Savunma

Güldem Şık Müdafii Av. Alper Köleoğlu Savunması

Müdafi savunması·Güldem Şık·22 Haziran 2026 · Kaynak

Öncelikle aşamalardaki tüm savunmalarımızı tekrar ediyoruz. Müvekkilin beyanlarına da aynen iştirak ettiğimi beyan etmek isterim. Ek savunma noktasında bir süre talebim yok. Şu anki savunmalarım aynı zamanda ek savunmalarımızdır. Müvekkille ilgili ilk aşamada sürecin nasıl başladığı, nasıl devam ettiğini hep birlikte takip ettik. Oturmayan bir "Ne iş yaptığı?" algısı vardı. Anlatımlardan, Sayın Savcının sorularından ben bu sürecin artık netleştiğini düşünüyorum. Bu hususa birazdan tekrar değineceğim. Bizim öncelikli olarak konuşmamız gereken husus şu: Biz ve diğer sanıklar neden buradayız? Bu suçlamalarla, bu insanların tutuklu olmasının olağan olup olmadığı hususu. Son dönemde bütün operasyonlara baktığımızda sistem aynı şekilde işliyor: Bir şablon oluşturuluyor, şablondaki kişiler bir yerlere oturtuluyor ve bu oturtma bu şablondaki yerlere göre delillendirmeler yapılmaya çalışılıyor. Bu şablon oturtması da ne yazık ki bir hukuki ucube olan gizli tanık anlatımlarına dayandırılarak yapılıyor ve devamında etkin pişmanlıklarla tamam, tedirginlikle dayanan sanıklar, onlardan alınan beyanlarla desteklenir hale geliyor. Son dönem tüm operasyonlarda yaşadığımız net olarak bu. Bunun haricinde dosyalarda bir delil olmaması da anlattığımızın ne kadar doğru olduğunun en büyük göstergesi. Peki müvekkil bu sürece nasıl geldi? Yine aynı şekilde bir şablonda kendisine yer verildi. , … "Onların adamı" dendi. Bir, ilk başta bahsettiğim üzere gizli tanık beyanıyla... Süreçte bu gizli tanık beyanları, diğer şüphelilerin ve devamında sanıkların beyanlarıyla desteklenerek bir süreç haline getirildi, iddianame haline getirildi. Bunun kabulünün mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz buradakiler olarak. Soruşturma sürecinden itibaren çok şeyi öğrenmek istedik; neyle suçlanıyoruz? Bu sadece bizim başımıza zannederken diğer sanık anlatımlarında somut olarak gördük ki kimse tam olarak neyle suçlandığını hâlâ bilmiyor. Önünüzde kolluk ve savcılık evrakları mevcut. Biz kolluğa gittiğimizde hangi suçla suçlandığımız söylenmedi. Benim ilk itirazı kayıt olarak da beyanlarım o kollukta da mevcut, o evrakta mevcut. "Bir suçtan bahsedildi, biz bunların hangisiyle suçlanıyoruz?" dediğimizde "Bizim bir bilgimiz yok" dendi. Yaklaşık 100 kişinin fotoğrafı önümüze kondu, "Tanıdıklarınızı söyleyin" dendi. Devamında 6-7 kişiyle yapılan telefon görüşmeleri, bazılarının 4-5 yılda bir kere yapılmış, buna rağmen önümüze suç unsuru olarak kondu. Bunun haricinde dosya içerisinde bir tek delil, bir tek soru bize sorulmadı. Savcılık aşamasına geçtiğimizde yine bir umutla devam ettik. Dedik ki, biz artık herhalde savcılıkta neyle suçlandığımızı öğreniriz. Aynısını orada yaşadık. Savcılık ifademizin yine sonunda belirttik. Bizim neyle suçlandığımız, hangi delile dayalı olarak suçlandığımız sonuna ulaşmamıştır. Buna yönelik olarak da itirazlarımızı detaylı olarak bildirdik. Tutuklamaya sevk edildik. Sevk evrakında örgüt üyeliğinden tutuklamaya sevk edildiğimiz doğru olduğunu öğrendik ve neticesinde tutuklanarak yaklaşık 16 ay sonrasında huzurunuzdayız. Bir şeyleri açıklamaya çalışıyoruz. İddianamenin gelişiyle birlikte gene biraz umutlandık. Herhalde artık bir şeyler somutlaşacak, iddialar nedir göreceğiz, delilleri neler olduğunu anlayacağız. Gelinen süreçte iddianamede müvekkille ilgili olarak baktığınız zaman çok ciddi bir algı oluşturuldu. 18 eylemden bahsedildi. Savcı Bey inatla anlamaya çalıştı müvekkilin neden bu kadar eylemden sorumlu olup da huzurda olduğunu çünkü dosyada bir tane delil yoktu. Sorularını sordu, sanıklar cevap verdi. Büyük bir çoğunluğu tanımadığını söyledi. Tanıyanlar, kendisinin de beyan ettiği üzere bir tedarikçi danışmanlığı yaptığını anlattı. Ama yine huzurunuzdayız, durumumuz devam etmekte.

