14. gün, 73. sıradaki Nazan Başelli'nin avukatı Ali Durak iddianameyi bir romana benzetti: 'Burada bir roman iddianame söz konusu. Bu hikayenin biz neresindeyiz, onu anlamak mesele.' Yarın 15. günde 34 tutuklu ismin avukatlarının tahliye talepleri alınacak, ardından hakim tahliyelere karar verecek. Savcı mütalaasnda 7 ismin tahliyesini talep etmişti: Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şiroğlu, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Ali Üner, Ebubekir Akın.
14. Duruşma Günü
14. gün 73. sıradaki Nazan Başelli'nin avukatlarının tahliye talebi ile son buldu. Yarın 107'ye kadar bitirilmesi gerekiyor.
“Şikayetçi Sedat Kapıdağ'ın oğlu Uğurcan Kapıdağ, polisleri kendi aracıyla Zabıta Müdürlüğü'ne götürerek zabıta memurlarını sorgulatmıştır. Şikayetçiye soruşturma yetkisi verilmiş, sanki özel savcıymış gibi yetkilendirilmiştir. Mahkeme kanalıyla suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz.”
Hakan Aplak'ın avukatı İsmet Barlas, tahliye talebi kapsamında şikayetçinin oğluna soruşturma yetkisi verilmesini gündeme getirdi.
Duruşmada sıra 71. sanığa geldi. Hakan Aplak'ın avukatı tahliye beyanında bulunuyor. Yarın karar günü olduğu için mahkeme başkanı bugün ilerleyebildiği kadar ilerliyor.
“Müvekkilimin yaptığı tek şey, icrai nitelikte olmayan bir ara evrakı şekil şartlarına sahip olup olmadığını kontrol edip imza atmaktır. Evrağın ismi onay evrağı değil de sevk evrağı olsaydı bugün müvekkilim burada yargılanıyor olmayacaktı. Müvekkil hakkında bu tek evraktan başka dosyada ne delil var ne belge var ne iddia var. Tanık beyanı yok, HTS kaydı yok, MASAK raporu yok. 11 aydır tek kişilik hücrede tutuluyor.”
Av. Aykut Bayrakçı ve Av. Merve Erkek, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik için tahliye talebinde. Uzmanlık alanı dışı evrak imzası.
“Müvekkilim, arasında alacak-verecek meselesi yüzünden husumet bulunan ve nitelikli dolandırıcılıktan sabıkası olan Sedat Kapıdağ'ın iftiralarıyla bu dosyaya dahil edilmiştir. Müvekkilimin avukat olan babası haksız tutukluğun üzüntüsüyle kanser oldu, kemoterapi görüyor. Alt sınırın iki katı ceza verilse bile yasal infaz süresi mahsup edildiğinde cezaevinde kalması gerekmeyecektir.”
Av. Mutluer Doğan Şişman, Alper Aydın savunmasının devamı. Sabıkalı tanık iftirası, babanın kanser oluşu.
“Müvekkilin tutuklu yargılanmasına sebebiyet veren sözleşmeyi iddia makamı dosyaya celbetme ihtiyacı dahi hissetmemiş. Hissetseydi, imzanın müvekkile değil, o dönem şirket yetkilisi olan Ahmet Uruç'a ait olduğunu görürdü. Reklam izni verme yetkisi İBB Kentsel Tasarım Müdürlüğü'ndedir, Kültür A.Ş. veya Medya A.Ş.'nin böyle bir yetkisi yoktur. Müvekkilin yetkisiz bir birimle rüşvet anlaşması yapması ceza hukuku tekniği bakımından imkansızdır.”
Av. Burak Akın, iş insanı Alper Aydın için tahliye talebinde. Sözleşmedeki imza müvekkile ait değil.
“İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum. Burada bir mücadele veriyoruz. Sizin de gönülden geldiğinizi görüyorum.”
Ara sırasında tutuklular nezarete indirilmedi. İmamoğlu izleyicilere seslendi.
Duruşmaya 15 dakika ara verildi.
“Müvekkilim 3 ihale aldı, yaklaşık değeri 30 milyon TL ve bu ihalelerden 16 milyon TL zarar etti. Zarar etmiş bir kişi nasıl olur da kamu kurum kuruluşunu zarara uğratmış olabilir? Üstlendiği tüm işlerin yapıldığı, teslim edildiği ama bedelini alamadığı vurgusunu önemle tekrar ediyorum. Müvekkilim Kültür AŞ'den alamadığı alacağıyla ilgili icra takibi yapmış. 8,5 milyonluk bir paranın müvekkilime verildiğinin ispatı nerede? Dosyaya bu parayı aldığımıza dair bir belge sunulmadı. 41.000 TL'üzerindeki ihtilafların senetle ispat edilmesi gerekir.”
Av. Muhittin Arık, Vedat Şahin savunmasının devamı. 16M TL zarar, icra takibi, 8.5M TL ispat sorunu.
