" ile fakülteden, aynı sınıftan arkadaş olduğunuzu söylediniz.
Hüsnü Yüksel Tunar Çapraz Sorgusu
Şöyle, ona bir detay, detay vermen lazım başkanım. Şöyle, aynı fakülteden mezunuz. Bu meslektaşlık adına bir yakınlık doğuruyor, doğru. Ama şeyde sanırım söyledim gene, bunların hepsi... Benim bu arada şey ifadelerimin hepsi teyit edilebilir savcılıkta verdiğim. 2017-18'lerde bir oda seçimi. İlk bizim Ali Bey'le temasımız. Yani fakültede mezunuz ama görüşen insanlar değiliz yani. Orada oda seçimlerinde bir listeye destek veriyordu kendisi hatırladığım kadarıyla. Ona destek için aramıştı. İlk temasımız böyledir yani. Ama piyasadan zaten ismen biliriz, görüşürüz ayrıca. İş ilişkisi dışında bir ilişkimiz yok. Bir sürü insanla vakitleri bilmem neleri filan... Bu arada iddianamede öyle bir algı oluşturuluyor ki ‘'la Hüsnü Bey arası iyi!’ Ya bunu ispatlayan ne var? Yani benim telefon görüşmelerime bakın. 5 yılda 310 küsur. Beni suçlayan insanları söyleyeyim mi size? İhsan Mengir, 900 küsur. , 850 kez. Önemli...
Beyanda bulunan 'le ortak baz bilgisi de iddianamede verilmiş. Siz 'İş yerimiz 500 metre' diye bahsettiniz ifadede.
"'le ilişkinizin boyutu ne?"
"'le şimdi o kendisi ifadesinde demiş ki '15 yıldır tanırım'. Ben 96'da mezun oldum sektöre başladım. Ben ilk bitkimi bile Gökçamlıca Fidancılık'tan aldım ilk bitkimi.”
Yani '15 yıldır tanırım' ama sektörden tanırım diyorsunuz…
Samimiyet o 15 yıl olmuyor başkanım yani. Ben 98'den beri tanıyorum sektörel ama bu tanışıklık sektörel tanışıklık, samimiyet değil yani. Sonra diyor ki '5 yıldır hiç görüşmedik'. Bu konuyu sormanız iyi oldu. Ali Bey'le ikisi İstanbul Ticaret Odası üye adayıydı. İkisi birlikte çalıştılar. O süreçte ikisi de benden ayrı ayrı destek istediler tanıdığım iş adamları hani peyzaj sektöründe 'Oda'da bize destek versin' diye. Benim o dönemde de Kadir Bey'le görüşmelerim var. O '5 yıldır hiç görüşmedik' ben zaten onun üzerinde durmanızı istiyorum sizin. Öyle bir şey yok ama samimi değil. O söylediği doğru."
"Telefon irtibatınız var?"
"Şimdi bu ifadesinde bu 0532 445 66 44 sizin kullanımız da değil mi? Oradan görüşmelerden bahsetmiş. Peki bu neden bu şekilde beyanda bulunuyor? Her sanığa soruyorum aynı şekilde de..."
"Elbette sorun şöyle: Benim tahminim var ama gerçeğini sadece Kadir Bey bilebilir. O dediğim gibi keşke burada olup gözlerinin içine bakıp sorsaydınız. E gelecek ben burada olacağım yani soracağım, evet. Tahminim var sadece gerçeğini o bilebilir. Şimdi bana savcı da sordu bir husumetiniz var mı? Ben dedim ki yok ama husumet bu beyan tek taraflıdır. Benim yok. Kendisinin bilemem ben var mı yok mu ya da içinde ne duygular taşıyor. Siz hiç anlamazsınız ama piyasada iş yapıyorsunuz, onun çok istediği bir ihaleyi almışsınızdır bilemem. Veya sevdiği bir insanı kırmışsınızdır bilemem. Bunları sadece şey olarak söylüyorum bu arada, benim bildiğim yok çünkü bir husumetimiz bir şeyimiz. Yok. Ama şöyle bir şey var, şimdi kendisi ifadesinde diyor ki Sayın Başkan: 'Ben diyor Ağaç A.Ş.'deki işleri takip etmem zaten çalışanlarım takip eder'. Be mübarek, yani madem çalışanlar takip ediyor, ben bunu iddia makamına böyle şeyler... 'Peki kim o çalışanım? O zaman biz onları sorgulayalım' niye dememişler? 'Bütün işlerimi o takip eder' diyor, cümle aynen bu. Bakın orada. Neden sorulmamış? Belki bu anlattığı şeyler doğru ve o insan yapıyor, ben değil. Hiç bu düşünülmemiş mi yani? Belki onu korudu. Çünkü bir şey mantığa aykırıysa orada bir duygu vardır. Arayı bulmak benim işim değil ama... Çek bedelleri dediniz hesabından para çıkmadı yani... Tabii ki tabii ki... Ben bunlara ilişkin evrakları sunacağım. Evet evet kesinlikle orası önemli çünkü, önemli. Beni en çok rahatsız eden şeylerden birisi o."
"Şunu bir açar mısınız orayı tam sezinleyemedim, bu ihale tarihiyle bu... Tarih arasındaki bağlantıdan bahsettiniz yani orayı bir tekrar anlatın bize."