Güldem Şık Müdafii

Peki iddianame nasıl geldi önümüze bu süreçte? İddianamede sadece ve sadece müvekkille ilgili olan beyanlar var, başkaca da bir delil yok. Rica etsem beyan verenleri açabilir miyiz? Beyan verenlerle ilgili olarak bu aşamada meslektaşlarım da sanıklar da birçok beyanda bulundu. Birçok avukatlık ofisinden ve avukattan bahsedildi. Sanıklardan bir tanesi, nasıl yönlendirildiğini detaylarıyla anlattı. Bu beyanlar da benzer nitelikte, benzer durumda ve itibar edilmesi mümkün olmayan beyanlardır. Baktığımız zaman, özellikle bazı beyanlarda gizli tanık anlatımlarının ilk aşamada bahsettiğim gizli tanık anlatımlarının desteklenmesini sağlamak amacıyla verdirildiği ve aynı içerikte olduğu çok açık olarak görülmektedir. Hal böyleyken bu beyanlara itibar edilmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Huzurunuzda beyan verenler var. Çok net okunmuyor, Murat Bey'in de söylediği gibi ama gördüğünüz üzere bir kişi tutuklu, bir tanesi eksik kalmış. daha önce tutukluydu, sonrasında o da ödüllendirilerek tahliye edildi. Vedat Bey de daha önceki beyanlarından vazgeçmeyip, "Ben baskı altında bu ifadeleri verdim" demeseydi, onun tutukluluğu da şu anda hâlâ devam ediyor olacaktı. Peki, bu beyanlar bize neler anlatmış? Bu beyanlardan dolayı madem biz tutukluyuz, tutukluluğumuz devam ediyor ve adli kontrol sürecimiz sürüyor; bunların irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Rica etsem beyanlarda ile ilgili kısımlar olanı açar mısınız? En üsttekini açalım lütfen. Müvekkille ilgili beyan verenlerden iddianamede yer alan (Savcı Bey bazı isimlerden bahsetti ama onlara ayrıca değinebiliriz) bunlar, iddianamede suçun işlendiğine delil olarak gösterilen beyanlardır. Somut olarak iddia edilen, müvekkile suç isnadında delil olarak gösterilen beyanlar bunlardır. Her birini inceleyelim, birlikte karar verelim; buradan nasıl bir sonuç ortaya çıkacak, nasıl bir değerlendirme yapabiliriz görelim. Beyan verenlerden bir tanesi : " isimli şahıs, benim bildiğim kadarıyla İBB’de pazar bölümüne bakmaktadır. Bizim İBB’ye yaptığımız işlerin raporlanmasını Gülden Hanım gönderirdi." Devamında kendisine fatura kestiklerini söylüyor. Daha sonra ise şöyle diyor: "Ben araştırdım, ben her ne kadar böyle bir şey söylemişsem de bu yanlışmış." 'ın bu beyanı, müvekkilin cezalandırılması talebine iddianamede delil olarak gösterilmiştir. Beyan önümüzde, ayrıca da koyduk. "Ben bu beyanı böyle söylemişsem de yanlışmış" dediği bir beyandan bahsediyoruz. Hal böyleyken 'ın beyanının müvekkil aleyhine yorumlanma şansının kalmadığını düşünüyoruz. Devam edelim. Evet, Birol Taşçı. O ne söylemiş, bir de ona bakalım ve birlikte yine değerlendirmesini yapalım: "Belirttiğim gibi ihalelerin hangi firmaların alacağını, yan teklif olarak hangi firmaların gireceğini ve verecekleri teklifler belirlenmiş olarak Sütlüce'deki iletişim ofisine gelinirdi ve buna göre evraklar düzenlenirdi. Soruşturma başladığı güne kadar bu süreç bu şekilde ilerlemiştir. Duyduğum kadarıyla bu işleri Gülden Şık isimli şahıs yürütmekteymiş. Ben bu şahsı tanımıyorum. İBB personeli olup olmadığı hakkında bir bilgim yoktur." Şimdi şunu tartışalım: Tanığın görgüye dayalı bir bilgiye sahip olup olmadığını mı tartışalım? Bunun bir beyan olup olmadığını mı tartışalım? Tartışmamız gerekir ama tartışmak zorunda bırakılıyoruz; çünkü bu beyan yüzünden müvekkilim hakkında iddianame düzenlenmiş durumda. Yine kendisinin sayfalarca beyanı var, müvekkille ilgili tek kısım bu. Tek kısım bu.

