“İddianameye göre, şüpheli Ayşegül Kayabay'ın Beşiktaş Kuruçeşme'deki evindeki imara aykırılıklara göz yumulması karşılığında rüşvet alındığı iddia edilmektedir. İddiaya göre Kayabay, tadilat izni alabilmek için avukatı olan şüpheli Süleyman Atik'ten yardım istemiş, Atik ise konuyu örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'e iletmiştir. Fatih Keleş'in para karşılığında izin verileceğini söylemesi üzerine, Kayabay'ın Süleyman Atik aracılığıyla rüşvet verdiği öne sürülmektedir. Savcılık tarafından iddia edildiği üzere, Süleyman Atik rüşvete aracılık etmiş, Fatih Keleş'in abisi Zafer Keleş parayı teslim almış ve Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu da sürece iştirak etmiştir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun ise rüşvet alınması için talimat verdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, 2021 yılında gerçekleşen olayda Fatih Keleş tarafından 250.000 TL talep edilmiş, ancak Ayşegül Kayabay'ın 21.01.2021, 01.07.2021 ve 17.09.2021 tarihlerinde yaptığı nakit çekimlerle toplamda 500.000 TL ödediği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu idaresinin güvenilirliğine zarar verdiğini ve TCK 252 (Rüşvet), TCK 220/5 (Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde Suç İşleme) ve ilgili diğer maddeleri ihlal ettiğini öne sürmektedir. İddianame, temel olarak şüpheli Süleyman Atik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesine, Ayşegül Kayabay'ın beyanlarına, MASAK'tan temin edilen banka hesap hareketlerine ve HTS-Baz analiz verilerine dayanmaktadır.”
- ·Karaoğlu, Eylem 51'in şüphelileri arasında Yakup Öner'in yer almadığını, ifadelerde ve eylem örgüsünde de adının geçmediğini; buna rağmen kendisinin var olmayan bir kişiye 'yönlendirme' yaptığı için suçlandığını, dolayısıyla iddianın olgusal olarak imkânsız olduğunu söyler.
- ·Şikayet üzerine kurum çalışanlarının derhal gidip yapı tatil tutanağı tuttuğunu, idari para cezası kestiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ve aykırılıkların giderilmemesi üzerine ikinci para cezası uyguladığını kronolojik tarihlerle belgeleyerek 'göz yumma' iddiasını çürütür.
- ·Müşteki Kayabay'ın kendisiyle görüşmek üzere kuruma geldiğini, makamda başka bir görüşmesi olduğu için görüşemediğini ve bu hususun müştekinin ifadesinde de doğrulandığını belirtir.
- ·Zafer Keleş, o sokak adresinin eşinin 15 yıldır çalıştığı özel okulun bulunduğu bölgeye 50 metre mesafede olduğunu açıklamakta ve Florya baz kayıtlarının eşini okula bırakıp alması nedeniyle oluştuğunu belirtmektedir. Bu sayede söz konusu bölgede baz vermesinin para teslim almakla hiçbir ilgisi bulunmadığını, tamamen olağan günlük rutinden kaynaklandığını savunmaktadır.
- ·Zafer Keleş, Süleyman Atik'in 300 kez para taşıdığını iddia ettiği kişinin kendisi olduğunu beyan ettiği ancak 'Beylikdüzü'nde oturuyordu' gibi temel bilgileri bile doğru aktaramadığını vurgulayarak, bu tanığın güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini ve tek bir kişinin beyanıyla iki ayrı eylemde kendisine suç isnat edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etmektedir.