Sayın Başkan, Sayın heyet, Sayın savcı; savunma makamında bulunan bütün müdafileri ve tüm görevlileri saygıyla selamlıyorum. Tutuklandığımız ilk andan itibaren bize desteğini bir an bile esirgemeyen dostlarımıza ve özellikle tüm ailelerimize teşekkür ederim. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyorum. Sayın Başkanım, savunmama kendimden bahsederek başlamak istiyorum. 1971 yılında Erzincan'da doğdum. 7 yaşındayken taşındığımız İstanbul'da ilk, orta ve lise eğitimimi tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden 1993 yılında mezun oldum. Aynı yıl komando yedek subay olarak Kuzey Irak'ta ve Şırnak'ta tim komutanı olarak askerlik görevimi yaptım. Askerlik görevinden sonra, fotoğraf ve görsel sanatlar eğitimi için yurt dışına gittim. Türkiye'ye döndükten sonra, babam ile aldığımız bir karar üzerine Fethiye Ölüdeniz'de butik bir otel inşa ettik. Bunu anlatıyorum çünkü ileride savunmamda tekrar bu konuya değineceğim. Otel inşaatını bitirmemize çok yakın bir süre kala, 1999 yılında CNN Türk televizyonundan iş teklifi aldım. Bunun üzerine oteli kiraya vererek, CNN Türk'te kameraman olarak işe başladım. 2004 yılında evlendim, 2007 yılında ise kızım doğdu. 2009 yılına kadar yaklaşık 10 yıl CNN Türk'te kameraman, kameraman şefi ve yapımcı olarak görev yaptıktan sonra, televizyon kanalından ayrılıp, kendi medya ve yapım şirketimi kurdum.
SERDAL TAŞKIN (ESKİ KÜLTÜR A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ) SAVUNMASI – 20 MAYIS 2026
Eşimin ve çalışma arkadaşlarımın desteğiyle şirketim 5 yıl içinde önemli şirketlerin film ve organizasyonlarını yapan bir firma oldu. Ford, Renault, Sabancı, Koç, Toyota, Turkcell, Nissan, Karsan, Türk Ekonomi Bankası, Akbank, Borusan gibi firma ve kuruluşlar bunlara örnek gösterebilirim. 2014 yılında, oturduğum ilçe olan Beylikdüzü'nde CHP ilçe başkanlığı seçimlerinin ses ve sahne organizasyonlarını yaptım. Bu seçimlerin yapılması sırasında 'yla tanıştım. Kendisini ilk kez bu kongrede tanıdım. 2015 yılında Ekrem Bey'in belediye başkanı seçilmesinden yaklaşık 6 ay sonra, şirketime LED ekran ve ses sistemi sağlayan bir firmanın sahibi olan arkadaşımın haber vermesi üzerine, Beylikdüzü Belediyesi'nin açmış olduğu kamuya açık kültür ve sanat organizasyonları ihalesine girdim. Açık ihale olarak yapılan bu ihaleyi kazanarak, Beylikdüzü Belediyesi'nin kültür ve sanat organizasyonlarını yapmaya başladım. 2015 ve 2019 yılları arasında Beylikdüzü Belediyesi ile çalıştık. Beylikdüzü Belediyesi’nden elde ettiğimiz gelir, şirketimin yıllık cirosunun yaklaşık %20'sini geçmemiştir. 2019 yılında İBB seçimlerinden hemen önce Beylikdüzü Belediyesi'yle olan tüm yükümlülüklerimizi bitirdik ve daha sonra Beylikdüzü Belediyesi'yle bir daha çalışmadık. Ayrıca hiçbir kamu kurumu ile de çalışmadık.
Ekrem Bey, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten bir müddet sonra, iştirakler koordinatörlüğünden iş teklifi aldım. İki kez iş görüşmesi için mülakata girdim. İstihbarat koordinatörü 'la ilk kez o zaman tanıştım. Görüşmeler sonucunda 2019 Ağustos ayının sonlarına doğru, Kültür A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başladım. Göreve başlamadan hemen önce şirketimi eşime devrettim. 14 aya yakın görev aldığım Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü görevinden, Ekim 2020 tarihinde ayrıldım. Genel müdürlük görevim sırasında eşimden de ayrıldığım için İstanbul'da yaşamak istemedim. Emekli olmamla birlikte 2020 sonunda, doğduğum topraklara, baba memleketim Erzincan'a tarımla uğraşmak için taşındım. Gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihine kadar da Erzincan'da çiftçilik yaparak yaşadım. Şu an karşınıza Kandıra ve Silivri'de 14 aydır kalan bir tutsak olarak çıkmış bulunmaktayım.
Sayın Başkan, 19 Mart 2019 tarihinde, Erzincan'da en yakın yerleşim merkezine 10 km uzaklıktaki evimde otururken, haberlerde ve arkadaşlarının gözaltına alındığını duyunca haberle ilgili detayları araştırdım ve gözaltı listesini internette gördüm. Listede benim adımı okuyunca hemen şehir merkezinde bulunan bana ait kitapevine gittim. Bir müddet sonra polis mensubu görevlilerin gelmesiyle gözaltına alınıp, 19 Mart gecesi İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne getirildim. Bu arada şunu da belirtmek isterim: Polis ekiplerine kitapevinde olduğumun haberini de bizzat ben arayıp bildirdim. Sayın Heyet, Sayın Başkan; Vatan Emniyeti'nde ve Çağlayan Adliyesi'nde yapılan sorgulamada, iddianamede üzerime isnat edilen 5 eylem hakkında hiçbir soru sorulmadı bana. Sadece tanık ve gizli tanıkların beyanları hakkında sorular soruldu. Hiçbir somut delil tarafıma gösterilmedi. Sadece 2019 yılı sonrası satın aldığım mülklerin tapusu hakkında soru soruldu. İddia makamı, iddianamede yer alan belgede, sadece satın aldığım mülklerin bilgilerine yer vermiş olup, sattığım mülkler hakkındaki belgeleri iddianameye koymamıştır. Oysa ki ben bu mülkleri daha önce bahsettiğim oteli ve 2020 yılında 751.000 dolar karşılığında sattığım bir arsa karşılığını aldım. Ayrıca şirketim üzerine kayıtlı ofis ve dükkanları da şirketimin kazancıyla satın aldım. Satmış olduğum bu iki mülkün belgelerini mahkemenize sunacağım.
23 Mart 2025 yılında, Sulh Ceza Mahkemesi tarafından delillerin tamamının toplanmaması, var olan delillerin karartılma olasılığı ve kaçma şüphesi nedeniyle tutuklanıp, cezaevine kapatıldım. 25 gün Silivri Cezaevi'nde kaldıktan sonra, yakınlarımdan 250 km uzağa, Kandıra Cezaevi'ne gönderildim. 14 ay sonra, tam bugün gördüğüm, hakkımda hiçbir somut delilin toplanmamış olduğudur. Özellikle hakkımda lehime olan hiçbir delilin iddianameye konulmamasını vurgulamak isterim. Her ay yapılan tutukluluk incelemesinde vurgulanan kuvvetli kaçma şüphesine ise gülüp geçiyorum.
Sayın Başkan, eylemlere geçmeden önce İBB iştiraki olan Kültür A.Ş. hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Kültür AŞ belediyenin diğer iştirakleri gibi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 1989 yılında kurulmuş ve ticaret siciline kayıt ile tüzel kişilik kazanmış bir anonim şirket olup yaklaşık %98'i İBB'ye ait olan kültür, sanat ve organizasyon alanlarında hizmet veren 750'den fazla personeli olan bir iştiraktir. Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca da bu kuruluşlar “tacir” sayılırlar ve özel ticari şirketler gibi değerlendirilirler. Kültür AŞ kamusal bir görev üstlendiği için, sıradan bir ticari şirket de değildir. Kültür AŞ, belediyeye ait olduğu için de Sayıştay, denetimine tabidir. Personel konusunda ise Devlet Personel Başkanlığı'nın yetki çerçevesine girer ve bazı işçi alımları konusunda kamu kurumlarına benzer kurallara tabidir. Mal ve hizmet alımlarında ise Kamu İhale Kanunu hükümlerine uymak zorundadır. Kültür AŞ, Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabii olmakla birlikte, faaliyet alanlarına istinaden Kamu İhale Kanunu'nun kendisine tanıdığı istisnalar çerçevesinde bu mal ve hizmetleri almaktadır. Sonuç olarak faaliyetleri arasında kamusal faaliyetler de olan Kültür AŞ adından da anlaşılacağı gibi kâr amacı kâr amacı güden 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren bir şirkettir.
Sayın heyet, hakkımda istinat eden eylemlere gelince, eylem 61. Aslında 61 ve 62 birbirinin aynısı ama yine de ikisinden de bahsetmek istiyorum. Eylem 61, ana ihale. İBB mülkiyeti, yönetimi ve tasarrufu altında bulunan alanlarda mevcut ve tesis edilecek olan 2000 adet raket tipi reklam uygulaması ile 400 adet megalight tipi reklam uygulamasının 10 yıl süreyle işletmeye verilmesi işi. Bu eylemde Kültür AŞ yönünden muvazaalı ve hileli işlemler nedeniyle kamu kurum kuruluşları aleyhine 490.996.653 TL zarar olduğu iddiasıyla suçlanıyorum. Bu iddiayı kesinlikle reddediyorum. 4 Ağustos 2020 tarihinde İBB tarafından 2886 sayılı yasanın ilgili hükümlerine uygun olarak kamuya ilan edilen, herkesin katılımına açık ve şeffaf bir şekilde yapılan bu ihaley,i Kültür AŞ İhale Müdürlüğü'nün yetkileri tarafından verilen 61.000.000 TL yıllık ücretle kazanmıştır.
Ana ihalenin Kültür AŞ'ye kalmasından sonra Kültür AŞ Ticaret Müdürlüğü'nün ilgili birimleri tarafından bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmayla kârı arttırmak, mali riski ortadan kaldırmak, piyasada bulunan reklam sektörünün ana şirketlerinin uzmanlık alanlarının farklı olması nedeniyle katılımı ve rekabeti sağlamak nedeniyle de ayrıca ana ihaleye konu olan reklam alanları farklı üniteler başlığı altında bölümlere ayrılmıştır. Sayın heyet, yapılan bu işlem iddianamede yazıldığı gibi bir parçalama işlemi değildir. Ana ihalede bulunan raket, led ekran, megalight ve light box olarak sınıflandırılmıştır. Ticaret Müdürlüğü, bu sınıflandırmayı yaptıktan sonra piyasa araştırması yaparak, yaklaşık uygun fiyatı tespit etmiştir. Genel müdür olarak katkıda bulunduğum bu çalışmaya olur vermemden sonra benim başkanlığımdaki ticaret, ihale ve hukuk müdürlüğüne bağlı yetkili personelle toplantılar yaptık.
