Sona Erdi

24. Duruşma Günü

20 Nisan 2026
20:54

“İyi ki varsınız, minnet duyuyorum hepinize.”

İmamoğlu salondan ayrılırken gazetecilere seslendi.

20:50

Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. İBB Davası'nın 24. günü sona erdi. Duruşma yarın Elçin Karaoğlu'nun savunmasıyla devam edecek; savunma sona erdikten sonra Karaoğlu'nun sorgusu yapılacak, ardından avukatlarının savunmasına geçilecek.

20:40

“Eylem 52'yle ilgili suç tarihi 2019 denilmiş. Benim o tarihte İBB Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde herhangi bir görevim yoktu. Suç tarihi olduğu belirtilen dönemde görevde değildim ama rüşvet almakla suçlanıyorum. İddianamede eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu tarafından talimatlandırıldığım yazılıyor; ancak hiçbir zaman kendisine bağlı olarak görev yapmadım. Oligark isimli mekandaki değişiklik de benim dönemimde olmadı.”

20:03

“İtirafçı Yakup Öner'in '2023'ün ortalarında izin verildi' dediği Üsküdar'daki bir yapıyla ilgili 2 Haziran 2023'te Yapı Tatil Tutanağı hazırladık. Aynı dönemde hem yıkım kararı aldık hem de 29 milyon 539 bin lira para cezası kararı verdik. 21 Haziran 2023'te de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk.”

19:58

“Daha da çarpıcı olan şu: Bu iddiaları ortaya atan kişi için başka bir sanık açıkça 'deli zırvası' diyor. Cevap vermeye bile gerek görmüyor. Ama ben, bu 'zırva' beyanlar nedeniyle tutuklandım. Üstelik benimle ilgili somut bir isnat dahi yokken. Sonra ne oluyor? İddianame değişiyor. O beyanlar yok oluyor. Yerine başka beyanlar geliyor. Peki soruyorum: Benim tutuklanmama neden olan o ilk iddialar nerede? Yok. Ama ben hâlâ tutukluyum. Gece hücremde düşünüyorum: Bir insan, hiç yaşanmamış olayları nasıl bu kadar detaylı kurgular? Bu, sadece bir hayal gücü değil; aynı zamanda ağır bir kötülük gerektirir. İnsan sormadan edemiyor: Bu kadar rahat iftira atan birinin vicdanı nasıl susar? Sayın Başkan, bugün geldiğimiz noktada, savcılığın 'kuvvetli suç şüphesi' dediği temel artık ortada yoktur. O beyanlar iddianamede yer almamaktadır. Yani tutukluluğumun dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu tek başına bile, tutukluluğumun hukuka aykırı olduğunu açıkça göstermektedir.”

19:58

“Ama asıl absürtlük burada başlıyor Sayın Başkan. Bir iddia ortaya atılıyor: 'Vaniköy'de bir villa için 10 milyon dolar rüşvet alındı.' Devamı daha da çarpıcı: 'Araçlar alındı, paralar cenaze aracıyla sınırdan geçirildi, Atina'daki bir hesaba yatırıldı.' Bakın, tek tek söylüyorum: Bahsi geçen kişi o aracı almamış. Diğer kişinin kayınpederi vefat etmiş, Atina'ya hiç gitmemiş. Bahsedilen bankada böyle bir hesap yok. Cenaze aracıyla para taşındığı iddiası ise tamamen hayal ürünü. Yani ortada ne belge var, ne gerçek, ne mantık. Sadece 'duydum' diyen bir beyan var. Ve bu beyanla insanlar tutuklanıyor.”

19:58

“Yıkım için sahaya gidiyoruz. Karar var, yetki var, görev açık. Ama bir bakıyoruz; yol kapatılmış, araçlar kilitlenmiş, kamu araçlarının önü kesilmiş. 'Yıkım yapamazsın' deniliyor. Soruyorum: 'Neye dayanarak?' Cevap yok. 'Biz kendimiz yıkıyoruz' deniliyor. Neyi, hangi yetkiyle? Saatlerce oyalandık. Üç saat, dört saat… Devletin aldığı kararı uygulamak için sahada bekletildik. Orada da şunu söyledim: 'Sen de kamu görevlisisin, ben de. Aynı taraftayız.' Ama gelinen noktada, devletin kendi görevlisi, yine devletin kararını uygulayan başka bir görevlisini engelliyor. Bu bile başlı başına bir absürtlüktür.”

19:58

“Tutuklanmama gerekçe yapılan suçlamalar iddianamede yok. Karşımızda öyle bir tablo var ki; 'oligark', 'milyarder', 'yabancı güç' gibi ifadeler havada uçuşuyor. Eşimle konuşurken bana 'dikkat et' dedi. Ben ona şunu söyledim: 'Onlar milyarderse, bizim de arkamızda devletimiz var.' Şimdi buradayım. Biz görevimizi yaptık, eksiksiz yaptık. Ama buna rağmen karşılaştığımız tablo, insanın aklını zorlayan türden.”

Karaoğlu konuşurken iç çekti ve sessizce mahkemeye sordu.

19:52

“Eylem 53'te Tuzla'daki bir iskan ile ilgili suçlanıyorum. Bu saçma sapan bir iddia. Benim Tuzla ile ne alakam var? Tuzla Boğaziçi'nde değil, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün yetki ve sorumluluk alanında değil. Eylemle ilgili bir takım isimler var ama benimle ilgili bir konu yok. Ben yokum ama bir taraftan da bana bağlanmaya çalışılmış.”

19:32

“Rus oligarkın Vaniköy'deki villasının yıkımında tutanağı tutmuşuz, mühür fekki yapmışız, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuşuz. 28 Ağustos'ta encümen tarafından yıkım kararı alınmasını sağlamışız. Burada alınan para cezası 30 milyon TL, dikkatinizi çekiyorum. Yıkım kararı aldığımız yerde üç gün boyunca akşam yediye sekize kadar yıkımları gerçekleştirmişiz. Arkadaşlarım orayı ekmek arası kumanyayla yıktı, öyle söyleyeyim. Yıkımı tamamladık, sonra bakanlığa da bilgi verdik. Yıktığımız yer bir Rus iş adamının, bir oligarkın, devlet gibi gücü olan bir milyarderin yeridir. Kim olduğu tam belli değil; 'Putin'in arkadaşı' diyen var, başka yakıştırmalar yapanlar var. Bu yapıyı yapan kişi bu kadar güçlüyken, yıkan kim? Yıkan Boğaziçi İmar Müdürlüğü. Ben biliyorum ki benim, bayramda uçak bileti alamadığından ailesini, annesinin, babasının elini öpmeye memleketine götüremeyen teknik elemanlarım var. Yıkan da onlar. Biz bu meselenin üzerine giderken, bu 30 milyon cezaları keserken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurularında bulunurken, oraya gittiğimizde siyah takım elbiseli, siyah gözlüklü adamlar etrafımızı sarmışken, avukat ordusu etrafımızı sarmıştı. Akşam eve gittiğimde eşim Özge 'Ya Elçin, bunlar ne olduğu belli olmayan insanlar. Bak bizim çocuklarımız var. Dikkat et' dedi. Ben de 'Onlar milyarderse bizim de arkamızda devletimiz var' dedim. Günün sonunda görevimizi eksiksiz yapmamıza rağmen burada biz yargılanıyoruz. İnsanın zoruna gidiyor. Mülkiye müfettişinin hazırladığı raporda yaptığımız tüm işlemlerin hukuka uygun ve eksiksiz bulunduğu, ihmal ve kusur olmadığı tespiti yapıldı.”

Karaoğlu bu sözleri söylerken iç çekti ve su içti.

19:18

“Tutuklanmama konu ettikleri olay iddianamede yok. Bir Vaniköy adı aynı; ama bunu da açıklayacağım. Ben Vaniköy'deki taşınmazdaki usulsüz tadilatlara maddi menfaat karşılığında göz yumduğum iddiası ile tutuklandım.”

