“İddianameye göre, şüpheliler Zeynel Kılıç ve Okan Akkaş'ın Beşiktaş Kuruçeşme'deki Oligark isimli restoranda yaptıkları imara aykırı eklentilere göz yumulması karşılığında, suç örgütüne hediye çeki şeklinde rüşvet verdikleri iddia edilmektedir. İddianamenin temelini oluşturan Gizli Tanık Zeytin'in ifadesine göre, imara aykırı uygulamalar şüpheli Mehmet Çakılcıoğlu'nun talimatıyla yapılmış ve bu süreçteki görüşmeleri şüpheli Ramazan Gültekin yürütmüştür. İddiaya göre, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün kaçak yapıları tespit etmesine rağmen yıkım işlemi yapmaması karşılığında, şüpheli Okan Akkaş'ın şirketi Akkol Hazır Yemek A.Ş. üzerinden A101'den toplam 1.473.278,00 TL değerinde hediye çeki alınmıştır. Bu çeklerin, rüşvet olarak örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e ulaştırılmak üzere Zafer Keleş'e teslim edildiği öne sürülmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporu, işletmedeki çok sayıda kaçak ilaveyi ve ruhsat usulsüzlüklerini belgelemiştir. Savcılık, şüphelilerin inkarlarına rağmen HTS-Baz kayıtlarındaki yoğun birliktelikleri ve hediye çeki faturalarını rüşvet anlaşmasının delili olarak sunmaktadır. Eylemle ilgili olarak Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Zafer Keleş, Zeynel Kılıç, Okan Akkaş ve Elçin Karaoğlu hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Örgüt) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmektedir.”
- ·Karaoğlu, gizli tanık Zeytin'in 'Çakılcıoğlu ile talimatlandırarak' biçimindeki anlatımının tamamen gerçek dışı olduğunu, aynı tanığın Eylem 50'de de maddi gerçeklikle bağdaşmayan ifadeler verdiğini; dolayısıyla bu tanığın bütününün güvenilmez sayılması gerektiğini ileri sürer.
- ·A101 hediye çeklerinin üç yıla yayılmış küsuratlı tutarlardan oluştuğunu (10 bin TL'den 779 bin TL'ye kadar), kartların kim tarafından alındığı, kime verildiği, nerede harcandığı hiç araştırılmadan rüşvet olarak nitelendirildiğini söyler.
- ·Çevre ve Şehircilik Bakanlığı raporunun bazı kaçak yapıları tutanağa konu etmediğini, müdürlüğün ise Oligark için 18 Eylül 2024 müfettiş raporuyla incelendiğinde 'Elçin Karaoğlu hakkında yapılacak bir işlem yok' sonucuna ulaşıldığını vurgulayarak lehe delilin iddianameye alınmamasını eleştirir.
- ·Zafer Keleş, söz konusu 'sıfır mesafe' baz kaydının aynı günü Trabzon Havalimanı'ndan kalkan bir uçakla Sabiha Gökçen'e inerek eve dönerken oluşan geçiş kaydı olduğunu öne sürmektedir. Avukatlarının incelediği uçuş kayıtlarına göre saat 17:00 civarında Sabiha Gökçen'e inen Keleş, ardışık baz kayıtlarının Sultanbeyli → Dudullu → Ataşehir → Kadıköy → Üsküdar → Aksaray → Zeytinburnu → Bakırköy → Güngören güzergahını izlediğini, saat 19:00'da Güngören'deki evinde olduğunu belirtmektedir; bu da hareket halindeki bir araçtan oluşan baz kaydı ile buluşma olmadığını kanıtlamaktadır.
- ·Zafer Keleş, iddianın temel delilcilerinden biri olan Gizli Tanık Zeytin'in kendisi hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığını, Zeynel Kılıç ve Okan Akkaş'ın da ifadelerinde kendisini tanımadıklarını söylediğini vurgulayarak, tek dayanağın 13 dakika arayla aynı otobandan geçen iki aracın baz kaydı olduğunu ve bunun bir buluşmanın kanıtı sayılamayacağını ileri sürmektedir.
- ·Keleş, Okan Aktaş'ın baz kaydının kendisinden 10-15 dakika önce ya da sonra verilen bir Dudullu-Maltepe güzergahına işaret ettiğini, yani 17:33 ve 17:21 arasındaki 12-13 dakikalık farkın dahi gerçek bir buluşmayı değil paralel motorway güzergahlarını yansıttığını somut biçimde açıklamaktadır.