Evet, Gökhan Bey, iddianame tebliğ olunmuştur herhalde, hakkınızdaki suçlamalar hakkında bilginiz var. 61, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 87, 88, 90, 91, 92, 93, 97, 105 no'lu eylemler kapsamında hakkınızda suçlamalar var. Savunmanız hazır, anladığım kadarıyla.
Gökhan Köseoğlu Savunması
Hazır. Yani biraz heyecan var çünkü şey hani kalabalığa karşı ilk defa konuşacağım.
Yok rahat ol, sakin ol.
Kalabalığa karşı konuşmamla alakalı yani yoksa şey değil. Daha önceden hiç böyle tecrübem olmadığı için.
O zaman buyurun söz sizin. Buyurun Gökhan Bey.
Sayın Başkan, değerli heyet; savunmamı dört ana başlık altında yapmak istiyorum. Birinci başlıkta iddianamenin benimle ilgili olan bölümünü özetleyeceğim. İkinci başlıkta örgüt üyeliği suçlamasıyla ilgili savunma yapacağım. Üçüncü başlıkta görev tanımımdan bahsedeceğim ve eylemlerle ilgili savunma yapacağım. Dördüncü başlıkta da etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğum ifadelerle ilgili açıklama yapıp, tahliye talebimle bitireceğim. Sabrınız için şimdiden teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli heyet; ilk olarak iddianamenin tarafımla ilgili kısmının özünde “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne üye olduğum, 'un talimatıyla hareket ettiğim ve İBB iştirak şirketi olan Kültür AŞ'de satın alma müdür vekili, ihale şefi, satın alma ihale şefi, müdür vekili, müdür yardımcısı, reklam şefi gibi pozisyonlarla usulsüz ihalelerde görev alarak suç örgütüne menfaat sağladığım iddia edilmiş. Bu doğrultuda birtakım ifadeler ve HTS baz kayıtları delil olarak sunulmuş, bunların haricinde yapılan araştırmalar sonucunda başkaca da bir delil ortaya konulmamıştır. İddianamenin tarafımla ilgili tanzim edilen kısmı özetle bundan ibarettir; başkaca da bir husus yoktur. Bu iddialarla suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve iştirak şirketleri eliyle gerçekleştirilen eylemler bölümünde yer alan 60 eylemin 16'sında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmam ve ayrıca soruşturma evresinde vermiş olduğum ifadelerle yargı organlarına yardımcı olduğum belirtilerek etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilmesi talep edilmiş.
Sayın Başkan, değerli heyet; ben esasen mali müşavirim, meslek mensubuyum. 2008-2015 yılları arasında AIDA Turizm şirketinde sekiz yıl muhasebe müdürü olarak çalıştım. Daha sonra 2015 senesinde İBB iştirak şirketi olan Kültür AŞ'de muhasebe personeli olarak işe başladım, 2017 senesinde de hakediş şefi oldum. Kültür AŞ'de yıllar içerisinde unvanlarım ve sürelerimi ve görev tanımımla ilgili kısmı tarafınıza sunmak istiyorum, şunu verebilirsem. Bütün ekler şu anda içinde mevcut, aşama aşama hangi eklerde ne olduğuyla ilgili de açıklama yapacağım. Sayın heyet, ben 26 Nisan 2025 tarihinde gözaltına alındım ve 30 Nisan 2025 tarihinde de rüşvet almak ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından tutuklandım. Bir yıldır tutukluyum.
