“İddianameye göre, şüpheliler İBB'nin 2024 yılı organizasyon ve tanıtım ihalesini (2024/1158959 İKN) hileli yöntemlerle İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye kazandırıp, ardından işi örgüte müzahir firmalara usulsüz alt ihalelerle paylaştırarak 377.355.500 TL kamu zararına yol açmışlardır. İddiaya göre, suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık aracılığıyla sistemi yönetmiştir. Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve diğer İBB/Kültür A.Ş. yetkilileri (Taner Çetin, Doğan Hamit Doğruer, Gökhan Köseoğlu, Metin Bal) ihaleleri organize ederken, Antre Tasarım (Kahraman Yeşilyurt), Creative Media (Merthan Açil), Adgreat (Tolga Özgen, Seda Bilgin Özcan) gibi firmaların yetkilileri de suçun işlenmesine iştirak etmiştir. Savcılığın iddiasına göre, ana ihale, rekabeti engelleyecek şekilde düzenlenerek tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'ye verilmiştir. Kültür A.Ş. daha sonra işi, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un belirlediği firmalara davet usulüyle alt ihalelerle paylaştırmıştır. Bu firmaların da işleri daha düşük bedellerle taşeronlara yaptırdığı, aradaki farkın sahte veya şişirilmiş faturalarla kamudan tahsil edilerek "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. İddianame, 08.10.2024 tarihli, 2024/1158959 İKN'li ve 516.055.250 TL bedelli ana ihaleyi konu almaktadır. Bu ihale kapsamında Kültür A.Ş.'nin örgüte müzahir olduğu iddia edilen firmalara toplamda 377.355.500 TL'lik alt ihale verdiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemle 377.355.500 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) suçlarından, örgüt lideri ve yöneticileri için ise TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) delaletiyle ceza talep edilmektedir. İddianame, temel olarak 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve çok sayıda tanık ile şüphelinin (Gökhan Köseoğlu, Vedat Şahin, Murat Kapki vb.) itiraf niteliğindeki beyanlarına dayanmaktadır.”
- ·Sanık, hakediş şefi sıfatıyla ihale süreçlerinde görev/yetki bulunmadığını ve alt yüklenici ihalelerine katılan firmalarla HTS irtibatının olmadığını söyler.
- ·Deniz Dörtyol'un fiyat verme iddiasını gerçeğe aykırı, husumete dayalı 'dolgu malzemesi' niteliğinde değerlendirir.
- ·Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin bu eylemde somut isnatları teyit etmediğini ileri sürer.