Savunma

Mehmet Karataş Savunması

Kendi savunması·Mehmet Karataş·30 Mart 2026 · Kaynak

Ben 67 yaşındayım ve inşaat mühendisiyim. 37 yıllık meslek hayatım var. Meslek hayatımın 30 yılı özel sektörde, son 7 yılı kamuda geçmiştir. Birçok projede yöneticilik yaptım. Altyapı inşaatlarında, yol inşaatlarında ve deniz yapılarında deneyime sahibiyim. Çalışma hayatım boyunca şu 2 şeye dikkat ettim: Meslek etiği. Bundan hiçbir zaman taviz vermedim, ödün vermedim. Bir de her zaman kamu yararını ön planda tuttum. Asla kişisel menfaat düşünmedim. Hiçbir zaman kirli ve mesleki açıdan gayri ahlaki ilişkiler içerisinde bulunmadım. Bu tarz ilişkilerin tarafı da olmadım. Bu davalar öncesine kadar mahkeme kapısından geçmişliğim dahi yoktur. 37 yıllık çalışma hayatımın sonunda bütün edinimim; 3+1 bir daire, biri de 2 yıl önce sattığım 1 otomobilim oldu. Ev alırken, otomobil alırken ve ihtiyacım olduğu zamanlarda bankalardan birçok sefer kredi çekmişliğim vardır. Banka hesapları incelendiğinde bu açıkça görülecek. Kendi adıma bu kadar hassas davranırken, 2. ya da 3. şahısların haksız ve hukuksuz kazanç sağlamalarına neden aracı olayım? Bu söz konusu dahi olamaz. 28.07.2025 tarihinde 'ın beyanıyla gözaltına alındım. 3 gün boyunca uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet nezarethanesinde tutulduk. 4. günün sabahı polis tarafından sorgulandık. Polis sorgusu sırasında ilk defa duyduğum 'ı tanıyıp tanımadığım soruldu. Firmasının, Aziz İhsan'ın akrabalarına ait olup olmadığını o sorgulama sırasında öğrendim. Ertesi gün savcılık sorgulaması yapıldı. Tutuklama talebiyle sevk edildiğimiz mahkeme tarafından 01.08.2025 tarihinde tutuklandım. Söz konusu davada 4 ayrı eylemle ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla yargılanmaktayım. 27.02.2026 tarihindeki duruşmada ise hakkımda tahliye kararı verilmiştir. Sayın Başkanım, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlama sürecim şöyle gelişti; bundan biraz bahsetmek isterim. Beylikdüzü Belediyesi'nde çalışırken İSFALT'ta mevcut genel müdür yardımcısının ayrıldığını duydum. Bunun üzerine Ekim 2019 tarihinde İSFALT'a giderek, o zamanki Genel Müdür Burak Sırali ile görüştüm ve CV bıraktım. Sonrasında Burak Bey beni birkaç gün sonra arayarak ne zaman başlayabileceğimi sordu. Ben de Beylikdüzü Belediyesi ile ilişiğimi kesmem gerektiğini, bunun birkaç gün sürebileceğini ve ay başında başlayabileceğimi söyledim. Ekrem Başkan, benim göreve başladığımı AKOM'daki bir toplantı sırasında öğrendi. Kış şartları ile mücadele kapsamında verilen alarm neticesinde düzenlenen toplantıda karşılaştık. Burada genel müdür yardımcısı olarak çalıştığımı söylemem sonucu, yani ben göreve başladıktan yaklaşık 2 ay sonra öğrenmiş oldu. Sırası gelmişken Ekrem Başkan ile tanışma sürecini de aktarmak isterim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gürpınar Balık Hali Projesi'nde proje müdürü olarak görev yapıyordum. 2015 Nisan ayı gibi Ekrem Başkan teknik ekibiyle şantiye ziyaretime geldi. Projenin Beylikdüzü ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle projeyle ilgili bir sunum yaptım. Ekrem Başkan ile bu toplantı sırasında tanıştım. İlk defa tanışmam 2015 tarihindedir.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Süreçler ve görevlendirmeler konusunda da kısaca bahsetmek isterim. İSFALT'ta bizden önceki dönemlerde olduğu gibi bizim dönemimizde de aynı şekilde ihale komisyonları oluşturulmuştur. Aynı süreçler yürütülmüştür. İhale süreci Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası Uygulama Müdürlükleri veya bu müdürlüklere bağlı şeflikler tarafından talep yazısıyla başlar. İhale onay belgesi düzenlenir. Onay belgesinin Sayın Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı tarafından imzalanmasıyla ihale süreci başlamış olur. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği, yaklaşık maliyet komisyonu oluşturulur. Yine aynı şekilde ihale komisyonu oluşturulur. Yaklaşık maliyet komisyonu; 1 üye Anadolu Yakası Uygulama Müdürlüğü'nden, 1 üye Birim Fiyat Analiz Şefliği'nden, 1 üye Satın Alma Müdürlüğü'nden olmak üzere toplam 3 kişiden oluşur. İhale komisyonu ise; 1 başkan (genel müdür yardımcısı), 1 üye (mali işler müdürü), 1 üye (satın alma müdürü) ve 2 uzman üye olmak üzere toplam 5 kişiden oluşur. Uzman üyelerin 1'i Anadolu Yakası Uygulama Müdürü veya şefi, diğeri de Avrupa Yakası Uygulama Müdürü veya şefinden oluşur. Komisyon başkanı, mali üye ve satın alma müdürü değişmez üyelerdir. Uzman üyeler ise işin yapılacağı yakaya göre değişiklik gösterir. Bu uygulama değişmez bir kuraldır. Dolayısıyla üyelerin "Ben komisyonda görev almak istemiyorum" ya da "Görev almak istiyorum" şeklinde bir tercihi olamaz. İlgililere tebliğ edilir ve komisyon oluşturulmuş olur. Yaklaşık maliyet hesabı, Yapım İşleri İhale Uygulama Yönetmeliği'nin "Yaklaşık maliyet hesabına esas fiyat ve rayiçlerin tespiti" başlıklı 10. maddesine göre yapılır. Bu madde; ihale konusu işin yaklaşık maliyetine ilişkin fiyat ve rayiçlerin tespitinde 5 bentten oluşan alt başlıkların birini, birkaçını veya tamamını herhangi bir öncelik sırası olmadan kullanabilir şeklindedir. Bu dosyadaki söz konusu ihalelerin yaklaşık maliyet hesapları 10. maddeye uygun olarak yapılmıştır. İhale dosyaları incelendiğinde bu durum görülecektir. Söz konusu ihalelerin tamamı Sayıştay tarafından denetlenmiş, incelenmiş ve herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Sayın Başkanım, bu dava sürecinin nasıl başladığından da biraz bahsetmek isterim. 18.09.2025 tarihinde gece yarısı saat 00:00 gibi infaz memuru koğuşuma gelerek saat 06:00 gibi hazır olmam gerektiğini ve Çağlayan Adliyesi'ne gideceğimin haberini verdi. Cezaevlerinde telefonlar saat 21:00 ile 06:00 arasında görüşmelere kapalıdır; dolayısıyla avukatıma haber verme imkanım olmadı. Sabah sevk aracı ile Çağlayan Adliyesi'ne giderken da yanımdaydı, hatta yan yana oturduk. Benden daha önce aynı savcı ile yaklaşık 2 saat görüştü. Araçta , bana şu ifadeyi kullanmıştı: "8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam, elimden geldiği kadarıyla herkesi yakacağım." Cümlesi aynen böyleydi. Aynı gün, benden önce ifade veren ’nun savcı önündeki yalan beyanları ve iftiraları neticesinde yaklaşık 45 dakika süren sorgulama ve yargılama sonucu yıldırım hızı ile örgüt üyesi olarak tutuklandım. Tekrar ve önemle belirtmek isterim ki; ne savcılık sorgusunda ne de hakimliğe çıkma sürecinde avukatıma haber verme imkanım olmadı. 2. Sulh Ceza Hâkimliği duruşması 10 dakika kadar sürdü. Mahkeme kapısının önünde duruşmadan çıkmış, gitmek üzere olan bir avukat, kolluk kuvvetlerinin ricası üzerine duruşmaya avukat olarak katıldı. Duruşma öncesi avukat ile sadece 5 dakika görüştüm. Sayın Mahkeme Başkanı'nın bana 2 sorusu oldu. İlki şöyleydi: "Size ne kadar para verdi?" Soruyu anlamadım, dolayısıyla cevap veremedim. Ardından "Ali Bey size ne kadar para verdi?" dedi. Ben de soruyu anlamadığımı, ‘Hangi paradan bahsettiğinizi bilmiyorum’ dedim. Sayın Mahkeme Başkanı ile bütün diyaloğumuz bu kadardı . Aranın ardından tekrar duruşma salonuna alındık. Tutuklama kararı vererek, duruşmayı bitirdi. Ben sözde örgüt üyesi olarak, 'ın altındaki çerçevenin içerisine yerleştirilmişim. Bu çerçeve içerisindeki kişilerden tek bir ’ı tanırım; diğer 7 kişiyi tanımıyorum. ’nun bunu neden yaptığını bilmekle beraber -çünkü bu ifadeden sonra kendisi tahliye edilmiştir- neye istinaden bu şekilde bir beyanda bulunduğunu anlayabilmiş değilim. Ancak bildiğim şey; benden ifadesinde bahsetmeseydi şu anda belki de burada tutuklu olmayacaktım.