Eylem 78
İBB Muhtelif Organizasyon ve Tanıtım İhalesine Fesat Karıştırılması ve Usulsüz Alt İhalelerle Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
“İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından 16.12.2019 tarihinde düzenlenen 2019/570284 İKN'li 'Muhtelif Organizasyonlar İle Tanıtım-Duyuru Çalışmaları Ve Baskılı İşlerin Hizmet Alımı İşi' ihalesine fesat karıştırılmıştır. Savcılığın iddiasına göre, ihale şartnamesi rekabeti engelleyici hükümlerle (farklı nitelikteki işlerin birleştirilmesi, kısmi teklife kapatılması, zorlayıcı benzer iş tanımı) kurgulanarak, ihalenin sadece İBB iştiraki olan Kültür A.Ş.'nin katılımına olanak tanıyacak şekilde düzenlenmiştir. İhaleyi 222.653.507,50 TL bedelle alan Kültür A.Ş.'nin, bu büyük işi 19 parçaya bölerek, Kamu İhale Kanunu'nun istisna maddelerini kötüye kullanmak suretiyle, önceden belirlenmiş 9 alt yükleniciye davet usulüyle usulsüz olarak dağıttığı iddia edilmektedir. Bu alt yükleniciler arasında Genç Popülüst Medya, Hom Prdüksiyon, Saatçi Ajans, Vesa Events ve Antre Tasarım gibi firmaların bulunduğu belirtilmektedir. Bu eylemler neticesinde 106.359.100,00 TL kamu zararına neden olunduğu öne sürülmektedir. İddianameye göre bu organizasyonun başında örgüt lideri olarak Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş bulunmaktadır. İhale sürecinde İBB yetkilisi Mansur Güneş, Kültür A.Ş. yetkilileri Serdal Taşkın ve Doğan Hamit Doğruer ile alt yüklenici firma yetkilileri Eyüp Subaşı, Serdar Haydanlı, Ercan Saatçi, Vedat Şahin ve Kahraman Yeşilyurt'un suça iştirak ettiği iddia edilmektedir. Savcılık, iddialarını 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu, çok sayıda tanık ve itirafçı şüpheli beyanları, MASAK raporları ve diğer delillere dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) ile örgüt üyeliği (TCK 220) suçlarından cezalandırma talep edilmektedir.”
- ·Doğruer, Kültür A.Ş.'nin İş Kanunu'na tabi bir iktisadi teşekkül çalışanı olduğunu, kamu görevlisi sayılmadığını, dolayısıyla 4734 sayılı İhale Kanunu'na tabi olmadıkları için kendisine ihaleye fesat karıştırma veya rüşvet suçlaması yöneltilemeyeceğini savunmuştur (bu argüman avukatı tarafından ayrıntılı hukuki gerekçelerle desteklenmiştir).
- ·İhale sürecinde teknik şartnameyi İBB'nin hazırladığını, Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün bu şartnameyi sadece uyguladığını, yaklaşık maliyet ve birim fiyat belirleme yetkisinin de kendilerinde olmadığını, dolayısıyla ihalenin kurgulanmasında bağımsız bir takdir yetkileri bulunmadığını ifade etmiştir.
- ·Şirketin kendi görev döneminde (2020) pandemiye ve ciro düşüşüne rağmen kâra geçtiğini, kamu zararı suçlamasının 2019 öncesi döneme değil şirketin kârlı olduğu döneme yönelik olduğunu vurgulayarak, iddia edilen zarar tablosunun şirketin genel mali performansıyla çeliştiğini ima etmiştir.
- ·Yeşilyurt, 4734 sayılı Kanun'un 3/g bendi kapsamındaki davet usulü ihalelerin açık ihale olmadığını, davetname sonrası fiyat teklifi verip kabul edilmesiyle iş aldığını, sözleşme bedelinin taahhüt edilen iş hacmini gösterdiğini, gerçekte yapılan işin fatura edildiğini anlatmıştır.
