“Eşinizin seçim çalışmaları için kiralanan araçlarla ilgili emniyet ifadenizde "kendisiyle aile dostu olduğumuz için, herhangi bir maddi karşılık beklemeden, kendi inisiyatifiyle eşimin seçim çalışmalarına araç desteğinde bulunmuştur" diyorsunuz. Açıklar mısınız?”
“Burada kastettiğim şuydu: Piyasada araç bulmanın zor olduğu bir dönemdi ve fiyatlar oldukça yüksekti. Bu nedenle araç temini konusunda kendim talepte bulundum. Toplamda yaklaşık 180–200 bin TL civarında bir bedel üzerinden araçlar belirlendi ve anlaşıldı. Daha sonra ödeme yapmak için hesap numarası istedim. Ancak bu kişiler bu ödemeyi kabul etmediler. Hatta birkaç kez, 4–5 defa ısrar etmeme rağmen yine almadılar ve "hediye olsun" dediler.
Emniyetteki ifademin bu şekilde anlaşılması normaldir. Çünkü emniyet süreci zaten başlı başına zor bir süreçtir. İnsan ne kadar hazırlıklı olursa olsun, o ortamda bulunmak, o şartlarda ifade vermek psikolojik olarak etkileyicidir. Karşı karşıya kaldığım tablo karşısında kısa ve net konuşmayı uygun gördüm.
Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim: İddialar sanki tüm firmalardan eşim üzerinden seçim yardımı toplanıyormuş gibi bir algı yaratmaktadır. Bu durum beni son derece üzmüş ve açıkçası utandırmıştır. Çünkü burada söz konusu olan kişi benim eşimdir ve bu tür iddiaların bu şekilde kamuoyuna yansıması son derece yıpratıcıdır.
Oysa gerçekte yaşanan tek bir olay vardır ve ben de bunu açıkça ifade ettim. Bunun dışında herhangi bir durum söz konusu değildir. Bu iddiaların basında yer alması da ayrıca bir itibarsızlaştırma çabası gibi görünmektedir. Konuya ilişkin gerçek durum bugün anlattığım şekildedir.”
