"Etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerimi tekrar ederim" dedin.
Gökhan Köseoğlu Çapraz Sorgusu
Vermiş olduğun savcılıkta 29.04.2025 tarihli bir ifaden var.
Daha sonra etkin pişmanlık kapsamında 29.08.2025 tarihli ifaden var. Bir de yine 26.09.2025 tarihli ifadelerin var. Bu ifadelerin alınması sırasında herhangi bir baskıya maruz kaldın mı? Herhangi bir yönlendirme, herhangi bir tehdit, bu tarz bir şeye maruz kaldın mı?
Hayır, herhangi bir baskı altında vermiş olduğum ifadeler değildir. Kendi özgür hür irademle vermiş olduğum ifadelerdir.
Mülkiye müfettişinin yönlendirdiğinden bahsettin ki bunu etkin pişmanlık kapsamında verdiğin 29.08.2025 tarihli ifadende ile ilgili kısmın içerisinde zaten belirtmişsin.
Bu ilk ifadenin ilk kısmında bu iletişim çadırındaki toplantıdan bahsetmişsin.
Bu 2024 senesinin Ocak ayında Sütlüce'de bulunan, bu Halk TV, Sözcü TV, bunlarla ilgili kısımların geçtiği bir bölüm var. 3G ihaleleriyle ilgili. Orayı bize biraz açar mısın?
Tabii. Normalde iddianameye konu değil ama bununla ilgili tabii ki de açıklama yapabilirim, sorun yok benim açımdan.
3G'lerle ilgili olan kısım.
Bu toplantı da televizyon reklamlarıyla alakalı, 2024 seçimleri öncesindeydi. Yani 31 Mart seçimlerinden öncesindeydi, Ocak ayıydı hatırladığım kadarıyla ki büyük ihtimalle öyleydi. İletişim çadırında bulunduğum esnada, şu anda kimin beni davet ettiğini o an hatırlamıyorum ama odaya davet edildim. Ve orada bir toplantı vardı. Toplantıda seçimler öncesinde televizyonlarda yayınlanmak üzere bazı reklam kısımlarının yayınlanmasıyla alakalı bir durumdan bahsediliyordu. Benden sadece şey talep edildi orada; eğer bu işlemler yapıldıktan sonraki kısımda hakediş sürecinde dosyanın altında neler konulabileceği, yani neler konuldu, yani hakediş dokümanlarında hangi belgelerin ve yayınların, işte spot kayıtları, hangi mecralarda yayınlandığı kaşeli imzalı şeklinde neler olduğuyla ilgili açıklama açıkçası o gün yaptım. Onunla ilgili bir toplantıydı. Toplantıda da evet, seçim öncesinde yapılmış ve hızlı bir şekilde yapılmış olan bir işlemdi bu.
Bu Look Medya ile ilgili geçen kısım var.
Evet, şöyle; o günkü konuşma içerisinde belli kişiler var zaten, isimleri de orada yazıyor. Oradaki listelerde de zaten gördüğüm bir isimdi Look Medya ama tabii hakediş sürecinde o Look Medya'nın orada hakikaten Look Medya olduğunu gördüm. Hakediş işlemleri esnasında Kültür AŞ'de bu işi yapan kişinin Look Medya olduğunu ve yaklaşık bedelinin de 10-11 milyon civarında bir bedeldi. Normalde o günkü toplantıda konuşulan rakam yaklaşık 80-90 milyon civarıydı, belki 100 milyona yakın. Yani KDV dâhil yanlış hatırlamıyorsam 110 milyon gibi bir rakam yapıyordu. Öyle bir genel bütçe olduğu konuşulmuştu. Ve iştirak şirketlerinden o günkü toplantı esnasında aslında ben orada olduğum için ayaküstü davet edilmiş gibi bir durum oldu. Yani planlı bir toplantı veya davet aldığım bir toplantı değildi. Orada iştirak şirketleri üzerinden bu mecralara kaynak aktarılmasıyla alakalı, ilan verilmesiyle alakalı bir durum konuşuldu. O kısmıyla ilgili ifademdir.
Orada "Bu bir hafta içerisinde önüme geldi, 11 milyon TL bedelle hakediş, bu kadar kısa sürede hakediş evrakı düzenlenme aşamasına gelmesi çok olağandışıdır" diye bir ifaden var.
Normal rutin süresi ne ki bu hakediş sürelerinin?
Hakediş süreci normal şartlarda tabii 3G istisna biraz istisnai bir durum. Yani aslında bununla ilgili çok fazla detaylı açıklama yapamayabilirim, sebebi bu konuda tam bir yetkinliğim yok. Fakat 10 yılı aşkın süredir Kültür AŞ'de çalıştığımdan dolayı gelen ihaleler ve sözleşmeler yapıldıktan sonra hakediş aşamasında o sözleşmeler bizim tarafımıza iletiliyor. İletildiği esnada o dokümanların içerisinde de gördüğüm evraklardır ve tabii ki de öğrendiğim ve bildiğim kadarıyla ki 3G kapsamında normalde eğer ki bir şirket içerisinde bir hizmet talebi orada biraz ivedi bir şekilde oldu. Normalde bu süreç ve zaman alır. Yani hizmeti talep eden birim, muayene kabul ve kontrol teşkilatı süreci, yani hizmeti talep eden birimin bununla ilgili bir hazırlanma süreci olması lazım. Yani minimum, en azından söylüyorum, minimum 10-15 günün üzerinde bir zaman diliminden bahsediyoruz. Fakat orada biraz hızla bu işlemlerin yapılmasıyla alakalı kendi aralarındaki konuşmanın üzerine yaklaşık bir hafta on gün içerisinde de tarafıma bir baktım ki bir anda önüme hakediş işlemi geldi. Onunla ilgili de yapmış olduğum hakedişti.
'yla alakanız neydi?
, Kültür A.Ş. Genel Müdürü 'ın şoförüdür. Şoförlüğünü yaklaşık 1 seneye yakın yapmıştır. Yani 2019 Haziran seçimlerinden sonra zaten Serdal Bey genel müdür olarak atanmıştı. Orhan'la tabii 'ın odasına çok sık girip çıkan bir kişiydim o dönemde. Sebebi şuydu: Kültür A.Ş. ekonomik olarak biraz zor durumdaydı. Sebebi de şu: Bekleyen hakedişlerimiz vardı belediyede. Bununla ilgili çok sık odasına girip çıkıyordum. da sürekli kapısının önünde bekleyen, hani özel kaleminin yani sekreterinin diyeyim kenarında bekleyen kişi ve arkadaş olduk yani aynı şirket içerisinde çalıştığımız kişi. Onunla yapmış olduğumuz sohbetler esnasında Orhan'ın anlattığı kısımlar, ifademde belirttiğim kısımlar.
İş yeri dışında görüşmeniz oldu mu?
Toplam ne kadarlık bir tanışıklık süreniz oldu?
Şöyle, 2019'dan sonra şu anda bile hani en son hatırladığım kadarıyla şöyle ben gözaltına alınmadan öncesinde ifade vermiş. Vermiş olduğu ifadeden sonrasında Kültür A.Ş.'den gönderildi. O süre zarfına kadar arkadaşımdı. Yani o süre zarfına kadar şirket içerisinde odama, odamıza yani hakediş şefliğine gelen çok sık gelen birisiydi.
'la ilgili hususları 'ndan mı duydunuz?
Evet, arabasının içerisindeki yapmış olduğu konuşmaları Orhan'ın bana anlattığı durumlarda hem 2019 yılında bu süreci anlatmıştı hem de o ifade verdiği gün de giderken de ayaküstü konuştuk onunla. Geçmiş dönemde anlattıklarının bir kısmını yine orada da tekrar etmişti. Bununla ilgili ifade verdiğini de beyan etmişti.
Reklam İstanbul isimli firmayla ilgili birtakım anlatımların olmuş. 'ın sana birtakım söylemleri olduğundan bahsetmişsin.
O hususları bir anlat bize bakalım nasıl gerçekleşti? Nerede görüştünüz bu konuyu? 2019 senesinde diye başlamış.
2019'un sonlarıydı. Yine Serdal Bey'in odasına hani girip çıktığım için o dönem içerisinde Reklam İstanbul firmasından bahsetti ki 2019'un yılı 2019 yılı içerisinde sanırım kurulmuş bir firma o. Yani öyle hatırlıyorum evraklardan. 2019'un sonunda Reklam İstanbul diye bir firmanın olduğunu ve bununla ilgili hani ilgilendiğini, herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığı yani herhangi bir ihale veya satın alma sürecinde bulunamayacağı, o yüzden hani ufak ufak işler verilerek şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin artırılarak büyük ihalelere katılması konusunda söylemleri olmuştu.
Tabii bahse konu ifademde bahsettim, ben hakediş şefiyim ama hani Serdal Bey'in onu aslında anlatmasının nedeni o dönemdeki ihale işleri satın alma müdürü yok ve birçok hani birçok demeyeyim de birkaç tane müdür yoktu ve kurum hafızası olarak hani 10 yıldır şirketteyim ve iç işleyişi de biliyorum, hani bununla ilgili bana anlatımlarıyla ilgili. Yani diğer anlatımları da aynı mihvalde yaptı ki biraz sonra büyük ihtimalle diğerleriyle ilgili de soru sorabilirsiniz, aynı mihvalde.
Daha sonrasında hatırladığım kadarıyla Reklam İstanbul'a ilk hakedişi 2020'nin Mart aylarıydı diye hatırlıyorum. Ondan sonra 2020'nin Mart ayından itibaren ufak ufak işler verilerek daha sonrasındaki büyük hacimli işler verilmeye başlandı ve o arada da tabii ki iş deneyim belgesi oluştu. Çünkü 3G kapsamında yapılmış olan ihalelerin belli bir limit üstünde iş deneyim belgesi aranma şartı var Kültür A.Ş.'nin yönetmeliği gereği. O yüzden ufak ufak işler verilmesi gerekiyor ki hacim artmalı ve daha sonrasında da ki daha büyük ihalelere katılan... katılabilmesi için bir iş deneyim belgesi oluşma süreci olması gerekiyor. Bununla ilgili bana söylemi, anlatımları oldu, daha sonrasında da ihale biriminde de bunu yönlendirildi ve bu şekilde birçok ihale dosyasında, satın alma dosyasında.
Bu firmaya neden önem verdiğini ne olarak sana açıkladı? Böyle bir şey var mı?
Açıkçası çok fazla bir detay belirtmedi bana. Sadece önemli olduğunu söyledi. Hani onun haricinde açık hani onunla ilgili herhangi bir detay belirtmedi. Ta ki şeyle alakalı ilk hakedişlerden sonra ki ifademde zaten belirttim. Reklam İstanbul'un normalde şirket evrakları önüme geldi ilk hakedişte. Hatırladığım kadarıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'yle alakalı bir ilanlarıyla alakalıydı.
Evraklara baktım, evraklarda normalde şirket ortağı 2 kişi yazıyor: Nihat Sütlaç ve . Fakat Nihat Sütlaş Giresun'da ikamet ettiğini, ki bunu Serdal Bey'e sordum zaten, Giresun'da ikamet ediyor. Tabii İstanbul'a ne kadar ne sıklıkta gelip gittiğini bilmiyorum ama Giresun'da ikamet ettiğini söylemişti. O yüzden 'yla beni tanıştırdı ki da şirkete geldi, Kültür A.Ş.'ye. Tanıştık. Hakediş işlemleriyle ilgili süreçler esnasında da ifademde belirttiğim gibi... Ha bu arada şeyi söylemeden geçmeyeyim, Reklam İstanbul'un Nihat Sütlaş'ın imza yetkisi var, o gün evraklardan gördüğümden hatırlıyorum, müşterek imza yetkileri vardı. Yani ikisinin de aynı anda imza atması gerekiyordu.
Fakat ikisi aynı anda olmadığından dolayı 'ya vekalet verilmişti ve tek başına o zaman imza atma hakkına sahip olmuş. O evraklarla geldi ve hakediş işlemleriyle ilgili o süreçte görüştüm. Tabii geldiğinde biraz zorlandı çünkü özel sektörde çalışan ve bu tarz hani bilişim... biraz belediyenin kurumsal evrak süreçlerine biraz hakim olmak zordur. O süreçte tabii bir hukukumuz da oldu çünkü evrak temini konusunda birkaç ay üzerinden geçtikten sonra o arada bana söylemiş olduğu bir beyan var, ben de o beyanı orada ifademde belirttim. Bu şirketin aslında Nihat Sütlaç'ın olmadığını, 'a ait olduğunu, hatta kendisinin de öyle hani sembolik nitelikte bir ortaklığının olduğundan bahsetmişti ve onunla ilgili de yani beyan ettiği kısım bununla alakalı. Bir buçuk yıl içerisinde Reklam İstanbul'un Kültür AŞ'den almış olduğu yüklüce ihaleler oldu.
ve ile ilgili anlatımlarım var.
Doğrudur. Serdal Bey, 2019 Haziran seçimlerinden sonra geldikten sonra -2020'nin hatırladığım kadarıyla Eylül ya da Ekim ayıydı- Serdal Bey görevinden ayrıldı. Sonrasında başka bir genel müdür geldi. Serdal Bey, Kültür AŞ'nin genel müdürüydü. Bir de "iletişim çadırı" diye adlandırılan bir yer var. Aslında orası Serdal Bey'in olduğu dönemde de böyleydi, eski dönemde de böyleydi.
Orası aslında bir plan organizasyon müdürlüğü, yani Kültür AŞ'nin bir birimi. Adı "iletişim koordinatörlüğü" diye bazı yerlerde geçiyor ama aslında orası koordinatörlük falan değil; yani öyle resmi bir yapısı da yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bir müdürlüğü falan da değil orası. "Çadır" diye tarif edilen yer, aslında birimin olduğu yer de değil. Çadırın yanında prefabrik bir yapı var; orası Plan ve Organizasyon Müdürlüğü, yani Kültür AŞ'nin bir birimi. Serdal Bey de genel müdür olduğundan dolayı orada odası vardı ve oraya gidip geliyordu. Asıl makamı Topkapı'daki merkez yerleşkedeydi. 2020'de görevden ayrıldıktan sonra başka bir genel müdür geldi. Tabii "iletişim tarafı" diye adlandırılan kısımda da dahil oldu ve Serdal Bey'in eskiden makam odası olarak kullandığı yeri kendisi kullanmaya başladı. O süreç içerisinde tanıştım ben ve ile. ile tanıştık ve hakediş işlemleri sürecinde bulunduk. ile biraz ayaküstü bir tanışma gibi oldu; ara ara onu orada birçok defa gördüğümde merhabalaştığımız ve selamlaştığım bir kişidir.
İki tane firmadan bahsettiniz.
Adgrade ve Creative firması. Şöyle, 2021 yılında ve iletişim kısmına bir şekilde dahil oldular. Daha sonrasında 2022 yılında OMERE firmasını gördüm; çünkü ihale kazanan bir firmaydı. 2023 yılında da OMERE, Adgrade ve Creative de bu sefer dahil oldu. Onlarla ilgili açıklamam, aslında oradaki tespit ettiğiniz veya kullandığınız cümle ‘’nındır’ cümlesi net olarak şudur: Bu benim beyanımdır. Yani benim beyanım ama bunu öğrendiğim kişi ve anladığım uygulamalardan, yapmış olduğum hakediş süreçlerinden bildiğim kişi 'tır. Çünkü 2022 yılında OMER'E'nin bütün hakediş işlemleri sürecini yürüttü, 2023 yılında Creative firması da ihale kazanan firma olunca bu sefer üç firma oldu. Üç firmanın yaklaşık 3-4 ay boyunca bütün hakediş işlemlerini ile yürüttüm. Daha sonrasında evraklarda karışıklıklar olmaya başladı. Onun evrakı öbürünün dosyasına, bunun evrakı diğerinin dosyasına girince konuştum ve "Artık olmasın, üzerinden ilerlemesin" dedim. Sizin üzerinizden ilerlemesi artık sıkıntı yaratıyor çünkü bu sefer süreci uzatmaya başladı. Ondan sonraki süreçte, yani 2023'ün ortalarına yakın bir dönemde o firmaların muhasebecileriyle irtibatlandırıldım ve hakediş süreçlerini o şekilde yürüttüm.
Bu ifadenin 29 Ağustos 2025 tarihli ifadenin son kısmında BVA firmasıyla ilgili bir anlatım var.
Üst geçitlerle alakalı. Doğrudur Başkanım; şöyle ki üst geçit ihalesi 2020 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı, Kültür AŞ ihaleyi kazandı. Daha sonrasında da alt yüklenici ihalelerinin yapılması gereken bir süreç vardı. Ana ihale alınıyorsa, ana ihaleyi alt firmalara ihale etmemiz gerekiyor. Bu süreç içerisinde tarihini tam net hatırlamamakla birlikte Temmuz ya da Ağustos ayları diye hatırlıyorum; çünkü bu ihalenin tarihi Haziran sonları gibiydi diye hatırlıyorum. , odasına Selman Arman ile beni çağırmıştı. Aslında beni hakediş süreçlerimle alakalı başka bir konudan dolayı çağırmıştı ama ben o esnada odanın içerisindeydim. Serdal Bey, üç tane firmanın yazılı olduğu bir kağıdı Selman Arman'a verdi ve "Üst geçit ihalesine katılacak olan firmalar bunlardır" dedi. Tabii kağıda ben de baktım, Selman da baktı. Kültür AŞ ile daha öncesinde hiçbir bağı olmayan, daha öncesinde bize iş yapmamış firmalardı. Haliyle merak ediyorsunuz ya da soruyorsunuz o esnada. Serdal Bey bunlar nedir bu firmalar falan diye, bu firmaların Ekrem Başkan’dan geldiğini söylemişti, beyanım bu şekildedir. Orada, o ihalede hatta üç firma yazıyor ama üç firmayı net olarak hatırlamıyorum. Hatırladığım firma BVA'ydı. Hatta sonradan düşündüm; yani niye üç firmadan niye sadece birini hatırladım diye. Birini daha hatırladım ama üçüncüyü inanın hala hatırlamıyorum. Bir tanesinin sonradan Panofek olduğunu hatırladım.
29.08.2025 tarihli beyanınızda şöyle bir konu geçmiş. “Ayrıca bu sözleşmelerin bir kısmı da konsept belirleme, geliştirme, baskı ve baskı sonrası kaldırılma adı altında yapılırdı. Buradaki amaç alınan paranın bir kısmının normalde yapılmayan baskı uygulama işi adı altında alt yüklenici firmaya aktarmaktı, yani baskı uygulama işi normalde yapılmamıştır fakat yapılmış gibi gösterilmiştir. Burada kullanılan firma Genç Popülist isimli firma” diye geçiyor beyanınızda. Doğru mu?
