Eylem 35
İmamoğlu İnşaat Çalışanları ve Aile Üyeleri Aracılığıyla Suç Gelirlerinin Aklandığı İddiası
“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, kamu kaynaklarından elde ettiği iddia edilen suç gelirlerini, İmamoğlu İnşaat ve aile üyeleri üzerinden yapılan şüpheli gayrimenkul işlemleriyle aklamıştır. Ana aktörler olarak Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş gösterilmektedir. İddiaya göre, İmamoğlu İnşaat çalışanları Baran Gönül ve Burcu Beyazoğlu, mali profilleriyle uyumsuz büyük nakit ödemeler yaparak bu aklama şemasına dahil olmuşlardır. Aklama mekanizmasının, çalışanların kaynağı belirsiz milyonlarca liralık nakit parayla şirketten veya İmamoğlu ailesinden gayrimenkul satın almasıyla işlediği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, paranın izini kaybettirmek için araya başka kişilerin (örneğin bir çalışanın emekli babası) banka hesapları sokulmuş ve işlemler muvazaalı (danışıklı) olarak gerçekleştirilmiştir. MASAK raporuna dayandırılan iddialara göre, Baran Gönül, Dilek Kaya İmamoğlu'na 10 milyon TL kaynağı belirsiz nakit ödeyerek üç daire satın almış, daha sonra İmamoğlu İnşaat'tan 9.5 milyon TL'lik başka bir daireyi yine kaynağı belirsiz nakitle almıştır. Benzer şekilde, muhasebeci Burcu Beyazoğlu'nun 7 milyon TL'lik daire alımının önemli bir kısmını (toplamda 5.49 milyon TL) kaynağı belirsiz nakit ve dolaylı yollarla karşıladığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemlerin TCK 282. madde kapsamında suç gelirlerinin aklanması suçunu oluşturduğunu iddia etmektedir ve bu iddiaların temelini 04.06.2025 tarihli MASAK raporu oluşturmaktadır.”
- ·Keleş eylem anlatısında adının geçmediğini, işlemlerin tarafı olmadığını ve İmamoğlu İnşaat'ın ayrı tüzel kişiliğe sahip bir şirket olarak ticari faaliyetlerini bilemeyeceğini belirtmektedir.
- ·Sorumluluğun tek dayanağı olan 'örgütün kasası' nitelendirmesini reddetmekte; kendi mal varlığının tamamının kayıtlı ticari faaliyetlerinden geldiğini ve MASAK incelemesinde aksi bir tespit bulunmadığını ileri sürmektedir.
- ·Baran Gönül'ün Sarıyer'deki projede şantiye şefi olarak hizmet alım sözleşmesiyle SGK'lı istihdam edildiğini, işçi ücreti yanında taşeron olarak hak edişler de aldığını ve bir ev ile arabadan çok daha fazlasını alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu anlatıyor.
- ·Burcu Beyazoğlu'nun 15 yıllık şirket çalışanı olduğunu, ikamet amacıyla indirim ve ödeme kolaylığıyla daire alıp borcunu peyderpey kapattığını; her iki satışın da gerçek olduğunu, ödemelerin şirkete yapıldığını ve kişilerin bu dairelerde ikamet ettiğinin resmi kayıtlardan sorgulanabileceğini söylüyor.
- ·Satış yapan bir firmanın alıcılara parayı nereden bulduklarını soramayacağını, alıcıların para kaynağına ilişkin bir sorudan hareketle kendisinin cezalandırılmasının istenmesini anlamadığını savunuyor.
- ·İmamoğlu, kayınbiraderi Cevat Kaya ile evlilik öncesinde yalnızca birkaç gayrimenkul (konut, iş yeri) satışı dışında hiçbir ticari ilişkileri olmadığını, evlendikten sonraki 31 yıl boyunca aralarında hiçbir ticaret veya ortaklık kurulmadığını savunuyor. Bu mesafenin, ticaretin aile sıcaklığına zarar vermesini önlemek amacıyla bilinçli bir tercih olduğunu ifade ediyor.
- ·Siyasete girdikten sonra ailenin bu konuda daha da hassas davrandığını, kayınbiraderleriyle görüşmenin bayramdan bayrama sınırlı kaldığını belirterek, iddianamenin öne sürdüğü aile üzerinden aklama şemasına aracılık edecek bir yakınlık ya da ticari bağın bulunmadığını iddia ediyor.
- ·Cevat Kaya da bu beyanı doğrulayarak, evlilik öncesi bir arkadaşlık ve sınırlı bir alışveriş olduğunu ama sonrasında hiçbir ticari ilişkinin kurulmadığını ve ailenin sorumluluk bilinciyle mesafeli davrandığını teyit ediyor.