“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2020/495054 kayıt numaralı "Kış Şartları ile Mücadele" ana ihalesi, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, İBB iştiraki İSFALT A.Ş.'nin kazanması için kurgulanmıştır. İddiaya göre, ihale şartnamesi rekabeti engelleyici hükümlerle (farklı işlerin birleştirilmesi, kısmi teklife kapatılması) hazırlanarak İSFALT'a adrese teslim edilmiştir. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ertan Yıldız'ın organizasyonun başında olduğu, Ali Nuhoğlu'nun ise ihalelerden menfaat sağlayan örgüt üyesi olduğu iddia edilmektedir. İddianameye göre İSFALT, ana ihaleyi kazandıktan sonra işi parçalara bölerek, aralarında 2020/660406 ve 2022/991576 numaralı ihaleler ile çok sayıda 3/g istisnai alımın da bulunduğu alt ihalelerle, büyük ölçüde şüpheli Ali Nuhoğlu'nun kontrolündeki Trend İnşaat, Neoray İnşaat, İstcon İnşaat ve Akbulut Endüstri gibi şirketlere vermiştir. Bu süreçte İSFALT yöneticileri Mehmet Karataş ve Burak Korzay'ın, ihale bilgilerini sızdırarak ve usulsüz iş artışları ile maliyet hesaplamalarına onay vererek süreci kolaylaştırdığı öne sürülmektedir. İddiaya göre bu yöntemle 95.102.904,00 TL kamu zararı oluşturulmuş ve elde edilen haksız kazanç, Ali Nuhoğlu tarafından nakit olarak veya bedelsiz villa devri gibi yöntemlerle örgüte geri aktarılmıştır. Savcılık, bu eylemler nedeniyle şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden cezalandırılmasını talep etmektedir. İddialar büyük ölçüde 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları ve şüpheli Ali Nuhoğlu'nun itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırılmaktadır.”
- ·Teknik şartnamelerin hazırlanmasının kendi görev ve yetki alanında bulunmadığını; bu sorumluluğun İhale Doküman Komisyonu ile Satın Alma Müdürlüğü'nde olduğunu ve görev yaptığı dönemdeki çalışma arkadaşlarının tamamına yakınının önceki dönemden gelen, uzun yıllardır görevde olan deneyimli personel olduğunu vurgulamaktadır. Her ihale için şartnamenin sıfırdan hazırlanmadığını, ihale mevzuatında değişiklik yoksa önceki yıllardaki şartnamelerin esas alındığını ve bunun teamül haline gelmiş bir uygulama olduğunu belirtmektedir.
- ·Bilirkişinin teknik şartnamedeki araç teslim hükmünü 'rekabeti engelleyici unsur' olarak nitelendirdiği tespitte sorumlunun kendisi değil, ihale dokümanını hazırlayan komisyon üyeleri olduğunun bizzat bilirkişi raporunda da ifade edildiğini; aynı raporun söz konusu alımda başkaca eleştiri konusu bir hususa rastlanmadığını teyit ettiğini öne sürmektedir. Araç teslim hükmünün aslında rekabeti kısıtlayıcı olmadığını, çünkü isteklilerin ihale öncesi hazırlık giderlerini ve araç kiralama bedellerini kâr-genel gider kaleminde değerlendirmesinin sektörde yerleşik bir uygulama olduğunu savunmaktadır.
- ·Tuz alımı ve nakliyesine ilişkin hak edişlerin irsaliyeler, kantar fişleri ve idarenin görevlendirdiği kişilerce imzalanmış teslim tutanaklarıyla tamamen belgelendiğini; icmal sayfalarının düzenlenip dosyalanarak hakediş ödemelerinin bu tutanaklar üzerinden yapıldığını açıklamakta ve mahkemeden ilgili hak ediş dosyalarının kurumdan istenilmesini talep etmektedir. Burak Korzay'ın Mart 2022'de göreve başlamasının ardından kendisiyle çalışmak istemediğini açıkça beyan ettiğini, 3,5 ay sonra bilgisi dışında odasını boşalttığını ve Mayıs 2022 itibarıyla hiçbir iş ve işlem içinde bulunmadığını belirterek ana ihale dönemine karışan 'örgüt üyesi' nitelendirmesinin olgusal zeminden yoksun olduğunu ileri sürmektedir.
- ·Karataş, ihale komisyonu başkanının şartname hazırlama sürecinde hiçbir yetkisi ve dahli olmadığını açıklamıştır; komisyon başkanının görevi yalnızca ihale günü teklifleri sırayla açmak, yaklaşık maliyeti açıklamak ve teklif bedellerini kayıt altına almaktan ibarettir. Şartname hazırlama sorumluluğunun doküman hazırlama komisyonuna ait olduğunu belirten Karataş, kendi görev tanımının şartname içeriğine müdahaleye ya da telkinde bulunmaya elverişli olmadığını özellikle vurgulamıştır.
