Eylem 80
İBB 2021 Yılı Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler İhalesine Fesat Karıştırılması ve Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2021 yılı kültürel ve sanatsal etkinlikler hizmet alımı ihalesine (2021/117962 İKN) fesat karıştırılarak ve sonrasında usulsüz alt ihalelerle kamu zararına neden olunmuştur. İddiaya göre, eylemin merkezinde örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhale sürecinde İBB Kültür Dairesi Başkan V. Ceyhun Ünlü'nün, dolandırıcılık suçunda ise Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer, Emrah Bağdatlı, Güldem Şık, Barış Kılıç gibi isimlerin ve alt yüklenici firma yetkilileri Mustafa Nihat Sütlaş, Uğurhan Atma, Kahraman Yeşilyurt ve Mehmet Türkoğlu'nun rolleri olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale, rekabeti engelleyici şartlar eklenerek kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye verilmiş, ardından Kültür A.Ş. bu işi kısımlara bölerek örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Reklam İstanbul, Medyagold Ajans ve Antre Tasarım gibi firmalara usulsüz alt ihalelerle vermiştir. İddianameye göre, 03.05.2021'de yapılan 135.876.512,50 TL bedelli ana ihalenin bir kısmı, örgütle bağlantılı firmalara aktarılarak 23.536.610,00 TL kamu zararı oluşturulmuştur. Savcılık, bu eylemin kamuyu zarara uğratmak ve örgüte finansal kaynak sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini öne sürmektedir. Suçlamalar, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri ile örgüt suçlarına ilişkin TCK 220 maddelerine dayandırılmaktadır. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanlarına dayandırılmaktadır.”
- ·Kılıç, sorumlu tutulduğu 14 eylemin tarihten başka tüm unsurları aynı olduğunu söyleyerek aynı temel itirazları bu eyleme de yöneltmekte; ana ihalede karar verici olmadığını, alt yüklenici davetlerinde de yetkisi bulunmadığını yinelemektedir.
- ·İddianamenin tek somut dayanağı olan bilirkişi raporunun, iş kalemlerini niteliklerine göre değil yalnızca parasal limit hedefiyle bölünmüş gibi sunduğunu; oysa bölümlemenin podyum-stant gibi farklı işleri ayırma zorunluluğundan kaynaklandığını anlatmaktadır.
- ·İhalelere katılım talebinde bulunup engellendiğine dair tek bir şikayet bulunmadığını, dolayısıyla rekabetin engellenmesi iddiasının dayanağı olmadığını belirtmektedir.
- ·Köseoğlu, kendisine atfedilen ihale yetkilisi unvanlarının tamamının hatalı olduğunu; hakediş şefi olarak ihaleler öncesinde, ihale sürecinde ve sözleşme aşamasında hiçbir görev, yetki veya imzasının bulunmadığını savunmaktadır.
- ·Bu eylem dahil 14 eylemin hiçbirinde ihale öncesinde ya da süresince firma yetkilileriyle irtibatının bulunmadığını; HTS kayıtlarında da bunu destekleyen hiçbir iletişimin görülmediğini belirtmektedir.
- ·Şık, hiçbir firmanın muhasebecisi olmadığını, faturalama, mutabakat veya tahsilat süreçlerinde resmi/gayri resmi yetkisi bulunmadığını yineliyor; bu konudaki iddiaların yine etkin pişman tedarikçilerin aynı kalıbı kullanan birbirinin kopyası beyanlarına dayandığını ileri sürüyor.
- ·Şık, Murat Ongun ile 3 yılda toplam yaklaşık 10 dakikalık telefon temasının kızının yurtdışı bursu/vizesi için olduğunu, herhangi bir talimat-zinciri ilişkisi bulunmadığını anlatıyor. Ongun ekibinde olmadığını, Köseoğlu'nun saydığı ekipte adının geçmediğini somut olarak göstererek 'örgüt üyesi' nitelendirmesinin temelsiz olduğunu savunuyor.
- ·Yeşilyurt yine 3G davet usulünün açık ihale olmadığını, teklif-kabul mekanizmasıyla iş aldığını ve idarenin iş artış/eksiliş talimatlarına uymak zorunda olduğunu tekrarlamıştır.
