Eylem 64
İBB ATM Kabinleri Reklam İhalesinde Fesat Karıştırma ve Kamu Zararı İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait ATM kabinleri yan yüzeylerindeki reklam alanlarının işletilmesi ihalesini, suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir şirkete usulsüzce vererek kamuyu zarara uğratmışlardır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un organizasyonunda, İBB ve Kültür A.Ş. yetkilileri Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve Adem Tuncay gibi isimler ihaleye fesat karıştırmıştır. Savcılığa göre, 06.03.2024 tarihli ana ihaleye katılımı kısıtlayıcı ağır şartlar konularak ihalenin tek katılımcı olan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş., bu ağır şartları kaldırdığı bir alt kiralama ihalesini "davet usulü" ile düzenlemiş ve ihaleyi, yine Murat Ongun kontrolünde olduğu iddia edilen Reklam İstanbul, Ponte Dijital ve Medya A.Ş. firmalarını davet ederek muvazaalı bir şekilde Reklam İstanbul'a vermiştir. İddianameye göre, ana ihale 10.500.000 TL bedelle Kültür A.Ş.'ye verilirken, Kültür A.Ş. aynı işi alt ihalede 12.240.000 TL'ye Reklam İstanbul'a vermiştir. Bu durumun en az 1.740.000 TL kamu zararına yol açtığı iddia edilmektedir. Savcılık, elde edilen haksız gelirin, örgüt içinde "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir. Örgüt lideri ve yöneticileri için ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) maddesi delaletiyle ceza istenmektedir. İddialar, bilirkişi raporları, MASAK raporu ve aralarında Hakan Karaköse, Selman Narman, Adem Tuncay ve Eyüp Subaşı gibi şüpheli ve tanıkların bulunduğu çok sayıda kişinin ifadelerine dayandırılmaktadır.”
- ·İhale 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre rekabet ve açıklık ilkeleri sağlanarak yürütülmüş, NACE kodlarına dayanılarak ileri sürülen 'şu kadar firma daha katılabilirdi' iddiası kanunun 16. maddesindeki idari takdir hakkıyla ve şartnamede ilan edilmiş yeterlilik şartlarıyla çelişmemektedir; potansiyel firmalardan hiçbiri konuyu idare mahkemelerine taşımamıştır.
- ·Encümen kararı oy birliğiyle alınmıştır; AKP'li meclis üyeleri ve genel sekreter dahil bütün üyeler imza atmasına rağmen suçlama yalnızca İBB bürokratlarına yöneltilmiştir, dolayısıyla seçici ve eşitlik ilkesine aykırı bir suç isnadı söz konusudur.
- ·Bu ihalenin katılım şartları önceki ATM reklam ihalelerine göre dolar bazında çok daha düşük tutulmuştur; karşılaştırmalı tablo dosyaya sunuldu.
- ·Karar AK Partili meclis üyelerinin de imzasıyla oy birliğiyle çıkmıştır; tek bir siyasi grubun yönlendirebileceği bir süreç değildir.
- ·Savunma, reklam ana ihalelerinin İBB Encümeni'nce yapıldığını, 31 kişilik heyetten yalnızca Kağan Sürmegöz ile örgütsel bağ kurulduğunu; bu heyeti bir basın danışmanının manipüle etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunuyor.
- ·Bilirkişi ve tevdi raporlarının asıl işaret ettiği İlbak ailesinin sanık dahi olmadığını, bu nedenle eylem 61-76 arasındaki 16 reklam ihalesi dosyasının çöktüğünü; davet usulünün yasal olduğunu ve reklam mecralarının 2886 sayılı Kanun kapsamında olmadığını ileri sürüyor.
- ·İBB tarihinde ilk kez denenen, riskli görülen bu ATM kabini reklam alanı kiralamasını sadece %16 kâr marjıyla aldıklarını, örgütsel kayırma olsaydı bu denli düşük kârla girilmeyeceğini savunur.
- ·İşin yalnızca %10'unun dijital ekran, geri kalanının montaj maliyeti yüksek poster işi olduğunu, bu yapının kârı düşürdüğünü ve kısa süre sonra bir turizm firmasına devrederek işten kurtulduklarını anlatır.
- ·Lokasyonların usulsüz kullanıldığına dair denetim/teftiş raporlarında somut bir tespit bulunmadığını, iddia makamının 'usulsüz ihale' ifadesini somut delille açıklamadığını belirtir.
- ·Sütlaş, Kültür A.Ş.'nin %16'lık kâr marjını doğrulamakla birlikte bunun riskli ve doluluk oranı yıllık %30-40 arasında seyreden bir iş kolunda düşük teklif verilmesinden kaynaklandığını, reklam alanlarının tek tek değil paket (bundling) halinde satıldığını anlatır.
- ·Firmasının toplam cirosunun ancak %22'sinin İBB kaynaklı 'medya satın alma' işinden geldiğini, kalan büyük kısmın 3D video prodüksiyonu ve açık hava reklamcılığı gibi belediyeyle ilgisi olmayan işlerden oluştuğunu belirterek ihaleye bağımlı bir kazanç modeli olmadığını savunur.