Şimdi ikinci başlıkta örgüt üyeliğiyle ilgili, örgüt üyeliği suçlamasıyla ilgili savunma yapacağım. İddianamede örgütün amacının 'nun kurduğu yapı ile CHP'yi ele geçirdiği ve yeni hedefinin cumhurbaşkanlığını ele geçirmek olduğu iddia ediliyor. Siyasi ve ideolojik olarak zıt bir siyasi görüşe sahip bir kişinin böyle bir yapıya hizmet etmesi mantıklı olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı bir durumdur. Kültür AŞ'deki tüm yöneticiler ve tüm çalışanlar farklı bir siyasi görüşe sahip olduğumu bilirler. İddianamede çıkar amaçlı suç örgütü olduğu ifade ediliyor; çıkar amaçlı bir yapıda hiçbir menfaat elde etmemiş bir kişinin de örgüt üyesi olması hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Çocuklarım Gaziosmanpaşa'da, Karayolları Mahallesi'nde devlet okuluna gidiyor. Ne benim ne eşimin üzerine arabamız dahi yok. Yani ne benim ne yakın aile bireylerimin hiçbirinin sebepsiz zenginleşmesi yoktur. Olmadığının kanıtı da MASAK raporlarında adımın bile geçmemesidir. İddianamede bir örgüt şeması var. O şemadaki kişilerin %85'ini tanımıyorum. Geriye kalan %15'lik kısım ise Kültür AŞ'de çalışan yöneticilerim ve Kültür AŞ'den ihale kazanan firmaların yetkilileri. Bu kişilerle görüşmem bir zorunluluktur; tercih değildir. Görevim dolayısıyla görüşmek zorunda olduğum kişilerdir. Bunların haricinde de hiç kimseyi göremezsiniz. Ki 2017 yılından itibaren aynı görevlerde ve durumlarda olan kişilerle görüşmelerim aynı yoğunlukta ve aynı minvaldedir.
İddianamede, örgüt yöneticisi 'a bağlı olarak hareket ettiğim bir örgüt üyesi olarak tarif edilmekteyim. Ancak benim ile bir tanışıklığım, görüşmüşlüğüm, sohbet etmişliğim, bir toplantı yapmışlığım yoktur. Hiçbir suretle kendisiyle bir bağlantım yoktur. Telefon numarasını bilmem; telefonla dahi görüşmüşlüğüm yoktur. Hiçbir HTS kaydım da yoktur. Sayın Başkan, biraz önce sizinle "Hakkınızdaki suçlamaları biliyor musunuz?" diye yaklaşık bir 10-15 saniyelik konuşmamız oldu; o dahi yok, yani böyle bir konuşmamız dahi ile olmamıştır. Bu durum bile hayatın olağan akışına aykırıdır. Sayın Başkan, diğer bir husus da; bir örgüt üyesi düşünün ki daha ortada soruşturma süreci bile yokken, dört sene öncesinde, 2021 yılında mülkiye müfettişi Kültür AŞ'yi incelemeye geldiğinde tanık olduğum usulsüzlükleri anlatarak kendisine bilgi ve belge temini konusunda yardımcı olup destekte bulundum. Takdir edersiniz ki bu durum da hayatın olağan akışına aykırıdır.
Özetlemem gerekirse; iddia edilen örgüte amacına uygun olmayan, siyasi ve ideolojik olarak zıt bir siyasi görüşe sahip, çıkar amacı güdüldüğü söylenen ama çıkar elde etmemiş, örgüt şemasındaki kişilerin büyük çoğunluğunu tanımayan, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kişiyle hiçbir tanışıklığı ve irtibatı olmayan, soruşturma süreci dahi ortada yokken müfettişe yardımcı olan bir kişinin örgüt üyesi olup olmadığını takdirinize bırakıyorum. Örgüt mensubu olduğuma ilişkin suçlamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Örgüt üyeliği suçlaması ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir.
