“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınması sırasında, suç delili niteliği taşıdığı değerlendirilen cep telefonlarını gizleyerek soruşturma makamlarından kaçırmışlardır. İddiaya göre örgüt lideri Ekrem İmamoğlu, aktif olarak kullandığı telefonlar yerine yeni alınmış bir hattın takılı olduğu bir telefonu teslim etmiştir. Gizlenen telefonlardan birinin, İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu tarafından Özel Kalem personeli Burcu Ciner Şimşek'e, onun tarafından da İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek aracılığıyla İBB Teknoloji Grubu Başkanı Naim Erol Özgüner'e ulaştırıldığı iddia edilmektedir. Telefonun, Özgüner'in Beylikdüzü'ndeki evinde saklandığı ve 12 Mayıs 2025'te yapılan aramada ele geçirildiği belirtilmektedir. Ele geçirilen telefonun Gold renkli, 353843106282888 IMEI numaralı bir Apple marka telefon olduğu kaydedilmiştir. Bu eylemin, şüpheli Naim Erol Özgüner'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesiyle ortaya çıktığı ve HTS-BAZ kayıtlarıyla desteklendiği öne sürülmektedir. Savcılık, şüphelilerin TCK 281/1 uyarınca suç delillerini gizleme suçunu iştirak halinde işlediklerini iddia etmektedir.”
- ·Telefonu hiçbir zaman görmediğini, telefonun verilmesi olayına şahit olmadığını, dolayısıyla "Melih göndermiştir" tespitinin hiçbir ifadeye, tanığa veya delile dayanmayan bir "hissiyatname" olduğunu beyan etmiştir.
- ·Erol Özgüner'in kendi ifadesi de "Melih telefona dokunmadı, ben aldım" demektedir; iddianamenin Erol'un ifadesiyle çelişen bir kurgu içerdiği açıktır.
- ·Burcu Ciner Şimşek ifadesinde "Melih Geçek olay yerinde yoktu, çok daha önceden çıkmıştı" demiş; bu iki temel ifade Melih'in odada bulunmadığını doğrulamaktadır.
- ·Erol Özgüner amir olduğu için sabah "çıkıyorum" diyerek özel kalem odasından siyasiler gelmeden önce ayrılmış, o gece ve takip eden yedi gün Saraçhane binasında çalışmıştır; sırf binada bulunmuş olmak suç delili gizleme için yeterli sayılamaz.
- ·Bu suçtan hiçbir aşamada ifadesi alınmamış; cezaevinde olduğu, SEGBİS ya da adliyeye sevk imkânı bulunduğu halde casusluk dosyasında sevk edilirken bu konuda hiç soru sorulmamıştır.
- ·Söz konusu telefon Murat Ongun'un Beylikdüzü Belediyesi döneminden bu yana kullandığı, dışarıdan aranan bir hat olarak rehberinde "Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun" şeklinde kayıtlıdır; İmamoğlu'nun bu telefonu bizzat kullandığına dair bilgisi de yoktur.
- ·İddiada Erol Özgüner'in "Saraçhane'de odamda verildi" beyanı vardır; oysa Özgüner'in Saraçhane'de bir odası bulunmamaktadır, dolayısıyla ifadenin maddi temeli sakattır.
- ·Telefonda inceleme yapılıp yapılmadığı, suç unsuru bulunup bulunmadığı belirsizken, bir kişiye hem "alsaydın suç delili gizlemiş olurdun" hem "almadın diye suç işledin" denmesi çelişiklidir.
- ·İmamoğlu'nun çapraz sorusu sırasında Melih Geçek, dosya eklerini incelediğini ve söz konusu telefona ilişkin yedek alma talebi dışında herhangi bir teknik inceleme talebi, polis yazısı veya bilirkişi raporu bulunmadığını beyan etmiştir.
- ·Telefonlar İstanbul Ticaret Üniversitesi'ne gönderilmesine rağmen kurum tarafından 'alındı/alınmadı' dışında bir rapor üretilmemiş; iddianın dayanağı olan delil zincirinde ciddi bir boşluk vardır.
- ·Bir yıldan uzun süredir incelemede olduğu söylenen bir cep telefonuna ilişkin tek bir teknik belgenin dahi mahkemeye sunulmamış olması, iddianın somut delile dayanmadığını göstermektedir.