“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi Tamer Gümüş'ün, şirket ihalelerini kazanmak ve birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla suç örgütü üyelerine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre rüşvet talepleri, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat tarafından yapılmış ve toplanan menfaatlerin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına, örgüt yöneticileri Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in bilgisi ve talimatı doğrultusunda "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı öne sürülmektedir. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın ise tüm süreci organize ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre Ümit Polat, 2024 seçimleri için "yukarıdan" para baskısı olduğunu belirterek Tamer Gümüş'ü tehdit etmiş ve ticari faaliyetlerinin devamı karşılığında menfaat talep etmiştir. İddianamede, Tamer Gümüş'ün bu talepler doğrultusunda Ümit Polat'a Kavacık'taki ofisinde 30.000 Euro nakit para, toplam 2.278.000 TL değerinde Boyner ve A101 hediye kartları verdiği ve Polat'ın eşi Ümran Polat adına Türk Hava Yolları'ndan Elit üyelik temin ettiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemlerle kamunun zarara uğratıldığını ve elde edilen rüşvet gelirlerinin suç örgütünün seçim faaliyetlerini finanse etmek için kullanıldığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında Rüşvet (TCK 252) ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma/Yönetme/Üye Olma (TCK 220) suçlarından cezalandırılmaları talep edilmektedir. İddialar, şüpheli Tamer Gümüş'ün ikrar içeren ve etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen beyanlarına, gizli tanık ifadelerine, HTS kayıtlarına, MASAK raporlarına ve ilgili şirketlerden gelen cevabi yazılara dayandırılmaktadır.”
- ·Savunma, Tamer Gümüş’ün firmalarının Ağaç A.Ş. ile 2019 öncesinden beri çalıştığını ve bu nedenle göreve geldikten sonra özel olarak seçildiği tezinin maddi zemini olmadığını ileri sürmektedir. Ali Sukas, kurumun daha önceki tedarikçi yapısının kendi döneminde de büyük ölçüde devam ettiğini söyleyerek rüşvet karşılığı iş verme iddiasını zayıflatmaya çalışmaktadır.
- ·Savunma ayrıca gizli tanık Gürgen’in bu eyleme ilişkin anlatısının özgün bir gözleme değil, operasyondan önce yayımlanan medya haberlerine dayandığını savunmaktadır. Bu nedenle Gürgen’in beyanı, doğrudan suç isnadını taşıyan güvenilir bir kaynak değil, önceden dolaşıma sokulmuş iddiaların tekrarı olarak nitelendirilmektedir.
- ·Tamer Gümüş'ün ilk ifadesinde Polat'ın kendisinden herhangi bir maddi talepte bulunmadığını açıkça beyan ettiğini ve bu ilk beyanın sonradan değiştirildiğini vurgulayan Polat, sonraki ifadelerin etkin pişmanlık ve Ali Sukas'a yakınlık nedeniyle çarpıtıldığını ileri sürmektedir.
- ·Polat, 30.000 Euro'nun yurtiçi kargo poşetine sarılı biçimde arabasında teslim edildiği iddiasını mantıkla bağdaşmaz bulmaktadır: Tamer Gümüş Genel Müdür Ali Sukas ile yurt dışı seyahatlere çıkan, birbirlerinin evine gidip gelen yakın bir kişi iken Polat'a bu şekilde ödeme yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.
- ·Polat, baz kayıtlarının rutin satın alma müdürlüğü ziyaretlerini yansıttığını, tüm satın alma ekibinin tedarikçi değerlendirme formları için her firmayı düzenli olarak ziyaret etmek zorunda olduğunu açıklamakta; 148 milyon TL'lik lale soğanı teklifini reddetmesi ve ihalenin 90 milyona çekilmesini sağlaması gibi somut örneklerle kamu yararına hareket ettiğini ortaya koymaktadır.
- ·Elite kart meselesini 'maddi karşılık içermeyen sıradan bir uçuş ayrıcalığı' olarak niteleyen Polat, bu konunun medyada orantısız biçimde abartıldığını ve hakkındaki herhangi bir yolsuzluk şikayetinin veya disiplin kaydının bulunmadığını belirtmektedir.
- ·Tamer Gümüş'ün beyanlarına itibar edilemeyeceği savunulmuştur; zira Gümüş ile Ali Sukas arasındaki hemşehrilik ve ortaklık ilişkisi, Gümüş'ün Ağaç A.Ş. bünyesinde sistematik biçimde kollandığını ortaya koymaktadır. Müvekkil Ümit Polat'ın bu yapıya karşı çıkarak Tamer Gümüş'ün kazancını düşürmeye çalıştığı, iade faturası kestirdiği ve başka firmalardan rekabetçi teklifler aldığı, Ensar Güney'in beyanıyla da sabitlenmiştir.
- ·THY Elite Card'ın herhangi bir soruşturma başlamadan çok önce, 2023 yılında alınmış ve müvekkilin mal varlığında herhangi bir azalma yaratmayan bir kart olduğu ifade edilmiş; iddianamede yer alan Singapur ve Hollanda seyahatleri ile tatil giderlerinin delil olarak sunulmamasına karşın bu kartın eklenmesinin çifte standart oluşturduğu vurgulanmıştır.