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Yeri gelmişken savcılık sorgulamasıyla ilgili birkaç düzeltme yapmak istiyorum. Çünkü belirttiğim gibi, sabah 06.30’da ne için gittiğimi bilmeden savcı karşısına çıkarıldığımda, yanımda avukatım olmadığı gibi, gözlüğüm de yoktu. Yaş itibarıyla gözlüğüm olmadan herhangi bir yazıyı okuyamayacağımı sizler de takdir edersiniz. Bu düzeltmeler şöyledir: Bir; "Beylikdüzü Belediyesi'nde inşaat mühendisi olarak çalışırken yapılan bir projenin müdürü olarak atandım" cümlesi yanlıştır. Doğrusu; "Beylikdüzü Belediyesi’nde çalışmadan önce Gürpınar’daki Büyükşehir Belediyesi’nin Balık Hali projesinde müdür olarak çalışıyordum" şeklinde olacak. İkincisi; "İmamoğlu, beni yanına çağırarak başkan danışmanı olarak görev yapmamı istedi" cümlesi yanlış geçmiş. Doğrusu; "Ekrem Bey, çalıştığım proje sonrası, inşaat mühendisi unvanı ile belediyede çalışıp çalışamayacağımı sordu, ben de kabul ettim" şeklinde olacaktır. Üçüncüsü; "Daha sonra İBB Başkanı seçildikten sonra, onun onayı ile 2019 yılında İSFALT’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladım" cümlesi yanlış geçmiştir. Doğrusu; "Daha sonra Ekrem Bey, İBB Başkanı seçildikten dört ay sonra, müracaatım üzerine ASFALT’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladım" şeklinde olacaktır. Bu ifadelerimi böylece düzeltmek isterim. Ben bu ifadeye götürüldüğümde, sürecin dosyasına ilişkin olduğunu sanıyordum. Hangi suç kapsamında sorgulandığımı, hangi eylem ve hangi suç ile karşı karşıya olduğumu soruşturma savcısından değil, mahkeme kararı sonucu anlayabildim. Bu düzeltmeleri yaptıktan sonra iddianameye geçmek isterim. İddianamenin 91 ve 92. sayfalarında ifade edildiği şekliyle; ‘Dosya kapsamında, tanık beyanlarından, birçok şüphelinin itiraf mahiyetindeki beyanlarından ve MASAK tarafından tanzim olunan raporlardan anlaşılacağı üzere; İSFALT AŞ isimli iştirak şirketinde, "İmamoğlu Suç Örgütü" içerisinde "sistem" diye adlandırılan yapıyı finanse etmek için, adeta bir araç olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda örgüt lideri olduğu iddia edilen şüpheli 'nun, Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak görev yaptığı süreç içerisinde, 2008 ile 2019/10 dönemleri arasında Beylikdüzü Belediyesi'nde inşaat mühendisi meslek adıyla görev yapan şüpheli 'ın, 2019/11 ile 2022/11 dönemleri arasında İSFALT AŞ’de genel müdür yardımcısı sıfatıyla göreve getirlmesi sağlanmıştır. Daha sonra buradaki yapılanmasını güçlendirebilmek ve İSFALT AŞ ile iş yapan müteahhitlerden, yaptıkları iş ile orantılı olarak rüşvet alabilmek amacıyla, şüpheli ’ı İSFALT’a genel müdür olarak atamıştır’ şeklindedir.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Bu ifadeler kesinlikle doğru değildir. Çünkü benim İSFALT'ta genel müdür yardımcısı olarak başlamam 2019 seçimlerinden 5 ay sonra, yani 2019 yılının Kasım ayındaydı. Sayın Başkanım, gerek 'nun etkin pişmanlıktan faydalanmak için verdiği ifadesine gerek gizli tanık Köknar'ın ifadesine gerekse şüpheli 'un ifadelerine tek tek cevap vermek isterim: , ifadesinin benimle ilgili kısmında "Mehmet Bey'in 'nun Beylikdüzü Belediyesi'nde de yanında olduğunu ve İSFALT’a getirildiğini duyduk" şeklindedir. Bu duyumuna yukarıda cevap verdim. Devamında ifadesinde şöyle diyor: "'na bağlı şirketlerin aldığı ihalelere ilişkin teknik işler, hak ediş kontrolü ve yönetimi 'ta idi." İSFALT yönetim şemasına bakıldığında; teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcısının altında 4 tane müdürlük ve 3 tane şeflik olduğu görülecektir. Bu müdürlüklerden bir tanesi de Teknik İşler ve Kesin Hesap Müdürlüğü'dür. Teknik İşler Müdürlüğü; 1 müdür, 2 şef ve 8 personelden oluşmaktadır. Çalışan personelin tamamı, uzun zamandır aynı birimde çalışan, son derece deneyimli ve konusunda uzman olan arkadaşlardır. İSFALT'a iş yapan alt yüklenicilerin tamamının hak edişlerinin ve kesin hesaplarının yapılması bu müdürlüğün sorumluluğundadır. İlgili personel hak edişi yaptıktan sonra şefine havale eder. Şef de inceledikten sonra varsa düzeltmelerini yapar ve birim müdürüne getirir. Birim müdürü tarafından son kontrolleri yapıldıktan ve imzalandıktan sonra sadece kapak kısmındaki onay için bana getirilir; bana havalesi yapılır. Hak edişleri ben de inceledikten sonra tespit ettiğim bir sorun varsa iadesine, yoksa genel müdüre havale ederim. , bu beyanıyla teknik işlerde çalışan 11 personeli de zan altında bırakmıştır. Teknik İşler ve Kesin Hesap Müdürü Hakan Müftüoğlu dinlendiğinde, benim ifademi teyit edecektir ve kendisinin dinlenmesini talep ederim. Tekrar ve önemle belirtmek isterim ki; teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak hak edişlerin yapılması benim görev ve sorumluluk alanımda değildir. diğer konularda olduğu gibi bu konuda da hedef saptırmış, etkin pişmanlıktan yararlanabilmek adına mesnetsiz iddialarda ve iftirada bulunmuştur. İddialarının hiçbiri doğru değildir.