15. duruşma günü sona erdi. 18 saat süren tarihi duruşmada 107 tutuklu sanığın avukatları tahliye taleplerini sundu. 4 itirafçı ifadesini geri çekti: Murat Kapki, Vedat Şahin, Elif Güven ve bir kişi daha. Ekrem İmamoğlu bizzat kürsüde konuşarak 'Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım' dedi. Murat Ongun, kadın tutuklular tahliye olana dek kendi tahliyesini istemedi. Mahkeme heyeti oy birliğiyle 18 kişinin tahliyesine karar verdi; savcının talep ettiği 7 kişiye ek olarak 11 kişi daha tahliye edildi. CHP'li belediye başkanları dahil 89 kişi tutuklu kalmaya devam edecek. Duruşma pazartesi günü saat 10:00'da sanık savunmalarıyla devam edecek.
15. Duruşma Günü
Bütün salon cezaevine dönenleri 'Türkiye sizinle gurur duyuyor' sloganıyla yolcu etti. Bir ses böldü sessizliği; cezaevine dönen babasına seslendi: 'Baba seninle gurur duyuyorum.'
Savcının mütalaasında talep ettiği 7 ismin tamamı hakkında tahliye kararı verildi. Mahkeme başkanı talebin dışında 11 isim hakkında daha tahliye kararı verdi. Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık dahil hiçbir CHP'li belediye başkanı hakkında tahliye kararı verilmedi. 89 isim tutuklu yargılanmaya devam edecek. Duruşma pazartesi günü saat 10:00'da sanık savunmaları alınarak devam edecek.
Ekrem İmamoğlu tahliye olanlara sarıldı. Gözyaşlarıyla karşılandı tahliyeler. Aileler kalanlara sesleniyor: 'Ümidini kaybetme', 'Bir sonraki sefere'.
Mahkeme heyeti oy birliğiyle 18 kişinin tahliyesine karar verdi. Tahliye edilenler: Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şiroğlu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı, Nazan Başelli.
Tahliyeler oy birliğiyle verildi. 107 tutukludan 18'i adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Yurt dışı çıkış yasağı konuldu. Mahkeme başkanı: 'İlk yüz yüze ara değerlendirme ama son değil.' Celse sonlandırılmadı.
Gece yarısını geçti. Tutuklular mahkeme salonuna getirilmeye başlandı. Salonda yoğun bir gerginlik atmosferi var. İzleyiciler umutla tutuklu isimlere bakıyor. Hem gergin hem de umutlu bir bekleyiş. Tahliye kararı açıklanmak üzere.
Mahkeme başkanı karar için duruşmaya en az 1 saat ara verdi.
İmamoğlu konuşmasını büyük bir alkışla tamamladı. Salondaki tüm izleyiciler ayakta. Dilek İmamoğlu dahil çok sayıda aile yakını gözyaşı döktü. İmamoğlu alt kata inerken gazetecilere bağırarak seslendi: 'Bu siyasi bir davadır, çökecek! Adalet bu ülkeyi kurtaracak!'
“Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım. Burada olan herkes serbest bırakılmalıdır. Çünkü tutuksuz yargılama özgürlük haktır. Adalet herkesi kurtarır.”
“Rolleri tarih dağıtır. Bazen yargıçlara büyük roller verir. Adil kararlar verenler şerefle anılır. Menderes'i asan hakim ve savcılar ömür boyu lanetlenmiştir. Üç fidanı gencecik yaşta asanlar da lanetlenmiştir. Size de sesleniyorum. Tercihi siz yapacaksınız.”
“Sayın başkan, bu gidişatı bitirecek misiniz yoksa sürdürecek misiniz? Özgürlüğü çalınanın bir saatinin hesabını kim verebilir? Masum olduğu halde itibar suikastına uğrayanların acısı ne olacak? Yalancı işbirlikçiler özgürce gezecek öyle mi? Sayın başkan, tarihin çok önemli bir konumundasınız.”
“Bu 4 bin sayfalık iddianame değil ki, iftiraname ya da terfiname. İftiracıların beyanlarıyla insanlar tutuklu yargılanmaya devam edecek. Hadi oradan. '2 milyon dolar ver seni tahliye ettireceğim' diyen avukatlar nerede? Elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Nerede bu cesur savcılık? Tahliyesini sağlayacak diye 8 milyon dolar dolandırıldım diyen insan var.”
“43 yıllık zabıta memuru mu kaçacak? Hayatını kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? İnsanları aile boyu kapattılar. Akraba olmak suç mu? Baba için evlat rehin alınır mı? Devlet eş üzerinden bir kişiyi tehdit eder mi?”
“Hukukun üstünlüğü olmazsa arabanın yönünü asla çeviremezsiniz. Türk Ceza Hukuku tutuksuz yargılanma esas demiyor mu? Kesinleşmiş yargı kararına kadar herkes masum değil mi?”
“Değerli heyet, ben sizin kin ve öfke taşıdığınıza inanmıyorum. Birilerine bağımlı olduğunuza inanmak istemiyorum. Bu sürecin maliyeti 250 milyar dolar. Siz yargıçlar ya bir çöküşü derinleştirmeye devam edeceksiniz ya da bir çıkışı başlatacaksınız. Bir iftiranamede vereceğiniz ara kararla tarihi kumpas davasının yönünü belirleyeceksiniz. Çok tarihi bir günün gecesindeyiz.”
İmamoğlu konuşurken yanında bekleyen Jandarma Komutanı'na döndü: 'Lütfen oturun, başka bir şey mi var?' Mahkeme başkanı: 'Konuşmanızı merak etmiştir.'
“Canlı yayını istemeyen Sayın Erdoğan'ın kulakları çınlasın. İstediğini dile getiren Devlet Bahçeli'nin de kulakları çınlasın. Gizlilik işlerine geliyor. Biraz vicdan, erdem, irfan varsa her iki siyasi parti lideri de buraya temsilci göndersin, izlesinler. Başımızın üzerinde yerleri var.”
“Burada 3 hafta içerisinde yapılan savunmalar değerliydi. Savcılığın Türk milletini nasıl aldattığını tek tek dinledik. Dinlediklerimden kalbim sıkıştı, göğsüm sıkıştı. Ahlak dışı tutumlarla insanların gördüğü işkenceyi dinlemekten büyük üzüntü duydum. Bu duruşma canlı yayınlansa ne olurdu? Kötülükler tek tek ifşa olurdu. İddia makamı rezil rüsva olurdu. Millet aydınlanırdı, rahatlarıdı.”
“Elimden gelen en hızlı şekilde bitireceğim. Çok teşekkür ederim.”
Tahliye talebini bizzat sunmasına izin verilmesinin ardından.
İmamoğlu tahliye talebini bizzat kendisi yapmak istedi. Mahkeme başkanı 'hayır, avukatlar konuşacak' dedi. Avukat Hasan Fehmi Demir 'kanun sanık veya müdafii diyor, takdiri bize bırakıyor' diyerek itiraz etti. Salonda homurtular yükseldi. Mahkeme başkanı sonunda izin verdi.
Mahkeme başkanı 15 dakika süre verdi. İmamoğlu'nun kendi tahliye talebini sunmasına izin verildi.
“Dosyada hakkında en fazla kuvvetli suç şüphesi olan kişi Ertan Yıldız. Tüm eylemleri kendi beyanına dayanıyor. Biz reddediyoruz. Bugün dışarıda. Bir sene boyunca tutukluluk incelemesi yapılıyor, bir kişi bırakılmıyor. Böyle bir yargılama yok. Burada kimseye HTS baz kayıtlarıyla ilgili bir şey sormadınız. Demek ki siz de bunu delil olarak kabul etmiyorsunuz.”
