“Demokrasi muhabirleri, iyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum. Asla vazgeçmek yok, ona göre. Asla vazgeçmek yok. İzleyiciler, hepinizi çok seviyorum; her şey çok güzel olacak. Vekillerimiz, size çok görev düşüyor. İyi ki varsınız. Öpüyörum sizi. Sağ olun.”
40. Duruşma Günü
Kapki yaklaşık 15 dakikalık savunmasını tamamladı; mahkeme başkanı çapraz sorgu ve avukat savunmalarının yarın yapılacağını belirterek duruşmayı erteledi. Yarın savcının tahliyelere ilişkin mütalaa vermesi ve mahkemenin karar vermesi bekleniyor; tutukluluk incelemesi de yarın yapılacak.
“Sadece beyanla tutuklandım. Ticari kayıtlarım atılı suçları işlemediğimin ispatıdır. Aile içerisinde yaptığımız bazı ticaretlerin, örgütle ilgili para akışı gibi sunulmasına itiraz ediyorum. Emekli maaşıma bile el konuldu; yalnızlıkla, özgürlükle değil açlıkla da sınanıyorum.”
“Sayın Başkan, ayrıca para aktarmaktan da suçlanıyorum. Bu suçlamanın dayanağı sahte fatura iddiasıdır. Dosyada benim adıma, adımın geçtiği başka bir evrak da yok. Sahte fatura konusunda yapılmış somut bir tespit bulunmamaktadır.”
“Kasadan para alıp ağabeyime götürdüğüm iddiası doğru değildir. Zaten ağabeyimle aramızdaki para alışverişleri bankadan yapılmıştır. Hepsi MASAK raporlarında görülmektedir. Yani iddianamede yazıldığı gibi gizemli bir para trafiğimiz hiçbir zaman olmadı.”
“Bunun yanı sıra emekli maaşıma da el konuldu Başkanım. 1999 yılından bu yana sigortalı olarak çalıştım. 2025 yılında emekli oldum. Emeklilik hakkımın suç iddialarıyla ilgisi yokken, emekli maaşıma el koymak beni sadece özgürlüğümden değil, aynı zamanda geçim imkanından da mahrum bırakmaktadır. Sayın Başkan, Sayın Heyet; yıllarca kendi alın terimizle çalışıp para kazandık. Ve tekrar ediyorum; yapmış olduğumuz tüm iş ve işlemler yasaldır, tamamı vergilendirilmiştir.”
“Hakkımda Güngör ve Furkan dışında bir de kuzenim Berat ve eşi Elif tarafından verilmiş ifadeler vardır. Tüm ifadelerini okudum. Neredeyse tamamı çarpıtılarak anlatılmıştır. Benim geçmişte sahip olduğum ve sonradan Elif'e devrettiğim BFK adlı şirketin bitişiğinde bulunan lastik deposunda çıkan yangında oraya Elif'le gittiğimiz doğrudur. Ancak olay kesinlikle Berat'ın anlattığı şekilde gerçekleşmedi. O sabah Elif beni aradı. BFK'nın yanında yangın çıktığını, yangının iş yerine sıçrayabileceğini söyledi. O tarihte benim şirketle ilgim yoktu. Şirketin o dönemde sahibi Şenol'du. Evi Bahçelievler'de olduğu için benim daha hızlı ulaşabileceğimi düşündüler. Elif'in yardım istemesi üzerine onu da alıp oraya gittim. Şirketin kasasında bulunan önemli evrakları, sözleşmeleri ve bir miktar parayı bir çantaya koydum. Sonrasında Elif'i o çantayla beraber evine bıraktım. Biz şirketin kasasını açarken polis de bizimle birlikte içerideydi. Yangın büyük olduğu için kafamıza göre binaya girmemize izin vermediler, bize eşlik ettiler. Hatta kasadaki evrakları ve parayı alırken güvenlik amacıyla kamera kaydı bile aldılar. O gün ya da sonrasında 'ye BFK'nın kasasından herhangi bir şey götürmedim. Hem Berat'ın hem de Elif'in bu ifadeleri suçlamalardan kurtulmak ve Berat'ın tahliye olabilmesi için verdiklerini düşünüyorum. İfadesinde bahsettiği gibi kasada hiçbir zaman o kadar yüksek miktarda para birikmezdi.”
“Suça konu olduğu iddiası bile olmayan tüm mal varlıklarıma el konuldu. MASAK raporlarında bir evin ağabeyimden bana devri suç gibi gösteriliyor. Bunu kabul etmiyorum. Bu evi eşim Füsun'la birlikte satın aldık. Bu ev en başından beri eşimle ortak evimizdir. Ağabeyimin kredi kullanırken teminat göstermek ihtiyacı olunca emanet olarak verdik. Ağabeyimin ihtiyacı sona erince devir günü ben tapuya gittiğim için ev benim adıma tescil edildi. Bir diğer evimizin kredisi hâlâ devam ediyor. O da suçlama konusu değil. Ancak onun üzerinde de tedbir var Başkanım. Bu devirler suçla ilgili değildir. Bu taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum.”
