“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas ve diğer örgüt üyeleri, şirketin tedarikçisi olan şüpheli Kadir Gümüş'ten, birikmiş alacaklarının ödenmesi ve gelecekteki ihaleleri kazanması karşılığında rüşvet talep etmiş ve almıştır. İddiaya göre, şüpheli Ali Sukas rüşveti talep etmiş, şüpheli Hüsnü Yüksel Tunar paraları toplamış, Büyükçamlıca Fidancılık sahibi şüpheli Kadir Gümüş ise toplamda 37.500 ABD Doları rüşveti ödemiştir. Savcılık, şüpheliler Ekrem İmamoğlu'nu rüşvet alan, Ertan Yıldız, Fatih Keleş ve Ümit Polat'ı ise suça aracılık eden olarak suçlamaktadır. İddianameye göre Ali Sukas, alacakları biriken Kadir Gümüş'e ödemelerinin yapılması için 37.500 Dolar ödemesi gerektiğini söylemiş ve parayı Hüsnü Yüksel Tunar'a teslim etmesini istemiştir. Kadir Gümüş'ün, 2024 yılı içinde üç ayrı seferde (13.000, 10.000 ve 12.500 Dolar) parayı kapalı zarf içinde Tunar'ın Üsküdar Bulgurlu'daki ofisinde elden teslim ettiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu iştiraki olan Ağaç A.Ş.'nin bir gelir kapısı olarak kullanılması suretiyle kamu zararına yol açtığını ve İMAMOĞLU suç örgütüne finansman sağladığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, şüpheli Kadir Gümüş'ün ikrar içeren beyanlarına, bu beyanları doğruladığı iddia edilen MASAK raporlarına, HTS-baz kayıtlarına, diğer şüpheli ve gizli tanık ifadelerine dayanmaktadır. Kadir Gümüş'ün parayı zorla ödediği savunması savcılıkça reddedilmiş, ancak beyanları nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri talep edilmiştir.”
- ·Savunma, Kadir Gümüş ve bağlantılı firmaların da 2019 öncesinden beri Ağaç A.Ş. ile çalıştığını, dolayısıyla bu firma grubunun Ali Sukas döneminde oluşturulmuş özel bir rüşvet kanalı gibi gösterilemeyeceğini savunmaktadır. Böylece isnadın temelindeki 'göreve geldikten sonra kendi ağını kurdu' anlatısını istatistiksel bir karşı örnekle bozmaya çalışmaktadır.
- ·Ali Sukas ayrıca Ümit Polat’ın yahut başka kişilerin firmalardan para topladığı iddialarının kendi bilgisi ve talimatı dahilinde gerçekleşmediğini söylemektedir. Savunma, üçüncü kişilerin eylemlerinden otomatik biçimde sorumlu tutulamayacağını vurgulayarak doğrudan bağ unsurunu reddetmektedir.
- ·Savunma, Kadir Gümüş'ün anlatımının kendi içinde tutarsız olduğunu vurguluyor. Bir ifadesinde iki teslim ve toplam 25.000 dolar, başka bir ifadesinde üç teslim ve toplam 37.500 dolar anlattığını; hatta kutunun içinde ne olduğunu sanığın bildiğini bile söyleyemediğini belirterek bu beyanın güvenilir olmadığını savunuyor.
- ·Savunmaya göre MASAK verileri iddiayı doğrulamıyor, tersine daraltıyor. Belgede 2024 yılı içinde sadece 12.500 dolar ve 15.000 dolarlık iki çekim görüldüğü, bu paraların muhasebede 'Ortak Abdülkerim Baba'lara ödendi' şeklinde geçtiği, buna rağmen teslimin ne zaman ve nasıl yapıldığına dair promised banka dekontlarının halen dosyaya gelmediği söyleniyor.
- ·Savunma ayrıca Kadir Gümüş ile ilişkisinin gizli para trafiği değil, sektör içi olağan ticari temas olduğunu ileri sürüyor. Fidanlık ile ofis arasının 500 metre olduğunu, ihtiyaç oldukça gidip geldiğini ve bu nedenle sınırlı sayıdaki buluşmanın rüşvet teslimi diye sunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtiyor.
- ·Tunar, Kadir Gümüş'ün birbirinden farklı iki etkin pişmanlık ifadesindeki çelişkileri ayrıntılı biçimde aktarmaktadır: İlk ifadede iki ayrı ödeme (10.000 + 15.000 USD), ikinci ifadede ise üç ödeme (15.000 + 10.000 + 12.500 USD) geçmekte; toplam tutar ve sıralama değişmekte, görüşme sayısı da farklılık göstermektedir. Bu çelişkilerin, temel iddiayı taşıyan tek tanığın güvenilirliğini temelden zedelediğini savunmaktadır.
- ·Gümüş'ün kendi ifadesinde 'verilen kutunun içinde ne olduğunu bildiğini sanmıyorum' dediğini hatırlatan Tunar, bu beyanın kendi rüşvet bilincine ilişkin şüpheyi bile taşıdığını öne sürmektedir. Sektörden tanışık oldukları, ancak yakın dost olmadıklarını; fidanlıklarının birbirine 500 metre mesafede olduğunu ve kendi ofisine çay içmeye bile gelmemiş olan Gümüş'ün aniden bu kadar önemli bir rol yüklemesinin inandırıcılıktan yoksun olduğunu vurgulamaktadır.
- ·Tunar, MASAK raporunda tespit edilen iki USD çekiminin tarihleri olan 14.05.2024 ve 17.05.2024'te Gümüş'ün fidanlığında bulunduğunu söylediğini, oysa bu tarihlerde kendisine ait o bölge için hiçbir baz kaydının mevcut olmadığını ifade etmektedir. Ödeme iddialarının baz/HTS verileriyle örtüşmemesinin, somut delil bağlantısı kurulamayan bir suçlamaya dayandığını ortaya koyduğunu savunmaktadır.