“Bazı gazeteciler Fatih Keleş hakkında 'itirafçı olacak' dediler. Sonra o gazeteciler 'insan arada yalan söyler' dediler. Yetti mi yetmedi, oğlu tutuklandı, yeğeni tutuklandı. Müvekkil için 'suikaste girişti' diye haberler yapıldı. Bu topyekün bir baskı ve hatta intikama dönüştü.”
“Biz 1 yıl önce tutuklanırken bize 2 eylem soruldu. İddianame çıktı, savcılık hokus pokus yaptı, 138 eylemden suçlanıyoruz. Savcılık kendi çaldı kendi oynadı. Sulh Ceza tutanağında savcının 'evet bu dosya boş, sadece beyanlardan oluşuyor. Buraya getirebilmek için MASAK aldım, HTS aldım' dediği yazılı. 'HTS'yi neden bu kadar geniş aldınız?' dedim. 'Yetiştiremedik' dedi.”
“Dün duruşma salonunda beyaz kameraların altına siyah kameralar yerleştirildi. Bilgisayarlarımızı görebiliyor. Kim izliyor? Savunma olarak baskı altına alındığımızı düşünüyoruz. Baskı altına alındığımızda kime gideceğiz? Size gideceğiz. Savunmanın savunmasını istiyorsanız, baskı altına alınma girişimlerini durdurmanız gerekir.”
Fatih Keleş'in avukatı. Mahkeme başkanı 'güvenlik tedbiridir' dedi.
Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya tahliye talebini sunuyor. Ekrem İmamoğlu sırasını değiştirip en sona bıraktı. Son söz İmamoğlu'nun avukatının olacak. Yaklaşık 15 dakika sonra İmamoğlu.
“Müvekkilim 19 Mart 2025'te tutuklanıp etkin pişmanlıktan faydalanmış, verdiği bilgileri somut belge ve belgelerle desteklemiştir. Adli kontrol kaldırıldıktan 10 gün sonra tekrar gözaltına alındı. Etkin pişmanlık kapsamında verdiği belgelerin bile kendisinin aleyhinde kullanıldığını gördük. İddia makamı, müvekkilin kendisinin dosyaya koyduğu belgeleri aleyhine göstermektedir.”
“Müvekkil yalnız İstanbul'da değil Ankara, Bursa, Muğla'da önemli büyüklükteki projelere imza atmıştır. Uluslararası ölçekte de proje yapmıştır. 2014 yılı öncesine ait tapu kayıtları bugünkü taşınmazları ile kıyaslandığında denk ve dengeli olduğu açıktır. Sektörde saygın bir iş insanıdır. Siyasi kimliği yoktur, kamu görevlisi değildir; ikinci kez haksız ve hukuka aykırı şekilde tutuklanmıştır.”
“Savcılık makamı müvekkilimi adeta pinyata yapmış, içinden şeker çıkacak diye sopayla acımasızca vurdular. Bu soruşturma anlatı odaklıdır. Bu tip soruşturmalarda savcılık makamı önce hakikate aykırı bir hikaye, daha sonra hedef alınacak kişileri ve sonra hikayeyi destekleyecek materyalleri toplar.”
“Bu iddianame 'iftiranamedir', hukuki vasıf taşımamaktadır. Müvekkilim Murat Ongun, Medya AŞ'nin kadın tutukluları tahliye edilene dek tahliye talebinde bulunmak istemediğini bana beyan etmiştir. Murat Ongun adına tahliye talebinde bulunmuyorum. Medya AŞ'nin bütün tutuklu kadın çalışanları ve Mehmet Pehlivan için tahliye talep ediyorum.”
“Müvekkilim 30 sene özel sektörde üst düzey yöneticilik yapmış. CV'sini vermiş, mülakatla girmiş. Hangi örgüt CV ile üye alıyor? Müvekkilimin pasaportu yok. Hâlâ 'kaçma şüphesi var' demek dosyadaki somut gerçeklerle alay etmektir. Daha önce malign melanom denen bir kanser geçirdi, nüksetme ihtimali de var. Ailenin tek erkeği olarak dışarıda olması hem insani hem de sosyal bir zorunluluktur.”
Doğan Hamit Doğruer'in avukatı.
“Müvekkilim hiçbir ilgi, yetki ve sorumluluk alanında olmamasına rağmen 64 eylemden suçlanıyor ve 12 asır hapis cezası talep ediliyor. Bugünden geriye sayarsanız milattan sonra 826 yılına denk geliyoruz; Türklerin daha Anadolu'ya gelişine 145 yıl var. Hitler'in en yakınındaki isimler Nürnberg'de 10-20 yıl ceza aldı. Goebbels intihar etmemiş olsa belki o da bu kadar ceza alırdı. Oysa savcılık hiçbir suç işlememiş bir basın danışmanı için 1200 yıl istiyor. Dünya tarihinde bir basın danışmanına bu tip bir öfke ve kin duygusuyla yüklenilmesinin başka örneği yok.”
“Meslektaşımız Mehmet Pehlivan yapması gerekeni yapmıştır. Biz olsaydık ne yapmamız gerekiyorsa onu becererek yapmıştır ve bu yüzden tutukludur. Yeri bizim yanımızdır, üzerinde olması gereken de cübbesidir. 10 milyarlarca dolarlık bir rantın merkezinde görev yapıyor; hakkında tek bir kuruşluk iddia yok. Bırakın adli kontrolü, biz bihakkın tahliyesini istiyoruz. Müvekkilimizi tahliye edin bu akşam.”
“Açık tanık Selman Narman kendisini avukat olarak tanıtıyor, 'Kültür A.Ş.'de avukat olarak çalışmaya başladım' diyor. Bu adam Kültür A.Ş.'de avukat olarak çalışmıyor, ihale uzmanı olarak çalışıyor. Daha kendi mesleğiyle ilgili yalan söylerken biz bu adamın kurgusuna dayanıyoruz.”
“Bu metin belge vasfı taşımıyor. Müvekkilim her olayla ilişkilendirilmiş; 3738 sayfalık metnin 2212 kısmında Ongun'un sorumlu tutulduğu söyleniyor.”
“Yapay zekâ ile hazırladığımız fotoğraflarla anılarımızı canlı tutuyoruz. Gerçek anılarımız birilerinin korkusu yüzunden rehin tutuluyor.”
Heyete yapay zekâ ile oluşturulmuş 2 nikah fotoğrafı gösterdi.
“İhalelerden şu kadar yüzde alınmış, bu kadar yüzde alınmış; nerede görüy oruz, para nerede? Bilirkişi raporlarında bu tespit var mı? Yok. Varsa yoksa etkin pişmanlık ifadesi var. Yasak sorgu yöntemiyle alınmış ifadeler rızayla alınmış olsa bile delil olarak kabul edilemez. Bu iddianame çökmüştür, bu insanlar hukuka aykırı olarak tutulmaktadır.”
“Gürkan Akgün gözaltına alındığında evlilik planları yapıyorduk. Tutuklandıktan sonra hayallerimizi ertelemek istemedik, bu cezaevi kampüsü içinde evlendik. Nikah sırasında fotoğraflarımız çekildi ama haziran ayından itibaren verilmedi. Diğer tutuklulara veriliyor, bizim dosyadakilere verilmiyor. Nedeni Ekrem İmamoğlu'nun fotoğraflarının yasak olması.”
“Savcının tutuklamaya sevk yazısında suç tarihi 22 Mart 2025, ancak müvekkil 19 Mart 2025'te gözaltına alınmış. Gürkan Akgün suçu gözaltındayken işlemiş.”
“İddianamede müvekkil hakkında örgüt üyeliği suçundan açılmış, cezalandırma talebi içeren usulüne uygun bir kamu davası bulunmamaktadır. Aleyhte beyanda bulunan isimlerin kanuna aykırı vaatlerle ve 'suç atma' karşılığında serbest bırakıldığını, tutuklama tedbirinin bu şahısları iftiraya zorlamak amacıyla kullanıldığını vurguladı.”