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Gizli tanık Köknar, ifadesinin ilgili kısmında "İSFALT AŞ, işlerinin tamamını 21/b davetiye usulü ile belirli firmalara davetiye göndererek, firmalara ihalelerin verilmelerini sağlamıştır. İSFALT üzerinden karla mücadele işlerinde, mal alımlarında, İSFALT'ın sorumlu olduğu yollarda serme sıkıştırma işleri yıllardır aynı firmalar üzerinden devam etmektedir" demiştir. Sayın Başkanım, 133 ve 134 eylemlere konu ihalelerde, sadece 2 adet 21/b ihale yapılmıştır. Gerisi bütçe kapsamındadır. Kuruma yazılacak bir yazı ile benim görev yaptığım dönem içerisinde yapılan tüm ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun hangi usulüne göre yapıldığı ve hangi firmalar tarafından katılım gerçekleştirildiği görülecektir. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu da incelendiğinde; hangi ihalelerin açık ihale kapsamında yapıldığı, hangilerinin 21/b kapsamında yapıldığı ve gerekçeleri görülecektir. Gizli tanık Köknar'ın ifadesi de doğru değildir. Sayın iddia makamı bu ihale dokümanlarını ve bilirkişi raporunu inceleseydi bu hususu kolaylıkla görebilecekti. Yine şüpheli 'un ifadesinin bir bölümünde; "İSFALT'ın üretebileceği asfalt miktarı bellidir. Ancak üretilen asfalt miktarı fazla gösterilip, gerçek olmayan makbuz ve faturalar düzenlenmiştir" denilmektedir. Sayın Başkanım, yıllık üretim kapasitesi 3.800.000 ton olan İSFALT'taki üretim ve uygulama süreçlerinden kısaca bahsetmek istiyorum. En az 1 ay önceden, haftalık veya aylık imalat programı verilir. Bu programla hangi sokak veya hangi caddede imalat yapılacağı bildirilir. Programdaki öncelik sırasına göre ekipler sokak veya caddedeki siyah kotların alımını yaparak, yani mevcut durumun tespitini yaparlar. Atılacak asfalt kalınlığı, teknik işler şartnamesindeki tip kesite göre bellidir. Dolayısıyla harita ekibi basit bir kübaj hesabıyla, sokak veya caddede ne kadar asfalt gideceğini hesaplar. Sonrasında ilgili sokağa ne zaman başlanacağı ve ne kadar asfalt gideceği bilgisi asfalt fabrikasına bildirilir. Bu bilgilerin tamamı aynı zamanda EBYS dediğimiz Elektronik Belge Yönetim Sistemi'ne yüklenerek tüm tarafların ekranına düşmesi sağlanır. Bu şekilde EBS gereği nereye ve ne kadar asfalt gideceğinden ilgililer bilgi sahibi olur. Günü geldiğinde üretime geçilir. Üretilen asfaltın irsaliyeleri ve kantar fişleri sistem tarafına otomatik olarak yazılır. Buna manuel olarak müdahale etmek mümkün değildir. Günün sonunda nereye, ne kadar ve ne zaman asfalt gittiği Teknik İşler Müdürlüğü'nün bilgisayarına düşer. Böylece imalatı yapılan sokak veya caddede ne kadar asfalt kullanıldığı, sistemdeki kayıtlar kıyaslanarak kontrol edilir. İş bitiminde harita ekibi tekrar söz konusu sokak veya caddede kırmızı kotları, yani bitmiş halini okuyarak fiili duruma göre kübaj hesabı yapar. Dolayısıyla asfalt miktarı 2. kez kontrol edilmiş olur. Sonuçta üretilen asfaltın irsaliyesi üzerinde İSFALT'ın saha sorumlusu, idarenin temsilcisi ve nakliyecinin imzaları vardır. Sonuç olarak irsaliyedeki toplam miktar ile kübaj arasında elde edilen değerler kıyaslanır; hangisi idarenin lehine ise o değer hak edişe esas alınır. Böyle bir üretim uygulama süreci varken "gerçek olmayan makbuz ve faturalar düzenlenmektedir" gibi iddialar hayal ürünüdür ve kasıtlıdır.