Güldem Şık Müdafii

Bir iddianame sırasıyla devam ediyoruz: . Müvekkilden lütfen bahsettiği detaylarını da anlattı. Arkadaşı olmadığını, kendisiyle ilgili beyanların da doğruyu yansıtmadığını anlattı. Şimdi 'nun beyanları biraz uzun, tek tek okumaya çok gerek görmüyorum. Ancak dikkatinizi çekmek istediğim bir husus var. 'nun beyanlarını okuyun lütfen. Sonra dönün, birkaç tane gizli tanık ifadesine bakın. Bu ifadeleri okuduğunuzda size de bir yerden tanıdık gelecektir muhtemelen. Şimdi bir grup bitki isimleriyle anılan gizli tanıklar vardı, bir de kuşlarla anılan tanıklar var. Gizli tanık Şahin'in ve gizli tanık Kartal'ın ifadelerini okumanızı rica ediyorum. Bu ifadeleri okuduğunuz zaman, 'nun müvekkile isnat ettiği bütün eylemlerin, daha öncesinde bu gizli tanıklar tarafından 'na atfedildiğini açık olarak görecektir. Muhtemel durum şudur ki: Bu gizli tanık beyanları kendilerine soruldu (zaten defalarca kez ifade verdiğini, bu şahısların hepsini biliyoruz), "Bakın, sizin hakkında gizli tanıkların böyle beyanı var" denildi. O da en savunmasız olarak müvekkili gördü ve bu beyanların hepsini müvekkile döndürdü. Şimdi, bu kadar tesadüf olması mümkün müdür? Gizli tanık Şahin'in beyanları, gizli tanık Kartal'ın beyanlarında anlatılan olayların tamamında 'nun anlatılması, 'nun ifadesine geçiyorsunuz, müvekkille ilgili beyanlarına geçiyorsunuz; burada o beyanlar tamamen alınmış, 'nun beyanı olarak gizli tanıktan evrilmiş, 'nun beyanı olarak müvekkile suçlama yapılmıştır. Hal böyleyken biz bu ifadelere nasıl itibar edeceğiz? Gizli tanık bu arada yanlış anlaşılmasın, gizli tanık konusunda en başta zaten görüşlerimi beyan etmiştim gizli tanık süreciyle ilgili olarak. Ama madem buradan geliyor süreç, bu gizli tanık beyanlarının kopyalanıp sadece isimlerinin değiştirilip ifadesi gibi gösterildiği bir ortamda biz bu ifadelere nasıl itibar edeceğiz? Bu haliyle 'nun beyanlarına da itibar edilemeyeceği kanaatinde olduğumuzu belirtmek isterim. İddianame sırasında ve Can Çelik beyanları var. Müsaadenizle onlara birazdan değineceğim; çünkü biraz daha farklı durumları var. anlattı biraz önce. Gülden Şık'ın, bildiği şirketlerin hak edişlerini getirdiğini, kahraman bir adam olduğunu, hepsini anlattı. Bunların, anlatımların doğruluğunu gösterir dosya içerisinde somutlaşmış bir tane belge yoktur. Şahısların yine söylüyorum, nasıl ifade verdiklerini hepimiz biliyoruz, hepimiz öğrendik süreçte. Cabir Taşçı, sayfalarca ifade, sayfalarca ifade... İki yerde okundu, son olarak bir cümlede daha ismi geçirilmiş. Şimdi biz hal böyleyken bu ifadelere gerçekten nasıl itibar göstereceğiz? Mete Maden; Mete Maden'in anlatımlarının doğruluğu noktasında, defalarca kez ifade verdiğini, değiştirdiğini anlatmama gerek yok. Ancak müvekkilin çok içerlediği, bizim de çok doğru bulmadığımız "Evet, her şey yapılmış burada insanların çıkabilmesi için" durumunu biz bunu diğer belediye dosyalarından çok açık olarak görüyoruz. İnsanlar şahsi sebeplerle birçok beyanlar verebiliyor. Ama artık bunun bir şeye gitmemeliydi, bir kadının namusuna uzanan bir sürece gitmemeliydi. Mete Maden'in beyanları ile ilgili olarak açıklama yapmayı dahi kendimize zul addediyoruz. ... “Her ay sonu, 'dan bana fatura kesmesi için liste, faturaya karşılık da resmi tedarik ödemesi listesi geldi. Artan parayla emlak bağlattı. , ’nın yönlendirdiği yerlere teslimini sağladı. Bu yerler genellikle Gümüşsuyu’ndaki Emlak Konut Ofisi, Esenyurt'taki ’nın ofisi, Akasya AVM’deki hisse senedi ofisi olurdu.” Yine somutlaşmış hiçbir şey yok. Ortada somut, her şeyi geçtim, baz yok. Hiçbir şey koflaştırılmamış. Yine ne yazık ki çıkar ilişkisi için verilmiş, müvekkilimin feda edildiği bir ifadeden bahsediyoruz. ... Müvekkil zaten tanımadığını, kendisiyle hiçbir ilişkisi olmadığını söyledi. Peki kim bu ? Biz ’nın doğrudan bir süreç içerisinde müvekkilime yönelik eylem içerisinde bir adı yokken, ben bunu 'nun ifadesinden hatırlıyorum. Kendisi "Serdar beni uyarırdı, Serdar bana şunu yapmamı söyledi" tarzında bir ifade vermişti, hatırlayacaksınız. Ve bu ifadeden de anlaşıldığı üzere, yani bir kurgunun yapıldığı, en başta bahsettiğimiz üzere bir şablon üzerinden sistemin oturtulduğu, insanların da çıkmak için bu şablonda, doğrultusunda ifade verdiklerini somut olduğu kanaatindeyiz. Hal böyleyken müvekkil hakkında sadece ve sadece beyan olduğu, beyanların da doğru olmadığının açık olduğunu değerlendiriyoruz.