Yapılan bu toplantılardaki tespitlerimiz şuydu: Kültür AŞ, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabii değildir. Kültür AŞ'nin kiralamalarda bu kanuna tabii olduğu tek alan Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. maddesinden kaynaklanan İBB meclis kararıyla tahsis edilen taşınmaz ve işletmeleri 3. kişilere kiralanması ile ilgili işler. Eğer böyle bir iş olsaydı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'yla bu işi ihale edecektik. Ama bu alanlar bu alana girmediği için reklam alanları olan bu ürünler bu kapsama girmediği için de gelir getirici iş olarak tanımladık. Reklam alanlarının işletilmesi işi gelir getirici iş kapsamında olup mal ve hizmet alım niteliğinde olmadığı için de 4034 sayılı kanunda belirtilen ihale usullerine de tabii değildir. “O zaman bu işi nasıl ihale edelim” dediğimizde, “2013 yılında Kültür AŞ Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan şirkete ait İhale İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun hareket edelim” dedik.
Bunun için de size yönetmeliği veriyorum Sayın Başkan. Maalesef yönetmeliğe baktığımızda da gelir getirici reklam alanları ile ilgili bir yöntem göremedik. İhale ve Hukuk biriminde yıllardır çalışan uzman ve tecrübeli arkadaşlarım, daha önceki yönetimle birlikte de çalışmış kendileri, istersen kanuna tabi bir işlem olmadığı için istediğin bir firma ya da firmalarla genel müdür olarak pazarlık yapıp sözleşme imzalayarak, imzalayarak bu işi yapabileceğimizi beyan ettiler. Böyle bir yetkiye rağmen bunu kabul etmedim. Daha önce 2012 yılında İBB tarafından 2886 no'lu kanunla ihale edilen Kültür AŞ'nin kazanıp, kapalı zarf usulü teklif alıp ihale ettiği billboard ve megalight reklam alanı işletme işini örnek almalarını söyledim. Bununla ilgili de ek 4'ü sunuyorum. Birebir aynı ihale Başkanım. İhale birimi tarafından 3 veya daha fazla firmayı davet edip bu işin yapılmasını istedim. Ticaret birimi, ihale birimi ve benim birlikte oluşturduğumuz şirket havuzundan ve ihaleye istekli firmalardan yetkin olan firmalar davet edilmiş, kapalı zarf usulü arttırma şeklinde yapılan işlem sonucu en yüksek fiyat veren firmalarla sözleşme imzalanmıştır.
Sayın Başkan, Sayın Heyet; bu eylemle ilgili eklemek istediğim son bir husus var. 2012 yılında önünüzde gördüğünüz sözleşmede İBB tarafında 2886 sayılı kanunla açık ihale yöntemiyle ihale edilmiş ve Kültür AŞ tarafından kazanılan ve daha sonra 4734 sayılı yasa ile işletmeye verilen 4000 adet billboard ve 600 adet megalight 27 milyon bedelle, yıllık bedelle ihale edilmiş. İhaleyi alan İlbak Holding'e ait Üçüncü Mecra, belediyeye ait kontenjan olarak ayırdığı 500 billboardu düştükten sonra toplam 32.000 metrekare alan için 2012 dolar kuruna göre yıllık 12.800 USD, 24 milyon TL bir metrekare için ödemişti. 1 metrekare için de 40 dolar ödeme yapmıştı. Birebir aynı nitelikte olan 200 adet raket ve 400 megalight için yine birebir aynı ihale yöntemleriyle oluşan ihale bedeli ise 2020 Temmuz dolar kuruna göre 9.500.000 USD olmuştur. 2020 yılında benim taraf, benim dönemimde ihale edilen bu reklam alanlarının toplam büyüklüğü ise 11.500 metrekare olup 1 metrekaresi için gerçekleşen bedel 82 USD olup, dolar olup, 2012'de oluşan bedelin 2 katından fazla olmuştur. Ayrıca 2012 yılında ihaleye verilen alanların yarısını oluşturan 2000 billboard ve 300 megalight sahada mevcut olup, hali hazırda kiraya verilen alanlardı. Oysa bu eyleme konu olan alanlar ise mevcutta yer almayan ve ihaleyi kazanan firmalar tarafından sıfırdan yatırımla yapılarak reklam alanlarıdır. Kamu zararı bu işte yoktur. Belirlenen fiyat piyasa fiyatları doğrultusunda olmuştur.
Kültür AŞ tarafından 4 Ağustos 2020 yılında 10 yıllık sözleşme ile alınan 2000 adet raket tipi reklam alanı ve 400 adet megalight tipi reklam alanı için Kültür AŞ'nin İBB'ye ödeyeceği yıllık bedel 61 milyon TL. Sözleşme ile alınan reklam alanlarının 2000 adet raket tipi olanları kapalı zarf usulü arttırma şeklinde yapılan ihale ile Urban Medya'ya, Reklam'a 23 milyon TL yıllık bedelle 10 yıllığına verilmiştir. Bu ihaleye İnnova Reklam, BVA Reklam, Yeşil Mavi Enerji Medya ve Medya Pano Reklamcılık dahil toplam 5 firma katılmıştır. 400 adet megalight reklam alanlarının 60 adetlik kısmı LED ekran olarak kapalı zarf arttırımı usulü ile ihaleye çıkarılmıştır. Bu 60 adet LED ekran işletme işini de 16.666.000 TL bedelle 10 yıllığına Panofek Medya firması almıştır. Bu ihaleye de Vega Vizyon Reklamcılık, Yeşil Mavi Enerji Medya ve Urban Medya dahil 4 firma katılmıştır. 400 adet megalight reklam alanından kalan 200 adedi light box tipi reklam alanı olarak, 40 adet adedi ise megalight olan reklam alanlarını kapalı zarf arttırımı usulü ile ihale edildi. Bu ihaleyi de 27 milyon TL yıllık bedelle 10 yıllık işletme işi olarak BVA Reklam firması almıştır. Bu ihaleye de Urban Medya, SAS Tanıtım, Panofek Medya dahil toplam 4 firma katılmıştır.
Sayın Heyet, Sayın Başkan; İBB'ye ait olan bir iştirak şirketi Kültür AŞ, bu gelir getirici faaliyetten zarar etmemiştir. Aksine, İBB tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'yla kamuya açık ve şeffaf bir şekilde yapılan ihalede fiyatı 61 milyon TL olarak belirlenen reklam alanlarını, ağır pandemi koşullarında yaptığımız çalışma ve hazırlıklarla, 1 ay sonra 66.666.000 TL bir bedelle alt işletmeye vererek, yıllık 6.666.000 TL, dönemin dolar kuruyla yaklaşık 1 milyon dolar kâr elde edilmiş olup, aynı zamanda bahsedilen reklam alanlarının ilk yatırım bedeli olan yaklaşık 10 milyon dolar civarı bir rakam da Kültür AŞ'ye yüklenmemiştir. Bu yatırım ihaleyi alan firmalar tarafından yapılmış olup, 10 yıllık işletme süresi sonrasında, çalışır vaziyette, bedelsiz olarak İBB'ye teslim edilecektir.
Sayın Başkan, Sayın Heyet; peki bu ihaleye katılan firmalar nasıl belirlendi? Ticaret birimi ve ihale birimi, Kültür A.Ş.'nin İBB ile yaptığı sözleşmede yer alan işleri nitelik ve nicelik bakımından inceler. İnceleme sonunda bu işleri yapabilecek firmaları; Kültür A.Ş. firma havuzundan, piyasadan ve istekli firmalardan yeterli şartlara sahip olanları belirler ve davet eder. Davet edilen firma daha önce çalışılmış bir firma olabileceği gibi yeni bir firma da olabilmektedir. Kaldı ki katılımcı firmaların geçmişte çalışılmış aynı firma olup olmadığını yahut yeni kurulmuş olup olmadığını engelleyen bir hüküm mevzuatta bulunmamaktadır. Bu anlamda Kültür A.Ş.'nin mevzuata uygun olarak davet edilecek firmaları belirlediği ve işlemleri gerçekleştirdiği açıkça anlaşılmaktadır.
Diğer bir iddia ise İBB'nin yaptığı ihalede aranan yeterlilik şartlarının Kültür A.Ş. tarafından yapılan alt ihalelerde aranmadığıdır. Kültür A.Ş.'nin İBB'den 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihale edilerek aldığı bu iş, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesinde yer alan istisnai durumlardan olmadığı için, söz konusu mevzuatlara tabi olmadan sözleşme yapmak suretiyle alt işleticilere verme hakkına sahiptir.Sayın Başkan, Kültür A.Ş. İBB'den aldığı bu ihaleyi başka firma veya firmalara devretmemiştir. 2886 sayılı Kanun'un 66. maddesi "Sözleşme, ita amirinin yazılı izniyle başkasına devredilebilir. Ancak devralacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır. İzinsiz devir yapılması halinde sözleşme bozulur ve müteahhit veya müşteri hakkında 62. madde şartları uygulanır" demektedir. Hukukumuzda devir ve alt ihale; başta nitelik, içerik, hukuki statü ve uygulama olmak üzere her yönüyle birbirinden farklı kurum ve kavramlardır. Kültür A.Ş. alt ihale yaparak idareye karşı sözleşme ile tüm hak ve yükümlülüklerini devam ettirmiştir. Sözleşmedeki statüsünde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Yapılan bu işlem sözleşmenin devri değil, alt işleticilere işin yaptırılmasıdır. Bu nedenle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 66. maddesinde yer alan "ancak devralacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır" hükmü iddiaya konu olan işlemimizde geçerli değildir. Yine alt ihale yapmak suretiyle işi bir firmaya yaptırmamız ve yine bu firmanın da işin yürütülmesi sürecinde 3. kişilerle anlaşma yapması mevzuata, sözleşmeye ve ihale şartnamesine aykırılık oluşturmamıştır. Bu nedenle yapılan tüm işlemlerde hukuken ve usulen herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca Sayın Başkan, sırası gelmişken diğer bir iddiayı da cevaplamak istiyorum. Tanık , ifadesinde, 34 DMA 998 plakalı aracı genel müdür olarak şahsımın tahsis ettiği iddiasında bulunmuştur. Söz konusu iddia da doğru değildir. Bahsedilen bu araç, Kültür AŞ ile Urban Medya arasında yapılan sözleşme gereği, Kültür AŞ'nin kullanımına verilmiştir. Araç, Ekim 2020 sonuna doğru Kültür AŞ'ye teslim edilmiş olup, Kültür AŞ personeli tarafından sözleşmeye istinaden kullanılmıştır. Aracın Kültür AŞ'ye tesliminden yaklaşık 15 gün sonra ise ben zaten görevden ayrılmıştım. Sayın Heyet, Sayın Başkan; Eylem 61'e konu olan 34 DMA 998 plakalı bu araç, sözleşme eki niteliğindeki teknik şartname gereği alt firma tarafından Kültür AŞ'ye verilmesi gereken araçlardan bir tanesidir. Araç tedarik edilmesi gerek ana ihalede gerekse de alt işletmeci ile yapılan sözleşmeler gereği olduğundan, bu hususun bir usulsüzlük olarak söylenmesi abesle iştigaldir, iftiradır. Ayrıca Eylem 61'e konu olan tüm suç iddialarını reddediyorum, kabul etmiyorum. Araçlar ile ilgili yeşil olan kısım, başkanım, sözleşmenin eki. Üstteki kısımda benim genel müdür olarak kullandığım makam araçlarının tarifleri ve markaları yazıyor.
