bildiği gibi yapsın

8. Duruşma Günü · 23 Mart 2026

10:49
2023 yılı sonunda Çağlayan Tarım'a olan borcumuz, iddia edildiği gibi yaklaşık 94 milyon değil; 30.12.2023 tarihi itibarıyla Çağlayan Tarım'ın Ağaç A.Ş.'den alacağı yaklaşık 35 milyondur. Bu borcun da 25,1 milyon TL'lik kısmı 20.12.2023 tarihli fatura karşılığıdır.
10:50
Kendilerini davet edip, şirket ile ilgili kendilerinden talepte bulunan personel olup olmadığını sorguladım.
10:52
Çağlayan Tarım 2014-2019 yılları arasında 54; 2019-2024 yılları arasında 45 satın alma gerçekleşmiş. Bana rüşvet vererek daha çok ihale aldığı iddiası yanlış. 01.01.2014 ile 31.08.2019 tarihleri arasında, yani bizden önceki yönetimin son 5 yıllık döneminde, toplam 38,4 milyon TL’lik iş almıştır. Bizim dönemimizde 15,5 milyon TL'lık iş almıştır. Ne dışlanmış ne de ayrıcalık tanınmıştır. Eylem (127) ile ilgili iddiaların tümünü reddediyorum.
11:13
Sözleşmeler şefliği kurdurdum. Birimler arasında kopukluk olmasını engellemek amaçlıydı. Bütün sözleşmelerin o şeflik üzerinden takip edip, satın aldığımız mal ve hizmetleri kapsayan dosyaların iş akışını orda raporlayıp, ilgili birime yollardık. O amaçla hazırladığımız tablolarımız vardı. bütün yazılımlar bana açıktır. İstediğim bilgiyi, istediğim raporu çekebilirim. Herhangi birinin bana rapor getirmesine gerek yoktur. Ben büyük bir şirketin genel müdürüyüm. Yeni dönemde bir çok şirket kendine pozisyon almak istemiştir. tedarikler ile ilgili ben herhangi birini gönderdiğimde, arkadaşların tarlasına gidin, standartlarını denetleyin, kiralık mı, kontratını isteyin, derdim.
11:17
Fikret Baydemir, Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 7 milyon TL alacağı bulunduğunu, o dönem sıkışık olduğu için ödemelerin yapılması konusunda Ümit Polat ile görüştüğünü, Ümit Polat’ın kendisine ödemeleri benim yaptığımı söylediğini ve kendisini benim yanıma yönlendirdiğini iddia etmektedir. Bana geldiğinde durumu anlattığını, benim de kendisine “yarın şirket hesabına 3 milyon TL ödeme çıkarırım, 1 milyon 800 bin TL bedelli çek veririm, kalanını da kısa süre sonra öderiz; ancak bunun karşılığında senin de bize 1 milyon TL ödeme yapman gerekir” dediğimi iddia etmektedir. Bunu ödeyemeyeceğini söylediğinde ise ödeme yapmadan parayı alamayacağını belirttiğimi ileri sürmektedir. Söz konusu görüşmede parayı dolar olarak istediğimin iddia edildiğini, bu nedenle 15 bin doları temin ederek teslim ettiğini ileri sürmektedir.Bu iddiaların tamamını reddediyorum.
Eylem 128 için savunma.
11:24
İddiaya göre 7 milyon TL ödemek için 1 milyon TL rüşvet istiyorum ama 64 milyon TL ödeme için tek kuruş istemiyorum. Takdirinize bırakıyorum.
11:26
Sevdiğim ağaç Gürgen'in iddiaları var. Gizli tanığın firma listesi de abuk, böyle bir firma listesi yok. Bizim mali işlerin hazırladığı tüm borçlarla ilgili tablomuz vardır. Ödemeleri aylık bu listelere göre yaparız, bu da mahkemeye sunulacak.