19:18

“İddianamede iş insanı Süleyman Atik'in koleksiyoner Ayşegül Kayabay'dan Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ndeki işini çözmek için para aldığı iddiası yer alıyor. Ancak 15 Eylül 2025'te Ayşegül Kayabay savcılıkta verdiği ifadede, Atik'in beyanlarını yalanladı: 'Kendisiyle görüşmedim. Ben kimseye rüşvet vermedim, para vermedim. Süleyman Atik isimli şahsın beyanları asılsızdır. Boğaziçi İmar ile yaşadığım sorunlar 2023 yılındadır; ancak Süleyman Atik, 2021 yılında benden rüşvet parası aldığını beyan etmiştir. Ben kendisinin olayları yanlış hatırladığını düşünüyorum çünkü ben kimseye para vermedim. Para vermiş olsam neden hakkımda şikayetçi olsunlar? Ayrıca rüşvet vermiş olsam neden Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne 100.000 TL üzerinde ceza ödeyeyim? Makbuz ve dekontlarım da yanımda.' Bu lehe beyan dosyaya girmedi. Süleyman Atik'in verdiği ifade ifade de bu ifade değil mi?”

Karaoğlu, savcılığın şüpheli lehine olan beyanları dosyaya koymamasını eleştiriyor.

19:03

“Vaniköy'de bir dönem Adnan Oktar'ın kullandığı daha sonra bir Rus oligarka geçen malikaneyle ilgili 700 bin dolar karşılığında güçlendirme ruhsatı verildiği iddia ediliyor. Ne böyle bir güçlendirme ruhsatı verdik ne de bununla ilgili bir müracaat var. Malikane, Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü'ne yönelik operasyonun ardından tahliye edildi ve kaçak yerleri yıkıldı. 2024 yılında İçişleri Bakanlığı müfettişi inceleme yaptı ve 'Yapılacak herhangi bir işlem olmadığı' kararını verdi. Bu rapor iddianamede yer almadı.”

Vaniköy'e ilişkin 18.9.2024 tarihli İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettiş Raporu Karaoğlu'nun lehine hususlar içeriyor; ancak rapor iddianamede yer almadı.

19:03

“Sayın Başkanım, bu dosyada benimle ilgili kurulan tablo, baştan sona bir çelişkiler yumağıdır. Eylem 51'de imar talebini itirafçı Yakup Öner'e yönlendirmekle suçlanıyorum; ancak şüpheliler arasında Yakup Öner yok. Kendisi olayın içinde yok, ifadelerde yok, şüpheliler arasında dahi yok. Dosyada olmayan bir kişiye, dosyada olmayan bir ilişki üzerinden yönlendirme yaptığım iddia ediliyor. Bunun izahı yoktur. Aynı olayla ilgili iki ayrı beyan var: biri 250 bin TL'den bahsediyor, diğeri 500 bin TL + 250 bin TL diyor. Ne miktar belli, ne süreç belli, ne ilişki belli; ama bu çelişkili anlatımların içine benim adım dahil ediliyor. Daha da çarpıcısı; rüşvet iddiası var ama iddiayı ortaya atan kişi sonradan açıkça "Kimseye para vermedim", "Rüşvet vermedim" diyor. Rüşvet yok, para yok, işlem yok; ama suçlama var. Ortada konuşulan bir "yönlendirme" olduğu iddia ediliyor. Ancak dosyada ne bir talimat var, ne bir sonuç var, ne de bu iddiayı destekleyen tek bir somut işlem var. Bunun yerine ne var? Bir şikayet var. Ve o şikayet üzerine tespit yapılmış, ceza kesilmiş, mühürleme yapılmış, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş, yıkım kararı alınmış. Yani idare görevini eksiksiz yapmış. Şimdi soruyorum: Eğer ortada iddia edildiği gibi bir ilişki olsaydı, aynı idare gidip savcılığa suç duyurusunda bulunur muydu? Bu, hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Son olarak; bahsi geçen yapı 40-50 yıllık bir yapı. Yıllarca işlem görmemiş bir durum, bizim dönemimizde işlem görmüş. Yani sorun yaratılmamış, aksine müdahale edilmiştir. Ama gelinen noktada; hiç bilmediğim bir olay, hiç tanımadığım ilişkiler, birbiriyle çelişen ifadeler ve dosyada dahi yer almayan kişiler üzerinden benim sorumlu tutulduğum bir tablo oluşturulmuştur. Bu tablo hukuki değil, kurgusaldır.”

18:25

Saat 18:30'daki aranın ardından duruşma devam etti. Ekrem İmamoğlu salona "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla coşkuyla karşılandı. Mahkeme başkanı duyurusuyla birleşen dosyaları hatırlattı ve 30 Nisan'daki tutukluluk incelemesinin dosya üzerinden yapılacağını belirtti; ancak dosyaya dahil edilen Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile toplam 3 tutuklu ismin ilk kez konuşacak olması nedeniyle onların değerlendirme günü dinleneceğini söyledi. Bugüne kadar 18 isim tahliye oldu; Elçin Karaoğlu savunmasını tamamladığında toplamda 35 isim dinlenmiş olacak ve 30 Nisan'a kadar yaklaşık 40 kişinin huzurda savunma yapması bekleniyor. Ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu savunmasına devam etti.

17:26

Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü'nden duruşmayı izlemeye gelen Ali amcaya mektup yolladı.

17:01

“54 numaralı eylemle, Cafer Mahiroğlu'na ait yerle ilgili kısımla başlamak istiyorum. Bu eylemde; Cafer Mahiroğlu'na ait Sarıyer Kireçburnu'ndaki iskanlı binada kaçak inşaata göz yumulduğu ve buna karşılık Mahiroğlu'nun sahibi olduğu kanalda seçime dönük lehte yayınlar yapılarak, rüşvet eyleminin gerçekleştiği iddia edilmektedir. İddianamede konuyla ilgili 2 evrak konulmuş, ama ikisi de bizim lehimize; çünkü işlemlerimizin eksiksiz ve hatasız olduğunu gösteriyor. İtirafçı Yakup Öner yalan söylüyor; Cafer Mahiroğlu'na ait binayı biz mühürledik. Yıkım kararları alınmış, vatandaş ise yıkım kararı uygulanmadan önce bizzat yıkımı gerçekleştirmiştir. Müdürlüğümüz yıkımın ne seviyede yapıldığını takip etmiş ve yapılan kaçak katın tamamının yıkılması sağlanmıştır. Yani iddia edildiği gibi göz yummak bir yana, yıkım bizzat gerçekleşmiştir. Bu binanın kaçak kısmında yıkılmamış bir metrekare dahi kalmamıştır. "2023 seçimleri öncesi rüşvet için anlaşıldı" iddiası tarihsel olarak tutarsızdır. 2023 seçimleri öncesi denildiğinde; ya haziran başını, ya mayıs ayını, hadi bilemediniz nisan veya mart ayını anlarım. Oysa bu inşaat, bizim tarafımızdan seçimlerden 10 aydan da fazla bir süre önce, 15 Ağustos 2022 tarihinde tespit edilerek yapı tatil tutanağı tutulmuş ve mühürlenmiş bir yapıdır. İddianameye konulan haber sitelerine ait görsellerin tarihi 16.08.2022; biz tutanağı 15.08.2022'de tutmuşuz. Yani konu basında yer almaya başlayınca 'zorunda kalarak' tutanak tutmamışız; aksine konu basında yer almadan önce tutanağımızı tutmuşuz. Belediyecilikte, bu 15 gün meselesi çok önemli bir mevzudur. Ben 26 sene imar konularında çalıştım. Bu kadar süratli aksiyon almak, yıkım kararı çıkartmak ve süreci sonuçlandırmak —ki bunu ilçe belediyeleri de Büyükşehir de yapar— Türkiye'nin her yerinde çok hızlı bir işlem sayılır. Bizim gördüğümüz kadarıyla Mahiroğlu'nu pek hoş tutmamışız; aksine, betonu dökmesinden itibaren 15 gün içerisinde onu hem savcılığa şikayet etmiş hem de ağır para cezasına çarptırmışız. 31 Ağustos 2022 tarihinde 4 milyon 66 bin lira para cezası kesildi; bugünün rakamıyla 15 milyon liraya tekabül etmektedir. Biz binanın üzerinde oturulmasına izin vermemişiz. Merak ediyorum, Cafer Mahiroğlu bu süreçte fırsat bulup da evinin önünde bir bardak su içip soluklanabilmiş midir? İşin gerçeği şudur Sayın Başkan: İlave kaçak kat dışındaki, sonradan kazanıldığı iddia edilen o alanlar, aslında Cafer Mahiroğlu burayı satın almadan 20 yıl önce yapılmış olan yerlerdir. Eğer burada bir göz yumma varsa, bu 20 yıl önceki yönetimin sorumluluğundadır; işlemi ya da yıkımı yapmayan onlardır, biz değiliz. İddia makamı tutanağı okuyor, '297 metrekare alan' diyor, sonra da 'işlem yapılmamış' diye yazıyor. Yapı tatil tutanağı, başlı başına oraya işlem yapıldığının resmi belgesidir. Hem tutanaktan alıntı yapıp hem de 'işlem yapılmadı' diyerek beyanların sabit olduğunu iddia etmek nasıl mümkün olabilir? Ben siyasetçi değilim, siyasetten anlamam; bu suçlamaya konu olayla ilgili Cafer Mahiroğlu'nu da tanımıyorum.”

