“İddianameye göre, iş adamı Mehmet Faruk Baştürk'ün, Sarıyer Tarabya'da sahibi olduğu Central Hotel'in imar usulsüzlüklerinin çözülmesi ve hakkında kesilen 17.4 milyon TL'lik para cezası ile yıkım kararının uygulanmaması karşılığında, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütüne 13 milyon TL rüşvet verdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre süreç, Baştürk'ün 15 Ocak 2021'de Malatya'da Ekrem İmamoğlu ile görüşmesiyle başlamıştır. İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Baştürk'ün önce Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, ardından da Yakup Öner ile temas kurduğu öne sürülmektedir. Yakup Öner'in, sosyal yardım adı altında para talep ettiği, pazarlıklar sonucu 13 milyon TL'de anlaşıldığı ve İmamoğlu'nun talimatıyla konunun örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e devredildiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, Fatih Keleş'in görevlendirdiği Süleyman Atik, 13 milyon TL'lik rüşveti 2022-2023 yılları arasında iki veya üç taksitte Baştürk'ten nakit olarak tahsil etmiştir. Bu iddialar, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheliler Yakup Öner ve Süleyman Atik'in ifadelerine, şüpheli Mehmet Faruk Baştürk'ün beyanlarına, HTS-Baz analiz verilerine ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün resmi evraklarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler, TCK 252 kapsamında rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvete aracılık etme suçlarıyla itham edilmektedir.”
- ·Karaoğlu, kendisiyle Baştürk arasındaki görüşmeden yaklaşık 1,5 yıl sonra yerin rutin bölge kontrolü ile ihbar üzerine ziyaret edildiğini, doğal sit alanı dokusunun bozulduğunun tespit edilerek 6 Temmuz 2022'de tespit tutanağı düzenlendiğini ve aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu belgeleriyle gösterir.
- ·Faruk Baştürk'ün kendi ifadesinde 'sürekli aleyhe rapor ve itirazlarla mağduriyetinin derinleştirildiği', 17 milyon TL'yi aşan para cezalarıyla mühürleme baskısı uygulandığını söylediğini; bu beyanın 'rüşvet anlaşması' iddiasıyla doğrudan çeliştiğini vurgular.
- ·Yapı tatil tutanaklarının üst üste tutulduğunu, idare mahkemesindeki davaların lehe-aleyhe seyrini Doçent Dr. Fatih Yavaşoğlu bilirkişi raporu (15 Ağustos 2023) ile birlikte sunduğunu ve 14 Mart 2025 tarihli 2. İdare Mahkemesi kararıyla yıkım kararı için yürütmeyi durdurma isteminin reddedildiğini anımsatır.