11:30
MASAK raporunda incelenen banka hesap hareketlerinde, ifadesini doğrulayacak şekilde TL cinsinden parça parça para çekim işlemi tespit edilememiştir. Raporda, döviz hesabından 14.02.2024 tarihinde 15.000 dolar çekildiği görülmektedir.
11:35
Bu iddialarını reddediyorum. Böyle bir şey yaşanmadı. Bizim genel müdürün olduğu kata merdivenlerden çıkarsınız, orada bir oturma alanı vardır. Bir tarafında şoförlerimiz bulunur, hukuk müşavirimiz vardır. Bu laflara cevap vermek bile zul geliyor.
Adem Yavuz'un ifadelerine karşılık yapılan savunma.
11:51
Sözleşmeyi yerine getiremeyen, bizi defalarca sıkıntıya sokan bir kişi bizim karşımızda bugün iftiralarla rahatça konuşabiliyor. Bir yandan iş alamadığını söylüyor, ancak 2024 yılında yine 199 adet alım yapılmış durumda. Ayrıca hatırladığım kadarıyla 2024 yılı hazırlıkları kapsamında yapılan son mali yılda teklif vermiş, kendisinden teklif istenmiştir. Ancak yüksek bedel teklif verdiği için o işe alınmamıştır. Süreç bu şekildedir. 2020 ile 2024 yılları arasında toplam işlem hacmi yaklaşık 56,3 milyon TL’dir. 2022 yılı sonunda kendisinden 500 bin TL rüşvet istendiği iddiası ise hiçbir şekilde tutarlılık taşımamaktadır.
Adem Yavuz'un ifadelerine karşılık yapılan savunma.
11:55
Eşimin adaylığı ile ilgil çok saldırıldı, 2023 seçimlerinde son anda CHP listesinden aday olmak zorunda kaldı. Bri önden bir hazırlık yapmamıştır. Adem Sarı'dan seçim aracı istemedim. Piyasadan araştırma yaptık. Piyasada araç kalmamıştı. En büyüğü kendileri olduğu için küçük ticari araçlar sordum. 8-10 tane bulduk dediler. Söleşmeyi de onlar yaptılar. Seçim sonrası da bu da bacımıza hediyemiz olsun, zaten seçilemedi, dediler. Kabul etmediler. O borcumuzu ödeyemedik. Bunu da açıkça söylüyorum.
Eylem 130 için Adem Sarı'nın iddialarına yanıt veriyor.
12:03
Rüşvet verdim, diyen yok. Ben gördüm, diyen yok. Rüşvet aldım, diyen yok
12:25
Dosyada isnat edilen suçların hiçbirini işlemedim. Dosyada yöneltilen iddialarla ilgili tek bir somut delil bulunmamaktadır. Ağaç AŞ alımları üzerinden suçlanıyorum ancak bu alımlar yasalar çerçevesinde, şirket menfaatleri gözetilerek yapılmıştır. Yasaların verdiği yetkiyle yapılan işlemler suç gibi yansıtılmıştır. Suçlamaların çoğu gazetelerdeki haberler ve paralelindeki gizli tanık ifadelerine dayanmaktadır. Paraların kim adına toplandığı, hangi hesaplardan kimlere dağıtıldığı finansal kayıtlarla ortaya konulmamıştır. Ortada sadece varlığı iddia edilen ancak hiçbir maddi kanıtla desteklenmeyen ‘sistem’ iddiası var. Biz bu iddianamede tarif edilen suç örgütünden haberdar değiliz. Önce tahliyemi sonra beraatimi talep ediyorum
Ali Sukas, ikinci kısmı da yaklaşık 2 saat süren savunmasını noktaladı.
12:32
Dosya kapsamında benim herhangi bir sisteme bağlı olarak hareket ettiğimi ya da bu sisteme katkı sunduğumu gösteren tek bir veri dahi bulunmamaktadır. İleri sürülen iddiaların tamamı gerçek dışıdır. Ekrem İmamoğlu ile örgüt hiyerarşisinde olduğum doğru değildir. Sözde sistem çerçevesinde hareket ettiğime dair bir veri yoktur. Bir örgütün hiyerarşisinde birileri ile birlikte hareket etmişliğim yoktur. İddia edildiği gibi bir örgüt yoktur.
