Savunma

Halit Burak Atalan Müdafii Av. Faruk Baş Savunması

Müdafi savunması·Halit Burak Atalan·10 Haziran 2026 · Kaynak

Sözlerime şöyle başlayayım Sayın Başkan: Şimdi müvekkilim kendisi de anlattı. Yaklaşık 25 yıl kurumsal firmalarda çalışmış. Sonrasında daha iyi şartlarda bir iş arayışına giriyor. Kültür AŞ ile beraber farklı, başka firmalara da başvuruyor. Kültür AŞ'den yapılan geri dönüşle, halihazırda çalıştığı işten daha iyi şartlarda bir iş teklifi alması dolayısıyla oraya geçiyor. Yani herhangi bir referans yok, herhangi bir yönlendirme yok, tamamen daha iyi şartlarda bir iş arayışı. Bu örgüt kapsamında şunu söylemek istiyorum: 51 yaşında Burak Bey, yaklaşık 25 yıllık bir iş hayatı var. Burada 3 yıllık bir kısımdan bahsediyoruz, sadece 3 yıl ve bu 3 yıl son 3 yıl da değil; yani 2020 ile 2023 arası 3 yıl. Sonrasında EYT düzenlemesi çıkıyor zaten. EYT düzenlemesi çıktıktan sonra, kendisi EYT'den yararlanıp, emekli hayatına geçiyor. Yani örgüt noktasında eğer bir değerlendirme yapacaksak; birinci olarak bir referansla işe başlama yok, mülakatlardan geçme var, yönlendirme yok. İkincisi, ömür hayatı boyunca 3 yıllık bir süreçten bahsediyoruz sadece. Sonrasında ayrılıyor, 2-2,5 sene, 3 sene geçti o zamana kadar, hiçbir kayıt yok, iletişim yok.

Halit Burak Atalan Müdafii

Müvekkilin ismi 8 tane eylemde geçiyor. Sadece ismi geçiyor yani. İsmi geçiyor diye bu yüzden söylüyorum. Nerede ismi geçiyor? İlk olarak bu şüphelilerin yazıldığı yukarı kısımda ismi geçiyor; bir de en son kısımda "suça iştirak ettikleri anlaşıldığı" denildiği kısımda ismi geçiyor. Onun dışında herhangi bir eylemde, herhangi bir şekilde ismi geçmiyor. Kendisi de söyledi, meslektaşım da söyledi, ben de bu konuyu tekrar ifade edeceğim. Çünkü çok önemli bir konu bu. Dosyadaki bulunan bir tanık tarafından bizim ismimiz zikredilmemiş, bir sanık tarafından zikredilmemiş, bir itirafçı tarafından zikredilmemiş, bir gizli tanık tarafından zikredilmemiş, herhangi bir savcılık beyanı yok. Raporlarda geçen, direkt kastla eşleştirebileceğimiz herhangi bir beyan, iddia, hiçbir şey yok, iddianamede de bir iddia yok ama gelinen noktada ne yazık ki 15 aydır tutuklu. İddianamenin içeriğini incelediğimizde, hani “iddia yok” diyoruz ama yani iddianamede kişiler bazında somutlaştırma yapılmamış, ben burada yapayım. "Para almıştır" diye bir iddia yok, "para vermiştir" diye bir iddia yok, "şunu yapmıştır" diye bir iddia yok, "şundan emir almıştır" diye bir iddia yok, işte "buna emir vermiştir" diye bir iddia yok; herhangi bir iddia yok yani ama ne yazık ki 15 aydır tutuklu.

Halit Burak Atalan Müdafii

Kendisi de ifade etti, çalıştığı kurumda çalıştığı dönem boyunca 5 defa Sayıştay denetiminden geçmiş Kültür A.Ş. Yani yaklaşık 3 senede 5 defa, senede birden fazla neredeyse denetimden geçmişler. Yani işin matematik kısmını değerlendirdiğimizde; Sayıştay, biliyorsunuz işin biraz daha matematiğiyle ilgilenir. Matematik kısmında herhangi bir problem yok. Yani burada bilirkişi raporlarıyla, tevdi raporlarıyla bir zarar oluştuğu ifade ediliyor ama bu işin aslında uzmanı, bu işin denetlemesini yapan Sayıştay, bu kurum herhangi bir sorumluluktan veya herhangi bir hatadan, herhangi bir zarardan, hiçbir şeyden bahsetmiyor. Zaten muhtemelen yani Sayıştay raporlarında problem olsaydı iddianamede bu hususlar geçerdi. Yani incelediniz mi bilmiyorum Sayıştay raporlarını, incelememişsinizdir tahminim çünkü dosya içeriğinde bulunması gereken evraklar değil. Ama orada olsaydı burada da olurdu yani, o hususta sizin de takdirinize sunuyorum.