“Güngör Günman'ın hakkımda verdiği ifadelerin de doğru olmadığını söyledim. Kendisi emekli polistir. Tutuklanmasının sebebinin bizden kaynaklandığını düşündüğü için bu şekilde ifade verdiğini düşünüyorum.”
“Eylemde ise suç örgütüne yardım etmek ve suç gelirlerini aklamakla suçlanıyorum Başkanım. Suç örgütüne yardım edebilmek için öncelikle ortada bir suç örgütünün olması ve benim de bunun varlığından haberdar olmam gerekir. Burada yargılanan insanların hemen hemen hepsiyle ya gözaltında tanıştım ya da bu salona getirildiğimiz gün tanıştım. Reklam işinde genelde ağabeyimle beraber çalıştım. Diğer reklamcıları ve belediye personelini doğrudan tanımam, birebir irtibatım yoktur. O yüzden bu suçlamanın tek dayanağının Berat, Elif ve Güngör'ün verdiği ifadeler olduğunu düşünüyorum. Örgüte yardım suçlamasını kesinlikle reddediyorum.”
“Furkan Yalçınkaya, Halkbank ve iştirak şirketinden para çekip bana verdiğini, benim de bu parayı abime götürdüğümü söylemişti. Ben de buna 'doğrudur' dedim. Çünkü ben BFK şirketinin o tarihteki sahibi ve yetkilisiyim. Bu sebeple Furkan Yalçınkaya'yı tanırım. Kendisiyle daha önce ticaretimiz olmuştur. Kendisinden panolarda kullanmak üzere ahşap malzeme siparişi verdik. Bu yüzden bankada işlemimiz olmuştur diye düşündüm ve 'evet doğrudur' dedim. Ocak ayında da bu alışverişimize karşılık zaten elden çıkarmayı düşündüğüm iki tane arabayı Furkan'ın şirketine devrettim. Bu sebeple birlikte notere de gittik. İddianamede anlatıldığı gibi sahte fatura almadım. Zaten savcı bir sonraki sorusunda 'Banka banka gezip bavulla para çekip taşıyor musun?' deyince bunu kesinlikle reddettim. En başta sorunun tamamını sorsaydı detaylıca açıklardım. Ama sorular parça parça sorulunca rutin işlemlerden biri diye düşünerek 'doğrudur' dedim. 'İkrar' dedikleri şey aslında bundan ibarettir.”
“Yaklaşık iki ay sonra yeni operasyonlar oldu ve ağabeyimin etrafındaki insanlar gözaltına alınmaya başlandı. Gözaltına alınıp tutuklanan Güngör Günman'ın ifadesinde adım geçtiği için Haziran ayında yeniden ifadeye çağrıldım. Çağrı üzerine ifade vermek için emniyete gittim. Emniyette ifade vermeyi beklerken, savcının talimatı olduğu için beni Çağlayan'a götüreceklerini söylediler. Adliyeye götürüldüm ve savcı tarafından ifadem alındı. Sorulan sorular özetle şu şekildeydi: 'Birilerinden para alıp 'ye götürdün mü, götürmedin mi? Şu kadar para taşımışsınız, doğru mudur?'”
“Ben ilk olarak 19 Mart'ta gözaltına alındım. Dört gün sonra emniyette ve savcılıkta tüm bildiklerimi olduğu gibi anlatmama rağmen, savcılık tarafından örgüt üyesi olduğum ve rüşvet verdiğim iddiasıyla tutuklamaya sevk edildim. Ancak 12. Sulh Ceza Mahkemesi beni yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bıraktı. Aynı gün ağabeyim ise tutuklandı.”
“Sayın Başkan, Sayın Heyet; biraz da kendimden bahsetmek istiyorum. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık Bölümü'nü bitirdikten sonra ünlü fotoğrafçı Nihat Odabaşı'nın asistanlığını yaptım. Devamında uzun süre bilinen markaların katalog ve dergi çekimlerini yaptım. Bir taraftan fotoğrafçılıktan ve reklamdan kazandığım paralarla emlak işleri yapmaya başladım. Reklam işinde son olarak BFK Partners isimli şirketi işlettim. BFK markasını devrettikten sonra da emlak işlerine ağırlık verdim. Tutuklandığım güne kadar da emlak alım satımı yapmaktaydım.”
“Sayın Başkan, 118. eylemde, SMO adlı firmanın Kültür AŞ ile muvazaalı sözleşme imzaladığı, gerçekte hiçbir hizmet almadığı halde Kültür AŞ'ye para ödediği ve bunun da rüşvet olarak verildiği yazılmış. Benim böyle bir sözleşmeden haberim yok. Para gönderildiyse bundan da haberim yok. Bu sözleşmenin 1 Haziran 2020 tarihinde yapıldığı iddia ediliyor. Benim SMO Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri AŞ'de yönetim kurulu başkanlığı görevim ise 16 Mart 2020 tarihli genel kurul ile sona ermiştir. Bu genel kurul kararı 31 Mart 2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Yani iddianameye konu edilen sözleşme imzalanmadan iki buçuk ay önce benim SMO adlı şirketle ve şirket yöneticiliğiyle hiçbir ilgim kalmamıştır.”