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Sayın Başkanım, Sayın Savcılık makamı gerek 'nun gerek gizli tanık Köknar'ın ve gerekse 'un iddialarına karşı bilgi ve belge isteyebilir, görevli olan ilgili kişileri dinleyebilir ve doğrusunu araştırabilirdi. Ancak hiçbir araştırma yapmadan, hatta araştırma gereği bile duymadan söz konusu kişilerin beyanlarını doğru kabul ederek bizlere suçüstü yapmış gibi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmiştir ve haksız yere tutuklanmamızı sağlamıştır. Hani bir söz vardır; "Çamur at izi kalsın." Bu sözü bizlerin durumuna uyarlamak gerekirse aslında şöyle demek lazım: "Çamur at izi kalsın, iftira at tutuklansın." Durum tam da böyledir diye düşünüyorum. İddianamenin 95. sayfasının 2. paragrafında ifade edildiği şekliyle; "Dolayısıyla tüm bu hususlardan anlaşılacağı üzere, liderliğinde kurulan suç örgütünün öncelikle İSFALT iştirak şirketinde yapılacak olan ihaleleri organize etmek için İSFALT AŞ'de önemli görevlere örgüt üyesi olan şüpheliler ve getirilmiş olup, burada yapılacak ihaleler, suç örgütü içerisinde kurulan 'Sistem' isimli yapıyı finanse etmek için adeta bir araç olarak kullanılmıştır" denilmektedir. Ben 2019 Kasım ayında başladım, ise 2022 Mart ayında İSFALT Genel Müdürü olarak başladı. Göreve geldiği ilk günden itibaren benimle çalışmak istemedi. Daha ilk aydan itibaren bana bağlı müdürlerden Ar-Ge ve Laboratuvar Müdürü Mehmet Emin Tekin üzerinden bana birkaç kez istifa etmem gerektiği konusunda mesaj gönderdi. göreve başladıktan yaklaşık 3 ay sonra, bizzat benimle çalışmak istemediğini beyan etmiştir kendisi. Yaklaşık 1 hafta-10 gün sonra, benim olmadığım bir gün bilgim dışında odamı toplayıp boşaltmıştır. 2022 Mayıs ayında benim yerime 2 ayrı genel müdür yardımcısı atanmıştır; atanan kişilerden biri halen genel müdür görevini yürüten Mustafa Yüksel'dir. 2022 Kasım ayı başında personel müdürü beni telefonla arayarak, Burak Bey tarafından işime son verildiği söylendi. Burak Bey bunu direkt kendisi değil ama personel işleri müdürü üzerinden söylemişti. Ben Burak ile 3,5 ay kadar çalıştım. 2022 Mayıs itibarıyla hiçbir iş ve işlem içerisinde bulunmadım. Bu süreçlere Mehmet Emin Tekin tanıktır; dinlendiğinde ifade edecektir ve onun da dinlenmesini talep ederim. İddia makamı "Sistem"i finanse etmek için kurulan organizasyon gereği beni ve Burak'ın tarafından özellikle getirildiğimizi iddia etmiştir. Ben göreve başladıktan 2 yıl 4 ay sonra göreve getirildi. Yeni genel müdür yardımcısını atayana kadar 3,5 ay birlikte çalıştık. Bu durum hayatın olağan akışına uygun mudur? Sayın mahkeme heyetinin takdirine sunuyorum.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

İddianamenin 3108. sayfasının 1. paragrafında ifade edildiği şekliyle; "Dolayısıyla, Beylikdüzü Belediyesi'nde suç örgütü lideri 'nun danışmanı olarak görev yapan 'ın, İSFALT AŞ'de 2019 yılında genel müdür yardımcısı olarak göreve getirilmesi; yapılan bu ihalelerin şartnamelerine rekabeti kısıtlayıcı bir sürü hüküm eklenerek —bunun altını çizerek bir daha söylüyorum, rekabeti kısıtlayıcı bir sürü hüküm eklenerek— ihalelerin çoğunlukla şüpheli 'na bağlı firmaların üzerinde bırakılması; yapılan bu ihalelerde şüpheli 'ın ihale komisyonu başkanı sıfatıyla görev alması ve daha sonra şüpheli 'ın 2022 yılında İSFALT Genel Müdürü olarak atanmasının hemen akabinde şüpheli 'ın görevden ayrılarak şüpheli 'na bağlı firmalarda çalışma hayatına devam etmesi birlikte değerlendirildiğinde, yapılan organizasyonun örgüt lideri 'nun kurgusu dahilinde gerçekleştiğini açıkça ortaya koymuştur" şeklindedir. Devamı olan 3. paragrafta ise şu cümleye yer verilmiştir: "Şüpheli 'ın görevden ayrılmasının hemen akabinde onun tarafından üstlenilen görev şüpheli tarafından devralınmıştır" şeklindedir. Beylikdüzü Belediyesi'nde inşaat mühendisi unvanıyla çalıştım. Görev tanımım gereği, Fen İşleri üzerinden ihale edilen projelerin imalat aşamalarında; işin fen ve sanat kurallarına, projesine uygunluğunu ve projede öngörülen malzemelerin standartlara uygunluğunu kontrol ederdik. Yani "5 branş" dediğimiz mimari, statik, mekanik, elektrik ve harita açısından denetimini ve kontrolünü yapardık. Ayrıca imalatçıların hak edişlerinin fiili duruma yansıyıp yansımadığını kontrol ederdik. Sayın Başkanım, iddianamenin bu kısmındaki suçlamayı kısaca özetleyecek olursak; benim 2019 yılında İSFALT'a genel müdür yardımcısı görevine özel olarak getirildiğim, ihalelerde bizzat isteyerek ihale komisyonu başkanı olarak görev aldığım, yapılan ihalelerde şartnamelere rekabeti kısıtlayıcı bir sürü hüküm ekleterek ihalelerin çoğunlukla bağlı firmalar üzerinde bırakılmasını sağladığım iddia edilmektedir. Özet olarak böyledir. Sonrasında 'na bağlı şirketlerde çalışmış olmam gerekçe gösterilerek suç örgütü üyesi olarak yargılanmam talep edilmektedir. Sayın Başkanım, yukarıda Beylikdüzü Belediyesi'nden İSFALT'a geçiş sürecimi detaylı olarak anlattım. Ekrem Başkan'ın benim göreve başladığımdan 2 ay sonra haberi olduğunu anlattım. İhalelerde komisyon başkanı olmam ve şartnamelere rekabeti kısıtlayıcı bir sürü hüküm eklenmesi konusuna gelince; komisyon başkanı olmam bir zorunluluktur, bunu da anlatmıştım. İddia makamı "bir sürü hüküm eklendiği" şeklinde değil de hangi hükümlerin eklendiğini, kaç hüküm eklendiğini, eklenen hükümleri açık olarak ifade etmiş olsaydı, bu durumda diyecek bir sözüm olmazdı. Kaldı ki ihalelerde idari ve teknik şartnamelerin hazırlanması benim görev alanımda değildir, benim sorumluluğumda değildir. Şartnamelerin hazırlanması; İhale Doküman Komisyonu ve Satın Alma Müdürlüğü'nün yetkisindedir. Benim görev yaptığım dönemdeki çalışma arkadaşlarımın tamamına yakını, bizden önceki dönemde gelen arkadaşlardır. Hepsi uzun yıllardır İSFALT'ta çalışan, deneyimli ve mevzuata hakim çalışma arkadaşlarımızdır. Her ihale için şartname sıfırdan hazırlanmaz. Daha önceki yıllarda yapılmış benzer işlerde kullanılan şartnameler, ihale mevzuatında değişiklik yoksa genel olarak aynen kullanılır. Sadece ihale hacmine göre dosya kapsamında kullanılacak olan ekipman ve personel sayısı değişir. Bu durum hem ihale açısından bir zorunluluktur hem de rekabeti kısıtlayıcı bir hüküm değildir. 2019 öncesi yapılan iş dosyaları incelendiğinde şartnamelerin aynı olduğu görülecektir. Sayın savcılık makamının iddia ettiği gibi şartnamelere rekabeti kısıtlayıcı hiçbir hüküm eklenmemiştir.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

İSFALT'tan ayrıldıktan, ilişiğimi kestikten yaklaşık 2 ay sonra Mehmet Ali Akman'ın ricası üzerine; İstanbul'da olmayan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile uzaktan yakından ilişkisi bulunmayan Karayolları'nın Adana bölgesinde heyelan yapmış problemli bir yol şantiyesi projesine yardımcı olmak için gittim. Yaklaşık 8 ay kadar Adana'da kaldım. Bu olayı sayın savcılık makamındaki sorgulamam sırasında da ifade etmiştim. Şimdi eylemler açısından biraz açıklama ve savunma yapmak istiyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Makine İkmal Müdürlüğü, 2019/460906 ihale kayıt nolu, yaklaşık maliyeti 99.133.320,58 TL olan "Kış Şartlarıyla Mücadele Çalışmaları Hizmet Alımı" işini; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesi gereği açık ihale usulüyle yapmıştır. İhaleye 2 firma katılmıştır. Hikan Nakliyat'ın iş deneyim belgesinin yeterli olmaması nedeniyle elenmesi sonucu, iş 91.961.024 TL bedel ile İSFALT AŞ uhdesinde kalmıştır. 29.11.2019 tarihinde sözleşmesi yapılmıştır. İSFALT AŞ, söz konusu işi 10 kısma ayırarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/g maddesi kapsamında 10 ayrı alt ihalesini yapmış ve alt yüklenicilerini belirlemiştir. Başkanım, bu alt ihalelerin detaylarına tek tek girmeyeceğim; ihale kayıt numaraları bilirkişi raporunda ve iddianamede tablo olarak ayrıntılarıyla mevcuttur. 