Buradaki anlatımınız yapılmayan işlerin yapıldığı gibi gösterilmesi, yanlış anlamadıysam. Bunun haricinde bu şekilde bildiğiniz başka bir iş var mı?
Şöyle, olmuş olsaydı zaten vermiş olduğum ifadelerde ekstradan hani başkalarını da görmüş olurdunuz. Bildiğim kadarıyla anlattım. Şöyle, o işte reklam mecralarıyla alakalı aslında bir işlem sürecidir. Orada ifademin üst kısmında şeyden bahsettim; bazı sözleşmelerin muvazaalı olarak imzalandığıyla alakalı, aslında hizmet verilmeyen sözleşmelerle alakalı. Reklam mecralarıyla alakalı iki farklı sözleşme tipi vardı o dönemde. Bunları da hani nereden biliyorum derseniz, bu benim konum değil bu arada. Ben ve , yani bu sözleşmelerle ilgili ve bu hakediş sürecini yöneten kişiden öğrendiklerimi aktarıyorum. Onun odasındaki, onun anlatımlarındaki söylemlere istinaden beyanım.
Sözleşmeler iki tip; bir tanesi konsept belirleme ve geliştirme, bu muvazaalı olarak dediğim, aslında karşılığında hizmet verilmeyen reklam firmalarından alınan paralar. İkinci kısım şu anda sizin bahsettiğiniz kısım; bazı sözleşmelerle konsept belirleme, geliştirme, baskı ve baskı sonrası kaldırılması diye bir sözleşme başlığı var. Aslında amaç orada şuydu; yani öğrendiğim kısmı anlatıyorum, amaç şuymuş diyeyim de kelimeyi düzelteyim. Reklam firmalarından alınan sözleşme bedeli, örnek veriyorum 2 milyon, sadece rakam. 2 milyonun bir kısmı baskı ve baskı sonrası adı altında Genç Popülist firmasına yapılmayan baskı uygulamaları karşılığında verilen bir işlemden bahsettim. Bu konu da benim mülkiye müfettişin anlattığı kısımdır. Mülkiye müfettişi de kendi teftiş raporunda bunu özellikle belirtmiş ve belgeleriyle zaten ortaya koymuştur. Oradaki baskı uygulama işleri yaklaşık hatırladığım kadarıyla hakedişini yaptığımdan dolayı biliyorum, 7 milyon civarıdır. Yani yukarıdan alınan örnek veriyorum 20-25 milyonsa bunun 7 milyonluk kısmı Genç Popülist firmasına yapılmayan işler karşılığında verilmiş olan bir bedel.
Biraz önce ifadenizde Reklam İstanbul isimli firmanın 'a ait olduğunu söylediniz.
Reklam İstanbul isimli firmanın almış olduğu işler karşılığındaki hakedişleri de, bu medyadan bahsettiniz. Hakedişin normalde bir hafta içerisinde önüme geldi, bu çok olağan dışı bir süreydi diye. Reklam İstanbul isimli firmanın hakedişleri yapılırken de olağanın dışında bir hızlanma süreci oluyor muydu?
Yok, onunla ilgili hani böyle bir beyanım da yok zaten ve böyle bir işleme de şahit olmadım. Yani normal süreci içerisinde olan işlemler silsilesiydi.
Bir de bu 26.09.2025 tarihli beyanınızda şöyle bir husus geçiyor: "İhaleler öncesinde gördüğüm listelerde ihaleyi kazanacak firmalar olduğunu ve ihaleler yapılıp sonuçlandıktan sonra görüp anlıyordum" deyip burada bahsetmiş olduğunuz yedi sekiz tane firma ismi geçiyor.
Şöyle, dediğim gibi ben birçok departmana zaten hakediş işlemleriyle ilgili gidiyorum. İletişim Koordinatörlüğü diye... Onlar herkes öyle bahsettiği için hani ben de öyle bahsettim ama benim için aslında Plan Organizasyon Müdürlüğü'dür orası. Plan Organizasyon Müdürlüğü'nün içerisine gittiğimde 'ın odasında, 'ın evrakları arasında gördüğüm liste. Kendi ajandasında özel olarak yazdığı, başlığı ihale olan ve birkaç firmanın olduğu isimler.
Bu listede kimin alacağı mı yazıyordu yani? Gördüğünüz listede ne şekilde yazıyordu orayı açıklarsanız?
Sadece o firmalar ve üstünde ihale yazıyor ve yıldız falan yazıyordu. Hani hatırladığım bu. Bu arada bu firmaların isimlerini ben tamamını aynı anda görmüş değilim. Onu da söyleyeyim. Odasına hani girip çıktığım için hakediş işlemleriyle ilgili görüştüğüm bir kişi çünkü Plan Organizasyon Müdürlüğü'nde çalışan bir kişi o. O esnada girdiğim esnada masasında evraklarda birçok hani farklı fiyat teklifleri falan vardı firmalardan alınmış olan. O esnada da ajandasında gördüğüm bazı isimler. Hatırladıklarımı sadece zaten yazabildim. Orada zaten belirttiğim İşte o şirketle, hani kritikleşmesi, işte 'yla alakalı diye söyledim ve Reklam İstanbul firmasının da işte 'la alakalı olduğunu beyan ettim.
Yine aynı beyanınızın devamında Kültür ve Medya A.Ş. kısmındaki bu gayriresmi sürecin her aşaması 'un talimatıyla olup onun kontrolünde işlem yapılırdı. Firmalara yapılan ödemeleri ve ödemeler sonrası tüm hareketleri ve takip ederdi. İhale sürecini de yine bu şahısların organize ettiğinden ifadenizde bahsetmişsiniz. Doğru. Bu kapsamda verilen talimatlardan kastınız nedir? Buna ilişkin ne gibi bir bilginiz var sizin?
Şöyle, isim listeleriyle alakalı ve firma, hani ihalelere katılacak olan firmaların ki ifademin üst tarafıyla bağlantılıdır o cümle. Yani ifademin üst tarafında şöyle bir cümlem var: İhalelere katılacak olan firmaların tarafından hangi ihaleye hangi firmanın katılacağı ile ilgili bir beyanım var. Onun devamında da bu firmalara yapılan ödemelerle alakalı, yapılan işlemler sürecinde 'ın üzerinden ilerlettiğim bir süreç var ve buna dayanarak söylediğim bir şey bu. Yani hakediş işlemleri, işte ödeme aşamasında firmalardan alınması gereken zorunlu evraklar vardır ödemeyle alakalı. Normalde mali işlerin kendisi, hani Mali İşler Müdürlüğü'nün kendi istemesi gereken evraklardır ancak biz aylık hakedişler yaptığımız için o evrak da aylık hakedişlerin içerisinde yer alan bir evrak olduğu için muhasebe bizden istiyorlar hani varsa elinizde verin hani bir daha firmadan talep etmeyelim diye. O evrak da vergi borcu yoktur ve SGK borcu yoktur yazısı. Yani bir ödemenin yapılabilmesi için, firma alacağını alabilmesi için o evrakları da haliyle üzerinden aldığım için ve sürecin başındaki kronolojik olarak anlattığım sürecin devamı niteliğinde ödeme aşaması. Bu yüzden vermiş olduğum ifadenin detayı bu.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. Öncelikle kısa bir bilgi vermek isterim. Biraz evvel Gökhan Bey'in bahsettiği, sizin sorunuz üzerine televizyon kanallarıyla ilgili o toplantıyı net bilmiyorum ama hani bilgi olarak size arz ediyorum değerli Başkanım; seçim dönemlerinde büyük televizyon kanalları eğer o kurumun veya kişinin reklamı yayınlanmışsa onların parasını peşin alır, o yüzden hızlanmış olabilir. Bir de bir düzeltme yapmak isterim: Değerli Başsavcı Vekilim sorusunu sorarken 'nun 'un Reklam İstanbul firmasının sahibi olduğunu belirtti. Halbuki ifadesinde böyle bir belirtisi yok. ’dan duyduğunu belirtiyor; onu düzeltmek istedim. Teşekkür ederim.
Gökhan, geçmiş olsun öncelikle. Herhalde etkin pişmanlıktan yararlanıp tahliye olmayan tek İBB ya da iştirak çalışanı sensin. Umarım sen de en kısa zamanda tahliyeni kazanırsın. İlk sorum şu olacak: 'nun Belediye Başkanlığı seçilmesi, Belediye Başkanı olmasıyla beraber yaşanan döneme 'İmamoğlu Dönemi' dersek... Oradan işte Serdal'ı saydın, sonra beni saydın. Bu dönemde Kültür AŞ'de yapılan alt ihaleler oldu. Bir de biz gelmeden önce yapılan alt ihaleler oldu; bu muhtelif etkinlikler, organizasyonunu kastediyorum demin anlattığın. Bu ihalelerin esastan, usulden birbirinden bir farkı, bir sıra dışılığı var mı?"
Yani ifademde bahsettiğim şöyle bir husus var, ben ihalelerle ilgili bir kısımda yer almadım. O yüzden ihalelerin hani süreciyle alakalı net bir bilgiye sahip değilim. Ama hakediş süreciyle ilgili eğer sorunuzu bu şekilde hani alırsam; evet, hakediş işlemleri ile ilgili 2019 öncesinde de aynı, 2019 sonrasında da hakediş işlemleri ile ilgili yürütülen süreç birebir aynı. Ama ihale süreciyle ilgili dediğim gibi, ben ihale... Yani ifademin zaten temel noktası, ben ihale ile alakam yok benim."
Sevgili Gökhan, ifadenin %90'ında ihale anlattın da o yüzden soruyorum. Hakedişte de bir değişiklik yok, bildiğin kadarıyla anladığım kadarıyla ihalede de yok. İddianamenin ana konusu bu. Ana konusu bu. Sayın Başkanım devam edeceğim...
Şuraya bir açıklık getireyim; soruyu sorduktan sonra hani cevabımızı alıyoruz hani sonrasında şey yapmayalım hani yorumla ikna etmeye çalışır gibi ona gerek yok ama sorularınızı buyurun sorun yani sıkıntı yok.
Haklısınız efendim, özür dilerim. Kendisi çok ihale bahsettiği için sorma ihtiyacı hissettim. O zaman Sayın Avukatı ile ilgili bir soruyla devam edeyim madem. Bedri Bey ordan şey yaptı... Bedri Bey tutukluluk incelemesinde şöyle dedi: '2020 yılında kurum içindeki usulsüz işlemlerden rahatsız olan bir birey olarak gerçek manada kamu kurumlarına ilk defa ihbar eden kişidir' dedi. Siz “2021” dediniz?
2020'deki sürecin sonunda 2021 yılının başında müfettiş geldi. 2021'in başında. Süreç 2020 yılının içi.
Sayın Başkanım, değerli avukatımızın dökümünden okuyorum; üç kere aynı ifade kullanılıyor: '2020 yılında kurum içinde çalışırken şahit olduğu usulsüz iş ve işlemlerle ilgili rahatsızlığını defalarca dile getirmiştir.' Sonra ikinci kez, 'Bunları gerçek manada ihbar eden ilk kişidir' diyor. Devam ediyorum... 'İş bu dosyaya en büyük katkıyı sunan gerek etkin pişmanlık olarak verdiği ifadede, gerekse ta 2020 yılında müfettişe yardımcı olarak yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklerin ortaya çıkmasını sağlayan müvekkil...' Devam ediyor... Ve son olarak da en son sayfada: ' kendisi hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadan hatta bu dosyayla ilgili hiçbir işlem başlatılmadan ta 2020 senesinde duyduğu lüzum üzerine gidip ilgili kurumlara usulsüzlükleri anlatması sebebiyle TCK 221'e 1 kapsamında kendisi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilecektir' diyor.
Öğrenmek istediğim şu: Siz bu bilgileri 2020'de mi verdiniz, 21'de mi? Siz 21 dediniz o yüzden anlayamadım.
Murat Bey şöyle; avukatımın da ifadesinde '2020 yılına ilişkin' diyor ya... 2019 sonundan başlayan ve 2020 yılı dönemini kapsayan süreç içerisinde yaşananları 2021'in Ocak ayında mülkiye müfettişi geldi. Yani 2021 yılındaki süreçten dolayı değil, 2020'nin içindeki sürecin sonunda geldiği için 2021'de. Benim ifadem 2021 yılında mülkiye müfettişine.
Doğru mu anlıyorum? Siz 2019-2020 sürecinde gördüğünüz usulsüzlükleri 2021 yılında müfettiş beye anlattınız.
Değerli Başkanım, elimde 9 Ağustos 2021 tarihli Sayın Mülkiye Müfettişi Mehmet Demiral’ın beyefendinin, yani ’nun ifadesi var. ’na 4 ayrı konuda soru soruyor, size arz edeceğim şimdi. Sonuç, ’nun ağzından okuyorum: "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı veya diğer sıralı amirlerin usul ve yasaya aykırı herhangi bir talimatı, telkini, yönlendirmesi olmadığı gibi olmasını gerektirecek bir durum da olmamıştır. İddia konusu iş ve işlemlerle ilgili olarak gerek asaleten gerekse vekaleten imza veya onayıma tabi olan evraklar şirketimizin tarafıma vermiş olduğu görev ve yetkilere istinaden imzalanmış, onaylanmıştır. Bu iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir kamu zararı söz konusu olmadığı gibi herhangi bir kasıtlı, hukuka aykırı işlemde bulunulmamıştır. imza, Hak ediş Şefi Kültür AŞ." Bunu verebilir miyiz efendim?
Böyle bir beyanınız oldu mu diye soruyoruz?
Açıklama yapabilirim; evet böyle bir beyanım var. Zaten Eylem 61 no’lu eylemi anlatırken vekaleten imza attığım evrakta herhangi bir usulsüzlük olduğunu anlattım mı? Böyle bir şeyden bahsettim mi? Böyle bir beyanım var mı? Hayır yok. Bu arada şu anda sunmuş olduğunuz evrak doğrudur, ben imzaladım. Bu evrakın tamı tamına yaklaşık 30 ya da 40 kişi tarafından imzalanan, kelimesi kelimesine herkes tarafından aynı olan evrak. Ve bu evrakın hazırlanması hiçbir şekilde kişilerin inisiyatifinde değildi. Bu arada ben imzaladığım evrakın hala o anlamda arkasıandayım. 2020 yılındaki Eylem 61 no’lu eyleme konu olan ve benim vekaleten imza attığımla alakalı kimsenin bana bir talimatı olmadı, bununla ilgili de zaten açıkladım. Benim verdiğim o evrak 2020 yılındaki Eylem 61’e konu olan ihale ile alakalı bir evraktı. Tabii ki de doğru. Ama bunun haricinde mülkiye müfettişine benim anlattığım kısımlar benim eylemlerim arasında zaten yer almıyor. Onunla ilgili bir beyanım değil ki. Yani sanki o tarihte ben böyle bir beyan vermişim, şu anda aykırı bir beyan veriyormuşum değil. O evrakın hepsini incelerseniz mülkiye müfettişi bu evrakı sadece ihale dosyalarında kişilerin imzalarının olduğu ihale üzerinden bu evrak alındı. Eylem 61 zaten o. Zaten bununla ilgili herhangi bir usulsüzlük var mı diye ne mülkiye müfettişine anlattım ne de şu anda size vermiş olduğum etkin pişmanlık kapsamındaki, yani size derken etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğum ifadelerin içerisinde Eylem 61’le alakalı o reklam dosyasıyla alakalı herhangi bir usulsüzlükle alakalı bir beyanım zaten yok. Yani evrak hem doğru ama evrak üzerinden şu anda söylenmek istenen veya "Bak daha öncesinde bunu vermiştin, şimdi bunu veriyorsun" yanlış, öyle bir şey yok. O evrak Eylem 61’e konu olan ve benim vekaleten imza atmış olduğum dosyayla alakalı. Onunla ilgili de bir usulsüzlük evrak üzerinde yok.
Başka soru?
Efendim, Başkanım; elimde bayagı sorum var. Şimdi Sayın Başkanım, eksik bir beyanda bulundu, yanlış demek istemem sonuçta aynı iş yerinde çalışmışız ne olursa olsun. O ifadede diyor, yani demin kendi imzaladığı ifadesinde resmi olarak sadece Eylem 61’le ilgili verim var diyor, halbuki değil. Son sayfasını okursanız demin muvazaalı sözleşmeler konusunu sordu sayın savcı, onunla ilgili de hiçbir sorun olmadığına dair orada ifadesi var. Bir de şunu öğrenmek isterim; ben imzalı, devletin kaydına girmiş resmi evrak sunuyorum. Beyefendinin müfettiş beye anlattığı konuyu bilmiyoruz yani.
Bizim elimizde sadece sorularınızı alalım da onların değerlendirmesini yaparız. Siz zaten beyan ettiniz, o da ona karşılık beyan etti. Değerlendirmeyi zaten kayda geçiyor hepsi, karşılaştıracağız, okuyacağız, değerlendireceğiz.
Haklısınız efendim. Tabii şöyle oluyor, tevafuk olmuş sayın başsavcı vekilim de bugün burada, ilk ifadesini alan Cumhuriyet Savcısıydı o zaman sayın başsavcı yardımcısı. Mesela ilk ifadesi de beyefendinin imzalı, yani Gökhan Bey'in imzalı. Orası imzalı. Ya bunların hepsini biz böyle atıyoruz, sadece etkin pişmanlık ifadesine bakıyoruz. Ama konuşuldu diyor, bakıyoruz derken size bir şey demiyorum. Ama biraz evvel kendisi etkin pişmanlıktan yararlanan ’un ifadesini reddetti. Yani efendime söyleyeyim ’ın ifadesini reddetti. ’ın ifadesini reddetti. Gizli tanık Şahin, gizli tanık Kartal, iddianamede olmasa da fezlekede var, ifadelerini reddetti. Şimdi hani sorularımı ona göre soracağım. Gökhan Bey'in resmi imzalı belgeleri böyle, diğer beyanlar böyle. Yani her daim Gökhan Bey'in doğruluğu...
Eee özür dilerim ama o kişilerin tamamında ifade aynen şu şekilde: "’un adamı olduğu..." "Adamı olduğu..." Şunun için; o kişileri reddetmem sizce de çok normal değil mi?
Lütfen… Siz başkanım, ben soruma devam, bir başka soruya geçmek istiyorum efendim. Ben herhalde anlatacağımı değerli heyet anladı, ben soruma geçeyim.