“Müvekkilimin emniyette ve savcılıkta 4 ifadesi var. En samimi verdiği ifade 22 Mayıs tarihli ilk ifadesidir. Daha sonraki ifadeler cezaevinde ziyarete gelen avukatların 'Şöyle ifade verirsen çıkarsın' gibi söylemleriyle, baskıyla verdirilmiştir. Savcılıkta da 'senin hakkında şu kişi şöyle konuştu' denilerek müvekkilimin iradesi fesata uğratılmıştır. Biz ilk ifadeyi kabul ediyoruz.”
Av. Muhittin Arık, Vedat Yılmaz için tahliye talebinde. Etkin pişmanlık ifadelerini geri çekti.
“İddianamede müvekkilin şirketi olarak gösterilen BPK Reklam şirketi müvekkilime ait değildir. Müvekkilin şirketi BTK Partners Reklam'ddr. BPK Reklam'n merkezi Ankara'da, müvekkilimizle hiçbir alakası yok. Müvekkilim verem hastalığı geçirdi, şeker hastası, ilaçlarını kullanamadığı için cezaevinde bayılmalar yaşıyor. 2 Şubat'ta baygınlık geçirip düşerek kaburgasını kırdı.”
Av. Fulya Dağlı, Şehmus Sarıboğa için tahliye talebinde. İddianamede şirket karıştırılmış.
“Rüşvet iddiasının olduğu tarih Haziran 2020, SMO'nun terkin edildiği tarih Mart 2020. Terkin edilmiş bir şirket aracılığıyla rüşvet verildiği iddia ediliyor. Sahte faturayı bizim kesmemiz gerekmiyor mu? Kasamdaki parayı zaten kullanabilirim, böyle aklama suçu mu olur? Bu tutuklama kararı biz avukatlara yönelik bir gözdağıdır. 'İyi avukatlık yaparsanız, müvekkilinizi iyi savunursanız siz de tutuklanabilirsiniz' deniliyor.”
Av. Ziya Ergin, Serhat Kapki için tahliye talebinde. Feshedilmiş şirket üzerinden rüşvet iddiası ve Pehlivan tutukluğuna tepki.
“Müvekkilimin patlamış boyun fıtığı sorunları var, boyunlukla duran tek kişi. Her sabah ağır iğneler oluyor, artık vücut tepki vermemektedir. 9 yaşındaki çocuğu ağır depresyon tedavisi görüyor, 20 kg fazlalığı var. Kusura bakmayın dost acı söyler — mahkemenizin objektif karar veremeyeceği yönünde kamuoyunda böyle bir görüş var. Siz bu ara kararınızla vereceğiniz tahliyelerle bu görüşü değiştirebilirsiniz.”
Av. Fikret Aras, Murat Kapki savunmasının devamı. Sağlık sorunları, çocuğunun depresyonu, mahkemeye objektivite çağrısı.
“Usulüne uygun olmayan etkin pişmanlık ifadesi alma girişimleri var. Ölçüsüz el koyma talepleri var. Daha önce bu kadar uzun iddianame yazma kültürü yoktu, Balyoz-Ergenekon'dan sonra başladı. Hizbullah iddianamesi 408 sayfa, İBB iddianamesi 4 bin sayfa. Müvekkilimin Murat Ongun'la 1-2 konuşması olmasına rağmen onun altında örgüt üyesi olarak yargılanıyor. İhaleye fesat karıştırma suçlamasıyla yargılanıyor ama bunu kamu görevlileri işleyebilir, müvekkilim kamu çalışanı değil. Dosyada bu suçlar olsa bir televizyon kanalı davayı tamamen yayınlardı.”
Murat Kapki'nin avukatı Fikret Aras'ın detaylı savunması. 30 yıllık eski savcı, Ergenekon/Balyoz karşılaştırması.
Müvekkil etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiş, verdiği ifadeler savcılık makamı tarafından son derece kıymetli kabul edilmiştir. 500 yerde verdiği ifadeler geçmiştir.
Gökhan Köseoğlu'nun avukatı. Etkin pişmanlıktan yararlanmış ama tahliye edilmemiş.
“İddianame 4 bin sayfa, insanlar isimlerini bulamıyor, iddiaları bulamıyorlar, insanlar nasıl savunma yapacağını bilmiyor. Bu tipik bir adil yargılama hakkının ihlalidir.”
Kapki'nin avukatının adil yargılama hakkı ihlali iddiası.
“30 yıllık savcıydım emekli oldum, işleyişi bilirim. Savcılık usulünü kabul etmiyorum, hukuk işleyişinin çok farklı olduğunu gördüm bu yargılamada.”
Murat Kapki'nin avukatı Fikret Aras'ın beyanı.
Avukat, sanıklara su verilmediğini hatırlattı.
Murat Kapki'nin avukatı konuşuyor. Kapki itirafını geri çekmişti, 'baskı altında itiraftır' demişti.
