Suçlama Konusu

Suç Örgütüne Yardım Etme ve Suçtan Elde Edilen Gelirlerin Sahte Faturalar Yoluyla Aklanması

Eylem 119
İddianameye göre, bu eylemde Ekrem İmamoğlu liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün hiyerarşisi içinde bulunmayan bazı şüphelilerin, örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini akladıkları iddia edilmektedir. İddiaya göre, İBB ve iştiraklerinden usulsüz ihalelerle elde edilen haksız gelirler, sahte fatura ağları kullanılarak nakde çevrilmiş ve hem örgütün 'sistem' olarak adlandırılan fonuna aktarılmış hem de şahsi zenginleşme için kullanılmıştır. Bu kapsamda, Murat Kapki ve Hüseyin Köksal'ın BVA Reklam şirketi, Eyüp Subaşı'nın Panoffect ve Genç Popülist şirketleri gibi yapıların merkezinde olduğu, Ahmet Çiçek, Hasan Özsoy ve Kabil Taşçı gibi şüphelilerin komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek bu sisteme dahil oldukları öne sürülmektedir. MASAK raporlarına göre, BVA Reklam'dan Hüseyin Köksal'a yaklaşık 130 milyon TL aktarıldığı ve bu paranın 50 milyon TL'sinin bir mülk alımı yoluyla İmamoğlu İnşaat'a transfer edildiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Serdal Taşkın ve Emrah Bağdatlı'nın, Serdar Haydanlı ve Vedat Şahin gibi taşeronları, hak edişlerini alabilmeleri için sahte fatura düzenlemeye veya almaya zorladıkları da iddialar arasındadır. Savcılık, bu eylemlerin TCK 220/7 (Suç örgütüne yardım etme) ve TCK 282 (Aklama) maddeleri kapsamına girdiğini belirtmektedir. Soruşturma, şüphelilerin itiraf niteliğindeki ifadeleri, MASAK raporları, banka kayıtları ve HTS verileri gibi delillere dayandırılmaktadır.

