Eylem 27
Maslak Koru Projesi'nde İcbar Suretiyle İrtikap Teşebbüsü İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ertan Yıldız, Ali Kurt ve diğerleri, KİPTAŞ'tan "Maslak Koru" projesi ihalesini kazanan müşteki Bahattin Uçar'ı, projeden 50 daireyi düşük bedelle kendi belirleyecekleri İBB personeline satması için zorlayarak irtikap suçuna teşebbüs etmişlerdir. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu'nun talimatı üzerine Ertan Yıldız ve Ali Kurt, müştekiye baskı kurmuş ve teklifi reddetmesi üzerine tehdit ederek yaklaşık bir ay boyunca satış onaylarını engellemişlerdir. Savcılık, bu eylemin yanı sıra, şüpheli Adem Soytekin'in de ayrı bir koldan projeye ortak olmak için müştekiyi tehdit ettiğini öne sürmektedir. İddiaya göre olay 2023 yılında gerçekleşmiş, 13.06.2023'te Emirgan Korusu'nda bir toplantı yapılmış ve müştekiye 50 adet dairenin düşük fiyattan satılması yönünde baskı kurulmuştur. Müşteki Bahattin Uçar'ın, kamu gücü kullanılarak tehdit edildiği ve işlerinin engellenmeye çalışıldığı, ancak direnmesi sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı iddia edilmektedir. Savcılık, şüphelilerin TCK 250/1 (İrtikap), 35 (Teşebbüs) ve örgütlü suçlar için TCK 220/5 maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir. İddialar, müşteki ve şüpheli ifadeleri ile HTS-Baz analiz verilerine dayandırılmaktadır.”
- ·Bahattin Uçar'ı 2015'ten beri komşu şantiye ilişkisinden ismen tanıdığını, bir araya gelişin ortak bir arkadaşları aracılığıyla tanışma amaçlı olduğunu, kendi talebiyle olmadığını belirtir.
- ·İhalesi 8 ay önce yapılmış ve tek başına söz hakkı olmayan bir ortaklığa sonradan ortak olmaya çalışmanın meslek mantığıyla bağdaşmadığını; ortaklığa katılmak isteseydi ihalenin iptali için dava açabileceğini, tehditle ortaklık kurulmasının mantık dışı olduğunu savunur.
- ·KİPTAŞ şantiyelerinde İBB'nin kontrol yetkisi olmadığını, tüm işlemlerin (satış onayı dahil) KİPTAŞ'in kendisince yürütüldüğünü, dolayısıyla İBB üzerinden tehdit iddiasının teknik olarak dahi mümkün olmadığını ileri sürer.
- ·Soytekin, Ali Nuhoğlu'nun masada 'Bu işten %10 Ekrem İmamoğlu'na vereceğiz' dediğini beyan etmekte; ancak bu beyanın gerçekleşmiş bir aktarımı değil söylenen bir oranı yansıttığını, dolayısıyla fiili bir transferin olmadığını açıklamaktadır.
- ·Kendisini 'batırmayın bu işin sonunda' ifadesiyle konuştuğunu aktararak bu görüşmelerde pasif bir konumda bulunduğunu, iş anlaşmalarındaki yüzde hesaplamalarına dahil olmadığını savunmaktadır.
- ·Satış onayı talebinin 19.4.2023'te yapıldığı ve yüklenicinin hatalı ekspertiz bildirimini 3.5.2023'te düzeltmesinin ardından KİPTAŞ, İETT ve Yönetim Kurulu onaylarının aynı gün (9.5.2023) tamamlanarak 100 dairenin satış izninin verildiği belgelenmiştir; toplam süre 12 iş günüdür, iddia edilen 'bir ay' değil.
- ·Hakedişler sözleşmenin 11.3. maddesi uyarınca hak ediliş tarihi gelmeden teminat mektubu karşılığında erken ödenmiştir; gecikme iddiası belgelerle çürütülmüştür.
- ·Yapı ruhsatı (4.4.2023) olmadan Tüketici Kanunu gereği satış yapılamayacağından, onay sürecinin yapı ruhsatının ardından başlaması hukuki zorunluluktur. Gerçekleşen satış gelirleri 1.820 milyar TL öngörüsünden 5.46 milyar TL'ye yükselmiş; ekspertiz değerinin altında satış yapıldığı iddiası bu rakamlarla çelişmektedir.