...Ongun'un adamı olduğum ve talimat aldığım yönünde bir ifadeler vermiş. Ne diyecektim? Evet ben 'un adamıyım mı diyecekti? Tabii ki de inkar edecekti.
Şunu demek istiyorum. Şunu demek istiyorum. O dört kişi yalan konuşuyor, senin imzalı beyanların, ifadelerin yalan ama burada söylediğin veya etkin pişmanlık söylediğin doğru, öyle mi?
Murat Bey, sonuçta şu an verdiğim ifadede de, şu anki verdiğim, o zaman verdiğim ifadede de 'un adamı olmadığımı ve tanışıklığımın olmadığını söylüyorum size.
Gökhan Bey, siz de sorulara net cevap verin...
Yorum yaparak soru sorulunca tabii ki de yorum yaparak cevap verme ihtiyacı hissediyorum.
Murat Bey, net soruları alalım böyle...
Tabii başkanım, devam ediyorum. Haklısınız efendim, çok haklısınız efendim.
Ben de yoruma dayalı, yorum yaparak soru sorulduğu için ben de yorum yaparak tabii ki de cevap verme ihtiyacı duydum yani.
Avukat Bey, aynı şeyi uyardım zaten. Aynı şekilde devam ediyoruz. Sorumuzu alalım, net sorumuzu alalım.
Peki. Biraz evvel Gökhan Bey ifadesinde 2010 Reklam İstanbul firmasıyla ilgili konu konuşulurken 2019 yılında hak edişlerini halletmek üzere, sonlarında 2019'un veya 2020'nin başları, 'nın, o zamanki şirket ortağı 'ymış, kendisine geldiğini belirtti. Acaba 2019 yılında Reklam İstanbul firmasının aldığı bir ihale var mıydı?
2019 yılı demedim, düzeltelim. 2020 hatta şeyi bile verdim, ilk iş 8 Mart Dünya Kadınlar Günü işi. 2019 değil, 2020. İfademde 'ın 2019'un sonunda Reklam İstanbul firmasından bahsettiğini bahsettim.
Yani orada yanlışı düzelteyim, 2020 yılında. 2019'da tabii ki de Reklam İstanbul'un almış olduğu bir iş yok.
Tamam, ben herhalde kaçırdım ifadenizi. Tamam. Şimdi Uğurhan Bey ile o zaman görüştünüz değil mi?
Peki. Şimdi şunu sormak isterim. Uğurhan Bey ile ilk görüşüyorsunuz, Uğurhan Bey hemen size diyor ki "Bu Reklam İstanbul şirketinin sahibi ". Bismillah daha ilk görüşme.
Öyle demedi şimdi yani. Öyle demedim. 2020 bakın ifademde de sordunuz, Hakim Bey de sordu. Sorduğu soru şuydu: Reklam İstanbul'la alakalı, ile ilgili kısmı sorduğunda şunu söyledi: "8 Mart'ta geldi ve o süreç içerisinde hak edişler yaptık. Yani çat kapı geldi 'un firması demedi. Ben o süreç içerisinde ile herhalde 5 ya da 6 farklı hak ediş yapmışımdır. Daha sonrasında personelleriyle birlikte süreç yönetilmiştir. Yani ilk gün bunu söyledi demedim."
Sayın başkanım, şuraya gelmek istiyorum. Çok kısa tanışmalar oluyor ile. hemen çok mahrem bir bilgiyi veriyor. Güldem Hanım ile tanışıyor, Güldem Hanım hemen OMR'nin sahibi Emrah diyor.
Murat Bey soruyorsunuz, öyle olmadığını söylüyor zaten ama hala aynı şeyi ifade ediyorsunuz.
Güldem Hanım ile 2021 yılında tanıştıktan sonra 2021'de tanışıyorum diyorum, 2022'de OMR geldi diyorum. Peki. Şimdi nasıl ile tanıştığı an itibariyle söyledi beyanını şu anda söyleyebiliyor?
Peki. O zaman şöyle söyleyeyim. Biraz evvel ifadenizde geçen ve isimleri oldu. Bu insanlardan önce hangisiyle tanıştınız?
Şöyle, aslında şöyle: iletişim koordinatörlüğü diye hani plan organizasyon müdürlüğü diyorum ya, onun odasında tanışma esnasında aslında Barış tarafından tanıştırıldım. Emrah, Güldem. Ama Emrah Bey ile tanışmam çok kısa, ayaküstü. Merhabalaştı gitti. Daha sonraki süreçte konuştuk ama aynı anda.
Sayın başkanım, sanığın 29 Ağustos 2025 tarihli ifadesinden okuyorum: "Faturaların temini sırasında OMR Edge ve Kreatif isimli firmaların satış danışmanlığını yapan 'la tanıştım. Saymış olduğum üç firmanın hak ediş evraklarını getirirdi. Tam tarihi hatırlamıyorum ancak 2022 yılından sonraki süreçte bir keresinde evrak eksik olduğu için 'ı telefonda İnternet bazlı aradığımda 'Evrakları Emrah Bey'den hemen istiyorum' dedi. Ben de 'Bu kim?' diye sorunca bana olduğunu ve 'un yakın arkadaşı olduğunu söyledi."
Ben başka soru sormayacağım başkanım, bir şeye döndük yani demin farklı bir şey söylüyor, farkı koyuyor, şimdi ne diyor...
Murat Bey ayaküstü bir açıklamadan bahsediyoruz. Hayır, bir saniye çok özür diliyorum bir saniye. Ayaküstü tanıştığım bir...
Avukat Bey, cevap vermek istiyor sanık yani. Lütfen. Tamam lütfen. Avukat Bey müdahil olmayın lütfen.
Ben cevap veririm. Bakın, ile ayaküstü tanıştığımdan bahsediyorum. İsim orada sadece Emrah, Gökhan bitti. Daha sonrasında evrağın yani eksik olan evrahın kimden geleceğini söyleyince "O kim?" dedim. Ben o esnada ilk tanışmamız esnasında 'un yakınıdır, değildir bilmiyorum ki. Odasında gördüğüm sadece bir kişi. Ben 'ın evet odası var, o İBB çalışanı olarak tanıdım. 'yı 'un şusudur busudur diye o gün tanıştırılmadım. Daha sonrasında evrakta "Emrah kim?" hani o günkü kişi o evet tamam, " ve bu kişi" dedi. Telefonda söyleneni söyledim.
Siz Güldem Hanımla telefonlaşırken internet koptu, ilk kez ismini o zaman duydunuz, sonra tanıştınız.
Hayır. Bakın anlatıyorum; ve ile aynı esnada İletişim’de tanıştığımı söylüyorum. Ama Emrah-Gökhan ile tanıştık ve bitti.
Sonrasında, bakın sonrasında Güldem ile telefonda evrakla ilgili konuşurken ’dan evrak isteyeceğini söyleyince "Emrah kim?" diyorum; o da onu söylüyor.
Sayın Başkanım, 26 Eylül 2025 tarihli ifadesine bakarsanız; 2021 yılından itibaren Kültür AŞ'de hizmet ihalelerinin ve alt yüklenici firmaların yapılması hususunda Barış anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor; diyor ki " ve ile ’ın odasında tanıştım" diyor.
Şimdi, 27 Haziran 2019'da biz göreve geldik. 2021 yılıyla neyi kastettiğini anlamadım. Ama aynı tanışmanın farklı hikayesi, farklı insanları tanıma hikayesinin anlatıldığı 29 Ağustos tarihindeki ifadede ise 2022 yılından sonraki süreçte olduğunu söylüyor. Yani bu tanışma, bilme, tanıma ifadelerinin çelişkisini göz önüne sunmak için takdirinize bıraktım.
Bu konuda yorum yapmıcam. Yine yoruma dayalı, bakın vermiş olduğum cevaptan sonra yine yorum geliyor; bana da kendime göre söz hakkı hissediyorum.
Sayın Başkanım, yorum şu: Mesela dendi ki; "Reklam İstanbul için hacimli işler verilmeye başlandı." Şimdi, ihaleler verilir mi yoksa davet usulüne göre ihale yapılır, kazanılır mı Gökhan Bey?
İhale, normal şartlarda "verilir" diye bir cümle olmaz; normal şartlarda ihale kazanılan bir şeydir.
Ancak Reklam İstanbul ile alakalı süreç, net bir şekilde -tabii ki şu anda bilgiye dayalı bir şey söylemiyorum- tamam hatta söylemeyeyim; şu anda siz de bunun üzerine yine yorum yapacaksınız. Yapacağım yorum şuydu aslında: Reklam İstanbul, daha öncesinde Kültür AŞ'ye hiçbir iş yapmamış, yeni kurulmuş bir firma; hiçbir yeterliliği de olmayan bir firma. Yani bir kamu kurumundan gidip herhangi bir şekilde iş alabilecek bir firma da değil. Ta ki 8 Mart 2021 Dünya Kadınlar Günü işiyle birlikte ilk defa iş aldı.
Avukat Bey, kendi müvekkiliyle ilgili illaki müdahale edecek. Diğer müdafilerimiz de aynı şekilde kendi müvekkilleriyle ilgili bu sorularda müdahil oluyorlar.
Avukat Bey, zaten biraz önce de "Müvekkil cevap vermek istiyor" dedi. Kesmedik, devam ettirdik. Neden bağırıyorsunuz ki şimdi? Ben gayet duyuyorum, problem yok.
Biraz önceki 2021 değil; 8 Mart 2020. Yani Murat Bey de biraz önce hatalı bir tarih söyledi ya, tabii ki ben de söyleyebilirim o an.
Gökhan Bey, bize dönerek istersen devam et; hem mikrofon rahat alsın sesini. Soru sordu, o yüzden cevap vermeye ihtiyacım var.
Murat Bey, başka sorumuz var mı?
Var efendim, var efendim. Tabii ki her firmanın bir ilki var; kamu olsun, başka yer olsun. Bugün İstanbul'un en büyük reklamcısı İlmak grubu var mesela; onlar da ilk kez bir ihaleye girip reklam aldılar değil mi? Yani bu gayet doğal. "Hani daha önce hiç ihalesi olmadığı için" dediğiniz husus için söylüyorum.
Yeterlilik açısından olması gereken kuralları, bazı limitleri olan ihaleler vardır ya; onlarla alakalı evet.
Tabii bizim gelir getirici ihalelerde istediğimiz 3G usulüyle de bunları verebiliriz. Biliyorsunuz iştiraklerin yetkisi geniş.
Burayı bırakalım, şuraya geleceğim: Acaba bizden önce de yeni kurulmuş bazı firmaların Kültür AŞ'nin bu muhtelif etkinlik ve organizasyon ihalelerinden çok sayıda, bir kalemde 10 tane, 11 tane ihale aldığı olmuş mudur?
2017 yılında hakediş şefi olarak atandım. 2017 yılındaki hakedişlerden hatırlayabilirim. İhaleye katılan veya alan firma değil, aldıktan sonraki uygulama kısmında olan firmaları biliyorum.
Kim var oradan mesela? Hakedişlerini yaptığın, "biliyorum" dediğin firmalardan var mı diye sordum.
Siz hakedişe geldiniz ya 2017 sonu; sizden biz gelene kadar kim geliyordu diyorum.
Tamam, şuraya geleceğim: Mesela 4.5G firması sahibi böyle bir firma mıdır?
4.5G firması, 'nın firmasıdır; doğrudur. Biraz önce 3G kapsamında söylediğinize istinaden söylüyorum: 3G kapsamında yapılan ihalelerde, verilen teklif bedelinin %25'i kadar iş deneyim belgesi aranma şartı Kültür AŞ'nin yönetmeliğiyle ilgili hukuk müşavirliğinden de evrak çıkarttırabilirim. %25 iş deneyim belgesi aranma şartı vardır ya. Bundan dolayı 4.5G firması ihaleye katılmışsa kaç tanesine katıldığını bilmiyorum. İhale almışsa ihaleye verdiği teklif bedelinin %25’ini kadar iş deneyim belgesi olma şartını sağlamışsa kazanmıştır.
Bir ihalede 60 firma arasından 40'ı, 30'u gidiyorsa, 30 tanesi alıyorsa sorarım. Kendi beyanında Serdar Aydın'la 2017'de 4.5G şirketini kurduğunu söylüyor. 30 Ağustos 2018'den Kasım ayının 26'sına kadar Kültür AŞ'den tam 10 ihale ve ihale bedelinde 5 iş artırımı alıyor. Kendi ifadesiyle bir yıllık şirketiyle bu doğru bir şey midir, usul müdür? Olabilir mi? Hayatın olağan akışına uygun mudur?
Usulü bilmem ama sorduğunuz soru sanki ben 4.5G firmasının sahibiymişim gibi bana soru sormayın.
Tecrübemden yararlanmak istediğiniz şey, hani 10 tane firması olması normal midir ki diyorsunuz ya...
İhale alması normal midir diyorsunuz ya; kaç tane ihale alacağı isterse hepsini de alabilir. Sadece yeterliliği ve şartları uygun olsun, ihaleye katılsın.
Soruyu düzelterek soruyorum. 5 ay içinde, bizim dönemimizde 10-15 tane ihale alan tek başına 5 ay içinde bir firmaya denk geldiniz mi?
Tamam şöyle cevap vereyim, net bir şekilde şöyle cevap vereyim: Kendi yetki ve görev alanım içerisinde olmayan bu soruya cevap vermek istemiyorum. İhaleyi, bakın ifademde de belirttim, ihale müdürü değilim, ihale şefi değilim, olmadığımı belirttim. İhalelerle ilgili sorular soruyorsunuz.
Bir dakika, bir sessizlik alalım.
Duruşmanın başında başlarken şahıs bize girişte dedi ki: "Bakın tek tek not etmişim. Benim hakkımda 5 farklı unvan kullanılmış bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Bunların hepsi yanlıştır. Bunlar hatta emniyetteki kişi kartından kaynaklı. Ben sadece hakediş şefiyim. Hakkımdaki diğer hususların hepsi yanlıştır. İhalelere ilişkin detaylı bilgim yok fakat bildiklerimi anlatacağım" dedi, açıkladı. Şimdi ısrarla böyle ihale...
Sayın Başkanım bir dakika lütfen. Sayın Başkanım, ben aslında tam sizin dediğiniz şeyi söylüyorum. Biraz evvel de onu söylemeye çalıştım. Yani buraya iki tane resmi imzalı belge gösterdi filan. Hep Gökhan Bey'in dediğini böyle alırsak bir yere varamayız. Ama bakın...
Soru sormuyorsunuz Murat Bey, soru sorup açıklamaya çalışıyorsunuz. Bunu yapmayın.
Değerli Başkan, çok özür dilerim öyle bir niyetim yok ama hem sizin hem Savcı Bey'imizin soruları devamlı ihale ile ilgili olduğu için ben o yüzden sordum.
Biz beyanlarındaki hususları sorduk.
Beyanının tamamı ihale, beyanının herhangi bir yerinde...
Tamam efendim, siz haklısınız. Ben özür dileyerek devam edebilir miyim Sayın Başkanım? Bitiriyorum zaten. Dedi ki: "İhale benim alanım değil, ben zaten hakedişçiyim bu işlerle de ilgilenmem." Ya şurada 30 sayfa 'nun 4.5G firmasının sahibi Serdar Aydın'la yazışmaları var. 2019 yılından beri. 'un 30 Nisan'da odasına Muhittin Palazoğlu geldi bilgisini Serdar…
Soru olarak gelecekse alalım, soru olarak gelmeyecekse yorum almayalım.
Ama Başkanım, ama sorunun bir önü oluyor tabii ki takdir edersiniz ki. Ben ne diyeyim yani isim sormuyorum ki olayı söylemem lazım. Yani burada, burada siz hakediş şefisiniz. Sizin işiniz ihale ile ilgili değil. İhale bitince bile sizin işiniz yok. Sizin işiniz iş bitince millet belgesini falan filan getirecek öyle. Siz 5 ayda 10 ihale, 5 iş artırımı almış bir yıllık şirketin sahibiyle bu kadar samimi olmanız normal midir? Bütün ihale alan firma sahipleriyle aynı ölçüde samimi olup informal bilgiler aktarıyor musunuz?
Cevap vermek istersen buyur.
Yani şu anda tabii ki de savunmamı sadece belirli kişiler üzerine, sadece belirli kişi ve avukatları üzerine yapmadığım aşikâr. Yani toplu bir avukat grubu olduğunu anlayabiliyorum. Hiçbir sorun yok. Vereceğim cevap şu: 4.5G firmasından bahsetti veya bunun haricinde hani başka kişilerle bu şekilde arkadaşlık hukukunuz var mı dedi. Arkadaşlık ya da iş yeri alanım içerisinde tabii ki de 2019 senesinden sonra da görüştüğüm, sürekli şirketimize gelen firma kişileri tabii ki de oldu. Hani "bizim dönemimiz mi?" diye adlandırdığı kısımdan, tırnak içinde onun için söylüyorum, tabii ki de görüştüğüm, hatta şu anda burada sanık olarak da olan, sanık olmayanlar da var. Samimiyetim evet, o firmanın ihale almasıyla falan alakalı değil. İhale almadan önce ben tanıyordum o kişiyi zaten.
Yani 30 Ağustos 2018'den önce tanıyorsunuz Serdar Bey'i?
20 mayıs 2020 tarihli bir mesajlaşmanız var 'Abi selamün aleyküm, uğrayım mı? Fatih'le konuşayım mı abi? Arayacak şimdi seni Fatih, tamam abi aradık konuştuk şimdi.' Bu Fatih kimdir?
Bu mesajlaşmanızda Serdar Hayanlı'yla 'Fatih'e uğrayım mı?' diyorsunuz ya, yani ne uğrayacağınızı ben bilmiyorum, vardır bir hikmeti de Fatih kimdir?
Kapıdan alması gereken onun bir arkadaşı. Yani çalışanı da olabilir bilmiyorum, çalışanıydı.
Gittiğim yerde, gittiğim yerde onun yapmış olduğu iş yerinde bir dış kapı var, dış kapıdan hani Fatih'e söylememiz lazım kapıyı açması için alması için.
Bu sorudan neyi amaçlıyorsunuz ona bir karar verelim.
Soy ismini soracağım efendim, Fatih Bey'in soyismini soracağım çünkü değerli.
Savunmamızda bu bilgileri sizle paylaşacağız değerli başkanım ve son olarak bir sorum var, çok vaktinizi aldım hoşgörünüze ve sabrınıza da teşekkür ederim. Fatih Bey, arkamda oturan kişi , Plan ve Organizasyon Müdürü değil mi bizim dönemimizde?
Barış Bey'den, Barış Bey'den önceki Plan ve Organizasyon Müdürü'nün ismi neydi?