- ·Bilirkişi raporunun eleştirdiği araç şartına ilişkin olarak Karataş, talep edilen aracın rekabet kısıtlayıcı bir amaca değil, kontrol mühendislerinin kış şantiyelerini denetlemek için kullandığı işlevsel bir ihtiyaca karşılık geldiğini açıklamıştır. Araç için motor hacmi ya da gücü gibi nitelik değil performans ölçütleri belirtildiğini ve bu standardın işin fiili denetim gereksinimiyle doğrudan ilişkili olduğunu savunmuştur.
- ·Av. Canberk Uygur'un soruları kapsamında Karataş, Ekrem İmamoğlu ile göreve başlamasından ayrılışına kadar geçen üç yıllık dönemde birebir görüşme ya da telefon teması olmadığını; yalnızca AKOM toplantıları, şantiye ziyaretleri ve İSFALT'a yıllık ziyaret gibi toplu etkinliklerde karşılaştıklarını belirtmiştir. Bu beyan, iddianamede kurgulandığı iddia edilen doğrudan koordinasyon zincirini reddetmektedir.
- ·2020 ihalesinde iş deneyim oranı %25'e indirilmesine rağmen yine aynı iki firma teklif vermiştir; bu durum iş deneyim oranının rekabeti engelleyici bir araç olmadığını fiilen kanıtlamaktadır. 2020 ihalesi, 2016 yılında yapılan 3 yıllık ihalenin yapısının birebir aynısıdır ve yıllara sâri 2 yıllık olarak kurgulanmıştır.
- ·Yağmur suyu kanallarının temizlenmesi, kar ve tuzlamayla birlikte yürütülmesi elzem olan bir iştir; Karayolları Genel Müdürlüğü de kendi ihalelerinde asfalt yapım/bakım, kar mücadelesi ve yağmur kanalı işlerini bir arada ihale etmektedir. Bilirkişiler bu kurumun pratiğini bilmesine rağmen İBB söz konusu olunca farklı anlam yüklemiştir.
- ·İSFALT'ın alt yüklenicilere iş vermesi idarenin değil müteahhidin tasarrufudur; iddianamenin 3140-3141 sayfalarında İSFALT'ın yaptığı alt ihalenin de aslında bütün işleri birlikte içerdiği açıkça görülmektedir, bu da iddianın kendi içinde tutarsız olduğunu göstermektedir.
- ·Demirel, kışla mücadele ihalelerinin tarihsel zamanlamasına ilişkin genel bir savunma çerçevesi sunmuştur: İhale tarihlerinin onlarca yıldır ekim-kasım döneminde yapıldığını ve bunun kasıtlı bir geciktirme değil, mevsimsel iş planlamasının doğal bir sonucu olduğunu açıklamıştır. Bu açıklama, eylem-134'ün temel iddialarından biri olan 'kasıtlı geciktirme ile aciliyet yaratılması' argümanına doğrudan itiraz niteliği taşımaktadır.
- ·İSFALT'ın ihaleleri alacağı varsayımıyla hareket edilmediğini vurgulayan Demirel, ihaleyi A, B veya C firmasının kazanması durumunda da aynı şartname koşullarını yerine getirmek zorunda kalacağını belirtmiştir. Böylece şartnamenin İSFALT'a özel olarak tasarlandığı iddiasını operasyonel gereklilik gerekçesiyle çürütmeye çalışmıştır.
- ·İddianamede münhasıran suçlandığım somut bir eylem yoktur; tüm isnatlar örgüt üyeliği varsayımına bağlanmaktadır. Sözde örgüt şemasında dahi yer almamam, bu varsayımın temelsiz olduğunu göstermektedir.
- ·Fatih Keleş ile aramda ast-üst veya emir-talimat ilişkisi bulunmamaktadır; sadece siyasi tanışıklık vardır. Bu nedenle onun talimat veya yönlendirmesiyle hareket ettiğim iddiası kabul edilemez.
- ·Şahin, isnadın eylem-135 ile aynı zincirden — yani Nuhoğlu'nun sıralı üç ifadesindeki giderek 'doldurulan' isim akışından — beslendiğini söylüyor; iddianamede İSFALT ihale sürecinde Şahin'in ihaleye dahil olduğu iddiası yok, yalnızca uç noktada para alıcısı olarak gösteriliyor. Bu uç noktayı reddediyor: 'Bu suçlamayı kabul etmiyorum.'
- ·Şahin'in Fatih Keleş ile ilişkisinin meclis üyeliğiyle sınırlı olduğunu Keleş'in sorgusunda doğrulatıyor: ayda 1-2 toplantı, ortak nezarethane bekleyişi dışında temas yok; Keleş'in 'bugüne kadar sizden usulsüz herhangi bir talepte bulundum mu' sorusuna 'Hayır' cevabı veriyor — savcılığın 'Keleş'in yönlendirmesiyle para topladığı' kurgusunun zemini bu sorgulamada çürütülüyor.
- ·İmamoğlu'nun sorgusunda 20 yılı aşkın tanışıklığa rağmen aralarında hiçbir ast-üst veya talimat ilişkisi bulunmadığını teyit ettiriyor; iddianamenin 'meclis üyesi ⇒ örgüt üyesi' otomatizmini reddediyor.