Eylem 62. Sayın heyet, sayın başkan. Eylem 62'ye konu olan suç iddiası nedir? Mülkiyeti, yönetimi ve tasarrufu İBB'ye ait olan 100 adet üst geçit alın yüzeyinin reklam alanı olarak 3 yıl süreyle işletmeye verilme işinde yapılan muvazaalı ve hileli işlemler nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları aleyhine 27 milyon TL zarara uğratmak ve dolandırıcılık suçu. Sayın başkan, tekrar vurgulamak istiyorum; Kültür AŞ bir anonim şirkettir. Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre kurulmuştur. Kültür AŞ, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre hareket etmez. Bu kanuna tabi değildir. Kültür AŞ kiralamalar söz konusu olduğunda sadece tek bir alanda bu kanuna tabidir; eğer Kültür AŞ, İBB Meclisi tarafından verilmiş bir kararla tahsis edilmiş bir taşınmaz veya işletmeyi üçüncü kişilere kiralama işi yapacaksa Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. maddesi nedeniyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre işlem yapmak zorundadır.
Şimdi, "Bu üst geçitlerin alın yüzeylerinin reklam alanı olarak işletilmesi işini İBB Meclisi kararıyla mı ihale etmiştir?" diye sorarsak, alacağımız cevap "Hayır" olur. Bu alanlar işletme ya da taşınmaz değildir, reklam alanıdır. Bu nedenle Kültür AŞ, İBB'nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile kamuya ilan ettiği, herkesin katılabileceği, açık ve şeffaf bir şekilde ihale ettiği bu alanların işletilmesi işini ihaleyi kazanarak almıştır. İhaleye de herhangi bir itiraz olmamıştır. İBB Meclisi tarafından tahsis edilmeyen bu alanlar, İBB Encümeni tarafından tahsis edildiği için Kültür AŞ bu alanların alt işleticilere işletme işini yaptırırken Devlet İhale Kanunu'nun 2886 sayılı kanununa tabi olmadığı için işletme işini Kültür AŞ şirket prosedürlerine göre yapmıştır. Kültür AŞ Yönetim Kurulu'nun 2013 yılında aldığı karara göre, aldığı yönetmeliğe göre ilgili ticaret birimi, kâr elde edilecek şekilde muhammen bedeli tespit etmiştir. Bu bedeli tespit ederken ana ihale bedeli, benzer işlerin bedeli, piyasa araştırması göz önüne alınmıştır. Ayrıca sayın başkan, demin size sunduğum eklerden birinde; 2012 yılında yapılan metrobüs reklam alanları ihalesinde reklam alanlarının muhammen bedeli belirlenirken, o dönemin Kültür AŞ yönetimi İBB'den aldığı ihalenin ihale bedelini olduğu gibi muhammen bedel olarak belirlemiştir, üzerine 1 lira bile eklememiştir.
Sayın başkan, muhammen bedelin tespit edildiği bu dönemde, Temmuz 2020 sonrası Türkiye'deki benzer işlere bakılmıştır. O dönemde üst geçitlerin reklam alanlarının işletilmesi işi Ankara'da yapılmaktaydı. 2019 öncesi Ankara Büyükşehir Belediyesi yönetimi tarafından ihale edilmiş ve bu ihaleyi Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki BelYa AŞ kazanmıştır. BelYa AŞ her bir üst geçit için Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne 2020 yılında 13.380 TL ödüyordu. Aynı yıl Kültür AŞ ise bir üst geçit için 325.000 TL İBB'ye ödüyordu. Demek oluyor ki İBB, bir üst geçit alanını 24 kat daha yüksek bedelle ihale etmiş. Peki ABB iştiraki olan BelYa AŞ bu üst geçit alt işletmeci işini kime vermiş? İlbak Holding'e vermiş ve tam 66.600 TL'ye vermiş. Sonuç olarak Ticaret Müdürlüğümüzün fiyat tespitinden sonra İhale Müdürlüğü, Kültür AŞ İhale Yönetmeliği doğrultusunda firmalardan teklif isteyerek, iş ve işlemleri yürütmüş; Kültür AŞ İhale Yönetmeliği'ne uygun olarak gelir getirici işlerde en az 3 firma davet edilme şartı yerine getirilerek, ilgili işlerde rekabet sağlanmıştır. Davet edilen tüm firmalar yetkin, reklam sektöründen firmalar olmuştur.
İBB'nin yapmış olduğu, Kültür AŞ'nin de kazandığı 100 adet üst geçit reklam alanı ihalesini 3 yıllık bedelle 97 milyon 500 bin TL'ye Kültür AŞ almıştır. İhale sözleşme tarihi 04.08.2020. Kültür AŞ ihalesini de 3 yıllık süreyle işletme işini 108 milyon TL'ye BVA Reklam firması kazanmıştır. Kültür AŞ'nin yaptığı bu ihaleye İnova Reklam, Megavizyon Reklamcılık, Panafek Medya, Medya Pano Reklamcılık firmalarından da teklif alınmıştır. Toplam 5 firmadan teklif alınmıştır. Kültür AŞ, bu işten kesinlikle zarar etmemiştir. 97 milyon 500 bin TL'ye aldığı bir işi 108 milyon TL'ye vermiştir. Pandemi döneminde insanların sokağa çıkamadığı günlerin olduğu bir zamanda, reklam sektörü zarar ederken, 3 yıllık kısa bir süre için yatırımın yüksek olduğu, ayrıca bu alanların %10'unun İBB kontenjanına ait olduğu bir dönemde Kültür AŞ kesinlikle zarar etmemiştir. Aksine kâr etmiştir. Mülkiye müfettişi raporunda "kârdan zarar etmiştir" tespitinde bulunmaktaysa da pandemi döneminin zorluklarını göz önüne almamıştır.
Sayın başkan; zarar, yapılan iş ya da alınan kararlardan dolayı şirketin gerçek anlamda eksiye düşmesi, yani gelirinin giderinden az olması halinde yaşanan bir durumdur. Eğer mülkiye müfettişi raporunu hazırlarken Ankara'daki üst geçitlere, Çanakkale Köprüsü'ne, Osmangazi Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, şehir hastanelerine baksaydı, zararın ne olduğunu görecekti. Ya da en azından %98 yanılma nedeniyle tek yolcunun inmediği ama devletin müteahhide parasını ödediği havalimanlarındaki milyonlarca liralık zararı görecekti. Kârdan zarar için 14 aydır tutsak edilen biri olarak gerçek zararın ne olduğunu düşünemiyorum. Ayrıca tevdi raporu, Danıştay’ın kararında subjektif olduğu yazıyor. Onu da bildirdim.
Sayın heyet, Kültür AŞ bu ihale için 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu maddesine göre hareket etmemiştir. Çünkü Kültür AŞ bu kanuna tabi değil. Yapılan ihale mal ve hizmet alımı da olmadığı için Kültür AŞ Kamu İhale Kurumunun kendisine tanıdığı istisnalara istinaden 4734 sayılı kanunda belirtilen ihale usullerine de tabi değildir. Kültür AŞ'nin hukuk ve ihale birimine bağlı uzman ve tecrübeli ekibi "Genel müdür olarak herhangi bir firmayla pazarlık usulünü kullanarak gelir getirici bu işlemi yapıp sözleşme imzalayabilirsiniz" görüşüne rağmen genel müdür olarak bunu yapmadım. Rekabeti artırmak ve riski azaltmak için Kültür AŞ'nin 2013 yılında mevcut yönetim kurulunun karara bağladığı 38 no'lu ihale işlemleri yönetmeliğine uygun olarak, en az 3 firmadan teklif alınarak İhale Müdürlüğünün işlem yapmasını istedim. Kültür AŞ teklif alacağı firmaları belirlerken yapılacak işin nitelik ve nicelik bakımından ifa edebilecek yeterlilikte olup olmadığına bakarak belirler. Fiyatı teklif alınacak firmalar Kültür AŞ firma havuzundan firmalar olabileceği gibi daha önce çalışılmamış firmalar da olabilir. Ayrıca teklif alınacak bu firmaların yeni kurulmuş olup olmadığını engelleyen bir hüküm Kültür AŞ ihale yönetmeliğinde bulunmamaktadır. Bu kapsamda bu ihale Kültür AŞ Yönetim Kurulunun oluşturduğu yönetmeliğe uygun bir şekilde ihale birimi tarafından 5 firmadan teklif alınarak yapılmıştır.
Diğer bir iddia ise ana ihalede aranılan yeterlilik şartlarının Kültür AŞ tarafından kendi alt ihalelerinden aranmadığı iddiasıdır. Kültür AŞ nezdindeki alt işlemler Büyükşehir Belediye Kanunu 26. maddesinde yer alan istisnai durumlardan olmadığından Kültür AŞ İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre ihale edilerek aldığı bu işi söz konusu mevzuatlara tabi olmadan sözleşme yapmak suretiyle alt işleticilere verme hakkına haizdir. 2886 sayılı kanunun 66. maddesi "Sözleşme itam amirinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir ancak devralacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır. İzinsiz devir yapılması halinde sözleşme bozulur ve müteahhit veya müşteri hakkında 62. madde hükümleri uygulanır" şeklindedir. Dikkat edileceği üzere ilgili hüküm sözleşme şeklinde başlamaktadır. Hukukumuzda devir ve alt ihale başta nitelik, içerik, hukuki statü ve uygulama olmak üzere her yönüyle birbirinden farklı kurum ve kavramlardır. Alt ihale yapılması durumunda alt ihaleyi yapan idare ya da şirketin ana ihaleyi yapan idareye karşı sözleşme ile tüm hak ve yükümlülükleri devam etmektedir. Bu statüde herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Sözleşme devrinde ise ana ihaleyi alan idare ya da şirket, ana ihaleyi yapan idarenin onayıyla sözleşme ve sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülüklerini 3. kişilere devretmekte ve aradan, aradan tamamen çekilmektedir. Şirketimiz ile şirketimiz ile alt işleticiler arasında yapılan işlem sözleşmenin devri değildir.
Alt işleticiye işin yaptırılmasıdır. Bu nedenle 2886 sayılı kanunun 66. maddesi sözleşmenin tamamen devrini düzenleyen ancak devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır hükmü iddiaya konu iş ve işlemlerde geçerliliğe sahip değildir. Yine Kültür AŞ'nin alt ihale yapmak suretiyle işi bir firmaya yaptırması ve bu firmanın da işin yürütülmesi sürecinde 3. kişilerle anlaşma yapmış olması mevzuat ile sözleşme ve ihale şartnamelerine aykırılık teşkil etmemektedir. Bu itibarla Kültür AŞ tarafından yürütülen işlemlerde hukuken ve usulen herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır. Kültür AŞ üst ihale ve idare ile bağlı olduğundan yüklenicisi, olduğu işin teknik kısımlarında değişiklik yapma yetkisine sahip değildir. Bu nedenle sözleşme maddelerinden üst ihaleye aykırı olacak şekilde teknik bir değişiklik yapma işlemi yapamaz. Bu ihalede böyle bir işlem yapılması da söz konusu değildir. Bu ihale ile bu eylemlerle ilgili tüm iddiaları da reddediyorum sayın başkan.