Sayın Başkan, üçüncü başlıkta görev tanımımdan bahsedeceğim ve eylemlerle ilgili savunmamı yapacağım. Başkanım, üçüncü bölümde eylemlere geçmeden önce siz de iddianameyi inceleyince fark etmişsinizdir; bana birçok görev tanımı atfedilmiş. Satın alma müdür vekili, ihale şefi, satın alma ihale şefi, müdür yardımcısı ve reklam şefi gibi pek çok görev tanımı yazılmış. Efendim, ben sadece ve sadece hakediş şefiyim. Hakediş şefinin görev ve yetki alanı şu şekildedir: Kültür AŞ'de ihale kazanan firmalar belli olduktan ve sözleşmeler imzalandıktan sonra, sözleşme süresi boyunca aylık periyotlar kapsamında yaptıkları iş karşılığında; Muayene Kabul Komisyonu ve Kontrol Teşkilatı tarafından yapıldığı onaylanan iş ve işlemlerin resmi hakediş dokümanlarını hazırlayıp ilgili birimlere sunan bir birimiz. Yaptığımız iş kısaca bir dokümantasyon işlemidir. Bu süreçte bile hiçbir imzam ve takdirim yoktur. Görev ve yetki tanımım bundan ibarettir. Yani kısaca hakediş süreci; ihalelerin yapılmasından, sözleşmelerin imzalanmasından, işin yapılıp Muayene Kabul ve Kontrol Teşkilatı tarafından teslim alınmasından sonra başlayan bir süreçtir. Yapılan soruşturmada da hakediş işlemlerine ilişkin hiçbir usulsüzlük ve hukuksuzluk tespiti söz konusu değildir.
Başkanım, ilk olarak 61 no'lu eylemle ilgili açıklama yapacağım. 61 no'lu eylem iki bölümden oluşuyor: Birinci bölüm Kültür AŞ'nin İBB'den kazanmış olduğu ihale, ikinci bölüm ise o ihalenin alt yüklenici ihalelerinin yapılmasıdır. İkinci bölümde üç tane ihale yapılmış ve başlıklar olarak A, B ve C başlıklı ihaleler olarak görülmekte iddianamenin içerisinde. Ben sadece C başlıklı ihalenin bir kısmında 5 günlük vekalet ile imza sahibiyim. Bu vekalet, Satın Alma Müdürü olan Burak Atalan'ın yıllık izne çıktığında yerini temsil etmemle alakalıdır. Müdür Bey'in talimatı doğrultusunda ihale sürecinde bulundum. C başlıklı ihalede ihale süreci yaklaşık 8-9 gün sürmüştür. Bunun ilk 5 günlük süresi içerisinde vekaleten yer aldım. İmzamın bulunduğu evraklar; ihalede sunulan evrakların şekil şartı, yönetmeliğe uygunluğu ve sunulan evrakların var olup olmadığıyla ilgilidir. Müdürüm izinden döndükten sonra ihalenin kalan kısmını; ihale kararının sonuçlanması, ihale kararının firmalara tebliği ve sözleşmelerin imzalanması sürecini bizzat kendisi tamamlamıştır.
Ek 2 ve Ek 3’te göreceksiniz. Ek 2’de müdürüm ’ın yıllık izin formunu göreceksiniz. Ek 3’te de imza attığım evrakları göreceksiniz. Evrakların detayına bakarsanız sonraki kısımda da Murat Bey’in izinden döndükten sonraki sürecinde de kalan kısımlarla ilgili imzalarımı da göreceksiniz. Aslında eylem dört ihaleden oluşuyor. Yani çeyrek eylemin yarısında bulundum. Çeyreğin yarısı eylem benim için. Ayrıca söz konusu ihale hakedişe tabi bir konu olmadığından dolayı da ihaleler sonrasında da herhangi bir müdahilliğim olmamıştır. Söz konusu C bendindeki ihaleye katılan firmaların başkanım bırakın A, B, C başlıklı, tüm ihalelerdeki tüm firmalar, hiçbir firma yetkilisini tanımıyorum. Ne ihale öncesinde ne ihale aşamasında hiçbir görüşmüşlüğüm yoktur. HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, ayrıca eylem içerisinde eyleme ilişkin ihaleler öncesinde birtakım usulsüzlükler olduğunu iddia eden kişilerin hiçbirisinin ifadesinde hiçbir şekilde adım bile geçmemektedir. İfadelerle ilgili de bir bilgiye sahip de değilim. 61 nolu eyleme ilişkin savunmam bundan ibarettir.