“Aylık kazancı 1 milyon olan kişiye 7 milyonluk evi nasıl aldığını soruyorsunuz, buradan bir rüşvet mekanizması kurmaya çalıştığınız işe şapka çıkarıyorum. Cumhuriyet Savcısı — 'Yanlış zamanda yanlış yerdeydin.' Müvekkilin cevabı: 'Ben hayatım boyunca yanlış zamanda yanlış yerde olmadım. Yanlış zamanda yanlış yer, burada olmamdır.'”
“Görüntülerin devamını izlediniz mi Sayın Başkan? Müvekkil toplantıya katılmadı. Görüntülerin devamını izlerseniz, otelden çıkış karşılaşmasının iki dakika sonrasında otelin restoranda oturduğunu göreceksiniz. İşine geldiğini kullanıyor savcılık, siz yapmayın Sayın Başkan.”
Aranın ardından duruşma tekrar başladı. Tutukluların yakınları tek tek isimlerini seslendi. İmamoğlu salona girer girmez alkışlarla karşılandı.
Duruşma Savcısı dünkü mütalaasnda Mehmet Pehlivan için tahliye talebinde bulunmadı. Pehlivan'ın tutuklanmasına neden olan iddiaları çürütecek nitelikteki belge dosyaya girdi. Mahkeme Başkanı'nın yarın vereceği kararla birlikte tahliye edilen isimleri öğreneceğiz.
“Müvekkil 3.700 sayfalık iddianamede sadece 2,5 sayfa yer bulabildi. Ertan Yıldız 'telefonunu bile açmıyorum' diyor — örgüt suçunun en önemli unsuru olan hiyerarşik bağ diye bir şey kalmıyor. Müvekkil 1 yıldır tutuklu olduğu için şirketin işleri yarı yarıya düştü, istihdam azaldı, ihracatla cari açığı kapatamıyor. 12 aydır hücrede, kalp ve tansiyon sorunları yaşamaya başladı. Ceza alsa dahi 4 ay yatacak, 12 aydır içeride.”
Av. Murat Öksüz, Cevat Kaya savunmasının devamı. Hiyerarşi yokluğu, şirket zararı, sağlık sorunları.
“Demokratik bir seçimin sonucu nasıl örgüt üyeliğine delil olabiliyor? Örgüt lideri ve yöneticileri ile müvekkilim arasında tek bir telefon irtibatı yoktur. Müvekkilim bugün örgüt üyeliğinden mahkûm olsa dahi, infaz edilebilir bir cezamız kalmamıştır; aksine bizim devletten 'özgürlük alacağımız' vardır.”
Av. Bahar Topsakal, Ahmet Şahin savunmasının devamı. Telefon irtibatı yok, infaz edilebilir ceza kalmamış.
“143 eylemin hiçbirinde müvekkilimin adı geçmiyor. Le Meridien Otel girişinde Ekrem Bey ile videosunun yandaş medyada oynatılması sonrası gözaltına alındı. Oteldeki görüntünün dışında bu dosyada müvekkilin tutuklanmasına sebep tek bir veri yok. Müvekkilin restoranvar, açılışını 6 bakanla Sayın Cumhurbaşkanı yaptı. Bir Cumhurbaşkanı adayıyla görüntü vermek tutuklama sebebi; mevcut Cumhurbaşkanı ile görüntü vermek tahliye sebebi.”
Av. Kaptan Yılmaz, iş insanı Seza Büyükçulha için tahliye talebinde.
“Dosyada delil olarak sunulan tape kaydında müvekkil, AKP Trabzon Araklı ilçe başkanıyla görüşüyor. İlçe başkanı soruyor: 'Senin görüntülerin yayınlanıyor, ne olacak?' Müvekkil: 'Herhalde beni de alırlar, banka hesaplarıma bloke konulmuş.' İlçe başkanının cevabı: 'Seni kim alabilir? Senin mekanını Cumhurbaşkanı açtı.' Bu cevabı sansürlemişler, dosyaya girmesin diye.”
“Müvekkilim 140. eylemden tutuklandı ve şu anda o eylemden sanık değil. 28 yıllık kamu görevlisi. Müvekkilime özel isnat nedir diye sordum — 'Yok avukat bey, geneldir.' Biz hala bugün genel bir savunma yapıyoruz çünkü tam olarak neyle suçlandığı hala belli değil. Kopyala-yapıştır gerekçeler, ferdilesmenin olmaması, isnatların muğklığı... 10 ayı aşkın süredir tutuklu, çocukları sınav döneminde travma yaşıyor.”
Av. Kumkumoğlu, Gürkan Alpay savunmasının devamı. 140. eylemden tutuklandı ama o eylemden sanık değil.
“26 Nisan sabahı gözaltına alındığında, savcının elinde en ufak bir delil yokmuş. Demişler ki: 'Cevat Kaya kimdir? İmamoğlu'nun kayınbiraderi. Alalım bunu.' Müvekkil ne Beylikdüzü ne İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile en ufak bir iş yapmamıştır, bu kurumlardan kazandığı tek kuruş para yoktur. 7 yaşından beri iş hayatının içerisinde, babası 1960'larda tekstil işine başlamış, Çorlu'da 120.000 m² fabrika kurmuşlar, Özbekistan'da fabrika açmışlar. Hiçbir siyasi partiye üye değil, siyasetçi değil.”