2025/8211 sayılı ve 06.12.2025 tarihli, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlatılan bilirkişi raporunda; İSFALT AŞ'ye ait ihale ve alımlarla ilgili "Kış Şartlarıyla Mücadele" işi konusunda usulsüzlük yapılıp yapılmadığına dair tespitler yer almaktadır. Raporda 10 ayrı ihale kayıt numarası verilerek her bir iş bazındaki tespit aynen şöyledir: "Hizmet alımına teklif veren diğer firmaların ortak ve temsilcilerinin farklı kişiler olduğu ve ihale üzerinde kalan şirket ile ihaleye teklif veren şirketlerin adreslerinin farklı olduğu görülmüştür. Söz konusu alımlarda ihale mevzuatı açısından eleştiri ve tenkidi gerektirir bir hususa rastlanmamıştır." Devamında ise; İBB ile İSFALT AŞ arasında imzalanan sözleşmenin tarihinin 29.11.2019 olması ve hizmet alımının 01.12.2019 tarihinde başlayacak olması hususları dikkate alınarak; İSFALT AŞ'nin alt yüklenicileri kısa sürede belirlemesi gerektiğinden, hizmet alımını kısımlara ayırarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/g maddesi kapsamında gerçekleştirdiği değerlendirilmiştir.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Sayın Başkanım, bu durumda Eylem 133’ün yok hükmünde olması gerekmez mi? Ben bu eylemde doğrusu neyle suçlandığımı bilmiyorum. Sayın Savcılık makamı, kendi atadığı bilirkişi heyetinin lehimize olan tespitini görmezden gelmiştir. Burada bir suç unsuru bulamayınca adeta yeni bir suç icat etmek durumunda kalmıştır. Şöyle ki: 2019/647708, 2019/647876, 2019/647879, 2019/647886, 2019/647888, 2019/647900 ve 2019/647878 ihale kayıtlı olan işlerin tamamı açısından 48.542.593,20 TL kamu zararı olduğu iddia edilmiştir. Söz konusu işler üst yapı işi olsaydı, yapılıp yapılmadığı kolaylıkla tespit edilebilirdi. Ancak bu bir hizmet işidir. Sayın Savcılık makamı, söz konusu işlerin hizmet işi olmasından hareketle, yapıldığının ispatlanamayacağı düşüncesiyle bir suç yaratmıştır; ben öyle olduğunu düşünüyorum. Sayın Başkan, söz konusu 6 adet işin tüm hak edişleri ve kesin hesapları incelendiğinde; her bir dosya için onlarca tutanak ve ceza tutanağı görülecektir. Kontrol teşkilatının imzaları görülecektir. Sayın mahkeme heyetinizden ilgili hak edişlerin incelenmesini ve bu süreçte görev alan kontrol teşkilatı üyelerinin dinlenmesini talep ediyorum. Toplam bedel 48.542.593,20 TL olarak gösterilmiştir. Böyle bir zarardan bahsedebilmek için yapılan ihaleye ilişkin hizmetin hiç alınmamış ancak ödenmiş olması gerekir. Bizim hiçbir ihalemizde hizmet alınmaması veya hizmetin eksik alınması gibi bir durum söz konusu olamaz, söz konusu değildir. Eylem 134 açısından; Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, Makine ve İkmal Müdürlüğü 2020/495054 ihale kayıt numaralı, İBB sorumluluğundaki İstanbul geneli ana arter ve meydanlarda yağmur suyu hatları ve açık kanalların temizlenmesiyle kanal görüntüleme, yağmur suyu sel baskınları, kar ve buzlanma ile mücadele çalışmaları hizmet alımı işi 36 ay süreli bir iştir. Bu ihaleye Aytaçlar Nakliyat ve HİKA ortak girişimi ile İSFALT AŞ olmak üzere 2 firma katılmıştır. İSFALT AŞ geçerli en düşük teklifi vererek kazanmıştır. 17.11.2020 tarihinde sözleşmesi yapılmıştır.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

İSFALT AŞ, bu ihalenin alt yüklenicilerini belirlemek için yaptığı alt ihalelerde; "Kar Şartlarıyla Mücadele ve Yağmur Suyu Hatları, Açık Kanalların Temizlenmesi ile Kanal Görüntüleme İşi" ve "Karla ve Buzla Mücadele Çalışmaları İşi" olarak 2 ayrı ihaleye çıkmış, işleri farklı isteklilere yaptırmıştır. Yağmur suyu hatları ve açık kanalların temizlenmesiyle kanal görüntüleme işi, 2020/664406 ihale kayıt no ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b pazarlık usulüyle yapılmıştır. Bu ihaleye 7 firma davet edilmiştir. 