16:42

“Ağabeyim tıp doktoruydu ve pandemide hayatını kaybetti. Kardeşim de kamu görevlisidir. Babam bana, 'Devletin delikli kuruşuna halel getirdiğini öğrenirsem, sana hakkımı helal etmeyi bırak, seni evlatlıktan reddederim' dedi; vicdanım bu sözlerle yankılanıyor. Babamın ve üvey annemin dolandırıldığı olayda açılan davaya İBB Davası'nın iddianamesinde yer verildi; üzerime gölge düşürülmek istenmiştir. Ailemin bir dolandırıcılık mağduriyeti üzerinden oluşturulan bu algı canımı yaktı, beni ve ailemi kahretti.”

16:31

“Hiçbir örgüte üye olmadım, kimseden talimat almadım. Örgüt denilen yapılanmanın ne olduğunu anlamadım. 26 yıldır içerisinde yer aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? İBB bünyesindeki yüzlerce müdür, on binlerce personel midir bu örgüt? "Örgüt" kelimesi bir Karadenizli olarak tüylerimi diken diken ediyor; bu ifadenin adımla yan yana gelmesi benim için bir züldür. İddianamede örgüt üyesi olduğuma dair maddi gerçeğe dayalı bir delil yoktur.”

16:20

“Bir yapı ruhsatında 12 imza var; bu imzalar atılmadan dosya benim önüme gelmez. İskan konusunda da ruhsat için işletilen süreçlerin benzeri işletilir. Farklı olarak yapının yerine giderek teknik ve fenni işlemlerin kontrollerinin yapılması gerekir. Bu kontroller bizimle sınırlı değildir. Kaçak yapılarla ilgili görevim sokak sokak denetim yapmak değildir. Dönemim boyunca görevlendirme yapılmamış, denetimsiz bırakılan mahalle, sokak, cadde yoktur.”

16:19
📰 Muhabir Alıntısı

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Aziz İhsan Aktaş davası çıkışında gazetecilere "Bu kadar vicdansızca geçen bir yıldan sonra şu an iyiyiz. Siz karşılaştırın" dedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (çıkış açıklaması)

16:18
📰 Muhabir Alıntısı

Kadir Aydar'ın avukatının salondan çıkarma kararına ilişkin beyanı üzerine Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül, "Usulü bozan herkesi atarım salondan. Dışarısıyla hiç ilgilenmiyorum; o haber çıkmış, bu haber çıkmış..." dedi. Aziz İhsan Aktaş davasının bugünkü duruşması sona erdi; duruşma yarın "tanık" ifadeleriyle devam edecek.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası kapanışı

16:15

“Görev hiyerarşisi içerisinde bir silsileyi takip eden, evrak altlığını oluşturan diğer belgeler ve tamamlanmış imzalarla birlikte bana ulaştığında, ben evrak üzerinde esastan değil, şekli bir kayıt denetimi yapar ve imzalarım. Bir işlem dosyası bana geldiğinde zaten tüm imzaları atılmış, harçları yatırılmış ve işlem aslında tesis edilmiş olur. Benim yaptığım onay, idari bir onaydan ibarettir. Bir ruhsatın önüme gelene kadar yaklaşık 12 imzadan geçtiğini ve bu imzaların hiçbirinin eksik olması durumunda belgenin düzenlenemeyeceğini hatırlatırım. Bakanlığın sistemi bir güvenlik duvarıdır; orada zaten bir yanlışlık ya da eksiklik varsa sistem o girişe müsaade etmez. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, alanında tek başına, bu yetkili ve sorumlu kurumlardan, kuruluşlardan ayrı ve habersiz bir şekilde işlem tesis edemez. İddianamede sanki ben elimde anahtar, müdürlüğün kapısını sabah açıyorum, bütün kararları tek başıma alıyorum; öğleden sonra da elime balyozu alıp sokak sokak geziyorum, bina bina dolaşıp içinde insan var mı yok mu bakmadan yıkıyorum gibi bir tarif çıkmış. 4,5 yıl boyunca müdürlük yapmama rağmen bana atfedilen bu olağanüstü yetki ve güçten haberim bile yok.”

Karaoğlu, bir müdürün tek başına karar verme yetkisinin olmadığını, müdürlüğünün "imza makinesi" olmadığını vurguluyor.

16:13
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında tanık Necati Tosun'a soru sormak isteyen Aktaş'ın avukatı ile Kadir Aydar'ın avukatları arasında tartışma çıktı. Tanık Tosun'un ilk duruşmaya izleyici olarak katıldığı ve patronunun Murat Aktaş olduğu ortaya çıkınca Aydar'ın avukatı tanıklığa itiraz etti: "Daha önce seyirci olarak salona gelmiş, beyanları dinlemiş. Aziz İhsan Aktaş'ın çalışanı. Bu durumda tanıklığı kabul edilemez, soru sorulmasın."

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (avukatlar arası tartışma)

16:12

“Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün görev sahasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu ve Kültür Bakanlığı'nın Koruma Kurulu'nun yetki ve sorumluluğu bulunuyor; yürütülen işlemler bu kurumlarla koordineli ilerletildi.”

16:04
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, "tanık" olarak ifade veren Necati Tosun'a soru sormak üzere söz aldı. Tosun'un, Aziz İhsan Aktaş ile kendisi arasındaki diyalog ve "çiftlik evinde para aldığı" iddiasını anlatması üzerine Aydar, "Yalan söylüyor. Sen bunu nereden duydun? O an duymuş gibi söylüyorsun. Öyle bir şey yok. Sen Aziz İhsan Aktaş'ın adamısın yalan söylüyorsun. Şeref ve namusun üzerine böyle yalan söylenmez" diye tepki gösterdi. "Yalancı" diyerek tepkisini sürdürmesi üzerine Mahkeme Başkanı'nın talimatıyla salondan çıkartılan Aydar, jandarma eşliğinde salondan çıkartılırken şöyle isyan etti: "Yalancılar dışarıda, bizler içerideyiz. Adam 700 yıl hapisle yargılanıyor dışarıda, ben içerideyim. Verin müebbet gitsin o zaman. Yalancılar adamlarını kurup kurup buraya gönderiyorlar. Hepsi yalancı." Aydar'ın yakınları seyirci bölümünde ağlarken, avukatı "Yalancı tanık hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz" dedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (salonda tartışma)

15:55

“Zaman zaman tehdit edildim. Yedi yaşındaki kızımla, yedi yaşındaki kızımla tehdit ettiler. Aklıma geldikçe biraz... Suç duyurusunda bulundum. Kimseye boyun eğmedim.”

