Eylem 120
BVA Reklam'dan Elde Edilen Suç Gelirlerinin İmamoğlu İnşaat'tan Villa Alınarak Aklanması İddiası
“İddianameye göre, İBB ihalelerinden usulsüzce elde edilen suç gelirleri, şüpheli Hüseyin Köksal'a ait şirketler üzerinden Ekrem İmamoğlu'nun aile şirketi olan İmamoğlu İnşaat'tan bir villa satın alınarak aklanmıştır. Savcılığa göre, şüpheliler Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'nin ortağı olduğu BVA Reklam, usulsüz ihalelerden büyük kârlar elde etmiştir. İddianameye göre Hüseyin Köksal, bu kârdan payına düşen parayı kendi şirketi Carsal Reklamcılık'a aktarmış ve bu parayla İmamoğlu İnşaat'tan villa satın almıştır. Bu eylemde Ekrem İmamoğlu nihai yararlanıcı, Tuncay Yılmaz ise İmamoğlu İnşaat yetkilisi olarak suçlanmaktadır. Aklama sürecinin üç aşamada gerçekleştiği iddia edilmektedir: suç gelirinin BVA Reklam hesaplarına girmesi (yerleştirme), paranın Hüseyin Köksal ve Carsal Reklamcılık hesapları arasında transfer edilmesi (katmanlama) ve son olarak İmamoğlu İnşaat'tan 50 milyon TL'lik bir villa alımıyla paranın yasal bir varlığa dönüştürülmesi (bütünleştirme). İddiaya göre, 2024 yılı içinde BVA Reklam'dan Hüseyin Köksal'a toplam 129.318.618 TL aktarılmıştır. Bu paranın 50.000.000 TL'si, 12.12.2024 tarihinde, Köksal'ın şirketi Carsal Reklamcılık tarafından, İmamoğlu İnşaat'a ait Beylikdüzü, Gürpınar Mahallesi, 1056 ada, 8 parseldeki "Inmari Prime" projesinden bir villa almak için kullanılmıştır. Savcılık, bu eylemin öncül suçlar olan ihaleye fesat karıştırma ve kamu zararına dolandırıcılıktan elde edilen gelirlerin aklanması olduğunu ve suç gelirlerinin kaynağının gizlenerek meşrulaştırıldığını iddia etmektedir. Şüphelilerin TCK 282/1-4-5 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddianame, temel olarak 04.06.2025 tarihli MASAK raporuna, şüpheli ifadelerine ve banka kayıtlarına dayanmaktadır.”
- ·Eylemin şüpheliler listesinde adının bulunmadığını, kollukta veya savcılıkta bu eylemle ilgili hiç sorgulanmadığını belirterek isnadın kendisine yöneltilmesinin usulen dahi dayanaksız olduğunu savunmuştur.
- ·BVA Reklam'daki hisselerini 7 Mayıs 2024 tarihinde Hüseyin Köksal'a resmi olarak devrettiğini, iddiaya konu gayrimenkul alım-satımının ise Hüseyin Köksal'ın 3 Haziran-9 Eylül 2024 tarihleri arasındaki kâr payı çekimleriyle gerçekleştiğini, yani kendisinin artık hissedar olmadığı bir dönemde meydana geldiğini, bu nedenle suçun maddi ve manevi unsurlarının kendisi bakımından oluşmadığını ileri sürmüştür.
- ·Taşınmazın piyasa rayiç bedeline uygun şekilde (KDV dahil 50 milyon TL, komşu ilanların 57 milyon TL'ye kadar çıktığı) ve tapuda gerçek değeriyle, ailesinin kullanımı için yatırım amaçlı satın alındığını savunmuştur.
- ·Parayı ödediği kaynağın tamamen kendi şirketlerinin faturalı, yasal ticari faaliyetlerinden (kâr payı dağıtımı) geldiğini, aklanacak kaynağı gizlenen bir para bulunmadığını, dışarıdan şirkete yatırılan tek kuruş olmadığını belirtmiştir.
- ·Ekrem İmamoğlu ailesiyle 1997'den beri süregelen tanışıklık gereği ailesinin daha önce de İmamoğlu İnşaat'tan gayrimenkul satın aldığını, aynı ilişkinin bugün neden suç sayıldığını sorgulamıştır.
- ·Kolluğun ilk aşamada işlemi yanlış anlayarak (arsa sanılması, sonradan taşınmaz olduğunun anlaşılması) usulsüz bir soruşturma yürüttüğünü öne sürmüştür.