Halit Burak Atalan Müdafii

Müvekkilim kendi sorumluluğunun olmadığını ifade etti ama iddianamenin hazırlanma sistematiğinde ben şey kısmını anlatacağım. “Bizim sorumluluğumuzda olsa” kısmını anlatacağım biraz. Şimdi eylemde şöyle diyor yani 22.06.2020 tarihi itibariyle reklam ve tanıtım kelimeleri ile yapılan arama sonucunda tespit edilen naçe kodlarında faaliyet gösteren firma sayısının 12.387 olduğu ve bu firmalardan sermayesi 20 milyon TL ve üzeri olanların sayısının ise 73 olduğu, reklam, tanıtım, matbaa, baskı, yayın, basım kelimeleri ile yapılan arama sonucunda tespit edilen naçe kodlarında faaliyet gösteren firma sayısının 23.568 olduğu ve bu firmalardan sermayesi 20 milyon TL ve üzeri olanların sayısının ise 112 olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası'nın verdiği bilgiler esas alındığında ihale ait şartnamede ihaleye katılım şartı olarak isteklilerden istenen en az 20 milyon sermaye şartının tek başına reklam ve tanıtım sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların %99,41'inin ihale dışı kalmasına reklam, tanıtım, matbaa, baskı, yayın, basım sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların ise %99,52'sinin ihale dışı kalmasına neden olduğu anlaşılmıştır diyor. Burada da rekabeti engelleyici bir husustan bahsediliyor. Şimdi sayın başkan, sayın heyet iddianamede geçen cümle birebir bu şekilde. Hem müvekkilim hem meslektaşım bu hususun kendi sorumluluğunda olmadığını hem belgeleriyle yani eski tarihli imzalı belgelerle ispat ettiler hem de kanundan faydalandılar bunu ispat ederken ama şöyle bir durum var. Şimdi ihale bedeli birinci ihale bedeli 230 milyon TL 10 yıllık bedel. İkinci ihale bedeli 166 milyon 660 bin TL. Şimdi iddianamede diyor ki 20 milyon TL sermaye aranması yaklaşık %99,5'uğunu diyor dışarıda bırakmış. İşin toplam bedeli yani sadece bu ihaleleri baz aldığımızda yaklaşık olarak 490, 390 490 yani çok ciddi bir rakama denk geliyor.

Halit Burak Atalan Müdafii

Yani ihale şartnamesi bizim sorumluluğumuzda değil ama ihale şartnamesinde burada konulan madde olmasa bile zaten bu kadar büyük bir maddi yük getiren, bu kadar ciddi bir operasyon gerektiren ihaleye her firmanın katılamayacağı hususu aşikar. Yani böyle bir madde olmasa da doğal seçilim olarak zaten iş buraya varacak. Hani iddianame bundan şey diye bahsediyor, rekabeti engelleyici şekilde diye bahsediyor, burada bu şekilde kamu zararı oluşmuştur diyor ama yani işin doğasında bu var zaten yani bu kadar büyük ihaleyi küçük firmalar altından kalkamaz. Aksine o firmalara ihale edildiğinde zaten kamu zararı oluşma ihtimali oluşur. Tekrar ediyorum yani bizim sorumluluğumuzda değil ama böyle bir durum da mevcut yani. Siz yine de derseniz ki hayır siz anlattınız da biz tahmin olmadık bu sizin sorumluluğunuzda, yani buradaki iddianın altının mantıken de hukuken de dolu olmadığı hususu burada açık. Muhammen bedelin tespiti noktasında da yine müvekkil kendi sorumluluğu olmadığını hem belgeleriyle gösterdi hem işleyişi anlattı ama şuna da değinmek istiyorum ben. Ben kendim inceledim mali kısımlardan da biraz anlarım naçizane. Bu bahsedilen bedellerin belirlenmesinde ecrimisil eski ecrimisil bedelleri baz alınmıştır, burada zarar oluşmuştur diyor. Şimdi şunu anlayabilmek lazım. 2015'ten beri bu ihaleler süregeliyor, yapılıyor. Müvekkil 2020 tarihinde işe girmiş. İşe girdiği tarihte kimseyi işten çıkartmamış yani işten çıkarılmasını teklif de etmemiş, aynı ekiple çalışmaya devam etmiş.