Karaoğlu, kızıyla tehdit edildiğini anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

15:55

“4,5 yıl görev namustur bakış açısı ile mesai kavramını düşünmeden çalıştım. 15-20 yıldır orada çalışan kamu görevlileri ile birlikte çalıştım. Üst düzey çalışan değildim, müdürlük sınırları için gerekeni yaptım. Eski dönemden beri mevcut olan arkadaşlarla çalıştım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpiliyle bir yere gelmedim; aksine zaman zaman bazı belediye başkanlarına rağmen bir yerlere geldim. Tüm eğitim hayatımı devletin imkanlarıyla okudum. Devlete olan borcumu ödemek ve kamu görevine olan inancım nedeniyle ben siyasetçi değil, kamu görevlisiyim. Ben 26 yıl görev yapmış bir kamu görevlisiyim. Bu süreçte çok fazla araştırma, ön inceleme, Sayıştay geçirdik. Alnımıza leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. İhmalim ya da suistimalimle ilgili herhangi bir tespit yok; böylesine asılsız suçlamalarla karşı karşıyayım.”

15:55

“Peşinen söyleyeyim hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Yasadışı hiçbir işin içinde yer almadım. Şahsiyetimi, onurumu, mesleki namusumu savunmak için huzurunuzdayım. 1 Eylül 2020'de İBB'de Boğaziçi İmar Müdürü olarak göreve başladım; tutuklandığım güne kadar 4,5 yıl boyunca görev namustur bilinciyle çalıştım.”

15:49

“2015 yılında Beylikdüzü Belediyesine başvurdum. Müracaatım uygun görüldü. Kadrom ile göreve başladım. Görevlendirmem orada da 6 ay sonra yapıldı. İmar Müdürü olarak göreve başladım. Ekrem İmamoğlu ile müracaatım esnasında da, çalışmaya başladıktan sonra da kendisini tanımıyordum. İmar müdürü olduktan sonra tanıştım.”

15:49

“2006 yılında Avcılar'da İmar ve Şehircilik'e başladım. 7-8 yıl çalışmıştım ki, norm kadrolar ile ilgili sınav açıldı. Sınavdan en yüksek puanı aldım. Belediye başkanı çağırdı. "Sen genç, kıymetlisin ama imar müdürlüğü için başka tasarruflarım var, o kadroyu sana vermeyeceğim, kusura bakma" dedi. Neye göre vermeyeceksiniz, alnımın akıyla kazanmışım. Sizi mahkemeye vereceğim, siz kusura bakmayın dedim. Dava açtım. Kadromu aldım ama görevlendirme olmadı. İnsan motivasyonunu kaybediyor, can sıkıcı.”

15:49

“2000 yılında Esenler Belediyesine girdim. 2006 yılında haklı ve yasal olarak yaptığım işlemden dolayı görevden alındım. APK Araştırma, Planlama, Koordinasyon Müdürlüğüne yolladılar. Bir iş yapılmıyordu. Müdüre gittim; neden gönderildiğimi öğrenmek istedim. "Sen felanca yerde bir işlem tesis etmişsin. Oranın sahibi de partili, ileri gelen birisi. O da başkanı aramış" dedi. Daha sonra bana şöyle dedi: "Elçin Bey, ben 5 yıl önce Fen İşleri Müdürüydüm. Benden yapmamam gereken, olmayacak bir işi istediler. Ben yapmadım, 5 yıldır da tek başıma buradayım. Şimdi de sen geldin. Burada iş yapmıyoruz, bizden bir iş yapmamız da beklenmez." Yasaldı yaptığım işlem dedim. Sonra çıktım. Esenler sayfası benim için kapandı, dedim.”

15:49

“Hakkımdaki suçlamaların ne olduğunu tam anlayamadım, eyleme konu yerlerin imar işlem dosyalarını istedik. İmar işlem dosyaları henüz dosyaya getirtilmedi.”

15:39

“Capacity riskli ve kaçak bir yapıdır; Ali Rıza Akyüz bu dosyada mağdurdur. Kendisi bana, 'Capacity AVM'de 192 adet deprem perdesinin eksik olduğunu tespit ettiğim an bu cezayı kesmeseydim ve bir deprem olsaydı asıl o zaman yargılanmam gerekirdi' demişti. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum.”

15:37

Ali Rıza Akyüz'ün avukatlarının savunması bitti. Savunma sırası iddianamede 13 eylemle (46-58) yargılanan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'na geçti.

15:36

Fatma Selen Kocaoğlu'nun ardından Ali Rıza Akyüz'ün diğer müdafii Av. Turgut Hökenek de kısa bir tahliye talebinde bulundu. Normalde sanıkların 3 avukatla savunma yapmasına yönelik sınırlama bulunuyor; ancak mahkeme başkanı bu seferlik ekstra avukat savunmasına müsaade etti.

15:34

“Ben, Ali Rıza Abiyle bir yıl boyunca konuşurken; 'Ali Rıza Abi, sen niye tutukluluk itiraz beyanlarında bulunurken doğrudan tahliye talep etmiyorsun? Ya da niye bu kadar çok teknik detaylara giriyoruz?' diye sordum. Zira bilirsiniz, hakimler ve savcılar avukatların teknik detaylara boğulmasını pek sevmez; '8 metreye 30 santim' falan, biz bilmeyiz bunları. O ise bana; 'Murat, mahkemeye bunları anlatmazsan, bu olayın vahametini bu bilimsel verilerle, detaylarıyla ortaya koymazsan olayın ciddiyeti anlaşılmaz. Benim tahliye kaygım yok, nasıl olsa beraat edeceğim; ama oradaki olası bir katliamı engellemeliyim' şeklinde cevaplar veriyor. Bugün kendisini daha iyi anlıyorum.”

15:34

“Müvekkilim, belki de yüksek mühendis oluşu dolayısıyla bu durumu ortaya çıkartıp, büyük bir katliamı engellemek için bir adım attı. Benim sizden isteğim Sayın Heyet, Sayın Savcım, Sayın Başkanım; Ali Rıza Bey'in bu beyanlarının bir ihbar olarak kabul edilmesidir. Artık suç duyurusunda mı bulunursunuz, bir teknik heyet mi gönderirsiniz takdir sizindir. Olası bir İstanbul depreminde, belki de Bakırköy için o AVM'de yaşanacak bir katliamı sizin önderliğinizle önlemiş oluruz.”

15:29

“Bu ifade önce haber oluyor, sonra beyanlara giriyor. 21 Mart'taki haberde bu söz var, dosyada yok; sonrasında Seyfi Beyaz'ın ifadesine ekleniyor.”

Şahingöz, Seyfi Beyaz'ın ifadesinin basında çıkan haberlerden sonra şekillendiğini öne sürüyor.

15:28
📰 Muhabir Alıntısı

Tensip zaptıyla tahliye edilen ve tutuksuz yargılanan Ümit Gözütok, tanık Celal Yılmaz'ın beyanlarına itiraz ederek söz aldı: "Doğru söyleyeceğine yemin etti, ben yüzlerce gün yattım, beni tanımadığınızı söylediniz. Beni 15 yıldır tanıyorsunuz, neden yalan söylediniz?" Yılmaz, "Tanımıyorum Başkanım" yanıtını verdi. Gözütok, "Tanıyorsunuz, yalan söylüyorsunuz" diye karşı çıktı.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (tanık itirazı)

15:27

“Ali Rıza Akyüz'ün mensubu olduğu örgütler TMMOB ve CHP'dir. Capacity'yle ilgili müvekkilimin beyanlarının ihbar kabul edilmesi gerekmektedir. Artık suç duyurusunda mı bulunursunuz, bir teknik heyet mi gönderirsiniz takdir sizindir.”