Eylem 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 87, 88, 90, 91, 92, 93 ve 105. Başkanım bu eylemlerle ilgili toplu savunma yapacağım. Bu eylemler Kültür A.Ş.’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Kültür Etkinlikleri Müdürlüğü ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden kazanmış olduğu ihalelere ve o ihaleler kapsamında yapılan alt yüklenici ihalelerini kapsayan eylemler topluluğudur. Başkanım, iddianame beni şu şekilde tanımlamış ve tarif etmiştir; satın alma müdür vekili, ihale şefi, satın alma ihale şefi, müdür vekili, müdür yardımcısı olan yapılan ihalelerle ilgili görevli konumdaki şahıs, yapılan ihalelerin organizasyonlarından sorumlu olması, ihale süreçlerinde bizzat yer alması, ihale biriminde görevli olması ve satın alma biriminde görevli olması dolayısıyla alt ihaleleri muvazaalı olarak ayarladığım ve ihalelerin 3G kapsamında parasal limitlerin altında kalması için kısımlara ayırmak suç isnatlarında bulunulmuştur.
Başkanım, tekrar başa almam gerekirse; satın alma müdür vekili değilim, ihale şefi değilim, satın alma ihale şefi değilim, müdür vekili değilim, müdür yardımcısı değilim, yapılan ihalelerle ilgili görevli konumdaki şahıs değilim, ihalelerin organizasyonlarından sorumlu olmam değilim, ihale süreçlerinde bizzat yer alan değilim, ihale biriminde görevli olması değilim, satın alma biriminde görevli olması değilim. Başkanım bu saydıklarımda hiçbiri olmadığımdan dolayı alt ihaleleri muvazaalı olarak ayarladığım suç isnadı gerçeği yansıtmamaktadır. Bana ait olmayan beş unvan doğrultusunda bana ait olmayan görev tanımlamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca ihalelerin 3G kapsamında parasal limitlerin altında kalması için kısımlara ayırma suç isnadıyla ilgili de ihaleleri kısımlara ayırma görevi ve yetkisi sadece hizmeti talep eden ve satın alma talep formunu düzenleyen ilgili birim tarafından yapılır. Örnek olması açısından tarafınıza Ek 4’te sundum. Ek 4’te de göreceksiniz satın alma talep formu hangi birim tarafından ve nasıl ihalelerin kısımlara ayrıldığını göreceksiniz. Evrakı incelediğinizde ilgili kısımların görev ve yetkimin, sorumluluğumun, imzamın hatta parafımın dahi olmadığı görülecektir. Bu değerlendirmede maddi bir hatadan ibarettir.
Başkanım, bu 14 eyleme konu alt yüklenici ihalelerinin hiçbir aşamasında görevim, yetkim, sorumluluğum, imzam hatta parafım dahi bulunmadığını izah ettim. Örnek teşkil etmesi açısından başkanım tarafınıza Ek 5’i sundum. Ek 5’te de göreceğiniz üzere yapılan o 14 eylemin içerisindeki sadece bir tanesini örnek olarak verdim. Toplam olarak 14 eylemde aşağı yukarı 150-200 arası bu şekilde alt yüklenici ihalesi yapılmış beş yıl içerisinde. Oradan da görüleceği gibi hiçbir yetkimin imzamın olmadığı da anlaşılacaktır. Yetkimin olmadığı bir hususta muvazaalı bir iş gerçekleştirmem mümkün olmamakla birlikte takdirinize bırakıyorum. Başkanım, yapılan araştırmalarda HTS baz kayıtlarında görüleceği üzere ne ihale öncesinde ne ihale aşamasında ihalelere katılan hiçbir firma yetkilisiyle bir irtibatım bulunmamaktadır. Başkanım ben sadece hakediş şefiyim. Bu ihaleler hakediş şefinin görev, yetki ve sorumluluğunda olan konular değildir. Ek 1’de de sunduğum gibi görev, yetki, sorumluluk alanlarımın dışında gerçekleşen durumlardır. Başkanım bu duruma bir benzetme yapmam gerekirse, elleri olmayan birine silahla adam öldürdü deniliyor. Ben de diyorum ki bunları yapacak uzuvlarım yok, bunları nasıl yapabilirim? Başkanım aslında bu hatalı görev tanımlamaları maddi hatalar zinciri oluşturmaktadır.