Sayın Başkan, Sayın Başkan eylem 78 ve 79'u birlikte savunacağım. İkisi birbirinin aynısı. Eylem 78 ve 79. Kültür AŞ, kurulduğu 1989 yılından itibaren kültür sanat alanında faaliyet gösteren, ekonomik ve mali yeterlilikle mesleki ve teknik yeterlilikleriyle çalıştırdığı 750'den fazla personeliyle Avrupa'nın sayılı şirketleri arasında yer alan ve faaliyet alanları içerisinde kültür sanat organizasyonu olan bir şirkettir. Kültür AŞ katılım sağlayacağı ihalelere kapsamlı bir araştırma yaparak ve maliyetlerini gözeterek kar elde edebileceği tutarda teklifler vermektedir. O anlamda Kültür AŞ üzerinde ihale kalması ihaleye fesat ifsadının bir dayanağı olamaz. Kaldı ki 2003 yılından önce ve sonraki tüm İBB kültür organizasyon ihalelerini Kültür AŞ kazanmıştır. Ama 2019 sonrası davaya konu olmuştur.
Kültür AŞ üst ihalenin kendisi üzerinde kalması üzerine üst ihale gereği yerine getirmesi gereken yükümlülüklerle ilgili olarak Kamu İhale Kurumu'nun kendisine sağladığı istisnalar ve iş prosedürleri gereği süresi içerisinde alt yüklenici ihalelerini yapmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca idareler ihale konusu işlerde alt yüklenici çalıştırılmasına izin verebilmekte ancak alt yüklenicilerin yaptığı işlerden asıl yüklenicinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu kapsamda üst idare İBB bu hükme dayanarak ihalesini alt yüklenicilere açık şekilde düzenlemiş ve idari şartnamesinde alt yüklenicilerin alt yüklenicilerin teklif aşamasında bildirilmesini, sözleşme öncesinde ise idare onayına sunulmasını şart koşmuştur. Yani Kültür AŞ İBB'den ihaleyi aldıktan belli bir süre içinde alt yükleniciyle çalışacaksa bu yüklenicileri idarenin onayına sunmak zorunda.
Üst idareden alınan ve kesinleşen ihale kararından sonra 10 günlük itiraz süresi bulunmaktadır. İtiraz süresinin bitiminde de idare istekli sözleşmeye davet etmektedir. İstekli konumundaki Kültür AŞ 10 gün içinde sözleşme imzalamak zorundadır. Alt yüklenici çalıştırılmasının istenmesi durumunda yüklenici sıfatındaki Kültür AŞ bu aşamada en fazla 20 günlük süre içinde alt yüklenicilerini belirleyik sözleşmelerini imzalayarak İBB'ye onayına sunması gerekmektedir. Açık ihalelerde ilan süreleri 21 gün ve üzerinde olmasıyla 10 günlük de ilan süresine eklersek bu süre zarfında Kültür AŞ'nin ihaleyi açık olarak yaparak alt yüklenicileri belirlemesi belirlenemeyeceği görülmektedir. Eğer biz açık ihale yapsaydık İBB'den aldığımız ihaleyi alt yükleniciye yapma şansımız kalmayacaktı.
Ayrıca konu ile ilgili olarak Kültür AŞ 2019 yılı Sayıştay denetim raporunda 7 no'lu bulgu kısmında şirketin toplam tutarı 316.776.665 TL'ye ulaşan ulaşan organizasyon ve kültür işlerini parçalara bölünerek kanunun 3. maddesinin g fıkrası kapsamında ihale yapılmaksızın temin edilmesi mümkün olmamakla birlikte 4734 sayılı kanun kapsamında yüklenilen bu nitelikteki alımlar için kanunun 3. maddesinin g fıkrasında yer alan limitin uygulanmasına yönelik mevzuat değişikliği yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. Başkaca bir yöntem bulunmadığını teyit etmektedir Sayıştay raporu. Kanun koyuculara da bu konuda görevler düştüğünü çok açık şekilde de beyan etmekte. Kültür AŞ mevcut süre içinde kendisine tanınan istisnai sınırlar içinde kalmak suretiyle bu alımları gerçekleştirmektedir. Alım konusu işler dikkate alınıp incelendiğinde farklı sektör ve alanları ilgilendiren konular olduğu görülecektir. Bu nedenle ihalelerin bölünmesindeki temel amacı sektör ve alan farklılıklarıdır.
Sayın Başkan, Kültür A.Ş. 2003 yılından itibaren Kamu İhale Kurumu bakımından istisnalara tabidir. İstisnalara istinaden bu ihaleleri yapmaktadır. İhalelerin davet usulüyle yapılmasının bir nedeni ise işin gerçekleştirilme saatinin sağlanabilmesidir. İstisna kapsamındaki davet usulü ihalelerde; ihale satın alma prosedürlerine uygun olarak, ihale konusu iş ile ilgili şirket, mal tedarikçisi ve hizmet sunucusu arasından, kurumun portföyünden veya piyasada konusunda yetkinliği bilinen firmalar arasından belirlenen en az 3 firma ihaleye davet edilerek ihaleler gerçekleştirilmektedir. Ayrıca işlerin bölünmesiyle, tek bir alt yükleniciye bağımlı kalınarak doğabilecek operasyonel ve kamusal riskler de azaltılmaktadır. Sonuç olarak ihale konusu işlerin, 4734 sayılı kanunun 3G maddesindeki parasal limitin altında kalmak amacıyla bölünmediği; bölünmenin hukuki, teknik ve kamusal gerekçelere dayandığı açıkça ortadadır.
Bir ekran açabilir misiniz? 1'den 6'ya kadar. 1, 2, 3, 4, 5. Görsel 1, 2, 3, 4, 5. Evet. Sayın Başkan, bu 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ihale ettiği ve Kültür A.Ş.'nin aldığı ihale. İhale usulü, açık ihale olarak İBB tarafından yapılmış. Doküman satın alan sayısı 4, dokümanı EKAP'tan e-imza kullanarak indiren sayısı 4, toplam teklif sayısı 1, geçerli teklif sayısı 1; ihaleyi kazanan İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi. İhale yeterlilikleri burada yazıyor; %25 genel gelir tablosu, bedelin %15'inden az olmaması gerekiyor. Altta da "Kültür A.Ş. sözleşme sonrası alt yüklenici çalıştırmış mı?" sorusu var. Evet, dosya sayısı 19. İhale yöntemi 3G. Biraz yukarı kaldırabilir misiniz? Evet, 3G ihale davet usulü. Bu 2019. Bir sonrakini açar mısınız? Bu da 2018 yılında İBB'den alınmış bir ihale. Aynı yöntem, virgülüne kadar hepsi aynı. Burada doküman sayısı 2, bizde 4. Aynı yöntem, aynı şartlar aranıyor. Kültür A.Ş. sözleşme sonrası alt yüklenici çalıştırmış mı? Evet, dosya sayısı 17. Bir alta inebilir misiniz? Evet, göremedim ama altta da 3G. En altta evet, ihale yöntemi 3G istisnai davet usulü.
Bir sonrakini açar mısınız? Tamam, yukarıya bakalım başkanım. Bu da 2016 yılına ait, açık ihale ile. Doküman satın alan 2, dokümanı EKAP'tan indiren 2, toplam teklif sayısı 1, geçerli teklif sayısı 1. Şartlar yine birbirinin aynısı. En alta bakar mısınız? Kültür A.Ş. yine alt yüklenici çalıştırmış; 18 kişi. 3G istisna davet usulüyle yapmış. Bir sonrakine geçer misiniz? Bu da 2015 yılına ait. Açık ihale ile; doküman satın alan 2, EKAP'tan indiren 2. Yine teklif sayısı 1, geçerlilik sayısı 1. Yine alt yüklenici çalıştırmış, dosya sayısı var, yöntem yine aynı. Sayın Başkan, Kültür A.Ş. yaklaşık 50 yıllık bir şirket. Kurumsal hafızası olan bir şirket. Genel müdürler değişse bile kanunlar aynı şekilde uygulanmaya devam ediyor. Kaldı ki çalışanların değişme oranı da çok az. Devam ediyorum. Kültür A.Ş. tarafından iddianameye konu üst ihale kapsamındaki işler sınıflandırılarak, 16 alt yüklenici ihalesi yapılmıştır. Söz konusu 16 alt ihalede, 9 ayrı firma ile 19 sözleşme imzalanmış ve üst idarenin iş eksilişine ve azalışına göre tüm edimler yerine getirilerek hak edişler düzenlenmiştir. İddianamede, bu 19 alt yüklenici sözleşmesi imzalanan 9 firmadan sadece 5 firma ile yapılan 11 sözleşmeyle ilgili suç isnadında bulunulmuş; geri kalan firmalarla yapılan toplam sözleşmeler usulüne uygun bulunmuştur. Bu da suçun sadece soyut beyanlar üzerine isnat edildiğini göstermektedir. Birbirinin aynısı olan işler bunlar Sayın Başkan. Ayrıca hak edişler yapılırken, işin devamı sürecinde İBB'nin ilgili bölümleri tarafından sürekli denetleniriz. İşler yapılırken fotoğraflanır, bütün belgeler hazırlanır. Teslimi yapılmayan hiçbir işin hak edişi yapılmamıştır.
İddianamede 106.359.000 TL kamu zararı olduğu iddia edilmişse de bunun neye göre hesaplandığı belli değildir. Bununla birlikte, bahsi geçen 5 firmaya ödenen bedelin tamamının İBB zararı olarak gösterilmesi doğru değildir. 5 firma ile yapılan 11 adet alt yüklenici ihale bedeline denk gelen bir zarar hesaplaması yapılması, iddianameye dayanak olan raporun geçersiz olduğunu göstermektedir. Alt yüklenicilere yapılan ödemelerin hepsi, sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirilmesi karşılığında yapılan ödemeler olup, bu anlamda Kültür A.Ş. de İBB'ye karşı yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bilirkişi tarafından; alt yüklenicilerin Kültür A.Ş.'ye, Kültür A.Ş.'nin de İBB'ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eksik iş yaptığı ya da bedel yüksekliği veya yaklaşık maliyetin doğru hesaplanmadığı gibi bir tespit olmamasına rağmen, yapılan bir işin karşılığı olan bir tutarın kamu zararına konu edilmesi abesle iştigaldir. İBB tarafından belirlenen tüm yükümlülükler Kültür A.Ş. ve alt yüklenici şirketler tarafından yerine getirilmiş olduğundan ortada bir zarar bulunmamaktadır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesinde kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Sayın Başkan, Kültür AŞ 2003 yılından itibaren Kamu İhale Kurumu bakımından istisnalara tabidir. İstisnalara istinaden bu ihaleleri yapmaktadır. İhalelerin davet usulüyle yapılmasının bir nedeni ise işin gerçekleştirilme saatinin sağlanabilmesidir. İstisna kapsamındaki davet usulü ihalelerde; ihale satın alma prosedürlerine uygun olarak, ihale konusu iş ile ilgili şirket, mal tedarikçisi veya hizmet sunucusu arasından, yapım mütaahiti portföyünden veya piyasada konusunda yetkinliği bilinen firmalar arasından belirlenen en az üç firma ihaleye davet edilerek ihaleler gerçekleştirilmektedir. Ayrıca işlerin bölünmesiyle, tek bir alt yükleniciye bağımlı kalınarak doğabilecek operasyonel ve kamusal riskler de azaltılmaktadır. Sonuç olarak ihale konusu işlerin, 4734 sayılı Kanun'un 3G maddesindeki parasal limitin altında kalmak amacıyla bölünmediği; bölünmenin hukuki, teknik ve kamusal gerekçelere dayandığı açıkça ortadadır.