“Hakkımda delil yokken 11 aydır cezaevindeyim. Hakkımdaki soyut beyanlara dayanan suçlamaların, 'nin kardeşi olduğum için abime baskı yapmak amacıyla kurgulandığını düşünüyorum. tutuklandıktan sonra ağabeyimin üzerindeki baskı arttı.”
Av. , 'ın savunmasını tamamladı; ardından tutuklu savunması için söz aldı.
Davaya bir izleyici bebeğini getirmiş; bebeğin sesi mahkeme salonunda duyulunca tutuklu bölümü komple arkaya döndü.
Aranın ardından duruşmaya devam edildi; Av. Ali Rıza Dizdar, 'ın savunmasına kaldığı yerden devam ediyor.
“İddia makamının suçlu olduğunun ispatı değil, suçsuz olduğunu da ispat etmesi lazım.”
Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aranın ardından Av. Ali Rıza Dizdar'ın savunması devam edecek.
Dizdar, "hepsi halka karşıdır" şiirini okudu.
“Peki bu isimlere ne oldu biliyor musunuz? Hepsi amiral oldu. Tarih böyle yazıldı.”
“Onları yargılayanlar şimdi yok. Üstünüze alınmayın, ben sizin adil karar vereceğinize inanıyorum.”
Av. Ali Rıza Dizdar, 1980 sonrası yapılan bir askeri yargılamadan kalan tişörtü mahkemede havaya kaldırdı ve tişörtte yazılan isimleri okudu.
“MASAK raporlarını eleştiriyorum. 'Kârda zarar' ne demek? Kârdan zarar olur mu? Kâr yahu, para kazanmışsın. Böyle bir müfettiş raporu veren müfettiş aslında diploması yırtılmalı.”
Uğur Mumcu: Türk vatandaşı İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalya ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri yasasına göre yargılanan, Fransız idare hukukuna idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir. O dönemde böyle yasaların alınması zorunluydu çünkü toplum bir yol ağzındaydı. Ya batılı laik sistem ya şeri hukuk. Mustafa Kemal ve düşün arkadaşları ise batılı ve laik sistemi benimsediler.
Av. Ali Rıza Dizdar'ın savunmasında mahkeme salonunda dinlettiği Uğur Mumcu konuşmasından köy enstitüleri kesiti
Av. Ali Rıza Dizdar, savunması sırasında Uğur Mumcu'nun köy enstitülerini konu alan bir konuşmasından kesiti telefonundan açıp mahkeme salonunda dinletti.
Av. Enes Ermaner, 'nun müdafii olarak mahkemeye tahliye talebi dilekçesi sunduğunu duyurdu. Dilekçede; muhtemel bir mahkumiyet halinde dahi Erdoğdu ve yaklaşık 20 kişinin "kapalı ceza infaz kurumunda kalacağı sürenin" dolmuş olduğu, dolayısıyla bu kişilerin "ölçüsüz şekilde" tutuklu tutulmasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Mahkeme dışı hukuki yorum — yarınki tutukluluk incelemesi öncesi sunulan dilekçe
Vula Tsetsi: Buraya gelerek dayanışmamızı göstermenin dışında Avrupa'nın da dikkatini buraya çekmek istiyoruz. Unutulmamalıdır ki Türkiye Avrupa Birliği'ne üye ülke konumundadır. Türkiye demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda hoş bir durum sergilememektedir. Biz bu demokratik zorluklara da dikkat çekmek istiyoruz.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı — AB perspektifi
Vula Tsetsi: Bu mahkemede gördük ki tutuklular gibi aileler de acı çekiyor.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı
Vula Tsetsi: Bugün buraya sadece 'na değil, diğer tutuklu olan belediye başkanlarını da dinlemeye geldik. Hem İmamoğlu hem de ailelerine tam dayanışmamızı göstermek üzere geldik.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı — Silivri'de salon çıkış açıklaması (ziyaret amacı)
“Bu nedenle sayın başkan, sayın üyeler; ben sadece sizi değil, cumhuriyet savcısını da ikna etmek zorundayım. Çünkü ortada çıkar amaçlı örgüt yoksa; ihaleye fesat, rüşvet ve irtikâp suçları da oluşmaz.”
“Bir şeyi daha açıklamak zorundayım: sadece ceza vermek için makamda oturmaz. Hakikatin ortaya çıkması için çalışır. Gerektiğinde ceza verilmesini ister, gerektiğinde de kesinleşmiş kararların bozulmasını talep eder. Cumhuriyet savcılığı makamı ismini Mahmut Esat Bozkurt'tan, Cumhuriyet ise Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarından alır.”
“Sayın seçime Cumhuriyet Halk Partisi'nden girdi. CHP hazineden seçim yardımı almıyor mu? Alıyor. Seçim masrafları için destek almıyor mu? Alıyor. O zaman neden onlar yargılanmıyor? Eğer burada bir 'çete' varsa, o yardımlar ne olacak? Seçim yardımları nerede bu dosyada sayın savcı? Belli oy oranına göre devlet yardımı yapılıyor. Eğer siz buna 'örgüt' diyorsanız, o halde yardım edenlerin de yargılanması gerekmez mi?”