- ·Son 5 yılda üç şirketinin toplam 1.4 milyar TL vergi ödediğini, iddia edilen toplam kamu zararı/aklama tutarının (623 milyon TL) çok altında kaldığını, bu ölçekte bir ticari faaliyetin sadece 50 milyon TL aklamak için yürütülmüş olamayacağını savunmuştur.
- ·Hüseyin Köksal, İmamoğlu İnşaat'tan villa alımı konusunda Ekrem İmamoğlu'nun kendisine herhangi bir talep, öneri, tavsiye veya zorlaması olmadığını açıkça reddetmiş, işlemi kendi iradesiyle gerçekleştirdiğini ima etmiştir.
- ·Ekrem İmamoğlu ise savunmasında, 3000'in üzerinde gayrimenkul ürettiğini, son 25 yılda aile fertlerine 25-30 taşınmaz sattığını ve 40'a yakın çalışanına da gayrimenkul/daire verdiğini belirterek, Köksal'a yapılan satışın kendi olağan ticari faaliyetinin sıradan bir parçası olduğunu, ayrıcalıklı veya gizli bir işlem teşkil etmediğini savunmuştur.
- ·Kapki, Hüseyin Köksal'ın İmamoğlu İnşaat'tan mülk almasını kişisel yatırım kararı olarak değerlendirmiş ve kendisini ilgilendirmediğini açıkça belirtmiştir. Hüseyin'in meşru kâr payını — kayıtlı ortaklık belgesiyle desteklenen şirket kârından — nerede ve nasıl harcadığının suç teşkil etmeyeceğini savunmuştur.
- ·MASAK'ın Hüseyin Köksal'ın ortaklık tarihini Mayıs 2024'ten Kasım 2024'e kaydırarak bu para akışını gayriresmi gösterdiğini noter belgesiyle çürütmüştür. Kâr payının stopajının bile şirket tarafından kaynakta ödendiğini vurgulamıştır — bu durum paranın kayıtlı ve yasal olduğunu kanıtlamaktadır.
- ·Kapki, Hüseyin Köksal ile şirket ilişkisinin genellikle görüntülü görüşmeler üzerinden yürütüldüğünü, Köksal'ın şirkete en fazla bir ya da iki kez geldiğini ve uzakta ikamet ettiği için fiili katılımının sınırlı olduğunu belirtir. Köksal'a nakit para gönderdiğini ya da Zorlu ofis otelinde buluştuğunu kesinlikle reddeder.
- ·Ahmet Köksal'ın ortaklık döneminde (2024 Mayıs'a kadar) ticari işlerle değil, avukat sıfatıyla sözleşme ve ihale evraklarını hazırlamakla ilgilendiğini açıklar; bu anlatım Köksal'ın örgüt üyesi olduğu iddiasını işlevsel olarak zayıflatır.
- ·Belediye ve iştirakleriyle hiçbir ilgi ve irtibatının olmadığını, iddia edilen ihalelere hiçbir katkısının bulunmadığını; eylemin kendisiyle tek ilgisinin Carsal Reklamcılık'ın firmanın projesinden villa satın alması olduğunu söylüyor.
- ·Hemşehrisi olarak eskiden beri tanıdığı Hüseyin Köksal'ın projeyi görüp beğenerek yatırımlık villa aldığını ve karşılığını ödediğini; satıcı olarak alıcıların gelirini sorgulayamayacağını, kendisine ve İmamoğlu İnşaat'a doğrudan suç işleyerek gelir elde etme isnadı dahi yapılmadığını, hukuka uygun bir alışverişin suç olarak aktarıldığını savunuyor.
- ·Tanık, kendi şirketi BFK'nın BVA'ya baskı, montaj, uygulama, tadilat, nakliye, bakım ve tesisat gibi hizmetler karşılığında 554.000 TL'lik fatura kestiğini ve bu hizmetleri kendi bünyesindeki makine ve ekipmanla gerçekleştirdiğini beyan etmiştir.
- ·Ödemelerin elden değil banka veya çek yoluyla alındığını vurgulayarak, BFK-BVA ilişkisinin belgeli, banka kayıtlı ve gerçek hizmet karşılığı bir ticari ilişki olduğunu, nakit veya kayıt dışı bir ödeme akışı bulunmadığını ima etmiştir.