Savunma

Kahraman Yeşilyurt Müdafii Av. Beril Akalın Savunması

Müdafi savunması·Kahraman Yeşilyurt·8 Haziran 2026 · Kaynak

Evet, kurguda bahsedilen yapı bir örgüttür! Bu örgütün lideri, İstanbul'a kayıtlı seçmenlerin oylarıyla seçildi! Bu örgütün yönetimi kimi atandı, kimi örgüt içi seçimle belirlendi. Ayrıca daire müdürleri, şefleri, memurları örgütün üyelerini oluşturuyor. Bu örgüte Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa ve kanunları adını verdi! Kendi bünyesinde denetim mekanizması var. bu örgütü idari yönden denetler. Sayıştay bu örgütü mali yönden her yıl denetler. Ve cübbesinin önünde düğme olmayan savcılık makamları, telefonun diğer ucunda ülkeyi yöneten atanmışlar, seçilmişlerin olmasına ve ne dediklerine aldırmayan, bu dediklerinin görevi üzerinde etkisi olmasına izin vermeyen savcılık makamları, ihbarları, şikayetleri, sanıklarını belirleyerek, lehe ve aleyhe tüm delilleriyle soruşturur. Olayımızda 6 yıl boyunca şüpheli bir idari işlem tespit etmemiş, Sayıştay hiçbir şaibeli hesap görmemiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarından hiç kimse şikayet etmemiştir. Sonrasında başlayan ve tek taraflı delil toplayan Cumhuriyet Savcılığı ve bu soruşturmaya dahil olunca kurtulmayı iftirada bulan etkin pişmanlar. Bu dosyada bir örgütlü yapı olup olmadığı hususunu müvekkilime atfedilen eylemlerden yola çıkarak izaha çalışacağız.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Bu eylem iddialarında silsileyi şöyle belirlemiştir: İhaleye fesat karıştırılması. Bu iddianın tamamlayıcı unsurları için Ceza Kanunu gayet net ve açık. Kamu görevlisisin, ihaleye girme şartları olan ihale almıyorsun, bu şartlara haiz olmayanı ihaleye alıyorsun, ihaleye olan ihale olunan malzemelerin şartname niteliklerinde olmasa dahi alınması, tam tersi malları ise şartnameye uygun değil diye alınması, ihale bilgilerini paylaşmak ve ihaleye katılan ile fiyat üzerinde anlaşma yapmak. Bu saydığımız eylemlerin tamamı için ihale konusu işin yapım kararı, ihale kararı, ihale şartnamesinin belirlenmesi ve anlaşma noktasına gelişi aşamalarının tamamı için kamuda yetkili ve görevli olmak şarttır. Yani fesat karıştırma kapsamında suçun tanımına giren tüm eylemler var. Ama bir adım sonra zaten fesat karıştırma kararlılığındaki bu kişiler yani fesat karıştırarak istediğini zaten elde edecek olan kişiler ani bir karar değişikliği ile fesat eyleminden dolandırıcılık eylemine geçiyorlar. Bunu önce birden çok kişi birden yapmaya karar veriyorlar ama bu da yetmiyor, bunu örgütün korkutucu gücünü kullanarak yapmaya karar veriyorlar.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Kamu yapısı zaten bellidir. Bu yapıyı kamu yetkisinden sıyırıp örgüt gücüne dönüştürüyorlar. Örgütün yapısı için farklı bir hususa girmeye gerek görmüyorlar. Başkan belli, kendisi seçilmiş başkan olarak kalma ve hatta Türkiye Cumhuriyeti'ne Cumhurbaşkanı olma iradesinden vazgeçip korkutucu gücü olan 220 maddesi kapsamında örgüt yapısının başına geçmeyi tercih ediyor. Yani başkanlık, olası cumhurbaşkanlığı yerine örgüt lideri olmayı seçiyor. Bu dosyada 220 olmadığını ancak bu ironilerle anlatmam anlatmamdan anlatamadıysam niçin örgüt iddiası var onu irdeleyelim. Yasada yazılı madde metni üzerinden gidersek 235, 3 ila 7 yıl arası. 158 1e, 158 1 son cümle, 158 3 son cümle her eylem için 8 yıl ve adli para cezası miktarı suçtan elde edilen menfaatin 2 katı. 158 3 son cümle bu ceza 2 katı yani zarar çarpı 4. Yani fark mali hükümde. İhaleye fesat karıştırma hükmünde ise bu husus düzenlenmemiştir. İddianamede bu zarar nasıl hesaplanmış?