12:37
Ceza yargılamasında iddia değil, delil önemlidir. Tarafıma isnat edilen eylemlerin hiçbirini işlemedim. Yürüttüğüm görev, resmi ve kurumsal bir görevdir. Bu görev kapsamında yaptığım işlemler, şirket faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik idari ve ticari işlemlerdir.
Ali Sukas savunmasının kapanışı.
13:03
Ali Sukas bayram öncesi 3 saat, bugün de yaklaşık 2,5 saat süren savunmasını tamamladı. 12 farklı eylemden suçlanıyor; son suçlama ise çıkar amaçlı suç örgütünde "özel vasfa haiz üyelik" ve "adanmışlık"la suç işleme iddiası… Sukas'ın bu suçlamaya dönük savunmasından çarpıcı bölümler şöyle: Savcılık, benim çıkar amaçlı bir suç örgütüne üye olduğum iddiasıyla birlikte bu örgüt içinde büyük bir adanmışlık duygusuyla çalıştığımı söylüyor… Hayatım boyunca kendimi adadığımı düşündüğüm bir dava varsa o da Türk milliyetçiliği düşüncesidir; inandığım değerler doğrultusunda gücüm yettiğince bu ülkeye bağlı yaşamaya ve çalışmaya gayret ettim. 12 ayrı eylemin hiçbirinde şahsıma ait tek bir para transferi yoktur, bir para teslimi yoktur, teknik takipten elde edilmiş tek bir kayıt yoktur, suç işlediğini gösteren tek somut maddi delil yoktur. Buna rağmen yalnızca bazı kişilerin beyanlarına dayanılarak şahsıma son derece ağır suçlamalar yöneltilmektedir; oysa delil esastır, delilin olmadığı yerde suçtan söz etmek mümkün değildir. Bu dosya kapsamındaki tutuklu tutuksuz yargılanan, hatta bu sürecin tamamında sürekli aleyhime ifade veren Ümit Polat da dahil olmak üzere heyetinizin önünde ve şahitliğinde… Yüce Rabbimin huzurunda tekrar etmek isterim ki biz bu iddianamede tarif edilen suç örgütünden haberdar değiliz… Heyetiniz, devletimizin ve milletimizin geleceğine yön vereceğine inandığım çok önemli bir sorumluluğu taşımaktadır; yine inanıyorum ki bunun farkında olarak bu süreci yöneteceksiniz… Beraat edeceğimden yana kuşkum yok. Sonuç olarak ben inanıyorum ki ister sağlıklı olsun ister engelli olsun bütün çocukların annelerini babalarını yanlarında görme hakkına sahiptir… Ancak bu hukuktan, kanundan kaçmak değildir… Ayrımcılık gerektiren bir durum da değildir… Eğer suçumuz varsa kanunla bu suçun cezasını çekmeliyiz, bedelini ödemeliyiz; ama burada şunu ifade etmek isterim ki tek beklentimiz pozitif ayrımcılık değil, kanun karşısında eşit olabilmektir…
14:06
Kalite yönetim sistemleri gereği tedarikçilerin üstlendiği işi nasıl yerine getirdikleri ilgili birimler tarafından puanlanır.
14:09
Bildiğim kadarıyla bir gelenek. Bizden önceki dönemde de vardı. Bizimle iş yapan şirketler kendi gönüllerinden ne koparsa getirirler.
14:16
Dengeleri bozabilecek, bütün firmalar hepsi içinde bir dengenin, adaletin, hakkaniyetin sağlanması için Kadir Gümüş'ü örnek vermişimdir. Bizim temel yaklaşımımız budur.