Tamam. Bu sorunun sizle alakası yok yine savunmamız için Sayın Başkanım şey değerli, Yavuz Yetim Bey yani 'ın görevini yapan Plan ve Organizasyon Müdürü'yle 3 yılda 22 tane ihale alan Plan B Şirketi'nin sahibi Raif İnan arasında akrabalık var mıdır? Yani alan veren taraf ya Yavuz Yetim ve Raif İnan'ın arasında bir akrabalık var mıdır? Açık söyleyeyim Yavuz Yetim, Raif İnan'ın eniştesi midir bilir misiniz?
Peki teşekkür ediyorum Sayın Başkanım çok vaktinizi aldım
Gökhan Bey birkaç tane sorum olacak size. Beni tanıyor musunuz?
Teşekkür ederim. ile hiç bir araya geldiğimi gördünüz mü?
Yan yana gördünüz mü herhangi bir yerde?
Beni onun yanında görmediniz.
Ben birinin adamı mıyım? Dokunulmazlığım var mı?
Böyle bir beyanı var mı Sayın Başkanım?
Sayın Başkanım, hakkımdaki etkin pişmanlıkçıların birkaç tane beyanı var bu konuda. Gökhan Bey'den duymak istiyorum.
Dokunulmazlık gibi bir şey... Yani bilgi sahibi olamam; yani kimin adamı veya böyle bir şey nasıl... Hani böyle bir beyanınız bana yok, benim de böyle bir beyanım yok.
Herhangi bir cevabınız kafi olacaktır benim için. Sahibi olduğum Antre firmasının benim haricimde gizli bir ortağı olduğunu duydunuz ya da şahit oldunuz mu?
Yok; yani bütün işlemleri siz takip ediyordunuz. Yani ekstra farklı bir kişi gelmedi, sadece muhasebeciniz aramızda gidip geldi.
Teşekkürler. Sahibi olduğum Antre firması ile çalışılan süre içerisinde firmamın yeterliliği konusunda ihale süreçlerinde herhangi bir eksiklik yaşandı mı?
Yani ihale ile ilgili bir soru olduğu için hani bunu bilemeyebilirim; ama eğer yeterliliğiniz olmamış olsaydı
Hak ediş birimi ile ilgili teslim olan evraklarda...
Hak ediş mi? Tabii yani hak edişle ilgili sunulan evraklar zaten ilgili birimler tarafından bizim tarafımıza sunulan herhangi bir usulsüzlük yok ki bunu kendi beyanımda da belirttim zaten, hak edişle ilgili herhangi bir usulsüzlük olmadığıyla alakalı.
Gökhan Bey, Plan Organizasyon Müdürlüğü nerede bulunmaktadır?
Plan Organizasyon Müdürlüğü, Miniatürk yerleşkesi denilen, Miniatürk'ün yanında, çadır denilen yerin yanında bulunan bir birim. Orada bulunuyor.
Bu adreste ne zamandan itibaren bulunmaktadır? Yeni mi oldu yani?
Yok yeni olmuş bir durum değil ama ben 2017'de hakediş şefi oldum, 2017'den beri orası var, biliyorum. Yani hatta 2015'te işe başladım, 2015'ten beri de var Plan Organizasyon Müdürlüğü.
Ya buradaki çalışan insanlar sadece Plan Organizasyon Müdürlüğü'nden olan insanlar mı? Yoksa eskisi gibi halkla ilişkilerden olanlar, diğer birimlerden olanlar da var mıydı?
Yok, o teknik bir bilgiye sahip değilim ama ağırlıklı benim bildiğim Kültür A.Ş. çalışanları.
Plan Organizasyon Müdürlüğü'ne niçin gidip gelirdiniz?
Plan Organizasyon Müdürlüğü'ne şunun için; hakediş işlemleriyle alakalı. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden kazanılmış bir ihale var, onun alt yüklenici ihalelerinin, satın alma telefonlarından örnek olarak vermiştim; Plan Organizasyon Müdürlüğü o işin faaliyetini sürdüren bir birim olduğu için ve hakediş işlemleriyle ilgili gittiğim bir birim. Tabii ki de hani arkadaşlık ilişkilerinden dolayı da gittiğim zamanlar çok oldu yani.
Yani 2019 öncesinde de buraya aynı görevle gelip gidiyor muydunuz?
Plan Organizasyon Müdürlüğü'nün yaptığı işlerle ilgili tüm hakediş işlemlerini de siz mi yapıyordunuz?
Plan Organizasyon Müdürlüğü için hakediş işlemlerini ben yapıyordum, evet.
Bu işlerle ilgili yapılmayan, usulsüz bir durumla karşılaştınız mı? Yani hakediş yapılmayan, iddiaya göre dosyada olduğu gibi işin şişirilmiş faturalar, dayanağı olmayan faturalar gibi şeylerle itham ediliyorsunuz ya; bunlarla ilgili herhangi bir şeyle karşılaştınız mı usulsüzlükle?
Şöyle; böyle bir şeyle karşılaşmadım. Yani kendi ifademde de zaten hakediş işlemleriyle alakalı herhangi bir usulsüzlüğün olmadığını biraz önce ifadem içerisinde beyan ettim.
Bu işleri ayrıca kontrol eden var mıydı? Yani sizin kontrol teşkilatınız dışında başka kontrol eden birimler veya da kurumlar var mıydı?
Şöyle; yani Kültür A.Ş. içerisinde farklı bir birim yok. Yani Plan Organizasyon Müdürlüğü'nde yapılan işler sadece Plan Organizasyon Müdürlüğü'ndeki kontrol teşkilatındaki kişiler tarafından kontrol ediliyor. Ancak alınmış olan ihaleler ve o alt yüklenici ihaleleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ihalesinin alt yüklenici ihaleleri olduğu için sizden almış olduğumuz verilerle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de hakediş süreci yönetiyoruz. Onlar tarafından da zaten kontrol edilen ve yapılan bir süreç olduğu için hani birlikte yaptığımız için aslında ikinci aşama orası olabilir sadece. Yoksa hani farklı bir Kültür A.Ş. içerisinde farklı bir birim değil ama müdürlük tarafından tabii ki de var.
Aynı şekilde İBB de bu işleri denetliyordu. Peki, bu işler ve hakedişler Sayıştay denetiminden geçiyor muydu?
Yani 2019 senesi ve sonrasında geçtiğiniz Sayıştay denetimi sayısı kaçtır?
Tabii tabii, beraber de gittik Sayıştaycıların yanına. 2019'dan itibaren beş yıl boyunca, zaten tutuklanma anıma kadar beş yıl boyunca Sayıştay incelemesi vardı ve Sayıştay'a bütün hakediş süreçleriyle ilgili savunma yapan da bendim.
Evet, hatta beraber de gidip şeylerimiz oldu konuşmalarımız. Sizi davet etmiştim.
Evet, alanla ilgili de dahi hususi şeyleriniz oldu konuşmalarınız.
Peki 2019'dan önce Kültür A.Ş.'ye kaç defa denetim geldi?
Çok net hatırlamıyorum ama şöyle; 2017'de hakediş şefi oldum diyorum ya, hani 2015'te işe başladım, o yıl içerisinde bir kere geldiğini hatırlıyorum.
Yani sizin olduğunuz dönemde üç sene içerisinde, dört sene içerisinde bir kere...
Yani o sürece bir şey demem zaten o yıllarda da hakediş beraber yaptık hatırlarsanız.
Şimdi 2019 öncesi firma sayısıyla ve sonrasındaki firma sayısı nasıldı?
Anladım ama ihalelerle ilgili bilgim olmadığı için, sayılarla ilgili gerçekten şu anda net bir bilgiye sahip değilim. O yüzden hani buna cevap veremem.
Peki benden herhangi bir usulsüz bir talimat aldınız mı?
Peki bunca senedir herhangi bir örgüte, yani örgütün olduğuna dair bir fikriniz var mıydı? Bir gördüğünüz var mıydı? Örgüte dair olduğunuz dair bir hissiyata kapıldınız mı?
Yani şöyle; örgütün varlığı ya da yokluğuyla ilgili bir yorum yapamam. Öyle bir yetkiye sahip değilim. O hani yargı makamının ve mahkemenin kısmı. Ancak ben sadece Kültür A.Ş. içerisinde bir takım usulsüzlüklerle alakalı gördüklerim ve şahit olduğum konuları ilettim. Sadece bilgim bu.
, Kültür AŞ Genel Müdürü olarak görev yaptım o dönem. Gökhan Bey, 2019'a kadar Sayıştay ve İBB müfettişleri tarafından şirketimizin az incelendiğini söylemiştiniz. 2019'a kadar... 2019'dan sonra da hemen hemen her sene Sayıştay ve İBB müfettişleri tarafından denetlenen bir şirket oldu.
Yani İBB müfettişleri çok hani "denetlendi" kelimesi doğru değil bizim için de hani mali açıdan denetlendi ama yani kendi bulunduğum hakediş süreçleriyle alakalı; evet, Sayıştay denetiminin içerisinde 2019 öncesi de aynı şekilde denetlendi, 2019 sonrası da aynı şekilde denetlendi.
Bu denetimler sırasında herhangi bir usulsüzlüğü Sayıştay müfettişlerine bildirdiniz mi?
Sayıştay hani birçok konuyla alakalı bir sürü insan geliyor dosyasına. Ben hakediş birimi yetkilisi olarak hakediş işlemleriyle ilgili savunmayı yapan kişiyim. Hatta ara ara beyanlarımda da belirttim; birçok dosyasına hani dahil edildiğimiz var. Hakediş işlemleriyle alakalı herhangi bir usulsüzlüğe şahit olmadım.
Peki gayriresmi olarak usulsüzlükler hakkında bilgi verdiniz mi? Başka yerlere versin diye?
Peki yani bunu Sayıştay denetimlerine, denetimler için gelen müfettişlere vermeyip de şirketle iş yapan bir firmaya neden verdiniz?
Şöyle; onunla sohbetlerimdeki kısım zaten... konuşmalardan görülebildiği üzere reklamlarla alakalı kısım. Kendisinin 2019'daki gelmesinden sonraki süreçte yaşanan kısımlarla alakalı. O kısımlarla ilgili zaten mülkiye müfettişine gerekli şeyleri, bilgiyi verdim zaten.
Yani bu sohbeti şirket bilgilerine yönelik veya şirketin hani özel ya da resmi evraklarıyla alakalı bir şey değil ama yaşadığımız usulsüzlüklerle alakalı tabii ki de bir tedirginliğim ve piyasadan bildiğimden dolayı sohbet etmişliğimiz, konuşmuşluğumuz var.
Herhangi bir amacım yok ki yani arkadaş sohbeti. Hani keyfi diyebiliriz.
Yani bu tür arkadaş sohbetlerini her zaman şirketle çalışan veya şirketle iş alan müteahhitlerle mi yaparsınız?
Şirketten alan müteahhit olarak değerlendirmeyeyim. 2019 öncesinde tanıştığım kişi olduğunu zaten söylemiştim. İhale alıp kazanıp kazanmaması, o sohbeti yapıp yapmamamın bir sonucu değildir.
Aynı konuyu zaten mülkiye müfettişlerine de anlattım diyorum zaten. Yani şimdi " ’ua niye söylediniz, neden söylediniz"in bir anlamı bizim için yok.
Başkanım, hani sizi şahsınızda evet ayrı tutuyorum belki ama gerçekten böyle hayran hayran... Yok yok ondan değil de çokça size gelip bunu anlatma şansımız olabilir ileride de ama İBB'de de bu soru olarak anlatıldı. Aynı şekilde orada da anlatıldı.
Kültür AŞ, 2886 İhale Kanunu'na tabi midir? Bir istisna haricinde tabi midir? 2886 İhale Kanunu'na tabi midir? Siz ihale sorumlusu değilsiniz ama ihale konusunda bayagı bilgi sahibisiniz, onun için soruyorum.
Yani bildiğim kadarıyla söylüyorum... Temel bilgilere sahibim doğrudur. 2886 ve 4734 sayılı iki kanuna da tabi... Ki pardon özür dilerim yanlış söyledim düzeltiyorum; 2886'ya tabi değildir çünkü biz kamu kuruluşu bir belediye değiliz. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre tabiyiz.
3G'ye de tabi değil mi? İstisna? 4734'ün içinde olduğu için 3G'ye... 3G'den tabi doğru mu? Ayrıca bu 3G'yi sadece mal ve hizmetlerde kullandığımız doğru mudur?
Mal ve hizmet alımlarında hani birçok alanında gidiyor. Sadece mal ve hizmet... 3G ile ilgili hani Kültür AŞ içerisindeki kapsam çok farklı hani hukuk biriminden de sorulabilir; hangi konular olduğuyla ilgili net bir bilgiye sahip değilim ama mal alımı falan hani net mi biliyor ama hizmet alımlarında şu an hakedişleri de yaptığım için 3G'den tabiyiz. Ama diğerlerini, diğer kısmını bilmiyorum.
Peki genel müdür olarak benim herhangi bir mal ve hizmette pazarlık yap usulüyle herhangi bir firmayla belli limitler içinde mal ve hizmet alma yetkim var mıdır?
Serdal Bey, sizin yetkinizi bilmiyorum. No yani genel müdürün yetki limitlerini bilmiyorum. Görev tanımınızdaki hani yetki ve sınırlarınızı bilmiyorum.
Peki bu yetki çerçevesinde benim bahsettiğiniz reklamlist, o başlangıçta yapmış olduğu ihaleye girmeden dahi 8 Mart Kadınlar Günü olan hizmeti genel müdür yetkisi olarak direkt alabilme yetkim olup olmadığını biliyor muydunuz?
Bilmiyorum. Yani bir genel müdürün böyle bir yetkisi var mı? Bilmediğimiz bir konu için... Başımızda olduğunuz altınızda zaten...
Ne zaman görevde olur? Yani ihale zamanı mı ihaleden sonra sözleşme imzalarken mi?
Görev tanımını bilmiyorum. Yani hangi aşamalarda ne iş yaptığını bilmiyorum. İhale ile ilgili herhangi bir işi yok. İhale öncesinde ihale aşamasında veya hani ihale hazırlık sürecinden...
Hangi kısmında görevli? Hayır ihale öncesi mi sonrası mı? İhale hazırlık aşamasında da görevli, ihale aşamasında da görevli, ihale aşamasından sonraki ihale sonrasında da görevli.
Ben genel müdür olarak bunu o dönemin genel müdürü olarak söyledim; sadece ihale sonrası sözleşme aşamasında bir avukat.
Serdal Bey çok biliyorsanız... Pardon bir saniye... İhale odasının içerisinde, ihale başkanı olarak yani hani çalıştığı avukat da olsa sadece onun unvanı yani avukatlık hizmeti orada...
Görev kısmı hani... Ben yetkilendirdiğim için... İhalelerde imzası var... Ben yetkilendirdiğim için sözleşme kısmında sadece imzası... İmzası... Sözleşmelerle ilgili yetkili olmuş olabilir ama ben ihalede...
Avukat bey sürekli itiraz ediyorsunuz da yani sizin müvekkiliniz de dönmüş arkasına her şeyi anlatıyor ben ne yapayım yani şimdi yani?
Bir soru soruluyor Başkanım anlatmıyor mu hani cevap vereyim vermeyeyim diye soracak ara bırakmıyor zaten yani hepsini cevaplıyor. Yani...
Ya anlıyorum tamam ben zaten araya girmeye çalışıyorum bu soru nereye bizi götürecek diye de sizin müvekkil devam ediyor cevap vermeye ben ne yapayım yani?
Evet, sorulara devam edelim. Üst geçit ihalesinden demin bahsetmiştiniz. Üst geçit ihalesini neye göre yaptık? Yani hangi kanuna göre yaptık? Bir bilginiz var mı?
ihale görevlisi değil, siz ihale görevlisi değilsiniz; ben neden üç tane firmanın ismini size söyleyeyim?
ihale görevlisidir; ben o gün ile birlikte o ihale odasında olduğum için... Şey ihale diyorum, sizin makamınızda olduğum için o esnada şahit olduğum bir husus. Yani ben size bunu... ihale görevlisi, ben adamı savunmak gibi bir derdim de yok ama ihale dosyalarının tamamında imzası var nasıl değil? Yani deminki ifadende ikimize de söylediğin... İkimize derken yan yanayız.
Sayın Başkanım, Sayın Başkanım; ben hiçbir zaman iki kişiyi çağırıp bunu bu şekilde demedim, onu demek için diyorum. İkincisi; üst geçit ihalesinde 2013 Kültür AŞ İhale Yönetmeliği'nde olmamasına rağmen ihale yapılmasını kim istedi?
Merhabalar Gökhan bey. Allah kurtarsın öncelikle. Çocuklarınızı inşallah görebiliyorsunuzdur.
Ben hiç göremiyorum. İnşallah, Allah kimseyi çocuklarıyla sınamasın. Öncelikle bir şey soracağım. Bu arada Kültür AŞ’de çalışıyorsunuz, değil mi? Beni hiç Kültür AŞ’de gördünüz mü?
Kültür AŞ’nin genel merkezinde görmedim. Organizasyon Müdürlüğü’nde gördüm.
İletişim Koordinatörlüğü’nde gördünüz?
Öyle bir şey yazmadığı için yani o meşrulaştırıldı herhalde. Tamam. Ben yanlış biliyorum. Kültür AŞ’de benim yetkin pozisyonum? Personel miyim yani?
Değilim?
Hakediş şefi olduğunuzu söylediniz. Firmalardan bu hakediş evraklarınızı nasıl teslim alıyorsunuz?
Genellikle firma yetkilileriyle ya da muhasebecileriyle evrakları WhatsApp’tan gönderiyoruz. Muhtelif birkaç standart evrak var. Daha sonrasında onlar kaşeli imzalı alt dökümanlarını getirecek nitelikte hepsini hazırlayıp zarf içerisinde getiriyorlar.
Elden getiriyorlar size?
Tabii ıslak imzalı olması gerekiyor ve Kültür AŞ Genel Müdürlüğü’ne getiriyorlar.
Genel Müdürlüğü’ne getiriyorlar. Ben hiç Kültür AŞ’ye gelmedim. Demek ki bu hakediş evrakları size getirmemiş oldum herhalde?
Hakediş evraklarını getirmediniz ama hakediş dökümanlarını size yolladım.
Yolladınız mı? Tamam peki. Teşekkür ederim. Onun haricinde ’yı tanıdığınızı söylemiştiniz.