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Yine müvekkilime atfedilen eylemler üzerinden anlatmam gerekirse, örneğin 93 no'lu eylemde ihale bedeli 10.836.000 lira. İş eksilişi yapılarak 6.241.730 liralık iş yaptırılıyor ve ödeniyor. 6.080.000 lira sözleşme bedeli iş artışı yapılarak 7.998.553 lira olarak ödeniyor. Ne var ki kamu zararı 134 milyondur. İhalesi olan bu iş müvekkilim tarafından tebliğ edilen iş artışı ve eksilişlerine göre tamamlanmış, faturaları kesilmiş, hakedişleri yapılmış, üstelik dosyaya sunduğumuz fotoğraflardan da görüleceği üzere reel bir iştir. Şimdi bu kamu zararının nereden geldiğine matematik cevabı arayalım. 134 milyon zarar ile ihalenin farkı 128 milyondur. Müvekkile ödenen rakam ihale bedeli değil, 14.241.283 lira. Bu zararın nasıl oluşabileceğini benim aklım almadı. Nasıl 134 milyon zarara ulaşılmış? Bu fikren doğru değil, mantıken doğru değil, hukuken doğru değil, matematik olarak hiçbir doğru değildir. İddianamede müvekkilimin aldığı işler sanki hiç yapılmamış gibi ortaya konmuştur.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Fakat işte fesat durumunda bunun matematiği kolay ama dolandırıcılıkta hesaba hangi argümanlar giriyor, cevabı zor hatta imkansız. Diğer yandan müvekkilim bakımından bakacak olursak müvekkilim mimar, şirketin meşgale alanı da mimarlık alanı. Çalışma takviminde şirketler, belediyelerle hep aynı işler. Stantlar, fuarlar, tanıtımlar, toplantılar, toplantılar için yapılan işler, çizimler, imalatlar gibi. Müvekkilim ifadesinde bahsettiği tüm şirketleri, işleri bırakacak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi dışındaki tüm belediyeleri bırakacak, yasalara uygun kurulmuş şirketini bırakacak, legal kazanç yapısını bırakacak ve diyecek ki hazır örgüt kurmuşken bu örgüte üye olayım. Bu örgüte niçin üye olmak istiyor? Dolandırıcılık yapmak için, hem de nitelikli. Birden çok kişiyle birlikte yaparken bu dolandırıcılık da örgütün gücüne ihtiyaç duyacak. İşte o zaman örgüt gücünü de bu suçu işlemeye dahil edebiliriz. Bu maksatla her şeyi bir kenara bırakıp bu örgüt kapsamında çalışmayı üstleniyor. İlginç de bir üyelik anlayışı geliştiriyor. Örgüt lideri ile çalışma alanları dışında bir araya gelmiyor, örgüt yöneticilerinin bir kısmını ismen tanıyor, diğerlerini hiç tanımıyor, daha ilginci başka bir örgüt üyesiyle birlikte hareket etmiyor, bir nevi yalnız kurt.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Dolandırıcılık suçu 157 maddesinde hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlayan kimse. Savcılık makamı yetinmemiş bu elem nitelikli demiş ve bu eylem kamu kurum kuruluşların zararına, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söyleyerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş demekte. Bu kısım birçok yönden çelişkili ve çetrefillidir. Tek tek değerlendirmem gerekirse örgüt mensupları tarafından işlendiği iddia edilen dolandırıcılıktan cezalandırmayı isteyen savcılık makamının dayandığı yasa cümlesi ile açık çelişki vardır. Yasa kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan veya ilişkili olduğunu söyleyen demektedir. Gerçekte ise bu kişiler kamu görevlisi ve bu kamu kurumu ile ilişkili. Müvekkilim bakımından daha farklı bir mensubiyet iddiası yoktur, iş adamıdır, ihaleye girme yeterliliği vardır. Üstelik yukarıda bahsettiğim anayasal örgüte yani İBB'ye de mensup değildir. Müvekkilim için iddianamede yazılı sevk maddeleri ışığında müvekkilimin pozisyonunu değerlendirmem gerekirse 158/1e, 158/3 son cümle, 37 ışığında değerlendirmemiz, müvekkilimiz iddianamede 37 talebiyle eylemlerle bağlantısı kurulmakta yani fiili birlikte gerçekleştiren kişi olarak değerlendirilmektedir.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Burada 765 sayılı kanun farklı olarak, “asli-feri iştirak” ayrımı yerine her suçta bu durumu değerlendirerek şüphelinin durumu belirlenecektir. Ancak her halükarda müvekkilin durumu bakımından fiili tasarlayıp işleyen değil, işleyeni iştirak eden ve fiili birlikte işleyen statüsü belirlenmiştir. Biz de iddia edilen eylemleri bu kapsamda irdeleyeceğiz. Öncelikle 158'i, sonrasında diğer eylemleri irdelemek istiyoruz. 158 der ki: Özel şartları incelemeden nitelikli durum öncesine gitmek lazım; yani 157'ye. Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatmak, onun zararı olarak başkasına bir yarar sağlayacak. Sonrasında bunun 158- 1 e'ye göre yani kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olması gerekmektedir diyor. Yani aleyhine hileli davranış sergilenen kişi İBB kurumudur. İBB kurumunu zarar ettirerek bir başkasına yarar sağlandığı düşüncesi...