Saat 21:00 itibarıyla salon 9 Mart'tan bu yana en büyük kalabalığa ulaştı. İzleyici ve gazeteci sıraları tam dolu. Şu anda Gürkan Akgün'e eşi ve avukatı Sinem Keleş Akgün tahliye talebini dile getiriyor. Ardından Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, Adem Soytekin, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş avukatları tahliye taleplerini sunacak. İmamoğlu'nun kendi adına da konuşabileceği söyleniyor.
10 saattir duruşma devam ediyor. Son 5 kişinin avukatı konuşacak, ardından tutukluluğa dair ara karar açıklanacak. Kalan 5 kişi: Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, Adem Soytekin, Fatih Keleş ve Ekrem İmamoğlu.
Gürkan Akgün'ün eşi ve avukatı Sinem Keleş Akgün konuşuyor: 'İzleyici sıralarında bekleyen eşler, anne-babalar, evlerde büyüyen çocuklar var. Sadece eşim ve müvekkilim adına değil, ailelerin sesi olmak adına burada olmayı görev bildim. Eşim Gürkan Akgün'ün, meslektaşım Mehmet Pehlivan'ın, Ekrem İmamoğlu'nun ve seçilmiş belediye başkanlarının tahliyesini talep ediyorum.'
Düşman hukuk meselesini anlattı.
Kaan Sürmegöz'ün avukatı Devrim Güngör tahliye talep etti. Sürmegöz'ün suç örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunduğunu ancak iddianamede kendisine yönelik somut bir dava bulunmadığını vurguladı. Yasal azami tutukluluk süresinin dolduğunu, suç isnatlarının idari raporlara dayandığını ve savunma hakkının ihlal edildiğini belirtti.
“Emniyette bize ilk olarak fotoğraflardan kimleri tanıdığımız soruldu. İlk sırada Ekrem İmamoğlu vardı. Müvekkilim 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, hayırdır?' dedi. Teknik takibe takılan bir 'Getir kuryesiyle yapılan görüşme' dahi dosyaya ek olarak konulmaya çalışıldı. Dosyada nisan ayında bir şahsın verdiği ifade ile on beş gün sonra başka bir kişinin verdiği ifade birebir aynıdır; kopyala-yapıştır yapılmış, yazım yanlışlarına kadar her şey aynı kalmıştır.”
“Silivri'den sevk edildiği sırada dosyasına 'intihar meyilli' olduğuna dair bir not düşüldü. Müvekkilim günlerce ortak alanda, kameraların ve ışıkların altında bekletildi. 'Sen ağzını mazgala yaklaştır biz sana mazgaldan ilacı ağzına vereceğiz' gibi insanlık onurunu ayaklar altına alan uygulamalara maruz kaldı. Müvekkilim hayatı boyunca antidepresan bile kullanmamıştır.”
Güldem Şık'ın avukatı.
“Eskişehir Cezaevi'ne gittiğimde, tanımadığımız ve benim yönlendirmediğim farklı avukatlar farklı tarihlerde müvekkili ziyaret etmişler. Bu ziyaretlerin amacının, müvekkili bir şeylere ikna etmek olduğu açıktır.”
Barış Kılıç da aracı avukat ziyaretlerine maruz kalmış.
“Burada asıl konu, ana ihaleyi alan firma ile alt taşeron arasındaki ticari ilişkidir. Alt firma parasını alamadığı için ticari anlaşmazlık çıkıyor. Bir kısım firmaların 'naylon faturacılığından' kaynaklanan, kendilerini kurtarmaya yönelik ifadelerinden oluşan bir dosya görüyoruz. Müvekkilim 'tabut' denilen bir araç içerisinde kelepçeli vaziyette yaklaşık 6-7 saatte Eskişehir Cezaevi'ne gönderildi. Eşinin annesine beyin kanseri teşhisi konulmuştur ve çok sınırlı bir ömrü kaldığı belirtilmiştir.”
“Meslektaşımız Mehmet Pehlivan avukatlık faaliyeti kapsamındaki eylemlerinden dolayı tutuklanmış ve sanık sandalyesinde oturmaktadır. Bizler bu soruşturmayı yürütürken her birimiz 'Sıra bize gelir mi?' endişesiyle bu süreci ilerletik. Avukatlık maalesef keskin bir kılıç üzerinde yürütülen bir meslek haline geldi. Burada sadece biz avukatların değil, siz hâkimlerin de işi oldukça zor.”
“Müvekkilim Kültür A.Ş.'de Plan ve Organizasyon Müdürüdür. Benim müvekkilimin ihaleyle ilgisi yok. Ancak her seferinde emniyet ifadesinde, gizli tanık ifadelerinde ve iddianame kurgusunda müvekkilin sürekli bir ihaleden sorumlu olduğu, ihalelerin müvekkil tarafından yönetildiği şeklinde ibareler söz konusudur. Müvekile isnat edilen suçlama ilk başta rüşvet ve örgüt üyeliğiydi; ikinci kez sadece örgüt üyeliğinden tutuklandık. İddianameye baktığımızda tekrardan bir rüşvet iddiası eklenmiş durumda.”
Barış Kılıç'ın avukatı.
“Bu yargılamada avukatlık yapıp haftanın dört günü burada, sizin huzurunuzda bulunmaktan daha etkili bir adli kontrol şartı olamaz. İzin verin Mehmet yanımıza gelsin. Meslektaşım Mehmet Pehlivan için de tahliye talep ediyorum.”
“10 Kasım'da servis edilen dijital iddianamede Ceyda yok. Sonradan 16 ayrı eylemden nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanması talep edilmiş. Müvekkilin bütçesi onaylanmış işlerin sahadaki uygulamasından sorumlu. İhale evrakı düzenleme, imza atma veya onaylama gibi bir yetkisi yok. Müvekkilin mal varlığı ortada; üzerine kayıtlı bir evi, arabası olmayan, abisiyle yaşayan bekar bir anne.”
Ceyda Kıryak'ın avukatı.
“Örgüt dediğiniz şey yasadışı değildir, suç örgütü yasadışıdır. Buradaki insanların ortak bir amacı var, İstanbul'u daha iyi bir hale getirmek. Müvekkilim 11 aydır tutuklu. Tutuklandığında eşi 6 aylık hamileydi, doğuma götüremedim. Çocuğunu hiç kucağına alamadı. O çocuk 8 aydır cezaevine geliyor. Cezaevinde yapabildiği tek şey masal kitabı yazmak oldu. Masal kitabı yazan örgüt üyesi mi olur? Savunmamı kitapta yazdığı bir cümleyle bitireceğim: 'Bir müjdeyi taşımak için büyük kanatlar değil güçlü bir yürek gerekir.'”
“Müvekkilim reklam şefi değildir; kendisi organizasyon ve planlama bölümünde yer almaktadır. Raporda müvekkilin 2 ev sahibi olduğu söylenmektedir; fakat müvekkilimin üzerine şu an 2 tane ev yoktur. İzmir'de tutuklu olması nedeniyle dosya evraklarını incelememiz mümkün değildir. Adil yargılanma hakkı ve savunma hakkımız kısıtlanmıştır.”
“Müvekkilim Metin Bal'in suça nasıl iştirak ettikleri, ne şekilde menfaat elde ettiklerine dair somut hiçbir bilgi ortaya konmamıştır. Neyle suçlandığımızı aslında bilmiyoruz. Müvekkilim rüşvet alma suçundan sevk edilmiş, fakat iddianamede suç isnadı dolandırıcılık olarak değişmiş. Tutuklama kararının dayanağı ortadan kalkmıştır.”
Metin Bal'ın avukatı.
“Örgüt yöneticisi Fatih Keleş ile müvekkilimin tek bir görüşmesi yok. Örgüt lideri İmamoğlu ile tek bir görüşme var; o da saldırıya uğradığı için 'geçmiş olsun' telefonudur. Böyle örgüt üyesi mi olur? Müvekkilime iftira bile atılamıyor.”