Av. Murat Öksüz, Cevat Kaya savunmasının devamı. Gözaltı motivasyonu ve müvekkilin iş geçmişi.
Mahkemeye bir saat ara verildi.
“Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 31 Mayıs'ta gözaltına alınıyor, 3 Haziran'da tutuklanıyor. Müvekkilim Ahmet Şahin 11 Haziran'da başkan vekili seçiliyor. 5 Temmuz'da biz gözaltına alınıyoruz. Acaba 11 Haziran'da başkan vekili seçilmemiş olsaydı bugün bu salonda o ve ben olacak mıydık? Bence hayır.”
Av. Bahar Topsakal, Ahmet Şahin savunmasının devamı. Başkanvekili seçilme-gözaltı zamanlamasına dikkat çekti.
“Ekrem İmamoğlu, avukatın konuşması bitiminde mahkeme heyetinden aileler konusunda hassasiyet istedi.”
“143 eylem deniyor ama müvekkilimin adı bile geçemiyor. Ben hayatımda bu kadar işe yaramayan, kılını kıpırdatmayan, tembel bir örgüt üyesi görmedim. Baktım müvekkilimin tek bir suçunu buldum: kardeşinin Ekrem İmamoğlu'yla evlenmesine izin vermek. Eğer izin vermeseydi, şu anda işinde gücünde olacaktı.”
Av. Murat Öksüz, Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi Cevat Kaya için tahliye talebinde. Sözleri salonu güldürdü.
“Müvekkil Kuzey İstanbul Gayrimenkul şirketinde basit inşaat malzemelerinin tedarikinden sorumlu satın alma görevlisi. Ne kamu görevlisi ne imza yetkisi olan bir yönetici; rüşvet veya usülsüzlük suçlarını işlemesi fiziken ve hukuken mümkün değil. Kırmızı pasaportla yurt dışına çıkıp geri dönmüştür. 10 aydır tutuklu, cezaevinde iki kez verem karantinasına maruz kalmış ve cinayet koğuşunda ailesine yönelik haberler nedeniyle tehdit altında.”
Av. Cennetoğlu, Mustafa Keleş savunmasının devamı.
“Fezlekede 100 sayfa anlatım var; Arif Gürkan Alpay'ın ne adı var ne unvanı var. Hakkında MASAK raporu var, BDDK raporu var, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporu var deniliyor — bunların hiçbiri yok. Müvekkil yurt dışı seyahatte ailesini gönderip kendisi gitmiyor, olur da bir yanlış anlaşılma olur diye. Sonra gözaltına alınıyor, adli kontrole uyuyor, ona rağmen tekrar gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bir gizli tanık 'listeyi temin edip getireceğim' demiş — hala getirmedi. Savcılık cevabı alamayınca eylemi dosyadan çıkardı.”
Av. Ahmet Kemal Kumkumoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay için tahliye talebinde.
“143 tane eylem var, hiçbirinde benim müvekkilim yer almıyor. Büyükçekmece'de örgütün faaliyeti de yok. Müvekkilim hayatında hiç Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi olmadı. İddianamede suçlandığı ilçeden hiç meclis üyesi olmadı.”
Av. Bahar Topsakal, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin için tahliye talebinde.
Dilek İmamoğlu'nun kardeşinin avukatı, Trabzon'da ve Rize'de herkesin ya kanserden ya kalpten öldüğünü belirtti.
“Yener Torunler 29 yıl emniyet teşkilatında görev yaptıktan sonra emekli olmuş, şirkette İdari İşler Müdürü. Adam somut açıklama yapmış: 'Parayı çekiyorum, getiriyorum, kasaya koyuyorum; patron alıp nereye götürüyor bilmiyorum' diyor. 'Yok, olmaz' deniliyor. Çekilen paralar şirketin paraları değil, Gülİbrahimoğlu'nun şahsi hesabından. Müvekkilin Gülİbrahimoğlu'na yakın olduğu söyleniyor; bir çay içmişliği yok. Kapıyı tıklatır, 'Murat Bey evrak getirdim' der, ayakta bekler. 2 taşınmazında ipotek var, krediyle ödüyorlar. Eğer burası bir örgütse ve Yener Torunler de bu örgütün parçasıysa, bu örgütten kimse korkmasın.”
Av. Ahmet Keskin, Yener Torunler savunmasının devamı.
