“İddianameye göre, Ağaç A.Ş. tedarikçisi ve Durusu Fidancılık'ın sahibi Savaş Bayraktar'ın, birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek ve gelecekte iş almaya devam edebilmek amacıyla İBB iştiraki Ağaç A.Ş. yetkililerine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ana aktörler olarak, rüşveti verdiği iddia edilen Savaş Bayraktar, rüşveti talep edip teslim aldığı iddia edilen Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ve rüşvet sistemini yönettiği iddia edilen Genel Müdür Ali Sukas gösterilmektedir. İddiaya göre Ümit Polat, 2024 Mart ayında Bayraktar'dan seçimleri bahane ederek 90.000 ABD Doları talep etmiş, Bayraktar'ın hesabına 29 Mart 2024'te 4.000.000 TL yatırıldıktan sonra, seçim sonrası Nisan ayında Bayraktar'ın 500.000 TL'yi bir poşet içinde Polat'ın ofisine teslim ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin İMAMOĞLU suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticileri Fatih Keleş ile Ertan Yıldız'ın bilgisi ve iştirakiyle, örgütün "SİSTEM" adlı yapısını finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, Savaş Bayraktar'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanları, MASAK raporları, HTS-Baz kayıtları ve diğer tanık ifadelerine dayandırılmaktadır. İddianamede, Bayraktar hakkında rüşvet verme suçundan TCK 252/1 ve etkin pişmanlık hükümlerince TCK 254/2, diğer şüpheliler hakkında ise rüşvet alma ve örgüte üyelik/yöneticilik suçlarından TCK 252/2-5 ve TCK 220 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
- ·Savunma, Savaş Bayraktar’ın firmasının 2019 öncesinde de Ağaç A.Ş. ile çalışan firmalar arasında bulunduğunu belirterek seçilmiş tedarikçi iddiasını reddetmektedir. Ali Sukas, savcılığın aynı firmaları hem eski dönemden devralınmış hem de kendi döneminde örgütsel tercih gibi göstermesini mantıksal çelişki olarak sunmaktadır.
- ·Ayrıca satın alma kararlarının kişisel yakınlığa göre değil, tedarikçi değerlendirme formları ve saha ihtiyaçları üzerinden şekillendiği anlatılmaktadır. Böylece rüşvet karşılığı iş verme anlatısına karşı kurumsal prosedür savunması kurulmaktadır.
- ·Savaş Bayraktar'ın Bünyamin Durukan ile birlikte olaylardan sonra yurt dışına kaçtığını, sekiz ay sonra dönüp etkin pişmanlık için Tamer Gümüş'ün anlatımıyla uyumlu ifade verdiğini ve böylece serbest kaldığını; ayrıca Savaş ile Tamer'in Taksus firmasında resmi ortak olduklarını ve Yalova'da müşterek arazileri bulunduğunu belirtiyor.
- ·'Dostum' diye hitap ettiği iddiasının kendisine ait konuşma tarzı olmadığını, 29.03.2024'te Savaş'ın hesabına 4 milyon TL yatarken o gün üç ayrı saatte (02:04, 17:04, 23:04) Ağaç A.Ş.'de baz verdiğini, parayı verecekse neden Ali Sukas'a değil de kendisine getirdiğinin mantıksız olduğunu vurguluyor.
- ·MASAK raporunun, paranın verildiği iddia edilen tarihten 1,5 ay sonra hesabına 52.000 TL yatırdığını eşleştirmesinin hatalı olduğunu; 500.000 TL ile 52.000 TL miktarlarının ve sürenin uyuşmadığını, parayı çekmecede ay boyunca tuttuğunu kanıtlayan bir kayıt bulunmadığını ileri sürüyor.
- ·28.05.2025 tarihli ilk savcılık ifadesinde zaten Savaş ve Bünyamin'in isimlerini geçirdiğini, dolayısıyla bu kişilerin sonradan döndüğü ifadelerin husumet ve serbest kalma kaygısıyla şekillendiğini söylüyor.
- ·Polat, Savaş Bayraktar'ın yurt dışına kaçtıktan yaklaşık sekiz ay sonra döndüğünü ve etkin pişmanlıktan serbest kalmak için kendisi ile Bünyamin Durukan'ın koordineli biçimde birbirini destekleyen ifadeler verdiğini ileri sürmekte; ikisinin Tamer Gümüş ve Ali Sukas'a yakınlıklarını çıkar güden tanıklığın gerekçesi olarak göstermektedir.
- ·Bayraktar'ın 'gelmedin dostum' alıntısını kendi üslubuna hiç uymadığı için uydurma olarak nitelendiren Polat, baz kayıtlarının Savaş'ın Ağaç A.Ş.'ye geldiğinde sadece Polat ile değil birden fazla kişiyle temas içinde olduğunu gösterdiğini ve para çekimine ilişkin herhangi bir belgenin iddianamede sunulmadığını belirtmektedir.
- ·Polat, kendi ifadesinde 28 Mayıs 2025'te savcıya gittiğinde Savaş Bayraktar ile Bünyamin Durukan'ın adlarını bizzat verdiğini, dolayısıyla bu iki kişinin sonradan kendisini hedef alan ifadelerinin, Polat'ın ihbarcılığına karşı alınmış bir intikam niteliği taşıdığını ileri sürmektedir.
- ·Savunmada Savaş Bayraktar, Bünyamin Durukan ve Tamer Gümüş'ün birlikte hareket ederek koordineli ifadeler verdiği ileri sürülmüştür; avukat bu üç kişinin ifadelerinin birbirini biçimsel olarak taklit ettiğini, bağımsız hukuk gözlemcilerine okuttuğunda dahi kurgunun fark edildiğini belirtmiş ve mahkemeden bu ifadeleri karşılaştırmalı olarak incelemesini talep etmiştir.
- ·Müvekkilin cezaevindeyken bu kişilerin kim ifade verdiğinden haberdar olması ve ifade içeriklerinin birbirine yakınsamasının tesadüf olmadığı vurgulanmıştır; bu durum, söz konusu beyanların bağımsız ve özgür irade ürünü olmadığına dair ciddi şüphe doğurduğu şeklinde değerlendirilmiştir.