Kişi kartında dahi iki unvanla başlıyorum. Hem satın alma müdür vekili diyor, alt paragrafta da reklam şefi diyor. Hatanın sebebi benden önceki kişi kartının kopyalanmış olması, üstteki kişinin reklam şefi olmasıyla alakalı. O da hani ekstra bir konu. Tabii ilik düğme yanlış iliklenince sonrasında da ekstra başka düğmeler de, yani 4 tane de unvan ayrıyeten eklenince gömlek gömlek olmaktan çıkıyor. Üstüme de olmuyor. Başkanım, bu eylemler grup içerisinde birtakım kişilerin ifadeleri mevcuttur. Bu ifade verenlerden sadece bir kişinin ifadesinde benim adım geçmektedir. Bu kişi de . 'la beraber 'in de ifadesi var ancak , 'un kendi ifadesinde belirttiği yakın arkadaşı ve 5 firmayı organize edip ihaleye katıldım dediği firmanin sahibidir. Danışıklı hareket ettikleri için sadece bir kişinin ifadesi diyorum, o da 'un ifadesi.
'un ifadesinde bahsettiği bu 5 firma aynı tarihte savcılığa gidiyor, müştekiyiz diye ifade veriyorlar, daha sonra tamamı tanık sıfatı alıyor. Zaten danışıklı oldukları buradan da anlaşılacaktır. 'un ve 'in ifadeleri ne emniyette ne savcılıkta ne sulh cezada ne etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadelerin hiçbir aşamasında tarafıma yönlendirilmemiştir. Eğer yöneltilmiş olsaydı şu anda yapmış olduğum savunmanın aynısını yapacaktım. Ancak ifadelerini iddianame çıktığında gördüm ve şu anda bununla ilgili savunma yapabiliyorum. ifadesinde ihale tarihinden bir gün önce ihale fiyatlarını bana ve verir dedi. Gerçeğe aykırı bir beyandır. Kendisiyle HTS ve baz kayıtlarım da incelendiğinde gerçek olmadığı ispatlanmaktadır başkanım. Kendisiyle sadece 2 tane HTS kaydım vardır. O da 2024'ün nisan ayında ve haziran ayında.
O tarihlerde ihalelerin uzaktan yakından alakası olmayan tarihler. Ancak o tarihlerde sadece bir şey var başkanım, o da hakediş. Aylık periyotlar kapsamında yapılan hakedişler ve o süreç içerisinde görüştüğüm 1,5 sene içerisinde sadece 2 HTS kaydı. Şimdi başkanım siz aramızdaki husumeti sormadan ben anlatayım. Benim bir husumetim yok. Kendisi benden pek haz etmez. Haz etmeme nedeni de şu; kendisiyle şubat 2024'te tanıştım hakediş işlemleri sırasında. Hatta Kültür AŞ'de tanıştım. Kendisi ifadesinde belirttiği 5-6 firmanın hakediş işlemlerinin kendisi tarafından takip edileceğini belirtti. İşlemlerin ayrıcalıklı ve hızlı olması konusunda bir baskıda bulundu. Fakat bunun mümkün olmayacağını, çünkü hakediş süreci bizim kontrolümüzde ilerleyen bir süreç değil. Biraz önce bahsettim; Muayene Kabul ve Kontrol Teşkilatı tarafından onaylandıktan sonra biz sadece bir dokümantasyon işlemi yapıyoruz. Yani orada da bir etkimiz yetkimiz yok. Hani işlemlerin hızlı ve biraz ayrıcalıklı olmasını da şeye dayandırdım ki o dönemde kendisi de bunu beyan etmişti, ödemeleri hızlanmanın derdine düşmüştü başkanım. Hakediş işlemleri hızlı geçerse muhasebe kayıtlarına hızlı girdiğinde ödemesini hızlı bir şekilde alacaktı. O yüzden benden pek haz etmez.