“Gülİbrahimoğlu zaten çok eskiden beri AKP İl Başkan Yardımcısı, bakanlarla milletvekilleriyle görüşen; TÜRGEV'den, İHH'dan, TÜGVA'dan aldığı teşekkür belgeleri olan birisi. Müvekkilin, belediye değiştikten sonra Gülİbrahimoğlu'nun yeni belediyecilerle kurduğu ilişkiyi örgüt olarak tanımlaması mümkün değil. Eğer bunu örgüt olarak tanımlarlarsa, daha önceki dönemdeki ilişkileri de örgüt olarak tanımlamak zorunda kalırlar.”
“Torunler örgüt şemasında yer almadı, üye olarak gösterilmediği halde örgüt üyeliği kapsamında tutuklandı, sonrasında bu suçtan sevk dahi edilmedi. Partiyi ele geçirmeyi hedefleyen bir örgütün üyesi olduğu iddia edilen kişi, partide en basit görevleri dahi almamış — mahallede delege olmuyor, ilçede yönetici olmuyor, kurultayda delege olmuyor. Bu nasıl örgüt üyesi?”
Av. Ahmet Keskin, Yener Torunler için tahliye talebinde.
“Bu dosyada 2 tane Mustafa Keleş var. Ben size tahliye talebi gönderiyorum, sizler bana diğer Mustafa Keleş'in adli kontrolünün reddi için tebligat yapıyorsunuz. Savcılık, bizim Mustafa Keleş için verdiğimiz lehine delilleri bulup diğer Mustafa Keleş'in aleyhine kullanmak üzere resmen çalıyor. Bu 2 Mustafa Keleş'in birbirini tanımışlığı, birbiriyle alakası, beraber iş yapmışlığı dahi yoktur.”
Av. Sadık Ömer Cennetoğlu, tutuklu sanık Mustafa Keleş için tahliye talebinde. Dosyada iki Mustafa Keleş karışıklığı.
Tutuklu sanık Mustafa Keleş kaldığı koğuşta iki kere verem oldu. Ailesine ilişkin çirkin ithamlar var, kendisi baskı ve tehdit altında.
Mustafa Keleş'in avukatının sağlık ve cezaevi koşullarına ilişkin beyanı.
İki Mustafa Keleş'in dosyasını karıştırdınız. Mustafa Keleş için yaptığımız tahliye dilekçesini diğer Mustafa'nın gerekçesiyle reddettiniz. Bize ona ait bilgiler içeren dosya gönderdiniz. Hatta kimlik tespiti yaparken bizim müvekkilimiz Mustafa Keleş'i saymadınız. Bütün bunları dikkatsizlik olarak değerlendiremeyeceğim.
Mustafa Keleş'in avukatı, mahkemenin iki sanığı karıştırdığını ve tahliye dilekçesinin yanlış gerekçeyle reddedildiğini belirtti.
İki Mustafa Keleş birbirini tanımıyor. Avukat, mahkeme başkanına siz de onun adını söylemiyorsunuz diye seslendi. Mustafa Keleş'le ilgili bazı ifadeler de diğer Mustafa Keleş'le karıştırılmış. Avukat iki Mustafa Keleş'i ayırabildiysek savunmaya başlıyorum dedi.
Dosyada Mustafa Keleş isminde iki sanık var. Birbirine karıştırılmış olma ihtimali gündeme geldi.
“Cebeci bölgesinde 13 maden sahası var. Bu bölgedeki şirketlerin ve belediyelerin hiçbir yetkisi yok. Yapılacak iş ve işlemlerin yürütülmesi, denetlenmesi öncelikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın sürekli yaptığı bir iş. Sanki bir hayali maden soyma şirketi varmış gibi bir örgüt oluşturmuşlar. Müvekkilimle ilgili dosyada hiçbir şikayet yok, şikayçetçi beyanı yok, sanık ifadesi yok, tanık ifadesi yok, MASAK raporu yok. HTS kayıtları diye uydurma bir delil uydurmuşlar, bu bir delil değil. 6 aydır olmayan bir suçta müvekkil tutuklu.”
Av. Metin Çetintaş, Murat Gülİbrahimoğlu çalışanı Yağmur Cansu Yeşilyurt için tahliye talebinde.
Soytekin'in kendisine atandığını iddia ettiği Av. Onur Büyükhatipoğlu ile avukat-müvekkil ilişkisinin 2014 yılına dayandığı öğrenildi. Büyükhatipoğlu'nun 2021'de Soytekin'in firması ASOY İnşaat'ın vekili olarak duruşmaya katıldığına ilişkin tutanak dosyaya sunuldu. Ayrıca Soytekin'in AYM bireysel başvurusunda da avukatlık görevini Büyükhatipoğlu yürütüyor.
Soytekin'in 'Pehlivan bana avukat atadı' iddiasını çürüten belgeler dosyaya sunuldu.
Ekrem İmamoğlu, Murat Kapki'nin kardeşi Serhat Kapki'nin elini sıkarak doğum gününü kutladı.
Ekrem İmamoğlu gülümseyerek salona geldi, alkışlarla karşılandı.
Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak'ın yakınları oğlunun doğum gününü kutladı ve ilk oyuncak arabasını verdiklerini söyledi.