- ·26/12/2019 tarihli 10.650.000 TL'lik sözleşmenin pandemi nedeniyle iki kez eksiltilerek sonunda yalnızca 1.827.200 TL'lik iş yaptırıldığını, bu eksiltmenin kendisini zarara uğrattığını, kamuyu değil kendisini mağdur ettiğini savunmuştur.
- ·Şüpheli, Vedat Şahin, Duygu Fikirli, Kabil Taşçı ve Serkan Öztürk gibi tanıkların kendisini 'Murat Ongun'un kasası' ya da 'bizim adamımız' şeklinde tarif eden ifadelerinin aynı avukat tarafından, birebir aynı kelimelerle, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlandığını savunmakta; bu beyanların somut bir gözlem veya belgeye dayanmadığını, 'neye istinaden itibar edildiğini anlamakta güçlük çektiğini' belirtmektedir.
- ·Firmasının aldığı yaklaşık 515 milyon TL'lik işlerin tamamının 3G usulü (doğrudan temin) olduğunu, açık ihale usulüyle hiçbir iş almadığını, 2019 öncesinde İBB iştiraklerinden iş almadıklarını ve hakediş ödemelerini almak için kimseden komisyon talebi görmediğini, kestiği faturaların resmi ve devlete bildirilmiş faturalar olduğunu savunmaktadır.
- ·Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ile 5 yılda 5 kez bile görüşmediğini, kendisine 12 milyon TL teslim ettiği iddia edilen Deniz Dörtyol'u hiç tanımadığını ve iddianamede kendisine ait gösterilen adresin gerçek ofis adresiyle örtüşmediğini, adresin internetten kopyalanmış izlenimi verdiğini belirterek bu tanık beyanının güvenilirliğini sorgulamaktadır.
- ·Savunma, bu ihalelerin ana ihalelerini hazırlayan 86 İBB bürokratından hiçbirinin sözde örgüt kolunda olmadığını, 76'sının sanık bile olmadığını ve listede tek örgüt üyesi sayılanın Taner Çetin olduğunu; dolayısıyla bu ihaleleri organize etmesinin fiilen imkânsız olduğunu ileri sürüyor.
- ·Muhammen bedeli İBB personelinin belirlediğini, Kültür/Medya A.Ş.'nin daha düşük teklifle ihaleyi alıp kâr ettiğini ve kârın iştirak kasasına girdiğini; 'örgüte müzahir firma' etiketinin keyfî olduğunu, bir yıllık 4.5G firmasına önceki dönemde 5 ayda 600 milyon TL'lik ihale verilmişken hiç soruşturulmadığını vurguluyor.
- ·Kültür A.Ş. 2003'ten bu yana Kamu İhale Kurumu'nun 4734/3G kapsamındaki istisnalara tabi olup bu yapısal durum AKP dönemi dahil tüm önceki yönetimlerde de aynı şekilde sürmektedir. İhalelerin davet usulüyle yapılması ve alt yüklenici kullanılması Kültür A.Ş.'nin kurumsal normu olup Serdal'ın atanmasından çok önceye dayanmaktadır. 2015, 2016, 2018, 2019 yıllarına ait ihale kayıtları karşılaştırmalı olarak sunulmuş, tümünde aynı yöntemin uygulandığı belgelenmiştir.
- ·Sayıştay'ın 2019 yılı denetim raporunun 7 numaralı bulgu kısmı, 316.776.665 TL değerindeki işlerin parçalanarak 3G istisnası kapsamında yapılmasının başka yoluyla mümkün olmadığını teyit etmekte ve kanun koyucuya bu konuda mevzuat değişikliği için çağrıda bulunmaktadır. Bu tespit; usulsüz parçalama iddiasını bizzat Sayıştay'ın raporuyla çürütmektedir.