İfade vardı onun için soracağım başkanım. Tanıdığınızı 2020 yılında ben her şeyi anlattım nasıl çalıştığım yani, ilgili sıkıntılarım var diye sordum, söyledim diye söylemiştiniz. Siz beni hangi tarihte tanıdınız?
Evet beni.
Ortaları gibi tanışmış olabiliriz.
2021 ortaları gibi tanışmış olabiliriz. Yani 2021 başı gibi olabilir. Birkaç ay ileri birkaç ay geri olabilir.
beni tanıyabilir mi sizce bu ifadelerinizin içinden?
Bilmiyorum. Yani bu mantıkta evet tanıyamaz. Kültür AŞ ile o süreç içerisinde iş yapmıyorsa tanıyamaz herhalde.
Tamam. Teşekkür ederim. Allah kurtarsın.
Başkanım, kusura bakmayın, çok kararsızdım ama iddianame geldiğinden beri aklıma takılan bir şey var da sormak istiyorum size. Ben Silivri’ye atıldıktan sonra savcılıktan bana bir bilgi gelmişti; "İşte Murat’ı, Emrah’ı, Barış’ı ver, 3 hafta sonra seni çıkartalım" diye. Size de böyle bir teklif geldi de hani "Barış taze bitti, Güldem'i vereyim" dediniz de etkin pişmanlıktan mı faydalanamadınız acaba?
Böyle bir şey söylenmiş olsa ben hala burada mı olurdum? Farkında mısınız?
Evet işte onun için hani...
Demek ki böyle bir şey söylenmemiş. Söylenmiş olsa herhalde salarlardı. Ben 13 aydır tutukluyum.
Ben faydalı olamamışım demek ki. İşte ben yaramamışım hiçbir işe. Neyse geçmiş olsun tekrar.
Öncelikle geçmiş olsun Sayın Köseoğlu. 'nın 06.05.2025 tarihli müfettiş makamında ifadesiyle sizinle gerçekleştirdiği WhatsApp yazışmalarından bahsetti ve bu yazışmaları dosyaya sundu. “BTG şirketine sahte fatura kesen şirket Tentek”tir dedi. Doğru mu?
Yani BTG şirketi Kültür A.Ş.'den bir dönem içerisinde ihale kazanan bir firma. Ama ona hangi firma tarafından ne fatura kesildiği konusunda bilgim yok.
Teşekkür ederiz. Çalıştığınız süre boyunca iş alan firmalar belirli kalem işlerini alt firmalara taşeron ederler mi
Ederler yani sonuçta kendi bünyelerinde her işi yerine getiremedikleri takdirde onlar da alt yüklenici taşeronla çalışıyorlar.
'nın vermiş olduğu ifadesinde, BTG firmasının naylon fatura kullandığını ve bununla naylon fatura kesen firmanın da Tentek olduğunu beyan etmiş. Bu beyana binaen soruyorum. BTG firması ile Tentek firmalarının ikisinin de oğluma ait olduğunu biliyor musunuz?
Oğlunuz mu? Yok. Sadece BTG firmasının amca çocuklarına ait olduğu dâhil ya Tentek'in amca çocuklarına ait olduğu ya da size ait olduğu. Ama kime ait olduğuyla ilgili bir bilgim yok.
Gökhan Bey, eylem 79’da müvekkil ile birlikte şüpheli olarak yer alıyorsunuz.
İfadenizde iş tanımınızı yaparken hakediş şefi olduğunuzu söylediniz. Bu tanımdan hakedişleri kontrol eden ve kabul eden bir makamda olduğunuzu anlıyorum.
Tamam. Bu kapsamda birkaç soru sormak istiyorum. Müvekkil ’i ve şirketi BTG’yi tanır mısın diye soracaktım ama müvekkilin sorduğu sorudan anladığım kadarıyla tanıyorsunuz. Şunu sorayım; ne zamandan beri tanırsınız? Anladığım kadarıyla Kültür AŞ’nin de en eski çalışanlarından birisiniz.
Peki. BTG’nin Kültür AŞ’nin açtığı alt ihaleleri alabilecek yeterliliğe sahip bir firma olup olmadığını bilir misiniz? Ticari tecrübesi ve teknik altyapısı yeterli midir?
Yani ihale süreçleri ile ilgili çok net olmamakla birlikte dediğim gibi biraz önce başka sorularda da aynı şeyi soruldu. Biz yönetmelik çerçevesinden belli iş yeterliliği olan kişiler sadece katılabilir, teklif sunabilir diyorlar ya. Yeterliliği olmasaydı davet etmezlerdi.
Peki. Hakediş şefi olarak BTG’nin aldığı ihaleye ilişkin hakedişlerinde bir usulsüzlük tespit ettiniz mi?
İfademde de belirttim hakediş işlemleriyle ilgili herhangi bir usulsüzlük...
Zaten avukat bey o soruya genel bir cevap var zaten.
Müvekkilin özelinde de netleştirmek istedim. Bunu defalarca söyledi evet. Peki. Eylem 79’da da şüpheli ve yakın mesai arkadaşınız. Zaten aynı eylemdisiniz okumuşsunuzdur. ’ın BTG’nin gizli ortağı olduğu söyleniyor. Sizin bu hususta bir bilginiz var mı? Ya da kendisinin bu şirkete yani ’ın BTG’ye bir ayrıcalık yaptığına veya lehine telkinde bulunduğuna şahit oldunuz mu?
Biz de kendi savunmalarımızı burada yapacağız fakat siz de burada bulmuşken söylediğiniz o birkaç ifadeyi bir netleştirmek istedik. Bu sebepten dolayı şimdi siz 2015 yılında işe başladığınızı söylediniz, doğru mudur?
Tamam. Sizinle daha önce hiç tanıştık mı?
Yani ilk kez aşağıda nezarethanede...
9 Mart'tan, yani 9 Mart mahkemesinin ilk gününde aşağıda nezarethanede yani birebir hala tanışıklığımız yok. Sadece görmüşlüğüm var.
Görüştük aşağıda tanıştık, geçmiş olsun dedim.
Ben de şimdi öğrendim olduğunuzu. Şimdi şöyle: "'la devamlı iletişim halindeydi" demişsiniz.
Bunu nasıl tespit ettiniz?
Yani sizin bir tespitiniz yok.
Hayır, 'nın kendisinin söylediği şeyi anlatıyorum şu anda. Yani o çünkü 90 sayfa 'la birebir telefon görüşmeniz vesaire olmadığı yani yan yana sizi görmedim... 'nın söylediği, o işlerle ilgilendiği için o işlerin kimler tarafından ne şekilde yürütüldüğü söylendiği için de adınızı söyledi.
Tamam, bana göre öyle gitmiyor da o sebeple soruyorum. Çünkü biz de cevap vereceğiz onlara. Anlattığınız şeye göre.
Yok, ben birebir sizi veya 'ı yan yana görmedim, öyle bir beyanım zaten yok.
İletişimimizin olduğunu sadece duydun.
Zaten ifademin içinde 'nın odasında kendisinden dinledim diyorum.
Bakın isterseniz buradan... "Reklam müdürlüğü tarafında devamlı Kaan Sümeryüz ile iletişim halindeydi. Ödeme yapmayan firmaların reklam alanlarının kaldırılması konusunda zabıta ile sürekli iletişim halindeydi."
"Bu yapıların işlemleri ben bizzat 'nın odasında kendisinden dinledim. Hatta zabıta ile yapmış olduğu konuşmalara da şahit oldum." Şimdi Gökhan Bey, tamam, yukarıdaki paragraflardan bunların hepsini aşağıya mı almalıyız?
"Gayriresmi ödeme aldı" diyor ya Kültür A.Ş., "gayriresmi gelirler elde etti" deniliyor ya.
"Gayriresmi ödemelerle ilgili de paraların nasıl alındığını da aşağıya biraz daha devam ederseniz 'nun anlattığını söylüyorum. Birebir söylediği.
O duymuş, siz de ondan duymuşsunuz. Öyle mi?
Bakın o duymuş değil, onun kimden ne şekilde öğrenmiş şimdi bilmiyorum. Ben ondan birebir duyduğumu söylüyorum. Yani onun anlattığını söylüyorum.
Tamam, yani şahit olduğunuz reklam müdürlüğüyle alakalı çünkü benim bu süreç içerisinde müdür olduğum dönemler de var. Bunların tamamı sizin duyumunuz. 'nın anlattığı şeylerin aktarımı.
Ama zaten beyanlarda da okuduğunuzda böyle zaten yani farklı bir beyan yok zaten.
Başkanım, öyle değil ama üst tarafta anlatıyor, paragraf değişiyor, farklı konuya geçiyor, sonra bir şey daha söylüyor, bir cümle daha söylüyor, "bunu 'nın odasında dinledim" diyor.
Sayın Başkanım, başka sorum yok.
Serdar Bey şey söyledi, “iddianamede böyle değil ama benim ifademi alırsanız yani tek ifademi orada şu anda anlattığım şekilde birebir. Farklı bir şey yok."
Tamam, duyumlarınıza göre cevap vereceksin.
Gökhan Bey geçmiş olsun. Az önce Kaan Bey ile yaşadığınız durumu bir tık açıklayacağız. Reklam Müdürlüğü'nde da ile iletişim halindeydi. Bu sizin 29 Ağustos tarihli "etkin pişmanlık" diye ifade edebileceğiniz ifadenizden alıntı. Şimdi bu "duyulan geçmiş zamanlı değil" fiil fark ederseniz; "halindeydi" diyorsunuz sonra devam ediyor. "Yapılan bu işlemleri ben bizzat 'dan duydum" diye açıkladınız az önce. Yani buna ilişkin herhangi bir görgünüz, bilginiz yok sadece duyumunuz var. Doğru mudur?
Tamam. Şimdi burada "devamlı iletişim halinde" diye yazılmış tutanağa. Siz birebir 'dan, "Kaan ve bir devamlı iletişimdedir" gibi mi duydunuz yoksa siz bildiklerinizi anlattınız...
Peki bu süreci aktarırken herhangi bir içerik bilmiyorsanız, yapılan işlemler, gizli yapı vesaire neden burada söylediniz bu beyanı?
Başkan da sordu, Savcı Bey de sordu. Diğer avukatlardan soranlar oldu, Serdal Bey de keza sordu. Oradaki yapılan muvazaalı sözleşmeler ve Genç Popülist firmasının kurulma sürecini anlattım. Onunla ilgili kısım.
İçerikleri anlatan onlar ve evraksal olarak gördüklerimden bahsediyorum. Yani içerik derken ne konuştuklarını tabii ki bilmiyorum ama 'nın söylediği "evet sürekli iletişim halindeydi" ve konu, o konu Reklam Müdürlüğü ile alakalı bir konu olduğunu söylediği için...
Siz Kaan Bey de bununla bağlantılı olabilir diye düşünerek...
Evet. Başka soru yoksa...
Yok hayır, tek tek ifade ediliyor da bunlar o yüzden devam ediyoruz,
Sıradaki sorunuz...
Eski dönemde ne olduğunuzu belirttiniz az önce ifadenizin başında;
Mevcut siyasi görüşten de farklı görüşteyimdir, “bunu da herkes bilir" dediniz. Şimdi ve 2019'dan sonra farklı bir yapı kuruluyor ve bunu yöneten kişiler, doğrudur mu sizin beyanınıza göre?
Peki siz mevcut siyasi yönetimden, siyasi iklimden farklı biriyseniz niye size bu gizli yapıyı anlatıyor?
Bu soruyu 'ya sorarsınız. Yani şimdi Serdal Bey de aynı soruyu sordu ya; "Ben sana bunu niye söylemiş olabilirim, bu evrakı niye vermiş olabilirim?" diyor ya... Ben de diyorum ki; bu sorunun cevabı sizde, siz niye anlattınız?
Avukat hanım, karşılıklı diyalog gibi olmasın. Muhatabına da sorarsınız aynı şeyi.
Tamam diyalog gibi değil ama 'yı bunu bekleyeceğiz, şimdi bizim ifademizde o olacak.
Ne yapabiliriz avukat hanım, başka çaremiz yok.
Sorduğunuz cevabın ondan duydum diyorum. Çağırın onu dinlerken sorarsınız "böyle bir şey söylediniz mi?" diye. Oradan teyit edersiniz. Pekâla devam edelim.
Son sorumu soruyorum. Şimdi siz "geçmişten itibaren bildiklerimi anlattım" dediniz ve bunu daha önceden de mülkiye müfettişine anlattığınızı söylediniz. Şimdi kolluk ifadeniz alınıyor, aradan 4 ay geçtikten sonra 29 Ağustos'ta ilk ek ifadenizi veriyorsunuz. Neden 4 ay boyunca vermediniz?
"Etkin pişmanlık" ifadesi veya bu kelime hani tırnak içinde birçok kişi tarafından hani farklı gözle bakılan bir şey. Ben vermiş olduğum dilekçelerle de ek ifade vermek için mantığımda hani anlattım ya biraz önce. Bu kadar süre beklememin nedeni hani biraz önce Güldem Hanım da aynı soruyu sordu. Yani size böyle bir şey söylendi de bunun karşılığı mı falan... Ben hala buradayım...
Bir sebebe dayanarak değil. O anki motivasyonum sadece şu: 2021'deki durumla aynı benim açımdan. 2021 yılındaki mülkiye müfettişine anlattığımdaki motivasyonum neyse yine aynıydı. Yani bildiklerimi aktarmak ve bu sürece katkı sağlamak.
İşte kollukta bulunmamanızın bir motivasyonu var mı? Orada da biliyordunuz ya, yani arada 4 ayda öğrenmediğiniz için en azından...
Hiç gözaltına alındınız mı bilmiyorum. Hani hiç olmak istemezsiniz emin olun... Hiç ummadığınız bir şeyle karşılaştığınızı bile anlamadan, 4 gün karanlık içerisinde, bazı yerlerden ışık geliyor sadece ve tuvaletin çaprazında duran bir adam... Yani yaşadığınız durum bir şeyleri söyleyip söylememe anlamında değil, yani o anki psikolojiniz... Yaşasaydınız anlardınız mantığında söylüyorum en azından.
Yok anladım zaten biz çok şey yapmıyoruz. Demeye çalıştığınızı anladım, teşekkür ederim
Nihat Sütlaş. Reklam İstanbul firmasının sahibi. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor; Başkanım 15 ay oldu. İnanın bu işlerden çok bunaldım. Net bir şekilde açıkça söylüyorum; hiçbir gizli ortağım yoktur. Sayın da size… Savunmamda da detaylı olarak söyleyeceğim. Şimdi soruma geçiyorum. Gökhan Bey, çalıştığınız dönemde Reklam İstanbul firmasının mevzuata veya kanuna uygun olmayan bir iş aldığını gördünüz mü?
İhale süreçlerine hakim olmadığımı söyledim. İhale süreçlerini bilmiyorum. Hakediş işlemleriyle ilgili biraz önce Murat Bey de aynı soruyu sordu. Herhangi bir hakediş evraklarıyla ilgili herhangi bir usulsüzlük görmedim. Zaten burada ifademde de belirttim.
Yani hakediş konusuyla ilgili...Hususi diğer konularda da bir duyumunuz, gördüğünüz, yanınızda konuşulan bir şey yok?
Yani herhangi bir duyumunuz, gördüğünüz, yanınızda konuşulan, telefonda...
Hayır. Sadece 'nın Bey’in söylediğini söyledim, şirket ortağınız olarak.
O dönemki ortağım olan size kendisinin bir reklam uzmanı olduğunu, Türkiye'nin önemli bir reklam firmasında çalıştığını, yani Google eşdeğerinde, firmada çalıştığını, altyapı olarak reklam uzmanlığı konusunda Türkiye'nin sayılı reklamcılarından biri olduğunu da söyledi mi?
Hayır. Bu tarz değil de teknik bilgilere haiz olan birisi olarak anlattı ama şu an anlattıklarınızla ilgili bir şey anlatmadı.
Tamam. Peki dediniz ki, işte “Bu usulsüzlükleri ben arkadaşım 'ya anlattım sohbette.”
Ve “Müfettişe de bütün usulsüzlükleri anlattım” dediniz. Bu konuyla ilgili Haydanlı'ya veya müfettişe bir şikayette bulundunuz mu?
Yani Uğurhan'ın anlattığı hususla ilgili. Çünkü çok ciddi bir şey söylüyorsunuz sonuçta.
Hayır, Uğurhan Bey'in anlattığıyla ilgili bir kısmından bahsetmedim. Sadece müfettişe...
Hayır dediniz ki, o dönemde Haydanlı'ya da bahsettiniz mi?
Şimdi bahsettiniz, şu ifadelerinizde anlattınız. Doğru mu?
Haydanlı'ya sohbet esnasında paylaşmış olabilirim ama şeye paylaşmadım, mülkiye müfettişine.
Gökhan Bey, tekrara düşecek biraz ama bir daha teyit etmek istiyorum. Bu ihale öncesi işlemlerle ilgili şirketlerin girişi, evrakların hazırlanışı; bunlarla alakalı bilgi ve görgüm yok dediniz, doğrudur değil mi?
İhale önceki işlemlerle, çünkü hakediş şefiyim dediniz.
İhale ile alakalı herhangi bir bilgi, görgü, ihale öncesi işlemlerle alakalı yok dediniz.
İhale birimiyle alakalı yok, sadece ifademin içerisinde belirttiğim Plan Organizasyon Müdürlüğü içerisindeki görgülerim var, onları anlattım.
Tamam, tamam. Bir ajandadan bahsetmiştiniz 'ın, onu bir daha bir anlatabilir misiniz? Bir ajandada bir evrak şeyi gördüm dediniz.
Tabii ki şöyle; zaten 'ın odası Metin Bey'in odasıyla yan yana. Metin Bey'in odasına sürekli girip çıkan kontrol teşkilatından birisiyim ve 'la da sürekli hakediş işlemleriyle ilgili görüştüğüm için odasında bulunduğum esnada masasının üzerinde bir sürü biriken ihale cetvelleri vardı. Yani firmalardan alınmış bir sürü teklif cetvelleri. O kalabalıkla birlikte ben de ajandasının üzerinde yazan bilgi notunu aktardım.
Hayır, aynı şeyi içerisinde söyledim hatta savcı beye de. O firma isimlerini tamamen aynı anda görmedim, farklı tarihlerde gördüm.
Ajanda nasıl bir ajandaydı? Masa takvimi şeklinde mi yoksa günlük müydü?
Defter biçiminde bir ajandaydı ama rengini falan diye sorarsanız o kadar hatırlamıyorum.
Yok onu sormayacağım. Peki, içerisinden nasıl gördünüz? Açıp baktınız mı?