“Müvekkilim azılı bir suçlu gibi burada getirilip götürülüyor. Müvekkilimin üzerine atılı 13 tane suçlama var, bu suçlamalar savcılık tarafından 'bu süreçte rol alan' şeklinde yöneltiliyor. Bu süreçte nasıl rol alıyor? El insaf!”
“15 eylemde müvekkilimin adı geçiyor. İddianamede İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı görevine ilişkin herhangi bir şey yok. Müştekinin 'kararları geç veriyorlar' iddiası boşa düşüyor; 107 günde mimari estetik komisyon kararları alınır, bir tanesi 104 bir tanesi 79 gün. Zeytin ve Ladin gizli tanıkların ifadelerinde adı geçiyor ama Zeytin, Ramazan Gülten'in soyadını bile bilmiyor. Müvekkilime atlı bir suç yok. Ben şu an bir yokluğu savunuyorum.”
Ramazan Gülten'in avukatı. Gizli tanık müvekkilinin soyadını bile yanlış biliyor.
Metin Bal'ın avukatı kendi süresinden 5 dakikayı Buğra Gökçe'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan'a verdi. Yazgan'ın tahliye talebiyle duruşma devam ediyor.
“Buğra Gökçe o tarihte Genel Sekreter Yardımcısı değil. Bu tarihten 2 sene sonra İstanbul'a gelmiştir. İstanbul'da görev yapmadığı dönemlerden sorumlu tutuluyor. Encümen kararları oy birliğiyle verilmiş; yani sadece CHP değil, AKP'li üyelerin de oylarıyla verilen kararlardır. Bilirkişi imza atan herkesin sorumlu olduğunu söylüyor. Savcılık her bir eylemin sonunda suç isnadında bulunurken, AKP'lileri şüpheli listesinden çıkarıyor. Savcı eşit davranmıyor.”
“MASAK raporu olmasına rağmen mal varlığında artış olmadığı belgelendiği için savcılık tarafından dosyadan gizlendiğini anladım. Rüşvet iddiası, insanları töhmet altında bırakmak için, etkin pişmanlıktan yararlandırmak için, morallerini bozmak için kullanılmış bir suç tipidir.”
“Buğra Gökçe bir doçent ve 30 yıllık belediyecidir. Kendisi rüşvetten tutuklandı; hem de kendi ayağıyla gittiği yerde, kaçma şüphesinden dolayı tutuklandı. 107 kişinin ismi sıralanıyor ama hangisinin kime yüklendiği belli değil. İddianame başka, tutuklama başka.”
“Soruşturmada biz insan muamelesi görmedik, eşya muamelesi gördük. Birey muamelesi görmedik. 11. Yargı Paketi'yle nitelikli dolandırıcılık iddianamesi ağır ceza listesinden çıkartıldı. Dolayısıyla nitelikli dolandırıcılık artık Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren bir suçtur. Madde 102 uyarınca asliye cezalık suçlar bakımından tutuklulukta geçen süre 1 yılı geçemez.”
Buğra Gökçe'nin avukatı.
Aranın ardından tutuklular salona geldi. İzleyiciler tutukluları alkışlıyor, tutuklular izleyicileri.
“Gerçekten bir örgüt yapılanmasından bahsedilebilseydi iddia makamı, soruşturma safhasında gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için talepte bulunurdu. Bir delilin olmaması aslında tesadüf olamayacak kadar manidardır. Bir insana karşı yapılabilecek en büyük kötülük, özgürlüğünden mahrum bırakılmasıdır.”
“Müvekkilim göreve başladığı dönemde yeni bir ihale yöntemi icat etmemiştir. Bu ihaleler önceki yıllarda da aynen gerçekleştirilmiştir. Aynı fiilin farklı dönemlerde farklı şekilde değerlendirilmesi, en başta hukuk güvenliği ilkesine aykırıdır.”
Taner Çetin'in avukatı.
“Kuvvetli suç şüphesi denilerek dört ayrı suçtan tutuklamaya sevk ediyorsunuz, ancak iddianamede sadece birinden bahsediliyor, diğerleri ortada yok. Devletler sanığı değil, iddiayı yargılar. Ama biz bunu uzun zamandır tersine işletiyoruz: 'Sen ihaleye fesat karıştırdın, olmadığını ispatla.' Böyle bir yanlış mantık olmaz.”
“İhaleye fesat karıştırma suçunu işleyen birisinin bu işlemden bir menfaat temin etmesi gerekiyor. Ortada bir menfaat yok. Banka hareketlerinde, aile yaşantısında açıklanamayacak bir para hareketi yok. Bir gayrimenkul hareketi yok.”
Serap Karay'ın avukatı.
Duruşmaya ara verildi. Geriye 13 kişi kaldı. Tüm salon 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganı atıyor. 'Buradayım, seni almaya geldim' seslerine isimler ekleniyor: Buğra, Mehmet, Kadriye, Nazan, Ramazan... 107 kişinin isimleri yankılanıyor salonda.
“Aynı örgütün üyesi olduğu iddia edilen hiç kimseyle müvekkilimin bir iletişimi olmamıştır. Müvekkilim yüzde 90 oranında sadece çalıştığı dönem içindeki mesai arkadaşlarıyla görüşmüştür. Dosyada hakkımızda somut bir iddia yokken, bir yıldır tutuklu durumdayız. Sizi şu nedenlerle tahliye etmiyoruz deyin ki biz de neden içeride olduğumuzu bilelim.”
“Medyada sıklıkla 'asrın yolsuzluğu' diye bahsedilen bir meselenin içinde, müvekkilimin payına düşen tutarın 810 TL olduğunu varsaymak bana sorarsanız abesle iştigaldir. İddianame üzerinde müvekkilin ismini aratırsanız, isminin sadece eylemlerin başında ve sonunda olduğunu çok net göreceksiniz. Hakkımızda hiçbir somut isnat bulunmamaktadır.”
Halit Burak Atalan'ın avukatı.
“73. eylemde ihaleye fesat karıştırma iddiası tamamen kopyala-yapıştır hatasından kaynaklanıyor. Bütün Medya A.Ş. çalışanları ihaleye fesat karıştırmaktan suçlanmış. İddianamede 'alınmadı' denen bedelin faturası kesilip tahsil edilmiş. Medya A.Ş.'nin sahibi kim? İBB. Sahibinin kâr ettiği bir şirket varsa, o şirketin zarar ettiği söylenebilir mi? Sonuçta kazanan yine İBB oluyor.”
“Müvekkilimize iddianamede rüşvet ithamı yoktur; rüşvete dönüşebilir bir eylem ithamı da bulunmamaktadır. Müvekkilimiz rüşvetten tutukludur, fakat böyle bir ithamla karşı karşıya değildir. Burada bir hukuk garabeti vardır.”
Nazan Başelli'nin kızı Doğa Turap, mahkemeye dilekçe gönderdi: 'İzleyici sıralarında CHP teşkilatlarından insanlar var, sanık yakınları yer bulamıyor.' Mahkeme başkanı dilekçeyi okuyup 'yardımcı olalım' dedi. Gazetecilerin oturduğu ve boş kalan arkadaki 'kör nokta' izleyicilere açıldı.
“Bayramdan önce açık görüşleri varken, bir anda habersizce herkesi sürgüne gönderdiler. Müvekkilim Düzce'ye gönderildi, kızlarından uzağa düştü. Kızları bakacak kimse olmadığı için 84 yaşındaki anne ve babasına kaldı. Rüşvet suçundan tutukluğun devamına karar verilmesi hukuken mümkün değildir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne müzekkere yazılmasını talep ediyorum: söz konusu eylemler dolayısıyla bir zararlarının olup olmadığını sorun. Zarar yoksa dolandırıcılık olmaz.”