- ·Ali Kurt devlet memuru olmadığından irtikap suçunun faili olamaz; ayrıca KİPTAŞ'ta tek başına imza yetkisi bulunmamakta olup her işlem çok kademeli onay gerektirmektedir.
- ·Bahattin Uçar'ın beyanları doğrudan Ali Kurt'u hedeflememekte, husumeti Ertan Yıldız'a yönelik olduğu anlaşılmakta; Uçar'ın 11.6.2025'te etkin pişman olarak verdiği ifadede de KİPTAŞ ile iş ilişkisinin sürdüğü görülmektedir.
- ·Bahattin Uçar'ın 'bir ay yazışmayı geciktirdiniz' iddiasına karşılık ilgili onayın 4 günde verildiğini belgelediğini, hakedişlerin de fiziki ilerlemeden önce ödendiğini gösterdi.
- ·Emirgan Korusu toplantısında İmamoğlu'nun 'Ertan'ın lafı benim lafımdır' dediğini hiçbir şekilde duymadığını ve Ekrem İmamoğlu'nun üst düzey yönetici olarak böyle bir cümle kurma ihtimalinin bulunmadığını söyledi.
- ·Bayrampaşa toplantısının HTS-baz kaydının net Bayrampaşa'yı işaret etmediğini, görüşmenin yüzeysel İBB personeline kampanya kapsamında 10 saniyelik bir konu olduğunu, ekspertizi 100 lira olanın 105'e sunulduğu için 'SPK'nın altında düşük fiyat' iddiasının mübalağa olduğunu açıkladı.
- ·Bahattin Uçar'ın firari iken etkin pişman olduğunu, ifadelerinde aslında Ertan Yıldız'ı hedeflediğini, Bayram Yıldırım'ın 'Ertan, Bahattin'e mesaj iletti' beyanının da Ertan Yıldız'la Bahattin Uçar arasında özel husumet bulunduğunu kanıtladığını öne sürdü.
- ·Cebri irtikabın özgü suç olduğunu, kamu görevlisi olmayan KİPTAŞ Genel Müdürü olarak fail olmasının hukuken mümkün olmadığını ve avukatlarının 5. Ceza Dairesi/Ceza Genel Kurulu kararlarını dosyaya sunduğunu vurguladı.
- ·Kolluk fezlekesinde bu eyleme dair tarafıma hiçbir suç isnat edilmemiştir; savcılık iddianameye 'Ertan Yıldız tarafından Fatoş Pınar Türker ve Erdal Celal Aksoy inşaata giderek Bahattin Uçar'a baskılarda bulundukları anlaşılmıştır' cümlesini fezlekede yer almayan, sonradan üretilmiş bir isnat olarak eklemiştir. Medya A.Ş. Genel Müdürü sıfatıyla bir inşaat firmasına gidip müteahhidine hangi sıfatla baskı kurabileceğimi izah eden hiçbir dayanak yoktur.
- ·Olayın aslı, Bahattin Uçar'ın Maçka Konut Projesi'nden benim ve Erdal Celal Aksoy'un daire alabilmemiz için Ertan Yıldız'ın gıyabımda indirim istemesinden ibarettir; Uçar bu indirimi kabul etmemiş, ben de ev almamışımdır. Haberim dahi olmayan, adıma yapılan bir indirim talebi savcılık tarafından irtikaba teşebbüs olarak nitelendirilmiştir.
- ·Delil gösterilen HTS kayıtlarında benim herhangi bir irtibat ya da verim bulunmamakta, şüpheli ve müşteki Bahattin Uçar'ın ifadelerinde hakkımda suça yönelik hiçbir beyan yer almamaktadır. Aksine Uçar, ifadesinin 3. sayfasında (ek 3) indirimin sadece benim için değil İBB personeli için istendiğini ve Ertan Yıldız'ın defaten aradığını söylemiş, benim inşaata gittiğimi ya da baskı yaptığımı belirtmemiştir.
- ·Kamu görevlisi olmadığım halde iddianamede asli fail gibi cezalandırılmam talep edilmiştir; gıyabımda geçen bir indirim konuşması nedeniyle irtikap gibi ağır bir suçla suçlanmam hukuken hatalıdır. Tanımadığım büyük bir müteahhide giderek onu zorlamam mümkün olmadığından beraatimi talep ediyorum.