Halit Burak Atalan Müdafii

Burada önemli nokta şurası. Yani bir Kültür A.Ş.'de bir kurum kültürü var. Anlatılan yani burada bahsedilen, anlatılan firmanın başka yetkilileri tarafından da anlatılan devam eden bir kurum kültürü var. Yani bir kişi kafasına göre gelip ben burada şunu değiştireceğim, bunu değiştireceğim, şunu şöyle yapacağım, bunu böyle yapacağım şeklinde herhangi bir müdahalede bulunamıyor. Belli teamüller var. Bu teamüller üzerinden işlem yürüyor. Zaten Serdal Bey ifade verirken ifadesinde bunu da anlattı. Eski belgelerle ilgili örnekler gösterdi. Bu örnekleri gösterdiğinde yeni ihale örneklerini de yeni ihale evraklarını da gösterdi. Birebir aynı evraklar yani siz de gördünüz hatırlarsınız birebir aynısı. Hiçbir farklılık yok. Şablonlar dahi aynı. Yani aynı usuller kullanılmış, aynı çalışanlar mevcut. Hani müvekkilim gelmiş burada çalışmaya başlamış geçici bir dönem, 3 senelik bir dönem. Sonrasında EYT'den kaynaklı yararlanmış EYT düzenlemesinden ve emekliye ayrılmış. 3G kısmından da biraz bahsetmek istiyorum. Şimdi 4734 sayılı kanunun 3G maddesinde parasal limitin altında kalmak amacıyla işlerin bölünmesi sonucunda usulsüzlük yapıldığı ve uygulamanın kamu zararına sebebiyet verdiği iddiası var. Yine bizim sorumluluğumuzda değil bu husus ama ben sadece bu kısımla ilgili şuna değinmek istiyorum. Eylem 84'ün ana ihalesinde yani İBB'nin açtığı ana ihalede iddianamede şöyle bir ifade var. Diyor ki, çok çeşitli mal ve hizmet alımından oluşan ihale büyük boyutta hazırlanarak kısmi teklife kapalı tutularak Kültür A.Ş. üzerinde bırakılmış ve bu şekilde kamu zararı oluşmuştur diyor. Yani burada diyor ki bölüyorsun zarar oluşuyor, 84'te diyor ki bölmediğin için zarar oluşuyor.

Halit Burak Atalan Müdafii

Hani ne diyebiliriz, neyi nasıl anlatabiliriz bilmiyorum ama iddianame kendi içerisinde, kendiyle çelişiyor zaten birçok noktada. Ama bu, bizimle ilgili noktalardan biri; çünkü iki eylemde de biz varız, ikisinde de. Birisinde diyor ki "bölmediğin için problem", öbüründe de diyor ki "bölmediğin için problem." Tamamen kopyala-yapıştır. Evet, hep söylendi; ne yazık ki başka şekilde ifade edemiyoruz, bu şekilde ifade edeceğiz. Tamamen kopyala-yapıştır yöntemiyle oluşturulan bir iddianame. "İhaleye katılma şartları rekabeti engelleyici" diyor. Her olayda, 76'dan başlayıp 88'e kadar işte "Muhammen bedel ile ilgili problem var" diyor, "3G ile ilgili problem var" diyor. Tamamen, yani eylemler hatta artık bizim için herhangi bir iddia olmadığı için şüpheli ve cezalandırılması talep edilen kısımdaki kısım da dahil olmadan, onlar da kopyalanmış bizim için. Yani tamamen kopyala-yapıştır yapılmış bizim için. Herhangi bir sorumluluğumuz yok, herhangi bir iddia yok, herhangi bir beyan yok ama 8 tane eylemde ismimiz geçiyor ve gelinen noktada dediğimiz gibi müvekkilim ne yazık ki 15 aydır tutuklu.

Halit Burak Atalan Müdafii

Eylem 118 zaten işin artık tap noktaya çıktığı kısım bence. Müvekkilim de ifade etti, meslektaşım da ifade etti, ben de ifade edeceğim; yani siz de ifade edelim. Çalışmadığı bir dönemle ilgili bir eylemde sorumlu tutulmuşuz. Yani bunun için biz burada 15 aydır bunu söylemek için sıra bekliyoruz, bu savunmayı yapmak için 15 aydır bir sıra bekliyoruz. Yani iddianameye bakıldığında eylemin, ihalenin tarihi belli: 2019. Bizim çalışma tarihi yılımız bile farklı; hani aynı yıl olmuş olsa, "karıştırılmış" desek öyle bir durum da yok. 2020 yılında biz işe başlamıştık, ilgili eylem 2019 yılında, ilgili ihale 2019 yılında yapılmış ama biz bu eylemde sorumlu tutulmuşuz. İşin ilginç yanı, şimdi bizim sulh cezada tutuklanma sebebimiz olarak 3 suç sayılmış: rüşvet almak, rüşvet vermek, örgüt üyeliği. Rüşvet almakla rüşvet vermek Eylem 118'de geçiyor; sadece, diğer eylemlerin hiçbirinde yok, sadece 118'de geçiyor. Bizim tutuklanmamıza dayanak edilen eylem ve suçlar bunlar ne yazık ki. Üyelik kısmı ile ilgili de zaten gerekli açıklamayı yaptığımızı düşünüyorum. Yani 3 yıllık bir çalışma, geçici bir çalışma diye adlandırabiliriz; olsa olsa hani burada bir örgütten bahsediyorsak işte "geçici örgüt üyeliği yapmış herhalde" diyeceğiz artık ne yazık ki.