Verilen aranın ardından tutuklular salona getiriliyor. Salı gününden bu yana 53 ismin avukatı tahliye taleplerini dile getirdi. 54. tutuklu isim Yener Torunler'in avukatı tahliye taleplerini beyan edecek.
Ara sona erdi, duruşma devam ediyor.
“31 milyar TL gelir elde edilmesi için günlük ortalama 10.000 aracın sahaya girmesi gerekir. Günde 10.000 kamyonun o bölgeye girmesi demek, İstanbul trafiğinin kilitlenmesi ve her gün ana haberlere konu olması demektir. Biz bu 'mış'lı, 'muş'lu iddianamelerı 15 yıl önceki kumpas dosyalarında görmüştük. O zaman 'delilleri değerlendirmiyorsunuz' diye mücadele veriyorduk, şimdi ise ortada somut delil bile yok.”
“Müvekkil sadece 4 adet kantardan sorumlu bir personeldir. Lise mezunu olarak sahada hangi teknik işlemlerin yapıldığına veya ruhsatların hukuki geçerliliğine dair bilgi birikimi ve yetkisi bulunmamaktadır. Bu kadar denetimin olduğu bir yerde müvekkilimin 'buranın ruhsatı var mı?' diye sorgulama yükümlülüğü olamaz. Kapıdaki görevli barkodu okutup bizi içeri alıyor, sonra biri çıkıp 'bu tiyatro binası ruhsatsız yapılmış' diyor — kapıda bilet okuyan görevliyi mi suçlayacağız?”
Av. Oğuz Can Bahar, Volkan Ateş için tahliye talebinde. Müvekkil Murat Gülİbrahimoğlu'ınun şirketinde kantar sorumlusu.
Duruşmaya ara verildi. 14:30'da devam edilecek.
“Müvekkilim İstanbul Modern firmasında Finans Yöneticisi olarak görev yapan, döküm sahalarıyla hiçbir operasyonel bağı olmayan maaşlı bir çalışandır. Finans sistemı kurmaz, para akışını yönlendirmez. 30'lu yaşlarında, 70.0i0 TL maaş karşılığı mesai yapan bir adam. Müvekkilim bu olaylar nedeniyle 60 kilo civarına düşmüştür. Tüberküloz hastalığı nedeniyle askerlik dahi yapmamıştır, bu ciğerlerde uyuyan bir hastalıktır ve cezaevi şartlarında bulunması doğru değildir. 3 kez savcılığa giderek her çağrıldığında sorulara içtenlikle cevap vermiştir.”
Av. Selcan Akar, Adem Başer savunmasının devamı. Rol tanımı, sağlık durumu ve kaçma şüphesinin olmadığı.
“Müvekkilin satın aldığı taşınmazlar 2009-2012 yıllarında edinilmiştir; iddia edilen örgüt o tarihte yoktur, dolayısıyla ortada bir 'öncül suç' olması mümkün değildir. Savcılık müvekkilin taşınmazları zarar ederek sattığını iddia etse de resmi satış senetleri kâr edildiğini kanıtlamaktadır. Müvekkil birikimlerini döviz ve altın olarak değerlendiren, yüksek nakit akışına sahip biridir; bu malları kendi öz varlığıyla alabilecek güçtedir.”
Av. Vahit Kaybal, İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli Baran Gönül için tahliye talebinde. MASAK raporundaki eksik varsaymlara ve tapu kayıtlarındaki maddi hatalara dikkat çekti.
“Mali Şube'de bu sorgulama yı yapan memur dahi sanığın neyle suçlandığını anlayamadı. Olay bitince 'Başka bir şey yok mu? Başka soru yok mu?' diye ifade ettim. Ben bekliyorum ki acaba bir şey var mı dosyanın içerisinde? Suça ilişkin hiçbir şey göremedim.”
Av. Ahmet Kurtuluş, tutuklu sanık Hakan Karanis için tahliye talebinde.
“Düşman ceza hukukunun yansıması olan bir iddianame ile karşı karşıyayız.”
Av. Oğuz Can Bahar, Volkan Ateş için tahliye beyanı.
“İddianamede müvekkilime yöneltilen en ağır suçlama maddi hataya dayanıyor. Eylem 59 bölümünde Başer'in 2 milyon doları çekerek 'örgüte' aktardığı yönündeki değerlendirme dosyada hiçbir beyan ya da delille desteklenmiyor. Tanık ifadelerinde de bu yönde bir anlatım bulunmuyor. Söz konusu anlatım başka bir kişiye ait ifadeden isim hatasıyla müvekkilime yazılmıştır. Bu hata, Başer'in 'aktif örgüt üyesi' gibi gösterilmesine yol açmıştır. Bu bir kopyala-yapıştır hatasıdır.”
Av. Selcan Akar, tutuklu sanık Adem Başer için tahliye talebinde. Eylem 59'daki 2M dolar iddiasının başka bir kişinin ifadesinden kopyalandığını öne sürdü.