Başkanım, kendisini ve arkadaşlarını korumak ve olayların dışında tutmak için bana da bir rol biçmiş. Keşke hakediş şefliğimle alakalı bir rol biçmiş olsaydı en azından bu kadar zoruma gitmezdi. İfadesine beni dolgu malzemesi yapmış. Ancak HTS ve baz kayıtları bunu desteklemiyor. Yani ne HTS baz kayıtları destekliyor ne de birçok ifade veren farklı kişiler var, o ifade veren kişiler de desteklemiyor. Yani onun beyanını destekleyen hiçbir başka bir ifade de yok. Bu yönde böyle bir söylemde bulunan da yok. Bunlar da zaten gerçeğe aykırı bir beyan olduğunu ortaya koymaktadır. Başkanım ayrıca bir hususa daha değinmek istiyorum, eylemler içerisinde kendi ifadesinde ocak 2024'ten itibaren ben bu işe başladım diyor. Ancak o ifadede belirttiği Ocak 2024 olmasına rağmen iddianamede 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarındaki eylemlere de delil olarak kullanılmış. Vermiş olduğu beyan eski eylemleri kapsar nitelikte de değildir zaten.
Sayın Başkan, değerli heyet; özetlemem gerekirse bu 14 eylem bütünü içinde tarafıma ait olmayan unvanlar doğrultusunda ihalelerde görev aldığım, yetki ve sorumluluğumun olduğu, alt ihaleleri muvazaalı olarak ayarladığım gerçeği yansıtmamaktadır. Yapılan ihalelerin ne ihale öncesinde, ne ihale aşamasında, ne de sözleşme aşamasında hiçbir şekilde görevim, yetkim, sorumluluğum, imzam ve parafım dahi bulunmamaktadır. Savunmamın en başında da belirttiğim gibi; ben hakediş şefiyim. Bu eylem grubuyla ilgili savunmam bunlardan ibarettir. Başkanım, son olarak Eylem 97. Biraz önceki eylem grubunda en azından bazı maddi hatalar vardı; yani bana ait olmayan unvanlar vardı. Ancak bu Eylem 97'de o da yok. Bu elemde neden ismimin geçtiği konusunda da hiçbir bilgim bulunmamaktadır. Yanlışlıkla yazıldığını, kopyala-yapıştır esnasında ismimin sehven yazıldığını düşünüyorum. Dijital Deneyim Müzesi hakkında hiçbir fikrim yoktur. Dijital Deneyim Müzesi işi, iş ortaklığı ve yapım işi olduğundan dolayı hakedişe tabi bir işlem değildir. Dijital Deneyim Müzesi dosyası hakediş biriminin kapısının önünden dahi geçmemiştir.