İddianame Metni

İddianameye göre, Eylem 119, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri çerçevesinde, örgüte üye olmayan ancak faaliyetlerine yardım eden şüphelilerin gerçekleştirdiği iddia edilen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve örgüte yardım etme eylemlerini kapsamaktadır. Savcılığın iddiasına göre, örgütün temel amacı İBB ve iştiraklerinin bütçesini usulsüz ihaleler ve hileli hizmet alımları yoluyla 'sistem' adını verdikleri örgütsel fona aktarmaktır. Bu amaçla, örgüt üyelerinin veya bağlantılı şahısların şirketlerine fahiş fiyatlarla işler verilmiş, bu işler sahte faturalarla olduğundan daha büyük gösterilerek haksız gelir elde edilmiş ve kamu zararına yol açılmıştır. Elde edilen kara paranın bir kısmı sahte fatura yöntemiyle nakde çevrilerek örgüte aktarılırken, bir kısmı da şüphelilerin kişisel zenginleşmesi için kullanılmıştır. Bu eylem kapsamında iddiaya göre birden fazla aklama ve yardım etme şebekesi faaliyet göstermiştir. İlk şebekenin merkezinde, örgüt üyesi olduğu iddia edilen şüpheliler Murat Kapki ve Hüseyin Köksal'ın yetkilisi olduğu BVA Reklam şirketinin bulunduğu öne sürülmektedir. Bu şebekede Ahmet Çiçek'in sahte fatura keserek, Sinan Sepetçi'nin bu süreci muhasebesel olarak yöneterek, Şeyhmus Sarıboğa, Güngör Gürman, Berat Çağrı Kapki, Serhat Kapki ve Elif Kapki'nin ise paranın nakde çevrilmesi ve taşınması süreçlerinde görev alarak örgüte yardım ettikleri iddia edilmektedir. İkinci bir şebekenin ise örgüt üyesi olduğu iddia edilen Eyüp Subaşı'nın Panoffect ve Genç Popülist isimli şirketleri etrafında şekillendiği belirtilmektedir. Bu yapıda da şüpheliler Hasan Özsoy ve Kabil Taşçı'nın sahte fatura keserek, Abdulsamet Baydar ve Murat Bıyık'ın ise süreci organize edip muhasebesel işlemlerini yürüterek örgüte yardım ettikleri iddia edilmektedir. Üçüncü bir yapıda ise suç örgütü yöneticisi Murat Ongun'un yönlendirmesi ve üyeler Emrah Bağdatlı ile Serdal Taşkın'ın planlamasıyla, taşeron olarak iş yapan Serdar Haydanlı, Ercan Saatçi, Duygu Fikirli ve Vedat Şahin gibi isimlerin şişirilmiş veya sahte faturalar kesmeye/almaya zorlandığı iddia edilmektedir. İddianameye göre aklama mekanizması, usulsüz ihalelerden elde edilen haksız gelirin kaynağını gizlemek üzerine kurulmuştur. Örneğin, BVA Reklam'ın aldığı haksız gelirin nakde çevrilmesi için şüpheli Ahmet Çiçek'in şirketlerine sahte faturalar kesilmiş, bu şirketlere aktarılan paralar bankalardan nakit olarak çekilerek Murat Kapki'nin çalışanları tarafından kendisine veya ofisine teslim edilmiştir. Şüpheli ifadelerine göre bu paralar bavullarla taşınmış, dövize çevrilmiş ve Murat Kapki'nin Acarkent'teki villasında veya ofisindeki gizli kasalarda saklanmıştır. Benzer şekilde, Eyüp Subaşı'nın şirketlerinin KDV ödememek için Hasan Özsoy ve Kabil Taşçı gibi isimlerden sahte faturalar aldığı, bu şirketlere aktarılan paraların nakit çekilerek komisyonu düşüldükten sonra Eyüp Subaşı'na iade edildiği ve onun tarafından örgüt yöneticilerine teslim edildiği iddia edilmektedir. Ayrıca, suçtan elde edilen gelirle alınan taşınmazların (villa, tekne vb.) soruşturma sürecinde Hamit Serkan Balbal, Zeynep Tezcan ve Feyza Kapki gibi şüphelilerin üzerine devredilerek mal kaçırılmaya çalışıldığı da iddialar arasındadır. İddianamede çok sayıda somut finansal işlem ve rakam yer almaktadır. Şüpheli Ahmet Çiçek'in, Murat Kapki'nin şirketlerine %6 komisyonla sahte fatura kestiğini ikrar ettiği belirtilmektedir. Şüpheli Hasan Özsoy'un ise Eyüp Subaşı'nın şirketine 2020-2021 yıllarında yaklaşık 1.000.000 TL'lik sahte fatura kestiğini ve %10 komisyon aldığını beyan ettiği aktarılmaktadır. Şüpheli Kabil Taşçı, Vesa Events şirketine 250.000 TL'lik bir iş için 749.300 TL'lik şişirilmiş fatura kestiğini ve aradaki farkı nakit olarak Vedat Şahin'e iade ettiğini itiraf etmiştir. MASAK raporlarına dayandırılan iddialara göre, BVA Reklam'ın 2024'te 326 milyon TL'nin üzerinde net kar elde ettiği, aynı yıl Hüseyin Köksal'ın hesaplarına yaklaşık 130 milyon TL aktardığı ve bu paranın 50 milyon TL'sinin CARSAL Reklamcılık üzerinden İmamoğlu İnşaat'a bir taşınmaz alımı için gönderildiği tespit edilmiştir. Ayrıca şüpheli Elif Kapki'nin adına alınan bir Rolls Royce aracın 21 milyon TL'ye satıldığı, paranın bir kısmının Murat Kapki'ye aktarıldığı, bir kısmının ise elden teslim edildiği ifadesine yer verilmiştir. Savcılık, bu eylemlerin, öncül suçlar olan 'İhaleye Fesat Karıştırma' ve 'Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık' suçlarından elde edilen haksız gelirin kaynağını gizlemeye yönelik olduğunu ve bu suretle şüphelilerin 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçunu işlediklerini iddia etmektedir. Ayrıca, şüphelilerin bu eylemleriyle Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün amacına ulaşması için çalıştıklarını bilerek ve isteyerek hareket ettikleri, bu nedenle 'Suç Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme' suçunu da işledikleri öne sürülmektedir. Kamu zararının, usulsüz ihaleler ve bu ihalelerden elde edilen haksız kazançların aklanması yoluyla oluştuğu belirtilmektedir. Savcılık, iddialarını 'İtiraf Mahiyetindeki Şüpheli İfadeleri', 'Banka Hesap Hareketleri', 'Masak Raporları', 'Vergi İnceleme Raporu', 'Kolluk Araştırma Tutanakları', 'Bilirkişi Raporları' ve 'HTS ve BAZ Verileri' gibi bir dizi delile dayandırmaktadır. Özellikle şüpheliler Ahmet Çiçek, Berat Çağrı Kapki, Elif Kapki, Hamit Serkan Balbal, Hasan Özsoy ve Kabil Taşçı'nın etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ve suçlamaları büyük ölçüde doğruladığı iddia edilen ifadeleri, iddianamenin temelini oluşturmaktadır. MASAK tarafından hazırlanan 25.02.2025, 04.06.2025 ve 19.03.2025 tarihli raporlar, para transferlerini ve şirketlerin olağandışı karlılıklarını ortaya koyan en önemli finansal deliller olarak sunulmaktadır. Sonuç olarak savcılık, şüpheliler Ahmet Çiçek, Sinan Sepetçi, Şeyhmus Sarıboğa, Güngör Gürman, Berat Çağrı Kapki, Serhat Kapki, Elif Kapki, Feyza Kapki, Hamit Serkan Balbal, Zeynep Tezcan, Hacı Ahmet Gül, Hasan Özsoy, Abdulsamet Baydar, Murat Bıyık, Serdar Haydanlı, Ercan Saatçi, Kabil Taşçı, Duygu Fikirli, Harun Cengiz Beğenmez, Emin Ferhat Ertek ve Mehmet Kaya'nın 'Suç Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme' suçundan TCK 220/7 uyarınca cezalandırılmalarını talep etmektedir. Ayrıca, bu şüphelilerin bir kısmının (Vedat Şahin dahil) 'Suç Gelirlerini Aklama' suçundan TCK 282/1-4-5 uyarınca cezalandırılmaları ve el konulan mal varlıklarının müsadere edilmesi istenmektedir. Örgüt lideri ve yöneticileri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş'in ise bu suçlardan TCK 220/1-4-5 delaletiyle ayrıca cezalandırılmaları talep edilmektedir.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.