Güldem Şık Müdafii

Beyan verenlerin tamamı bu. Müvekkil 18 eylemden sadece içeriğini okuduğum, toplamı 2,5 sayfa dahi yapmayan bu beyanlar yüzünden yargılanıyor. Şimdi bu bir iddianame değil. Bizim ceza mevzuatımız uyarınca, yine Yargıtay'ın birçok kararında açık olarak şunu söyler: Sanık neyle suçlandığını, suçu kime karşı işlediğini, hangi delilden sorumlu olduğunu açık olarak, tereddüde mahal vermeyecek şekilde anlamalıdır der. Burada o anlatımlardan hangi suçu işlediğimizi, hangi delilin olduğunu anlayabilen varsa rica ediyorum anlatsın. Bu noktada Eylem 79-106 yazan eylemleri açar mısınız? Şimdi burada açıklamak istediğimiz şu: 2,5 sayfa ifadeden bahsettik ya, toplamı bu. Müvekkille ilgili tamamı bu. Tamamı bu. Bu ifadelerde, mesela Alper'in ifadesinde, anlattım; hiçbir şey yok kendisiyle ilgili. Ona rağmen (sonradan vazgeçmişti hatırlayacaksınız anlatımlarından, "Yanlış hatırlamışım" demişti) birçok sayfa... Aşağı iner misiniz? 17 yerde geçirilmiş ve suç oluşturulmuş. Biraz daha aşağıya inin lütfen, o sayfa alttaki sayıları görmek için söylemiştim. Aşağı iner misiniz şu sayfadan? Bir tık daha. Evet. Şimdi burada bu anlattığım 2,5 sayfa, bu beyanlar bir yerde 17 kere, bir yerde 109 kere, bir yerde 30 kere, 31 kere, 31 kere, 16 kere açıklanarak iddianame oluşturulmuş. Şimdi bunları, şu 2,5 sayfayı 100 yerde yazınca bu iddianame olmuyor. Şimdi daha önemli olduğunu, hani bahsettik ya hep anlattık; yönlendirmeler var, bu ifadeler doğru değil, hep bahsettik. Daha da somutlaştıralım. , ifadesini açar mısınız? Şimdi ve 'in de müvekkille ilgili beyanları var; şimdi o kısmı anlatalım. Çünkü iddianamede müvekkile yönelik olarak eylemlerde bunlardan da bahsedilmiş. Tam olarak bir tık küçültebilirsek, tamamı görünme şansı varsa... Kalabilir. Şimdi bir şey dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum Sayın Başkan. Bu bizim oluşturduğumuz bir şey değil. Bu iddianame alıntısı. Bu iddianameden alındı. İddianamede ve 'in müvekkille ilgili olan beyanları, müvekkilin adının geçtiği kısımları tam olarak bunlar. Kopyalanmış, yapıştırılmış, ve 'in ifadeleri birebir aynı. Müvekkil de bunu biraz esprili bir dille "İkiz olduklarını düşünüyorum falan" demişti. Şimdi bu nasıl bir durumdur? Burak Çelik ve 'in ifadelerinin birebir kopyalanıp yapıştırıldığı bir iddianameyi biz nasıl somutlaştırarak savunma yapacağız? Bu bir hataysa, bu hatanın düzeltilmesi gerekir. Biz hata olmadığı kanaatindeyiz. 