"Onun için de ayrıca teşekkür ederim çünkü en önemli çıkış noktası orası. Dikkatle dinlediğinizi gösteriyor. Şimdi İhsan Mengir diyor ki -hepsi de da- 'Biz bu parayı diyor 54 milyonluk torf ihalesi için talep edildi bizden ve biz bunun için verdik' diyor. Ve Dinçer Kansu'nun ifadesi aynen şu kelimesi kelimesine: 'İhale bittikten sonra bizi aradı ve bu parayı talep etti' diyor. İhale tarihi 25 Haziran 2024. Bahsettiği tarih ise 14 Haziran . Evet. Yani bunun olması mümkün değil. Bir detay daha var orada. görevde değilmiş ben sonradan öğreniyorum."
"Zaten hiç tanımadığınızı beyan ettiniz Ertan Bey'i."
"Yahu hiç tanımıyorum da yani hani bunu şunun için söylüyorum, ben sanki bir hikaye var... Bakın bu arada ben şunu hiç söylemedim, hem soruşturma aşamasında hem şimdi de dikkatle konuşuyorum: 'Ben bu olaylar olmuştur, olmamıştır, verilmiştir, verilmemiştir' asla böyle bir beyanım yok. .. Olmasa da mümkün değil, haberim yok yani. Nasıl diyeyim ki oldu, olmadı, yaşandı, yaşanmadı. Ben şunu söylüyorum; böyle bir şey varsa bile ben oraya yerleştirilmişim benim ne alakam var diyorum."
Hüsnü Bey, iddianameden gördünüz. Buradaki ciro herhalde size ait. İmza da size ait. Benim sorum şu: 25.09.2025 tarihindeki ilk ifadenizde; İhsan Mengir ve 'ı tanımadığınızı net bir şekilde beyan etmişsiniz. İlk savcılık beyanınızda. Şimdi ise aranızda ticaret olduğundan bahsediyorsunuz.
Soru olsun diye düzeltiyorum. Kusura bakmayın yani, İhsan Bey'i tanıyorum. Yücel’i tanımıyorum diyorum.
Tamam. Şimdi gayrimenkul ticareti yaptığınızı iddia ettiğiniz kişileri ilk aşamada tanımadığınızı niye beyan ettiniz?
Gayrimenkul ticaretini İhsan ile yaptım ben. Tanımıyorum değil, İhsan Bey’i tanıyorum diyorum; bakın orada takıldınız hala.
Tamam, daha sonra durum nasıl gelişti. O çekin akıbeti, paranın hesaba yatırılması sonuç itibarıyla... Daha sonra para iadesi oldu mu?
Tamam. Verilen bu çekle ilgili bir sözleşme veya noter kaydı var mı? Sözlü mü tamamen?
'Sözlü' deyip geçmeyelim. Ben reelde bir daire almıştım. Reelde satın aldığım bir daire zaten var. Bu, ikincisi içindi.
Konuştuk. Tam yerini söyleyeyim; Tepeüstü’nde yeni inşaatlarda, bana zaten bir daire vermişti. 'Oradan bir tane daha alır mısın?' diye sordu. Ben de o an durumumun müsait olmadığını söyledim. vazgeçebilme şartıyla kabul ettim.
Yani parayı elden verdiniz, doğru mu? Bununla ilgili bir sözleşme, noter kaydı vesaire...
Anladım. Tamam, sorum buydu. Teşekkürler. Sanıklardan sorusu olan var mıdır?"
Evet var mı sanıklardan sorusu? Sanık müdafilerinden sorunuz var mıdır? Evet avukat hanıma bir söz hakkı verelim.
müdafi avukatı . AĞAÇ A.Ş. Genel Müdürü ile arkadaş olmanız sebebiyle soruyorum.
Doğru değil efendim? Arkadaş doğru değil. Kendisi benden 10 yaş büyük.
Tamam. Arkadaş, dost, artık fakülteden arkadaşınız yani biraz önce kendiniz söylediğiniz için. 'la alakalı şirkette rüşvet alındığına ilişkin herhangi bir söyleminiz oldu mu? Bir duyumunuz var mı?
B aşkasının değil. İhsan beylerle altlı üstlü bir dönem ofis kullandıklarını biliyorum ben.
Sizinle birlikte bir ofis kullanma gibi bir durumu söz konusu mu?
Şöyle; hani ben diyorum burada bir şey var. Buraya ben yerleştirilmişim gibi diye. Çok önemli bir şeyi var orada Sayın Başkan. Ben bunu atladım. ‘Kendisinin’ diyor, ‘’la önceden ortak iş yaptığını biliyorum’ diyor insanlar. Kendisi geldiğinde lütfen hani not edilecek kadar önemli bu. Çünkü burada bir yansıtma yapıyor. Ne ortak işi yapmışım ben ’la. Açıklasın.
Hüsnü Bey, şimdi bu alt üst ofis kullanma yanlış anlaşılabilecek bir şey. AĞAÇ A.Ş. Genel Müdürü olduktan sonra mı kullandı? Yoksa eski ticari hayatında ofis komşuları mıydı? Bunu bir açar mısınız?
Çok önce. Bu arada bu benimkisi sadece bilgi. Ben kendim görmüş gitmiş değilim. Gölgeye dayalı tabii duyum olarak. Özel ticari hayatı döneminde.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.