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Burada irdelenmesi gereken nokta, İBB'nin hileli davranışlarla dolandırıldığıdır. Tekrar ediyorum dolandırılan yer bir kurum. Başkanı seçimle gelmiş, kuruluşu yasa ile belirlenmiş, içinde her işlemle evrakının incelenip değerlendiren değerlendirme birimleri olan müfettişleri olan, 'nın denetlediği, Sayıştay'ın her yıl mali işlemleri denetlediği kurum hileli davranışlarla dolandırılıyor. Şunu da belirtmek isterim ki her yıl 2 ila 6 ay boyunca kendilerine oda tahsis edilerek denetleniyor. Diğer yandan 158/3 son cümle, yani nitelikli dolandırıcılığın yani kamu kurumu dolandırılmasını bir örgüt eylemi çerçevesinde işlenmesini kabul ediyor. Örgüt ki; disiplinli, hiyerarşik bağı ve korkutucu gücü olduğu kanunda belirlenmiştir. Bu yapı bir kamu kurumunu dolandırıyor. Ne yaparak? Hileli davranışlarla... Doğru kurgulanmış bir mantık değil.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Eylemleri açıklarken açıkça göreceğiz ki müvekkilim bakımından iştirak söz konusu olmazken, eylem iddialarının tamamı gücü kötüye kullanma, zimmet, irtikap ya da rüşvet unsurlarıyla açıklanması mümkün olabilir de. Ancak ısrarla bu eylemleri dolandırıcılık olarak nitelemek üstelik örgütlü bir güç tarafından işlendiğini kabul etmek kamu kurumlarının işleyişi, disiplini, yasal denetlenmesini, görevli birimlerinin yasayla kuruluşunu nazara aldığımızda devleti oluşturan yapının biri tarafından hem de örgütlü bir yapı tarafından 2019-2025 yılları arasında 6 yıl süreyle devam eden eylemlerle dolandırıldığını kabul etmek, bu süre içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni idari yönden denetleyen ve mali yönden denetleyen Sayıştay'ı suçlamak anlamı taşır. Çok açık ve net bir şekilde görevi kötüye kullanmak ve tüm iddia edilen eylemlere 37 üzerinden asli-feri iştirak saymak demektir. Halbuki soruşturma bu yönüyle eksiktir. 2019-2025 yılları ve Sayıştay'ın suç eylem dosyaları hakkında yaptıklarını incelemek gerekirdi.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Ortada kamu kurumunun 6 yıl boyunca dolandırıldığını, o zaman denetim mekanizmasının nerede eksik yapıldığını görmek gerekir. Bu eksiğin temel unsurunu kasıt bakımından irdelemek gerekirdi. Ortada bir suç, suçlular varsa şerikler eksik tespit edilmiştir. Yani kamu kurumu, yapı itibariyle dolandırılamaz. Devlet mekanizmasının işleyişinin dolandırılması imkanı yoktur. Bu eylemi yapan çıkarsa, yakalanması süresi bir yılı geçmez, geçemez. Denetleme mekanizmasında ortaya çıkar. Bunun aksi mümkün değildir. Hele belediyelerin halka dağıttığı çorbanın hesabına soruşturma yapan bir hızda ve hassasiyette bir yapımız mevcutken... 2019-2025 yılları arasında Sayıştay ve soruşturulmalı. Niçin gözlerinden kaçtığını ya da eylemin neresinde olduklarının tespiti gerekir. Dolandırma eyleminin hele örgütlü bir yapı tarafından yapılması kamu kurumlarına karşı 4-5 yıl sürekli devam eden bir eylem olamaz. Bir eylem varsa bu dolandırıcılık değil ancak görev suçu, zimmet, irtikap, sahte evrak, naylon fatura suçları işlenerek yapılan eylemler olabilirdi. Dolayısıyla müvekkilim 6 yıl süresince 37. madde delaletiyle İstanbul Büyükşehir Belediye makamlarını dolandırma eylemlerini işlememiştir. Böyle bir suç yoktur. Böyle bir suçun unsurları oluşmamıştır.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Daha sonra iddia edilen eylemleri tek tek inceleyeceğimiz üzere müvekkilime atfedilen hileli bir davranış yoktur. Böyle bir hile hakkında sorgu aşamasında soru da sorulmamıştır. Müvekkilim, varsa İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait zararlar, bu zararları yaratan eylemlerin tarafı olmamış, hiçbir zarara sebebiyet vermemiştir. Müvekkilim herhangi bir kimseye yarar sağlayacak davranışın tarafı olmamıştır. Bu konuda da soruşturma aşamasında kime, hangi yararı sağladığı hakkında sorguya alınmamış, bu konuda soru sorulmamıştır. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki müvekkilimin aleyhine yapılan eylemlerin içeriğinde hangi eylem ya da işlemle bu suça 37 üzerinden fail olduğumuz belirtilmemiş, soyut olarak sadece suç atfedilmiştir. Atfedilen ve bağ kurulan bir evrak, eylem, hareket iddiası tespit edilip yazılsaydı biz buna cevap verebilirdik. Yani kısaca suçsuzluğumuzu ileri süreceğimiz suçlamaların altında müvekkilimin hakkında bir silsile kurulmamıştır. Eylemlerin tamamında yalnızca etkin pişmanlıkçının ifadeleri eklenmiştir. Aldığı ihaleler ile ilgili ise daha doğru bir değerlendirme yapmak için somut bir şekilde ihale dosyalarını inceleyeceğiz.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Ancak bu noktada bir şey arz etmek istiyorum. Dosyayı incelediğimizde, klasörü içinde, yaklaşık 500 sayfa olarak savcılık tarafından konulmuş birçok farklı şirket vergi ödemelerini gösteren belge mevcuttur. Size sunduk Başkanım. Bu şirketlerin vergi ödemeleri tanımadığımız bir kişinin kartıyla ödenmiştir. Ancak Antre, bu şirketler arasında değildir. Ayrıca müvekkilim bu kişiyi tanımamaktadır. Müvekkilimin şirketinin mali müşaviri şirket kurulduğundan bu yana Şener Duran ve Derya Toprakseven'dir. Vergi ödemeleri de şirket kartlarından yapılmıştır.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