Yok bu arada açık, masasının üzerinde duruyor. Bazı günlerde evet çevirmişliğim de var.
Bazı gün bilgisi var mıydı Güldem Hanım'ın çevirdiğinizden?
Kendi olduğu esnada, kendisinin olduğu esnada da yaptım bu arada.
Anladım. Gittiniz çevirdiniz elinizle, baktınız, gördünüz.
Öyle demiyorum. Bir kere yapmış olabilirim ama onun haricinde iki kere de şeyde, kendi masasında evraklarla birlikte gördüm.
Yazı size doğruydu değil mi? Güldem'e doğru olması lazım şeyin. Güldem'e doğru olması gerekiyor notun, arkadan şöyle baktığınız zaman görünebilecek büyüklükte mi?
Şöyle görünebilir nitelikte çünkü masalar yan. Yani siz gittiğinizde yanına kadar gitmiş oluyorsunuz.
Şirket isimleri üstünde ihale yazıp yıldız yazıyordu. Hatta bazılarında, belki son 2023 ya da 2024 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam, yanlarında sayı da yazanlar vardı.
İhale adeti olarak algıladım çünkü firma isminin yanında parantez içerisinde bir sayı yazıyor, benim yorumlamam buydu.
Müdahale etmeyin, müdahale etmeyin. Yorumladım diyor zaten.
Tamam, ifadenizde dediniz ki biraz önce, satın alma şefi değilim, satın alma müdürü değilim, ihale müdürü değilim, satın almada bir görevim yok, görevli değilim dediniz. İmzam yok, parafım yok, doğrudur değil mi? Bu nedenle de herhangi bir yetkim olamaz dediniz savunmanızda. Yani ihalelerle alakalı herhangi bir yetkim ve imza yetkim olmadığı için sorumluluğum olamaz dediniz savunmanızda. Hatta dediniz ki elleri olmayan birini silahla adam öldürmekle suçluyorlar dediniz.
Yani resmi görevi olmayan bir kişinin bu ihalelerde sorumlu olamayacağını mı söylüyorsunuz?
Yani herhangi bir imza yetkiniz olmadığı için de bir sorumluluğunuz olamaz?
İhale müdürü olduğunuzdan dolayı bu ihalelerde görev aldığınız suç isnatları var. Savunmam bunun temeli.
'ın bu zenginleşmesini, bu süreçte zenginleştiğini düşünüyor musunuz? Biliyor musunuz veya?
Temel bilgilere sahibim. Yani çünkü 2017 yılında hakediş şefi oldum. 2017 ve 2018 yılında... iki... üç yıl... dört saatlik kısa eğitimler aldım o kadar. Ama hani on yıl içerisinde de kısmen bilgilere sahibim kısmen hani...
Bir yönerge olduğunu biliyorum evet. Ama içerik olarak... yok. Yani hangi usullerde hangi şey... detaylarına hepsine haiz değilim.
Yani ihale yönetmeliği o kısımlar mevzuatın tamamına tabii ki de değilim, kısmen bilgilere sahibim sadece.
Peki Reklamİst ile ilgili bir konuşmayı seninle neden yapmış olabilirim ihale konusunda?
Şöyle, dikkat ederseniz ifademde sadece o konuyla benimle konuşmadınız. Birçok konuyla konuştuk.
Hayır ama bence direktif vermiş gibi konuştun, öyle söylüyorsun. "Bana bir direktif vermişsin gibi, bunu böyle yap" demişsin gibi.
Ya şöyle, bu firmadan bahsettiniz, hatta ifademin içerisine bakarsanız birçok farklı konuyla ilgili benimle konuşmuştunuz. Bunun sebebi de, tabii ki de hani niye bana sorduğunuzu sorsak aslında sizin tarafınızdan cevaplanması gereken bir şey ama ben kendi açımdan şöyle görüyorum; Ben kurum hafızasına haiz ve iç işleyişi bilen bir personelim ve 2019 öncesi de kalan bir kişi olduğum için sizin bana sormuş olduğunuz ve anlattığınız şeyler genellikle bununla ilgili oluyor. Mesela bir iki örnek ifademin içerisinde sizin bana anlattıklarınızla ilgili sadece o konu yok, birkaç konu daha var. Hani bunu niye anlattığınızın yanı sıra diğer iki üç konuyu da niye anlattınız?
Şu şekilde sormuş olabilirdiniz: "2019 öncesi nasıl yapıyordunuz bunu?" ya da "Şirkette nasıl işliyordu bu işler?" diye sormuş olabilir misiniz?
Şöyle, Reklam İstanbul'la alakalı hayır. Ama onun haricindeki diğer konularla alakalı hakedişlerle falan tabii ki de sormuşluğunuz var, hepsine de cevap vermiştim zaten.
Peki hakediş yaparken herhangi bir hakediş konusunda benden herhangi bir direktif aldın mı, legal veya illegal?
Direkt sizden almış olduğum bir direktif şu anlamda yok. Hakediş zaten ilgili birim tarafından yapılan ve onaylanan, ben sadece imza süreçlerini tamamlayan ve son imza olan da genel müdür sıfatıyla ihale ve harcama yetkilisi siz olduğunuz için son olarak size imzaya getiriyorum o kadar.
Peki bu hakedişleri yaparken herhangi bir usulsüzlüğe rastladın mı?
İfadem içerisinde de belirttim; hakediş süreçleriyle alakalı herhangi bir usulsüzlük veya hukuksuzluk tespitim yoktur diye zaten ifademde...
Hayır çünkü herhangi bir usulsüzlük bu anlamda olmuş olsaydı evet uyarırdım ama ilgili birimle iletişime geçerdim.
Peki bu ödemeye, savcı bey de size sordu reklam alanları... Reklamİst konusunda hakediş konusunda herhangi bir usulsüzlük...
Ondan... o konular hakedişe tabi konu şöyle; sözleşmeler iki aşamaydı ya. İlki konsept belirleme geliştirme, zaten o hakedişe tabi bir konu değil. Ama ondan sonraki kısımda... Genç Popülist firmasına aktarılan parayla ilgili kısımla ilgili tabii ki de uyarılarda bulundunuz.
Peki bununla ilgili uyarıda bulundunuz mu? Bize hani doğrudan herhangi bir direktif...
Nasıl, ne şeklinde? Burada neden imzaladınız, usulsüzlük oldu ama...
Benim hiçbir evrakta imzam yok ve ben bu evrakların, yani usulsüzlükle alakalı kısımları ilk aylarda tespit etme şansım yoktu çünkü sunulan evraklar, hakediş dokümanlarında sunulan evraklar ilgili birim tarafından yapılıyor. tarafından getiriliyor. Ama aylar ilerledikçe hakediş dokümanının altında bulunması gereken fotoğraflar eksik, tutanaklar eksik olduğu için bunlarda da bu evrakların olması gerektiğiyle alakalı dirençim olduğu için ben...
Tabii ki de 'ya bunu ilettim. Fotoğrafların kendisinde olduğunu, hazırladığını, sunacağını falan zamana yaydı ve hatırlarsanız belli bir pandemi dönemi de vardı ufaktan.
Tamam o sonlarına doğruydu. O kısımda tabii ki de "Besim'de evraklar bende, vereceğim, bir düzenleme yapıyorum" falan dedi. Aradan aylar geçtikten sonra ben son demlerinde artık anladım ki evet, bu iş gerçekten yapılmamış iş ve 'dan da o muvazaalı sözleşmeleri net bir şekilde öğrendiğim için aynı şekilde o sözleşmelerin de devamı niteliğinde olan Genç Popülist'e verilen yani verilmediğini diyeyim Genç Popülist'e aktarım noktası kısmını da net bir şekilde kafamda tamamıyla oturmuş oldu.
Bu işler yapılırken Genç Popülist hakediş için bir, ilk etapta bir başvuruda bulundu mu, "bu işleri yaptım" diye?
O ilgili birime sunar. Yani ilgili birime "bu işleri yaptım" der. Onlar da kontrollerini yapar ve yapılıp yapılmadığıyla alakalı alt dokümanları ister ve onlar da işte ilgili birim tarafından hakediş birimine sunulur.
Gökhan Bey geçmiş olsun. Birkaç tane sorum var, hani tekrara düşmemeye çalışacağım ama en azından siz de uzun dönemdir Kültür A.Ş.'de çalıştığınız için bilginiz dahilindedir diye düşünüyorum. Biraz daha kıyaslı bir soru olacak soracağım sorular. Şimdi burada biliyorsunuz Kültür A.Ş. ana ihaleyi aldıktan sonra İBB'den sonra ihaleleri alt yüklenicilere 3G istisna kapsamında gönderiyor. Şimdi bu alt yükleniciler hem önceki dönem yani CHP öncesindeki dönem ile ve CHP ile arasındaki kıyasla beraber cevaplarsanız aslında daha açıklayıcı olur. Bu ihaleye davet edilecek firmalar nasıl belirleniyordu? Yani bir firma havuzundan bahsetmişsiniz ifadenizde. Hatta biraz daha açayım, hani peş peşe olmasın diye söylüyorum.
Kültür A.Ş.'nin genel ihalelerle ilgili ihale bölümünün genel bir firma havuzu var. O.
Bu firma havuzu nasıl oluşturuluyordu? Mesela ifadenizde şunu demiştiniz yanlış hatırlamıyorsam Eylül ya da Ağustos tarihli ifadenizde; da birkaç tane firma söylemişti, işte bunlar da ihaleye katılmak istiyor, ben de bu firmaların isimlerini ilgili birimlere gönderdim ve firma havuzuna girdi bu firmalar eklendi demiştiniz. Yani sadece bu tarafından yapılan bir şey mi veyahut da 'a bu firmalar nasıl ulaştı? Başka şekilde de firmaların isimleri geliyor mu buna dair bir bilginiz var mıdır?
Şöyle, sadece kısa bir bilgi hani bunu paylaşayım, yani çok net bilmiyorum ama ihale birimine hem Kültür A.Ş.'nin mevcut ihale havuzu yani ihale havuzu demeyeyim de firma havuzu içerisinde birçok firma zaten mevcuttu. Bunun haricinde dışarıdan başka nasıl derler başka birimlerden, birim demeyeyim yanlış olur da hani Plan Organizasyon Müdürlüğü gibi oradan da gelebilir, firmaların kendileri direkt şeye de başvurabilir, İhale Müdürlüğü'ne de başvurabilir gibi veya atıyorum sahada görmüşlerdir hani biz de ihalelere katılmak istiyoruz demiş de olabilirler. Onlar bir şekilde ulaşır ve ihale birimine gider efendim.
Anladım. Yani burada 'ın doğrudan bir müdahalesi var mı, şu ihaleye şu firma girecek tarzı bir belirleme veyahut da böyle bir talimatına şahit oldunuz mu?
Böyle bir yetkisi var mı direkt ihaleye girecek firmayı "bu ihale şu firmaya gidecek, bunda kalacak" tarzı bir yetkisi var mı? Hani aynı birimde çalıştığınız için soruyorum hani denk geldiniz mi gelmediniz mi diye. Peki burada iddianame kapsamında aslında yöneltilen suçlamalardan biri de hani kamu zararına sebep olmak ya, kamu zararına dolandırıcılıktan siz de burada aslında yargılanıyorsunuz. Burada alt yüklenici bedelleri ne şekilde belirleniyor? Yani daha öncesinde bir... Ya şöyle açayım isterseniz; veyahut da başka direkt müdürleriniz nezdinde veyahut da özelinde sorayım ben size bunu. Direkt işte "şu ihale 23 Nisan kapsamında yapılacak bir etkinlik, tişört yapma, işte balon ayarlama tarzı işlemler konusunda bu birim fiyattan çıkması gerekiyor" diye bir bildirimi oluyor mu? Yoksa siz bunların hepsini genel bir çevre araştırmasından mı yapıyorsunuz önceki seneler mi baz alınarak yapılıyor, buna dair bir bilginiz var mı?
Yok, şöyle yok; İhale Müdürlüğü'nün yönetmiş olduğu bir süreçten bahsettiniz şu anki. İhale Müdürlüğü ihalenin şeklini ve tipini belirler. Hani ne şekilde yaklaşık maliyet oluştururlar, nasıl teklif alıyorlar bununla ilgili bilgi sahibi değilim.
Yani şöyle toparlayalım o zaman; sizin yine biraz da amiriniz konumunda olduğu için direkt kendisinin bir fiyat belirleme yetkisi yoktur veyahut da böyle bir şeye şahit olmadınız diyerek cevap alabilir miyim yoksa başka bir bilgi mi var?
Şöyle, söylediğiniz şu kısmı düzelteyim; benim amirim değil, olamaz da. Sebebi şu; Kültür A.Ş.'de yaklaşık 15 taneye yakın müdürlük var. onlardan bir tanesinin müdürü. Ben o 15 müdürlüğün diğer müdürlüğünün altında şef kadrosundayım. Yaklaşık 35-40 tane şef var. Yani hiyerarşik olarak zaten 'la herhangi bir şekilde şeyimiz yok, bir bağımız yok.
Tamam, bunu yanıtladığınız iyi oldu çünkü bazıların ifadelerinde geçiyor soracağım sorulardan biri de buydu aslında.
Tamamdır. Şimdi yine ihalelerle ilgili bir kısım iddialar yine mevcut. Şöyle ki; burada bölümlemelerden bahsediliyor. Yani bu bölümlemeler neye göre yapılıyor ve önceki dönemdeki yani CHP öncesinde de bu şekilde bölümlemeler var mıydı? Bunlara dair aslında bölümleme yapmanın ana ihaleye çıktıktan sonra alt ihale verileceği zaman bu işleri dağıtmanın, kalemleri işte kalemlere ayırmanın, bölümlemeler yapmanın hukuka aykırı bir yönü var mıdır?
Hukuka aykırı olduğu konusunda bilgi sahibi olamam ama sadece bildiğim kadarıyla söylüyorum, ki buna da hani tam net bilmiyorum ama işin muhteviyatına ve işin niteliğine göre bölümlemeler yapılır.
Tabii, hani 2019 öncesinde de tabii ki de bu tarz bölümlemeler tabii ki de vardı ki hani önüme gelen hakedişlerden biliyorum. Aynı şekilde 2019 sonrasında da aynı şekilde iş bölümlemeleri var. Dediğim gibi.
Şimdi ben de ile olan mesajlaşmalarınızla ilgili bir kaç soru soracağım. Az önce ifadenizde 'nın şirketi kaç ihaleye almıştır, kaç ihaleye katılmıştır bilmiyorum dediniz.
Mesajlara baktığımızda sürekli ihaleyle alakalı ihale şartnamesi paylaşmışsınız Serdar ile.
İhale şartnamesi değil, örnek ihale şartnameleri istediğinde paylaştım. O hani Google'dan o hani bilmez o tarz şeyleri. Tarihsel olarak şey var, o yüzden söylüyorum orayı. Üst geçit ihalesini de paylaşmışsınız. Üst geçit ihalesi henüz yapılmadan tarihsel olarak da Haziran'da paylaşmışsınız, ama Ağustos'ta yapılan bir ihale. Yapılmış bir ihalenin evrakı değil.
Tamam. O İBB'nin normal açık kaynaklara düştüğü şey sistemindeki ihale taslağı.
Tamam. Hatta emlak yönetiminin bir ihalesinin şartnamesini de gidip alıp aldım deyip paylaşmışsınız.
Yok, anladım. Şöyle, o bildiğiniz hani İBB'nin normal ihale sistemi içerisinde gördüğümüz bir şey, dokümanı paylaştım ve daha ihaleler yapılmadan önce. Bunu herkes görebiliyor bu arada.
Müdahil olmayalım bu şekilde.
Zaten 'nın açık kaynaklardan erişebileceği şeyleri sizden istedi ve siz paylaştınız mı?
Bazen de hani örnek taslak sözleşme bile istemişliği var yani hani.
Neden paylaştınız? İhaleyle ilgili, ihaleyi kimin kazanacağına dair de bir bilginiz muhtemelen tekliflerden dolayı böyle bir bilgi paylaşmışsınız. 4 tane ihale, 4 tane alımla ilgili. İsterseniz net şeyi de söyleyebilirim size, şirket isimlerini de söyleyebilirim de. Niye paylaştınız aslında ben onu merak ediyorum.
4 farklı işle ilgili mesaj atmışsınız. Size hemen söyleyeyim şirket ismini mesajlardan bakıp. Hatırlamıyorsunuz sanırım?
Avukat Bey devam edin
Söylediğim şeyleri niye paylaştığınızı soruyorum. Bu ihale şartnamelerini, ilanlarını niye ile paylaştınız? Soru bu.
Hani diyorum ki size, bunu hani benim açık kaynaklarda gördüğüm örnek taslak sözleşmeler de istemişliği var benden. Tamam, ben de onu ona yönlendirdim. Hani ihtiyacı vardır ve istemiştir.
Tamam, ile az önce yine şey dediniz, resmi veya özel herhangi bir belge paylaşmadım demiştiniz ifadenizde. Yine mesajlar elimizde. Mesajlardan görüldüğü kadarıyla soruyorum, başka şirketlerin işlerini araştırmanızı istemiş sizden, alış faturaları istemiş, bir sürü alış faturası yollamışsınız. Bunu da sanıyorum yine kendi veri tabanınızdan alıp yolladınız diye tahmin ediyorum, bilmiyorum ya da başka.
Yok, veri tabanından alınmış bir belge değil. Sadece biraz önce savcı beyin de sorduğu bu Genç Ofis firması var ya, hani yapılmayan işler diye adlandırdığımız kısım var ya, onların altında sunulan alt faturaları bunlar.
Yani bu şey değil, resmi olarak sunulmaması gereken bir evrak değil. Tamamıyla bilgiyi istediği bir evrak. Orada da paylaştım bunları.
Sizin veri tabanınızda bulunan evraklar bunlar değil mi? Yanlış bir şey mi söylüyorum?
Veri tabanında olan bir evrak değil o, onu anlatmaya çalışıyorum.
Sadece klasörlerde tuttuğumuz ama, tabii tabii Kültür A.Ş.'de klasörlerde.
Kültür A.Ş.'de bulunan faturaları, bazı şirketlerin faturalarını,
Ben soruyu sorsam şu an burada, soruyu sorsam daha iyi olacak, daha net yanıt verirsiniz.
Yani paylaşmışsınız, fatura paylaşmışsınız. Bu faturalar da Kültür A.Ş.'de bulunuyor, değil mi? Bunları neden paylaştınız? Bir sürü firma ismi vermişsiniz ve demişsiniz ki mesajda, bunu sormak istiyorum, yalnız bunu bu şekilde paylaşma abi, neden dersen o firmaların başka alış faturaları da vardır, yani aslında bir kırpma da var burada yolladığınız faturalarda. Onları yazmayıp bunları sadece veriyor olmaz, sıkıntı anlaşılabilir. Nereye verecekti bunları? Niye paylaştınız? Sorum bu.