Bir ekran açabilir misiniz? 1'den 6'ya kadar... Görsel 1, 2, 3, 4, 5... Evet. Sayın Başkan, bu 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ihale ettiği ve Kültür AŞ'nin aldığı ihale. İhale usulü açık, İBB tarafından yapılmış. Doküman satın alan sayısı 4, dokümanı EKAP'tan e-imza kullanarak indiren sayısı 4, toplam teklif sayısı 1, geçerli teklif sayısı 1. İhaleyi kazanan: İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi. İhale yeterlilikleri burada yazıyor; %25 genel gelir tablosu, bedelin %15'inden az olmaması gerekiyor. Altta da "Kültür AŞ sözleşme sonrası alt yüklenici çalıştırmış mı?" sorusu var: Evet. Dosya sayısı 19, ihale yöntemi 3G. Biraz yukarı kaldırabilir misiniz? Evet, 3G ihale davet usulü. Bu 2019 yılı. Bir sonrakini açar mısınız? Bu da 2018 yılında İBB'den alınmış bir ihale. Aynı yöntem, virgülüne kadar hepsi aynı. Burada doküman sayısı 2, bizde 4. Aynı yöntem, aynı şartlar aranıyor. Kültür AŞ sözleşme sonrası alt yüklenici çalıştırmış mı? Evet. Dosya sayısı 17. Bir alta inebilir misiniz? Evet, göremedim ama altta da 3G... En altta, evet. İhale yöntemi 3/g istisnai davet usulü.
Bir sonrakini açar mısınız? Tamam, yukarıya bakalım başkanım. Bu da 2016 yılı, açık ihale ile yapılmış. Doküman satın alan 2, dokümanı EKAP'tan indiren 2, toplam teklif sayısı 1, geçerli teklif sayısı 1. Şartlar yine birbirinin aynısı. En alta bakar mısınız? Kültür AŞ yine alt yüklenici çalıştırmış, 18 kişi. 3G istisna davet usulü yapmış. Bir sonrakine geçer misiniz? Bu da 2015 yılı. Açık ihale ile doküman satın alan 2, EKAP'tan indiren 2, yine teklif sayısı 1, geçerlilik sayısı 1. Yine alt yüklenici çalıştırmış, dosya sayısı var, yöntem yine aynı. Sayın Başkan, Kültür AŞ yaklaşık 50 yıllık bir şirket, kurumsal hafızası olan bir şirket. Genel müdürler değişse bile kanunlar aynı şekilde devam ediyor. Kaldı ki çalışanların değişme oranı da çok az.
Devam ediyorum. Kültür AŞ tarafından iddianameye konu üst ihale kapsamında işler sınıflandırılarak 16 alt yüklenici ihalesi yapılmıştır. Söz konusu 16 alt ihalede 9 ayrı firma ile 19 sözleşme imzalanmış ve üst idarenin iş eksilişi ve azalışına göre tüm edimler yerine getirilerek hak edişler düzenlenmiştir. İddianamede, 16-19 alt yüklenici ihalesi için sözleşme imzalanan 9 firmadan sadece 5 firma ile yapılan 11 sözleşme ile ilgili suç isnadında bulunulmuş; geri kalan firmalarla yapılan toplam sözleşmeler usulüne uygun bulunmuştur. Bu da sadece beyanlar üzerine suç isnadında bulunulduğunu göstermektedir. Birbirlerinin aynısı olan işler bunlar Sayın Başkan. Ayrıca hak edişleri yapılırken İBB'nin ilgili bölümleri tarafından, devamlı iş yapılırken denetleniriz. İşler yapılırken fotoğraflandırılır, bütün belgelendirmeler yapılır. Teslimi yapılmayan hiçbir işin hak edişi yapılmamıştır.
İddianamede 106.359.000 TL kamu zararı olduğu iddia edilmişse de neye göre hesaplandığı belli olmamakla birlikte, bahsi geçen 5 firmaya ödenen bedelin tamamının İBB zararı olarak gösterilmesi doğru değildir. 5 firma ile yapılan 11 adet alt yüklenici ihale bedeline denk gelen bir zarar hesaplaması yapılması, iddianameye dayanak raporun geçersiz olduğunu göstermektedir. Alt yükleniciye yapılan ödemelerin hepsi sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirilmesi karşılığı yapılan ödemeler olup bu anlamda Kültür AŞ de İBB'ye karşı yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bilirkişi tarafından; alt yüklenicilerin Kültür AŞ'ye, Kültür AŞ'nin de İBB'ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eksik iş yaptığı ya da bedel yüksekliği ile yaklaşık maliyetin doğru hesaplanmadığı gibi bir tespit olmamasına rağmen, yapılan bir işin karşılığı olan bir tutarın kamu zararına konu edilmesi abesle iştigaldir. İBB tarafından belirlenen tüm yükümlülükler Kültür AŞ ve alt yüklenici şirketler tarafından yerine getirilmiş olduğundan zarar bulunmamaktadır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesinde kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Sayın Başkan, Sayın Heyet, son eylem 118'e gelirsek. Daha önce de bahsettiğim gibi Kültür AŞ, Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş ve büyük ortağı İBB olan bir ticari şirket olup İBB'ye ait yetki yetkilerden, izin, isim toplama, izin verme gibi yetkileri kullanması kesinlikle söz konusu değildir. Piyasada faaliyet gösteren herhangi bir şirketten farkı olmayan, kar amacı güden, kamusal alanda da faaliyet gösteren bir şirkettir. Kültür AŞ, pandemi döneminde firmaların talebi üzerine muhtelif reklamlara ilişkin konsept belirleme, geliştirme, uygulama ve uygulama sonrası kaldırma hizmet işi sözleşmeleri yapmıştır. İlgili sözleşmeler kapsamında yapılan bu çalışmalar tamamen kar odaklı, gelir getirici işlemler olup Kültür AŞ bu sözleşmelerde hizmet veren konumundadır. Müşteri şirketlere verilen bu hizmetler karşılığında Kültür AŞ toplamda, toplamda 24.572.000.000 TL artı KDV gelir elde etmiştir. İmzalanan sözleşmelerin konusunu muhtelif reklamlara ilişkin konsept belirleme, geliştirme, uygulama ve uygulama sonrası kaldırma hizmeti oluşturmakta olup bu işin konsept belirleme, geliştirme kısmı bizzat Kültür AŞ tarafından danışmanlık şeklinde yerine getirilmiştir. Geri kalan uygulama ve uygulama sonrası kaldırma olan operasyonel kısmı ise alt yüklenici Genç Popülist tarafından yapılmıştır.
Genç Popülist şirketinin yüklenici olduğu bu iş Kültür AŞ'nin faaliyet alanı olan faaliyet alanı içerisinde 4734 sayılı kanunun 3G istisna hakkı tanınan alımlardandır. Bu hizmet karşılığında ise alt yükleniciye 7.944.000 TL artı KDV ödeme yapılmıştır. Kültür AŞ, Kamu İhale Kanunu'nun kendisine tanıdığı istisnalara istinaden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3G maddesi kapsamında ihale yapmaksızın şirket iç prosedürlerine uygun şekilde piyasadan 3 teklif alarak alım işlemini yürütmüş ve sonuçlandırmıştır. Özel sözleşmelere istinaden müşteri şirketlere verilen hizmet karşılığı fatura kesilmiş ve bu faturalar karşılığında Kültür AŞ gelir elde etmiştir. Uygulama ve uygulama sonrası kaldırma hizmetini yerine getiren alt yükleniciye de fatura karşılığı ödeme yapılmıştır. Alt yüklenici bu işi yaptıktan sonra Kültür AŞ yönetmeliğine uygun bir şekilde işi yaptığını gösteren yazı, belge ile birlikte Kültür AŞ hak ediş birimine başvurur. İlgili birimin incelemesi işi yaptıran şirketlerden de yazılı ya da sözlü onay aldıktan sonra hak ediş işlemleri yapılır. Hak ediş işlemleri yapıldıktan sonra işin sahibi olan firmalara Kültür AŞ fatura keser. Kesilen bu faturanın ödenmesinden sonra yüklenici firmaya hak ediş ödenir.
Kültür AŞ, sözleşme yaptığı tüm şirketlere karşı sözleşmelere konu olan tüm edinimleri yerine getirip hizmetleri ifa ettiğinden muvazaalı sözleşmeler veyahut gerçekte alınmayan hizmetten ya da alt yükleniciden hizmet alınmaması söz konusu değildir. Türk Ticaret Hukuku'na uygun hazırlanan bu sözleşmeler hakkında hiçbir müşteri şirket tarafından işin yapıldığına dair bir şikayet ya da bildirim alınmamıştır. Kültür AŞ tarafından sunulmayan bir hizmet için şirketlerin ödeme yapması ticaretin olağan akışına aykırıdır. Ticari bir sözleşmeye konu olan hak ve edinimlerle ilgili konuları ticaret hukukunun konusu olduğu için rüşvet alma veya suç gelirinin aklanması suçuna konu edilmesi kamu personeli olmayan iştirak şirketi yöneticileri yönünden söz konusu değildir. Ayrıca iddianın sadece tanık anlatım ve duyumlara dayanması hukuki değildir. Diğer bir husus da bu konuda benim dönemimde 40'a yakın firmayla sözleme sözleşme imzalanmış olup, bunlardan birkaç tanesi hakkında sadece beyanlara dayanarak suç isnadında bulunulmuştur. Diğer firmalar ile yapılan sözleşmeler usulüne uygun bulunup iddianameye konu olmamıştır. Sayın Başkan, bununla ilgili örnek sözleşme vermek istiyorum. Bütün firmalarla ilgili sözleşmeler vardır. Eylem 118'le ilgili tüm suç isnatlarını kabul etmiyorum.