İhaleye fesat karıştırma... Müvekkilime atfedilen bu eylem iddialarının dolandırıcılık ve örgütle irdelenemeyeceğini ihaleye fesat karıştırma penceresinden bakmak gerektiğini yukarıda arz ettim. Bu dosyada şimdi doğru bakış açısı olmasına karşın ihaleye fesat karıştırma suçu da oluşmamıştır. Müvekkilimiz, 60 ve 97 no'lu eylemlerin dışında aldığı tüm ihalelerin dosyasını anlatarak, fotoğraflarını sunarak ve rakamlara dökerek arz etti. Başından beri sayın mahkemeden birçok kez bu dosyalar üzerinde bir bilirkişi incelemesi yapılsın dememizin sebebi de budur. 60 ve 97 no'lu eylemde fesat karıştırma iddiası oluşabilecek bir somut iddia yoktur. Müvekkilimiz ihaleye fesat karıştırmamıştır. 80, 81, 82, 83, 86, 87, 90, 91, 92, 93, 97, 105 no'lu eylemlerde hiçbir İBB görevlisiyle hiçbir ihale için birlikte fesat karıştırma kastıyla hareket etmemiştir. İddianamenin hiçbir sayfa, satır, kelimesinde bunun aksine bir tespit yoktur. 'in burada izah etmeden önce bahsettiği sağ kol iddiası var, o da duyum çıktı, televizyondan duymuş.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

İhaleye giren diğer firma yetkilileri ve ihale düzenleyen kişilerle ne ihale öncesinde ne de ihale aşamasında telefon görüşmesi yoktur. Baktınız mı Sayın Başkanım? Ben baktım; yok. Aldığı bu ihalelerin tamamında ihaleye girme şartlarına haizdir. Dosyaları makamınıza sunduk. İhale olan iş; malzeme, dekor, ekipmanlar şartnameye uygun kalitede, evsafta yapılmış, iş bitiminde bu tevsik edilmiştir. İhaleye davet edilmeden önce yahut da sonra ihale bilgilerini kendisiyle hiçbir İBB çalışanı, görevlisi yahut da iddia olunan örgüt üyeleri paylaşmamıştır. Buna ilişkin telefon kaydı da bulunmamaktadır. İhaleye katılan hiç kimseyle ihale üzerinden fiyat anlaşması, kâr paylaşımı yapmamıştır. Zaten iddianamede böyle bir iddia ve bilgi yahut belge yoktur. Zaten iddia makamı da bir argüman yahut da durum tespit edemediği için dolandırıcılık demiştir.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

60 no'lu eylem. Bu eylemler bütününün 2019-2025 yılları arasında suç tarihi gösterilmiş, eylem ise şöyle anlatılmıştır: 2019-2025 yılları arasında İBB ve İSKİ tarafından kullanılan yurt dışı finansal kuruluşlardan kredi ve tahvil yoluyla sağlanan finansların amacının belirlendiğini ama büyük bir kısmının amacı dışında kullanıldığını müvekkilimin bu eylemi bir kez 158 1'e, 158 3 son cümle, 37 1 ve 53'e 1 işlediği belirtilmiş. Bu iddia ve tespitlerin müvekkilime yansıması bakımından ki bu eylemle tutuklu yargılanan tek bir masarip benim müvekkilimdir. Müvekkilim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ'nin belirtilen amaçlar ile aldığı kredi işlemlerinin hiçbirinde krediye müracaat eden değildir. Bu kredi görüşmelerine katılmamıştır. Krediler müvekkilimin hesabına gelmemiştir. Bu maksatla mahkemenin duruşma savcısı aracılığı ile soruşturma savcısından 2019-2025 arasında hangi kredinin müvekkilim lehine kullanıldığının sorulması gerekir. Aslında müvekkilim İBB'nin sözleşmeli yahut da kadrolu personeli değildir. Uluslararası kredi görüşmeleri yapma yetkisi de yoktur. Kaldı ki müvekkilim açısından bir defa işlendiği iddia edilen eylemin tarihi dahi yazılmamıştır. Müvekkilim iş adamıdır. Şirketi üzerinden tüm belediyeler üzerinden iş almaya çalışmaktadır. Herhangi bir kredi kurumu adına kendi ya da şirketi adına uluslararası kredi müracaatı bulunmamaktadır.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