Tamam şöyle, istedi demeyeyim de, ben o yapılmayan işlerle ilgili olan bilgiyi paylaştığımda, o alt yani yapılmayan işlerin kesilen faturanın alt faturası, yani taşeronlarının o alt yüklenicilere kestiği fatura. Tamam sorduğunuz faturalar o. Orada bunların naylon fatura olduğunu, çünkü yapılmayan bir işin firma tarafından kesilen faturanın da bir alt faturası, yani yapıldı diye söyleniyorsa bu naylon faturadır. Ben de o bilgileri paylaştım ve bazı firmaların tanıyıp tanımadığını da sordum. Hani piyasadan bilip bilmediğini, naylon olup olmadığını anlamaya çalışıyorum çünkü.
Hissettiniz böyle söylediniz. Öyle mi? Tamam. Yine bir mesajınızda üst geçitler, raketler, Megalight işi var. Serdal çok önemsiyor ve gizli yürütüyor işi. Rakamsal hacmi çok yüksek, konuşmamız lazım bence, bu konu işine yarar mı demişsiniz. Hatta ilerleyen günlerdeki mesajlarda da BVA isimli şirketin yakın tarihli kurulmasına da atıf yapmışsınız.
İlk sorum, neden bu ihalelerle ilgili ile konuşmanız lazımdı? Ne konuda işine yarayabilirdi?
'ın anlattıklarında bu ihalelerin ihale öncesinde bazı görüşmelerin olduğu ve sıkıntılar olduğu. Yani aslında ön görüşmelerin olduğu, yani daha ihale yapılmadan kesinleştiği. Ben de Selman Nerman'dan öğrendiklerimle alakalı bir bilgi paylaşımında bulundum. Bu.
Peki tamam, anladım. Yine mesajda işler gizli yürütülüyor demişsiniz.
Doğru. Çünkü şu an bura... Ama ihale müdürünün dahi müdahilliği olmadığı ihaleler...
Hayır, ihale müdürünün bilmediği değil, ihale müdürlüğünün dahil olmadığı...
Bilinmediği... Evet tamam. Bir ihaleyle ilgili Selman Bey'in Selman Harman odasına çağırdı, odada da hiç alakamız yokken sizin de bulunduğunuz sırada firma ismini verdiğini iddia ettiniz. Yani gizli mi yürütülüyordu yoksa bu kadar açık mıydı? Bunlardan hangisi doğru?
Yani gizli yürütülmek şöyle, benimle ilgili de dikkat ederseniz ifademin bütünü içerisinde birçok konuyu paylaştı.
Bu da benim yanımda paylaşılıp paylaşılmaması gizlilik ya da gizli olmaması anlamına gelmiyor.
Departman içerisinde o evrakların hiçbir tanesi Kültür A.Ş. ihale işleri şefliğinin içerisinde diğer personellerin gördüğü, ilgilendiği veya ilgilenebileceği konuların dışında tutuluyor. Onu anlatmaya çalışıyorum.
Hakediş şefine paylaşılır demedim. Bakın, ben orada bulunduğum esnada paylaşılmasının bir gizlilik olup olmamasının anlam ifade etmediğini belirttim. Haketmiş şefine paylaşır paylaşmaz demedim. Tabii sizin de olduğunuz bir ortamda paylaşmış yani bunu şey yapmaya gerek yok. Evet.
Mesajlarda genel olarak şunu da söylüyorsunuz; birçok ihale için, 2019 yılından yapılan, 2019 yılı sonrası yapılan tüm ihaleler için ihalelerde usulsüzlük var diyorsunuz. Şimdi az önce dediniz ki; 'Ben ihale mevzuatına hâkim değilim'.
İhale mevzuatına hâkimiyetinizle ilgili kısımları zaten vermiş olduğum ifadede belirttim.
'Usulsüzlük var' diye sormayacağım; siz niye ben soruyu sormadan niye gerilmeyin, şu an soru soruyorum sadece.
Kesmezse devam edeceğim, Burada dediniz ki; 'Ben ihale mevzuatına hâkim değilim. İhale işlerini bilmem. Kime ne yapıldı, neye ne yapıldı bilmem'. Bir usulsüzlük olduğunu nasıl anlayabildiniz?"
Şöyle; o söylediğim ihaleler neler olduğunu ifademde belirttim. Usulsüzlüklerle ilgili usulsüzlük olduğunu iddia ettiğim -kelime o ise yani- usulsüzlük olduğunu iddia ettiğim ihaleler benim alanımla ilgili yani... benim alanım demeyeyim de birebir şahit olduğum değil. İhale işlerinde ihale personeli olan 'la birebir gittiği bir süreçte ve 10 yıldır tanıdığım bir kişiden bahsediyoruz ve onun anlatımları ve bilgileri doğrultusunda ben bunu belirttim.
Tamam... Üst geçit ihalesiyle ilgili üç firmanın ismini verdiniz, iki tanesinin ismini paylaştınız. Kaç firmanın katıldığını biliyor musunuz bu ihaleye?"
"Bu isimler niye verildi? Davet edilsin diye mi verildi, havuza mı eklensin diye verildi? İhale tarzı o yöne mi verildi?"
"Tamam... Bir sorum daha var; etkin pişmanlık nedir biliyor musunuz? Bu size savcılıkta ifade verirken anlatıldı mı? Hukuki olarak ne anlam ifade ettiğini biliyor musunuz?"
"Hukuki olarak %100 ne anlama geldiğini bilmiyorum. Kısmen anlatıldı, evet. Buradan da zaten birçok hani benden önce ifade verenlerden de birçok avukat tarafından dile getirildiği için oradan da öğrendiğim kadarıyla da; evet, bir işin içerisinde varlığımın olması anlamı ve ondan pişmanlığımın olmasıyla alakalı kısımlardan bahsediliyor. Benim aslında şeye baktığınızda savcılığa göndermiş olduğum dilekçelerde şu yazıyor: 'Ben ek ifade vermek istiyorum'. Ve ek ifadeler verdim. Sonunda da 'Evet hani bunu etkin pişmanlık kapsamında değerlendirelim mi?' diye soruldu, öncesinde de zaten söylenmişti ama hani sonunda da öyle bir soru kısmı gibi bir şey vardı. Evet, istişare ettim avukatımla ve avukatımla... 'Bunun adı etkin pişmanlıksa etkin pişmanlık olsun' dedim. Ama ne olduğunu bende bir anlamı yok, benim için ek ifade."
Son bir sorum daha var; az önce yine ifade ettiniz; ''ın tüm ihalelerde imzası var' dediniz.
Her ihalede imzası var demedim. O ihalelerde süreci yöneten, imzası var. Üst geçit ihalesinde imzası olanlar da var ama Serdal Bey'in sormuş olduğu soruydu; ihale personeli değil ihalelerde bulunmuyor hiçbir şeyi yoktur dediği noktaya cevap verdim."
Şu an da evrak da sunabilir misiniz? Hangi ihalede imzası var? Ben baktım bulamadım, o yüzden soruyorum; celbedilmesini isteyeceğim, sizinle alakalı değil."
"Yok, ihalenin ismini söylemeniz yeterli, Bakıp söyleyebilirsiniz."
"Ya şöyle, direkt dosyayı ilgilendiriyor ve... bir bilginiz dahilindeyse evrak şu an teslim..."
"Yok, 'Her ihalede imzası var' diye bilgisi dahilinde söyledi. Bizi de ilgilendiriyor bu kısım çünkü hiçbir ihalede imzası yok. Sadece bir imzayı merak ediyorum, varsa celbedilsin denildi.
Bakın; İhale ve Sözleşmeler Şefi... İhale ve Sözleşmeler Şefi. İhale Müdürünün imzaladığı her evrakın altında kendi imzası vardır, onun altında da... onun altında da şef sadece bu işi tek başına yapamayacağı için orada işleyişten bahsediyorum, altında da ihale bir personeli veya uzmanının olması gerekiyor. da o biraz önceki anlattığım üst geçit ihaleleri artı sanırım sizin müvekkilinizin de olduğu ihalelerle ilgili süreçlerin tamamını yürüten kişi.
İmzası var ya da yok o zaman şöyle cevap vereyim: 'Ben imzasının olduğunu biliyorum'. Evrakları Kültür AŞ'den temin ederseniz imzasının olup olmadığını da görürsünüz."
"Tamam, yok; ben 'varsa' olsun... İhalesini biliyorsanız cevap veririm dediniz."
"Ben olduğunu biliyorum ama Kültür AŞ'den resmi evrakları temin ederseniz orada..."
"Bir celp talebiniz varsa talepte bulunun
İhalesini bilmediğim için talepte bulunamıyorum, ihalesini gelseydi talepte bulunacaktım. Sorularım bu kadar, teşekkürler.
, BVA şirketi. Gökhan merhaba. Başkanım, düşünüp düşünüp değil sonradan çıkan soruların üzerinde biz de soru sormak istiyoruz. Gökhan'cığım, bu Serdar “Hayyamlı” olan arkadaşa, bu Kültür A.Ş.'den verdiğin bütün bilgiler, veriler, veri sızıntısı olmaz mı?
Eğer ki resmi bir evrakla paylaşmış olsaydım, evet; veri sızıntısı.
Tamam. Alt faturalardan bahsettim. Bunlar resmi bir doküman değil. Sadece…
Fark etmez ki. Kültür A.Ş.'nin evrağında olan bir şey, dışarıda bir şirkete veriyorsun sonuçta. Benim şirketime herhangi bir evrak gönderdin mi sen? Benim şirketime herhangi bir evrak gönderdin mi? Peki neden ’ya gönderiyorsun?
Bu sorunun bir şeyi yok…
Sanığın beyanları kayda geçti. Bu yönde bir şikayetiniz varsa...
Başkanım ama ben başka bir soru sormak istiyorum. 'yla, bu gönderdiğin şeylerle ilgili para trafiğinde bulundunuz mu birbirinizle?
Gökhan Bey geçmiş olsun. müdafii Avukat Çağan Yazıcı. Şimdi savunmanızda Dijital Deneyim Müzesi eylemi hakkında savunma yaparken, burada hakediş ödemeleriyle alakalı bir işlem olmadığı için bu ihaleye dair hiçbir bilgim ve görgüm yoktur dediniz. Hakediş ödemesi yapılmayan tüm ihaleler konusunda da aynı şey geçerli midir?
Hakediş ödemesi yapılmayan ihaleler yönünden bu bilgi, hepsi için geçerli midir? Yani göreviniz, yetkiniz, bir sorumluluğunuz yok mudur?
Görevim ve yetkimin sınırları dâhilindeki bilgi değil. Sorduğunuz soruysa görevimin ve yetkimin olduğu bilgiler dâhilinde öğrendiğim bir şey değil ama onun haricinde görevi olan kişilerden öğrendiklerim ve bildiklerim.
Sizin kendi görgünüz değil, doğru mu anlıyorum? Tamam. Peki, gelir getirici ihaleler konusunda sizin bir göreviniz, bilginiz, sorumluluğunuz, yetkiniz var mıdır? BVA Reklam Danışmanlık Şirketi'nin üst geçit ihalesi gelir getirici ihale midir? Kültür A.Ş.'nin hakediş ödemesi yaptığı bir ihale midir?
Değildir. Dolayısıyla bu konuda da bir göreviniz, yetkiniz, sorumluluğunuz yoktur, doğru mu anlıyorum?
Peki hakediş şefliği dışında vekâleten yaptığınız bazı görevlerden bahsettiniz geçici süreyle. Bunların arasında saydıklarınızın dışında alt yüklenicileri ihaleye davet etmek gibi bir göreviniz oldu mu hiç?
Alt yüklenicileri ihalelere davet etmek gibi bir göreviniz oldu mu?
Peki 'ın sizi savcılık ifadesinde odasına çağırdığını beyan etmişsiniz.
'ın, savcılık ifadenizde 'ın sizi odasına çağırarak üst geçit ihalesini bu şirketler hak edecek diye bir bilgi verdiğini söylediniz.
'la beni aynı anda çağırdı, ben başka konuyla alakalı, hakediş işlemleri ve süreciyle alakalı gittim. O esnada 'ın yanındayım ve üç kişiyiz orada.
Peki da siz de eğer yüklenicileri ihaleye davet etmekle görevli kimseler değilseniz bu şirket isimlerini size niçin verdi?
ihaleye katılması gerekenleri belirleyen kişi değildir ama ihale süreçlerini yöneten, ihaleyi bizzat yapan kişidir. Ona vermesi çok normal.
Anormal bir durum yok yani, 'ın bu şirketlerin isimlerini 'a bildirmesinde bir anormal durum yok mu diyorsunuz?
Peki, şu konuyu da netleştirmek istiyorum. sizi, bu üç şirketin ismini size bildirmek için davet etmedi, doğru mu anladım?
Avukat Bey aynı soruyu tekrar tekrar soruyorsunuz. Zaten aynı konuya üç kere cevap verdi.
Hayır ben 'ın bu odaya davet edilmesindeki gerekçeyi doğru anlamadım o zaman.
Az önceki söylediğiniz cümleyi teyit etmek açısından açıkçası söyledim. Yani sanki biraz önce bir şey soruldu, ona cevapladım siz peşine...
Hayır ben savcılık ifadenizde "Bizi davet etti" dediniz, duruşmadaki ifadenizde "Ben başka bir iş için 'ın odasına gittim" dediniz, bunu teyit etmeye çalışıyorum.
Anladım, 'ı ne için çağırdığı konusunda anlattınız. Mütabıkız, tamam teşekkür ederim.
Selamünaleyküm. Gökhan Bey bir şey soracaktım sana. Bu konsept sözleşmesiyle ilgili ile görüştüm yani duyduğum gibi bir şeyler söylemiştin. Ben tam ifadeyi okumadım. Şeyin vermiş olduğu ifadeleri çok okumadım da. Onunla ilgili tam olarak bildiklerin neler? Bu Kültür AŞ ve açıkhava firmalarıyla ilgili yapılan konsept sözleşmesiyle ilgili tam...
Sorun değil. Konsept ile yani reklam mecrası firmalarıyla konsept belirleme, geliştirme adı altında sözleşmeler düzenlenmiş. Bu sözleşmeler muvazaalı sözleşmeler. Karşılığında herhangi bir hizmetin verilmediği sözleşmeler. Bunu beyan ettim.
Peki, şimdi kaç tane firmayla yapıldığıyla ilgili bilgin var mıydı? Yani ile sohbet esnasında bilmiyorum. Peki şu şekilde bir şey ifade etti mi size? Bütün yapılan firmalar yani tüm bu sözleşmelerin hepsinin muvazaalı diye bir şey söyledi mi size yoksa bazı firmalarla mı muvazaalı sözleşme yapıldığını söyledi?
Peki Sev Açık Hava firmasını hiç duydunuz mu daha önce? Kültür AŞ'de 2017 yılından beri çalışıyorsunuz.
Yok Sev Açık Hava firmasını duymadım. Hak ediş falan işlemleri olmadığı için...
Peki herhangi bir hani bu ihalelerle ilgili arkadaşlarınızın ofisine gidiyorsunuz veya oturuyorsunuz veya işte çay kahve içiyorsunuz, sohbet ediyorsunuz ya... Oralarda Sev Açık Hava ile ilgili hiçbir zaman böyle bir muhabbet oldu mu?
Şimdi başkanım, bu soruyu sormamdaki özellikle sebeplerden bir tanesi bu konsept sözleşmesi 30 küsur firmayla yapılmış. Şimdi tabii 30 küsur firma içerisinde 10 firmaya suçlama var. Şimdi tabii bu sözleşmelerin hepsi imzalandığı için özellikle o soruyu sordum. Tabii kendi savunmamızda dile getireceğim ama özellikle ben de ilk defa duymak istedim. Çünkü ben de hani soruya ne cevap vereceğini de bilmiyordum açıkçası.
Tamam savunmanızda da dinleriz.
Tamam, hani özellikle belirtirseniz o zaman.
Gökhan Bey, geçmiş olsun. Dokuz yıl Kültür AŞ'de çalıştığınızı söylediniz değil mi? Doğru. Ve iç işleyişi bilen bir personel olduğunuzu da söylediniz; bu da önemliydi. Biraz teşkilatla ilgili bir soru soracağım. Yani her türlü birim var, birimin altında çalışanlar var; değil mi, doğru anlıyorum? Yani kimse tek başına bir karar vermiyor; belirli prosedürler...
Düzen var, en sonunda da ya genel müdür yardımcılarına ya da müdüre gidiyor genel müdüre ve konusuna göre de yönetim kuruluna kadar gidebiliyor, değil mi? Yani böyledir değil mi iç işleyiş... Hayır 'biliyorum' dediniz diye... Tamam. 'i tanıyor musunuz? Ne iş yapıyor Kültür AŞ'de?
, genel müdür yardımcısı. Kültür AŞ'nin üç tane genel müdür yardımcısı var; üçü de tutuklu... Üç tane genel müdür yardımcısından bir tanesi.
Peki, 'den herhangi bir şekilde kendi konunuzla ilgili, hani hakedişlerle ilgili usulsüz bir talimat aldınız mı?
Herhangi bir şey; 'şunu yapalım, şu ödemeleri erkene alalım'...
Zaten ödeme yetkim yok da hani... Hayır, hakedişlerle ilgili onaylarla ilgili; çünkü hakediş süreciyle alakalı Doğan Bey'in herhangi bir şeyi yoktu ki, ona imza ettirip sunmuyorduk.
Sunmuyordunuz. Peki herhangi bir şekilde bir isim, şirket ismi duyduğunuz, birine söylerken; 'ya bunlar da ihaleye girsin'...
Aslında soruyu daha net sorayım; 'in avukatı Serkan ben. Firma havuzundan bahsediyorsunuz ya; bu firma havuzuna 'in herhangi bir katkısı, 'şurada girmeli' gibi bir şeyler bir duyumunuz var mı, bilginiz var mı?
Yok. Yani ihalelerle ilgili Doğan Bey'in herhangi bir müdahale olduğuyla ilgili herhangi bir duyumun yok.
Tamam. Bir iki sorum daha var Gökhan Bey. Şimdi sizin ilk ifadelerinizden birinde diyorsunuz ki: ' genel müdür olduktan sonra üç ay içerisinde beni kendi odasına çağırarak Kültür AŞ'den kovmuştur'...