14:18
Ben Ahmet Sarı'dan seçim otobüsü istemedim bir defa. Yani bunu yanlış beyan etmiş. Ben ilk emniyetteki ifademde de savcılıktaki ifademde de bu durumu zaten kendim söyledim. Herhangi gizleyeceğim bir şey yok çünkü. Burada vicdanen rahatım.
14:19
Ağaç A.Ş. bizden önce de spekülasyonların, dedikoduaların olduğu bir şirket. Bu nedenle sorgulama ihtiyacı hissettim. Bu rekabetten mi, başka bir şeyden mi olduğunu merak ettim.
14:26
Bakınız, biz yükleniciyiz. Yani süreci keyfi değil, tamamen sözleşmeye bağlı yürütürüz. Ortada kapalı ya da gizli bir yapı yok; sistem zaten oldukça açık ve çok aşamalı bir kontrol mekanizmasına tabidir. Önce hakediş hazırlanır.
14:26
Çok eski değil, ama ailece görüşüyöruz. Onların düğünlerine de gittik. Sanki tüm iş yaptığımız şirketlerden seçim yardımı alıyormuşuz gibi yazıldı. Affedersin bel altı vurdular medyada, çok taşınabilir değil. Bunu ben söyledim.
14:29
Burada kastettiğim şuydu: Piyasada araç bulmanın zor olduğu bir dönemdi ve fiyatlar oldukça yüksekti. Bu nedenle araç temini konusunda kendim talepte bulundum. Toplamda yaklaşık 180–200 bin TL civarında bir bedel üzerinden araçlar belirlendi ve anlaşıldı. Daha sonra ödeme yapmak için hesap numarası istedim. Ancak bu kişiler bu ödemeyi kabul etmediler. Hatta birkaç kez, 4–5 defa ısrar etmeme rağmen yine almadılar ve "hediye olsun" dediler. Emniyetteki ifademin bu şekilde anlaşılması normaldir. Çünkü emniyet süreci zaten başlı başına zor bir süreçtir. İnsan ne kadar hazırlıklı olursa olsun, o ortamda bulunmak, o şartlarda ifade vermek psikolojik olarak etkileyicidir. Karşı karşıya kaldığım tablo karşısında kısa ve net konuşmayı uygun gördüm. Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim: İddialar sanki tüm firmalardan eşim üzerinden seçim yardımı toplanıyormuş gibi bir algı yaratmaktadır. Bu durum beni son derece üzmüş ve açıkçası utandırmıştır. Çünkü burada söz konusu olan kişi benim eşimdir ve bu tür iddiaların bu şekilde kamuoyuna yansıması son derece yıpratıcıdır. Oysa gerçekte yaşanan tek bir olay vardır ve ben de bunu açıkça ifade ettim. Bunun dışında herhangi bir durum söz konusu değildir. Bu iddiaların basında yer alması da ayrıca bir itibarsızlaştırma çabası gibi görünmektedir. Konuya ilişkin gerçek durum bugün anlattığım şekildedir.
14:46
E-ihale yapıldı. E-ihaleye müdahale edilemez, ihale komisyonunda da değilim, EKAP üzerinden yapılır. Teklifin geçerliliğini teyit eden sistem, ben değilim. O ihaleyi iptal etsem, kişi dava açar, süreçlerimiz uzayacak. İhaleye müdahale etmem mümkün değil. MASAK raporlarına bakılmadı mı? Birikmiş alacaklarının 1 milyondan fazla alacağı olan biri Sarılar, mali işler daire başkanlığına gittik. Bunu nasıl ödeyeceğimizi konuştuk. Aksi halde İBB'deki operasyonlarım duracak. Bizim kendi başımıza ödeme şansımız yoktu. Çözüm üretmeye çalışıyorsunuz.
14:49
19 Mart sonrası 15 günde bir, yirmişer, kırkar, ellişer kişi gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Yani benim de tutuklanacağım noktasında hiçbir tereddüdüm yoktu.