Sayın Başkan, Sayın Heyet, eylemler hakkındaki savunmamdan sonra tanık ve iftiracı beyanları hakkında kısaca savunmamı yapmak istiyorum. Bu arada Sayın Başkan, Kandıra'da bilgisayarla iddianameye ulaşmam çok zor olduğu için hepsiyle ilgili bilgi sahibi olamayabilirim ama onunla ilgili elimde olanları cevaplamak istiyorum. 'in ifadelerinde verdiği tüm beyanları reddediyorum. Şahsı 2014 yılından beri tanıyorum. 2014-2019 yılları arasında şirketi benim şirketime, kendi özel şirketime led ekran, ses ve sahne malzemeleri kiralama işi yapmaktaydı. O tarihte kendisine şirketine kestiği faturalar karşılığı ödemeler yaptım. Ödemeyi yapan kişi benim Sayın Başkan. Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğünü bıraktığım 2020 sonrası, aramızdaki borç-alacak ilişkisi, yine şirketiyle şirketim arasındaki mal ve hizmet alımıyla ilgili olup, tüm ödemeler banka üzerinden yapılmıştır. Bu arada ben genel müdür olduğum sırasındaki Vedat Bey'le hiç çalışmadık. Aramızda da hiçbir ticari ilişki olmadı. İstenirse MASAK raporlarında da bunu görebilirsiniz sayın başkan. Bütün şeyler banka üzerinden fatura karşılığıdır ya da borç alacak verecek işidir. Alınıp da geri ödenmemiş bir para yoktur. Her ne kadar 'in şirketiyle benim şirketim arasında iş ilişkisi olsa da bu ilişkileri şirket yöneticisi ve görevlileri yapmıştır. Ben kendisiyle görüşmemişimdir. Kendisini Ekim 2020'den sonra, sadece Erzincan'da kendisi Tunceli'ye giderken benim kitabevine uğrayıp kahve içtiği zaman gördüm. Ondan daha sonra 19 Mart 2025 yılında yılında Vatan Emniyet'te gördüm. Orada hiç görüşmedim kendisiyle.
ile ilk kez Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü görevini yaparken tanıştım. İlk görüşmemiz ile Kültür A.Ş.'de demin de size verdiğim konsept sözleşmesi görüşmesi sırasında olmuştur. İlk sözleşme sonrası yapılan işlerle ilgili telefon görüşmemiz olmuştur, bu yapılan işlerin olup olmadığıyla ilgili. Kapki'nin şirketine ait reklam alanlarının konsept çalışması ve vinil kaplama işlerinin yapıldığını konuştuk, bu işleri telefonlarda. En son görüşmemiz ise üst geçit reklam alanlarının sözleşmesini yaparken olmuştur. Sözleşme imzalamasından kısa bir süre sonra ben görevden ayrıldım. Daha sonra 19 Mart 2025 yılına yılına kadar hiç temasımız olmadı.
ile tanışmam şirketleri direkt reklam ile Kültür A.Ş. arasında yapılan sözleşme sırasında olmuştur. Kendisini şahsen hiç tanımam. Direkt Reklam Anadolu Yakası'nda AYEDAŞ'A ait olan elektrik direkleri üzerindeki reklam alanlarını işletiyordu. Kullandıkları reklam aparatları yönetmeliğe, boyut ve güvenlik anlamında uygun olmadığı için Kültür A.Ş.'nin daha önce İBB için kullandığı reklam aparatlarını kiralamasını yaptık, sözleşmeyle. Sözleşme elimde sayın başkan. Direkt Reklam ile AYEDAŞ arasındaki sözleşme 31 Aralık 2020 tarihinde bitecek olduğu için AYEDAŞ, AYEDAŞ da bu direkleri kiralamak için ihaleye çıktı. Reklam mevzuatına göre bu direklerin ihaleye çıkabilmesi için AYEDAŞ'ın İBB ile bir protokol yapması gerekiyordu. 'ın ifadesinde belirttiği 8 milyon TL ise İBB'nin AYEDAŞ'tan protokol için istediği resmi bir talepti. Reklam konusunda İBB ile AYEDAŞ anlaşamadığı için AYEDAŞ da bu ihaleyi iptal etti. Daha sonraki süreci bilmiyorum. Sanırım Anadolu Yakası'nı Enerjisa işletiyor ve İBB ile aralarında bir protokol olmuştur. Bu konuyla ilgili belgeleri size sunuyorum sayın başkan.
'ın diğer suç ithamları hakkındaki beyanlarına itiraz ediyorum, katılmıyorum sayın başkan. 'un söylediği hayal ürünü konuşmayı kesinlikle reddediyorum. 'un ortağı olduğu Kor Medya, Beylikdüzü-Avcılar metrobüs hattındaki reklam alanlarını işletiyordu. 'un ifadesinde bahsettiği Avcılar-Cevizlibağ metrobüs reklam alanlarının ihalesi ise 2022 yılında yapılmıştır. Ben 2020 yılında görevden ayrıldım sayın başkan. Böyle bir konuşmanın olması mümkün değil. Benim görevde olmadığım ve Ekim 2020 yılından sonra hiç görmediğim ile böyle bir görüşme olmamıştır. Kendisi bana 2020 yılında metrobüsün Cevizlibağ-Avcılar bölümünde işletmek istediğini söyledi. Ben de o alanların daha İBB tarafından ihale için hazırlanmadığını, durakların bitmesinden sonra ihaleye çıkarırlar, sanırım dedim. Olay, dil ve sistem kelimelerini ilk kez bu hayal ürünü beyanlarda gördüm ve duydum. Kendisini de hiç görmedim sayın başkan, görevden ayrıldıktan sonra.
Burada itirafçı olan, yani iftiracı olan insanlardan üzülmediğim tek insan . Çünkü kendisi, eşi, oğlu tutuklanmıştı. Ayrıca, bakıma muhtaç, yani özel bakıma muhtaç çocuğu vardı. Etkin pişmanlıktaki ifadelerine istinaden konuşuyorum sayın başkan. Kültür A.Ş. genel müdürü olduktan sonra, ilk defa hayırlı olsun ziyaretine geldiği zaman kendisini tanıdım. Daha önce hiç görmedim, tanımam bilmem. İfadesinde belirttiği gibi de kendisini bana yönlendirmedi. Kendisi hayırlı olsuna diye geldi çünkü reklam sektöründe iş yapıyordu, randevuyu da kendi sekreterimden aldı. Şirketi hakkında bilgiler verdi. Ben de kendisini, şirket firma havuzuna kaydedilmesi için ilgili birime yönlendirdim. Daha sonra , Kültür A.Ş.'den reklam baskı işleri ile ilgili birkaç ihaleyi kazandı. 'nın ihale kazanması konusunda hiçbir dahlim olmamıştır. İfadesinde belirttiği Kuara, Format Reklam ve Kamil Taşçı'yı tanımam; ayrıca Sayın Başkan, kendisinin kazandığı ihalelerin hiçbirine bu firmalar yan teklif vermemiştir. Beyanında böyle bahsettiği gibi olmamıştır. Bahsettiği gibi bu firmaları yan teklif için kullanmadık. Siz Ek 4'te de görebilirsiniz oradaki dokümanlarda; 'nın teklif verdiği hiçbir ihalede bahsettiği firmalar yoktur.
Kültür A.Ş.'nin İBB'den ihaleyle aldığı reklam alanlarının 40 adet LED reklam kısmını ihaleye çıkmamızdan önce Kültür A.Ş.'ye gelerek; daha önce adını bilmediğim bir firma tarafından İstanbul'da Taksim ve Mecidiyeköy meydanları dahil, yanlış hatırlamıyorsam 6 adet sayıdaki LED ekranı işleten firmayı devralarak satın aldığını ve ihaleye girmek istediğini söyledi. İhale sonuçlanana kadar da bu LED ekranlarının kira ödemesini nereye yapacağını sorunca; ben de LED ekranlar Kültür A.Ş.'ye ait olmadığı için ihale bitmeden Kültür A.Ş.'nin bunun için kiralama bedeli alamayacağını, bu nedenle İBB'ye müracaat etmesi gerektiğini söyledim. gittikten sonra, ilgili müdür arkadaşlarımı çağırarak; daha önce 12.500.000 TL olarak belirlediğimiz ihale muhammen bedelini 15.000.000 TL'ye çıkarmalarını söyledim. Çünkü acele edip bu ekranları almasıyla –ki daha ihaleye çıkılmamıştı, ihale açıklanmamıştı, sadece ihale yapılacağı duyumu alınmıştı çünkü biz İBB'den ihaleyi aldıktan sonra ihale edeceğimizi firmalar duymuştu– 'nın ne kadar istekli olduğunu anladım. İhalede beklenenden fazla bir bedel oluşabileceği için 12.500.000 TL muhammen bedeli 15.000.000 TL'ye çıkardım. Kendisi de firmasıyla birlikte ihaleye girdi. İhaleyi 16.660.000 TL'ye 'nın firması kazandı. Ayrıca , aldığı bu 6 adet ekranı teknik şartnameye uymadığı için hurdaya ayırmak zorunda kaldı. Eğer 'yla aramda çıkar ilişkisi olsaydı bunu yapmaz; Eylem 61'de bahsettiğim şekilde ihalesiz pazarlık usulü yaparak LED ekranları direkt 'nın firmasına verirdim.
'nın bana verdiğini söylediği nakit ödemeleri kesinlikle almadım. İfadesinde belirttiği tarihler de bunu gösterecektir. Kendisinin bahsettiği bu tarihlerin yarısında ben Kültür A.Ş. Genel Müdürü değildim ve kendisiyle görevden ayrıldıktan sonra hiç yüz yüz gelmedim. İfadesinde bahsettiği Adversity firmasını bilmiyorum. Benim dönemimde bu Adversity ihale kazanmamıştır. 'ın ifadeleri duymaya dayalıdır. Sadece 'le görüştüğüm doğrudur. Görüşme nedenim ise gayet doğal ve olması gereken görüşmelerdir. Çünkü temsil ettiğim Kültür A.Ş., İstanbul genelinde 7.000'den fazla reklam alanının İBB adına işletmecisidir. Ve bu reklam alanları İstanbul'un her noktasında olup, işletmesi zor ve kontrolü yoğun çalışma gerektiriyordu. Metro, yol ve kazı çalışmaları yüzünden bu reklam alanlarının çoğu zaman kaldırılması ya da yer değiştirilmesi gerekiyordu. İBB ile bunları sağlıklı yürütmek için İBB adına bu alanların sorumlusu olan ile görüşmek doğal ve zorunluydu; 'ı ise tanımam.
'ın benim hakkımda verdiği beyanı kabul etmiyorum. Kendisi benim çalıştığım dönemde sözleşmeler biriminde uzman biri olarak çalışıyordu, avukatlık görevi yoktu. Yalnız sözleşmeler konusunda kendisiyle çalışırdım. Görevden ayrılmamdan yaklaşık 1 yıl sonra kendisi bana bir mesaj göndererek Kültür A.Ş. tarafından işten çıkarıldığını, zor durumda olduğunu ve yönetim ile görüşmemi istediğini belirtti. Bunu kabul etmedim; şirketin işlerine karışmadığımı, kimseyle de görüşmediğimi söyledim. Daha sonra bana bir mesaj daha atarak 13.500 TL gibi bir rakam borç istediğini yazmış ama ben bu mesajı görmedim, kendisine dönmedim. Kendisine dönmeyince de ertesi gün tekrar bir mesaj göndererek "Kurt yediği ayazı unutmaz" diye başlayan bir mesajla herkesi yakacağını, yanlarına da beni katacağını söylediği bir metin yolladı. Ben de bu mesajı Doğan Hamit Doğruyer'e gönderdim. Kendisinin, benimle ve Kültür A.Ş. ile husumetli olan bir şahsın beyanları olduğunu belirterek reddediyorum ve kendisinin işten çıkarılması konusu ile ilgili mahkeme kaydını da mahkemenize sunacağım.
İfadesinde belirttiği gibi ihaleyi kazanacak firmayı benim belirlediğim doğru değil. Reklam alanlarının işletilmesi gibi gelir getirici işlerde yetkimi kullanarak ihalesiz pazarlık usulü ile bu alanları işletmeye verebilecekken, neden ihale yapılmasını istediğimin tek nedeni; pandemi döneminde rekabetçi bir bedelle Kültür A.Ş.'nin çıkarını düşünmemdir.