Bir sanık, iddianamede suç olarak gösterilen şirketin sahibi olmaktan tutuklu ancak şirket kendisine ait değil. Avukatı şirketin sahibi olmadığını gösteren belgeyi mahkemeye sundu.
“Müvekkil 15 yıllık inşaat mühendisidir. Şu an 20 kişilik koğuşta 70 kişiyle, yerlerde yatarak çok zor şartlarda kalmaktadır. Küçük çocuğuna işi bitince geleceğini söyleyerek durumu açıklamaya çalışmaktadır. Emniyet tarafından arandığında bizzat kendisi gidip teslim olmuştur. 6 aya yaklaşan tutukluluk süresi ölçülülük ilkesine aykırıdır.”
Av. Yavuz Binici, Baran Gönül savunmasının devamı. Koğuş koşulları ve kaçma şüphesinin olmadığını vurguladı.
Başka bir sanığın avukatı da Mehmet Pehlivan için tahliye talep etti ve avukatların tutuklanmasının bu kadar kolay olmaması gerektiğini belirtti.
“Tutuklama kararına gerekçe olarak gösterilen iki gazetecinin beyanları dedikodu mahiyetindedir. Bu tanığın beyanlarının tamamı tek tek çürümüştür. Örneğin Onur Soytürk'ün kayınpederi —hesabına para yatırıldığı iddia edilen kişi— yıllar önce vefat etmiştir.”
Av. Karcılıoğlu, Elçin Karaoğlu savunmasında tanık beyanlarının somut çelişkilerini gösterdi.
“Savcılık da biz yanlış yaptık demiş. Müvekkilin tutuklanmasına gerekçe gösterilen hususlardan hiçbirini iddianameye koymamış. Tutuklama kararında değinilen gerekçe şu anda yok, YOK. Müvekkilimizin tutuklandığı eyleme ilişkin suçsuz olduğunu gösteren bir İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Raporu var. Müvekkilimizin kronik sağlık sorunları var, stent takılmış durumda, üç damarında önemli tıkanıklık var. Tip-1 diyabet hastası evladı var. Babası 80 yaşın üzerinde ciddi sağlık sorunları yaşıyor.”
Av. Nevzat Kaan Karcılıoğlu, Elçin Karaoğlu savunmasının devamı. Mülkiye Müfettişliği Raporu ve sağlık gerekçeleri.
“107 tutuklu, sıfır tahliye. 4 karar verdiniz, hiçbir gerekçe yok, kimseyi tahliye etmediniz. Bu salonda verdiğiniz kararlar nedeniyle tek bir kişi bile heyetiniz için bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olmadığına inanıyor değil. Bu verdiğiniz kararlarla özgeçmişinizi yazıyorsunuz. Bize sorarsanız özgeçmişinizi böyle yazmayın.”
“Adem Soytekin'in beyanlarının gerçek dışı olduğu Temmuz ayında ortaya çıkmıştır. Başsavcılık, Soytekin'in beyanlarının tutarsız ve gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek yeniden tutuklanmasını talep etmiş ve kabul edilmiştir. Savcılığın işine yaradığı sürece beyanlar geçerli sayılıyor, insanlar tutuklanıyor; işine yaramadığında ise aynı beyanlar güvenilmez ilan edilerek beyan sahibi tutuklanıyor. Tutuklama gerekçesi olarak gösterilen hususların tamamı — soruşturma takibi, savunma planlaması, avukat koordinasyonu — avukatlık mesleğinin zorunlu faaliyetleridir. Dosya kısıtlaması varken aynı dosya medyaya servis edilmiştir. Bizce avukatlık suç değildir ama bu şekilde icra edilen savcılık, suçtur.”
“Servet Yıldırım 2 Haziran'daki ifadesinde Pehlivan'ın tehditvari konuştuğunu, bu nedenle ifade veremediğini söylemiştir. Oysa tutuklandıktan 20 gün sonra, 15 Nisan'da, müdafi olmadan ifade vermiştir. Demek ki beyanı açıkça gerçek dışıdır. Adem Soytekin, Pehlivan'ın bir hukuk bürosunda toplantı organize ettiğini ve Av. Onur Büyükhatipoğlu'nu kendisine atadığını iddia etmiştir. Büyükhatipoğlu ise büronun sigortalı çalışanı olduğunu, büronun 2015'ten beri ilgili şirketlerin avukatlığını yaptığını, toplantıyı Adem'in organize ettiğini ve Pehlivan'ın katılmadığını beyan etmiştir.”
Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu Silivri'de.
“285 gündür bir yalanla hapishanedeyiz. 76 baro, Türkiye Barolar Birliği ve uluslararası hukuk kurumları bu tutuklamaya itiraz etmektedir. Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesine göre Mehmet Pehlivan hakkında soruşturma izni alınması zorunludur. Bu izin alınmaksızın soruşturma yürütülmüş ve iddianame düzenlenmiştir. Tutuklanmanın yegâne dayanağı Servet Yıldırım ve Adem Soytekin'in itirafçı sıfatıyla verdikleri ifadelerdir.”