Akyüzoğlu, müvekkilinin tahliyesini talep ediyor.

15:26
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında "tanık" sıfatıyla Celal Yılmaz kürsüde dinlendi. Yılmaz, Arif Orta ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na teknik şartnameye ilişkin hususlarla alakalı 26 şikayet başvurusunda bulunmuştu. Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül'ün "'İhaledeki usulsüzlükleri gördüm' şeklinde beyanınız var" diyerek sorduğu sorulara Yılmaz, "Savcıyla konuşurken belki tarihi şey yapmış olabilirim... Gördüm derken, ben bunları çok sonra görüyorum... İlk kez savcının orada dosyaya baktım" yanıtlarını verdi. Mahkeme Başkanı'nın "İhalelerde zorluk çıkarıldığını söylemişsiniz" sorusuna ise "Şu an aklıma gelmiyor" karşılığını verdi. Yılmaz'ın yanıtlarına tepki gösteren Hakim Gül, yemini hatırlatarak "Sizin beyanınızla birilerine dava açılmış olabilir, birileri tutuklanmış olabilir. Bu işin vicdani bir boyutu da var. Onu da hatırlatmak isterim" dedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (tanık Celal Yılmaz sorgulaması)

15:14

“İşlenmemiş, teşebbüs edilmemiş, oluşmamış bir suç için yüzlerce sanık savunma yapmak zorunda kalıyor.”

Akyüzoğlu, somut delil olmadan beyanlara dayalı suçlamalara karşı savunma yapmaya çalıştıklarını ifade ediyor.

15:13

Müvekkilinin katalog suçlardan dolayı hapiste olmadığına ve tutukluluğunun uzadığına dikkat çeken Şahingöz, Ali Rıza Akyüz'ün tahliyesini talep etti. Şahingöz savunmasını tamamladı. Ardından Akyüz'ün müdafii Av. Murat Akyüzoğlu savunmasına başladı.

14:58

“Rüşvete teşebbüs suçlamasından beraat kararı verildiğini bizzat görüyor ve 'bu işin gideceği yer burası, bizim bunu irtikaba sokmamız lazım' diyor. Böylece gerçeğe aykırı beyanlarla, dosyada bir statik proje varmış ve irtikap suçu işlenmiş gibi gösteriliyor. Bu kişinin burada tanık olarak dinlenmesi gerekiyor.”

Şahingöz, Capacity AVM'nin avukatı Mehmet Asım İplikçioğlu'nu kastediyor; İplikçioğlu'nun hem tanık hem müşteki vekili olarak yer aldığına ve geçmişte benzer bir şikayet kapsamında yargılanıp beraat aldığına dikkat çekiyor.

14:58

Ara sona erdi, duruşma tekrar başladı. Av. Fatih Rüştü Şahingöz savunmasına devam ediyor.

14:34
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında tanık savunmalarına geçilmeden önce "mağdur" sıfatıyla başka isimlerin de beyanda bulunmasının ardından bugünkü duruşmaya katılan toplam 12 isim şikayetçi olmadığını belirtti. Ardından "tanık" sıfatıyla Hakan Küçükbaşaran SEGBİS (sesli ve görüntülü) bağlantısıyla ifade verdi. Mahkeme Başkanı yemin ettirmesinin ardından Küçükbaşaran, televizyonda izlediği "yolsuzlukla mücadele" haberleri üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'na yazılı ifade verdiğini söyledi: "Yolsuzlukla mücadele haberlerini izleyince iyi olacağını düşündüğüm için yazılı ifadede bulundum, bu ifadelerimi tekrarlıyorum. Tanık olarak dinlenmekten ziyade Başsavcılığa vermiş olduğum dilekçelerimde şikayetçi ve davacı olduğumu ve gereğinin yapılması gerektiğini belirttim. Yusuf Yadoğlu ve Aziz İhsan Aktaş'ın Türkiye genelinde hayatın olağan akışına uygun olmayan yoğunlukta ihalelere katılmaları nedeniyle Başsavcılığa müracaatta bulundum." Mahkeme Başkanı'nın "Somut bir mağduriyetiniz var mı?" sorusuna Küçükbaşaran, "Ben vatandaşlık hakkımı kullandım. Kişisel zarardan ziyade fikrimi beyan etmek için müracaatta bulundum. Bilirkişilerin saha çalışmaları yapmadan görüş bildirmesi, adaletin sağlanmasında gecikmelere neden olmaktadır. Bu şekilde adaletin sağlanacağını düşünmüyorum. Saha çalışması sonucu doğru karar çıkacağını düşünüyorum" yanıtını verdi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (tanık ifadesi)

14:18
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında öğle arası sonrası söz alan dosyanın mağdurlarından Zafer Kartal da şikayetlerinden vazgeçtiğini söyledi. Kartal'ın avukatı müvekkilinin herhangi bir zararının olmadığını, davadan ayrılmak istediklerini belirtti. Böylece şikayetçi olmayan toplam isim sayısı 12'ye yükseldi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

14:12
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında verilen aranın ardından duruşma tekrar başladı. Dosyada "tanık" olarak yer alan ve mahkemede hazır bulunan 14 isim dinlenecek; ilk söz Mehmet Ali Akarca'ya verilecek.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

13:21

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Ara sona erince Akyüz'ün müdafii Av. Fatih Rüştü Şahingöz'ün savunması devam edecek.

13:19

“Capacity AVM, yapımı sırasında yani 2005 yılında çökmüştür. AVM lehine hazırlanan raporda Turgut Öztürk'ün imzası bulunuyor. 2025 yılının Ocak ayında yine rapor hazırlanması gündeme geldi ve AVM sahipleri raporun yine Turgut Öztürk tarafından hazırlanmasını talep etti. Bu raporun objektifliğini takdirlerinize sunuyorum. Akyüz'ün görevi, teknik incelemeyi ilgili kurumlara sunmaktan ibarettir; nihai kararlar belediyenin yetkili organları tarafından veriliyor.”

13:18
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuksuz yargılanan Selçuk Yetim, firma sahibi olduğunu, Beşiktaş Belediyesi'ne yalnızca mail gönderdiklerini ve belediyeye hiç gitmediğini söyledi. Aziz İhsan Aktaş'ı tanımadığını belirten Yetim, tanıtım amacıyla herkese mail gönderebildiklerini ifade ederek suçlamaları kabul etmedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

13:17
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuksuz yargılanan Mükerrem Sağlam, Beşiktaş Belediyesi'nde şoför olduğunu ve neyle suçlandığını bilmediğini söyledi. Şirketinin antetli kağıdı kullanılarak ihaleye girildiğinin iddia edildiğini, kendisinin Aşevi'nde şoför olarak çalıştığını ve bilirkişi raporunda bu imzaların kendisine ait olmadığının kanıtlandığını aktardı. Sağlam, Alican Abacı ile ilgili ifade verip vermediğini hatırlayamadığını ve depresyon tedavisi gördüğünü belirtti.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

13:17
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuksuz yargılanan Mustafa Furkan Zehir, bilişim sektöründe girişimci olduğunu belirterek Beşiktaş Belediyesi'nin eğitim ihalesinde şişirilmiş teklifle ihale almakla suçlandığını söyledi. Zehir, kendilerinden bir fiyat teklifi istendiğini, e-posta gönderdiklerini fakat teklif vermediklerini ve ihaleye girmediklerini, Beşiktaş Belediyesi ile iş yapmadığını aktardı. Aziz İhsan Aktaş'ı tanımadığını, adını ilk kez bu davayla duyduğunu söyleyen Zehir, ihaleye fesat karıştırma suçlamasını kabul etmedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

13:16
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuksuz yargılanan Murat Arslan beyanında, bir şirketi olduğunu ancak imza yetkisinin olmadığını, Florya Sosyal Destek adlı şirketi ortağına devrettiğini ve emekli olduğunu söyledi. Avukatı ise Arslan'ın iki davet yapılarak bir ihaleye teklif verdiği için yargılandığını belirterek beraat talep etti.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