“Dört taraftan saldırıyorlar ama halk geri çekilmiyor. Saldırdıkça halk büyüyor. Topraktan insanlar doğuyor sanki. Tarihte olduğu gibi, bu toplumsal hareket kırılmıyor.”
'ın müdafii Av. Ali Rıza Dizdar savunmasına başladı. 2014'ten bugüne CHP'li belediyelerin üzerine adeta "mahşerin dört atlısı" gibi saldırı yapıldığını söyledi.
Vula Tsetsi: Bu normal değil, siyasi bir dava. Sebebi de 'nun Recep Tayyip Erdoğan karşısında güçlü bir figür olarak ortaya çıkması.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı — Silivri'de Cumhuriyet'e röportaj
“Müvekkilim ve dahil benim saydığım 13 kişi var; ceza alsalar dahi ceza sürelerinin yatarını tamamlayanlar. Bu konuya dikkat çektiğim için de hicap duyuyorum. Buradaki herkesin tahliyesi olması gerektiğini düşünüyorum.”
Yarın yapılacak üçüncü tutukluluk incelemesi öncesi, özellikle savunma sırası sonda olan ve yatarını doldurmuş sanıkların avukatları kısa da olsa söz hakkı istedi; mahkeme heyeti incelemeyi beyan değil dosya üzerinden yapma konusunda ısrarcı.
“Mesleki olarak da bazı açılardan yeterli hissettirmediğinizi belirtmek isterim.”
“Şu andan itibaren bizim de burada bir anlamımız kalmadığını düşünüyoruz. Bunu da dile getirmek istiyorum.”
“Bu konuya ilişkin ilk soruyu 9 Mart'ta duruşmalar başlarken sormuştum. İkinci ya da üçüncü gün. 'Sizler buradayken dosya üzerinden değerlendirme yapamayız' demiştiniz. Bunu hatırlatmak isterim.”
Av. , 'a soru sormadan önce mahkeme başkanına avukatların söz hakkı talebini hatırlattı.
Avukatlar, tutukluluk incelemesi öncesinde söz hakkı talep etmişti. Mahkeme başkanı, bu talebi reddettiklerini, "ilerleyen dönemlerde tekrar değerlendiririz" dedi.
Vula Tsetsi: Türkiye'de olanlar sıradanlaştırılamaz. İstanbul'daki ziyaret yalnızca bir başlangıçtır; Avrupa Parlamentosu üyeleri ve farklı siyasi gruplardan heyetler Türkiye'ye gelmeye devam edecek.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı — ara sonrası bianet'e açıklama
“Bu yönüyle, hesap verebilen insanların nasıl bir hayat yaşadığını da millet huzurunda herkes görecektir. Bu iftiraları atanlar ve attıranlar başta olmak üzere herkes görecektir.”
“Çünkü Serdar Bey, benim tanıdığım kadarıyla bir tacirdi, esnaftı, iş insanıydı. Sonrasında yetenekleriyle yöneticilik yaptı. Daha sonra da hayatını bambaşka bir yere taşıdı. Beş yıldır da farklı bir yaşam kurdu kendisine.”
“Elbette kamuoyunun burayı takip etmesi tamamen engellenemez. Kanun gereği duruşmaların içeriği zaten kamuoyuna yansımaktadır. Biz de kanunların bize verdiği hak kapsamında soru sorarak bu şeffaflığı büyütmeye çalışıyoruz.”
“Keşke bu duruşmalar sizin de işinizi kolaylaştıracak şekilde kamuoyuna açık ve canlı yayınlanıyor olsaydı. Hem iktidar ortağının önerdiği hem de iktidarın kabul ettiği şekilde şeffaf bir yayın yapılabilirdi. Ancak gizemli bir korkaklık nedeniyle kamuoyunun bu süreci doğrudan izlemesi engellendi.”
“Allah'a şükür ki bizim veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Serdar Bey gibi namuslu, ahlaklı yol arkadaşlarıyla birlikte yürümüş olmanın da vicdani huzurunu yaşıyorum.”
“Ne zaman konu olsa, ister istemez Ekrem İmamoğlu'nun 3 bin konutluk geçmişi, hayatı, iş hayatı sorgulanıyor. Ama birileri kendi adına hiç kimseye tapu hesabı veremiyor bu ülkede. Bunun da altını çizeyim. Umarım herkes tapuların hesabını bir gün verir, verecek.”
“İddia makamının 2019 öncesi ve sonrası üzerinden bir "bilanço" çıkarma çabasının, ortaya konulan belgeler karşısında ne kadar dayanaksız olduğu açıkça görülmektedir. İBB Başkanı olarak göreve başladığım 2019 yılının iddianamede adeta bir milat gibi gösterilmesinden, bu iftiralar karşısında utanç duyuyorum. 2019 sonrası dönemi suçlu ilan etmek iftiranamenin kasıtlı ve siyasi yazıldığını ifade etmektedir.”
