“İddianameye göre, şüpheliler Şişli'deki Medicana Hastanesi'nin ruhsat işlemleri için gerekli uygunluk belgesini vermek karşılığında rüşvet talep etmiş ve almışlardır. İddiaya göre, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah ŞAHAN ve Belediye Başkan Yardımcısı İlker ÇELEBİ, rüşvet görüşmelerini yürütmesi için belediyede resmi bir görevi olmayan Adem ALTINTAŞ'ı yönlendirmiştir. Medicana yöneticileri Hüseyin BOZKURT ve Fatih Mehmet BOZKURT'un rüşveti veren taraf olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU ise olaya müdahale etmeyerek ve şikayetçileri ilçe belediyesine yönlendirerek sürece zemin hazırlamıştır. İddiaya göre, Adem ALTINTAŞ'ın ilk olarak 8 milyon dolar değerinde bir kültür merkezi ve çöp kamyonları talep ettiği, daha sonra bu talebin 4 milyon dolar belediyeye resmi bağış ve 4 milyon dolar kendisine elden nakit ödeme olarak değiştirildiği belirtilmektedir. 05.06.2024 tarihinde Medicana tarafından Şişli Belediyesi'ne 4.000.000 dolar bağış yapıldığı ve aynı gün Adem ALTINTAŞ'a 4.000.000 dolar elden teslim edildiği, bunun üzerine aynı gün hastane için uygunluk yazısının verildiği iddia edilmektedir. Savcılık, rüşveti veren şüphelilerin icbar altında oldukları yönündeki beyanlarını kabul etmeyerek eylemi rızaen rüşvet verme olarak değerlendirmiş ve şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep etmiştir. İddialar, temel olarak rüşveti veren şüphelilerin ifadelerine ve sunulan bağış dekontuna dayanmaktadır.”
- ·Şahan, söz konusu yapının hastaneye dönüşümünün esasen Çevre, Şehircilik ve Sağlık bakanlıkları arasında iki buçuk yıl yürüyen bir süreç olduğunu, belediyenin yetkisinin ise ancak sınırlı bir teknik inceleme düzeyinde bulunduğunu söylüyor. Bu nedenle savunma, belediyenin süreç üzerinde rüşvet doğuracak ölçüde belirleyici ve keyfi bir geciktirme gücü bulunduğu varsayımını reddediyor.
- ·Savunma, 5 Haziran'daki 4 milyon dolarlık ödemenin makbuzlu ve açık bir belediye bağışı olduğunu, 24 Haziran'da verilen yazının da son derece rutin bir teknik cevap niteliği taşıdığını belirtiyor. Yazının sonunda özel hastane ruhsatlandırmasının Sağlık Bakanlığı'nın yetki alanında bırakıldığını vurgulayarak, bağışın gizli menfaat değil şeffaf ve kayıtlı bir işlem olduğunu savunuyor.
- ·Şahan, Medicana'nın ofis olarak ruhsatlandırılmış bir yapıyı hastaneye dönüştürme sürecinin tamamının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yürüdüğünü, Şişli Belediyesi'nin bu iki buçuk yıllık süreçte hiçbir resmî rolü bulunmadığını aktarır; dosyada tek bir belediye evrakı yer almamaktadır. Göreve geldikten sonraki iki buçuk aylık teknik inceleme, binada kolon kesimi olup olmadığını denetlemekten ibarettir.
- ·Medicana Grubu'nun belediyeye yaptığı 5 Haziran tarihli bağış resmi makbuzla kaydedilmiş ve kamuoyuna açık biçimde gerçekleştirilmiştir; belediye bu parayla DMO kanalıyla çöp kamyonu satın almış, KDV muafiyeti Hazine Bakanlığı'ndan yazılı olarak alınmıştır. Şahan, en ufak bir şeffaflık ihlalinde dahi üzerinde onlarca müfettiş ve bilirkişi olduğunu hatırlatarak gizli bir rüşvetin kurumsal olarak imkânsız olduğunu vurgular.
- ·24 Haziran tarihli yazı; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın izin verdiğini, İtfaiye'nin onay verdiğini, ruhsatlandırmanın Sağlık Bakanlığı'nın yetki alanında olduğunu belirten rutin teknik bir yanıttır. Başkan Yardımcısı tarafından kaleme alınan bu yazının herhangi bir bürokrat tarafından okunduğunda standart bir idari cevap olduğu derhal anlaşılır.
- ·Şahan, söz konusu 160 milyon TL'nin (yaklaşık 4 milyon dolar) kendi isimleriyle ve şeffaf bir şekilde belediyeye bağış olarak yatırıldığını doğrulayarak bunun usulsüz bir işlem olmadığını savunmuş; resmi bağış kanalının açıklığına dikkat çekmiştir.
- ·Şahan, başka kişilerin kendi aralarında yaptığı danışmanlık anlaşmalarından haberdar olmasının mümkün olmadığını ve bu tür özel düzenlemelerin kendisiyle doğrudan ilgisi bulunmadığını açık biçimde ifade etmiştir.
- ·Mahkeme Başkanı'nın aktardığına göre diğer sanık Adem Altıntaş, nakit 4 milyon dolarlık kısmı kabul etmemekte ve danışmanlık bedeli olarak nitelendirmektedir; Şahan bu çelişkili ifadeler ortamında 4 milyon dolarlık nakit ödemeyle herhangi bir bağlantısının olmadığı konumunu korumuştur.