Çapraz Sorgu

Hüseyin Köksal Çapraz Sorgusu

Ekrem İmamoğlu — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Sayın Başkan, Sayın Heyet; Hüseyin Bey'e, kardeşime soruyu sormadan önce şu hususun, sizin heyetiniz tarafından çok ama çok ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Elbette siz haklı olarak, az önce ismi geçen kişiyi… Ki ben bu süreci ilk defa duyuyorum… Hasan Hüseyin Şenyurt denen kişi ve onun tehdidi, iftira sürecinin başlangıcındaki attığı adımlar gibi hususlar… Haklı olarak yani süreci öğrenmek için soru sordunuz. Sadece şu kısa notu dikkatinize sunmak istiyorum: İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde, iddia makamının da içinde olduğu savcılık düzeni içerisinde benim şahsıma, aileme, kişiliğime yüzlerce, yüzlerce ağza alınmayacak hakaretlerden iftiralara varıncaya kadar, ki özellikle son dönemde her birisi bir savcıya düşürülerek, ismi belli, hakkında suç duyurusu işlemini de arkadaşlarım başlattılar. Bugüne kadar bir tanesine bile soruşturma izni dahi verilmeyen bir Çağlayan Adliyesi ile karşı karşıyayız. Bunların şu anda sizin bu dosyanızla ne ilgisi var? Tümüyle ilgisi var. Çünkü bu dosyayla kaynaklı kendi adıma, benim önüme getirilen sayfalarca dökümün sadece 2 sayfasına bakabildim; sonra midem bulandı, kaldırmadı midem, bakamadım devamına. Hani şu iftiralara ya da şu hakaretlere: Eş, çocuk, aile, insanın kendisi, haysiyeti üzerine kurulu cümleler. Bakın tekrar söylüyorum Sayın Başkan; bir tane dahi soruşturma izni verilmeyen hakaretler diyorum bakın, iftiralar diyorum. Bu normal bir düzen değil. Bunun altını çizelim. Yani sorduğunuz sorunun ne kadar haklı olduğunu size ithafen söylüyorum ama aynı şeyi yaşayan ben, bunların hiçbirisine soruşturma dahi açılmayan bir pozisyonu yaşadığımı da size buradan ilan ediyorum. Suç duyurusuna muhatap olan savcıya kim karar verecek? HSK herhalde öyle, kanun öyle. Hiçbir işe yaramayacağını da biliyorum. Bakın; hiçbir işe yaramayacağını da adım gibi biliyorum. Çünkü orası bir kariyer merkezine dönmüştür, makam menfaatine dönmüştür, başka hiçbir şeye dönmemiştir. Bunu da İstanbul Savcılığı ispat etmiştir, bunu da bugünün yürüyen hukuk düzeninde Adalet Bakanlığı da ispat etmiştir: nokta. Sevgili kardeşim, 3 kuşaktır tanıştığımız 'ın ifadelerini dinler dinlemez, elbette benim de insani duygularım yüksektir; haysiyete, iffete, namusa nasıl bir saldırıya uğratıldığını yakinen takip ettim. Ben, yanlış anlamayın size ithafen yine söyleyeceğim ama, hani insanlar hakkında konuşmak konusunda beni eleştirdiniz, "İnsanları savunmak size düşmüyor" anlamında. Ama mesele… Yani 'ın burada yargılanmasının yegane sebebi var birçok insan gibi: 'yla tanış olmasıdır. Burada birçok arkadaşımın da nasıl ailelerinden dolayı yargılandığını burada herkes çok yakın görüyor, tanıyor, siz de tanık oluyorsunuz. O bakımdan gerçekten bu kaldırılır bir şey değil. Yani bu insanın böyle kaldırabileceği bir durum değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti süreci içerisinde bu dönem yaşanan kadar vahim olaylar yaşanmamıştır. Yani Hüseyin Bey'in, her biriniz Hüseyin Bey'in yaşadıklarıyla ilgili üzerine atılı suçlarla alakalı ya da değil, onunla alakalı gazete haberlerini ben de buradan Silivri'den takip ettim o Çorlu’dayken. Niye? Kendimi sorumlu hissediyorum çünkü. Sadece o değil ki, kuzeni de burada çünkü; bir başkalarının kardeşlerinin, arkadaşlarının olduğu gibi. O sayfaları dosya yapsınlar; lütfen rica ediyorum alın sayfaları çevirin bakalım 3 sayfadan, 4 sayfadan