“Müvekkilim iki kız çocuğu olan bekar bir annedir. Çocukları henüz reşit değildir. 13 Mart'ta gözaltına alınmadan 6 gün önce, İngiltere'deki üniversitelerle görüşmek için yapacağı seyahat sırasında pasaportuna el konulmuştur. Savcılığa gidip 'ifade verelim' diye dilekçe verdik, ertesi gün evinden gözaltına alındı. Kız çocukları babalarını aramak istedi ama polis buna dahi müsaade etmedi.”
Fatoş Pınar Türker'in avukatı.
İmamoğlu bugün duruşmaya elinde bir dosyayla geldi ve ara ara notlar alıyor. Yanında oturan tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ile sık sık diyalog halinde.
Elif Güven de itirafçılıktan vazgeçti. İfadesini geri çeken itirafçı sayısı 4'e yükseldi.
“Eylem 105 ile ilgili tamamen farklı bir daire başkanlığı tarafından yapılmış bir ihale söz konusudur; müvekkilin hiç görev yapmadığı bir dairenin ihalesinden sorumlu tutulması 'sehven' yapılmış bir hatadır. Ayrıca komisyonda görev alan diğer üyeler sanık bile değilken, sadece müvekkilin cezalandırılmasının istenmesini kabul etmiyoruz.”
“İddianamede müvekkilin sadece teknik ve idari şartname hazırladığından bahsediliyor. Ancak TCK 235'teki 'ihaleye fesat karıştırma' suçunun oluşabilmesi için kanunda sayılan seçimlik hareketlerden birinin ortaya çıkması gerekir ve şartname yazmak bu hareketlerden biri değildir. Sadece şartnamede imzası bulunan bir şahsın suçun faili olarak kabul edilmesi mümkün değildir.”
Mustafa Karaoğlu'nun avukatı. TCK 235 kapsamında şartname hazırlamanın suç oluşturmadığını savundu.
Savunmalar devam ederken Ramazan Gülten ve Aykut Erdoğdu'nun gözü hep izleyici sıralarında. Eşleriyle karşılıklı olarak sürekli kalp ve öpücük gönderiyor, el sallıyorlar.
Dualarıyla tahliye talebini dinleyen Elif Güven'in annesi fenalaştı.
“Müvekkilim İtalya'da izindeydi. Burada kıyamet kopartılmış. Kız geldi, kendisi teslim oldu ve 'Kaçak Elif' diye biliniyor. Kendi ayağıyla gelen ve tutuklanan müvekkilime 'Kaçak Elif' diye yazıyorlar hâlâ. Ve bu kız kaçma şüphesiyle tutuklu. Savcının bırak dediği bırakıldı, tut dediği tutuldu.”
“CHP'nin ne alakası var bu iddianamede? Benim müvekkilimin veya birçok insanın CHP ile ne alakası var? Seçimi kazanmış biri oyalanır ama bu CHP'nin yargılaması değil. Başsavcımız şu an adalet bakanımız, HSK başkanımız. Biliyoruz ki başsavcımız hiç iddianame hazırlamadı. Bu ilk iddianamesi. Acaba bu nedenle mi bu kadar hata?”
“Rüşvet iddiası için bir rüşvet anlaşmasının bulunması gerekir. Bu anlaşmanın işin yapılmasından önce veya olay anında olması gerekir. Bunların MASAK raporunda tespit edilmesi icap eder ama biz bu raporu göremiyoruz. Müvekkille ilgili bir MASAK raporuna hala ulaşabilmiş değiliz. İddianamenin 'Şu hukuka aykırı eylemden şu kadar para aldı, bu parayı da hesabına geçirdi' demesi gerekir. Oysa bu durum dosyada bulunmamaktadır.”
“Sayın başkan, bu kadınlara yapılan işkenceyi, sadistliği dikkate alın lütfen. Bu sadistlik başka türlü tanımlanamaz. Bunlar iddia makamı diye tanımlanamaz. Bu sadistliğin altında başka duygular yatıyor. Şiştik artık yeter.”
Elif Güven'in tahliye talebinin ardından söz aldı. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na söz almadan konuşmaması gerektiğini hatırlattı.
“Savcı müvekkilimi 10 Nisan'da çağırıyor. Cezaevinde infaz memuru 'seni ambulansla hastaneye götüreceğiz' diyor ama hastaneye değil Çağlayan'a götürülüyor. Etkin pişmanlık talebinde bulunmamış. Kafasına göre bir şeyler yazdırıp buna 'etkin pişmanlık' diyorlar. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bilmiyor. Parçalayıp bölüp 'aha burada itiraf etti' diye insanları birbirine düşürmeye çalışılmış.”
Av. Rüşen Gültekin: 'Savcı mütalaasında 7 kişi için tahliye istedi. Buna 70 daha ekleyin sayın başkan.' Salondan alkışlar yükseldi.
“Avukatın biri bizim müvekkillerimizi ziyaret edip pazarlık yapıyor. Birisi 'duydum' diyor, savcı 'gördüm' yazıyor. Bunlar çok ciddi iddialar. Ben Yargıtay başsavcılığı yaptım, sayın başkan, iddianame çöktü diyorum. Daha 17 kişi dinledik, 100'e gelince ne olacak tahayyül edemiyorum.”
Elif Güven'in avukatı Rüşen Gültekin konuşmasına başlarken 'müvekkilimi göremiyorum' dedi. Güven ayağa kalkıp avukat sıralarına döndü, kendini gösterdi. Güven gözyaşı döktü. Yargılamanın başından beri kadın tutukluların büyük dayanışma içinde olduğu görülüyor.
“Müvekkilin kolluk ifadesi 6 suçtan alınmış, 2 suçtan tutuklanmış, yaklaşık 9 ay sonra ise 4 suçtan dava açılmıştır. Soruşturma o kadar özensizdir ki müvekkil hakkındaki diğer suçlamalar için 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararı bile verilmemiştir. Daha da vahimi: 2024 yılında emekli olup kurumla tamamen ilişkisini kopardıktan sonra meydana gelen bir eylemle müvekkil ilişkilendirilmiş ve bu suçtan dolayı tutuklu bulundurulmaktadır.”
“Hayatımda bu kadar kötü hazırlanmış bir iddianame görmedim. Bu iddianamedeki iddiaların hepsinin çökeceğini söylemek falcılık değil. 'Onu' dedi, 'bunu' dedi diye yolsuzluk suçlamasında nasıl ceza vereceğiz? Rüşvetin zenginleşmesi olmadan kime ceza vereceğiz? Ben size kırgınım. Sizin iade edeceğinizi düşündüm. İddianame çöktü, hükme esas alınacak bir tane eylem bulamazsınız.”
Elif Güven'in avukatı.
“Müvekkil haber verilmeksizin 500 km uzağa sevk edildi. Oraya sevki sırasında, aynı Orta Çağ'da sürgün edilen insanlar gibi, kapalı bir kafeste elleri kelepçelenmiş halde sevk edildi. Gittiği zaman orada uzun süre yerde yattı. 'Post-Truth' adlı eserinde hukuksuzlukları konu alan filmlerin analizini yaparken, şimdi bizzat o hukuksuzluklara ve adaletsizliklere maruz kalmaktadır.”
İpek Elif Atayman'ın diğer avukatı.
“Eğer biz bir idari birim içerisindeki dikey ve yatay koordinasyonu 'suç örgütü hiyerarşisi' olarak okursak, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki tüm kamu kurumlarını potansiyel birer suç odağı haline getirecek tehlikeli bir zorlamaya girmiş oluruz.”
“Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve yeni 3. Ceza Dairesi içtihatları, imajları alınmayan materyalleri 'hukuka aykırı delil' olarak kabul etmekte ve hükme esas almamaktadır. Dolayısıyla tüm dijital yolla elde edilen verilerin, hukuka aykırı delil olması nedeniyle dosyadan çıkartılmasını talep ediyoruz.”