“Sayın Başkan, arkadaşımızın, kardeşimizin savunmasını dikkatle dinledim. Elbette sorularım olacak. Ancak sorulara geçmeden önce bazı hususları ifade etmek isterim.”
“Sayın Başkan, Sayın Üyeler; öncelikle dün kutladığımız 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı ben de tekrar kutluyorum. İnşallah memleketimizin gençlerine; diplomalarının, geleceklerinin, hayallerinin ve emeklerinin kumpaslarla çalınmadığı bir ülke hediye ederiz.”
İBB Başkanı , Kültür AŞ eski Genel Müdürü 'a soru sormak için söz aldı.
Aranın ardından duruşmaya devam edildi.
Mahkeme salonunda 'e "Beyoğlu seninle gurur duyuyor" sloganı ile destek veriliyor.
Vula Tsetsi: Bu dava siyasidir. 'nun tutuklanma nedeni Erdoğan'ın karşısında aday olmasıdır.
Avrupa Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı — ara sırasında Silivri Cezaevi otoparkında Komite Üyesi Joanna Kaminska ile birlikte yapılan açıklama
“Sayıştay'ın 2019 denetim raporunda da mevcut mevzuat nedeniyle farklı yöntem bulunmadığı belirtilmiştir. Kültür A.Ş. kendisine tanınan istisnai sınırlar içinde hareket etti; işlerin farklı sektör ve alanlara ait olması nedeniyle ihaleler bölündü.”
“İBB alt yüklenici çalıştırılmasına izin verir ve alt yüklenicilerin kısa süre içinde belirlenip idarenin onayına sunulması zorunludur. Açık ihale süreçleri süre bakımından buna imkân vermez; aksi halde İBB'den alınan işler alt yüklenicilere yaptırılamaz.”
“Kültür A.Ş. ihalelere maliyet ve kârlılık hesabı yaparak teklif veriyor; şirketin ihaleyi kazanması "ihaleye fesat" iddiasına dayanak olamaz. 2003'ten sonra tüm İBB kültür organizasyon ihalelerini Kültür A.Ş. kazandı, ancak yalnızca 2019 sonrası dönem dava konusu yapıldı.”
“Eylem 78 ve 79 aynıdır. Kültür A.Ş. 1989'dan bu yana kültür sanat alanında faaliyet gösteren, 750'den fazla personeli bulunan bir şirkettir.”
“Pandemi koşullarına rağmen gelir elde edildi; "kârdan zarar" tespitine katılmıyorum. Yapılan işlem sözleşme devri değil, alt işleticiye işin yaptırılmasıdır; bu nedenle 2886 sayılı kanunun ilgili hükümleri uygulanamaz. İşlemlerde hukuki ve usuli aykırılık yoktur; tüm suçlamaları reddediyorum.”
“Eylem 62 kapsamındaki üst geçit reklam alanları ihalesinde Kültür A.Ş. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değildir; reklam alanları taşınmaz ya da işletme sayılmaz. İBB'den 97 milyon 500 bin TL'ye aldığımız 100 üst geçit reklam alanı işletme işini, 5 firmadan teklif alarak 108 milyon TL bedelle BVA Reklam'a verdik. Şirket zarar etmedi, aksine kâr etti.”
Aranın ardından duruşma, Taşkın'ın sorgusu ve avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
“2012 yılındaki ihalede 40 dolara sattığımız reklam alanını, 2020 yılında gerçekleştirilen ihalede 82 dolara sattık.”
İzleyiciler salonda " onurumuzdur" sloganı attı; izleyicilere "Hepinizi çok seviyorum" diye seslendi.
Öğle arası verildi.
, 4.5G Grup şirketinin kurucusu olarak TEKNOFEST İstanbul, İstanbul'un Fethi'nin 566. Yıldönümü etkinlikleri ve TOGG yerli otomobil lansmanı başta olmak üzere İletişim Başkanlığı ve bazı bakanlıkların çok sayıda kampanyasını yürüterek devletten çok sayıda ihale almıştı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB soruşturmasında iktidara yakın isimlerin "kilit isim" olarak tanımladığı Haydanlı'nın "yukarıdan gelen bir telefonla" salıverildiğini, ilk aradığı kişinin Cumhurbaşkanı'nın koruma müdürü Ali Erdoğan olduğunu açıklamıştı; konunun gündeme gelmesiyle Haydanlı tekrar gözaltına alınıp tutuklanmıştı.
Tutuklu sırasından alkış sesi duyuldu. alkışlamaya devam edince hâkim uyardı; Köseoğlu hâkime "yalan söylüyor" dedi.
“Şahsın ile bize husumet güttüğü nettir. Ek ifadelerinde de kendi aleyhine beyanları açıkça görülmektedir.”
“Bir ve birden fazla firmayla 2019 sonrası İBB iştiraklerinden ihale alan bu şahıs, ile birlikte Kültür A.Ş. ihalelerine fesat karıştırmıştır.”
