Yener Torunler
Kuzey İstanbul Gayrimenkul İdari İşler Müdürü
Sanık
·Tutuklu
19 Mart 2025
Tutuklandı
36. Duruşma Günü · 12 Mayıs 2026
11:30
Soruşturmada her aşamada bildiklerimi anlattım ama kimse kulak vermedi. Duymak istediklerini duydular, duymak istemediklerini duymadılar. İnsan varlığından haberdar olmadığı bir örgüte nasıl üye olabilir? Ben bu örgütün varlığını ilk kez savcılık sorgusunda öğrendim. Bu yaştan sonra benim irademi kim teslim alabilir? Üye olduğum öne sürülen örgütün amacının CHP'yi ele geçirmek olduğu belirtiliyor. Ben CHP üyesiyim; patronum AKP'ye yakın olmasına karşın ben CHP'liydim, delegelik teklif edildi ama bunu kabul bile etmedim. Burada örgüt üyesi olarak geçen çoğu kişinin CHP'li olma durumu yoktur. Bazıları da kurtulmak için 'CHP'li değilim' diyor. CHP'li olmanın belli başlı gereklilikleri vardır; benim için övünç kaynağıdır. Partimizde nice başkan gördük ama Mustafa Kemal Atatürk dışında kimseden talimat almayız.
11:44
11 yıllık süreçte çektiğim 41 milyon liralık paranın bir günde çekilmiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Murat Gülibrahimoğlu'nun ne örgüte dahil olduğuna ne de paraların örgüt faaliyetinde kullanıldığına dair bir şüphem olmamıştır. Fatih Keleş ile de iş ilişkisi dışında bir tane özel görüşmem yoktur. Para çekme işlemleri görev tanımım içindeydi; finans biriminin bilgilendirmeleri doğrultusunda yaptım, bankaya yalnız gitmedim ve hiçbir işlemde gizem ya da sır yoktu. Çekilen paraların bir kısmı Sultangazi Cebeci Mahallesi'ndeki maden sahasında yaşayan gecekondu sahiplerine, mağdur olmamaları için yapılan ödemeler kapsamında dağıtıldı; bir kısmı ise Murat Gülibrahimoğlu'nun Göktürk'teki villa inşaatı harcamaları ve şahsi yaşam tarzı için kullanıldı. Fatih Keleş ve Murat Keleş ile olan HTS kayıtlarım, şirketin yönetim kurulu üyesi Fatih Keleş'e imzalattırılması gereken resmi evrakların ulaştırılmasından kaynaklanır; bu görüşmelerin hiçbirinin özel bir içeriği yoktur.
11:51
İtirafçı Cem Çelik şirketin mali müşaviriydi; onun beyanlarıyla tutuklu oldum. İddialarını kabul etmiyorum. Cem Çelik'in avukatı Mehmet Yıldırım benim de avukatımdı; ifadelerimizin aynı şekilde olması için çok zorladılar. Başa çıkamayınca hakkında suç duyurusunda bulundum. Mehmet Yıldırım benim ifade sırasında yanımda değildi; tutuklamaya sevk edildikten sonra geldi ve 'Seni çıkaracağız' dedi. Cem Çelik'in telefonunda savcıyla mesajlaşmalar gördüm. Mehmet Yıldırım bana 'Fatih ve Zafer Keleş'e para götürdüğünü söylemeden bırakmazlar seni' dedi. 'Savcı Cihat Sarı'yla konuştum' diyen Yıldırım, savcının yanına ilk kendisi girdi. Telefonda savcı bana 'Seni ayın 7'sinde bırakacağım, Mehmet Yıldırım'la' dedi. Hatta 'Senin hiçbir suçun yok, ben biliyorum ama şu an böyle olması gerekiyor' diye konuştu. Yıldırım cezaevinde de görüşüme geldi: 'Ufak değişiklik yapacağım ifadende. Ek ifade vereceksin, Cihat seni serbest bırakacak. Zaten Fatih Keleş itirafçı olacak, ondan önce davranman lazım' dedi. Ben de 'Kendimi kurtarmak için onlara para götürdüm dersem nasıl ispatlayacağım?' diye sordum; 'Merak etme, Cem Çelik'in ifadesiyle inandırıcı olacaktır' dedi. Cem Çelik'in beni suçlamasının tek sebebi Mehmet Yıldırım'dır. Cezaevinde karşılaştığım Cem Çelik defalarca etkin pişmanlık ifadesi vermesine rağmen hapisten çıkamadı; bana 'İnat etme, insanları kurtarmak sana kalmadı. Ver ifadeni buradan birlikte çıkalım' dedi. Çocuklarımın babalarını iftiracı olarak değil, doğruları söyleyen biri olarak bilmelerini istiyorum. Oğlumu da aldılar, adli kontrolle serbest kaldı, her gün imza atıyor. Buna rağmen bana bir kere bile 'Baba sen de ifadeye imza at, çıkalım' demedi.
