“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, şüpheli Seyfet Taştan'a ait Uskumru ve Mürdüm Kebap isimli restoranlardaki imara aykırı ve kaçak yapılara göz yumma karşılığında rüşvet aldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgütün Boğaziçi imar işlerinden sorumlu üyesi Yakup Öner, 2024 yerel seçimleri öncesinde Seyfet Taştan'ı çağırarak, kaçak yapılara işlem yapılmaması karşılığında başlangıçta 10.000 adet 1.000 TL'lik, pazarlık sonucu ise 10.000 adet 500 TL'lik hediye çeki talep etmiştir. Bu talebin ardından Seyfet Taştan'ın, 22 Mart 2024 tarihinde A-101 firmasından 4.583.750 TL değerinde hediye çeki satın aldığı ve bu çekleri İBB'den geldiklerini söyleyen kişilere teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş'in bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun da iştirak ettiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, gizli tanık 'Zeytin' ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheliler Yakup Öner ve Süleyman Atik'in beyanlarına, şüpheli Seyfet Taştan'ın sunduğu faturaya, ÇŞİDB raporlarına ve HTS-Baz analizlerine dayandırılmaktadır. Savcılık, şüphelilerin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220/5 (Örgüt Yöneticiliği) maddeleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmektedir.”
- ·Karaoğlu, Uskumru yapısının 2009'da, Mürdüm'ün ise 2018'de yani kendi göreve gelmesinden çok önce kaçak tespit edilerek yapı tatil tutanağı ve yıkım kararlarına bağlandığını; kendi döneminde de 10 Mart 2023, 6 Şubat 2024 ve 29 Mart 2024'te olmak üzere defalarca yıkıma gidildiğini, hediye çeklerinin fatura tarihinden (22 Mart 2024) yalnızca yedi gün sonra dahi yıkıma çıkıldığını gösterir.
- ·Gizli tanık Zeytin'in iddialarının tamamen uydurma ve gerçek dışı olduğunu, aynı tanığın Oligark eyleminde de maddi gerçekle uyuşmayan beyanlar verdiğini; Süleyman Atik'in ifadesinin doğrudan bilgiye değil duyuma ve dedikoduya dayandığını belirterek bu beyanların delil değeri taşımadığını savunur.
- ·Hediye kartlarının kim tarafından, hangi amaçla, hangi şekilde harcandığının hiç araştırılmadığını, savcılığın varsayım üzerine 'kesin rüşvettir' sonucuna vardığını ve dört kişiye iştirak halinde teslim edildiği iddiasının dayanaksız olduğunu ortaya koyar.