Eylem 61
Kültür AŞ üst geçit reklam ihalesi - Muhammen Bedel Takdir Komisyonu Üyeleri eylemleri
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetindeki 2000 adet raket ve 400 adet megalight reklam alanının 10 yıl süreyle işletilmesine ilişkin ihale, suç örgütü yöneticilerinin kurgusuyla rekabet engellenerek adrese teslim olarak Kültür A.Ş.'ye bırakılmıştır. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Kültür A.Ş.'ye bırakılan ana ihale daha sonra davet usulüyle üç kısma bölünmüş ve bu alt ihaleler Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'un önceden belirlediği Urbanmedia, BVA Reklam ve Panoffect firmalarına verilmiştir. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Ongun, bu firmaların yetkilileri (Hüseyin Köksal, Murat Kapki, Eyüp Subaşı) ile pazarlıklar yapmış ve şartnameye aykırı taleplerine (araç tahsisi, alan büyütme vb.) göz yummuştur. Muhammen bedelin Ankara'daki eski sözleşmeler emsal alınarak 27 Milyon TL eksik hesaplanmasıyla da kamu zararı oluşturulduğu savunulmaktadır. İhaleleri kazanan bu firmaların yüksek kâr marjlarıyla elde ettikleri paraların %60'a varan kısmının, sahte faturalarla aklanarak veya doğrudan nakit çekilerek valizlerle Sistem'e (İmamoğlu İnşaat, Olay TV alımı vb.) aktarıldığı MASAK raporları, tanık beyanları ve firma yetkililerinin (Eyüp Subaşı, Murat Kapki) etkin pişmanlık itiraflarıyla desteklenmektedir. Eylem, ihaleye fesat karıştırma ve kamu kurumunu dolandırıcılık bağlamında TCK 235 ve 158. maddeleri ile ilişkilendirilmiştir.”
- ·BVA Reklam, Kültür AŞ'nin kazandığı ana ihaleye katılmamış ve teklif vermemiştir; TCK 235/2-a-1 ve 235/2-b özel faillik gerektiren suçlar olduğundan, ihaleye hiç katılmayan BVA Reklam bu suçların faili olamaz. İhale şartnamesindeki yeterlilik kriterlerinin 2011'den bu yana benzer şekilde uygulandığı ve bu kriterler nedeniyle BVA Reklam'ın da ihaleye katılamadığı belirtilerek iddia edilen ayrımcı şart iddiasının asılsız olduğu savunulmuştur.
- ·Urban Medya ile BVA Reklam arasındaki muvazaa iddiasının dayanağı olan ortaklık bağlantısının, ihalelerin yapıldığı 2020 Temmuz-Ağustos döneminde henüz kurulmadığı; Urban Medya'yı ancak 2021 Aralık'ta devraldığı, dolayısıyla o tarihte iki firmanın birbirinin rakibi olduğu ve muvazaalı teklif verilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüştür.
- ·Gizli ihale bilgilerinin başkalarına ulaştırıldığına dair somut hiçbir delil bulunmadığı, tanıklar Selman Narman ve Servet Yıldırım'ın ifadelerindeki pazarlık ve gizli toplantı iddialarının (Ruffles Otel) kendisiyle örtüşmediği, adı geçen kişilerle (Murat Ongun, Emrah Bağdatlı) tanışıklığının dahi bulunmadığı belirtilerek hile unsurunun oluşmadığı savunulmuştur.
- ·Bu eylem 2020 yılı Haziran-Temmuz aylarında gerçekleşmiştir; ben o tarihte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapıyordum ve emniyette, savcılıkta, hâkimlikte bunu defalarca söyledim. Yargıtay 5. Ceza Dairesi içtihadına göre fiilin faili olay tarihinde görevinde değilse suç isnadı mümkün değildir; aynı anda iki ayrı kamu görevi üstlenmem bilimkurgu literatürünün dahi sınırlarını aşar.
- ·İddianame, 2020'de İzmir genel sekreteriyken İstanbul'daki bir ihaleye nasıl fesat karıştırdığımı izah etmemekte; bu durumun masumane bir sehven sonucu değil, dosyayı kalabalık göstermek için kasten yapıldığını düşünüyorum. Encümen kararına bu eylemde oy birliğiyle imza atan AK Partili üyeler dahi sorumlu tutulmamışken, görevde olmadığım dönem için bana sorumluluk yüklenmesi cezaların şahsiliği ilkesine açıkça aykırıdır.
- ·Muhammen bedeli mali işler birimi belirler; ihale komisyonu yalnızca tekliflerin değerlendirildiği son aşamada toplanır ve ben beş kişilik komisyonun yalnızca bir üyesiyim. Ne hangi firmaların davet edileceğine ne de teklif edilecek bedellere ilişkin bir yetkim ya da bilgim vardır.