12:00
Semih Bilgin'in 'camları filmli, tabelasız kuyumcu' dediği yer aslında kuyumcunun depo olarak kullandığı bir mekândı; oradan alınan altınlar gizli kapaklı değil, şahsi olmayan bir işlemle şirket kasasına, oradan da bankaya yatırıldı. Nezih Dönerci karşısındaki dövizciden işlem yapmamızın sebebi, oranın şirkete en yakın büro olması ve pasaport harcı gibi rutin giderlerin oradan karşılanmasıydı. Yalova'ya 30.000 dolar götürmemde hiçbir sıkıntı görmedim; çünkü parayı alan da veren de şirketin sigortalı personeliydi, sebebi bir teknenin tadilatıydı ve meblag bu iş için makul bir tutardı. Bankaya döviz yatırmaya giderken Semih'i yolda indirmem tamamen zaman tasarrufu içindi; Semih paranın nereye yatacağını çok iyi biliyordu, buna rağmen 'Beni indirdi, gitti' diyerek şüpheli bir hava oluşturmaya çalışıyor. Zırhlı araçla gelen parayı o gün Semih'in teslim almasının sebebi benim dışarıda olmamdı; Semih'e güvendiğim için 'parayı muhafaza et' dedim. Kasa anahtarının bende olması suç sayılamaz; dürüstlüğün ve namusun bu kadar ucuzlamasına tepki gösteriyorum, içi para dolu olsa bile o kasadaki bir liraya zeval gelmeyeceğini herkes bilir.
12:04
Murat Bey ile kayyum öncesi telefon görüşmelerim, o dönemde henüz bir kısıtlama olmadığı için resmi patronumla iş gereği yaptığım zorunlu görüşmelerdi. Kayyum atandıktan sonraki görüşmelerim ise tamamen yeni yönetimin, yani Erkan Bey'in talimatıyla lojmanları boşaltmak ve araçları toplamak gibi zorunlu görevleri yerine getirmek içindi. Hatta Murat Bey ile yaptığım bu görüşmeler çok gergin geçti; patronum bana 'Ne haliniz varsa görün' dedi. Ben de bu görüşmeleri istemiyordum ama görevim bunu gerektiriyordu.
12:16
Cebeci maden sahasıyla ilgili söyleyeceğim bir şey yok. Orman Kanunu'na muhalefet suçlamasıyla tutuklandım; ancak Kaz Dağları'nda ve Artvin Cerattepe'de orman katliamına karşı mücadele verdim. Bu ağır suçlamayı kabul edemiyorum. Adalete susamış bir yurttaş olarak sizden adalet beklediğimi bilmenizi istiyorum. Kızım, düğününü yapabilmek için beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum.
12:25
12:41
12:56
Murat Bey beni aradı, bir telefon numarası verdi. Çağlayan Adliyesi'nin İdari İşler'ine bakan bir arkadaşmış oradaki. Bununla beraber Levent'teki 49. Noter'e gidip araç sözleşmesi yapılacağını söyledi. Arkadaşla birlikte gittik, araç sözleşmesini yaptık. 4 tane Skoda Süper B sıfır alındı; Esenyurt Doğuş Oto'dan 'Sizin şirket adına araç alınmış teslim ediyoruz' diye beni aradılar. İki araç önce, sonra diğer iki araç olmak üzere dört araç gitti. Teslim 2024 yılının yaz veya sonbahar ayları olabilir. Yakıt masrafları Başsavcılık tarafından ödeniyordu, bakım masrafları bizim tarafımızdan karşılanıyordu. HGS değil de trafik cezaları gelirdi; trafik cezalarını biz adliyeye iletirdik, oradan iptal ettirirlerdi. İki araç için Ankara'dan, iki araç için de İstanbul'dan trafik cezası gelmişti.