13:16
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasında tutuksuz yargılanan ve etkin pişmanlıktan yararlanan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay savunmasında; makine mühendisi olduğunu, ihaleye katılmayı engelleme ile suçlandığını ve ihalede 4 teklif alındığını, bu tekliflerin Kamu İhale Kurumu ve yönetim kurulu onayıyla yapıldığını, kimseyi engellemediğini söyledi. Geçmişte yapılmış bir ihaleye ilişkin isnat edilen gizli bilgi paylaşımını reddeden Korzay, araç alım ihalesinde kamu zararı olmadığını, en uygun fiyatla alım yapıldığını ve araçların vatandaşa hizmet için kullanıldığını ifade etti. Kurzay, "Suç işlemedim. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim" dedi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası (tutuksuz sanık beyanı)

13:03

“İddianameye göre müvekkilim 65 yaşından sonra bir örgüte üye olmaya karar vermiş. Capacity AVM sahipleri 15 bin metrekarelik bir imar kirliliğinden bahsediyoruz; bundan kurtulmak için bu dosyayı kullanıyorlar. Capacity AVM ortakları alt sınır para cezasını kabul etmeyerek Ali Rıza Akyüz hakkında asılsız iddialarda bulunmuşlardır.”

Şahingöz, müvekkili Akyüz'ün 65 yaşında olduğunu ve bu yaşa kadar hiç suç işlemediğini vurguluyor.

12:56

“Fatih Keleş ile kuramadıkları örgütsel ilişkiyi Ertan ile kurabileceklerini düşünerek Ertan'ı da işin içine katıyorlar. İddianameye göre kimi zaman Fatih Keleş'e kimi zaman Ertan Yıldız'a bağlı. Fatih Keleş'e dair bağlı olduğuna ilişkin somut bir delil yoktur.”

Şahingöz, Capacity sahibi Seyfi Beyaz'ın itirafçı olarak AVM'yle ilgili açılan diğer davaya alt yapı oluşturmaya çalıştığını öne sürüyor.

12:40

Şahingöz, Ekrem İmamoğlu'nun AVM ile ilgili bilgisi yokken yöneltilen suçlamaların örgüt kapsamında işlenen suç olarak nasıl iddia edildiğini sordu.

12:40

“İddianamenin kendi içindeki çelişkiler, hukuka aykırılığı ortaya koymaktadır. İddianamede isnadın kime hangi hukuki vasıfla yöneltildiği belirsizdir. Bu belirsizlik savunma hakkının özünü zedelemektedir.”

12:30
📰 Muhabir Alıntısı

Aziz İhsan Aktaş davasından gelişmeler: İlk savunmayı "etkin pişmanlıktan" yararlanan ve tutuksuz yargılanan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay yaptı. Korzay, herhangi bir "suç örgütüne" üye olmadığını, "hiçbir suç işlemediğini" söyleyerek hakkındaki "ihale sisteminde belirlenen pay oranında rüşvet aldığı" yönündeki iddiaları ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarını reddederek beraatını talep etti. Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül'ün çapraz sorgusunda Korzay, Aziz İhsan Aktaşı ve Mustafa Mutlu'yu tanıdığını söyledi. Hakim Gül, Korzay'ın savcılıkta verdiği "Mustafa Mutlu puanlama sistemine vakıf olup Aziz İhsan Aktaş'la paylaşmış olabilir" ifadesini sorunca Korzay, "Genel Müdür olarak şüphe duymam normal. Şüphem var ama gözümle hiçbir şey görmüş değilim" yanıtını verdi. Hakimin "Şüpheniz somut bir şeye dayanıyor mu?" sorusuna "Gözümle gördüğüm hiçbir şey yok. Şu an için somut bir şeye dayanmıyor" karşılığını verdi; "İfadeleriniz geçerli mi?" sorusuna ise "Tabii ki başkanım" diye cevap verdi. Korzay'ın çapraz sorgusunun ardından dosyada "mağdur" sıfatıyla yer alan ve bugünkü duruşmaya katılan 11 kişi — Ali Üykü, Erdal Karakış, İnan Ekiz, Muhammet Emin Kartal, Okan Yalçın, Serhan Akkurt, Resul Kumantaş, Mehmet Çavuş, Burak Çavuş, Ahmet Türk ve Serdar Sarıkan — söz alarak "Şikayetçi değiliz" dedi ve dosyadan ayrılmak istediklerini beyan etti. Ardından duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

12:23

“Söz konusu iddialar ve isnatlar 2002 yılından beri belediyeyle ihtilafta bulunan müştekilerin, etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin, köknar isimli gizli tanığın beyanlarına dayandırılmıştır.”

12:22

İmamoğlu'nun sözlerinin ardından Ali Rıza Akyüz'ün müdafii Av. Fatih Rüştü Şahingöz savunmasına başladı.

12:19

“İddia makamı görevini yapmamıştır. İddia makamı, birinin görev verdiği şekliyle bu iftiranameyi düzenlemek için elinden geleni yapmış, insanları tehdit etmiş, bu şekilde sanki konuşmuş gibi, insanların ifadeleri ikinci, üçüncü, dördüncü aşamada değiştirilerek 'Her işi Ekrem'e bağlayın' meselesi üzerine oturtulmuş bir süreç yaşatılmıştır. Bugün işte aramıza katıldı. İnan Güney, Beyoğlu Belediye Başkanı da tam da bu vesileyle buraya gelmiştir. Aramıza oturmuştur. 'Oradaki meseleleri de Ekrem'e bağlayalım. Buradan bu iş devam etsin' şeklinde süreç bir düzene, bir silsileye geçmiştir.”

12:14

“Bu iddianame, 'Ekrem İmamoğlu her şeyin merkezinde' kurgusuyla hazırlanmış. İnsanlara 'her şeyi Ekrem'e bağlayın' denilerek oluşturulmuş bir süreçten bahsediyoruz.”

12:14

“Ama ben bu insanların mevcut iktidar hakkında neler söylediklerini iyi biliyorum.”

12:14

“Bu şahsı tanırım, zamanı gelince nasıl tanıştığımı da anlatırım. Onun ciğerini tanırım. İş adamları nezaretteyken 'Söylesinler çıksınlar' denildi ve çıktılar.”

12:10·⚔️ Çapraz Sorgu

“Ali Rıza Bey, siz, 'Kardeşim geleceğin Cumhurbaşkanına yardım etmekten niye geri duruyorsunuz' cümlesini bu adamla, bu müzakerelerde kullandınız mı Allah aşkına? Soruyorum.”

“Kesinlikle kullanmadım Sayın Başkanım. Kesinlikle. Benim Seyfi Beyaz'la öyle bir diyaloğum da yok. Onla böyle bir siyasi diyalog yapacak bir seviyem de yok. Yani kesinlikle böyle bir şey yok. Hep kurgu. Tamamen kurgu, eklenmiş.”

12:10

“Benim de duyumum var. Aynen iftiraname yazılırken arkadaşların duyumla yazdıkları gibi, benim de duyumum var. Ama yan nezarette duydum, yanımda olarak duydum. Seyfi Beyaz'ın ciğerini bilirim. 'Ya ne diyorlarsa kabul edin. Sen de onların dediğini söyle, yazsınlar. Ona göre çıkalım' dediler ve çıktılar. Yani nezarette dururken o 5, 7, 8, 10 iş adamı bir arada. Çıktılar yukarıya. Bu cümleleri kurdular ve çıktılar. Ve bir kısmı 2 yaptı, 3 yaptı, 5 yaptı, 6 defa bu işi örnekledi. Kardeşim, geleceğin cumhurbaşkanına yardım etmekten neden geri duruyorsunuz? Ben bu adamın (Seyfi Beyaz) iki oğlunun nikahını kıydım. Bu insan hapiste otururken, peşpeşe verdiği bu ifadelerle çıktı. Zavallı diyorum. İnsanları kişiliklerinden uzaklaştırmışlar.”