- ·Komisyon üyeliğine ben karar vermem; üyelik atamalarını yapan genel müdürdür. Slayt 3 olarak sunduğum atama kararında üye olarak imzaladığım tek belge son oylama tutanağıdır.
- ·Köseoğlu, eylem-061'in dört ihaleden oluştuğunu ve kendisinin yalnızca C bendindeki ihalede, müdürü Burak Atalan'ın yıllık iznine denk gelen 5 günlük vekalette bulunduğunu; imzaladığı evrakların şekil şartı ve yönetmelik uygunluk denetimiyle sınırlı olduğunu açıklamaktadır.
- ·Müdürün izinden dönmesinin ardından ihale kararının sonuçlanması, firmalara tebliği ve sözleşme imzalanması süreçlerinin bizzat müdür tarafından tamamlandığını belirtmekte; bu nedenle eylemin çeyreğinin yarısında yer aldığını ifade etmektedir.
- ·C bendindeki ihalede hiçbir firma yetkilisiyle öncesinde ya da süresince görüşmesinin olmadığını, HTS kayıtlarının da bunu doğruladığını ve tanıkların hiçbirinin ifadesinde adının geçmediğini savunmaktadır.
- ·Köseoğlu, üst geçit ihalesinin yapıldığı 2020 Temmuz/Ağustos sürecinde Serdal Taşkın'ın Selman Narman ile birlikte kendisini odasına çağırdığını ve üç firmanın yazılı olduğu bir kağıdı 'üst geçit ihalesine katılacak firmalar bunlardır' diyerek Selman Narman'a verdiğini, Serdal'ın 'bu firmaların Ekrem Başkan'dan geldiğini' söylediğini doğruladı; iddianamenin organize davet tezini bizzat teyit etti.
- ·Eylem 61 kapsamında 9 Ağustos 2021 tarihli mülkiye müfettişi Mehmet Demiral'a verdiği 'İBB Başkanı veya sıralı amirlerin usul ve yasaya aykırı talimatı, yönlendirmesi olmadığı, vekaleten imzalı evraklarda kamu zararı bulunmadığı' yönündeki imzalı beyanın varlığını kabul etti, ancak bu beyanın 30-40 kişi tarafından kelimesi kelimesine aynı şekilde imzalanan kişisel inisiyatif dışı bir vekalet belgesi olduğunu ve eylem 61'e konu vekaleten imzalı reklam dosyasında somut bir usulsüzlük anlatımı içermediği için etkin pişmanlık ifadesiyle çelişmediğini savundu.
- ·Kendi cezai sorumluluğunu üst geçit ihalesinin ihale ve komisyon aşaması yerine yalnızca hakediş süreciyle sınırlandırarak 'satın alma müdürü değilim, ihale müdürü değilim, ihale dosyalarında imzam ve parafım yok; elleri olmayan birini silahla adam öldürmekle suçluyorlar' benzetmesiyle savunma yaptı; BVA Reklam'ın üst geçit ihalesinin gelir getirici nitelikli bir ihale olduğunu, Kültür AŞ'nin hakediş ödemesi yaptığı bir ihale olmadığını ve bu nedenle hakediş şefi sıfatıyla görev, yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını vurguladı.
- ·Sanık ne muhammen bedel takdir komisyonu üyesidir ne de fiyat belirleme yetkisi vardır; yerleşik Yargıtay içtihadı encümen üyelerinin ve ihale yetkilisinin bedel takdirinden veya teknik ayrıntıdaki şartlardan sorumlu tutulamayacağını ortaya koymaktadır.
- ·Eylem 61-62 kapsamındaki aynı işlemler İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin tevdi raporu üzerine Danıştay 1. Dairesi'ne taşınmış; Danıştay muhammen bedelin geçmiş ecrimisil bedelleri üzerinden belirlenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığını ve rekabetin engellendiği iddiasının somut olarak ortaya konmadığını tespit etmiştir.
- ·Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı sürecindeki üçüncü alt kiralama işleminde ihale komisyonunca usulüne uygun 4 firma davet edilmiş ve en yüksek teklif sahibi üzerinde bırakılmıştır; yönetim kurulu icrai işlem yapmaz, münhasıran genel müdürlük tarafından hazırlanan sonucu onaylar.
- ·Sanık, 61 ve 62 no'lu eylemlerde İBB'nin yaptığı ana ihalelerin ardından Kültür A.Ş. olarak alt yüklenici belirleme sürecini yürüttüklerini, ancak muhammen bedelin Ticaret Müdürlüğü tarafından belirlendiğini ve bu konuda kendisinin veya departmanının hiçbir yetki ya da sorumluluğu bulunmadığını savunmaktadır.