Sebebi var, sebebi şuydu; Serdal Bey'den sonra gelen genel müdür , hakediş işlemleri ve raporlama bekliyordu süreç içerisinde. Yani çünkü Kültür AŞ'nin işte ekonomik olarak hani belediyeden alacakları ve hakedişlerin ne süreçte olduğuyla ilgili birçok raporlama istiyordu benden. Ben de bu raporlamaları hazırlıyordum, veriyordum; fakat işte aradan belli bir zaman geçtikten sonra sorduğu kişiler aracılarıyla... yöneticilerin aracılığıyla benim hazırlamam gereken raporlarla ilgili benim yardımcı olmadığımı ve neden yardımcı olmadığımla alakalı birileri tarafından hani -kaba tabir belki ama- gaza getirilmiş. Ve 'Sen nasıl bize yardım etmezsin, işin bu senin hani neden görevini yerine getirmiyorsun?' dediğinde böyle bir odanın içerisinde tartışma olmuştu ve böyle bir konuşmaydı.
Daha sonrasında da diğer genel müdürümüz işte var o, ve 'ın bir tane danışmanı vardı o dönem Kerem Bey isminde birisi, daha sonradan şirketten ayrıldı; onlar benimle konuşmaya geldiler. Yani 'Sen hani böyle düşünülüyor ama sebebi nedir?' diye. Ben de onlara hazırlamış olduğum tüm raporları hem mail üzerinden hem WhatsApp üzerinden kimlere ne şekilde gönderdiğimi anlattım ve aramızdaki hani sanki birileri tarafından gaza gelmiş hani böyle bir hareket yapıldı ama oysa ki yanlıştı o; hani kendimi akladım orada, öyle söyleyeyim.
Anladım. Peki ifadelerini de okumuşsunuzdur, kendisini böyle bir tamamen sanki genel müdür ama genel müdür değilmiş gibi 'ben sadece sanatsal işlerinden anlardım' gibi bir ifadesi var. Siz 'dan bahsediyorsunuz, 'ın etkinliğinden bahsediyorsunuz; ondan sonra gelen genel müdür...
Ya şöyle, ... Yani kısmen ben de okudum hani %100 hâkim değilim ama iştirak şirketinin, yani Kültür AŞ'nin özelinde söylüyorum; Kültür AŞ'nin harcama yetkilisi ve ihale yetkilisi Genel Müdür. Net. Yani sorunuza net cevabım bu. Hani 'bilmiyordum, etmiyordum'... Tamam da ihale ve harcama yetkilisisin ya... Bilmiyorsan buna istinaden bilmezsin.
Son soru. 'la da yakın olduğunuz, en azından tanışık olduğunuzu anladım.
tabi ifadesinde 'avukatım' diye geçiyor ama bugün sizin ifadelerinizden anladığımız aslında avukat değil; kendi ifadesine 'ben avukatım' diye başlıyor. Onunla ilgili değil soru...
Tamam. Yok bu arada avukat kendisi. Aynı zamanda avukat o ayrı, görevi oradaki görevi Kültür AŞ'deki görevi anlamında söylüyorum.
'ın Kültür AŞ'den ayrılış sürecine ilişkin bilginiz var mı?
Sadece kulaktan dolma bilgilerim var o konuyla ilgili; gönderildiğiyle alakalı bir bilgim var ama insan kaynaklarıyla görüşülen bir süreç, %100 bilgiye sahip değilim ama sadece kovulduğunu biliyorum.
Ama hani etkin pişmanlık anlamında da kulaktan duyma bilgilerinizi aktarıyorsunuz ya; belki 'la ilgili de... Çünkü kendisi tanığımız o anlamda... Şimdi tanığımızın, bu davanın tanığının nasıl bir tanık olduğunu da sizden dinlemek isterim.
Anladım. Şöyle, yönetimle bazı yaşadığı problemler varmış ve o süreç içerisinde, o süreç içerisinde Kültür AŞ'den gönderildiğini biliyorum. Hatta daha sonradan duyduğum kadarıyla diyeyim; hatta daha sonrasında da dava açmış hani işe iade davası falan; galiba da kazanamamış gibi bir insan kaynakları öyle bir şeyler söylüyordu. Sadece bildiğim bu.
Emniyetteki ifadenizde Ceyda hakkında, Medya A.Ş. çalışanı olarak bilirim, bir kez emeklilik işlemleri için görüştük demişsiniz. Daha sonra 26 Eylül tarihli ifadenizde de 'un yakın çalışma ekibinde yer alan bir paragraflık saydığınız bazı isimler var. Onlardan birisi olarak da Ceyda'yı sayıyorsunuz. Şimdi ihale kısmını sormuyorum çünkü herhalde onlarca kez hakediş şefiyim ve ihale tarafıyla ilgili ilgim sorumluluğum yok dediniz. Hakediş kısmında ki zaten iddianamede de ihale kısmını bölüyor, bir de ikinci bölümü bölüyor. Bu bölümle ilgili Ceyda'nın yaptığı herhangi bir iş var mı?
Ceyda Hanım'ı ben sahada çalışan personel olarak biliyorum. Yani…
Çok özür dilerim. Ceyda Hanım'ı ben saha personellerinin yetkilisi olarak biliyorum. Yani normal etkinliklerin, organizasyonların yapıldığı sahada çalışan. Yani ihale veya hakediş sürecinde Ceyda Hanım yok.
Yok değil mi? Soruyu sormamın sebebi şu; toplu olarak cevap veriyorum dediğiniz eylemler var. Bir 61. eylemi anlattınız, sonra da toplu olarak cevap veriyorum dediniz. Orada da dediniz ki Kültür A.Ş.'nin alt ihaleleriyle ilgili kısım. Bunların birçoğunda Ceyda Hanım da sizinle beraber şüpheli. Onunla ilgili herhangi bir hakediş sürecinde, hakediş şefi olarak hiçbir dahli olduğunu gördünüz mü? Biraz tekrar oldu ama bunu vurgulamak isterim.
Geçmiş olsun Gökhan Bey. 26 09 2025 tarihli ifadenizde birkaç isim vererek diyorsunuz ki 'un adamı olmalarından dolayı övünürlerdi. Karman Yeşilyurt'tan hiç böyle bir şey duydunuz mu? Evet ya da hayır demeniz yeterli.
Peki, peki şirket içerisinde ya da çalıştığınız yerde başkalarından böyle bir şey duydunuz mu?
Müvekkilim 'i tanır mısınız?
Hayır, yani sadece İBB Spor Kulübü Başkanı diye biliyorum, sadece o kadar. Yani tanımıyorum, tanışıklığımız yok.
19 Mart tarihinden önce, yani operasyon gününden önce savcılığa ifade verdiniz mi?
19 Mart'tan önce savcılığa ifade verdiniz mi?
Sohbet dışında, bu dosyaya ilişkin herhangi bir ifade dışında bu dosyaya ilişkin herhangi bir sohbet etmek için vesaire gittiniz mi?
Hayır, hatta bazen şey diyorlar ya "yemek ısmarladı" falan; şaka yapmıyorum, ben çay bile içmedim, çay bile ısmarlanmadı.
İlknur Hanım'ın maaşında haciz olduğunu ya da kıdem tazminatı dahil borçlu olduğu dosyaya yatırıldığını biliyor musunuz? Bununla ilgili bilginiz var mı?
Peki bu iddia ettiğiniz usulsüzlükler var. Bu usulsüzlükler nedeniyle İlknur Hanım'ın herhangi bir maddi menfaat sağladığına ilişkin bir görgünüz var mı?
Bilginiz yok. Tamam. Kültür A.Ş.'de göreviniz olmamasına rağmen yardım nedeniyle görsel çalışmalara yardım ettiğiniz oldu mu hiç?
Yani mesela İlknurların yaptığı işlerde görsel çalışmalara yardım olsun diye gelip bizzat o çalışmalara yardımcı olduğunuz oldu mu? Göreviniz değil ama gördüğüm kadarıyla göreviniz olmayan bütün konulara hakimsiniz. Yani böyle bir iddia var, yardım ederdi bize dedi de İlknur Hanım görsel çalışmalarda, bizim sıkıştığımız dönemlerde. Grafik vesaire bilmem ne bu tarz bir şeyde gelip odamıza yardım ettiği olmuştu demişti. Doğru mu değil mi onu size soruyorum.
Yok, yanlış. Şöyle sadece; hakediş dokümanlarının altında verilen evraklar var ya, sadece onları bana verirdi, o kadar.
Gökhan Bey, 29 Ağustos 2025 tarihli savcılık ifadenizde diyorsunuz ki; tarafından Kültür A.Ş. bünyesinde yapılacak ihaleler öncesinde teklif verecek firmaların isimlerinin liste halinde bana verildi diyorsunuz. Yani size verildiğini söylüyorsunuz. Devamında da diyorsunuz ki; "Ben bu listeleri ihale birimine ilettim ve bu şekilde ilgili firmalar ihale havuzuna dahil oldu." Şimdi biraz evvel ifade verirken dediniz ki; bana hukuka aykırı bir talimat vermedi, verseydi de zaten yapmazdım. Şimdi alıyorsunuz bu firmaları ihale havuzuna gidip eklenmesini sağlıyorsunuz ama...
Müsaade ederseniz ben sorumu bitireyim, siz sonra gerekli cevabı verirsiniz. Olur mu? Dolayısıyla bunları bir arada değerlendirdiğimizde; o halde sizin gidip bu firma isimlerini ihale birimine vermeniz, size verilen hukuka aykırı bir talimatı yerine getirdiğiniz gibi mi anlamamız lazım? Yoksa bu firma havuzuna eklenen bu firmaların eklenme işleminin tamamen uygun bir işlem olduğunu mu anlamamız lazım?
İhale birimine teslim ederken de benim orada bir görevim yine yok aslında. Plan Organizasyon Müdürlüğü Miniatürk yani Halıcıoğlu tarafındaydı. Ben Kültür A.Ş.'nin genel merkezinde...
Müsaade ederseniz hemen sizi aydınlatayım ama ifadeniz o şekilde... Ama ifadenize.. bakın. Yalnız şöyle bir husus var...
Avukat hanım sorduğunuz sorunun yanıtını...
Tamam ama şu anda ifade... O zaman ifadenizi inkar mı ediyorsunuz? Onu söyleyin.
İfademi inkar etmediğimi ve tekrar yaptığımı söyleyeyim. Plan Organizasyon Müdürlüğü Miniatürk yerleşkesi içerisinde "İletişim Çadırı" denilen yerin yanında bir prefabrik yapı. Genel merkez Topkapı Kültür Parkı'nın içerisinde olan bir yer. Oradan çok fazla hani ben oraya gidip geldiğim için o yüzden Barış hani "Abi akşam giderken veya sabah verir misin?" mantığında. Aslında orada yaptığım bir kuryelik gibi düşünün. Hatta orada Zeynep ablamız var; bazen ihale... şey ihale diyorum, normal personellerin izin formlarını bile "Gökhan yarın bırakır mısın?" gibisinden bile bıraktığım var.
Valla Gökhan Bey, geçerken bırakmanız şeklinde değil de devam etseniz...
Avukat hanım, siz de araya girmeseniz...
Beyefendi karışmazsanız soruyu istediğim gibi sorabilirim. Zaten benim soruma cevap...
İstediğiniz gibi sorarsanız ben de istediğim gibi cevap vermeme engel olmazsanız sorun yok.
Buyurun, dinliyorum sizi. Buyurun.
'la biraz önce anlattığım iletişim koordinatörlüğü veya plan organizasyon müdürlüğü diyeyim, plan organizasyon müdürlüğünün nerede olduğu ve ne şekilde o evrak akışını yaptığını anlattım. Anladığınızı düşünüyorum. Barış'ın bana hukuksuz olarak hakediş işlemleri sürecinde biz Barış'la görüşmüyoruz. Çünkü o kontrol teşkilatının müdürü, Metin Baldo'nun şefi. Bu süreç içerisinde bana herhangi bir şekilde bir hukuksuzluk anlamında bir talimatı var mı diye bununla benzer biraz önce soru geldi, ben de ona cevap veriyorum. Diyorum ki; böyle bir şey olamaz. Çünkü hakediş işlemleriyle ilgili zaten biz gerek Sayıştay denetçilerine gerekse Barış'ın da sorduğu gibi aslında ihalelerin temel noktası İBB'den kaynaklı çıkış noktası orası olduğu için oraya da teslim ettiğimiz için bir onaylanma süreci vardı. Ki Barış'ın sorduğu da oydu zaten. O süreç içerisinde bir tabii ki de herhangi bir şeyimiz yok. Evraksal olarak da bunun bir hukuksuzluk olup olmadığıyla ilgili bilgi sahibi değilim. O zaman sorunuzun cevabı olsun.
Yani siz, size verilen bu ihale havuzuna eklenecek firma listesinin oraya götürülmesini ve eklenmesini hukuka aykırı olmadığını düşünüyorsunuz. Öyle mi?
Avukat hanım yaptığı eylemi söylüyor.
Hakim bey, müsaade ederseniz
Yani manipüle etmeye çalışıyorsunuz. Yani şimdi bu sana göre mi değil mi? Buna kendin karar vereceksin hukuka aykırı mı değil mi?
Avukat hanım, bakın...
Soruyorsunuz yaptığım eylemi soruyorsunuz,
Ama soruma cevap vermedi efendim. Soru çok basit. Efendim müsaade ederseniz,
Buyurun sıradaki sorunuza geçin.
Ben bir şeyi açıklamak istiyorum müsaade ederseniz, soru sormayacağım zaten.
Soru sormayacaksanız soru soracak olana geçelim.
Soru sormayacağım demedim efendim, ben...
Sormuş olduğu... Yani soracağı soru eğer Avukat hanımın varsa ben soruya cevap vermeyeceğim. O yüzden sormasının da benim açımdan bir anlamı yok. Söyleyeyim.
Cevaplamayacağım diyor zaten. Bunların hepsini oylayacağız zaten. Tamam, Avukat hanımın mikrofonunu açın. Soruyu sorabilirsiniz. Buyurun Avukat hanım.
Efendim ben bir çelişkiyi de getirdim sadece. Siz biraz evvel ifadenizde dediniz ki; 'la bir husumetiniz olmadığını ancak kendisinin sizden hazzetmediğini ifade ettiniz. Bunun sebebi olarak da işlerini takip ettiği 5 şirketinin hakedişlerinin hızlandırılmasını sizden talep ettiği ancak bunu kabul etmediğinizi belirttiniz. Hatta dediniz ki; savcılığa aynı gün giden 5 şirket yetkilisi 'un organizesiyle ifade vermiştir. Biz bu şirketlere baktık bunlar 28 Nisan'da gitmişler savcılık makamına; KMD, , Cypro, Lab Turizm, Asrım Reklam, Mürettebat Event... Bunlar 'un hakedişlerinin hızlandırılmasını istediği şirketler mi acaba?
Yok bu konuda firma isimlerini saymadınız.
Sıradaki soruya geçelim.
Peki Gökhan Bey ifadenizde arkadaşım okursa cevap verir misiniz? Memnuniyetle ona bırakabilirim Gökhan Bey.
Avukat hanım bu kendi tercihi. Soru soracaksanız sorun Avukat hanım, size söz hakkı verdik. Yani...
Efendim ben sorularımı sormaya çalışıyorum bu kadar basit.
Avukat hanım sorunuzu sorun diyorum, sıradaki soruya geçelim diyorum, dönmüşsünüz diyorsunuz ki "arkadaşım sorsa cevap verir misiniz?". Yani... Avukat hanım sorunuza devam edin buyurun.
Tamam eğer cevap verecekse arkadaşım sorsun, bana bir husumeti varsa... Peki. Gökhan Bey ifadenizde hakediş şefi olduğunuzu beyan ettiniz. Hatta iddianamede görev tanımınızın yanlış yapıldığını da eklettiniz. Dolayısıyla da size ihalelerle ilgili sorular yöneltildiğinde kimi zaman hakediş şefi olduğunu öne sürerek sorulara cevap vermekten imtina ettiniz. Merak etmeyin size ihaleyle ilgili bir soru sormayacağım. Ama iddianamedeki durum biraz bunun ötesinde. İddianamede yanlış yapılan görev tanımlarınıza dayanılarak ihalelerde dayanak olarak kullanılıyor ifadeniz. Örneğin savcılık makamı eylem 79'da sizi satın alma müdür vekili olarak değerlendiriyor ve bu göreviniz dolayısıyla ifadenizin delil olarak kullanıldığını ifade ediyor. Hatta savcılık makamı ifadenize o kadar değer atfediyor ki ihalelerle alakalı 54 farklı eylemde bu yanlış tanımlara itibar edilerek ifadeniz delil olarak kullanılıyor. Son kez soruyorum; siz hakediş şefisiniz ve dolayısıyla ihalelerle ilgili bir bilgi veremezsiniz, doğru mu?
Sorunuza cevap vermeyeceğim. İddia makamına sorarsınız kim nasıl neyi yaptı diye.
Gökhan Bey, Mehmet Demiralp ile kimin vesilesiyle nerede görüştünüz? Kültür AŞ ile ilgili bilgi ve belgeleri çalıştığınız şirket yetkililerinin bilgisi olmaksızın paylaştığınızı söylüyorsunuz. O halde iddianıza göre siz şirket sırlarını herhangi bir resmi talep olmaksızın üçüncü kişiye mi aktarmış ya da başka bir deyişle şirket sırlarını ifşa mı etmiş oldunuz?
Buna cevap vermeyeceğim de... Mülkiye Müfettişi... Yani Mülkiye Müfettişi'nin kim olduğunu bir araştırırsanız; kim olduğu, kiminle nasıl evrak verip vermemesi gerektiğiyle ilgili bilgiye sahip olursunuz.
Mülkiye Müfettişi, peki. O halde şunu sorayım size; sizin verdiğiniz bilgi ve belgelerin neler olduğunu biz Mülkiye Müfettişi'nin tevdii raporunda görmüyoruz, göremıyoruz. Bunların neler olduğunu bize açıklayabilir misiniz?
Peki. 4.5G firması sahibi ile ihale alınmasından evvel tanıştığınızı söylediniz. Başta ihale alan firma sahipleriyle de yakın ilişkiniz var mı?
Gizli tanık Şahin, sizi bazı firmalarla ilişkili anlatmış; Nais-Erbay. Bunlarla bir yakınlığınız var mı? Kolluk ifadenizdeki Avukat Erdal Akbay tutulmuş kolluk ifadenizde. Bu Avukat Erdal Akbay, biraz evvel bahsettiğim Erbay şirketiyle bir ilgisi var mı? Teşekkür ederim.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
