AA

Alper Aydın

Reklamarea Yöneticisi

Sanık ·Tutuklu
19 Mart 2025

Tutuklandı

42. Duruşma Günü · 1 Haziran 2026

15:25
Kızılay ile protokolümüz var. Binaların yenilenmesi, metruk binaların kapatılması ve kent estetiğiyle ilgili çalışmalar yaptık.
15:25
1994 yılından beri ticaretin içindeyim. Bağdat Caddesi bölgesinde büyüdüm, çok genç yaşlardan itibaren ticaret yaptım. Bağdat Caddesi'nde bir binayla başladık.
15:25
Belediyenin binaların sağır duvarlarının (binanın yan cephesi) boyanmasıyla ilgili bir düzenlemesi vardı: üç renk seçeneği sunuluyor, belli bir süre içinde boyanması isteniyor, boyanmazsa belediye boyayıp masrafı bina sahibine rücû edecekti. Ben bunu bir fırsat olarak gördüm; apartmanlara tek tek gittik, bina yönetimlerini ikna ettik, birkaç binayla başladık.
15:25
Mecidiyeköy'ü, Zincirlikuyu'dan Çağlayan Adliyesi'ne kadar uzanan bölgeyi pilot bölge olarak seçtik. Kadir Topbaş yönetimindeki İBB'ye gidip projeyi anlattık; Genel Sekreter Yardımcısı Mevlüt Bey'e izin süreçlerinin hızlandırılması için bilgi verdik.
15:25
Belediyeye "Siz vatandaşla ve bina sahipleriyle karşı karşıya gelmeyin; bizim yurt dışından markalar getirebileceğimiz bir iş modelimiz var, bu bölgede hızlı çalışabiliriz" dedik. Bu olumlu karşılandı.
15:25
Yaklaşık üç yıl Mecidiyeköy'de çok sayıda binanın restorasyonunu yaptık. Önce dış cepheler, sonra bina içleri, ortak alanlar, hatta aidat giderlerine katkı sağlayan modeller geliştirdik.
15:25
20 bin sayfaya yakın belgeyi inceledim. Oğlum Alperen de aynı dosyada yargılanıyor. İddianamenin tamamını okudum. Alperen Aydın'ın 17 Mart'ta dosyaya dahil edildiğini gördüm. 23 Mart'ta oğlum ve kardeşim serbest bırakıldı; hayatımın en mutlu anlarından biriydi. Şu anda oğlum ve kardeşimle aynı eylemler nedeniyle yargılanıyorum.
15:25
Bu tür projeleri yapmak herkesin kolaylıkla yapabileceği bir iş değildir; tecrübemiz çok yüksek. Prodüksiyon, kumaş, rüzgâr yükleri, emniyet hesapları, çelik konstrüksiyon, görsel tasarım gibi birçok teknik konu var.
15:25
Bu proje Avrupa'da ödül aldı. Haydarpaşa Garı için benzer bir proje geliştirdik. 2024 sonunda müşterimiz Reno (Renault, yaklaşık üç yıldır müşterimiz) için bir çalışma yaptık. Kadıköy'de yaklaşık on gün görsel ve ses sistemleriyle desteklenen bir uygulama gerçekleştirdik. Renault'nun Fransa'daki yöneticileri gelip yerinde izledi; Ulaştırma Bakanımızın da gelmesi planlanıyordu.
15:35
Şehrin merkezinde metruk bir bina; sokakta yaşayanlar kalıyor, uyuşturucu kullananlar giriyordu, çok sayıda yangın çıkmış, yangın raporları vardı. Zamanında girişimlerde bulunduk, önce dönemin İBB yöneticileriyle görüştük. Binayı tamamen kapatıyoruz; kötü görüntü kalkıyor, çevresi düzenleniyor, bütçeye göre güvenlik hizmeti koyuyoruz.
15:35
Bu terk edilmiş alanlar emniyetin sürekli kontrol edemediği yerler olabiliyor; biz güvenlik önlemleriyle kontrol altına alıyoruz.
15:35
Burası Kızılay'a ait, Ak Merkezi'nin karşısında bir alan. Yaklaşık on yıldır Kızılay ile çalışıyoruz, atıl alanları değerlendiriyoruz; ilk hedefimiz Kızılay'a gelir sağlamaktı. Kızılay Başkanı Kerem Bey ile görüştüm, proje önerdim, pilot uygulama teklif ettik, protokol imzaladık. Planlanan proje iptal olunca 2022 sonunda alanın değerlendirilmesine yönelik çalışmaları sürdürdük.
15:35
Ciddi bedeller ödedik, hâlen aylık yaklaşık 700 bin lira kira ödüyoruz. Bugüne kadar Kızılay'a sağlanan toplam gelirin bir milyon doların üzerinde olduğunu düşünüyorum. Ankara Kızılay Meydanı'ndaki AVM'nin üzerindeki LED ekran uygulamaları dahil birçok projemiz oldu.