- ·Somut rakamlarla, alt ihaleyi 666.666.666 TL'ye verdiklerini ancak kendi alış bedellerinin 610.000.000 TL olduğunu, dolayısıyla işlemden 56.666.666 TL kâr elde edildiğini, kârın hiçbir şekilde zarar olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmektedir.
- ·Ayrıca hakkında hiçbir tanık, gizli tanık veya etkin pişmanlık ifadesinde isminin geçmediğini, iletişim tespitlerinde ve MASAK incelemesinde herhangi bir olağan dışı bulguya rastlanmadığını belirtmektedir.
- ·Ana ihalenin tarafı olmadığını ve alt kiralamayı kazanan şirket olarak ana ihale organizasyonuna katılmasının fiziken imkansız olduğunu, çünkü eylem 61 ana ihalesinin 14 Aralık 2018'de yapıldığını, o tarihte kendisinin henüz reklam sektöründe bir şirketi bulunmadığını belirtmiştir.
- ·Urban Medya'nın 2020 yılındaki ilgili ihaleyi kazandığında şirketin kendisine değil Hüseyin Seçkin'e ait olduğunu, bu şirkette 2022 yılına kadar hiçbir ilgisi veya bilgisi olmadığını, tanık Hakan Karaköse ve Adem Tuncay'ın bu tarihe ilişkin ifadelerinin açıkça yalan olduğunu savunmuştur.
- ·İddia edilen gizli toplantıların (Beylikdüzü Mado, Karsal Örme, Zorlu Center, Kültür AŞ binası) HTS/baz kayıtlarıyla çürütüldüğünü, bahsedilen lokasyonlarda kendisine ait ortak baz kaydı bulunmadığını somut verilerle ortaya koymuştur.
- ·MASAK raporundaki BVA şirketinin 2024 kârlılık oranının %253 olarak hesaplanmasının, dönem net kârı/net satış formülünün tersine çevrilmesinden kaynaklanan bir hesaplama hatası olduğunu, doğru işlemde oranın %39 civarında çıkması gerektiğini, bunun kötü niyetli bir gerekçelendirme olduğunu savunmuştur.
- ·Kıymet Takdir Komisyonu üyeleri 4-5 yılda bir Başkanlık onayıyla atanır, kıymet takdiri Hazine Taşınmazları Yönetmeliği, Milli Emlak Genel Tebliğleri ve 2014 genelgesi çerçevesinde yapılır; daire başkanı sıfatıyla teknik değerlendirmeye müdahale etmesi mevzuat dışıdır ve asıl fesat o zaman oluşurdu.
- ·2886 sayılı Kanun'un 9. ve 16. maddeleri belediyelere muhammen bedel belirleme yetkisini doğrudan veriyor; Danıştay 1. Dairesi 2022/12 tarihli kararıyla aynı isnatla ilgili soruşturma iznini kaldırarak bu yetki ve uygulamayı onayladı.
- ·Pandemi döneminde Bakanlığın zam yasağı genelgesi rağmen 2019 emsali üzerinden 600 milyon TL'ye yuvarlanan ve 610 milyon TL'ye sözleşmeye bağlanan bedel, kamu lehine bir tutumdur, zarar göstergesi değildir.
- ·Kapki, BFK ile herhangi bir ortaklık veya sahiplik bağının bulunmadığını kesinlikle reddeder; BFK'nın Necdet Emre Polat tarafından kurulduğunu, ardından sırasıyla Serhat Kapki, Elif Kapki ve Şehmus Sarıboğa'ya devredildiğini açıklar. Savcının 'kardeşinin şirketi' nitelendirmesini hatalı bularak devir zincirini mahkemede tekrar düzeltir.
- ·245 milyon TL faturanın karşılığında BFK'nın baskı, montaj, ışıklandırma, aylık temizlik-bakım ve drone çekimi hizmetleri verdiğini; BFK gelirinin yaklaşık %85-90'ının BVA'dan oluştuğunu açıklar. 15 aydır şirkette kayyum bulunduğunu ve kayyumun BVA-BFK arasında herhangi bir usulsüzlük tespit etmemiş olmasının ilişkinin meşruiyetini kanıtladığını öne sürer.
- ·Şehmus Sarıboğa'nın şirketi devralmasının olağan bir istihdam sonrası girişimcilik hamlesi olduğunu anlatır; çalışanının kendi isteğiyle şirketi devralmak istediğini ve kendisinin sadece 'gidebilirsen al' dediğini ifade eder.
- ·Kapki, savcılıkta beyan ettiği 7M TL'lik sözleşme rakamının gerçeği yansıtmadığını; gerçek sözleşmenin 2020 Haziran tarihli ve 3M TL bedelli olduğunu açıklamaktadır. 7M TL rakamını kasıtlı olarak yüksek söylediğini, çünkü mahkemede açıklayacağı noktayı oluşturmak istediğini belirtmektedir.