- ·Tamer Gümüş'ün müvekkilin görevden alınmasının ardından 100 milyonluk birikmiş borcunu anında kapattığı ve beşinci ayda 45 milyonluk yeni ihale aldığı finansal kayıtlarla ortaya konulmuştur; bu tablo müvekkilin görevinin Gümüş'ü değil, aksine Gümüş'ü sınırlayan taraf olduğunu göstermektedir. Focus Fidancılık başta olmak üzere müvekkilin ortağı ilan edilen firmaların gerçekte Gümüş tarafından yönetildiği sosyal medya paylaşımlarıyla kanıtlanmıştır.
- ·Polat, Tamer Gümüş ile kendisi arasında bir para ilişkisi olmadığını, Tamer Gümüş'ün Ali Sukas ile bizzat yakın ilişkide olduğunu ve yurt dışı tatillerine birlikte gittiğini, evin kapısına kadar gidip geldiğini vurgulayarak parayı Ali Sukas'a verdiğini anlattı.
- ·THY Elite Kart meselesinde Polat, söz konusu hediyenin 2023 yılında, taraflar arasındaki husumetin başlamadan önce verildiğini, Gift Kart'ın ücretsiz mil transferi anlamına geldiğini ve bunu 'limitsiz kredi kartı' olarak sunmanın kasıtlı bir çarpıtma olduğunu savundu.
- ·Lale soğanı ihalesinde Polat, piyasada yeterli alternatif tedarikçi bulunmadığı için Tamer Gümüş'ün firmasından alım yapmak zorunda kaldığını, fiyatın fahiş olmadığını ve savcılığa sunduğu Hollanda kaynaklı belgelerle fiyat araştırmasını belgelediğini belirtti; Tamer Gümüş'ün avukatının ayrıntılı fiyat hesabına karşı Polat, soğan çeşitlerinin farklı fiyatlanmasını ve malzeme dosyasının çok geç gelmesi nedeniyle tedarikçi alternatifinin kalmadığını öne sürdü.
- ·Ümit Polat'ın Ali Sukas hakkında şikâyette bulunmak için kendisine geldiği anlatısında Murat Or, 'Bana söyleme, git kendisine söyle' diyerek yönlendirdiğini belirtmiş, örgütsel düzeydeki bilgiden bağımsız kaldığını ortaya koymuştur.
- ·A101 kartı poşetini arabaya koyarken hissederek içeriğini tahmin ettiğini, kesin bilgiye sahip olmadığını; ifadesindeki 'düşünüyorum' ifadesinin savcılığa göre daha kategorik yorumlandığını ve bu yorumun hatalı olduğunu savunmuştur.
- ·Fatih Yağcı, Ümit Polat'ın rüşvet aldığına dair şirket içinde herhangi bir duyum ya da gözleminin bulunmadığını, bu konuyu ne duyduğunu ne de gördüğünü açıkça ifade etmiştir; dolayısıyla Ümit Polat'ın rüşvet sistemi içinde konumlandırılmasına ilişkin iddia, Yağcı'nın tanıklığıyla doğrudan çelişmektedir.
- ·Yağcı, ihale sürecinin şeffaf ve halka açık biçimde yürütüldüğünü vurgulayarak 'normalde 3G ilanlı yapmamıza gerek yokken, biz bunu ilanlı olarak çıktık; herkes görüyor, herkes girebiliyor' demiştir; bu ifade, adrese teslim ihale yapıldığına dair savcılık iddiasıyla çelişmektedir.
- ·Ümit Polat'ın yerine vekil bırakılmasına ilişkin olarak Yağcı, bu durumu olağan bir idari uygulama olarak değerlendirdiğini, Polat'ın sağlık nedeniyle ayrıldığını düşündüğünü ve usulsüzlükten ancak Pazartesi günü göreve başladığında haberdar olduğunu belirtmiştir; bu durum, bilinçli bir katılımın olmadığını ortaya koymaktadır.
- ·Şiroğlu, Ali Sukas'ın rüşvet aldığına dair bilgisinin yalnızca Ümit Polat'tan geldiğini açıkça belirtmiştir; tedarikçilerden veya başka herhangi bir kaynaktan bağımsız bir duyumu olmadığını ifade etmiştir. Bu durum, Şiroğlu'nun beyanının Ümit Polat'ın anlatısına bağımlı olduğunu ve bağımsız bir doğrulama niteliği taşımadığını ortaya koymaktadır.
- ·Şiroğlu, Ali Sukas ile yaptığı görüşmenin kendi inisiyatifiyle değil, doğrudan Ümit Polat'ın yönlendirmesi ve talimatıyla gerçekleştiğini ('Beni oraya yollayan da git böyle yap diyen de Ümit Polat'tır') kabul etmiştir. Bu itiraf, söz konusu görüşmeyi Şiroğlu'nun bağımsız bir gözlem olarak değil, Polat'ın yönlendirdiği bir eylem olarak konumlandırmaktadır.
- ·Şiroğlu, Ali Sukas ile gerçekleştirdiği görüşmenin yalnızca iki-üç dakika sürdüğünü ve Sukas'ın o görüşmede rüşvet iddialarını reddettiğini belirtmiştir; Sukas, ödemelerin zamanında yapılacağını söylemiş, herhangi bir usulsüzlük iması bulunmamıştır. Bu kısa ve rutin nitelikteki etkileşim, savcılığın Şiroğlu'nu Ali Sukas'ın rüşvet sistemini bilen bir tanık olarak konumlandırma çabasını zayıflatmaktadır.