CMK 134/2'ye aykırı olarak el koyma anında imajı alınmayan dijital materyaller.
“Müvekkil Kahraman Yeşilyurt başarılı bir mimardır. Sanki birilerinin paravanıymış gibi anlatılıyor. Oysa o, Fiat Otomotiv Genel Müdürlüğü, Toyota, Opel, Hyundai, Renault, Ford gibi markaların Otoshow stantlarına imza atmıştır. Paris, Cenevre ve Frankfurt'ta özel olarak davet edilerek işler yapmıştır. Herkes hayatında bir Samsung bayisine mutlaka bir kez girmiştir. Orada gördüğünüz showroomların bütün çizimlerini ve projelerini müvekkilim yapmıştır.”
“Biz de 'Berlin'de hakimler var' diyen değirmenci gibi bağıralım. Silivri'ye bu insanları hapsetmeyi kafasına koymuş bir iradeye karşı; 'Sizin 4000 sayfa iddianame yazan savcılarınız, gece yarısı milleti derdest eden polisleriniz varsa, bizim de bizi Silivri'den çıkaracak hakimlerimiz var' diye bağırırız. Hem de bugün, bu duruşmadan sonra; siz hukuk adına, adalet adına karar verin, biz de buradan müvekkilimizle gidelim.”
“Ekrem İmamoğlu, partisinin ve Türkiye'nin yüzde 60 oyla Cumhurbaşkanı adayı olan biri seçildiği halde, TSK'ın Başkumandanı ve ülkenin emniyet birimlerinin başı olacak birisi olsun kardeşim. Belki de 220'ye göre örgüt kurayım, korkutucu gücüyle belediyeyi nitelikli dolandırayım. Buna tek bir şey söyleyebilirim sayenizde: Hadi oradan! Benim müvekkilim 2017'den bu yana özel sektörde, başka belediyelerde birçok iş yapmış; Fransa'dan, Almanya'dan davetler almış uzman bir mimardır. İşi gücü bıraksın örgüte üye mi oldu? Hadi oradan!”
“Müvekkilim yurt dışındayken suçlamalar yöneltilmiş, dönünce de ifadeye davet edilmiş. 'Erkenden bugün hemen gelebilirim' demesine rağmen 'acelesi yok, yarın gelirsin' diye cevap verilmiş. Ertesi sabah Vatan Emniyet'e ifadeye gittiği sıralarda evi basılmış. Eğer tutuklama gerekçesi matbu değilse durum fecaattir. Çünkü biz müdafiler olarak yaklaşık sekiz aydır o somut delilleri arıyoruz.”
“Aleyhimizde ifade vermiş olan diğer iki sanık da ne hikmetse ilk ifadelerinde müvekkili tanımadıklarını söylemiş, ancak yine Vedat Şahin müdafiinin bahsettiği avukatla yeniden ifade vermeye gitmişler ve bu kez müvekkilimiz hakkında aleyhte beyanlarda bulunmuşlardır. Böylelikle bizimle ilgili dosyada tek delil olan 'etkin pişmanlıkçı' olmaya çalışan sanık ifadelerinin tamamı çökmüştür.”
“Her yıl yasal olarak anayasal kurum olan Sayıştay bu hesapları denetlemiş. Yani ya bu raporlara 'tamam' diyeceğiz ya da bu sanıkların yanına raporları tutan Sayıştay personelini de ekleyeceğiz. Aslında iddianame savcıları, Sayıştay personellerinin arasından birçok etkin pişman bulup 'Örgüt belediye içinde bizi tehdit etti, büyük korku ve panik yaşadık' dedirtmeliydiler. Hele bir de 'silah gördük' derlerse, silahlı suç örgütü de oluşur.”
“Saygıdeğer başkan; bir terör örgütü ülkemizin başına tebelleş oldu ve bu hain örgüt sizinle bizim aramıza da sızarak Ergenekon davasından başlamak üzere adaletsiz, kapkaranlık yargı günleri yaşattı. O gün o iddianamenin doğru olduğunu iddia ve ilan eden bir siyasi irade vardı; sonra pişman olduğunu söyleyen bir irade. Bugün siz burdasınız, irade de yetki de sizdedir. Elinizde yasal lambalar var; bu karanlık dosyaya, bu karanlık niyete o ışığı doğrultun ve her şeyi o kadar aydınlatın ki karanlık kalmasın. Müvekkilim de bu ışıktan payını istiyor efendim.”
“Müvekkil haziran ayında Afyon'daki koğuşuna girdiğinde 23. sıradaydı. Sekiz aylık süreç içerisinde cinayet, uyuşturucu ve yağma gibi en ağır suçlardan yargılanan veya hükümlü olanlar da dahil hepsinin tahliyesiyle, koğuşun en eskisi haline gelmiştir. Müvekkilim yapılan 'tahliyeler' neticesinde koğuşun en kıdemlisi oldu!”
“Kadın tutuklular çok daha zor günler geçiriyor. Müvekkili cezaevinde yerde yatırıldı. Başlarına çıplak arama işkencesi yapıldı.”
“Müvekkilim 21 kişilik koğuşta, çoğunluğu uyuşturucuyla ilgili suçlardan giren 75 kişiyle kalıyordu. Defalarca koğuş değişikliği için dilekçe verdik ama iyi ki de kabul edilmedi. Kronik rahatsızlığı sebebiyle hastaneye sevk edildi. Aynı gün içerisinde üç kez bayıldığı bir dönem oldu. Son baygınlığını merdivenlerden çıkarken yaşadığında, koğuşun adım atılamayacak kadar kalabalık olması sayesinde beraber kaldığı kişiler tarafından hemen fark edildi ve kafasını vurup merdivenlerden yuvarlanmaktan son anda kurtarıldı.”
“Bizzat müvekkilime avukat göndererek 'İtiraf edersen, aslında iftira atarsan seni çıkartabilirler' diye teklifte bulunanlar olduğunu biliyorum. Tutuksuz yargılanan sanıklar arasında, bu teklifle müvekkilime avukat gönderen insanlar olduğunu biliyorum. 'Bu teklifi reddedersen uzun süre cezaevinden çıkamazsın' diye telkinde bulunulduğunu da biliyorum. Bunların hepsi cezaevi kayıtlarında mevcuttur. Sayın Mahkemeniz gerekli görürse, vekil olarak benim dışımdaki ziyaretçi avukatları tespit ederek kimlerin hangi tekliflerle gittiğini görebilirsiniz.”
Ömür Yılmaz'ın avukatı, müvekkiline cezaevinde 'aracı avukatlar' aracılığıyla etkin pişmanlık baskısı yapıldığını açıkladı.
“Bir eylem 14 var ki evlere şenlik. Her eylemde suç tarihi yazar ama 2 milyon euro, 1.5 milyon dolarlık suç tespit edilen Sayıştay denetimli kurumun bu eyleminde tarih yok. 2019-2024 yılları arası yazmışlar. Hangi eylemle bu dolandırıcılık yapılmış? Cevabı yok. 'Yıllar içinde yapılmış' deniyor; artık onu da siz ve biz el birliğiyle bulacağız mecburen.”
Aranın ardından duruşma devam ediyor. 85. sıradaki Kahraman Yeşilyurt'un avukatları konuşuyor.
Bugün davayı CHP milletvekilleri Sibel Suiçmez, Selin Sayek Böke ve Burhanettin Bulut da takip ediyor. Salon tıklım tıklım doldu.
Duruşmaya ara sonrası devam ediliyor.
“Müvekkilin 'İrtibatı var' denen isimlerin büyük bir kısmıyla herhangi bir HTS kaydı bulunmamakta. İhalelerde yetkili isimlerle irtibatı olmayan Hüseyin Köksal, bu suçları nasıl işleyebilir? Şirketler TMSF kayyumunda ve biz evrak temin edemiyoruz. Savunma geliştiremiyoruz. Bu durum direkt müvekkilin savunma hakkına ağır bir ihlal oluşturuyor.”
