“İddianameye göre, İBB'nin M4, M7, M8 metro ve F4 füniküler hatlarındaki dijital ekranların 3 yıl süreyle işletilmesi ihalesi, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun tarafından organize edilerek kamuyu zarara uğratacak şekilde kurgulanmıştır. İddiaya göre, ana ihalenin fahiş şartlarla sadece İBB iştiraki Medya A.Ş.'de kalması sağlanmış, ardından bu ihale, gayrıresmi olarak Murat Ongun'a ait olduğu öne sürülen Reklam İstanbul firmasına adrese teslim bir alt kiralama ihalesiyle verilmiştir. Bu süreçte Kağan Sürmegöz, Gürkan Akgün gibi İBB yetkililerinin ihaleye fesat karıştırdığı, Mustafa Nihat Sütlaş'ın Reklam İstanbul'un paravan sahibi olduğu, Umut Şenol ve Mehmet Muhittin Palazoğlu gibi isimlerin ise paravan tekliflerle sürece dahil olduğu iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihaleye katılımı engellemek için 1 milyon TL sermaye ve 5 milyon TL ciro gibi ağır şartlar konulmuş, ancak alt ihaleyi kazanan 300.000 TL sermayeli Reklam İstanbul'da bu şartlar aranmamıştır. İddianamede, 15.03.2023 tarihli ana ihalenin muhammen bedelinin kasıtlı olarak 2.582.681,19 TL eksik hesaplanarak kamu zararına yol açıldığı belirtilmektedir. Savcılık, bu kurguyla hem rekabetin engellendiğini hem de muhammen bedelin düşük tutulmasıyla kamu zararı oluşturulduğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. İddialar, 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları ve Gökhan Köseoğlu, Adem Tuncay, Selman Narman gibi çok sayıda tanık ve şüphelinin ifadelerine dayandırılmaktadır.”
- ·Münhasıran suçlandığım somut bir eylem yoktur; yalnızca 'örgüt üyeliği' ile suçlanmaktayım, dolayısıyla bu ihaleye ilişkin somut bir eyleme katıldığım iddiası iddianamede dahi yer almamaktadır. İddianamede yer alan sözde örgüt şemasında bile adım bulunmamaktadır.
- ·İddianame, sözde örgütün temellerinin 2013-2014 yıllarında Beylikdüzü'nde atıldığını öne sürmektedir; oysa ben 2009'dan beri Büyükçekmece'de belediye meclis üyesiyim. Bu kronoloji bana yönelik 'yerleştirme' iddiasını fiilen çürütmektedir.
- ·Encümen Üyeliği ve CHP Grup Yönetim Kurulu Üyeliği bir örgüt görevlendirmesi değil, meclis üyelerinin kendi aralarında veya tüm parti mensuplarının katıldığı demokratik seçimlerle belirlenen görevlerdir. Bu görevler örgüt üyeliği delili olarak gösterilemez.