İmamoğlu, "etkin pişmanlık" müessesesinin 'çıkış bileti' olarak görüldüğünü örnekleriyle anlatıyor.

12:10·⚔️ Çapraz Sorgu

“Şimdi üçüncü sorum, siyasi tarafıyla ilgili. Bu daha çok önemsenebilir. Çünkü ikimiz de CHP'liyiz, tabii ki bununla gurur duyuyorum. Eminim ki siz de aynı şekildesiniz. Şunu da belirteyim: benim siyaset ömrümün neredeyse iki katından, yedi sekiz sene daha fazla bir deneyiminiz var parti içerisinde. Siyasi hiyerarşi ya da siyasi düzen içerisinde, bulunduğum konum veya makamlar üzerinden herhangi bir talimatım, baskım olmuş mudur? Size böyle bir ilişkimiz olmuştur mudur?”

“Şimdi hem olmadı… Biliyorsunuz siyasette bazen insanlar yukarı doğru çıktıkça gerçek yüzleri ortaya çıkar. Allah'a şükür, ben Ekrem Bey'den en çok memnun olduğum husus, sonuçta kendisi İBB Başkanı oldu, ben meclis üyesiyim. Belediye başkanı olduktan sonra beni ne zaman görse, 'Nasılsınız Ali Rıza Bey?' der. Hiçbir zaman üslubundan hiçbir şekilde ödün vermemiştir bana karşı. Kendisinden de bu anlamda gösterdiği alçakgönüllülükten dolayı da kendisine buradan özel olarak teşekkür ediyorum.”

12:10

“Değilsiniz. Peki. Orada bir tenzili rütbeniz var.”

12:10·⚔️ Çapraz Sorgu

“Siz de sonuçta örgüt üyesi misiniz bu arada bilmiyorum. Özel vasıflı mısınız?”

12:10·⚔️ Çapraz Sorgu

“Aynı zamanda İBB Meclisi üyesi olarak, aynı şekilde size bir talimatım, bir baskım, direkt ya da dolaylı olarak, farklı kişiler üzerinden herhangi bir talimatım, baskım olmuş mudur Ali Rıza Bey?”

12:10·⚔️ Çapraz Sorgu

“Ali Rıza Bey, benim size meşru-gayrimeşru, ahlaki-gayri ahlaki veya herhangi bir konuda, dolaylı ya da direkt bir talimatım, bir baskım olmuş mudur? Böyle bir şeyi yaşadık mı karşılıklı olarak?”

“Hayır. Yaşamadık. Böyle bir yaklaşım olmadı, böyle bir işleme de tabii olmadık. Diyaloğa tabi olmadık.”

12:10

“Ali Rıza Bey sizi dikkatle dinliyorum, hassas bir şekilde yürüttüğünüz donanımlı sunumunuzu dinledim. Burada isnat edilen bütün hususların marifetli bir şekilde bana bağlanması söz konusu, o yüzden bunları sormak mecburiyetindeyim. Yoksa her konuşmadan sonra mikrofonu elime alıp serenat yapma arzusunda değilim. Özellikle geçen hafta da burada bir hususta, sanki bir karşılıklı atışmamız gibi oldu ama bu bir şey değil, yani ters düşünce üzerinden değil, gerçekten oradaki bir eylemin dahi bana bağlanan biçimi üzerinden bir feryadım olduğunun altını tekrar çizerek ifade etmeyi önemsiyorum. Zira, bugün burada yapılan tartışma ve ciddi sorularınızın çok önemli olduğunu da ifade edeyim. Hakkını verelim. Bunların her birisi bir şehrin nizamı açısından kıymetli sorulardır.”

12:10

Mahkeme başkanı ve savcının sorgusunun ardından İmamoğlu söz aldı; 23 Nisan nedeniyle duruşma yapılmayacağını hatırlatarak "Bir telafi olacak mı, yoksa 3 gün mü yapmayı düşünüyorsunuz?" diye sordu.

12:10

“Ciddi bir birikimi olduğunu gördüm. En hoşuma gideni, Bakırköy'de düzenlediğimiz toplantıda hepimiz toplantıya ara verip girip-çıkarken o toplantıdan bir dakika ayrılmadı, herkesi sonuna kadar dinledi.”

İmamoğlu'nun soru sormak için söz almasından hemen önce, Akyüz savunmasında İmamoğlu'ndan bahsettiği bölüm.

11:56

“Bize bu planlarla ilgili çalışma yapın. Sarılı yerleri 5 idi 6 kat yaptılar. Beyazların olduğu alan 10, Ağaoğlu 5, Özkök'le 5 kat. Caddenin ortasında bir kat 10 bir kat 5. 5 katları da 6 kat yapalım, dedik. Siluet bütünlüğü anlamında. 2002'de 10 kattı. İmar artmıyordu, itiraz etmedik. Mavili yerin yanında yeşil alan koyduk.”

Akyüz, renk kodlu bir imar planı üzerinden anlatıyor — sarı, beyaz, mavi ve yeşil alanlar planda farklı bölgeleri ve kat yüksekliklerini gösteriyor.

11:41

“Sorumluluğu yerine getirmemiş olsaydım bugün burada olmazdım. Hiç geri adım atmadım; gerekli gördüğüm her sorumluluğu yerine getirdim. Zaten müştekilerin avukatı da buraya bir dilekçe vermiş. Ne zaman vermiş? 6 Mart'ta vermiş. 1. ruhsatın tarihini söylüyor, çok güzel. 2. ruhsatın tarihini de söylüyor: 27.11.2007. 3 gün sonra da iskan alındığını belirtiyor. Yani biz bu 15.000 metrekarelik imalatı o 3 günde mi yaptık? Üstelik yapılmayan imalatlar temel kattadır.”

11:38

“10 bin kişinin günde ziyaret ettiği yerden, insanların can güvenliği için gerekeni yaptım. Benim aleyhimde ifade verenler AVM'nin sahipleri, avukatları, danışmanı. Ayrıca yargıya intikal eden bir konu ile ilgili benim işlem yapmam mümkün değil. Bana gelmeden önce zaten yargıdaydı.”

11:34·⚔️ Çapraz Sorgu

“Müştekilerin 5 milyon dolar rüşvet iddiasında neden rakamlar aynı? Neden hepsi aynı iddiada bulunuyor?”

“Benzer rakamlar değil. Biri 5, biri 3 diyor. Günde 20-25 kişi ile görüşürüz. Sefer Kocabaş geldi, ben AVM'nin danışmanlığını aldım. Her şey yasal. Yapı Kayıt Belgesi olduğunu yazdım. Tebligatın gereğini yapın dedim. Sonra yine geldiler. Yine aynı yanıtı verdim. Anayasa Mahkemesinin kararını gösterdim.”

11:32·⚔️ Çapraz Sorgu

“Capacity'e karşı yaptığınız uygulamayı diğer AVM'lere de yaptınız mı?”

“Bu dosyayı ben açmadım. Gelip anlattılar, inceleyin dedim. Keşke sonuç böyle çıkmasaydı. Özellikle Capacity'e yönelik bir karşıtlığım veya husumetim yok. Bize kendileri geldi, gelmeselerdi böyle olmayacaktı.”

11:31

“Perşembe çıktık buradan, 3 gün haberleri izledik. Denilen şu okulun bir müdür yardımcısı, rehberlik öğretmeni çocuğun durumunu görmüşler. Çocuğu devamlı kontrol ediyorlarmış. Kontrol edenler başka okullara tayin olmuşlar. Riski görünce önlem almak gerekir. Aynı anda 13 bin, kendileri de yıllık ziyaretçi sayısı 25-30 milyon diyorlar.”

