Eylem 72
İstanbul Geneli 44 Lokasyon Parapet, Pano ve Billboard Reklam İhalesinde Usulsüzlük ve Kamu Zararı İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul genelindeki 44 lokasyonda bulunan parapet, pano ve billboard tipi reklam alanlarının işletmeye verilmesi ihalesine fesat karıştırarak ve sonrasında yapılan alt ihalelerle kamuyu zarara uğratarak dolandırıcılık suçu işlemişlerdir. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticiler Murat Ongun ile Fatih Keleş'in talimatlarıyla, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer, Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Gürkan Akgün, Ramazan Gülten ve Can Akın Çağlar ihaleyi organize etmiş, İnova Reklam (İnan Boztaş), 3K Organizasyon (Rauf Cem Istıranca) ve Matador İletişim (Kerem Pınar Dal, Serkan Öztürk) gibi firmalar ise usulsüz alt ihaleleri alarak suçun parçası olmuşlardır. İddianameye göre, İBB tarafından düzenlenen ana ihaleye rekabeti engelleyici ağır mali ve teknik şartlar konularak sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'nin katılması sağlanmıştır. Kültür A.Ş. ihaleyi aldıktan sonra, bu ağır şartların hiçbirini aramadan işi kısımlara bölerek davet usulüyle, önceden belirlenmiş ve örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara alt ihale yoluyla vermiştir. İddiaya göre, 2023 yılında gerçekleşen olayda, İBB tarafından yıllık muhammen bedeli 25.000.000 TL olarak belirlenen ana ihale, 26.000.000 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verilmiş; Kültür A.Ş. ise daha sonra toplam 29.417.014,75 TL değerindeki işin 12.601.013,00 TL'lik kısmını usulsüz alt ihalelerle İnova Reklam, 3K Organizasyon ve Matador İletişim firmalarına vermiştir. Savcılığa göre, bu eylemler sonucunda 12.601.013,00 TL tutarında kamu zararı oluşmuştur. Şüpheliler hakkında TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) maddesi de sevk edilmiştir. İddianame, bu suçlamaları bilirkişi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları ve bazı şüphelilerin ikrar niteliğindeki ifadelerine dayandırmaktadır.”
- ·Rauf Cem Istranca ifadesinde belirtildiği üzere bu ihaledeki 40 alan için 20 firma davet edilmiş ve tekliflerin tamamı Kültür AŞ binasında, tüm firmaların ve yetkililerin gözü önünde kapalı zarfların açılmasıyla değerlendirilmiştir. 20 firmayla rekabet ortamı kurmak fesat değil şeffaflıktır.
- ·Alt ihalede kimin kazanacağı önceden belirlenmiş olsaydı şirketimizin 20 ayrı firmayla görüşme zahmetine girmesinin bir mantığı olmazdı. Ömür Yılmaz da 2024 ve 2025 yıllarında Kültür AŞ'nin hiçbir ihalesini kazanamadığını söyleyerek sürekli aynı firmaya iş verildiği iddiasını çürütüyor.
- ·İhale tarihinde sanık Genel Sekreter Yardımcısı kadrosundadır; ihale onay belgesinde imzası, ihale encümeninde katılımı ve ihaleye çıkış kararında varlığı bulunmamaktadır.
- ·Bilirkişi raporu 'ihale onay belgesini imzalayan' niteliklemesini hatalı biçimde sanığa atfetmiş; aynı iddianamede iki sayfa arayla yer alan görevliler cetveli bu eylemde sanığın yer almadığını göstermektedir, dolayısıyla isnat fiilî bir dayanaktan yoksundur.
- ·Bu ihale de eylem 70 ve 71 ile aynı kalıpta düzenlendiği için yeterlilik kriterleri ve muhammen bedel hesabı genel savunmadaki açıklamaların kapsamı içindedir.
- ·Aynı 2886 sayılı Kanun çerçevesi, aynı Kıymet Takdir Komisyonu süreci ve aynı emsal güncellemesi uygulandığı için ihaleye özgü bir fesat eylemi bulunmamaktadır.
- ·Sanık, eylem 72'den cezalandırılma talebine karşı, 3K şirketi lehine ihale öncesi veya sonrası usulsüz bir talebi, görüşmesi ya da menfaat sağlama girişimi olmadığını söylüyor.
- ·Serkan Öztürk ile yapılan görüşmelerin ihale tamamlandıktan sonra yalnızca teknik üretim (pano/panel) konularına ilişkin olduğunu belirtiyor.
- ·Savunma, reklam ana ihalelerinin İBB Encümeni'nce yapıldığını ve 31 kişilik heyetten yalnızca Kağan Sürmegöz ile örgütsel bağ kurulduğunu; bir basın danışmanının bu heyeti manipüle etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunuyor.
