“Semih Bilgin'in 'camları filmli, tabelasız kuyumcu' dediği yer aslında kuyumcunun depo olarak kullandığı bir mekândı; oradan alınan altınlar gizli kapaklı değil, şahsi olmayan bir işlemle şirket kasasına, oradan da bankaya yatırıldı. Nezih Dönerci karşısındaki dövizciden işlem yapmamızın sebebi, oranın şirkete en yakın büro olması ve pasaport harcı gibi rutin giderlerin oradan karşılanmasıydı. Yalova'ya 30.000 dolar götürmemde hiçbir sıkıntı görmedim; çünkü parayı alan da veren de şirketin sigortalı personeliydi, sebebi bir teknenin tadilatıydı ve meblag bu iş için makul bir tutardı. Bankaya döviz yatırmaya giderken Semih'i yolda indirmem tamamen zaman tasarrufu içindi; Semih paranın nereye yatacağını çok iyi biliyordu, buna rağmen 'Beni indirdi, gitti' diyerek şüpheli bir hava oluşturmaya çalışıyor. Zırhlı araçla gelen parayı o gün Semih'in teslim almasının sebebi benim dışarıda olmamdı; Semih'e güvendiğim için 'parayı muhafaza et' dedim. Kasa anahtarının bende olması suç sayılamaz; dürüstlüğün ve namusun bu kadar ucuzlamasına tepki gösteriyorum, içi para dolu olsa bile o kasadaki bir liraya zeval gelmeyeceğini herkes bilir.”
12:00