400 küsur sanığın olduğu bir yargılamadan sonuç beklemek çok mümkün değil. Karışıklıklar olmuştur ama bize bunlar iddianamede suçlama olarak geldi, önümüze konuldu. Birebir aynı; hatasına kadar, boşluğuna kadar birebir aynı. Şimdi bu beyanlara nasıl itibar edeceğiz? Şimdi bu şahıslar gelecek, muhtemelen yeni anlatımlarda bulunacaklar ama müvekkil tutuklu; bu beyanlardan kaynaklı. Hal böyleyken genel değerlendirmeler doğrultusunda müvekkilin sadece ve sadece tanık beyanlarıyla (düzeltiyorum, etkin pişmanlıktan yararlanan şahısların beyanlarıyla) tutuklu olduğu, hakkında iddianame düzenlendiğinin somutlaştığını değerlendiriyoruz. "Sorguda denememiş, oturmamış, anlaşılamamış ne iş yaptı" hususu vardı. Aşamalarda dinlenen birçok sanıkla, sorulan sorularla bu hususun netleştiği kanaatindeyiz. Suç unsurlarını tartışmak çok doğru olur mu emin değilim. Eylem olarak çok bir şey söyleyemiyoruz; eylemlerle ilgili doğrudan bağlantımız yok. Bunun de somutlaştığı kanaatindeyiz. Hatta şöyle hatalar yapılmış: Kendisinin SGK kayıtları ortada, başka bir firmada çalıştığı dönemlere ait birçok elemden de dava açılmış. İddianameyi nereden tutsak elimizde kalıyor ama biz suçluyoruz.

Güldem Şık Müdafii

Yine anlattılar; birçok eylem içerisinde müvekkilin hiçbir yerde bu işleri yapma yetkisi ve etkisi söz konusu değil. Barış Bey de böyle söyledi; "Benim yapamadığım yerde Gülden nasıl yapacak?" dedi. Kendisinin herhangi bir şekilde bir görevi yok, tanımı yok. Yaptığı iş de somutlaştı. Hal böyleyken biz müvekkilin atılı suçları işlemediğinin dosya içeriğinde artık sabit olduğu kanaatindeyiz. Yine anlattığı hususlardan birini biz biraz somutlaştıralım. anlatımlarında söyledi, ilk aşamadan beri çelişen beyanlarla biz de bunu anlatmaya çalışıyoruz. Söylediği bir ofis var; kendisinin kullandığı alan başka, kiraya verdiği alan var, arkadaşlarının kullandığı alan var. Çok açık olarak söylüyor. "Varsa parmak izi, lafın gereğini ben de sonuçlarına hazırım" diyor. Biz, müvekkilin artık tutukluluğuna son verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yine detaylarını anlattı, biz de anlattık. Süreklilik arz eden bir baskı süreciyle karşılaştı. Devamında çok ciddi sorunlar yaşadı. Sorunların, çocuğundan ayrılığının artık son bulması için biz, ilerleyen süreçte esasa yönelik yine savunmalarımızı yapacağız. Şu aşamada tahliyesine karar verilsin; takdir, yüce mahkemenizindir.

Güldem Şık Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.