14:58
Orman Yüksek Mühendisi birisiyim. Hem akademik hem de meslek çevresinde de bilinen birisiyim. Evet siyasi tarafım da var bilinen... Büyükşehir insan kaynaklarından aradılar. Ön görüşme sonrası tekrar arandım. İkinci görüşmede teknik detaylı sohbet ettik, yine İK sorgulamasıydı. Sonra tekrar Eylül ayında Saraçhane'ye davet edildim ve iş tebliğ edildi. Sayın İmamoğlu'yla da ilk kez orada karşılaştık.
15:04
Böyle bir talep olmadı.
15:08
Bu konuda kesinlikle hayır. Olabildiğince mevcut insan kaynağından istifade ederek o birikimi ve müktesebatı devam ettirmeye çalıştım. Çok sınırlı sayıda idari personel alımı yapmış olabiliriz. Ancak dolaylı ya da doğrudan Ekrem Başkan tarafından herhangi bir isim önerilmesi, dikte edilmesi söz konusu olmamıştır. Böyle bir olay yaşanmadı, böyle bir bilgi gelmedi, böyle bir istek de olmadı. Siyasi ayrım konusunda da kesinlikle hayır. Göreve başladıktan sonra yaptığımız ilk toplantılarda şunu söyledim: "Burada siyasi atama üzerinden bir ayrım yapılmayacak. Ben giderim siz kalırsınız. Daha önce olduğu gibi burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz." Çalışanlar arasında bir korku ve endişe vardı; "hepimizi işten çıkaracaklar" gibi bir algı oluşmuştu. Ancak ne Ağaç AŞ'de ne de genel olarak İBB'de böyle bir uygulamaya şahit olmadım. Bana da bu yönde herhangi bir talimat ya da talep gelmedi.
15:09
Bu toplantılar genelde yıllık faaliyetler ve şirketin genel durumu ile ilgili sunum toplantılarıydı. Bu toplantılara siz katılırdınız, Genel Sekreter katılırdı, icraatlardan sorumlu danışmanlar ve genel sekreter yardımcıları katılırdı. Şirket tarafından ise genellikle genel müdür ve genel müdür yardımcıları katılırdı. Bu toplantılarda tamamen şirketin faaliyetleri, süreçleri ve yüklenici ilişkileriyle ilgili sunum yapardık. Eğer bir talebimiz varsa o talepleri iletirdik. Bunun dışında farklı bir gündem olmazdı. Tamamen iş ve faaliyet odaklı toplantılardı.
15:10
İstanbul'un farklı noktalarında yürütülen projeler, sahadaki çalışmalar, imalat süreçleri gibi konular üzerinden konuşmalar yapılırdı. Eğer benim alanımla ilgili bir konuysa Sayın Başkan ya bilgi alırdı ya da ben kendisine bilgi verirdim. Bunun dışında birebir, uzun süreli özel görüşmelerimiz olmadı. Keşke zaman olsaydı da daha fazla sohbet edebilseydik ama böyle bir imkanımız olmadı. Genelde bu görüşmeler sahada, şantiyelerde, yapılan imalatların kontrolü sırasında gerçekleşirdi.
15:13
Kesinlikle böyle bir şey yaşanmadı. Böyle bir yönlendirme olmadı. Bizimle ilgili, bizden sorumlu olan herhangi bir başkan danışmanı ya da başka bir kişi tarafından da bu yönde bir söylem ya da bilgi iletilmedi.
15:22
Tabloya 2025'in Ocak ayını da alsaydınız keşke. Orada da benzer bir eğilim olduğunu görebilirsiniz. Bize Aralık ayının sonu ve Ocak ayının başında ödeme gelir. Sözleşmelerin yapılışı ve merkezi hükümetten gelen paralar, hakediş ödemeleri vb. ile bu tarihlerde böyle bir dönem oluyor. Bunun seçimle değil, iş akışıyla ilgisi var.