15:35
Bu 2014 yılına ait bir proje; Mecidiyeköy'de yaklaşık 400-500 metrekarelik bir alanda iki binayı aynı anda projelendirip restore ettik. Biz başladığımız günden bugüne kadar İBB'nin doğrudan kiraya verebileceği, ihaleye çıkarabileceği tek bir metrekare alanı dahi kullanmadık. Bir metrekare bile.
15:35
Her zaman özel projeler ürettik, özel mülkler üzerinde çalıştık. Hiçbir zaman billboard ihalesi, metro reklam ihalesi veya benzeri kamu alanı ihaleleriyle ilgilenmedik. Belgelerimle birlikte bunu daha sonra ayrıntılı açıklayacağım.
16:20
Sayın Başkanım, telefonuma bakın. 2024'ün 8. ayının ikisi veya üçü, Sedat Kapıdağ benden 300 bin TL para istedi, haraç istedi. 'Borcumu ödeyeceğim, İBB'de yerlerini tekrar ayarlıyorum' diyordu. Sedat Kapıdağ'a istediği haracı, 300 bin TL'yi vermediğim için bugün buradayım. Allah şahidim olsun, dört tane çocuğum var; buraya geldiğimde dört aylık bebeğim, minik prensesim vardı. Şerefim üzerine söylüyorum, Alper Aydın o parayı vermez, yine olsa yine vermem. Benim üç yüz liramı verseydin ben burada yoktum.
16:20
Ticari hayatımda AK Parti ile de CHP ile de çalıştım. Ekrem İmamoğlu ile iş yapmak istedim ama teklifim beğenilmedi, yapamadık.
16:25
Şikayetçi Sedat Kapıdağ bana, Adalet Bakanı ile birlikte olduğu bir fotoğraf attı ve "Bak göreceksin Ekrem İmamoğlu'na ne yapacağım" yazdı. Telefonum sizde Başkanım, bakabilirsiniz. Ben de ona "Bana ne cezaevine attırmandan, paramı öde" dedim.
16:30
Hakan Karakaş'ın ifadesinde Ekrem İmamoğlu'na destekle ilgili kısmı kaçırdım. Ben profesyonel bir reklamcıyım Sayın Başkanım; bazı şeyleri de kapatmak istiyorum.
16:30
2013'te kurulduk. 2014 genel seçimleri, 2017 referandumu, 2018, 2019, 2023, 2024 seçimleri — bunların hepsinde paramı almam şartıyla işimi yaptım, paramı peşin aldım. AK Parti'nin bütün kampanyalarında duvar kiraladım, baskı hizmeti verdim. AK Parti genel başkan yardımcılarına, il başkanlarına, yerel yöneticilere sorabilirsiniz; hepsinde iş yaptım, paramı aldım.
16:30
Benim potansiyel müşterim seçim dönemleridir. CHP'ye de iş yaptım, 8 küsur milyon TL'lik iş yaptım (2023 seçimi). 8 küsur milyon liralık duvar kiraya verdim; veririm ben, niye vermeyeyim? Bugün birçok kanalda CHP de AK Parti de reklam veriyor. Ben reklamcıyım Sayın Başkanım, müteahhit değilim.
16:30
2024 seçiminde bir iş yapmak istedim. Elif Güven bir gün beni aradı, 'AK Parti'ye 10 tane yer verilmiş' dedi. 'Hani yer yok diyordum', çünkü hakikaten yerimiz yoktu. Ondan önce istedi, verdik. O dönemde hem Murat Ongun'a hem Elif Güven'e yönlendirdim. Belki yerleri beğenmemişlerse almadılar; ama onlara vermiş olsam da karşılığı olacaktı.
16:30
Ben hayatım boyunca devlete fatura kesip para almadım. AK Parti'den birçok dostluğum vardı ama hiçbir zaman bir dostluğumu, bir yakınlığımı ticarette suistimal etmedim.
16:30
Ben her zaman kurumsal firmalarla çalıştım. İşim başından beri açıktı, sektördeki herkes bilir. Hesaplarımı MASAK da inceledi, diğer kurumlar da inceledi; bir şey göremediler. Zaten birazdan sorular soracaksınız.
16:35
Allah bu mahkemenin de yardımcısı olsun. Bu arada Ömer Bey'e de teşekkür ederim; her ne kadar böyle şeyler olsa da iddianamede adımı geçirmemiş. Demek ki anlamış. İddianamede tutuklama sebebi yapılan konular arasında Sedat Kapıdağ ile ilgili bir şey yazmıyor.
16:35
Bu Sedat Kapıdağ tarafıyla alakalı 2024 yılı başıydı. Ben onu alacaklarımla ilgili arıyordum. O döneme kadar bana sürekli 'o paralar bulunacak' diyordu.
16:35