“Bu olayı daha sonra nezarethanede / cezaevinde bulunan İBB'den arkadaşlara anlattım. Konu CHP mitinglerinde konuşulunca, bu şahıs tekrar gözaltına alındı.”
“Benim gözaltı işlemlerim tamamlandıktan sonra bu şahıs serbest bırakıldı; ardından nezarethaneye konuldu.”
“Şahsın "Beni birazdan çıkarırlar. Ali ve Ömer'e de haber gönderdim. Sanırım bir yanlışlık oldu. Ben belediyeyle değil, Külliye ile iş yapıyorum" dediğini duydum.”
“, bulunduğum yerin dış kapısının hemen arkasında, yüzünü görmediğim biriyle sigara içiyordu. Kapının aralığından sesini duyabiliyordum. Polis olduğunu konuşmalarından anladığım kişiyle konuşuyordu.”
“Devlet Personel Başkanlığı'nın değerlendirmelerinde Kültür A.Ş.'nin faaliyet alanları kamu hizmeti kapsamında ele alınmıştır. Şirket, Belediye Kanunu ve Büyükşehir Belediyesi mevzuatı çerçevesinde faaliyet gösteren, kamusal yönü ağır basan bir belediye şirketidir.”
“Kültür A.Ş. sıradan bir ticari şirket değildir. Sayıştay denetimine tabidir, bazı işçi alımlarında kamu kurumu gibi hareket eder ve Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurallara uymak zorundadır.”
“Kültür A.Ş.'nin yüzde 98'i İBB'ye aittir. Şirket kültür, sanat ve organizasyon alanlarında kamusal faaliyet yürütür.”
“2015'te Beylikdüzü Belediyesi'nin açtığı açık kültür ve sanat organizasyonları ihalesini kazandık. 2015-2019 yılları arasında belediyeyle çalıştık; buradan elde edilen gelir şirket cirosunun yüzde 20'sini geçmedi.”
“2009 yılında kendi medya ve yapım şirketimi kurdum. 2014'te Beylikdüzü'nde CHP ilçe başkanlığı seçimlerinin ses ve sahne organizasyonlarını yaptım, ile de bu süreçte tanıştım.”
İBB iddianamesinde "rüşvet" iddialarına defalarca delil gösterilen ifadeyi veren Avukat 'ın, "hırsızlık, güveni kötüye kullanmak" maddesiyle İBB'den atıldığı ortaya çıkmıştı.
“Kültür AŞ ihale yönetmeliğine uygun şekilde, gelir getirici işlerde en az üç firmadan teklif alma şartını yerine getirmiş ve rekabet ortamı sağlamıştır. Davet edilen firmaların tamamı reklam sektöründe faaliyet gösteren yetkin firmalardır.”
“Yani Kültür AŞ, aynı nitelikteki bir alanı yaklaşık 24 kat daha yüksek bedelle ihale etmiştir. Sonuç olarak Kültür AŞ, ihale bedelini piyasa koşullarına göre belirledikten sonra, ihale yönetmeliği doğrultusunda firmalardan teklif alarak işi yürütmüştür.”
“Ayrıca Sayın Başkan, az önce sunduğum eklerden birinde görüleceği üzere, 2012 yılında yapılan metrobüs reklam alanları ihalesinde, o dönemin Kültür AŞ yönetimi İBB'den aldığı ihale bedelini olduğu gibi muhammen bedel olarak belirlemiş, üzerine bir lira dahi eklememiştir. Muhammen bedelin belirlendiği bu dönemde, Temmuz 2017 sonrası Türkiye'de yapılan benzer işler de incelenmiştir.”
“Kültür AŞ Yönetim Kurulu'nun 2012 yılında aldığı yönetmelik doğrultusunda ilgili ticaret birimi, kâr elde edecek şekilde Muhammen bedel belirlemiştir. Bu bedel belirlenirken ana ihale bedeli, benzer işler ve piyasa araştırmaları dikkate alınmıştır.”
“İBB Meclisi tarafından tahsis edilmeyen bu alanlar, idare encümeni tarafından tahsis edildiği için Kültür AŞ, bu alanların alt işletmecilere verilmesi sürecinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değildir. Bu nedenle işlemler Kültür AŞ şirket prosedürlerine göre yürütülmüştür.”
“Bu nedenle Kültür AŞ, bu alanların işletilmesi işini kamuya ilan etmiş, herkesin katılabileceği açık ve şeffaf bir ihale yapmış ve ihale sonucunda işi kazanan firmaya vermiştir. İhaleye ilişkin herhangi bir itiraz da olmamıştır.”
“Şimdi soruyorum: Bu üst geçitlerin alın yüzeylerinin reklam alanı olarak işletilmesi işi, İBB Meclis kararıyla mı Kültür AŞ'ye verilmiştir? Bunun cevabı hayırdır. Bu alanlar işletme hakkı devredilen taşınmazlar değildir.”
“Eğer Kültür AŞ'ye belediye meclisi tarafından alınmış bir kararla tahsis edilmiş bir taşınmazın kiralanması söz konusuysa, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26. maddesi gereğince 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre işlem yapmak zorundadır.”