2019-25 yılları arasında İBB ve İSKİ tarafından kullanılan kredileri veren yurt dışı finansal kuruluşlardan Türkiye Cumhuriyeti ya da onun idari kurumlarına veya adli birimlerine gönderilmiş bir yazı da yoktur. İddianamede deniyor ki; bu finansların yatırıldığı gün kuru göz önüne alındığında karşılığı 69 milyar 516 milyon 54 bin lira. Güncel tutarı ise yaklaşık 165 milyardır. Kayseriliye sormuşlar malın bedelini, alırken mi satarken mi demiş ya o hesap. Bakın bu 69 milyar geldiği günkü tutar var ya, iddianamenin 714. sayfasında hemen bu satırların altında İBB ödemeleri yazıyor. 7.7 milyar yüklenicilere, 13 milyar proje doğrudan ilişkisi olmayan işletmelere, 20 milyar yurt dışı finansal şirketlere, 14 milyar İBB ortaklığı firmalara, 6 milyar İBB'nin ve ortaklarının diğer hesaplarına gönderildiği, yüksek tutarlı bakiyeler eklenerek doğrudan bağlantı kurulamayan ödemeler yapıldığı, 8 milyar vergi, sigorta vesaire buraya kadar yaklaşık 69 milyar ediyor.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Şimdi burada benim aklıma şu sorular geliyor: Yüklü miktar eklenerek bağlantı kuramadığınız ödemeler neler? Bahsedilen bu 69 milyarı gönderen yabancı finans kuruluşlarına soruldu mu, bu proje kredilerini takip ettiniz mi diye? Çünkü o kredi kurumlarının başında dünya ekonomisini çekip çeviren beyinler, muhteşem bir bilgi ağı var, teknolojik takip var. “Bu kurumlar kredileri takip etmiyorlar” demek akla yatkın değil. Sayın Başkan, bana yetki verin şu an mesela, Ulaştırma Bakanlığı'nın aldığı yurt dışı kredileri ve harcamalarını incelemeye bakalım, hangi projeye ne gelmiş, nasıl harcanmış aynı hesap. Buradan suç çıkar mı? Buradan suça ulaşmak gayretiyle boğuşulan, çaresiz çırpınışlardan başka bir şey değil.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Aynı sayfanın son paragrafında; yurt dışı finansmanların 'nun kurmuş olduğu suç örgütünün parasal kaynaklarından biri olarak kullanılmıştır. Buradan gelen paralar İBB ve ortaklarına aktarılmış. Buradan da usulsüz ve doğrudan teminler yoluyla sistem adını verdikleri yapının ekonomik olarak beslenmesi için oluşturulan havuza gönderilmiştir ve bu oran gelen yurt dışı kredinin yaklaşık %50'si olduğu tespit ettik, yani 35 milyar ancak bunun hemen devamı sayfa 716'da; 6 milyar 189 milyon 294 bin lirası doğrudan soruşturmaya konu tarafından kurulan suç örgütüne bağlı ve yakın şirketlere aktarılmıştır. Buradan da 60 no'lu eylem suçunun nasıl işlendiğini bağlıyor ve kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılığa gidiyor. Müvekkilim de örgüt ve nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giymesi halinde sorumlu tutulacağı tutar. Ne var ki aynı metin sayfa 709'da; 7 no'lu Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu, yurt dışı kredisi açıklamalarında müvekkil şirketi, Antre ve devamındaki şirketlere verilen bedel 118 milyon 800 bin lira olarak görülüyor.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Müvekkilin imzası olmayan yurt dışı kredisi alınıyor, hesabına gelmeyen yurt dışı kredisi ödeniyor, imzası olmayan bütçe, havale işlemleri yapılıyor, borçlu olmadığı vergi, SGK, icraları ödeniyor, imzası olmadığı sözleşme ödemeleri yapılıyor ve bunlar yapılırken biz üyesi olduğumuz iddia edilen bu örgütün sistemine aktarılmak üzere bu para dolandırıcılıkla bize veriliyor. Vallahi ben bu işi anlamadım ama ben şunu diyorum; 2019-2025 yılları arasında süren bu dolandırıcılık iddiasının hangi aşamasında ve ne yaparak müvekkilim bu eyleme dahil olmuştur? Tespiti yoktur. Somut eylem iddiası yoktur. Ayrıca hak edişlerimiz sonrası Antre'ye ödenen paraların kaynağını bilmemiz bizden beklenemez. Bu tespitlerden sonra bizim ancak diyebileceğimiz şudur: Müvekkilimizin 2019-2025 yılları arasında yurt dışı finansal kurumlardan İBB ve İSKİ tarafından kullanılan ve na göre müvekkilimin bir defa katıldığı iddia olunan ama kaç tane toplamından bir tanesine katıldığı belli olmayan suçu işlediğine dair her türlü şüphenin uzak, objektif delillerle desteklenmiş delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla bu suçu işlediğini kabul etmiyoruz.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

97 no'lu eylem. Müvekkilim bu ihale teklif dahi vermemiştir. Kendisi detaylı olarak bu eylemin neresinde olduğunu sizlere aktardı, Dijital Deneyim Müzesi ihalesi. Yaptığı tek şey titizlikle yaptığı mimarlık mesleği bilgisini aktarmış olmaktadır. Bu eylem ile ilgili tek delil, etkin pişmanlıkçıların ifadeleridir. Buna ilişkin açıklamaları meslektaşım aktaracağından tekrar düşmemek ve vaktinizden çalmamak uğruna ben, müvekkilim için bu eylem iddiası bakımından suçsuzdur, aksini ortaya koyacak somut iddia, bilgi, belge yoktur demekle yetiniyorum.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

