“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 yılı kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesini (2023/1318097), rekabeti engelleyecek şekilde düzenleyerek İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye vermiş, ardından bu ihaleyi parçalara bölerek suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle dağıtarak 225.033.125 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Barış Kılıç aracılığıyla ihaleleri organize etmiştir. Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal'ın muvazaalı ihale süreçlerini yürüttüğü, Güldem Şık'ın ise taşeron firmaları yönlendirip sahte faturalarla kamu kaynağını örgüte aktardığı iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale kasıtlı olarak Kültür A.Ş.'ye verildikten sonra, işler 18 parçaya bölünerek davet usulüyle örgüte müzahir firmalara paslanmıştır. Güldem Şık'ın koordinasyonuyla, bu firmaların taşeronları aracılığıyla yapılan işlerin hacmi sahte faturalarla şişirilmiş ve Kültür A.Ş.'den haksız yere para çıkışı sağlanarak bu paralar "SİSTEM" adı verilen yapıya aktarılmıştır. İddianamede, 10.01.2024 tarihli ana ihalenin 934.447.750 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verildiği, sonrasında 346.126.875 TL'lik işin 18 alt ihaleye bölündüğü ve bunun 225.033.125 TL'lik kısmının Adgreat Digital Medya, Creative Media Reklam, Antre Tasarım gibi firmalara verildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu hileli eylemler sonucunda 225.033.125,00 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, suçlamalarını bilirkişi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
- ·Sanık, iddianamedeki beş unvanın gerçeği yansıtmadığını, sadece hakediş şefi olduğunu ve bu süreçlerde imzasının bulunmadığını yineler.
- ·Alt yüklenici ihalelerine katılan firma yetkilileriyle ne ihale öncesinde ne sırasında HTS irtibatı bulunmadığını ileri sürer.
- ·Deniz Dörtyol'un ifadesinin yöneltilmediğini, ifadenin Eray Demir ile danışıklı (5 firma birlikte savcılığa giderek müştekiyiz demiş, sonra tanık sıfatı almışlar) verildiğini ve dolayısıyla güvenilir olmadığını söyler.
- ·Müvekkilin söz konusu ihalede hiçbir görev, yetki veya sorumluluğu bulunmamakta, ihaleyi parçalara ayıran kişi değildir ve hiçbir belgede imzası yoktur. Müvekkile 'satın alma müdür vekili, satın alma ihale şefi, ihale şefi ve müdür vekili' sıfatlarının atfedilmesi bilirkişi raporundaki maddi hataların devamıdır.
- ·Deniz Dörtyol ve Eren Gezgin'in beyanları bu eylemi kastederek değil genel mahiyette verilmiş olup çelişkilidir; Deniz Dörtyol Emrah Bağdatlı ile yakın arkadaş olup talimatlarıyla beş paravan firma kuran biri olarak ihale bilgilerini Emrah Bağdatlı'dan alacak konumdadır, müvekkilden değil. HTS raporunda Dörtyol ile Bağdatlı arasında yüzlerce irtibat varken, Dörtyol ile müvekkil arasında bu ihale dönemi öncesi ve sonrasında hiçbir HTS veya baz irtibatı bulunmamaktadır.