Eylem 59
Cebeci Maden Sahalarının Kaçak Hafriyat Döküm Alanı Olarak Kullanılarak Kamu Zararına Neden Olunması ve Suç Gelirlerinin Aklanması İddiası
İddia
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'daki hafriyat döküm alanlarını sistematik olarak kontrol altına alarak kamu gelirlerini "SİSTEM" adını verdikleri özel bir yapıya aktarmıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun koordinesinde, İBB iştirakleri İSTAÇ ve İSFALT paravan olarak kullanılmış, fiili operasyonlar ve gelirler Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri tarafından yönetilmiştir. Şemaya göre, Cebeci Maden Sahası gibi ruhsatsız alanlara kaçak döküm yapılmış ve bu faaliyetlerden elde edilen milyarlarca liralık gelir, İBB'nin kasasına girmek yerine örgüte aktarılmıştır. Soruşturma kapsamında, sadece Cebeci bölgesindeki kaçak dökümden yaklaşık 30 milyar TL'nin üzerinde suç geliri elde edildiği ve Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına kaynağı belirsiz 4 milyar TL'den fazla para girdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, toplam 185.877.621 ton kaçak döküm yapılarak yaklaşık 31 milyar TL'lik kamu geliri kaybına ve 80 milyar TL'lik maden rezervi zararına yol açılmıştır. Bu eylemlerle şüpheliler, Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık (TCK 158), Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282) gibi suçlarla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik gibi şüphelilerin ifadeleri ile BDDK, ÇŞİDB ve Vergi Denetim Kurulu raporlarına dayandırmaktadır.
Atıfta Bulunulan Deliller
Eylem 59 Kapsamındaki Tanık ve Şüpheli İfadeleriVergi Denetim Kurulu Raporu (06/05/2025)
Çapraz Sorgu · Gün 36
- ·Tanık, şirket tarafından satın alınan market kartlarının özel bir örgüt finansman zincirine değil, AK Parti il başkanlıklarına, valiliklere (sosyal yardımlaşma kapsamında) ve Üsküdar, Kartal, Sultanbeyli, Eyüp belediyelerine dağıtıldığını beyan etmiştir; CHP il başkanlıklarına kart verilmediğini açıkça belirtmiştir. Bu beyanlar, kartların iddia edilen örgüt ekonomisinden çok iktidar partisi teşkilatları ve kamu kurumları üzerinden hareket ettiğini göstermeye yöneliktir.
- ·İddianamenin 'firma 2019-20'de battı, sonra usulsüz işlemlerle zengin edildi' anlatısı reddedilmiştir; tanık şirketin 2019 sonrası ekonomik zorluğa düşmediğini, Cebeci ve Çiftalan projelerinin tamamlanmasıyla personel azaltımına gidildiğini ve bu durumun dışarıdan 'şirket güçsüzleşti' algısı yarattığını ifade etmiştir. Eyüpsultan Belediyesi ile yapıldığı ileri sürülen Kuzey İstanbul Modern cami/kültür tesisi protokolü konusunda ise içeriğine hâkim olmadığını söyleyerek bu protokolden doğrudan bilgisi olmadığını belirtmiştir.
Atıfta Bulunulan Deliller
Tanığın market kartı dağıtım listesine ilişkin beyanı (Üsküdar, Kartal, Sultanbeyli, Eyüp belediyeleri; AK Parti il başkanlıkları; valilikler)Şirketin 2019 sonrası ekonomik durumuna ilişkin beyan (Cebeci ve Çiftalan projelerinin tamamlanması nedeniyle personel azaltımı)
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.