78 no'lu eylem. Antre Tasarım usulüne uygun ihale daveti alıyor, icabet ediyor ve en iyi teklifi vererek stant temini, kurulum, kaldırılması, organizasyonu, hizmet alımı işini 10 milyon 650 bin ihale bedeliyle alıyor. Bu konudaki dosyayı ki içeriğinde davetname, ihale, yapım, teslim, kullanılması, faturalar, hake dişler ve fotoğrafları dosyanıza sunduk. İhaleye fesat karıştırma işi dolandırıcılık yapılarak mı gerçekleşmiş yoksa dolandırıcılığa şartlar ihaleye fesat karıştırma olarak gerçekleşsin diye mi eklenmiş matematik mantığı ile cevap bulamıyorum. Ayrıca bu eylemin hangi aşamasında, kimin ihale işlemlerine katılması engellendi? İhaleye katılan kim yeterliliğe sahip değilken ihaleye katıldı? Hangi mal şartnamedeki niteliğe haiz değil? Hangi mal bu şartlara haizken değerlendirme dışı bırakıldı biz tespit edemedik. Daha da önemlisi bu fesat eyleminin nitelikli dolandırıcılığa hangi aşamada dahil edilerek dolandırma eyleminin tamamlandığını da anlayamadık. 16 milyon 650 bin lira tutarlı bir ihale sonucu bize ödenen hak ediş toplamı 1 milyon 827 bin 200 lira.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Kuruma ibraz ettiğimiz faturalar bundan daha az değil. Hal böyleyken kurum, 106 milyon 359 bin 100 lira zarara nasıl uğratıldı? Müvekkilim daha düşük kalite ve fiyattan mal sunduysa, zarar bu değer ile bize ödenen miktar arasında olması gerekmez mi? Ya da ihale müvekkilime 106 milyon 359 bin 100 lira daha eklenerek, 116 milyon 709 bin 100 liradan ihale edilip, bu değere göre faturalandırılmış olması gerekirdi ki ihale 10 milyon 650 bin liralık bir işlem, zarar olarak tespit edilsin. Bütün mantık, matematik, bilimsel düşünce ve karşılaştırmayı bir kenara bırakarak velev ki bu zarar var, müvekkilim bu zararın oluşmasına nasıl dâhil oldu? Çünkü aldığı iş, resmi belgelerle 10 milyon 650 bin. Fakat yaptırılan iş ve ödenen para 1 milyon 827 bin 200 lira. Savcı bunu nasıl böyle kabul edebilir? Aksi durumda 106 milyon zarara göre evrak gerekmez miydi? Çünkü savcım bunu böyle kabul etmiş. İş hiç yapılmamış gibi farz edilmiş. Hâlbuki işin yapıldığına ilişkin tüm faturalar dosyanızda mevcut. Müvekkilim bu zararın oluşması için hangi eylemin tarafı oldu? Bu zararın hangi bölümünü hangi hesabına aktardı? Neticede bu zararın kayıtlarda normal işlem gibi görünmesi gerekmez miydi? Ne var ki üzeri kapatılamayacak gerçek şudur; müvekkilim bu işi usulüne uygun üstlenmiş, yapmış, faturasını yasaya uygun muhasebesinden kesmiş ve belediyeye sunarak kati kabulle bu işi sonlandırmıştır.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

80 no.lu eylem, 78 no.lu eylemin iddianamede yer alış şeklinin birebir kopyası. Değişik olan hususlar; ihale bedeli organizasyon kapsamında açık ve kapalı mekân etkinlikleri için teknik hizmetler temini hizmet alım işi 5 milyon 948 bin 710 lira. Organizasyon kapsamında podyum ve stant temini hizmet alım işi 5 milyon 36 bin 500 lira. İddia edilen kamu zararı ise 23 milyon 536 bin 610 lira. Sonrası dejavu. Yani doğu cephesinde değişen bir şey yok. İhaleye fesat karıştırma işi dolandırıcılık yapılarak mı gerçekleşmiş, yoksa dolandırıcılığa şartlar ihaleye fesat karıştırma olarak gerçekleşsin diye mi eklenmiş, mantıken cevap bulamıyoruz. Ayrıca bu eylemin hangi aşamasında kimin ihale işlemlerine katılması engellendi, ihaleye katılan kimi yeterliliğe sahip değilken ihaleye katıldı, hangi mal şartnamedeki niteliğe haiz değil, hangi mal bu şartlara haizken değerlendirme dışı bırakıldı, tespiti yok. Daha önemlisi bu fesat eyleminin nitelikli dolandırıcılığa hangi aşamada dahil edilerek dolandırma eyleminin tamamlandığını da anlayamadık. İş eksilişi ve artışlarıyla tarafımıza yapılan hakedişleri size sunduk. Kuruma ibraz ettiğimiz faturalar bundan daha az değil. Hal böyleyken kurum 23 milyon 536 bin 610 lira zarara nasıl uğratıldı? Müvekkilim daha düşük kalite ve fiyattan mal sunduysa zararın bu değer ile bize ödenen miktar arasında olması gerekmez mi? Ya da ihale müvekkilime 23 milyon 536 bin 610 lira daha eklenerek, 34 milyon 521 bin 820 lirada ihale ederek bu değere göre faturalandırılmış olması gerekirdi ki ihale toplam 10 milyon 985 bin 210 liralık bir işken zarar olarak tespit edilsin.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Bütün mantık, bilimsel düşünce, matematiği bir kenara bırakarak velev ki bu zarar var, müvekkilimin bu zararın oluşmasına nasıl dahil olduğu tespiti yok. Aldığı iş resmi belgelerle 10 milyon 985 bin 210 lira. Peki, o halde 23 milyon zarara göre evrak gerekmez miydi? Çünkü savcım bunu böyle kabul etmiş. Kaldı ki müvekkilime tevdi edilen iş yapıldığı halde bunun tamamının hiç yapılmamış gibi zarar olarak tespiti, dosyaya sunmuş olduğumuz fotoğraflar ve hakediş evraklarının somut delil olması ışığında kabul edilemeyecek. Müvekkilim bu zararın oluşması için hangi eylemin tarafı oldu? Bu zararın hangi bölümünü, hangi hesabına aktardı? Neticede bu zararın kayıtlarda normal işlem gibi görünmesi gerekirdi. Ne var ki gerçek; müvekkilimin bu işi usulüne uygun üstlendiği, yaptığı, faturasını yasaya uygun muhasebesinden kestiği ve belediyeye sunarak kati kabulle bu işi sonlandırdığıdır. Devam eden ve yargılandığımız eylemlerin tamamında mantık budur. Müvekkilimin yapılan iş, artış ve eksilişleriyle birlikte katıldığı ihaleleri üstlendiği, yaptığı, faturalandırdığı ve hakedişleri yapılan bu işleri tek tek anlattı. Geriye kalan tüm eylemler için de açıklamalarımız aynı olacak. Tekrara düşmemek adına her eylem açısından yeniden anlatmıyorum Başkanım.