“Sayın Başkan, tekrar vurgulamak istiyorum: Kültür AŞ bir anonim şirkettir ve Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre kurulmuştur. Kültür AŞ, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değildir. Bu kanuna yalnızca belirli bir durumda tabi olur.”
“Sayın Başkan, Eylem 62'ye ilişkin ilk iddia şudur: "Büyükşehir Belediyesi'nin yönetim ve tasarrufu altında bulunan 100 adet üst geçit alın yüzeyinin reklam alanı olarak 3 yıl süreyle işletmeye verilmesi işinde yapılan muvazaalı ve usulsüz işlemler nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının 27 milyon TL zarara uğratıldığı ve dolandırıcılık yapıldığı" iddia edilmektedir.”
, mahkemeye araçla ilgili belge sundu.
“Bu hususun usulsüzlük olarak gösterilmesi çarpıtma niteliğindedir ve iftiradır. Ayrıca Eylem 61'e konu olan tüm suç iddialarını reddediyorum, kabul etmiyorum.”
“Sayın Başkan, Eylem 61'e konu olan 34 DMA 998 plakalı bu araç, sözleşme eki niteliğindeki teknik şartname gereği alt firma tarafından Kültür AŞ'ye verilmesi gereken araçlardan bir tanesidir. Araç tedarik edilmesi, gerek ana ihalenin gerekse alt işletmeci ile yapılan sözleşmelerin gereğidir.”
“Araç, Ekim 2020 sonuna doğru Kültür AŞ'ye teslim edilmiş olup Kültür AŞ personeli tarafından sözleşmeye istinaden kullanılmıştır. Aracın Kültür AŞ'ye tesliminden yaklaşık 15 gün sonra ben zaten görevimden ayrılmıştım.”
“Bir iddiaya da cevap vermek istiyorum. Tanık ifadesinde, 34 DMA 998 plakalı aracın genel müdür olarak şahsıma tahsis edildiği yönünde beyanda bulunmuştur. Bu husus doğru değildir. Bahsedilen araç, Kültür AŞ ile kurulan medya arasında yapılan sözleşme gereği Kültür AŞ'nin kullanımına verilmiştir.”
“Kültür A.Ş.'nin alt ihale yapmak suretiyle işi bir firmaya yaptırması ve bu firmanın da işin yürütülmesi sürecinde üçüncü kişilerle anlaşma yapmış olması mevzuat ile sözleşme ve ihale şartnamelerine aykırılık teşkil etmemektedir. Kültür A.Ş. tarafından yürütülen işlemlerde, hukuken ve usulen herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.”
“Alt ihale yapılması durumunda alt ihaleyi yapan idare ya da şirketin, ana ihaleyi yapan idareye karşı sözleşme ile tüm hak ve yükümlülükleri devam etmektedir. Bu statüde herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Sözleşme devrinde ise ana ihaleyi alan idare ya da şirket, ana ihaleyi yapan idarenin onayıyla sözleşme ve sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülüklerini üçüncü kişilere devretmekte ve aradan tamamen çekilmektedir.”
“Herkesin katılımına açık ihaleyi Kültür A.Ş. 61 milyon TL'ye kazandı; ihaleyi 1 ay sonra 66 milyon 666 bin TL bir bedelle alt işletmeye vererek dönemin dolar kuruyla yaklaşık 1 milyon dolar kâr elde edildi.”
“"Kârdan zarar" iddiasıyla 14 aydır tutuklu bulunan biri olarak, gerçek zararın ne olduğunu çok iyi düşündüğümü belirtmek isterim.”
“Ya da en azından yüzde 98 doluluk garantisi verilen, ancak bu oranlara ulaşılamadığı halde devletin yüklenici firmalara ödeme yaptığı havalimanlarındaki zararları görebilirlerdi.”
“Eğer mülkiye müfettişleri Ankara'daki üst geçitleri, Çanakkale Köprüsü'nü, Osman Gazi Köprüsü'nü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü ya da şehir hastanelerini incelemiş olsaydı, gerçek zararın ne olduğunu görürlerdi.”
“Sayın Başkan, zarar; yapılan iş ve alınan kararlar sonucunda şirketin gerçek anlamda eksiye düşmesi, yani gelirinin giderinden az olması durumunda söz konusu olur.”
“Mülkiye müfettişi raporunda "kârdan zarar edildiği" yönünde değerlendirme yapılmışsa da pandemi döneminin olağanüstü koşulları dikkate alınmamıştır.”
“14 ay sonra bugün, gördüğünüz gibi, hakkımda hiçbir somut delilin toplanmamış olduğunu ve lehime olan hiçbir delilin iddianameye konulmadığını vurgulamak isterim. Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde ise soyut ifadelerle "kaçma şüphesi" gerekçesi tekrar edilmektedir.”