- ·Savunma, Kadir Gümüş anlatısının tek başına yeterli olmadığını ve beyanın maddi delillerle örtüşmediğini söylemektedir. Kapalı zarfın içeriğinin müvekkil tarafından bilindiğine dair veri bulunmadığı, bu nedenle sırf teslim anlatısından rüşvet kastı ve teslim ilişkisi kurulamayacağı savunulmaktadır.
- ·Savunma, dosyada sözü edilen 2.500.000 TL'lik çekin rüşvet akışını kanıtlamadığını özellikle işlemektedir. Çekin sonradan vazgeçilerek geri alındığı, tanığın kendi hesabına koyduğu ve Ertan Yıldız'a ya da belediye yetkililerine gittiğini gösteren bir araştırma yapılmadığı belirtilerek isnadın maddi omurgasının eksik olduğu ileri sürülmektedir.
- ·Savunma, müvekkilin o dönemde kendi istihkak ve tahakkuk etmiş alacaklarını dahi tahsil edemediğini, bu hususun dilekçe eklerinde belgeli olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle başkası adına rüşvet parası toplayan kişi olduğu iddiasının hem ekonomik gerçeklikle hem de hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı savunulmaktadır.
- ·Savunma ayrıca gizli tanık Gürgen beyanında müvekkilin adının geçmediğini, MASAK raporunun da müvekkil aleyhine belirleyici bir bulgu içermediğini söylemektedir. İletişim kaydı ve fiziki takip yokluğunu da ekleyerek Kadir Gümüş anlatısının bağımsız delillerle desteklenmediği sonucuna ulaşmaktadır.
- ·Savunma, müvekkilin ticari faaliyet alanının sadece peyzaj işleri olduğunu ve aldığı ihalelerin büyük aktörlerin aldığı ihalelerle kıyaslanamayacak kadar sınırlı kaldığını belirtmektedir. Bu anlatımla, Tunar'ın büyük ve örgütlü bir rüşvet tahsil mekanizmasının önemli bir unsuru gibi sunulmasının isabetsiz olduğu ileri sürülmektedir.
- ·Savunma, müvekkilin adının başkaları tarafından kendi ceza durumlarını hafifletmek için verildiğini savunmaktadır. Metin, Tunar'ın buna karşı kendi lehine yalan bir suçlama üretmediğini vurgulayarak, aleyhe anlatımların fırsatçı ve tek taraflı olabileceğini ima etmektedir.
- ·Savunma, dosyada Tunar'ı somut biçimde suçla ilişkilendiren kamera kaydı, fiziki takip veya benzeri doğrudan maddi delil bulunmadığını söylemektedir. Gizli tanık ifadeleri ile MASAK raporlarında da müvekkilin yer almadığı belirtilerek bu isnadın da soyut ve yeterince doğrulanmamış olduğu savunulmaktadır.
- ·Tunar, Kadir Gümüş'ün kendi hakkındaki ifadesini doğrudan reddetmiştir: İki kişi arasındaki ilişkinin '15 yıllık tanışıklık' olmakla birlikte salt sektörel bir tanışıklık olduğunu, samimi bir dostluk ya da iş ortaklığı içerdiği iddiasını kesinlikle reddetmiştir.
- ·Tunar, Kadir Gümüş'ün 'son 5 yıldır görüşmedik' beyanı bulunmasına rağmen telefon kayıtlarının 850 görüşme gösterdiğini; buna karşın Ali Sukas ile 5 yılda yalnızca 310 görüşmesinin bulunduğunu vurgulayarak, kendisinin 'kasa' olduğu iddiasındaki tutarsızlığa dikkat çekmiştir.
- ·Baz istasyonu ortak konum verisine ilişkin olarak Tunar, ofisinin Kadir Gümüş'ün işyerine 500 metre mesafede bulunduğunu belirtmiş, benzin alırken dahi o bölgeden baz sinyali verdiğini söyleyerek ortak konum verisinin herhangi bir fiziksel buluşmayı kanıtlamadığını ileri sürmüştür.
- ·Tunar, Kadir Gümüş'ün kendi çalışanının Ağaç A.Ş. işlerini takip ettiğini beyan ettiğini ancak savcılığın bu çalışanı hiç sorgulamadığını vurgulayarak soruşturmanın eksikliğini öne sürmüş; 'Böyle bir şey varsa bile ben oraya yerleştirilmişim' diyerek tüm nitelendirmeyi kategorik olarak reddetmiştir.
- ·Kadir Gümüş'ün kendi beyanında Ümit Polat ile bir ortamda karşılaştığında bu sistemi sorduğu, müvekkilin 'evet böyle bir durum var ama ben bu işin içinde olmam' dediği açıkça yer almaktadır; bu beyan, savcılığın aleyhte delil saydığı ifadelerin aslında müvekkili exculpate ettiğini ortaya koymaktadır.
- ·Kadir Gümüş'ün Ali Sukas ile görüşerek rüşvet talep edildiğini ve ödeme yapıldığını aktardığı beyanında müvekkile doğrudan herhangi bir para teslim edildiğinden söz edilmemekte, aksine tüm talepler ve teslimler Ali Sukas üzerinden gerçekleştiği anlatılmaktadır. Savunma, bu beyanın müvekkil lehine değerlendirilmesinin ihmal edildiğini ve dosyada lehe olan hiçbir beyanın dikkate alınmadığını açıkça dile getirmiştir.