36. Duruşma Günü · 12 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
11:51

“İtirafçı Cem Çelik şirketin mali müşaviriydi; onun beyanlarıyla tutuklu oldum. İddialarını kabul etmiyorum. Cem Çelik'in avukatı Mehmet Yıldırım benim de avukatımdı; ifadelerimizin aynı şekilde olması için çok zorladılar. Başa çıkamayınca hakkında suç duyurusunda bulundum. Mehmet Yıldırım benim ifade sırasında yanımda değildi; tutuklamaya sevk edildikten sonra geldi ve 'Seni çıkaracağız' dedi. Cem Çelik'in telefonunda savcıyla mesajlaşmalar gördüm. Mehmet Yıldırım bana 'Fatih ve Zafer Keleş'e para götürdüğünü söylemeden bırakmazlar seni' dedi. 'Savcı Cihat Sarı'yla konuştum' diyen Yıldırım, savcının yanına ilk kendisi girdi. Telefonda savcı bana 'Seni ayın 7'sinde bırakacağım, Mehmet Yıldırım'la' dedi. Hatta 'Senin hiçbir suçun yok, ben biliyorum ama şu an böyle olması gerekiyor' diye konuştu. Yıldırım cezaevinde de görüşüme geldi: 'Ufak değişiklik yapacağım ifadende. Ek ifade vereceksin, Cihat seni serbest bırakacak. Zaten Fatih Keleş itirafçı olacak, ondan önce davranman lazım' dedi. Ben de 'Kendimi kurtarmak için onlara para götürdüm dersem nasıl ispatlayacağım?' diye sordum; 'Merak etme, Cem Çelik'in ifadesiyle inandırıcı olacaktır' dedi. Cem Çelik'in beni suçlamasının tek sebebi Mehmet Yıldırım'dır. Cezaevinde karşılaştığım Cem Çelik defalarca etkin pişmanlık ifadesi vermesine rağmen hapisten çıkamadı; bana 'İnat etme, insanları kurtarmak sana kalmadı. Ver ifadeni buradan birlikte çıkalım' dedi. Çocuklarımın babalarını iftiracı olarak değil, doğruları söyleyen biri olarak bilmelerini istiyorum. Oğlumu da aldılar, adli kontrolle serbest kaldı, her gün imza atıyor. Buna rağmen bana bir kere bile 'Baba sen de ifadeye imza at, çıkalım' demedi.”

Duruşmanın tamamını gör →