sonra dayanabilecek misiniz yani? Nasıl bir insanın iffetine dokunan, iftiracılarla alınıp başka işlere, başka davalara malzeme yapılmaya çalışıldığını göreceksiniz. Bu insanların burada, diri ve sağlam kalmasının altında yatan tek şey; kendi adlarına verdikleri onurlu bir namus mücadelesidir, haysiyet mücadelesidir. Dayanamayan bir arkadaşımızın sağlığının da geldiği mesafeyi görüyorsunuz. Sağlığını geldiği durumu bugün burada canlı canlı izlediniz, Sayın Başkan, sayın heyet. O bakımdan meseleyi hangi seviyede karşıladığınızı ben bilemem. Her dava önemlidir. Siz, her davaya eşit mesafede bakmak zorundasınız, makamınız gereği. Bakınız da. Ama bu yaşanan hiçbir şeye benzemiyor. Benim usule dair beyanlarım var, birikmiş. Tabii ki söz hakkı isteyeceğim. Burada vaktinizi almayacağım. Söz hakkı isteyeceğim, umarım verirsiniz beş dakika, altı dakika. Belki yarın, belki daha sonraki günlerde ama bu büyük haysiyet mücadelesinde sırf aile dostu olmamızdan sebep ve sırf ahlaklı bir tacir ve bir iş insanı olarak ile yakınlığı üzerinden kurulu yalanlarla, beyanlarla burada bu şeye muhatap olması ile alakalı benim şu anda dertlenmemin seviyesini siz tahmin bile edemezsiniz. O dosyalara bakınız diyorum. Bu, bu benzetmemi lütfen yanlış anlamayın ama ailenize göstermeden bakınız yani. Bir aile ferdiniz yanınızda olmasın. Eşiniz, çocuğunuz olmasın yani. O bakımdan bu meseleyi ağır bir mesele olarak gündeminize almanızı öneriyorum, Sayın Başkan. için burada bu cümleleri kuruyorum ama her bir insanın feryadının altında bu hisleri ve bu duyguları düşünerek meseleyi ele almanız çok önemli. Hüseyin Bey, İmamoğlu İnşaat’tan bir villa almışsınız. Benim haberim dahi olmadığını ifade ettiniz ama yine hakim beyin, sayın başkan ve heyetin huzurunda sormam lazım. Bu yönde benim bir talebim veya sürece dair bir önerim, bir tavsiyem, bir zorlamam, herhangi bir diyaloğumuz olmuş mudur, olmamış mıdır?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Bu konuda da şu açıklamayı yapayım Sayın Başkan, daha iyi anlaşılsın. 3000'in üzerinde gayrimenkul üretmiş bir insan ve gizli tapu listesi olmayan bir insan olarak kamuoyuna tapu listesini gizleyip açıklamaktan korkan bir kamu görevlisi olmayan bir olarak yani 3000'de 1 tane tapu aldı diye bu meseleden, yani bir alışveriş yaptı diye kaldı ki aile fertlerine ben herhalde 25-30 tane gayrimenkul satmışımdır son 25 yıl içerisinde, en az 25-30 tane, 3000'de 1 tane tapu aldı diye bu arkadaşımız burada bununla ilgili bir madde düzenlendi. Bir ilave daha yapayım. Yine bu iddianamede, buradan tahliye ettiniz, benim iş yerimle alışveriş yapan adamı tanımıyorum bile. Barter’la bir gayrimenkul aldı diye bu dosyada yargılanıyor. Daha ileri gideyim. 40'a yakın çalışanıma ben gayrimenkul verdim, daire verdim 30 yıllık ticaret hayatımda, 35 yıllık ticaret hayatımda. İki tane personelim ev aldı diye kendi şirketimden aklamayla ilgili gayrimenkulüne tedbir konuldu, iki defa ifadeleri alındı. Böyle bir zulüm, böyle bir ızdırap yaşatılmaz Sayın Başkan. Bu sorunun burada sorulmasını bile addederek sorduğumun da altını çizeyim.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Sayın Başkanım 12-13 yıl çalıştı. Babamın şoförlüğünü yapıyordu öncesinde. Babamın şoförlüğü de dahil olmak üzere.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

12-13 yıl. Ama 3-4 yılını babamın şoförlüğünü yaptı.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Bu takipsizlik verildi dediğiniz evrak sunulmuş. 21 Ocak 2026'da verilmiş takipsizlik kararı.