- ·İşlerin bölünmesinin temel nedeni parasal limitin altında kalmak değil, organizasyon, baskı ve tanıtım gibi farklı nitelikteki işlerin farklı sektör ve alan gerektirmesidir. Ayrıca tek alt yükleniciye bağımlılık operasyonel ve kamusal riski artırdığından bölünme zorunluluktan kaynaklanmaktadır.
- ·İddianamede 9 firmadan 5 firmaya yönelik 11 sözleşme suç konusu yapılmış, geriye kalan 4 firmayla yapılan sözleşmeler usulüne uygun bulunmuştur. Birbirinin aynısı işlemlerde bir kısmının suç sayılıp diğerinin sayılmaması, suç isnadının soyut beyanlara dayandığını ortaya koymaktadır. Teslimi yapılmayan hiçbir işin hak edişi yapılmamıştır.
- ·İddianamede 106.359.000 TL kamu zararı iddia edilse de bu tutarın nasıl hesaplandığı belirsizdir; bilirkişi raporu alt yüklenicilerin eksik iş yaptığına ya da bedelin yüksek belirlendiğine dair bir tespit içermemektedir. 5018 sayılı kanunun 71. maddesi çerçevesinde eksiksiz ifa edilmiş işlerin bedeli kamu zararı olarak gösterilemez.
- ·Alt yüklenici seçiminin kişisel bir tercih olmadığını, ilgili birimlerin piyasa araştırmasıyla oluşturduğu 'firma havuzu' listesinden yapıldığını; bu listenin ihale birimince vergi borcu, yasaklılık durumu ve iş kapasitesi yönünden incelendikten sonra genel müdür onayına sunulduğunu ayrıntılı biçimde anlatmıştır.
- ·Gelir getirici işlerde doğrudan istediği bir firmayla sözleşme yapma yetkisine sahip olmasına rağmen bunu hiçbir zaman kullanmadığını, sadece önceden var olan şirket yönergesine ve teamüle göre hareket ettiğini, kendisinin yeni bir sistem getirmediğini savunmuştur.
- ·Hak ediş dosyalarının fotoğraflar, iş bitirme belgeleri ve İBB görevlilerince yapılan denetimlerle desteklendiğini, bu nedenle 'hak edilmemiş/yapılmamış işin ödenmesi' ihtimalinin bulunmadığını ifade etmiştir.
- ·Toplam iş hayatı boyunca Kültür A.Ş.'den yalnızca 3 alt ihale (2019/694-075, 2019/697-301, 2019/697-324 nolu, yaklaşık 30 milyon TL toplam bedelli) aldığını, bu ihaleler için teminat mektubu verdiğini belirtmiştir; kurumuna teminat mektubu veren bir yüklenicinin kamuyu zarara uğratmasının mantıken mümkün olmadığını savunmuştur.
- ·Aldığı işlerin döneminin pandemiye denk geldiğini, işlerin ancak %30-40'ının tamamlanabildiğini, 30 milyon TL'lik ihalelerden yaklaşık 16 milyon TL zarar ettiğini ve tamamlanan işler için sadece 14 milyon TL ödeme alabildiğini, dolayısıyla haksız kazanç değil zarar söz konusu olduğunu ileri sürmüştür.
- ·2022 sonrasında Kültür A.Ş.'den iş alan Kreatif, OMR, Lab Turizm, SYK Rol, Atfrit gibi firmalara alt taşeron olarak hizmet verdiğini, ancak bu firmaların sahiplerini doğrudan tanımadığını ve Kreatif'ten 11 milyon TL, OMR'den 4 milyon TL alacaklı olduğunu, yani mağdur konumda olduğunu belirtmiştir.
- ·Yapılan tüm işlerin belediye ekspertiz elemanlarınca sahada kontrol edildiğini, iş bitiminde fotoğraf ve kontrol listesi oluşturulduğunu, onay olmadan hakedişe hak kazanılamayacağını, dolayısıyla fahiş fiyatlandırma ya da yapılmayan iş için ödeme alınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.