“İddianameye göre, iş insanı Mehmet Muhittin Palazoğlu'nun Boğaziçi öngörünüm bölgesindeki kaçak yapısına göz yumulması karşılığında, aralarında Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un da bulunduğu kamu görevlilerinin rüşvet aldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve onayıyla hareket eden şüpheli Murat Ongun, hakkında yıkım kararı bulunan Palazoğlu'na ait Üsküdar'daki yapının tamamlanmasına izin verilmesini sağlamıştır. Bu usulsüzlüğe karşılık olarak, Palazoğlu'nun, Murat Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun'a ait BYZAG isimli firmadan 200 adet tespih alımı adı altında 600.000 TL'lik bir ödeme yapmaya zorlandığı öne sürülmektedir. Ödemenin, Ongun'un talimatıyla hareket eden şüpheli Emrah Bağdatlı tarafından organize edildiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemi, Palazoğlu'nun irtikap mağduru olduğu yönündeki beyanına rağmen, rüşvet suçu olarak nitelendirmektedir. Soruşturma, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Yakup Öner'in beyanları, Palazoğlu'nun ikrar olarak değerlendirilen ifadesi, şüpheliler arasındaki yoğun HTS-baz trafiği ve banka kayıtlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler, TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Yöneticisinin Sorumluluğu) maddeleri uyarınca suçlanmaktadır.”
- ·Karaoğlu, hem açıklama hem değerlendirme kısımlarında Elçin Karaoğlu adının hiç geçmediğini, yalnızca son cümlede 'Yakup Öner'e yönlendirme' iddiasının soyut biçimde eklendiğini; buna karşılık şüpheliler arasında Yakup Öner'in de yer almadığını söyler.
- ·Palazoğlu'nun ödemenin baskı altında yapıldığına dair ifadesinin 'cezadan kaçma gayreti' olarak değerlendirilmesinin keyfi olduğunu, kendi yapısının 31 Temmuz 2019 tarih 1307/1421 sayılı kararla yıkım şerhi düşülmüş olduğunu ve müdürlüğün üzerine düşeni yaptığını ileri sürer.
- ·Birbiriyle çelişen ve karmaşık ifadelerden Elçin Karaoğlu'na bağlanan bir iştirakin türetilmesinin maddi gerçeklikle örtüşmediğini, Yakup Öner'in beyanları üzerine kurulan kurgunun belge ve tarihlerle çürüdüğünü belirtir.