Halit Burak Atalan Müdafii

İrtibat ve baz kayıtlarıyla ilgili de birkaç bir şey söylemek istiyorum. Kendileri de ifade ettiler zaten ama yani dediğim gibi bunları tekrar tekrar ifade etmek gerekiyor, zihninize oturmasını istiyorum. Çünkü iddianame beyanlar üzerinden yürümüş, ifadeler üzerinden yürümüş ama bizim burada anlattığımız şeyler tamamen somut deliller. Yani irtibat ve baz kayıtları somut deliller, MASAK raporu somut deliller; işte ihale tarihinde bizim orada çalışmadığımızın tespiti, bu somut bir şey. Yani biz tamamen somut deliller üzerinden bir savunma yapıyoruz. Müvekkilin çalışma dönemi öncesinde irtibat kaydı, iddianamede ismi geçen hiçbir kişiyle irtibat kaydı yok çalışma dönemi öncesinde. Baz vermiş olabilir, bazın hukuki bir temeli olmadığını burada defalarca anlatıldı, meslektaşım da anlattı. İllaki yani bir AVM'de de baz verebilirsiniz, burada da biz işte aylardır beraber baz veriyoruz, adliyeden de baz vermişlerdir; o çok mesele değil ama burada irtibat noktası önemli. 2020 öncesi bir irtibat yok, 2023 sonrası da bir irtibat yok. Belki yani ben hatırlamıyorum PTS şey, irtibat kayıtlarında belki kendi biriminde 1-2 kişiyle 1-2 defa görüşmüştür ama ben onu da görmedim yani 2023'te ayrıldıktan sonraki dönemde. Özellikle 2024 ve 2025'te hiç yok.

Halit Burak Atalan Müdafii

Hayır, örgütten bahsediyoruz, süreklilik olması lazım; o da yok. İşte örgütten bahsediyoruz, çalışmaya devam etmesi lazım; EYT'den ayrılmış. Örgütten bahsediyoruz, tamam ayrılmış; hani "bir de emekli maaşı alayım yandan" demiş, kendine bir iş kurmuş, bir firma kurmuş, danışmanlık veriyor. Ne İBB ile ne İBB'nin iş yaptığı firmalarla ne Kültür A.Ş. ile ne Medya A.Ş. işiyle ne Ağaç A.Ş. işiyle, hiçbiriyle hiçbir iş birlikteliği kurmamış ayrıldıktan sonra. Hiçbir irtibat yok. Hatta şunu da ifade etmek istiyorum; eşinin de kendi çalıştığı firması var, onun da mesela hiçbir kaydı yok yani İBB kısmında. Yani örgütten bahsediyorsak bir insanın örgüt üyesi olması için bir amacı olması lazım, bir saiki olması lazım. Hani burada hep "örgüt var mı yok mu, varsa nasıl bir örgüt, işte ne yapmış, ne amaçlamış?" hep bu konuşuluyor ama sonuçta bir insanın bir örgüte üye olmasının bir sebebi de olması lazım. Ne sebebi olabilir? Ya maddi menfaat elde ediyordur, öyle bir beklentisi vardır ki MASAK raporlarında bize sorulan soru sadece 810 TL. Başka bir soru sorulamamış. Hatta orada yanlış anlaşılma olmuş; ilk başta bu hususu kayıtlara geçirirken 810.000 TL olarak geçirilmiş. Yani muhtemelen orada şey olmuş, "yani 810 TL'yi sormamışızdır galiba" diye 810.000 TL olarak yazılmış, sonradan da düzeltildi. Sadece 810 TL'den bahsediyoruz.