Ben onunla yaptığım sözleşme kapsamında ondan bir yer almıştım, dört ay kullandım. Dört ay sonra panolar söküldü; benim alacağım da oradan oluştu. Bir taraftan kullandığım panolar sökülüyor, diğer taraftan beni onunla suçluyor. Alacak benim alacağım, para benim param.
16:35
Ona gönderdiğim bir ses kaydı da var Sayın Başkanım. Ses kaydında 'Ya kardeşim, bana ne fotoğraftan, bana ne Ekrem İmamoğlu'ndan, ödesene benim paramı' diyorum. Bunlar 2024 başındaki mesajlaşmalar, telefonumda mevcut; incelenmesini rica ediyorum.
16:35
Eminim ki yarın öbür gün 'yüz yılın davasını ben başlattım, yargılamayı da ben yapayım' gibi fantastik boyutlara gideceğini düşünüyorum. Serhat bu konuda anlatmaya başladı; dört eylemimde de kanaat oluşturulmaya çalışıldığı için bunun göz önüne alınacağını düşünüyorum.
16:35
Beş dakika daha ayırın Sayın Başkanım, bitireyim. Çok ihmal ettiniz, bir beş dakika daha bitireyim.
16:40
Şu olayı mutlaka anlatmak istiyorum, çünkü bu iftiranın ne kadar fantastik boyutlara ulaştığını göstermek istiyorum.
16:40
Bir sabah saat sekiz buçukta beni acilen içeri aldılar. Bütün yatağımı, yorganımı toplattırdılar, herkesi avluda topladılar, kimseyi yanıma yaklaştırmadılar, X-ray cihazına götürdüler Sayın Başkan. Bu muamele iki saat falan sürdü, bütün yataklarım X-ray cihazından geçti. Acaba başka bir yere mi gidiyorum diye merak ettim; çünkü normalde yatağı yorganı alıp götürmüyorlar.
16:40
Akabinde beni infaz memurunun kapısında beklettiler, 'senin ifaden alınacak' dediler, bir odaya aldılar; cezaevinde oluyor bu.
16:40
İki suçlama var Sayın Başkan, suçlamaların büyük, yüksek bir yerden geldiğine dair işaretler vardı. Birinci suçlama: avukatlar vasıtasıyla koğuşa uyuşturucu soktuğum. İkinci suçlama: ben 7'de kalıyorum, genelde gasp ve cinayet hükümlülerinin olduğu yer; geldiğim günden itibaren 55-60 kişilik koğuşta kalıyorum ve bütün koğuşu haraca bağlamışım, koğuşta baskı kuruyormuşum, kim nerede yatacak ben karar veriyormuşum. Bu insanların çoğu 15-20 yıl ceza almış, iki üç cinayet işlemiş insanlar; onların üzerinde inanılmaz bir baskı kuruyormuşum. Üstelik ikinci ayımdı.
16:40
Okudukça şaşırdım, 'ben neymişim' dedim. Sekiz on tane daha garip garip suçlama yapmışlar. Ben de 'bunlara cevap veremem, bunun nasıl bir şey olduğunu anlamıyorum' dedim.
16:40
Koğuştan insanları çağırıyorlar Sayın Başkan; minimum bir iki yıllık hükümlülerden on beş yıllık mahkûmlara kadar herkesin tek tek ifadesini alıyorlar. Herkese verilen ifadeleri söylüyorlar ama kimin söylediğini açıklamıyorlar. Allah hepsinden razı olsun, hiçbiri 'olur böyle şey' dememiş. On tane mahkûm arkadaşımın söylemlerine bugün kefil olurum. Bir tanesi çıkıp 'Alper Aydın bizden haraç alıyor' deseydi bugün gasp suçundan yargılanıyor olacaktım; bir tanesi 'bize uyuşturucu getiriyor' deseydi uyuşturucu suçundan yargılanıyor olacaktım.
16:40
Finalinde beni tekrar aynı koğuşa sevk ettiler. Cezaevi tarihinde görülmemiş bir şey yaşandı: yatağıyla yorganıyla ifadeye götürülen ilk mahkûm olduğumu söylediler. 19 Mart'ta yatağım ve yorganımla götürüldüm; kötünün kötüsü bir muameleydi.
16:40
Uğurcan Kapıdağ'ın cezaevi sistemini bilen biri olduğunu düşünüyorum; kendisi daha önce cezaevinde bulunmuş. Biz Silivri'ye geldiğimizde Serhat Kapıdağ da Uğurcan Kapıdağ da Silivri'deydi. Yine de kimseyi itham etmiyorum, ama cezaevinde bile rahat bırakılmadık.
18:51
İtirafçı Adem Tuncay'ın izinsiz reklam alanı kullandığım yönündeki iddialarına belgelerimle yanıt veriyorum. Tuncay konuya ilişkin dilekçesine 'minnoş minnoş' yazmış.
18:52
Aileme, çocuklarıma kavuşmayı arzuluyorum.