Av. Burak İnce, Hüseyin Köksal adına HTS kayıtlarının yokluğuna ve TMSF kayyumu nedeniyle savunma hakkı ihlaline dikkat çekti.
“Bu soruşturmalar hiçbir şey olmasa dahi kesin bir şey olmuştur şüphesiyle başlayan, benden taraf olmazsan bertaraf olursun anlayışıyla devam edip bir iddianame tanzim edilmiştir. Almadığı bir ihaleden dolayı bu şekilde suçlama ve suç tasnifi yapılması, dosyanın soruşturma aşamasında bilinmediği, alelade yapıldığını gösteriyor. Kimden duyduğunu dahi bilmeyen bir kişinin beyanlarıyla insanlar tutuklu kalıp tutuklu yargılanmaktadırlar. Bu tutukluluk durumu gerçekten ölçülülüğü aşmıştır.”
“Müvekkil hakkında başlatılan soruşturma 18 Kasım 2024 tarihli gizli tanık İlke'nin beyanıyla başlıyor. Gizli tanık İlke 20 Kasım 2024 tarihinde ifadesini geri çekiyor. Beyanı duyuma dayalı. 21 Kasım'da gizli tanık Çınar doğuyor. Çınar, Cumhuriyet Savcılığına ihtiyaç olduğu için doğuyor. İlke'nin beyanlarının aynısını, benzer cümlelerle gizli tanık Çınar'ın 21 Kasım 2024 tarihindeki ifadesinde okuyoruz. İlke'nin beyanları düştüğü için Çınar doğmak zorunda kalmıştır.”
Gizli tanık beyanlarının birbirinin kopyası olduğunu vurgulayarak soruşturmanın suni bir yapı üzerine kurulduğunu savundu.
“Eskiler anlatır, öğretmenler yazılı kâğıtlarını okurken tarafsız kalmak için isimlerin üzerini kapatırlarmış. İnanıyorum ki bu dosya başka bir esas numarasıyla önünüze gelseydi veya isimler gizlenseydi, müvekkilim kesinlikle tutuksuz yargılanırdı. Sizden tek ricam şudur: Karar verirken isimlerin üzerini kapatın ve öyle değerlendirin. Vicdanınıza sesleniyorum.”
“Operasyondan birkaç hafta önce hesaplarına bloke konulduğunu gördü. Adliyeye gidip araştırdığında bu dosyadan haberi oldu. Başına bunların gelebileceğini bildiği halde hiçbir yere gitmedi, mesleğini icra etmeye devam etti. Müvekkilimin avukat olması hasebiyle 'kaçma şüphesi' hiçbir zaman mevcut değildir; zira ayak izi her yerdedir. Kendisi evlidir, eşi ev hanımıdır ve bir çocuğu vardır. Mesleğine dönmek, müvekkillerinin mağduriyetini gidermek ve savunma dilekçelerini yazmak istemektedir.”
Av. Fatih Hacıfazlıoğlu, Ahmet Köksal adına kaçma şüphesinin yokluğunu vurguladı.
Ekrem İmamoğlu 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganlarıyla salondan ayrıldı. Nezarete indirilirken seyircilere el salladı ve sarılma işareti yaptı.
“Ortada kesinleşmiş bir yargı kararı yokken, savcılık makamı dahil hiç kimse bu salondakilere 'örgüt üyesidir' diyemez. Bu konuda vereceğiniz bir karar, en azından kamuoyu nezdindeki 'kararı baştan belli bir heyet' algısını bir nebze olsun kıracaktır.”
Av. Efe Can Özganım, Ömür Yılmaz adına 'örgüt' ifadesinin kullanılmasına itiraz etti.
Duruşmaya 1 saat ara verildi. Geriye 23 kişinin avukatı kaldı.
Bir avukat alt kattaki tutukluların durumunu aktardı: "Öğle yemeklerinde sadece peynir-ekmek veriliyormuş, ancak cezaevinde dahi öğle sıcak yemek hakları vardı. Bu durumun düzeltilmesi talimatı vermenizi talep ederiz."
Avukatların 15'er dakikalık tahliye talepleri devam ediyor. Dün iki ara verilmişti, bugün hala ara verilmedi.
“MASAK raporunda müvekkilin şirketine dair 2023'te %40 kâr hesaplanmış. 2024'te ise suç isnadı çıkarılması için kârlılık %253 olarak belirtilmiş, aleyhe delil olarak gösterilmiş. Fakat şirketin 2024 yılındaki kârlılığı %39. Net satış net kâra bölünmüş. İtirafçı Servet Yıldırım'ın sosyal medya paylaşımlarında defalarca İmamoğlu'na ve başkalarına küfür etmiş. Ayrıca AKP üyesi olduğunu söylüyor.”
Av. Baver Kaya, Hüseyin Köksal için tahliye talebinde. MASAK raporu kârlılık manipülasyonu.
Hüseyin Köksal'ın avukatı, müvekkilinin cezaevinde zatürreye yakalandığını söyledi. Hasta olduğu için iki haftadır duruşma salonuna gelemiyor. İlk hastalandığında gelen ambulans 'hastaneye götürülecek kadar önemli bir durum yok' deyip geri gitti, ertesi sabah müvekkil hastaneye kaldırıldı.
Hüseyin Köksal'ın avukatı. Cezaevinde zatürre, ambulans geri gitti.
“Müvekkilim 380 km uzağa gönderildi. 380 günde 4 cezaevi, 15 koğuş değiştirdi. 'Iftira atıcı olursan seni çıkartabilirler' diye tutuksuz yargılananlar arasında müvekkilime avukat gönderenler oldu. Cezaevi kayıtları incelenirse hangi avukatların geldiği görülecektir. Kendi ayağı ile ifade vermeye giden birinin kaçma şüphesiyle 380 gündür tutuklu olmasını anlayamıyoruz.”
“İBB'den ihale alma gafletine düşen müvekkilime de etkin pişmanlıkçı olması için avukatlar aracılığıyla çeşitli talepler getirildi.”
OMR Organizasyon sahibi Ömür Yılmaz'ın avukatı tahliye talebinde. Etkin pişmanlık baskısı iddiası.
“Kültür A.Ş. ile İBB arasındaki alt-üst ilişkisi kanuna dayalıdır, bu hiyerarşinin 'örgüt üyeliği' şeklinde yorumlanması hatalıdır. Bilirkişiler %54'ten fazla zarar olduğunu belirtmiş ama bu ne ticari hayatla ne akılla açıklanabilir. Kültür A.Ş. temel atmamış, duvar örmemiş; sadece alanı sergi alanı haline getirmiştir. Müvekkil çocuğunun yürüdüğünü görememiş, ilk kelimelerini duyamamıştır. İki kere anjiyo ameliyatı geçirmiş, kalbinde 7 stent var, günde 16 ilaç kullanıyor.”
Av. Ayhan Çelik, Kültür A.Ş. çalışanı Erdinç Çolak için tahliye talebinde.
“3K şirket sahibi Rauf Cem Istranca tahliye edilmiştir. Şirkete sadece danışmanlık hizmeti veren Serkan Öztürk'ün tutukluluğunun sürdürülmesi hukuken kabul edilemez.”
Av. İsmail Fidancı, Serkan Öztürk savunmasının devamı. Şirket sahibi serbest, danışman tutuklu.
“Siyasi anlayış ve tercihle, İBB Başkanını siyaset dışına itmek için yapılan, çalışma arkadaşlarının ve bir kısım iş insanlarının da içine atıldığı haksız bir yargılamaya tanık olmaktayız. Savcıların beklentilerine göre ifade vermeyenler tutuklu olarak yargılanmalarını sürdürmektedirler.”
