Eylem 90
İBB Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler İhalesine Fesat Karıştırılması ve Usulsüz Alt İhalelerle Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2023/156970 İKN'li kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesi, suç örgütünün planı dahilinde, rekabeti engelleyecek şekilde düzenlenerek İBB iştiraki KÜLTÜR A.Ş.'ye adrese teslim verilmiştir. Savcılığın iddiasına göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden örgüt yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç ve Güldem Şık aracılığıyla tüm ihale sürecini organize etmiştir. İhale yetkilisi Tolga Volkan Aslan'ın ihaleye fesat karıştırdığı, KÜLTÜR A.Ş. yöneticileri Murat Abbas ve Doğan Hamit Doğruer'in ise dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği öne sürülmektedir. İddiaya göre, ana ihaleyi kazanan KÜLTÜR A.Ş., işi parçalara bölerek davet usulüyle, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Antre Tasarım, Creative Media, OMR Organizasyon gibi firmalara usulsüz alt ihaleler vermiştir. Bu firmaların da işleri daha düşük bedelle taşeronlara yaptırıp, sahte ve şişirilmiş faturalarla KÜLTÜR A.Ş.'den haksız kazanç elde ederek bunu örgüte aktardığı iddia edilmektedir. 20.03.2023 tarihli ana ihalenin bedeli 431.108.825,00 TL olup, örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara verilen alt ihalelerin toplam tutarının 77.976.375,00 TL olduğu belirtilmektedir. Bu hileli eylemler sonucunda 77.976.375,00 TL kamu zararı oluştuğu iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, çok sayıda tanık ve şüphelinin (Eyüp Subaşı, Gökhan Köseoğlu, Selman Narman, Murat Kapki vb.) itiraf niteliğindeki beyanlarına ve ele geçirilen dijital materyallere dayandırmaktadır.”
- ·Kılıç, 90 no'lu eylemde ihale komisyonunda yedek üye olarak yazıldığını, asıl üye olarak ihalede oy vermediğini ve işin icrasındaki kontrol teşkilatında da görev almadığını söyleyerek isminin eylemden silinmesini talep etmektedir.
- ·Bu eyleme konu olan Kültür Daire Başkanlığı ihalelerinin icrasının kendi müdürlüğünde değil Kültür Etkinlikler Müdürlüğü'nde olduğunu, dolayısıyla işin saha sorumluluğunun başka bir birime ait olduğunu açıklamaktadır.
- ·Kültür A.Ş. ve İBB Kontrol Teşkilatı ile Sayıştay denetimlerinin bu ihaleye dair eksik iş veya usulsüzlük bulgusu çıkarmadığını delil göstermektedir.
- ·Köseoğlu, kendisine atfedilen ihale yetkilisi unvanlarının hatalı olduğunu; hakediş şefi olarak ihaleler öncesinde, ihale sürecinde ve sözleşme aşamasında hiçbir görev, yetki veya imzasının bulunmadığını savunmaktadır.
- ·Bu eylem dahil 14 eylemin hiçbirinde ihale öncesinde ya da süresince firma yetkilileriyle irtibatının bulunmadığını; HTS kayıtlarında da bunu destekleyen iletişimin görülemeyeceğini belirtmektedir.
- ·Şık, etkinlik alanlarına tedarikçi/personel olarak girmenin zorluğunun huzurda zaten anlatıldığını, kendisinin de bu çevreye Barış Kılıç aracılığıyla yalnızca 'alanda işimize yarayabilirsiniz' düzeyinde dahil olduğunu, organizatörlük gibi bir konumunun hiç söz konusu olmadığını anlatıyor.
- ·Kültür A.Ş. ve daire başkanlıklarının üniversite mezuniyeti şartı koyduğunu, kendisinin de bu nedenle 2022'de üniversiteyi bitirdiğini, ancak tasarruf tedbirleri kapsamında personel alımı durduğu için kamuya girmesi mümkün olmadığını söylüyor.
- ·Yeşilyurt, 7.462.500 TL'lik podyum sözleşmesinde iki kez eksiltmeyle hakedişin yalnızca 1.307.245 TL'ye (yaklaşık %17), 12.126.750 TL'lik stant sözleşmesinde ise 744.923 TL'ye (yaklaşık %6) düştüğünü belirterek, iddia edilen kâr amaçlı örgüt üyeliğiyle bu denli düşük hakediş oranlarının matematiksel olarak bağdaşmadığını savunmuştur.
