Eylem 81
İBB 2024 Yılı Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler İhalesine Fesat Karıştırılması ve Usulsüz Alt İhalelerle Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 yılı kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesini (2023/1318097), rekabeti engelleyecek şekilde düzenleyerek İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye vermiş, ardından bu ihaleyi parçalara bölerek suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilen firmalara usulsüz alt ihalelerle dağıtarak 225.033.125 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Barış Kılıç aracılığıyla ihaleleri organize etmiştir. Gökhan Köseoğlu ve Metin Bal'ın muvazaalı ihale süreçlerini yürüttüğü, Güldem Şık'ın ise taşeron firmaları yönlendirip sahte faturalarla kamu kaynağını örgüte aktardığı iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihale kasıtlı olarak Kültür A.Ş.'ye verildikten sonra, işler 18 parçaya bölünerek davet usulüyle örgüte müzahir firmalara paslanmıştır. Güldem Şık'ın koordinasyonuyla, bu firmaların taşeronları aracılığıyla yapılan işlerin hacmi sahte faturalarla şişirilmiş ve Kültür A.Ş.'den haksız yere para çıkışı sağlanarak bu paralar "SİSTEM" adı verilen yapıya aktarılmıştır. İddianamede, 10.01.2024 tarihli ana ihalenin 934.447.750 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verildiği, sonrasında 346.126.875 TL'lik işin 18 alt ihaleye bölündüğü ve bunun 225.033.125 TL'lik kısmının Adgreat Digital Medya, Creative Media Reklam, Antre Tasarım gibi firmalara verildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu hileli eylemler sonucunda 225.033.125,00 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme) delaletiyle cezalandırma talep edilmektedir. İddianame, suçlamalarını bilirkişi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
- ·Kılıç, bu eylemde komisyonda yedek üye olarak yazıldığını, ihalenin asıl yürütülmesine ve icrasına katılmadığını; yedek üyenin yalnızca asıl üyenin yokluğunda devreye girdiğini açıklayarak isminin eylemden silinmesini talep etmektedir.
- ·Aynı şekilde alt yüklenici davet listesi, evrak teslimi ve fiyat müzakeresi süreçlerinde yer almadığını, bu evrakların tamamının 9-10 Mart operasyonu öncesinde Kültür A.Ş. tarafından emniyete teslim edildiğini bildirmektedir.
- ·Kültür A.Ş.'nin 20 yılı aşkın süredir aynı istisna usulüyle alt yüklenici sözleşmesi yaptığını, 2019 sonrası yeni bir prosedür uygulanıyormuş gibi gösterilmesinin gerçek dışı olduğunu ileri sürmektedir.
- ·Köseoğlu, kendisine atfedilen ihale yetkilisi unvanlarının hatalı olduğunu; hakediş şefi olarak ihaleler öncesinde, ihale sürecinde ve sözleşme aşamasında hiçbir görev, yetki veya imzasının bulunmadığını savunmaktadır.
- ·Bu eylem dahil 14 eylemin hiçbirinde ihale öncesinde ya da süresince firma yetkilileriyle irtibatının bulunmadığını; HTS kayıtlarında da bunu destekleyen iletişimin görülemeyeceğini belirtmektedir.
- ·Şık, 2024 itibarıyla zaten kamu hevesinden vazgeçip kendi ofisinde özel sektör/finans danışmanlığı yaptığını, deprem ve pandemi sonrası tedarikçi ortamının kalmadığını anlatarak fiili imkânsızlığı öne çıkarıyor.
- ·Etkin pişman ifadelerinde 'Güldem para istedi, aldı, verdi' diyen tek bir cümle bulunmadığını, sadece 'tahminen muhasebecisidir' ve 'fiyat aldı' türü ifadelerin bulunduğunu söylüyor; bu ifadelerin nitelikli dolandırıcılık iddiasının maddi unsurunu karşılamadığını savunuyor.
- ·Yeşilyurt, 17.902.000 TL'lik dekor-tefrişat sözleşmesinde 12.727.660 TL'lik iş eksilişi tebliğ edildiğini, sonunda yalnızca 5.174.340 TL'lik iş yaptırıldığını; ikinci 17.037.500 TL'lik stant sözleşmesinde de iki kez eksiltme sonucu son ödemenin yalnızca 2.460.320 TL'ye düştüğünü belirterek iddia edilen kamu zararının tam tersine kendi zararına işlediğini savunmuştur.
- ·İş eksilişlerinin fatura kesilmemiş, yapılmamış işler olduğunu; bilirkişi raporlarının bu eksiltmeleri sanki iş yapılmış gibi yansıttığını iddia ederek raporun hatalı yorumlandığını öne sürmüştür.
- ·Sanık, 2024 yılı eylemine ilişkin temel beyanların sahibi Deniz Dörtyol ve Eray Demir'i ancak 2024 yılında ve sadece iş gereği tanıdığını, ifadelerinde geçen 'ihale fiyatları dosyası', 'fatura listesi', 'tedarikçi ödemeleri' ve 'artan para' gibi anlatımların somut belge, yazışma veya banka hareketiyle desteklenmediğini öne sürmektedir.
- ·Bu eylemde sorumlu tutulduğu komisyonlarda yedek üye olduğunu, asıl üye yerine geçip oy kullanmadığını, satın alma talep formundaki sıralı imzalardan birinin teknik kontrol amacıyla atıldığını ve fiyat/tutar bilgisi içermediğini açıklamaktadır.
- ·Deniz Dörtyol'un tutukluluğu sonrası dahi iş yapmaya, hak ediş almaya ve ihalelere katılmaya devam ettiğini, ifadelerin Muhittin Palazoğlu'nun etkin pişmanlık üzerinden tahliyesini sağlamak amacıyla kurgulandığını ileri sürmektedir.
- ·Bu ihalede İBB personelinin belirlediği 985,9 milyon TL'lik yaklaşık maliyete karşı Kültür A.Ş.'nin 934 milyon TL ile daha düşük teklif verdiğini ve ihaleden %24 kâr ettiğini; bedeli hesaplayanların sanık olmadığını, kâr iştirak kasasına girdiğine göre kamu zararının nerede olduğunu soruyor.
- ·Ana ihaleleri hazırlayan 86 bürokratla hiçbir örgütsel bağının kurulamadığını, delil olarak kullanılan beyanların çoğunun konuyla ilgisiz açık hava reklamcılarına ait olduğunu belirtiyor.