“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla 2024 yerel seçimleri için CHP'li belediyelerden ihale alan firmalardan para toplanmış, bu kapsamda şüpheli Aziz İhsan Aktaş'tan 5.000.000 TL rüşvet alınmıştır. İddiaya göre, CHP Milletvekili Özgür Karabat, İmamoğlu'nun talimatını Aktaş'a ileterek para talep etmiş; Aktaş'ın çalışanı Ömer Güngör parayı Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük'e teslim etmiştir. Örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in ise örgütün mali işlerinden sorumlu olarak eylemde rolü olduğu iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre para, Aktaş ile bağlantılı Cihangir Sağlık Hizmetleri şirketinin hesabından nakit olarak çekilmiş ve Ömer Güngör tarafından İkitelli'deki bir benzin istasyonunda Sırrı Küçük'e elden teslim edilmiştir. Olayın 06.03.2024 tarihinde gerçekleştiği, 5.000.000 TL'nin KuveytTürk Kuyumcukent Şubesi'nden çekildiği ve İkitelli Başak Petrol'de teslim edildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin, kamu gücünü kullanarak siyasi ve örgütsel çıkar sağlamayı amaçlayan daha geniş bir rüşvet ve yolsuzluk sisteminin parçası olduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet Alma, Verme ve Aracılık Etme) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianamenin temelini, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeler, para çekim dekontu ve şüphelilerin aynı yer ve zamanda bulunduğunu gösterdiği iddia edilen HTS/Baz kayıtları oluşturmaktadır.”
- ·Savunmacı, Ömer Güngör'ün ifadesinin 12 Haziran 2025 tarihli olduğunu ve kendi tutukluluğunun başladığı 31 Mayıs 2025'ten sonrasına denk geldiğini vurgulamaktadır. Bu tarihe kadar hiçbir ifadede, bilgi notunda veya soruşturma belgesinde 'Sırrı Küçük' ismine yer verilmemiş olmasına rağmen tutuklandığını belirterek, tutuklamasının meşru bir delile değil, geriye dönük üretilmiş bir ifadeye dayandığını ileri sürmektedir.
- ·Ömer Güngör ile aralarında hiçbir HTS görüşme kaydının bulunmadığını açıkça ifade etmektedir: 'Ömer Güngör'ün beni araması yok. HTS kayıtlarında Ömer Güngör ile Sırrı Küçük'ün görüşmüşlüğü yok. Belge yok.' Para tesliminin gerçekleşmesi için ön koşul olan telefon temasının delillerle ortaya konulmasını talep etmekte; bu delil olmadan suçlamanın temelsiz kaldığını savunmaktadır.
- ·Başak Petrol'ün konumunu ayrıntılı biçimde açıklamakta; söz konusu istasyonun İkitelli OSB girişinde, ofisine 2 km mesafede ve çalışma bölgesinin 12 ilçesine ulaşmak için zorunlu güzergah üzerinde bulunduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla orada baz vermesinin suç değil, günlük hayatın doğal bir parçası olduğunu vurgulamaktadır; tıpkı o güzergahtan geçen milyonlarca vatandaş ve kamera önünde buluşmayı seçecek hiçbir suçlunun yapmayacağı gibi.
- ·Ömer Güngör'ün 'para verdiğim adamı görsem tanımam' ifadesinin 5 milyon TL'lik bir para teslimiyle mantıksal olarak çeliştiğini mahkeme önünde ortaya koymaktadır. 2 lira veren bir dilenci bile yüzünü hatırladığını hatırlatarak, tanımadığı birine bu denli büyük bir nakit para teslim etmesinin inanılırlıktan yoksun olduğunu ve ifadenin iç tutarsızlığını gözler önüne sermektedir.
- ·Küçük, Mustafa Selanik'in (Türkiye Gerçekleri hesabı) Esenyurt Otel buluşmasına ilişkin ifadesinde kendi isminin geçmediğini mahkeme heyeti önünde açıkça vurgulamış; ifadeyi okuduklarında bu gerçeği göreceklerini belirtmiştir.
- ·Küçük, şoför olarak milletvekilini otele bırakıp aracının yanında beklediğini, vekilin hareketlerini takip edecek konumda olmadığını ve toplantıyla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ayrıntılı biçimde anlatmıştır.