11:09

“Bu işler hata affetmiyor, sonunda çıkıyor bir yerden. Mesela Maraş'taki İsias Otel. Grand Kartal'da sanıklara 34 kez müebbet hapis verdiler. Geleceğini kurtarıyorum bunların. Bu zaptı tutmasaydım, ben bugün burada değildim.”

11:09

“Projede yanlış yapı kayıt belgesiyle ruhsat aldılar. AVM'nin ikinci bodrum otoparkını ticari yapmaya başladılar ve zabıt tutuldu, yine yanlış beyan verdiler. Mahkemeye ise gerçek olmayan fatura sundular; 2018'deki faturayı 2008'de kullandık dediler. Mahkeme de bunu anladı. Yani devlete, yerel yönetime ve mahkemeye farklı beyan verdiler. En önemlisi ise 192 adet betonarme perde duvarın olmadığı, deprem için riskli olan binaya performans raporu alıp 'binamız sağlam' dediler. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atarak geçerli olmayan bir performans raporu sundular.”

11:09

“Müştekiler projeyi doğru yapmadıkları halde, iskandan önce statik proje 59 bin metrekare. Gittiler yapı kayıt belgesi aldılar. 25 bin metrekare daha fazlamız var dediler. Orada böyle bir alan yok. Otoparkı ticari çarşı yapmaya başladılar.”

11:09

“Olması gereken Capacity AVM'nin kapatılıp güçlendirme projesi yapmasıydı. Ancak bize rüşvet iftirası atarak bunu gölgelediler. Bana 3 değil, 5 değil, 15 milyon da verseler ben bunlara ruhsat veremem zaten. Çünkü iki kez zabıt yemişler, mahkemelik olmuşlar ve Danıştay 6. Dairesi AVM'nin yapı kayıt belgesini kusurlu bulmuş. Yargıya intikal eden herhangi bir iş için bizim işlem yapma hakkımız da ruhsat verme hakkımız da yoktur. Yargı sonuçlanmadan bu dosya hakkında net bir şey yapılamaz, bunu onlar da biliyor.”

11:05

Bugün Silivri'de iki dava görülüyor. İBB Davası'nın yanı sıra Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının ikinci celsesi de 3 No'lu salonda başladı. 200 sanıkla başlayan ve 27 Şubat'taki ilk duruşmasında 16 ismin tahliye edildiği davada, aralarında 4 CHP'li belediye başkanının da bulunduğu 16 isim hâlâ tutuklu yargılanıyor; iddianamede "suç örgütü lideri" olarak yer alan ve hakkında 704 yıla kadar hapis istenen Aziz İhsan Aktaş ise tutuksuz yargılanmaya devam ediyor. Celse arasında banka hesaplarına uygulanan bloke kaldırılan Aktaş, duruşmaya korumalarıyla katıldı; en ön sırada, tutuksuz yargılanan büyük oğlu Metin Aktaş'ın yanında, diğer tutuksuzlardan ayrı bir yerde oturuyor. Aktaş davasının tutuksuz sanıklarından Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar salonun tutuksuz sanıklar kısmında yerini alırken; Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar saat 10.57'de alkışlar ve Beşiktaş sloganları arasında tutuklu kısmına getirildi. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ise öğleden sonra duruşmaya katılacak. Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül duruşmanın işleyişine ilişkin bilgilendirme yaptı: ilk duruşmada söz almayan 4 sanığın savunmasıyla başlanacak, ardından "mağdurlar" ile bu hafta ve önümüzdeki hafta "tanıklar" dinlenecek; sonra avukatların detaylı savunmalarına geçilecek ve savcı tutukluluklara ilişkin ara mütalaa verecek. Duruşmaların pazartesi-perşembe günleri arasında görüleceğini ifade eden Mahkeme Başkanı, bu hafta perşembe günü resmi bayram olması nedeniyle duruşma yapılmayacağını belirtti. Heyetin ara kararını Mayıs ayının sonu itibarıyla kurması bekleniyor. Bu hafta "Yaprak" ve "XYZ49QP" kod adlı gizli tanıklar dinlenecek. Bilgilendirme sonrasında avukatlar usule ilişkin sorular sormaya başlarken; ilk savunmayı "etkin pişmanlık" ifadesi veren ve tutuksuz yargılanan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay yapıyor.

Ara haber — Aziz İhsan Aktaş davası

10:59

Gürkan Akgün'ün yurtdışında okuyan oğlu da ilk defa duruşmaya geldi.

10:58

Akyüz, performans raporunu hakimliğe sundu ve bilimsel inceleme yapılmasını talep etti.

10:58

“Asansör ve merdiven çekirdeği, perdelerin eksik olduğunu gösteren tablo verdim. Olası İstanbul depremin Capacity AVM'de çökme yıkım olacak. 1998 yönetmeliğine göre perdeler yerinde yapılmamış, bunlar deprem yükünü karşılar.”

10:54

Mahkeme heyeti salona geldi. İBB Davası'nın 24. günü başladı. Ali Rıza Akyüz savunmasına ek yapıyor.

10:50

İnan Güney'in kızları Ela ve Dila, babalarına seslendi: "Baba seni seviyoruz."

10:48

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu alkışlarla salona girdi.

10:48

Tutuklu sanıklar alkışlarla salona getirildi. Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney için izleyici sıralarından "Beyoğlu burada, başkanının yanında", "Beyoğlu'nun hakkı bize emanet" ve "İnan Güney yalnız değildir" sloganları yükseldi. Güney ayrıca "başkanım" sloganlarıyla karşılandı.

10:41

Dosyası birleştirilen Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney salona getirildi. Güney ilk kez hakim karşısına çıkacak.

10:36

İBB Davası'nda aylarca tutuklu kaldıktan sonra geçtiğimiz haftalarda tahliye edilen isimlerden CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük de duruşmayı takip etmek için Silivri'de.

10:28

Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in eşi Ayşen Güney ile kızları Ela ve Dila duruşma salonunda. Kızları, "Babam heyecanla duruşma gününü bekliyordu" dedi.

10:10
📰 Muhabir Alıntısı

Bugün Silivri'de tutuklu yargılanan 8 belediye başkanı hazır bulunuyor: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat.

10:10
📰 Muhabir Alıntısı

Bugünün programı: Duruşma, Perşembe günü savunmasını tamamlayan Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz'ün çapraz sorgusuyla başlayacak. Akyüz, Capacity AVM ve Bakırköy'deki bir ruhsat izni kapsamında 'rüşvete teşebbüs' ile suçlanıyor. Ardından iddianamede 13 eylemle yargılanan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun, daha sonra da tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'ın savunması başlayacak.

10:04

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un 51. doğum günü salonda kutlandı. Ongun'un eşi Gözdem Ongun, sanık sandalyesinden pasta ve mumla doğum gününü kutlarken, seyirciler ellerindeki "İyi ki doğdun Ongun" yazılı kartları kaldırdı. İzleyiciler "Doğum günün bize geldiğin gündür" ve "Ongun abi günaydın iyi ki doğdun abi" diye seslendi.

10:01
📰 Muhabir Alıntısı

İBB Davası'nın 24. günü başlıyor. Dava 7. haftasında; Beyoğlu Belediyesi'ne ilişkin 7 kişilik dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararının ardından sanık sayısı 92'si tutuklu olmak üzere 414'e yükseldi. Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda görülüyor.

09:40

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Aziz İhsan Aktaş davası için Silivri'deki adliyeye geldi.

09:04
📰 Muhabir Alıntısı

Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, bugün ilk kez mahkemeye çıkarak Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu isimlerle birlikte hakim karşısına çıkacak. Güney'in eniştesi İsmail Akkaya ve Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan da dosyaların birleştirilmesi nedeniyle İBB davasında tutuklu yargılanan isimler arasında yer alacak. Mahkeme Başkanı, savunma sırasının değişmeyeceğini, Güney ile beraber iki ismin en son savunma yapacak isimler olacağını açıklamıştı.

Sanıklar