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Ancak burada şunu da belirtmek isterim. Müvekkilimin 2019-2025 tarihleri arasında teklif verdiği ihaleler, kazandığı ve kaybettiği ihaleleri size istatistiksel olarak sunduk. O dosyaların içinde var. Buradan açıkça göreceksiniz ki davet aldığı ihalelere 45 kere teklif vermiş ve yalnızca 24 tanesi ukdesinde kalmış. 21 tanesini kazanamamış. Bu ihaleleri kontrol ettiğinizde müvekkilimin kazanamadığı ihalelerin toplamı kazandığı ihalelerin toplamından katbekat fazla olduğunu göreceksiniz rakamsal olarak. Anlattığım ve yargılandığımız tüm eylemler açısından aynı mantıkla savunmamız kısımlara atfedilen dolandırıcılık iddialarına, örgüt iddialarına ve ihaleye fesat karıştırma iddialarına değindik. İddialar soyut. Hiçbir objektif delil gösterilmemiş. Sorguda müvekkilime, tanıklara olayları detaylandıracak sorular sorulmamış.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Şimdi iddianamede atfedilen olaylardan hukuk imbiğinden geçirerek kendimize suç tespiti yaptık. Bunlara da kısaca değinmek istiyorum. Örgüte gelir sağlama maksadıyla elden para alınma iddiası. Bu olay örgüsünde ifadede geçen bir husus; Kahraman'a elden nakit para verildiği. O kadar. Bu iddia önemli. Gerçekten gerçeğe ulaşmak isteyen birisi iddiayı irdelerdi, iddia sahibine sorardı; hangi tarihte verdin, hangi adreste verdin? Bu kadar parayı nasıl taşıdın; bavulda mı, torbada mı, hacmi neydi, rengi neydi? Bu parayı hangi araba ile götürdün; plakası, markası, rengi neydi? Bunlara cevap alınırsa o tarihte bahsedilen aracın yol güzergâh kamera görüntüleri, bir plazanın otoparkına girmişse, teslimat plazada olmuşsa otopark görüntülerine bakılırdı. O araçtan çıkan bavul, torba tespit edilirdi. Sonra asansör görüntüleri, kat koridor görüntüleri, plaza değil müstakil bir villa, ofis ise adres, o adrese cadde kameralarından aracın girişi, paranın indirişi tespit edilirdi. Bunlar yoktur. Niçin yoktur? Böyle bir şey yoktu da ondan yoktur.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Örgüt kasası olduğu iddiası ki bu iddianın duyum olduğu ve sonrasında aksi söylense de biz buna cevap verelim. Örgütün kasası, örgüt iddiasının en önemli detaydır. Siz savcılık makamı olarak bir örgüt yapısı soruşturuyor ve o iddiayı iddianameye geçiriyorsanız burada bu iddianın açıklanması lazım. Bu kasanın örgütle arasındaki bağ ortaya konmamış. Örgütün kasası örgütün ileri gelenleriyle sık sık bir araya gelir. Ama olayımızda hiç bir araya gelinmemiş. Stant alanlarına teftiş ve sonrasında organizasyon kapsamına geldiğinde aynı anda aynı alanda bulunmuş o kadar. Tek bir kare görüntü, fotoğraf, telefon görüşme kaydı yok. Böyle bir delil araştırması da yok. Bu iki husus hakkında ekstra bir suç iddiası ve ceza talebi de yoktur. Bu arada müvekkilimin mal varlığı tespiti dosyada vardır. 25 yıldır çalışan başarılı bir mimarın ABD doları karşılığı mal varlığı 500 bin dolar etmiyor. Bunun için kusura bakmayın ama beceriksiz kasadan bu kadar olmuş. Bu mal varlığına eski eşiyle yaptığı protokol de dâhildir, dosyanızda mevcut.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Sonuç olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesi 11.11.2013 tarih, 2013'e 4249, 17202 karar sayılı kararında, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürmesi, bu hata sonucunda yarar sağlaması gerekir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli bir oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı ve daha da önemlisi mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalı. Bu karar yola çıkışımız olsun. Davada yasanın aradığı kriterleri sanıklara, olaylara uygulayıp soru cevap gidelim. Olayımızda hileli davranışı sergileyen kim ve bu davranışlar somut olarak nelerdir? İddianameye göre olaydaki örgüt, kimin vekilimin de bu örgütün üyesi olduğu iddia ediliyor, hileli sergilediği iddia ediliyor. Hatta o kadar ki nitelikli hal alıyor bu dolandırıcılık. Bu hileli davranışlar şu silsilede hangisidir: İhale ilanı, ihaleye davet, maliyet belirleme, ihale, yapım, geçici kontroller, kesin kontroller, istihkak ödemesi, kati kabul ve kapanış. Şimdi bu silsilede bize gösterilmelidir ki biz cevap arayalım. Hazırlanan ilan, hileli bir ilan mı? Maliyet belirlemede hangi hile argümanları var? İhalede hangi hileli davranışlar oldu? Bitmemiş iş hileyle bitmiş gibi mi gösterilmiş? Dosyada görülen ödemelerde hile mi yapıldı, faturalar hileli mi?