Bu adımlarla ilgili hiçbir ihale ve satın alma evrakında ne imzam ne de parafım bulunmamaktadır. Eyleme ilişkin deliller olan Sayıştay raporu, bilirkişi raporu, MASAK raporu gibi hiçbir raporda adım geçmemektedir. Eyleme ilişkin birtakım usulsüzlükler olduğunu iddia eden ve ifade veren kişilerin ifadelerinin hiçbir yerinde ismim dahi geçmemektedir. Sadece Başkanım, 'ın bir ifadesi var. Eyleme ilişkin bir ifade veriyor; ancak vermiş olduğu ifadenin eyleme ilişkin kısmında değil, genel olarak 'un adamı olduğumu ve ona bağlı çalıştığımı ifade etmiş. Gerçeğe aykırı bir söylem olduğunu en başta söylemiştim Başkanım. Kendisiyle hiçbir tanışıklığımın olmadığını.
ihale şefi olduğundan dolayı birçok ihalede imzası mevcuttur. Korktuğunu düşünüyorum. Ondan ifadesinin bir kısmında da benim ismimi söylemiş. Ama eyleme ilişkin kısmında bile değil. Hatta kullandığı kelimeler, yani benimle ilgili kullandığı kelimeler; iddianamede olmayan -ki tutuklanmama sebep olan Kartal ve Şahin diye gizli tanık vardı fakat iddianamede şu an onlar yer almıyorlar- gizli tanık Şahin'in ifadesinden kesitler içermektedir. Çünkü aynı söylemlerde bulunmuş: 'un adamı olduğum, hatta Genel Müdür Yardımcılarına üst perdeden konuştuğumu da iddia ediyor ki üçü de burada. Hani tabii sorma gibi bir usul yok biliyorum ama kendilerine bu soruyu yöneltemem, yani böyle bir saygısızlığı kendime addetmem. Eylemin hiçbir yerinde adım geçmiyor, sadece en son şüpheliler kısmına eklenmiş ismim. Bundan dolayı en başta söylediğim gibi; bu eylemlerde sehven yer aldığımı düşünüyorum bu eylemde. 97 no'lu eyleme ilişkin savunmam bundan ibarettir.
Başkanım, son başlık; etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğum ifade. Sayın Başkan, değerli heyet; son olarak 10 yılı aşkın süredir Kültür AŞ'de çalışmaktayım. Hakediş işlemleri için pek çok birimi ziyaret etmekteyim. Bu ziyaretlerde ve şirket içinde iddianamede yer alan birtakım usulsüzlüklere şahit oldum. Bu usulsüzlüklerden rahatsızlık duyarak 2021 yılında Kültür AŞ'ye gelen mülkiye müfettişine şahit olduğum usulsüzlükleri aktararak bu usulsüzlüklerin tespitinde ve teftiş raporunun hazırlanması sürecinde yardımcı oldum. Buna ilişkin belgeler de dosya içerisinde yer almaktadır Başkanım. Size sunduğum değil de iddianamenin içerisinde yer almaktadır. Ayrıca soruşturma sürecinde de ifade vererek samimi bir şekilde çalıştığım süreç içerisinde şahit olduğum, gördüğüm, duyduğum usulsüzlükleri Cumhuriyet Savcılığı ile de paylaştım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri tekrar ediyorum.
Başkanım, sonuç kısmına geçiyorum. Açıkladığım tüm bu nedenlerle üzerime atılmış suçlamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Olayların sanığı değil, tanığı konumundayım. Tüm bu bahsettiğim nedenlerle adil yargılanma sürecinde beraat edeceğime inancım tamdır. Masumiyetimi kanıtlamak ve gerçeklerin ortaya çıkması için mücadele ediyorum. Bir yıldır tutukluyum. Eşim ve çocuklarım -bu metni hazırladığım zaman 8 ve 10 yaşlarındaydılar ama şu anda 9 ve 11 oldular- maddi ve manevi sıkıntılar yaşamaktadırlar. Eşimin ve çocuklarımın maddi ve manevi olarak benim desteğime ihtiyaçları vardır. Sabit ikametgah sahibiyim, kaçma şüphem yoktur. Tarafımla ilgili deliller toplanmıştır, delil karartma ihtimalim yoktur. Adli sicil kaydım yoktur. Tüm bu sebeplerden dolayı tahliyeme karar verilmesini talep ederim.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.