- ·Market kartlarının (Ramazan ayı yardımı) Zeytinburnu Belediyesi dahil herkese gönderildiğini söyleyen Kapki, bunun olağan ticari pratik olduğunu ve Murat Ongun'un talep ettiğine ilişkin beyanının savcı yönlendirmesiyle oluşturulduğunu ifade etmektedir.
- ·Raffles Otel toplantısı beyanının Servet Yıldırım'ın ifadesinden aktarıldığını, hiç orada bulunmadığını ve kimseyle orada görüşmediğini açıkça reddeden Kapki, 'sistem' ifadesinin de Salih Subaşı'nın şablonundan alındığını beyan etmektedir.
- ·Savunma, reklam ana ihalelerinin İBB Encümeni'nce yapıldığını, ihaleyi yürüten 31 kişilik heyetten yalnızca Kağan Sürmegöz ile örgütsel bağ kurulduğunu; çoğu kendisinden kıdemli genel sekreter ve daire başkanlarından oluşan bu heyeti bir basın danışmanının manipüle etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunuyor.
- ·Bilirkişi ve tevdi raporlarının asıl işaret ettiği İlbak ailesinin sanık dahi olmadığını, aynı bilirkişinin İlbak'ların kazandığı ihalede 1 milyar 40 milyon TL zarar tespit etmesine rağmen bunun suçlama konusu yapılmadığını; bu nedenle eylem 61-76 arasındaki 16 reklam ihalesi dosyasının çöktüğünü ileri sürüyor.
- ·Kullanılan davet usulünün (3G görünümlü 21B) yasal olduğunu, reklam mecralarının 2886 sayılı Kanun kapsamında olmadığını; yolsuzluk amacı olsaydı AK Parti döneminden Medya A.Ş. uhdesinde devraldığı büyük reklam ihalelerini (2011 billboard, metro 16.500 m², İSPARK) elinde tutmak yerine devretmeyeceğini savunuyor.
- ·4 Ağustos 2020 tarihinde İBB tarafından 2886 sayılı kanun kapsamında kamuya açık ve şeffaf şekilde gerçekleştirilen ana ihalede Kültür A.Ş. ihale sürecine katılmamış, sadece İhale Müdürlüğü yetkilileri tarafından verilen 61 milyon TL yıllık bedelle kazanmıştır. Bu ihaleye herhangi bir itiraz da gelmemiştir.
- ·Kültür A.Ş.'nin reklam alanlarını alt ihalelere vermesi suç unsuru taşımamaktadır; zira Kültür A.Ş. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değildir ve gelir getirici işlerde 2013 tarihli kendi İhale İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun olarak en az 3 firmadan kapalı zarf usulüyle teklif alarak hareket etmiştir. Alt işleticiyle yapılan işlem devir değil alt ihale olduğu için 2886/66. maddedeki ilk ihale şartlarının aranması gerekmemektedir.
- ·Muhammen bedelin piyasaya uygunluğu Ankara BelYa A.Ş. emsaliyle kanıtlanmaktadır: 2020 yılında Ankara'da bir üst geçit için alt işletici 66.600 TL öderken İBB'nin bu ihalesinde Kültür A.Ş. 325.000 TL ödemiş, yani İBB üst geçidi 24 kat daha yüksek bir bedelle ihale etmiştir. Ayrıca 2012 tarihli İBB/Üçüncü Mecra billboard sözleşmesi karşılaştırmasında 2020'deki birim metrekare bedeli 2012'nin 2 katından fazla çıkmıştır.
- ·Kültür A.Ş., ana ihaleyi 61 milyon TL'ye aldığı reklam alanlarını alt işletici ihaleleriyle 66.666.000 TL'ye vererek yıllık yaklaşık 1 milyon dolar kâr elde etmiştir; bu alanlara sıfırdan yatırımı da ihaleyi kazanan firmalar yapmış, 10 yıl sonunda çalışır vaziyette Kültür A.Ş.'ye devredecektir. Dolayısıyla kamu zararı değil kamu kârı söz konusudur.
- ·İddianamede suçlanan 34 DMA 998 plakalı araç, Serdal Taşkın'ın şahsi olarak tahsis ettiği bir araç değil; Urban Medya ile yapılan sözleşmenin teknik şartname eki kapsamında Kültür A.Ş.'ye sözleşme gereği teslim edilmesi zorunlu araçlardan biridir. Söz konusu araç Kültür A.Ş.'ye teslim edildiğinde Serdal zaten görevden ayrılmış durumdaydı.
- ·Alt ihale usulünde firmalar; Kültür A.Ş. firma havuzundan ve piyasadan yetkin firmalar belirlenerek davet edilmiş olup yeni kurulmuş firmayı engellemeye dair herhangi bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. BVA Reklam'ı kazandığı mega-light ihalesine Urban Medya, SAS Tanıtım ve Panoffect dahil 4 firma katılmıştır.