“23 Mart 2025 tarihinde Sulh Ceza Mahkemesi tarafından; "delillerin tamamının toplanmamış olması, mevcut delillerin karartılma ihtimali ve kaçma şüphesi" gerekçe gösterilerek tutuklandım ve cezaevine gönderildim. 25 gün süreyle cezaevinde kaldıktan sonra yakınlarımdan 250 kilometre uzaklıktaki Kandıra Cezaevi'ne sevk edildim.”
“Oysa ben bu mülkleri daha önce bahsettiğim oteli ve 2020 yılında 751 bin dolar karşılığında sattığım bir arsa sayesinde edinmiştim. Ayrıca şirketim üzerine kayıtlı dükkânları da şirketin kârlarıyla satın aldım. Satmış olduğum bu iki mülkün belgelerini mahkemenize sunacağım.”
“Sadece 2019 yılı sonrasında satın aldığım mülklerin tapuları hakkında soru sorulmuştur. İddia makamı, iddianamede yer alan belgelerde yalnızca satın aldığım mülklerin bilgilerine yer vermiş, sattığım mülklerle ilgili belgeleri ise iddianameye koymamıştır.”
“Bir müddet sonra polis memurlarının gelmesiyle gözaltına alındım. 19 Mart gecesi İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne getirildim. Polis ekiplerine kitabevinde olduğumu haber vererek bizzat arayıp kendim gittim.”
“Sayın Başkanım, 19 Mart 2025 tarihinde Erzincan'da, en yakın yerleşim merkezine 10 kilometre uzaklıktaki evimde otururken haberlerde ve arkadaşlarının gözaltına alındığını duydum. Haberle ilgili detayları araştırdığımda gözaltı listesini internette gördüm. Listede benim adım da olunca hemen şehir merkezinde bulunan bana ait kitabevine gittim.”
“Emekli olmamla birlikte 2020 yılı sonunda Erzincan'a, doğduğum topraklara, baba memleketime tarımla uğraşmak için taşındım. Gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihine kadar Erzincan'da çiftçilik yaparak yaşadım.”
“14 ay süreyle görev yaptığım Kültür AŞ Genel Müdürlüğü görevinden Ekim 2020 tarihinde ayrıldım. Genel müdürlük görevim sırasında eşimden de ayrıldığım için İstanbul'da yaşamak istemedim.”
“Görüşmeler sonucunda, 2019 yılı Ağustos ayının sonlarına doğru Kültür AŞ Genel Müdürü olarak göreve başladım. Göreve başlamadan hemen önce şirketi eşime devrettim.”
“Ekrem Bey, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten bir müddet sonra iştirakler koordinatöründen iş teklifi aldım. İki kez iş görüşmesi için mülakata girdim. İştirakler Koordinatörü ile ilk kez o zaman tanıştım.”
“2019 yılında göreve getirilmeden hemen önce, Beylikdüzü Belediyesi ile olan tüm yükümlülüklerimiz bitmişti. Daha sonra Beylikdüzü Belediyesi'nde bir daha çalışmadım. Ayrıca hiçbir kamu kurumunda da çalışmadım.”
“Sayın Başkan, Vatan Emniyet ve Çağlayan Adliyesi'nde yapılan sorgulamada, iddianamede üzerime isnat edilen beş eylem hakkında hiçbir soru sorulmamıştır. Sadece tanık ve gizli tanık beyanları hakkında soru sorulmuştur. Hiçbir somut delil tarafıma gösterilmemiştir.”
Duruşma, Kültür AŞ Genel Müdürü 'ın savunmasıyla başladı. Taşkın savunmasına başlarken "Herkesin bayramını kutluyorum ve tüm ailelere teşekkür ederim" dedi.
Sanık yakınları salonda "Başkanım seni çok seviyoruz" ve "Her şey çok güzel olacak" sloganları attı.
salona "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Başkanım günaydın" sloganlarıyla karşılandı.
Sanık yakınları sevdiklerine seslendi: "Iraz, günaydın kuşum", "Aykut başkan", "", ", seni çok seviyoruz, iyi ki varsın", "", "", "Ramazan", "Baba", "".
40. Duruşma Günü başladı. Tutuklular alkışlarla salona girdi.
'ın doğum günü mahkeme salonunda kutlandı. İzleyiciler ellerinde "İyi ki doğdun Necati" yazılı dövizler taşıdı; Özkan'ın yeni doğan torununun fotoğrafının olduğu "İyi ki doğdun dedecim" yazılı pankart da açıldı. Bu, Özkan'ın tutuklu olarak geçirdiği ikinci doğum günü.
Avrupa Yeşiller Partisi'nden üst düzey heyet, duruşmayı izlemek için Silivri'ye geldi. Heyete Avrupa Yeşiller Partisi Eş Başkanı Vula Tsetsi ile GYP Komite Üyesi Joanna Kaminska başkanlık etti. Heyetin duruşmanın sabah oturumunu takip edeceği belirtildi.
Avukatların, yarın (21 Mayıs Perşembe) yapılacak tutukluluk incelemesi öncesinde sözlü taleplerini iletmesi bekleniyor.
Duruşmaya bugün 'nin üçüncü avukatının savunmasıyla devam edilecek.