Halit Burak Atalan Müdafii

Müvekkille ilgili böyle bir durum yoktur. İkinci olarak ne olabilir? Örgüte ideolojik olarak bağlıdır; o sebeple örgüt üyeliği yapıyordur, yardım ediyordur. Müvekkilin herhangi bir siyasi parti bağlantısı yoktur. Bu dönemden önce hiçbir belediye kurumunda, hiçbir siyasi kurumda çalışmamış; hiçbir ilgisi, alakası, irtibat kaydı yoktur. Ama örgüt üyeliğinden dolayı burada, bu noktada tutuklama talep ediliyor. Üçüncü olarak ne olabilir? Mevki ve makam beklentisi vardır, o yüzden örgüt üyeliği yapıyordur. "Ben şimdi bu işleri halledeyim, yapayım; ileride belki daha iyi bir mevkiye, makama gelirim, başka bir noktaya gelirim" diye yapıyordur. Bunu yapan insan da heyetten ayrılmaz. Yani ya devam eder ya da ayrıldığını farz edelim hani bir de emekli maaşı yanına alayım diye ayrıldığını farz edelim o zaman da irtibatını koparmaz. Buradaki insanlarla irtibat kurmaya devam eder. Ne yazık ki bizde böyle bir durum da yok.

Halit Burak Atalan Müdafii

Toparlamak gerekirse Sayın Başkanım, dediğimiz gibi sekiz eylemde ismi geçiyor, sadece ismi geçiyor. Hakkında herhangi bir iddia yok, hiçbir kimse tarafından iddia yok. Burada raporlarla ilgili sadece son olarak şuna değinmek istiyorum: Tevdi raporu ve bilirkişi raporlarında bizim sorumluluğumuz anlatılmıştır, sorumluluk anlatılmış. Yani burada konuştuğumuz suçlar kastla işlenen suçlar, sorumluluk sebebiyle işlenebilecek suçlar değil. İhmalen bir yargılama yapacak olursak, burada evet, onu konuşalım; belki söz konusu olabilir. "İşte, kontrolü yürüten olan noktalarda gözünden kaçmıştır" deriz, şu deriz, bu deriz ama yani burada yargılaması yapılan suçlar kastla işlenen suçlar. Raporlarda bahsedilen hususlar sorumluluk; yani "Sorumluluğu vardır" diyerek bir kast unsuru oluşturamayız, olmazdı zaten. Ama gelinen noktada ne yazık ki bu şekilde bir idame oluşturulmuş. Müvekkilin sulh cezadaki tutuklaması yapılan hususu, yine anlattığımız gibi; rüşvet almak, rüşvet vermek ve örgüt üyeliği. Rüşvet almak ve rüşvet vermek eylemi sadece 118'de gösteriliyor, sadece buradan sorumlu tutuluyoruz. Örgüt hususunda, dediğim gibi, tekrar açıkladık. Tekrara düşüyorum, çokça tekrara düşüyorum. Müvekkilin anlattığı üzerinden de tekrara düşüyorum, meslektaşımın anlattığı üzerinden de tekrara düşüyorum. Mecburum, çünkü dosyada bir şey yok, iddianamede bir şey yok, hakkımızda herhangi bir iddia yok.

Halit Burak Atalan Müdafii

Son olarak; müvekkilin herhangi bir kamu geçmişi yoktur, geçmişinde herhangi bir suça karışmamıştır. 25 yıldır aynı telefon numarasını kullanmaktadır. Daha iyi bir teklif sebebiyle iş değiştirmiştir. Herhangi bir mal varlığı da yoktur. Herhangi bir şekilde iddia, eylem, olayda ismi geçmemektedir; tanık ve gizli tanık beyanı da yoktur. Bu sebeplerin tamamı değerlendirilerek mahkemenizce hakkında tahliye kararı verilmesini saygıyla talep ediyorum. Mahkemeniz aksi kanaatteyse ev hapsi dahil bütün adli kontrol hükümlerini peşinen kabul etmek kaydıyla tahliyesini istiyorum. Son olarak birkaç cümle söyleyeceğim sadece: Tutuklanmadan 15 ay önce müvekkilim sabah kalkıp işine gidip bütün gün ekmek parası peşinde koşup akşam dönüp ailesiyle mütevazı hayat yaşayan birisi. Buradan çıktığında da muhtemelen yapacağı bu; tekrardan bir iş bakacak, bir yere başvuracak, bir yerde çalışmaya başlayacak, aynı rutin hayatına geri dönecek. Bunları ailece tanırım ben, eskiden tanırım. Yani karakol kapısının dahi önünden geçmemiş insanlar. Gerçekten kendisinin de ifade ettiği üzere masum insanlar. Bu hususta sizden ve heyetinizden lütfen, rica ediyorum, istirham ediyorum; hassasiyetinizi talep ediyorum. Teşekkür ederim.

Halit Burak Atalan Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.