Selman'ın ifadesinde belirttiği Kağan Sürmegöz ile ihaleleri görüşmem son derece doğaldır. Yalnız bu ihaleler İBB'nin açmış olduğu ihaleler değil Kültür AŞ'nin İBB'den almış olduğu reklam alanlarını Kültür AŞ'nin işlettirmek için yapacağı ihalelerin teknik şartnamelerinin İBB teknik şartnamesine uygun olup olmadığı üzerine yapılan görüşmelerdir. 'un Kültür AŞ'nin işleyişine karışması söz konusu değildir. Yetkisi olmayan birinin bana direktif vermesini kabul etmem söz konusu değildir. 'ın ifadesinde bahsettiği ve ile yapılan toplantı sözleşme için yapılan bir toplantıydı. Toplantıya katılmamıştı Sayın Başkan. 'ı tanırım, şeyden tanırım, kızıyla benim oğlum aynı okulda ve aynı sınıfta olduğu için daha önceki dönemlerden tanırım ama 'ın böyle bir toplantıya katıldığı, katılmadığı kesinlikle... Kültür AŞ'ye de benim dönemimde hiç gelmemişti. 'ı da 'nin avukatı olarak bilirim. Soyadını da burada öğrendim.
Toplantıya ayrıca 'la birlikte Burak Atalan, , 'nin şirketinin avukatı katılmıştı. İhalesi yapılan bir iş için sonradan pazarlık yapılmayacağını herkes bilir. Burada ihaleye sözleşme yapılırken pazarlık yapılması söz konusu değil. Bahsedilen araç modellerinin sözleşmeye yapılması, yapılması, şey yazılması sırasında beni İBB Özel Kaleminden Kadriye Hanım aradı ve akşama doğru yapılacak 30 Ağustos etkinlik toplantısının 2 saat öne çekildiğini söyledi. Ben de toplantıyı bırakıp Saraçhane'ye gittim. 'ın ifadesinde belirttiği gibi, bu hususu Ekrem Başkan'la görüşmem çok komik. Çünkü Sayın Başkan, aklı başında herhangi bir yönetici bir sözleşme maddesinde bulunan 1 1500 cc aracın rengi ve model yılının ne olması gerektiğini Avrupa'nın en büyük metropolünün belediye başkanına sorar mı? ifadesinin bir bölümünde işi zorlayıp bana Tech Medya’ya verdiğini söylüyor, demin bahsettiğim yani zorlandı dediği, fiyatı artırdığım ve almak zorunda kaldığı için. Çünkü kendisi 6 adet LED ekran satın almıştı.
'nun ifadesiyle ilgili benimle olan, 'ın ifadelerindeki suçların hiçbirini kabul etmiyorum Sayın Başkan. 'nun ifadesiyle ilgili benimle olan bölümleri reddediyorum. Kendisi duyum ve çıkarımlara göre suçlamalarda bulunuyor. İfadesinde 'a verdiğim ihaleye katılacak firmaların adının yazıldığı notu gördüm demesi doğru değildir. benimle, benimle sadece ihalesi yapılmış ve kazananı belli olmuş işlerde, şirketlerde, işlerde şirketlerle yapılacak sözleşmeler konusunda görüşürdü. İhale süreçlerini ile görüşürdü. Burak Bey satın alma ve ihale birim müdürüydü. Kendisinin, kendisinin gördüm dediği not ise ihalesi sonuçlanan ve kazanan firmaların yer aldığı bilgi notudur. Bu notu 'a verme nedenim ihaleyi kazanan bu firmaların şart, sözleşmeyi hazırlamam, hazırlaması içindir. Verdiğim bu dosyalarda sözleşmeyi hazırlayan 'ın sözleşmeyi hazırlayan ismi altında imzasını görebilirsiniz Sayın Başkan, verdiğim şeylerde görürsünüz.
Sözleşme, yapılan firmalarda 'nun mahkemede verdiği ifadede bahsettiği firmalardır. İfadesinde de bahsettiği ve kabul ettiğini söylediği şekilde şirket bilgilerini şirket arşivinden alıp Kültür AŞ ihalelerine giren bir firmanın sahibine yıllarca gizlice veren ve bundan çıkar sağlayan birinin ihaleye fesat ile beni suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. İhale işlerinden anlamam diyen biri sadece duyumlarına göre suçlama yapıyor. Oysa kendisi ihale bilgilerini Kültür AŞ ile iş yapan bir firmaya ya da firmalara vererek ihaleye fesat karıştırmak işini yapmıştır. Bu nedenle ve 'dan şikayetçi olacağımız hakkında, hakkında kullanıyorum. isimli şahsı tanımam ve hayatımda hiç görmedim, görüşmedim. Hakkındaki beyanlarını reddediyorum.
Muhittin Palazoğlu ile şirketin işlettiği alanların konsept çalışmasını yapmak için yapılan sözleşme sırasında tanıştım. Daha sonra yapılan çalışmaların sunumları için yapılan toplantıda görüştük. Bu sunumu Kültür AŞ'de kendileri yaptı ve reklam alanlarının daha düzenli ve görsel olarak daha güzel olduğunu söyledi. Kendisine ait reklam alanlarının izinleri konusunda benim bir yetkim yoktur, olamaz da. İzinleri İBB'de bir komisyon vermektedir. Ayrıca Muhittin Palazoğlu'nun şirketine ait izinler sözleşme öncesi ve sonrası da aynı olup izinlerde ne azalma ne de artma olmuştur. Size Muhittin Palazoğlu'nun şirketinin sözleşmesini de verdim Sayın Başkan. , kendisini tanımam. İfadesinde ismim geçmesine rağmen bahsettiği olaylar hakkında bilgi sahibi değilim. Verdiği tarihlerde ben görevde değildim. 'ü tanımam, bilmem. Bahsettiği konularla alakam yoktur.
Ecrimisil almak Kültür AŞ'nin söz konusu işi değildir, yetkisi de değildir. Ecrimisil almak, reklam izni vermek kamu kurumu olan İBB'ye aittir. Kültür AŞ adından anlaşılacağı gibi bir ticari şirkettir. Kanunun Türkiye'deki bir şirketten fazla yetkisi yoktur. 'ı tanımam, hayatımda görmedim. Bahsettiği olaylar duyuma dayalı yalanlardır. Kendisi de ifadesinde bahsedilen bu yalanları bilmediğini söylüyor. İddia makamı sanık ve tanıklara sorduğu soruları kelime oyunu yaparak sanki bu sorular kişilerin beyanıymış gibi göstermektedir. İddia makamı sorduğu soruya bilmiyorum denmesine rağmen iddianamede sanık beyanıymış gibi yer vermişti. , Kültür AŞ'de böyle bir toplantı yapıldığını ve firmalara sunum yapıldığı doğrudur bu konsept geliştirmeyle ilgili. Sektörde bulunan firmaların birçoğu bu sunuma katılmıştır. İstekli firmalarla sözleşme yapılmıştır. İki şirket arasındaki yapılan bu sözleşme, şartlarına her iki taraf da uymuştur. Bu konuyla ilgili herhangi bir ticari mahkemeye intikal etmiş ya da noterden yapılmış bir uyarı olmamıştır. Yapılan bu sözleşmelerin bir kısmı benim dönemimde yapılmış, yapılan bu sözleşmelerin sona erme tarihlerinden çok önce ben görevde değildim. Benim dönemimde bir şikayet olmamıştır.
Hayatım boyunca iki kez Kültür AŞ'de sözleşme görüşmeleri sırasında ilgili birimde görüşme yapılırken gördüm. Bu görüşmeler, toplantı odasında en az 4 kişinin olduğu ortamlarda olmuştur. Bir kez de ile genel müdür olmamdan önce, 'nun ilk belediye başkanı seçildiği zamanda İBB'de yapılacak Cumhuriyet Mitingi hazırlık toplantıları sırasında tanıştım. Toplantıya 30'dan fazla İBB, Kültür AŞ ve Kültür AŞ ile çalışan firma temsilcileri katılmıştı. Katılan firma sahiplerinden biri de idi. Ben de bu toplantıya gözlemci olarak katıldım, herhangi bir görevim yoktu. Onun haricinde 'yı hiç görmedim, görüşmedim, telefon ile konuşmadım. Bahsettiği fatura ve çekler konusunda bilgi sahibi değilim. Ayrıca belirttiği tarihlerin bir kısmında ben görevli değildim. Bu konuda bilgi sahibi değilim. Bahsettiği çek ve faturaları firma yetkilisine sormanızın daha doğru olur. Kuş beslemeye meraklı bu şahsın bahsettiği %5 ile fatura kesmem teklif ise diğer ifadeleri gibi uydurmadır. Beslediği, baktığı kuşun verdiği bilgi yalan ve yanlış.
Sayın başkan, İBB organizasyonları ile ilgili işleri yaptırmak için yapacağımız alt yüklenici ihaleleri, ihalelerin için ikisi için toplam 483 kalemden oluşan fiyat cetveli hazırlanması sırasında birim birim yöneticileri ile yaptığımız bir top- bu toplantılarda birim yöneticilerine şunu söyledim: "Pandemi nedeniyle firmalar iş yapamıyor. Bu nedenden dolayı mal ve hizmetlerin fiyatları ucuzladı. Firmalar bize mal ve hizmette bulunurken bazen kendinde olmayan mal ve hizmetleri diğer firmalardan alır ve piyasadaki fiyatları da ben bildiğim için, bu firmaları başka bir firmadan alıp Kültür AŞ'ye verirken oluşan fiyata genelde %15, 20 gibi bir fiyat koyarlar. Ben bu fiyat toplarken bunun %5'e düşürülmesini, çok fazla fiyat verilmemesini" söylemiştim. Ama kendisine bizim Kültür AŞ'deki kuşun yanlış bilgi vermesi dolayısıyla böyle bir beyanda bulunmuş, kabul etmiyorum.
ile son karşılaşmamızdan da bahsetmek istiyorum Sayın Başkan. Daha doğrusu onun beni görmediği, benim onu son görüşümden. Sayın Başkan, sayın heyet; 19 Mart 2025 yılında Erzincan'da gözaltına alınıp akşam saatlerinde Vatan Emniyet'e getirildim. Gözaltı işlemlerimin sırasında görevli polislerin bulunduğu bölümde oturup işlemlerinin yapılmasını beklerken, sonradan olduğunu hatırladığım bu şahıs, bulunduğum yerin dışarı kapısının hemen arkasındaki, yüzünü görmediğim biriyle sigara içiyordu. Kapının aralığında şahsı net gördüm ve sesini duyuyordum. 'dan bahsediyorum Sayın Başkan. Ama şahıs beni görmedi. Karşısında bulunan polis olduğunu montundan anladığım kişiyle konuşurken, "Birazdan savcı arar çıkarır. Ali ile Ömer'e haber gönderin, bir yanlışlık oldu sanırım. Ben belediyeyle değil, külliyeyle iş yapıyorum" dediğini duydum. Benim gözaltı işlemlerimin bitmesiyle nezarethaneye konuldum. Onu daha sonra nezarethanede bulunan İBB'den arkadaşlara söyledim. Konu CHP mitinglerinde de konuşulunca bu şahıs tekrar gözaltına alındı. Bir ve birden fazla firma ile 2019 öncesi İBB iştiraklerden ihale alan bu şahıs, ile birlikte Kültür AŞ ihalelerine fesat karıştırmıştır. Şahsın ve bizlere husumeti güttüğü nettir.