- ·Bilirkişi raporunun asıl işaret ettiği İlbak ailesinin sanık olmamasıyla 16 reklam ihalesi dosyasının çöktüğünü; kullanılan davet usulünün yasal olduğunu ve önceki dönemde de aynı yöntemin uygulandığını ileri sürüyor.
- ·Şartnamedeki yeterlik kriterlerini ve muhammen bedeli ben belirlemedim; encümen üyesi olarak yalnızca ihale dosyasının usulüne uygun sonuçlandırılmasından sorumluyum. Alt kiralama sürecindeki tasarruf Kültür A.Ş. yönetiminin yetki alanındadır, encümen komisyon üyesinin müdahale alanı değildir.
- ·İddianame, fiili katılım ortaya koyacak somut bir delil sunmadan görev unvanım üzerinden suç kurmuştur; oysa kamu görevlisinin hukuka uygun şekilde imza atması suç değil, görevin ifasıdır.
- ·Şüpheli, 3K Organizasyon'daki rolünün ihale/sözleşme süreçleriyle değil, sahada reklam alanı tespiti ve üretim/montaj operasyonlarıyla sınırlı olduğunu; şirketteki hisselerin de fiilen kendisine değil eşine ait olduğunu tekrar vurgulamıştır.
- ·Cem İstranca'nın 27.05.2025 tarihli ifadesinde ihale ve tahsis sürecini bizzat kendisinin yürüttüğünü belirttiğini, bu sürece dair kendi adının geçmediğini; İstranca'nın sonraki 19.06.2025 tarihli ifadesinin -aynı gün Umut Şenol'un da benzer içerikli bir ifade vermesinin 'tesadüf olamayacağını' belirterek- gerçek dışı olduğunu iddia etmiştir.
- ·Bu ihaleyle ilgili hiçbir sözleşme, fatura veya görüşmede taraf olmadığını, savcılık ifadelerinin hiçbirinde bu eylemle ilgili kendisine soru sorulmadığını belirtmiştir.
- ·Serkan Öztürk, İnan Güney ile arasındaki 6 yıllık telefon görüşme sayısının (100 kez) cenaze, düğün, doğum günü, bayram gibi kişisel/partili dostluk vesileleriyle açıklanabileceğini, bunun ticari ortaklığın kanıtı olamayacağını söylüyor.
- ·Aynı HTS/baz mesafe argümanını (3K-Beltaş-Rauf Cem'in evi arası 42-600 metre) bu ihale için de tekrarlayarak, baz kesişmesinin aynı coğrafyayı kullanmanın doğal sonucu olduğunu, eylem 70, 72, 117 ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını açıkça ifade ediyor.
- ·3K'dan elde ettiği gelirin (hisse devri + danışmanlık) emeğinin karşılığı olduğunu, kendisinin veya firmasının aldığı işlerin İnan Güney'e herhangi bir menfaat aktarımı içermediğini tekrarlıyor.
- ·3K Organizasyon ile gizli ortaklık iddiasının, Rauf Cem Istranca ile sıfır telefon görüşmesi kaydıyla çeliştiğini, gizli bir ortaklığın hiçbir iletişim izi bırakmamasının mantıksız olduğunu savunmaktadır.
- ·Baz istasyonu ortaklığının (aynı 2 km'lik coğrafi alanda iş/ikamet nedeniyle) fiziki birliktelik göstergesi olmadığını, kafedeki ortak Wi-Fi benzetmesiyle açıklamaktadır.
- ·Dolandırıcılık suçunun hile, aldatma, menfaat ve kamu zararı unsurlarının kendisi bakımından hiçbirinin somutlaştırılmadığını; kimi, hangi tarihte, hangi işlemle aldattığının belirtilmediğini ileri sürmektedir.
- ·İfadesi alınan yüzlerce kişiden hiçbirinin kendisiyle 3K arasında gizli/açık bir ortaklık veya yardım ilişkisi olduğuna dair beyanda bulunmadığını vurgulamaktadır.
- ·Kapki, eylem 72'ye dair İnan Güney'in sorusuna Büyükşehir'de herhangi bir birim için pano talebinde bulunmadığını, bu ihaleler hakkında bilgi ve görgüsünün olmadığını açıkça reddetmektedir.
- ·İnan Güney hakkındaki ifadesinin yönlendirme ürünü olduğunu, bu ifadeye dayalı tüm bağlantıların çöktüğünü savunmakta; örgüt üyeliği iddiasının kendisi ve İmamoğlu arasındaki ticari ilişki yokluğuyla da çürütüldüğünü ima etmektedir.