Av. İsmail Fidancı, iş insanı Serkan Öztürk için tahliye talebinde.
“HTS kayıtları delil değildir. Bir adet HTS kaydı yan delil bile değildir, somut delil ile desteklenirse yan delil olur. Kaçma niyeti olan biri 4. operasyonda mı alınır? Bu dava CMK'nın onuru ve şerefidir. Gelin beraber başaralım.”
Av. Hasan Şahin, Yavuz Saltık savunmasının devamı.
“Şirketle bir bağı yok; bir iş almışlığı, ihaleye girmişliği, sözleşme yapmışlığı yok. Sadece Yörünge'de uzun yıllar sahada çalışmış bir eleman. Tutuklamaya dayanak olan tek tanık Ahmet Taşçı'nın iddiasını geri çekmiştir. Ne HTS ne baz kaydı var. Şirket yetkilisi Emin Ferhat Ertek'in imza yükümlülüğü mahkemece kaldırıldı, müvekkil hala tutuklu. Müvekkil 92 yaşındaki annesine bakıyor, 51 yıldır hizmetini görüyor.”
Av. Selim Yaman ve Av. Enes Abdullah Yörük, Harun Cengiz Beğenmez için tahliye talebinde. Tek tanık iddiasını geri çekmiş, şirket yetkilisi serbest.
“Burada nasıl bir örgüt şemasına gidilecek? Beylikdüzü'nden beri seçilerek geldiler. Bu örgütü oluşturan seçenler mi, bu örgütü oluşturan halk mı? Örgüt denilen kişiler seçilmiş kişiler, bu yetkiyi halk verdi. Apartman dedikodusuna konu olacak şeylerle bu temellendirmenin yapılmasını kabul edemiyorum.”
Av. Hasan Şahin, İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık için tahliye talebinde.
“Müvekkilimiz 63 yaşında, kalp hastası. 23 Ocak 2025'te iş yerinde kalp krizi geçirdi, ana damarına stent takıldı, 5 gün yoğun bakımda kaldı. Gözaltından 5 gün önce yine kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. 16 defa sağlık raporlarını sunduk, hiçbir karşılık bulamadık. 43 yıl bu ülkeye hizmet etmiş, 63 yaşında kalp hastası bir kadını evine göndermek sizin elinizde Sayın Hakim.”
Av. Ali Durak, Anadolu Yakası Zabıta Müdiresi Nazan Başelli için tahliye talebinde. 3 Nisan doğum günü.
“Müvekkilinin yetkisi şekli belge kontrolüyle sınırlı, ihale sürecini belirleme yetkisi yok. İddianamede kamu zararı oluştu deniliyor, bilirkişi raporunda böyle bir şey yok. Satın alım bedelleri kamu zararı olarak gösterilmiş. Ortada yapılmamış bir iş yok, kamu zararı yok, mal varlığında artış yok.”
Kültür AŞ çalışanı Onur Aldı'nın avukatı tahliye talebinde.
Bir avukat tahliye talebinde: "Çocuğun yürüdüğünü göremedi. Çocuğunun büyüdüğünü göremedi. Siz de babasınız."
Avukat Albayrak, etkin pişmanlık ifadelerinde baskı iddialarıyla gündeme gelen 6. avukat oldu. Daha önce Mehmet Yıldırım, Selcan Akar, Recep Seyhan, Hamza Uçar ve Mücahit Birinci de bu tür iddialarla gündeme gelmişti.
“Müvekkilim 'örgüte üye olmak' suçlamasıyla tutuklandı ama iddianamede sevk maddesi 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım' olarak değişmiş. Suç vasfını iddia makamı kendi iddianamesinde değiştirmiş. Bu iddianame için 'torba iddianame' benzetmesi yapabiliriz. 107 tutukludan hiçbirinin 'müvekkili tanıyorum' diyeceğini zannetmiyorum. 8 aydır tutuklu, 50 yıldır sabit ikamet sahibi.”
Av. Muhammed Şahin, Mehmet Kaya savunmasının devamı. Suç vasfı değişikliği, torba iddianame.
“Müvekkilim 3 suçtan tutuklandı ama iddianamede başka 2 suç isnadı var. Tutukluluk inceleme kararlarında iddianamede olmayan suçlamalarla tutukluğa devam kararı veriliyor. 3738 sayfalık iddianamede müvekkile ayrılan kısım 3 satır. Aleyhte ifade veren 3 kişi var, hepsi etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyor. Müvekkilim bu firmalarda çalışmıyor, BVA'da çalışıyor. İddianamede naylon fatura göremedim, çeklerde imza yok.”
Av. Burak Eskici, Murat Kapki'nin muhasebecisi Sinan Sepetçi için tahliye talebinde.
“HTS kaydı yok, İBB çalışanıyla temas yok, İBB'den ihale almamış, şüpheli para trafiği yok, hesap hareketi yok, baz verisi yok, telefon görüşmesi yok, mesaj yok, mail yok. İBB'den ihale alan firmaya alt taşeron olarak hizmet vermiş. Tek ifade: birisi 'Talem Ajans şöyle yapmış' demiş, ticaret sicilden Mehmet Kaya çıkmış, 'çağırın gelsin' denmiş. İfade veren adam bile Mehmet Kaya'yı tanımıyor.”
Av. Muhammed Şahin, Mehmet Kaya için tahliye talebinde.
Vedat Şahin'e cezaevinde ziyarete gelerek 'böyle ifade verirsen çıkarsın' diyen avukatın Mirsad Albayrak olduğu ortaya çıktı. Albayrak, İBB dosyasında etkin pişman olan 5 kişinin daha avukatlığını üstlenmiş.
Av. Muhittin Arık'ın 'iradesi fesata uğratıldı' beyanındaki avukat detayı.
“Kara paranın aklanması için dava açabilmeniz için önce öncül suçtan dava açmanız lazım; öyle bir dava yok. Cumhuriyet Savcısı adil yargılanma ilkesine göre açmadı bu davayı. Müfettiş raporunda HTS kayıtları, banka hesap hareketleri, mal varlığı araştırması yap deniliyor ama bunlar yapılmadan dava açılmış. Örgüt var mı? Yok. Örgüte giden bir şey var mı? Yok.”
Av. Ali Rıza Dizdar, Serdal Taşkın savunmasının devamı. Öncül suç eksikliği, müfettiş raporu gereklilikleri yapılmamış.
“Zannetmeyin ki buraya gelmeyeceksiniz. Bu insanları tutsak edenler de buraya gelecek.”
Av. Ali Rıza Dizdar, 74. sıradaki tutuklu sanık için tahliye beyanında. Enbiya suresinden alıntı yaptı.
Tutuklular salona alkışlarla girdi. Ramazan Gülten'in eşi Pınar Gülten, eşinin yazdığı 'Müjde Kuşu İkinci Buluşma' kitabıyla seslendi. Nazan Başelli'nin kızı Doğa pasta fotoğraflı pankartla annesinin doğum gününü kutladı. Ekrem İmamoğlu 'Başkanım günaydın' sesleriyle karşılandı.
Duruşma başladı. Basın mensuplarının yeri değişti, gazeteciler salonun ortasındaki boş bölüme alındı. Tahliye talepleri bugün tamamlanacak, geç saat de olsa mahkeme başkanı ara karar verecek.
Bir avukat Gülten Akın'ın şiirini okudu, kadın mahpuslara hediye etti.
Gazeteciler kendi mücadeleleri sonucu avukat sıralarına alındı.
Nazan Başelli'nin kızı Doğa annesinin doğum gününü kutluyor.
15. duruşma günü başladı. Bugün kalan 34 tutuklu sanığın avukatlarının tahliye talepleri alınacak ve ardından mahkeme heyeti 107 tutuklu için tutukluluk değerlendirmesi yapacak.
