Av. Ahmet Keskin
Yener Torunler Müdafii
Müdafi (Avukat)
14. Duruşma Günü · 1 Nisan 2026
15:25
Torunler örgüt şemasında yer almadı, üye olarak gösterilmediği halde örgüt üyeliği kapsamında tutuklandı, sonrasında bu suçtan sevk dahi edilmedi. Partiyi ele geçirmeyi hedefleyen bir örgütün üyesi olduğu iddia edilen kişi, partide en basit görevleri dahi almamış — mahallede delege olmuyor, ilçede yönetici olmuyor, kurultayda delege olmuyor. Bu nasıl örgüt üyesi?
Av. Ahmet Keskin, Yener Torunler için tahliye talebinde.
15:25
Gülİbrahimoğlu zaten çok eskiden beri AKP İl Başkan Yardımcısı, bakanlarla milletvekilleriyle görüşen; TÜRGEV'den, İHH'dan, TÜGVA'dan aldığı teşekkür belgeleri olan birisi. Müvekkilin, belediye değiştikten sonra Gülİbrahimoğlu'nun yeni belediyecilerle kurduğu ilişkiyi örgüt olarak tanımlaması mümkün değil. Eğer bunu örgüt olarak tanımlarlarsa, daha önceki dönemdeki ilişkileri de örgüt olarak tanımlamak zorunda kalırlar.
15:36
Yener Torunler 29 yıl emniyet teşkilatında görev yaptıktan sonra emekli olmuş, şirkette İdari İşler Müdürü. Adam somut açıklama yapmış: 'Parayı çekiyorum, getiriyorum, kasaya koyuyorum; patron alıp nereye götürüyor bilmiyorum' diyor. 'Yok, olmaz' deniliyor. Çekilen paralar şirketin paraları değil, Gülİbrahimoğlu'nun şahsi hesabından. Müvekkilin Gülİbrahimoğlu'na yakın olduğu söyleniyor; bir çay içmişliği yok. Kapıyı tıklatır, 'Murat Bey evrak getirdim' der, ayakta bekler. 2 taşınmazında ipotek var, krediyle ödüyorlar. Eğer burası bir örgütse ve Yener Torunler de bu örgütün parçasıysa, bu örgütten kimse korkmasın.
Av. Ahmet Keskin, Yener Torunler savunmasının devamı.
29. Duruşma Günü · 29 Nisan 2026
36. Duruşma Günü · 12 Mayıs 2026
14:35
14:38
14:50
Müvekkilim yalnızca Semih Bilgin, Cem Çelik ve Şükrü Kaynar'ın ifadelerinde yer almaktadır. Akıştan anladığımız kadarıyla 'Gizli Tanık İğde' Cem Çelik'tir. Müvekkilim ile Cem Çelik arasında akrabalık ilişkisi de bulunmaktadır. İlk avukat Mehmet Yıldırım bizlere açıkça 'Soruşturma savcılarından C.C.S. ile aramız iyi' demişti. Yine Yıldırım, tahliye için gün verdiğini ancak müvekkilimin ifadesine ekleme yapılması gerektiğini söyledi.
15:00
Müvekkilim Cem Çelik'in tek bir ifadesine dayandırılarak dosyadaki konumu değiştirildi. Cem Çelik'in ailesinin tutukluluk incelemesinde 'Bir cümle yüzünden hapiste yatıyorlar' dediğini de hatırlatırım. Müvekkilime yöneltilen 'çevreyi kasten kirletme' suçlamasının kaynağını bulamadık; bu nedenle bu suçtan ceza alması mümkün değildir. Tüm bunların ışığında müvekkilim Yener Torunler'in tahliyesini talep ediyorum.
15:30
Bursa'da avukatlık yapıyorum, müvekkilimle akrabalık ilişkimiz var. Yener ağabeyin tutuklandığını öğrenince, sadece kendisine psikolojik destek olmak için ziyarete geldim; müvekkilim büyük bir holdingin idari müdürüdür ve normalde işvereninin avukat sağlaması beklenirdi. Ama Yener ağabeyi cezaevinde ziyaret ettiğimde son derece yıpranmış, iradesinin tamamıyla elinden alınmış ve ne yapacağını bilmez halde gördüm. Bana 6 Ağustos'ta tahliye edileceğini, avukatının bu yönde söz verdiğini anlattı. Bu kadar önemli bir dosyada böyle bir sözün nasıl verilebildiğini sorduğumda savcılık tarafından kendilerine söz verildiği yönünde bir anlatımla karşılaştım. Yener Bey'in ve ailesinin rızasını alarak meslektaşım Mehmet Yıldırım ile görüşmek istediğimi söyledim; Yıldırım bizi Yeşilköy'deki konak gibi güzel ofisine davet etti. Esma Hanım'la birlikte gittik. Yeni tanışmıştık, aramızda güven ilişkisi yoktu; buna rağmen bana Savcı Bey ile arasındaki ilişkiyi ayrıntısıyla anlatmaya başladı. Savcı Bey'in ne kadar iyi ve vatansever bir adam olduğunu, bu örgütün ne kadar tehlikeli olduğunu, yarın öbür gün casusluk soruşturmasının da başlayacağını, bu işin temelinin İngiltere'ye dayandığını ve savcılığın bu hususları ortaya çıkaracağını anlatıyordu. Bu konuda son derece emin bir tavrı vardı. Yener Bey'in bir yakını olarak bu durumdan rahatsız olmadım, tam aksine hoşuma gitti; çünkü ağabeyimi tahliye edebilecek kudrete sahip olduğu izlenimine kapıldım. Yaklaşık bir saat sohbet ettik. Bize telefonunda savcı ile olan yazışmalarını gösterebileceğini söyledi ama biz 'Hicap duyarız, gerek yok' dedik; söylediğine inandığımızı ve itibar ettiğimizi ifade ettik. O ekran görüntülerini görmeye ihtiyaç duymadık. Şimdi bu konuda biraz pişmanlık hissediyoruz.
Keskin'in anlatımına göre Mehmet Yıldırım, Ekim'de resmi olarak başlayan Casusluk soruşturmasını ve 'İngiltere bağlantısı'nı Ağustos görüşmesinde önceden duyurmuştu.