Yanılmıyorsam 9'uncu aydı diye yaptım.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Yani 2020. Yılları karıştırdım.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

2025 14, 14 Kasım. Ben öyle gördüm de, doğru mudur? Daha mı önce yaptınız siz? Evet, tamam. O ilk size o Hasan Hüseyin Şenyurt o tehdit olayı ne zaman başlamıştı?

Evet, evet. İl binası davasından önce.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkanım, Hasan Hüseyin Şenyurt ilk yanıma geldiğinde, bunları söylediğinde ben herhangi bir şekilde üzerimde bir baskı hissetmedim. Ancak bu İl binası davasına gittiğim zaman yani Hasan Hüseyin Şenyurt'un iftiralarının kayda değer alınmasını gördükten sonra o süreçte size ifademde bahsettim, ciddi şekilde maddi kayıplarımız oldu. Ondan dolayı anladım ki yani bu adamın demek ki sözlerini dikkate alıyorlar.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Evet Sayın Başkanım. Mahkeme başkanı: Şikayet dilekçenizde, yüklü miktarda maaş almaya devam etmiş şeklinde. Ne kadar veriyordunuz maaş?

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkanım maaşını net olarak hatırlamıyorum ama işte maaşının yanı sıra kullandığı aracı veriyordum. Maaşı tam olarak hatırlamıyorum.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Ya onu evet, Servet bana söylemişti. Kendisinin verdiğini söyledi. Ben de ona istinaden Servet'e verdim, Servet mağdur olmasın diye o zaman.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Baran Kaya (Fatih Keleş müd.) — Sorular

Ben aslında bu Karsal Örme’de yapılan toplantılar iddiası ile ilgili soracağım. Siz açıkladınız orayı. Orada toplantı yaptığı iddia edilen kişilerin birlikte herhangi bir bazı yoktu.

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Fakat baz kayıtlarında sizin Karsal Örme idi sanıyorum şirketinizin ismi. Orası 500 metre ve 1000 metre çapında yapılan araştırmalar sonucunda ile bazlarınız görünüyor. Bunun nedeni ne olabilir?

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Fatih Bey’in ofisi de bizim ofisin arası 300-400 metre civarında olması lazım. Aynı semtteyiz yani.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Yaren Bulut Özcan (İnan Güney müd.) — Sorular

Sayın Hüseyin Bey, öncelikle 'le tanışır mısınız?

İnan Güney Müdafii

Tanışmıyorum. Kendisini kamuoyundan tanıyorum ama burada tanıştık. Nezarette tanıştık.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Teşekkürler. Her ne kadar savunmasında ifadelerinin geçerli olmadığını beyan etmiş olsa da biz size de sormak istedik bu konuyu. Sayın Kapki 'dan duyduğunu, 'in sistemde olduğu bilinir şeklinde bir beyanı var. Bu beyanla ilgili doğruyu bir kez de sizden duymak isteriz biz. Daha önce böyle bir cümle kurdunuz mu? Böyle bir konuşma geçti mi?

İnan Güney Müdafii

Benim öyle bir cümlem olmadı. Kamuoyundan tanıyorum ama burada tanıştık kendisiyle. Öyle bir cümlem olmadı.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Serkan Günel (Doğan Hamit Doğruer müd.) — Sorular

Ben de geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum size. Hüseyin Bey, müvekkilim Doğan Hamit Doğruel'i tanır mısınız? Sizden, Kültür AŞ'nin Genel Müdür Yardımcısı olarak herhangi bir hukuka aykırı talebi oldu mu?

Doğan Hamit Doğruer Müdafii

Doğan Bey'i de buradan, nezaretten tanıyorum. Tanımıyorum.

Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.