6 firma geçerli teklif vermiştir. Firmalardan 2. tekliflerini vermeleri istenmiş; 2. tekliflerde geçerli en düşük teklif 105.837.684 TL bedel ile Güvenyol ortaklığı tarafından verilerek ihale kazanılmıştır. Bu işin yaklaşık maliyeti 114.381.309,42 TL'dir. Söz konusu bu ihale için bilirkişi raporunda da ifade edildiği şekliyle "ihale mevzuatı açısından eleştiri ve tenkidi gerektirir bir hususa rastlanmamıştır" denilmektedir. Kar ve buzlanma ile mücadele çalışmaları işi kapsamında ise İSFALT 8 ayrı alt ihale yapmıştır. Yine burada ihale kayıt numaraları, iddianamenin ve bilirkişi raporunun sayfalarında tablo halinde bütün detaylar mevcuttur. Söz konusu yangın dosyasında tablo şeklinde bütün detaylar mevcuttur. Bilirkişi raporundaki tespitler şu şekildedir; her bir iş için ayrı ayrı şu tespitler yapılmıştır: "İhaleye teklif veren diğer firmaların ortak ve temsilcilerinin farklı kişiler olduğu ve ihale üzerinde kalan şirketin ve ihaleye teklif veren şirketlerin adreslerinin farklı olduğu görülmüştür. Hizmet alımına ilişkin teknik şartlar ve eleştiri konusu yapılan hususlar başlığı altında bilirkişinin bir eleştirisi vardır." Teknik şartnamenin 5. maddesinde yer alan; "Yüklenici, iş kontrolleri ve denetimleri için yer tesliminden itibaren geçici kabul onay tarihine kadar idarenin 7/24 tasarrufunda kullanılmak üzere, yer tesliminden itibaren 10 gün içerisinde aşağıda belirtilen sayı ve özellikte İSFALT'ın kabul edeceği araçları İSFALT'a teslim edecektir. Etmediği takdirde günlük sözleşme bedelinin 100.000'de 2'si ceza kesilecektir" hükmüne vurgu yapılmaktadır. Bilirkişi, bu hükmün belirsizlik içermesi ve ihaleye ilave yük getirecek bir düzenleme olması nedeniyle "rekabeti engelleyici bir unsur" olduğu yönünde bir tespit yapmıştır. Bu husustaki sorumluluğun, tabloda isimleri verilen ihale dokümanını hazırlayan ihale komisyon üyelerine ait olduğu belirtilmiştir. Söz konusu alımda ihale mevzuatı açısından başkaca eleştiri ve tenkidi gerektirir bir hususa rastlanmamıştır.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

İşin denetimi kapsamında kontrol teşkilatının kullanımı için istenen araçlar rekabeti kısıtlayıcı bir unsur değildir. Çünkü istekliler; ihale öncesi hazırlık giderleri ve işin yüklenicisi olması durumundaki giderlerin (şantiye kurulumu, mobilizasyon, demobilizasyon, karar pulu, sözleşme giderleri, araç kiralamaları vb. bedelleri) kâr ve genel gider kalemi içerisinde değerlendirirler. Bu, teamül haline gelmiş bir uygulamadır; rekabeti kısıtlayıcı bir unsur olarak değerlendirilemez. 2021/730753 ihale kayıt nolu dosya için bilirkişi raporunda "İş Artışı ve Yeni Pozlar" başlığı altında; ihale kapsamında hakediş ödemelerinin toplam tutarının 15.051.940,71 TL olduğu ve bu ödemelerden 10.601.147,71 TL'sinin ihale dışı mal alımı, yani tuz alımı ve nakliyesi ile ilgili olduğu görülmektedir. "Tuz teslimi yapıldı ise herhangi bir sorumluluk bulunmamaktadır. Tuz teslimi yapılmadı ise sorumluluk, yeni pozları hizmet alımı kapsamına dahil eden belgede ve iş artışı kararında imzası bulunan görevlilere aittir" denilmektedir. Sayın Başkanım, söz konusu tuz alımı ve nakliyesi için irsaliyeler, kantar fişleri ve teslim tutanakları hakediş dosyalarında mevcuttur. Kurumdan ilgili hakediş dosyaları istendiğinde bu evraklar görülecektir. İrsaliyeler ve teslim tutanakları, idarenin ve İSFALT'ın görevlendirdiği kişiler tarafından imza altına alınmıştır. İcmal sayfaları düzenlenip dosyasına kaldırılmıştır. Hakediş ödemeleri bu tutanaklar üzerinden yapılmıştır. Ve yine burada toplam ihale bedeli kamu zararı olarak gösterilmiştir. Belirttiğim gibi, bu ihalelere ilişkin tüm hizmetler tam olarak ve usulüne uygun şekilde alınmıştır. Sonuç olarak; dosya kapsamındaki iddiaların somut, kesin ve inandırıcı delillerle desteklenmediği, hakkımdaki isnatların varsayım, yorum ve çelişkili beyanlardan ibaret olduğu; görev tanımım, toplumsal işleyiş, bilirkişi tespitleri ve dosya kapsamındaki objektif veriler birlikte değerlendirildiğinde, üzerime atılı suçları işlediğime dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanaate varılmasının hukuken mümkün olmadığı açıkça ortadadır. Uzun tutukluluk süresince maruz kaldığım ağır koşullar, yaşım ve sağlık durumum da dikkate alındığında; öncelikle tahliyemi, yargılama sonunda ise atılı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatıma karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.