- ·Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Vedat Şahin, Kamil Taşçı, Duygu Fikirli ve Murat Abbas'ı isim vererek, bu kişilerin somut delil sunmadan soyut beyanla kendisini suçladığını, kestiği faturaların ve hakediş oranlarının bu iddiaları çürüttüğünü öne sürmüştür.
- ·Sanık, bu eylemde ihale komisyonunda yedek üye olarak yer aldığını, asıl üyenin yerine geçip bir karar oluşturmadığını, dolayısıyla komisyon kararının iradesine atfedilemeyeceğini vurgulamaktadır.
- ·Aleyhindeki ifadelerin sahipleri Deniz Dörtyol ve Eray Demir'in çelişkili ve tek belgeyle dahi desteklenmemiş beyanlar verdiğini, Vedat Şahin'in ise duruşmada önceki ifadelerinin geçerli olmadığını söyleyerek aleyhe beyanını geri çektiğini belirtmektedir.
- ·İşin asıl sahibinin Kültür A.Ş. olmadığını, ana ihaleyi açan İBB müdürlüklerinin kendi süreçlerini denetimden geçirdiğini, sahada birden fazla bağımsız denetim katmanı bulunduğunu vurgular.
- ·Savunma, ana ihaleleri hazırlayan 86 İBB bürokratından hiçbirinin sözde örgüt kolunda olmadığını ve 76'sının sanık bile olmadığını; bu ihaleleri organize etmesinin fiilen imkânsız olduğunu ileri sürüyor.
- ·Delil diye kullanılan beyanların büyük bölümünün konuyla ilgisiz olduğunu, muhammen bedel-teklif farkının iştirak kârı olarak kamuya döndüğünü ve 'örgüte müzahir firma' etiketinin nesnel kriterden yoksun olduğunu savunuyor.
- ·Aynı genel finansal savunmayı (piyasa marjı altında iş yapma, kamu zararına dair somut tespit bulunmaması) bu ihale için de tekrarlıyor.
- ·Gökhan Köseoğlu'nun "OMR yüksek bedelli ihale almak için kurulan, alt taşeronlardan toplanan faturalara %500-600 kâr eklenerek İBB'ye fatura kesen içi boş bir şirket" yönündeki beyanını doğrudan reddediyor; şirketin sermaye artışları ve LED ekran, karavan, araç gibi somut envanter yatırımlarıyla gerçek bir operasyonel kapasiteye sahip olduğunu, Köseoğlu ile hiçbir samimiyeti olmadığını ve Köseoğlu'nun kendi ifadesinde bunun bir "çıkarım" olduğunu itiraf ettiğini vurguluyor.
- ·Vedat Şahin'in OMR'yi "içi boş, taşeronlara düşük bedelle iş yaptırıp yüksek fatura kesen" bir şirket olarak tanımlayan beyanını, bu beyanın kendisi tarafından mahkemede yönlendirmeyle oluşturulduğu gerekçesiyle geri alındığını belirterek reddediyor.
- ·Duygu Fikirli'yi (Mimoza şirketi sahibi) sadece iş ilişkisi çerçevesinde bildiğini, şahsen tanımadığını belirtmiş; kendisine kesilen faturaların varlığını inkar etmemiş, sonunda 'kestim' diyerek kabul etmiştir. Deniz Dörtyol'un, Metin Bal'ın talimatıyla kesilen faturalar karşılığında Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Özge Bağdatlı'nın yönlendirdiği adreslere nakit teslimi yapıldığına dair beyanına ilişkin soruda ise Deniz Dörtyol'u hiç tanımadığını ve bu beyana açıklama getiremeyeceğini söylemiştir.
- ·Murat Ongun ile hiçbir telefon görüşmesi, yüz yüze karşılaşma ya da doğrudan/dolaylı talimat ilişkisi olmadığını, örgüt hiyerarşisi altında yer aldığı iddiasını kesin bir dille reddetmiştir.
- ·Barış Kılıç tarafından herhangi bir ihaleye veya iş alımına yönlendirildiğini ya da 'ille sizde kalacak' tarzında bir ayarlama yapıldığını reddetmiş, onunla yalnızca etkinlik alanlarında karşılaştıklarını belirtmiştir.
- ·Kültür A.Ş.'nin özel firmalara verdiği reklam/etkinlik işlerinin normal ticari faaliyet olduğunu, bu işler dolayısıyla devlete vergi ödendiğini ve dolayısıyla kamunun bir zararı olmadığını savunmuştur.