“Mehmet Pehlivan'ın suçlanmasının tek nedeni Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını üstlenmesidir. Sadece 2 kişinin beyanı nedeniyle tutuklanmıştır. İtirazımız avukatlığın suç olarak görülmesine.”
Av. Tora Pekin, müvekkili Mehmet Pehlivan için tahliye talebi beyanında.
Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin konuşuyor.
“Bu 197 milyon TL tutarındaki ceza, sanki belediyenin keyfi olarak kestiği, asılsız bir rakmmış gibi yansıtılmaktadır. 45.000 metrekarelik yapıda 20.000 metrekare kaçak yapı inşa ettikleri için, hesaplama sonucunda alt sınırdan bu miktar ortaya çıkmaktadır.”
Av. Şahingöz, Capacity AVM'deki 197M TL cezanın keyfi değil yasal hesaplama olduğunu açıkladı.
“Müvekkilim 340 gündür Capacity AVM'ye ilişkin suçlamalar nedeniyle tutuklu. Dosyada para transferi, HTS kaydı, teknik takip, kamera görüntüsü ya da mal varlığı artışı gibi maddi deliller bulunmamaktadır. Suçlamalar çelişkili müşteki ifadeleri, etkin pişmanlık beyanları, kimliği belirsiz gizli tanık ve hukuka aykırı ses kaydına dayanmaktadır. Capacity AVM dosyasında müşteki taraf daha önce mahkemeye gerçeğe aykırı belge sunmuştur.”
Av. Faruk Rüştü Şahingöz, müvekkili Ali Rıza Akyüz için tahliye talebinin devamı.
“Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen tutuklama kararında gösterilen gerekçe, delil, tanık, hatta eylem, bu iddianamede yok. Tutuklama kararı, daha önce yanlış beyanlarda bulunduğu ortaya çıkan iki kişinin duyuma dayalı beyanlarına dayandırılmış, bu kişiler iddianamede tanık olarak dahi yer almamıştır. Tutuklama kararında 'usülsüzlüğe göz yumma' iddiası varken, iddianamede 'ruhsat verilmesi' üzerinden değerlendirme yapılmıştır.”
Av. Nevzat Kaan Karcılıoğlu, müvekkili İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu için tahliye talebinde.
Mahkeme heyeti saat 10:39'da salona girdi.
Ekrem İmamoğlu saat 10:35'te salona getirildi. Tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp sarıldı. İzleyiciler alkışlarla karşıladı.
“İfade öncesine ait gazete haberinde müvekkil resmi basılarak kimliği ifşa edilmiş ve iddialar kamuoyuna yansımıştır. Haber yayınlandığında müvekkil henüz soruşturmaya dahil edilmemişti. Haberi gören müvekkil kaçmamış, saklanmamış, ülkeyi terk etmemiştir. Dosyada kaçacağına dair hiçbir somut olgu yoktur. Müvekkil İBB Meclisi'nde konunun teknik gerçeklerini açıklamış, karşıt görüşteki MHP grubu sözcüsü Orkun Ayhan teşekkür edip özür dilemiştir. Ancak müvekkil 340 gündür bu teknik problemi anlatacak bir platform bulamadı.”
Avukatın savunmasında 4 Mayıs 2025 tarihli gazete haberi, 45.000 m² AVM'deki deprem perdesi eksiklikleri ve 20.000 m² imara aykırı alan konuları da ele alındı.
Ali Rıza Akyüz'ün avukatı tahliye taleplerini sıralıyor.
Duruşma, avukatların tahliye taleplerine ilişkin beyanlarıyla başladı.
Turkuaz basın kartı olmayan gazeteciler salona alınmadı.
Tutuklu Serhat Kapki'nin doğum günü için izleyici sıralarından ailesi kutlama yaptı. Tutuklu abisi Murat Kapki kardeşine sarılarak öptü.
Savcının tahliyesini istediği Sırrı Küçük'ün eşi, hazırlan yarın alacağım seni diye seslendi.
Tutuklular salona alkışlarla girdi. Pınar Gülten eşi Ramazan Gülten'e sevgisini haykırdı. Nazan Başelli'nin kızı Doğa Turap annesine günaydın diyerek sensiz doğum gününü ne yapayım diye seslendi. Nazan Başelli kızına her gün olacak diye yanıt verdi. Salondan diğer seslenmeler de yükseldi: yakınları tutuklulara isimlerini seslenerek sevgilerini iletti, iyi ki doğdun dilekleri ve gününüz güzel geçsin temennileri duyuldu.
Tutuklular salona gelmeye başladı. Iraz Bayrak'ın annesi kızını günaydın diyerek karşıladı. İzleyici sıralarından sensiz doğum gününü ne yapayım diye bir ses yükseldi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salondaki yargılama için 107 tutuklu sanığın yakınları ve avukatları mahkeme salonuna gelmeye başladı.