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Ben bir hile bulamıyorum. Hele ki belli oranda ağır, yoğun, ustaca hile hiç yok. Hele mağdurun, yani İBB ve dosyadaki tüm müşteki müdahillerinin inceleme olanağı hangi somut olayla ortadan kaldırılmış? Sözgelimi müfettişlerini nasıl atlatmışlar? Sözgelimi muhasebenin ve bütçenin uzmanı Sayıştay'ı nasıl atlatmışlar? Ve şayet hile nitelikli bir yalansa, bu eylemlerdeki yalanlar hangileri? Somut olarak yalana dayalı hile hangisi? Somut olarak bu yalanın doğrusu ne? En önemlisi ise, müvekkilimin aldığı ihalelerde zarar gösterilen rakamlar nerede? Muhasebenin hangi satırında atlanmış, hangi sayfada rakamlar tahrif edilmiş? Ki bu olsaydı dahi zimmet unsurları yönünden bakılırdı, ama dolandırıcılık değil. Saygıdeğer mahkeme, benim bu noktada önerim şudur: İhaleye fesat karıştırma nedeniyle ek savunma istenmesiyle zaten artık bertaraf olan 220 anlamında İmamoğlu suç örgütüne dolandırıcılık iddialarının bu dosyadan ayrılması. Ayırma kararı ile birlikte yeni esas numarası ve tanzimle birlikte ifadeye dahi gerek duymadan hiçbir sanığın konuşmasına gerek kalmadan beraatle bu suçlardan tahliye kararı verin lütfen. Örgüt ve dolandırıcılık belki de bu davayı aşureye çevirmek için kısıtlı konulmuş iddiadır. Ben, ihayeye fesat karıştırma suçundan da beraat çıkacağını düşünüyor olmama rağmen, doğrusu suçun iddiasından yargılanmasıdır.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Saygıdeğer mahkeme, müvekkilim ifadesini verdi, delil listemizi sunduk. Müvekkilim bu dosyanın sanığı olarak büyük zarar ve mağduriyettedir. Tutukludur ve mağduriyetin daha büyüğü düşünülemiyor. İşinden, evinden, çocuklarından ve sevdiklerinden uzaktır. Her gün yürüdüğü sokakların hayalini de kuramıyor. Umudunu, hevesini, arzu ve hedeflerini kırıp paramparça ettiler. İşin garibi bunun adalet adına yapıldığı iddia ediliyor. Biz bu aşamada mahkemeden müvekkilime atfedilen eylemlerle ilgili olarak Sayıştay'a yazı yazılmasını, yıllık denetimlerde müvekkilimin ihale aldığı tarih ve kati kabul tarihi arasındaki süreçlerin ve konu işlerin Sayıştay raporlarında yer aldığı kısımların istenmesini; müvekkilimin aldığı işler ve tarihler 'na yazılarak bu işler ile ilgili şikayet vaki olup olmadığı, bir şikayet varsa Teftiş Kurulu'na sevk edilip edilmediği ve Teftiş Kurulu'nun bu konuda bir raporunun olup olmadığını; bilirkişi görevlendirilerek müvekkilimin aldığı işlerin muhasebeleri ve belediye ödemeleri Sayıştay'dan ve 'ndan gelecek cevapların ışığında incelettirilerek ihaleye fesat karıştırma suçu unsurları bakımından ve dolandırıcılık suçu unsurları bakımından değerlendirme ve rapor alınmasını talep ediyoruz.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Müvekkilim sabit ikametgah sahibidir, işinin başındadır. Kendi isteği ile gözaltı kararı olduğunu bilmesine rağmen emniyete gitmiştir. Kaçma suç şüphesi bulunmamaktadır. Katıldığı ihalelere ilişkin tüm evraklar dosyanızdadır. Delil karartma şüphesi yoktur. Bi-hakkın tahliyesinin, aksi halde adli kontrol tedbirlerinden birinin uygulanmasına karar verilmesini gereğini arz ve talep ederim. Teşekkür ederim.

Kahraman Yeşilyurt Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.