- ·30 Kasım 2021 tarihli 5.036.500 TL'lik podyum/stant sözleşmesinin hak edişle 4.770.125 TL, ayrı bir teknik hizmetler sözleşmesinin ise iş artışlarıyla 18.443.036 TL'ye ulaştığını belirterek, bu miktarların Büyükşehir alanlarında (Bağcılar, Maltepe, Yenikapı vb.) fiilen kurulan ve İBB/Kültür A.Ş. saha ekiplerince fotoğraflanıp metrekare kontrolü yapılan gerçek işlere karşılık geldiğini savunmuştur.
- ·Sanık, alt yüklenici 3G satın almalarının ihale değil Kamu İhale Kanunu m.3/g istisnasına dayalı bir satın alma yöntemi olduğunu, satın alma talep formundaki gruplandırma ve sınıflandırmaların parasal limitin altında kalma amacı taşımadığını, işin nitelik ve muhteviyatına göre önceki yıllardan beri uygulanan teknik bir tasnif olduğunu açıklamaktadır.
- ·Komisyonda uzman üye olarak yer aldığı oturumlarda teklif zarflarının huzurda açılıp tutanağa geçirildiğini, kararın yine Genel Müdür'ün olur ve onayıyla geçerli hale geldiğini, kendi rolünün teknik görüş bildirmekten ibaret olduğunu belirtmektedir.
- ·İlgili dönemde Reklam İstanbul, Antre Tasarım ve Medyagold yetkilileriyle tanışıklığının bulunmadığını, kendi adına bir belge, mesaj veya banka hareketi sunulmadığını, sürecin Sayıştay denetiminden olumsuz bulgu olmaksızın geçtiğini vurgulamaktadır.
- ·Savunma, ana ihaleleri hazırlayan 86 İBB bürokratından hiçbirinin sözde örgüt kolunda olmadığını ve 76'sının sanık bile olmadığını; bu ihaleleri organize etmesinin fiilen imkânsız olduğunu ileri sürüyor.
- ·Muhammen bedeli İBB personelinin belirlediğini, Kültür A.Ş.'nin daha düşük teklifle ihaleyi alıp kâr ettiğini ve kârın iştirak kasasına girdiğini; 'örgüte müzahir firma' etiketinin keyfî olduğunu 4.5G ve Plan B örnekleriyle savunuyor.
- ·Medya satın alma ajansı olarak piyasada oturmuş kâr marjının %15'i asla geçmediğini, KDV, gelir vergisi, kira ve personel giderleri düşüldüğünde 91,5 milyon TL'lik cironun gerçek kazanca dönüşen kısmının 50-60 milyon TL bandında kaldığını göstererek iddia edilen büyük kârın gerçekte olmadığını savunur.
- ·Bu işlerin tek seferlik büyük bir ödeme değil, İBB'nin yıl boyunca 23 Nisan, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi 15-20 ayrı tanıtım kampanyasına bölünerek dönem dönem ihtiyaç duyduğu hizmetler olduğunu, bunun 5 yıla yayılan sıradan bir ticari ilişki olduğunu belirtir.
- ·Firmalarının kuruluşundan beri yeminli mali müşavir denetiminde olduğunu, tüm faturalarının resmi olduğunu ve Maliye, Gelir İdaresi dahil birçok kurum tarafından denetlendiğini vurgular.
- ·Sütlaş, 'medya satın alma' olarak adlandırılan ve toplam cironun yaklaşık %22'sini oluşturan İBB kaynaklı işlerin, 400 milyon TL'lik toplam cironun yalnızca 90 milyonunu oluşturduğunu, kalan kısmın açık hava reklamcılığı ve 3D video prodüksiyonundan geldiğini belirtir.
- ·Bu dönemde medya satın alma işi alamadıklarını, dolayısıyla İBB'ye bağımlı bir gelir yapısı olmadığını vurgular; ancak açıklaması genel ciro dağılımına ilişkin kısa bir değinme düzeyinde kalır ve 2021 ihalesinin spesifik usulsüzlük iddialarına (11 parçaya bölünme, adrese teslim) doğrudan yanıt vermez.