Şahsın aleyhime beyanlarını ve İhsan Yılmaz'ı hatırlamıyorum. ile iki defa toplantı yaptık. Bu toplantılarda Kültür AŞ'nin İBB'den ihale ile aldığı reklam alanları, özellikle büyük ebatlı megalight, billboard, raketlerin konulacağı alanların konumunu, İBB tarafından bize bildirilmeden önce yeni yerlerin izinlerini verirken dikkate almaları gerektiğini konuştuk. Bunun haricinde başka bir görüşmemiz olmamıştır sayın başkan. ; ben bu şahsı hiç tanımam, hiç görüşmedim. Bahsettiği reklam izinlerini Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından bir komisyon tarafından belirlenir. İştirak şirketi genel müdürü olarak benim bu komisyonda yer almam mümkün değildir. Şahsa ait yer ve izinler hakkında bilgi sahibi değilim. Şahsın hakkındaki suçlamaları kabul etmem söz konusu değildir. Yetki ve görevim dışında olan konularda bilgim ve dahlim olmamıştır.
'i 2020 yılında Beylikdüzü'nde yapılan yaz festivalini Kültür AŞ ile yaparken tanıdım. Daha önce kendisini tanımam. 2004 yılında kurduğum şirketimde , veya gizli ortak olmamıştır, olması da söz konusu değildir. Beylikdüzü Belediyesi'nden resmi alacaklarımı 2019 yılının sonunda aldım, resmi olmayan bir alacağım asla olmadı. Yönetimim, seçimle geldiği bir kuruma resmi olmayan bir borç vermek ticaretin ruhuna da aklına da aykırı bir davranıştır. Bunu yapmam söz konusu değildir, böyle bir riski almam söz konusu değildir. Yani açıktan iş yapıp bir sonraki seçimden sonra parayı almak diye böyle bir şey söz konusu değil. Almış olduğum daire, 11 Mart 2021 yılında, 11 Mart 2021 yılında 8741 yevmiye no ile Bahçeşehir Tapu Dairesi'nde Ender Çelik'ten parasını nakit olarak aldığım dairedir. Kasım 2020 itibarıyla , ve ile ne yüz yüze ne telefon ile bir görüşmem olmamıştır. Kültür AŞ görevim sırasında 'i tanımıyordum, hiç görüşmedim. Orhan'la bununla ilgili tapu kaydı var.
'nun beyanlarına gelirsek Sayın Başkan… Bu hayal ürünü, hastalıklı ifadeyi tamamen reddediyorum. ifadesinde 2 yıl makam şoförlüğümü yaptığını söylüyor. Ben 13 ay genel müdür olarak görev yaptım. Kendisi 7 ay gibi bir süre şoförlüğümü yaptı. Verdiğim belgede de görürsünüz. Bahsettiği Mado'ya birkaç kez gittim. Ama burada Mado'nun alt katını bilmiyorum. Sadece alt katta tuvalet vardı onu biliyorum. Bahsettiği gibi Mado'ya pandemi döneminde annemleri ziyaret etmeye, Beylikdüzü'ne gittiğimde en fazla görev yaptığım sürede 2 veya 3 kez gittim. Baz kayıtlarına da bakarsanız Başkanım orada 2019-2025 olarak görülecektir. Burada ifademde de yanlış yazıldığı gibi, ifademde çok madde hataları var Sayın Başkan, çünkü tutuklandığım zaman gözlüğüm yoktu. İBB yöneticilerimle değil, İBB'de yönetici olan arkadaşlarla karşılaştığımı ya da Beylikdüzü'ndeki İmar Ofisi'nden dolayı tanıdığım arkadaşlarla kamuya açık bir şekilde çay ve kahve içmişliğim oldu. ve 'ı burada, dahil hiç kimseyi görmedim. Üç şahsı hiç görmedim. 'ı gördüğümü hatırlamıyorum. Ama kendisiyle oturup bir toplantı yapmadım. Belki merhabalaşmış olabilirim. O zamanlar 'ın oğlu ile benim kızım aynı okulda okuyorlardı. Okul toplantı ve etkinliklerinde tanışıklığımız vardı ama yakın arkadaşlığımız yoktu. Toplantılara katılmayan bu şahıs, ne hikmetse arkadaşlarla yaptığımız bu sosyal faaliyetten gayri resmi anlamlar çıkartmış, ayrıca içi para dolu çantalarla çıktığımı düşünüyormuş. İfadesinde aynen böyle söylüyor, "Düşünüyorum" demiş. Hayal gücü o kadar fazla ki benim VakıfBank Nişantaşı şubesinde kasam olduğunu söylüyor. Sayın Başkan, benim VakıfBank Nişantaşı şubesinde herhangi bir hesabım ya da kasam olmadığını gösteren belgeyi sunuyorum. Ayrıca bu şubede kasa hizmeti de yoktur. Ailesinin kuyumcu olduğu ve şahsıma ait bir miktar para ile altını aldığım beyanı ise doğrudur. Zaten söylediği tek doğru da budur. Ama onu da yanlış anlatıyor.
Sayın Başkan, Sayın Heyet; genel müdür olduktan sonra şirketimi ait olan iki aracı kullanmadığı için satışa çıkardım. Bunu eşimle arabada konuştuğumu duyan Orhan, kardeşinin araba alım satımı yaptığını, ayrıca kız kardeşine araba baktıklarını söyledi. Ben de kardeşinin araçlara bakıp fiyat vermesini söyledim. Daha sonra kardeşi beni aradı, fiyatta anlaştık, araçları kardeşine sattım. Araçlar şirket aracı olduğu için fatura kesildi. Aracın biri 'nun kardeşi Volkan Cevahiroğlu'na devredildi. Faturada da göreceksiniz. Diğeri daha sonra Volkan Cevahiroğlu'nun aracı benden alıp bir ay sonra sattığı Yaşar Durgun'a devredildi. Faturalar aracın sigorta bedeli olarak kesildi. Kalan kısım ise elden verilecekti. Fatura bedeli her iki araç için 315.000 TL, faturasız bedel ise yaklaşık 150.000 TL idi. Volkan Cevahiroğlu beni arayıp "Abi araçların ödemesini altın bozdurup ödeyeceğim, istersen altın olarak göndereyim" dedi. Bunun üzerine Volkan Cevahiroğlu'nun bana gönderdiği, daha doğrusu şirket hesabına gönderdiği fatura bedellerini bankadan çekip ile kardeşine gönderdim. Volkan da 450.000 TL civarında bir meblağ karşılığı altın gönderdi. İddianamede bulunan meşhur altınların hikayesi bundan ibarettir. Sayın Başkan, size araçların faturalarını sunuyorum.
Orhan isimli bu şahsın beyanları tamamen yalandan ibaret olup 14 aydır tutuklu olmamın sebebinin de bu beyanlar olduğuna inanıyorum. İçinde şirket evrakları olan çanta ve dosyaları her zaman çalışmak ve imzalamak için araca alırdım ve her zaman bu çantayı ve evrakları özel kaleminden kendisi araca taşırdı ve evime giderken yolda evrak okur ve imzalardım. Aynı sizin yaptığınız gibi, akşam giderken evrak okumanız gibi. Malum evim Bahçeşehir'de olup yaklaşık trafikte yol iki saat sürerdi. Evimin uzak olması ve Orhan'ın evinin Tarabya'da olması nedeniyle saat 9 sonrası ve hafta sonu cuma akşamları aracı kendim kullanırdım. Pazartesi kendim şirkete araç kullanarak gelirdim. Bu nedenle 7 ay sonra kendisini şirketin başka bir biriminde görevlendirdim ve Beylikdüzü'nde oturan Fahrettin Gül isimli kişiyi makam şoförü olarak Kültür A.Ş.'den ayrılıncaya kadar görev yaptı kendisi. Bu mahkeme süreci bittiğinde kendisiyle yargı yoluyla hesaplaşacağım. Bu şahsın tüm beyanları yalandır.
Hasan Hüseyin Şenyurt… Hasan Hüseyin Şenyurt ifadeleri bir başka hayal ürünü senaryodur. Orhan Servet'e, Servet de Hasan'a söylemiş. Yezid'in çok olduğu bir ortamda Yezid'e Hasan Hüseyin ismiyle hitap etmek çok üzücü. İddia makamı lehime tek bir kanıtı iddianameye koymamış, bari aleyhime koyduğunuz bu delilleri bir düşünüp koysaydı. Bu şahıs demek istiyorum ismini söylemek istemiyorum, şoförümün üstüne 10 milyon para geçirdiğimi söylüyor. MASAK raporlarına bakılırsa böyle bir bedel görülmeyecek, şoförümün herhangi bir banka hesabına bakıldığında da görülecektir. Değil 10 milyon TL, 10 TL bile yok. Servet'i hiç görmedim tanımam. Bana taşıtılan çantaları bu kez Servet taşımış. ifadesinde yine ’nun hesabına 2.500.000 TL gönderdiğimi söylüyor. Ayrıca 'ın aracına bindiğim söyleniyor. Ben 'ın aracına asla binmedim. Binmeye de ihtiyacım yok; çünkü zaten kendi aracım var, şoförüm de var. Bahsettiği güzergah üzerinde de bir tuvalet yok. Yani benzin istasyonunda durup tuvalete gitmem de söz konusu değil; çünkü araca da binmedim.
Ayrıca Hasan Hüseyin Şenyurt, 'nin abisi Zafer'e iki villa aldırmışım... Hayatımda 'yi üç kez gördüm Sayın Başkan. İlk görmem ben 25 yaşındayken oldu; , İzel ve Çelik'le birlikte Büyükçekmece'de sahnede şarkı söylüyordu. İkinci görmem ise yine sahnede şarkı söylüyordu. Üçüncü kez ise Vatan Emniyet'te, nezarethanede bulunduğum odanın yanında şarkı mırıldanıyordu. Onun haricinde hiç yüz yüze konuşmadım. Kollukta bu iddiayı görünce kendisine, "Zafer Saatçi" diye bir abisi var mı diye sordum. Bana bu isimli bir abisi olmadığını, hatta Zafer isimli bir akrabası olmadığını söyledi. Kendisi de tutuksuz yargılanıyor, kendisine zamanı gelince sorabilirsiniz.
'le genel müdürlük görevimden sonra tanıştım, daha önce hiç tanışmadım. Görevden ayrıldığım zaman eşimden ayrılmıştım. Kızıma yakın bir semtte ev ararken Bahçeşehir'de Butik Panorama adlı bir sitede ev baktım, satış ofisi vasıtasıyla bir eve müşteri oldum. Evin sahibi Ender Çelik'ti, kendisiyle tanışmadım. Evin satın alma sürecinde ismini hatırlamadığım satış ofisinden birine vekalet verdim, kaporayı verdim. Daha sonra Erzincan'a gittim. Satıştan önce İstanbul'a dairenin bedelinin kalan kısmını alarak geldim. Tapuya ben gitmedim, tapuyu aldığım zaman satış ofisine parayı ismini hatırlamadığım bir kadına verdim. 'in beyanında belirttiği gibi noterden satış işlemini yapmadım. Ayrıca 'in ek ifadesinde bulunan Hakan Saatçi'ye de sorarsanız... Tanımıyorum yani, görüşmedim kendisiyle uzun zamandır. Hakan Saatçi'ye sorarsanız, onun bahsettiği daireyle benim aldığım daire benzer değil yani. Benim aldığım dairenin tarihi ise 11 Mart 2020 olup bahsedilen iddialar doğru değildir.
İddianamedeki şahısların beyanlarına karşı bildiklerim bunlardan ibaret Sayın Başkan. 14 aydır tutukluyum. 14 ay görev yaptım, 14 aydır da tutukluyum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
